Açık hesap ilişkisinde zamanaşımı başlangıcı ve sürenin tespiti
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1610 E. 2023/1288 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalZamanaşımıusul emsali
Davacının nitelemesi: Zamanaşımı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça, açık hesap ilişkilerinde TTK'nın cari hesaba ilişkin zamanaşımı hükümleri (TTK 101) uygulanamaz. Açık hesap ilişkisinde zamanaşımı süresinin başlangıcı, tarafların en son karşılıklı ödeme/fatura düzenlediği tarih olan hesap ilişkisinin sona erdiği (alacağın muaccel hale geldiği) tarihtir. Uygulanacak zamanaşımı süresinin doğru tespiti için, alacağın kaynağı olan sözleşme ilişkisinin niteliğinin açıklığa kavuşturulması gerekir; bu husus belirsizse mahkeme taraflara mehil vererek sözleşme ilişkisini açıklattırmalı, ardından zamanaşımı süresinin dolup dolmadığını değerlendirmelidir.
Ele alınan sorunlar
Cari hesaba ilişkin zamanaşımı hükmünün uygulanabilirliği → kabul
İddia: Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 31/12/2009'a kadar devam ettiğini, davalının bu tarihe kadar düzenlediği faturaların ödeme mahiyetinde olduğunu, dolayısıyla zamanaşımının 31/12/2009'da işlemeye başlayacağını ve icra takibinin süresinde başlatıldığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, cari hesap zamanaşımı süresinin düzenlendiği TTK 101 maddesinin davada uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Açık hesap ilişkisinin sona erme (zamanaşımı başlangıç) tarihinin tespiti → kabul
İddia: Davacı vekili, davalının 23/12/2009, 25/12/2009, 27/12/2009 ve 31/12/2009 tarihli faturalarının borcu düşürücü nitelikte olduğunu, bu nedenle zamanaşımı başlangıcının 31/12/2009 olması gerektiğini ve icra takibinin bu tarihten itibaren süresinde başlatıldığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacının ticari defter ve kayıtları ile bilirkişi raporuna göre, 07/09/2009-26/11/2009 tarihleri arasında 8 ayrı işlemle davacının davalıya toplam 74.500-TL'yi banka havalesiyle gönderdiği, davalının da davacıya 20/09/2009-31/12/2009 tarihleri arasında 8 adet toplam 41.528,76-TL bedelli faturalar düzenlediği ve yapılan ödemelerle fatura bedelleri arasındaki farkın icra takibinde talep edilen 32.757,80-TL olduğu tespit edilmiştir. Davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için istinabe talebinde bulunulmuş, davalı tebliğe rağmen inceleme yer, gün ve saatinde hazır bulunmayarak defter ve kayıtlarını sunmamıştır. Açık hesap ilişkisinin daha önceden başlayarak devam ettiği, davacının ödemeler yaptığı, davalının da faturalar düzenlediği, en son faturanın 31/12/2009'da düzenlendiği ve sonrasında herhangi bir ödeme yapılmadığı veya fatura düzenlenmediği görülmektedir. Açık hesap ilişkisinin 31/12/2009'da sona erdiği, davaya konu alacağın muaccel hale geldiği yani zamanaşımı süresinin başlangıç tarihinin de 31/12/2009 olduğunun kabulü gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Uygulanacak zamanaşımı süresinin belirlenememesi ve mahkemece yapılacak işlem → kabul
Gerekçe: Ödeme dekontlarında yalnızca banka bilgileri yazılı olup, dava dilekçesinde davalı ile aralarında "cari hesaba dayalı bir ticari ilişki" bulunduğu belirtilmiş ise de davanın her iki yanı da ticari ilişkinin ne olduğunu açıklamamıştır. Bu nedenle hangi zamanaşımı süresinin uygulanacağı belirlenememektedir. Mahkemece yapılacak iş, taraflara uygun bir mehil verilerek davaya konu alacağın kaynağını teşkil eden sözleşme ilişkisinin açıklanması, sözleşmenin tabi olduğu zamanaşımı süresinin tespitinden sonra, icra takip tarihi olan 03/12/2019 itibariyle zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının değerlendirilerek zamanaşımı geçmiş ise bu nedenle davanın reddine, aksi halde zamanaşımı def'inin reddiyle davanın esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmayan açık hesap ilişkilerinde TTK 101'in uygulanamayacağını ve zamanaşımı başlangıcının hesap ilişkisinin fiilen sona erdiği tarih olarak belirlenmesi gerektiğini ortaya koyması yönünden emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- Açık hesap ilişkilerinde, yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba ilişkin zamanaşımı hükmü (TTK 101) uygulanamaz; zamanaşımı süresinin başlangıcı, hesap ilişkisinin fiilen sona erdiği (alacağın muaccel hale geldiği) tarihtir ve uygulanacak sürenin tespiti için alacağın kaynağı olan sözleşme ilişkisinin niteliğinin belirlenmesi gerekir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık hesap ilişkisi↗ cari hesap sözleşmesi↗ zamanaşımı↗ itirazın iptali↗ istinabe↗ muacceliyet↗ def'i↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/1610
KARAR NO 2023/1288
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/04/2023
NUMARASI 2020/989 Esas - 2023/347 Karar
DAVA
İtirazın İptali
Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinafı üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirketin tekstil işiyle uğraştığını, müvekkili ile davalının cari hesaba dayalı bir ticari ilişki içinde bulunduğunu, cari hesaba dayalı borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibine girişildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek, davalının davaya konu icra takibine itirazının iptaline ve alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin yerleşim yerinin Adana olması sebebiyle yetkili mahkemenin de Adana Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek, davanın usulden, bunun kabul edilmemesi durumunda da esastan reddine ve müvekkili lehine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davacının defter ve kayıtlarına göre taraflar arasında en son 2009 yılında ticari ilişki olduğu ve davacı tarafça alınan mallara karşılık davalıya 32.757,80-TL fazladan ödeme yapıldığı tespit edildiği, ancak en son ödeme tarihi olan 26/11/2009 tarihinden itibaren zamanaşımının başladığı,icra takibinin 10 yıl geçtikten sonra 03/12/2019 tarihinde başlatıldığı süresinde verilen cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili bilirkişi raporlarında da görüleceği üzere, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 31/12/2009'a kadar devam ettiğini, müvekkiline davalının 23/12/2009'da 2.995,20-TL, 25/12/2009'da 998,40-TL, 27/12/2009'da 1.060,80-TL ve 31/12/2009'da 5.000-TL'lik faturalar kestiğini, faturalar neticesinde davalının borcu azaldığından bu faturaların da esasen ödeme mahiyetinde olduğunu, dolayısıyla zamanaşımının da 31/12/2009'da işlemeye başlayacağını, davaya konu icra takibine de 03/12/2009'da yani zamanaşımı süresi dolmadan başlandığından kararın hatalı olduğunu; alacaklarının ispat edildiğini ve davalının hiç bir ticari defter-kaydını sunmadığını belirterek,kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, açık hesap ilişkisi kapsamında fazla ödendiği iddia edilen bedelin tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında, yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Açık hesap ilişkisinde, taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, cari hesap zamanaşımı süresinin düzenlendiği TTK 101 maddesinin davada uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Somut olayda, davacının ticari defter ve kayıtları ile bilirkişi raporuna göre, 07/09/2009-26/11/2009 tarihleri arasında 8 ayrı işlemle davacının davalıya toplam 74.500-TL'yi banka havalesiyle gönderdiği, davalının da davacıya 20/09/2009-31/12/2009 tarihleri arasında 8 adet toplam 41.528,76-TL bedelli faturalar düzenlediği ve yapılan ödemelerle fatura bedelleri arasındaki farkın icra takibinde talep edilen 32.757,80-TL olduğu tespit edilmiştir.
Davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi hususunda davalının bulunduğu yer mahkemesine istinabe talebinde bulunulmuş, davalı yapılan tebliğe rağmen davalı inceleme yer, gün ve saatinde hazır bulunmayarak defter ve kayıtlarını sunmamıştır.Açık hesap ilişkisinin daha önceden başlayarak devam ettiği, davacının ödemeler yaparak davalının da faturalar düzenlediği, en son faturanın da 31/12/2009'da düzenlendiği ve sonrasında her hangi ödeme yapılmamış veya fatura düzenlenmemiştir. Açık hesap ilişkisinin 31/12/2009'da sona erdiği, davaya konu alacağın muaccel hale geldiği yani zamanaşımı süresinin başlangıç tarihinin de 31/12/2009 olduğunun kabulü gerekmektedir. Zamanaşımının işlemeye başladığı tarihin tespitinden sonra,alacağın tabi olduğu zamanaşımı süresi belirlenmelidir.
Ödeme dekontlarında "...-..., ..., ... bank T.A.Ş., ..." ibareleri yazılıdır.Dava dilekçesinde, davalı ile aralarında "cari hesaba dayalı bir ticari ilişki " bulunduğunu belirtmiş ise de davanın her iki yanı ticari ilişkinin ne olduğunu açıklamamıştır.Bu nedenle hangi zamanaşımı süresinin uygulanacağı belirlenememektedir. Mahkemece yapılacak iş, taraflara uygun bir mehil verilerek davaya konu alacağın kaynağını teşkil eden sözleşme ilişkisinin açıklanması sözleşmenin tabi olduğu zamanaşımı süresinin tespitinden sonra,icra takip tarihi olan 03/12/2019 itibariyle zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının değerlendirilerek zamanaşımı geçmiş ise bu nedenle davanın reddine aksi halde zamanaşımı def'inin reddiyle davanın esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/04/2023 Tarih 2020/989 Esas - 2023/347 Karar sayılı hükmün HMK'nın 353(1)a-4-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/09/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/69576 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi