Madde 101 — E) Zamanaşımı
(1) Cari hesabın tasfiyesine, kabul edilen veya mahkeme kararıyla saptanan artan tutara ya da faiz alacaklarına, hesap hata ve yanılmalarına, cari hesabın dışında tutulması gereken veya haksız olarak cari hesaba geçirilmiş olan kalemlere veya tekrarlanan kayıtlara ilişkin bulunan davalar, cari hesap sözleşmesinin sona ermesinden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrarlar.
Madde gerekçesi
Dikkat: Bu gerekçe kanun tasarısına yazılmıştır. Maddenin yürürlükteki metni o günden bu yana değişmiştir (i̇çeri̇k deği̇şi̇kli̇ği̇). Gerekçe, güncel metnin değil tasarı metninin açıklamasıdır.
6762 sayılı Kanun, zamanaşımı süresinin başlayacağı tarihi göstermemiştir. Bu kanunî boşluk sebebiyle öğretide, çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Bu görüşlerin hepsinin olumlu ve olumsuz tasrafları vardır. Hiçbir görüş, amaca, adalete ve duruma tam uymamaktadır. Tasarı kanun boşluğunu doldururken bazı sebeplerle zamanaşımının, cari hesap sözleşmesinin sona ermesi tarihinde başlamasını diğer görüşlere üstün tutmuştur. Bu tercihin de eleştirileceği şüphesizdir. Ancak çözümün üç önemli yararı vardır: (1) Zamanaşımının başlangıcını bir tarihe bağlamaktadır. Her olasılığa ve duruma göre sürenin başlangıcının belirlenmesi ne işlem güvenliğine ne de kanun tekniğine uyar. (2) Bir alacak itirazsız hesaba yazılmışsa zaten cari hesap süresince bu kalem ile ilgili dava açılamaz. (3) Ara artan tutarların kabulünü zamanaşımına başlangıç tarihi kabul etmek, cari hesap sözleşmesini ihtilaflara kurban edebilir.
Kaynak: TBMM S. Sayısı: 96 (Dönem 23) - Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu
Eski TTK (6762) karşılığı
m.99 kismen
Cari hesabın tasfiyesine, kabul edilen veya hükmen tayin olunan bakıyeye veya faiz bakıyelerine, hesap hata ve zuhullerine, cari hesaptan hariç addolunmak lazım gelen veya haksız olarak cari hesaba geçirilmiş olan kalemlere veya mükerrer kayıtlara ilişkin bulunan davalar, beş yıl geçmekle müruruzamana uğrarlar.
Kaynak: 6102 ↔ 6762 karşılaştırma cetveli. Eşleşmeler cetvelden derlenmiştir; en güvenilir eşleşme başta gösterilir.
İlişkili kararlar
Bu maddeye bağlı onaylı karar henüz yok. Yeni kayıtlar aylık bültenle duyurulacak → bülten.
Güncel gelişmeler
Bu maddeye bağlı onaylı gelişme henüz yok. Resmî Gazete haftada bir taranır; onaylanan kayıtlar burada görünür.
Kendinizi test edin
TTK m.94/f.1 ile m.90/d birlikte değerlendirildiğinde, bir hesap devresi sonunda belirlenen bakiye hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Bakiye, hesap devresinin kapanmasıyla birlikte muaccel hâle gelir ve taraflarca derhal talep edilebilir.
- Bakiye, yeni hesap devresine ait bir kalem olarak hesaba geçirilir; sözleşme sona ermişse veya artan tutar haczedilmişse ödenmesi gerekir.
- Bakiye, her koşulda bağımsız bir alacak hâline dönüşür ve cari hesaptan ayrılarak ayrıca takip edilebilir.
- Bakiye belirlendikten sonra taraflar dilerlerse yeni bir cari hesap sözleşmesi kurmak zorundadır; aksi hâlde bakiye zamanaşımına uğrar.
- Bakiye, taraflarca itiraz edilmeksizin kabul edilirse kesin hüküm niteliği kazanır ve artık dava yoluyla itiraz edilemez.
Cevabı ve açıklamayı göster
Doğru cevap: B
TTK m.90/d uyarınca, her hesap devresi sonunda alacak ve borç tutarlarının farkından elde edilen bakiye, yeni hesap devresine ait bir kalem olarak hesaba geçirilir. Sözleşme sona ermiş veya artan tutar haczedilmiş ise bakiyenin ödenmesi gerekir. Bu kural, devam eden ilişkilerde bakiyenin otomatik devir mekanizmasını kurar; bakiyenin her devre sonunda bağımsız ve muaccel bir alacağa dönüşmediğini gösterir.
Kaynak: https://6102ttk.com/ttk/madde-101 — erişim: 20.07.2026