Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2134 E. 2024/361 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bozucu yenilik doğuran hak↗ yenilik doğuran hak↗ ariyet sözleşmesi↗ ariyet↗ ticari temerrüt faizi↗ i̇i̇k 266↗ faiz başlangıç tarihi↗ aktif husumet ehliyeti↗ ticari defter ve kayıtlar↗ usuli kazanılmış hak↗ hakkın kötüye kullanılması↗ kâr mahrumiyeti↗ ticari defter kayıtları↗ aktif husumet↗ bayilik sözleşmesi↗ husumet ehliyeti↗ cezai şart↗ kazanılmış hak↗ ifa↗ kâr kaybı↗ taraf ehliyeti↗ temerrüt faizi↗ ticari defter↗ yetki↗ geçersizlik↗ taahhütname↗ ihtarname↗ tacir↗ yasal faiz↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ temerrüt↗ teslim↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 22.03.2012 tarih, 2008/284 E. ve 2012/33 K. sayılı kararı ile davanın kabulü ile 593.323,09 TL kâr kaybından taleple bağlı kalınarak 20.000,00 TL'sinin, 100.000,00 USD cezai şarttan taktiren yarı oranında tenkisi ile belirlenen 50.000,00 USD cezai şart miktarından taleple bağlı kalınarak dava tarihi itibariyle 10.000,00 USD'ye karşılık gelen 12.600,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 20.11.2012 tarih, 2012/9931 E. ve 2012/17303 K. sayılı kararıyla davacının aktif husumete ehil olup olmadığı konusunda bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 16.04.2015 tarih, 2013/211 E. ve 2015/266 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, 20.000,00 TL'nin ve cezai şart olarak 100.000,00 USD'nin takdiren 1/2 oranında tenkisi ile 50.000,00 USD cezai şart miktarından taleple bağlı kalınarak dava tarihi itibariyle 10.000,00 USD ye karşı gelen talep gibi 12.600,00 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 21.12.2015 tarih, 2015/12812 E. ve 2015/17331 K. sayılı kararıyla taraflar tacir olduğundan mahkemece, davalı tarafından cezai şartın ekonomik açıdan mahvına sebebiyet verebileceği iddiası bulunduğu takdirde bilirkişiden bu konuda rapor alınarak karar verilmesi gerektiği, davalının ticari defter kayıtları incelenerek bir rapor alınmaksızın cezai şart konusunda indirime gidilmesi doğru görülmediği, kâr mahrumiyetine ilişkin hesaplamanın ise taraflar arasındaki sözleşme ile tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre sözleşmenin bakiye süresi içerisinde davacının, davalıya satacağı ürün miktarı ve bu miktar ürünle ilgili net kârının bilirkişilere hesaplatılması ve sonucuna göre karar verilmesine işaret edilerek bozulmuştur.
E.Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 09.05.2019 tarih, 2016/608 E., 2019/439 K. sayılı kararı ile davalı tarafın sözleşmeyi haksız olarak feshetmesinden dolayı davacı tarafın talep edebileceği kâr mahrumiyeti günlük 1.484,70 TL, 6 aylık toplam kâr kaybının 267.246,00 TL, sözleşmenin sonuna kadar olan süre için toplam kâr mahrumiyetinin 564.186,00 TL olarak belirlendiği, davacı tarafın dava dilekçesine konu kâr mahrumiyeti talebi 20.000,00 TL olduğundan talebinin kabulüne karar verildiği, davacının 100.000,00 USD cezai şart alacağı için şimdilik 10.000,00 USD karşılığı 12.600,00 TL talep ettiği, davacı tarafın talebine konu cezai şart miktarının ödenmesinin davalının mahvına sebep olacak miktarda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.000,00 TL kâr kaybının ve 10.000,00 USD’nin TL karşılığı olarak 12.600,00 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
F. Üçüncü Bozma Kararı
Dairemizin 25.05.2021 tarih, 2020/3854 E., 2021/4390 K. sayılı kararıyla taraf vekilerinin belirtilen bozma nedenleri dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, taraf vekillerinin cezai şarta yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 21.12.2015 tarihli bozma ilamın gereğinin tam olarak yerine getirilmediği, öncelikle sözleşme hükümleri uyarınca hükmolunacak cezai şart miktarının bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek bu miktarın davalının ekonomik açıdan mahvına neden olacağının kabul edilmesi durumunda cezai şarttan yapılacak indirim oranı belirlenerek ve talep gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, ayrıca davacı tarafın faize ve faiz başlangıç tarihine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacının dava dilekçesinde temerrüt tarihinden itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 117 nci maddesi uyarınca ticari temerrüt faizi talep etmiş olduğu, davacı vekilinin gönderdiği 12.02.2008 tarihli tarihli ihtarnamenin 14.02.2008 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalıya üç günlük süre verildiği, davalının 17.02.2008 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü gözetilmeksizin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi yerine dava tarihinden yasal faize hükmedilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
E. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma nedenleri dışında kalan ve sair temyiz nedenlerinin reddine karar verilmiş olmakla, feshin haksızlığı ve kâr kaybı yönünden mahkemenin önceki kararının davacı lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğu, bozma ilamı doğrultusunda cezai şartla ilgili olarak belirtilen hususlar yönünden bilirkişi raporu alındığı, cezai şartın davalının dava tarihindeki ekonomik durumu ve dava tarihindeki USD kuruna göre ekonomik olarak mahvına sebep olmayacağı sonucuna ulaşıldığı, toplam 100.000,00 USD cezai şarttan taleple bağlı kalınarak 10.000,00 USD'nin TL karşılığı olan 12.600,00 TL cezai şartın davalıdan tahsiline hükmedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne 20.000,00 TL kâr kaybının ve taleple bağlı kalınarak 10.000,00 USD'nin TL karşılığı 12.600,00 TL cezai şart bedelinin 17.02.2008 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde katılma yolu ile davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Katılma yolu ile davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yabancı para cinsinden kararlaştırılmış cezai şartın dava tarihindeki kura göre değil, fiili ödeme günündeki kura göre Türk Lirası karşılığına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bu kısmının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, sözleşmenin geçersiz hale geldiğini, bu nedenle sözleşmeye dayanarak talepte bulunulmayacağını, davacının yoksun kaldığı karının olamayacağını, ceza şartın fahiş olduğunu, cezai şartın mahva yol açmasında dikkate alınması gereken değerlerin cezai şartın tahakkuk ettiği geçmişteki veriler değil güncel veriler olduğunu, cezai şartına hükmedilmesi halinde yapılacak ödemenin müvekkili şirketin şu andaki güncel ekonomik durumunu sarsacağını ve hatta mahvına sebep olacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinden ötürü talep edilen cezai şart, kâr mahrumiyeti, ariyet bedeli istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'un 24 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin ve katılma yolu ile davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3854 E. 2021/4390 K.
Ortak:ariyet · ticari temerrüt faizi · faiz başlangıç tarihi · kâr mahrumiyeti · ticari defter kayıtları · bayilik sözleşmesi · cezai şart · kâr kaybı
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesinden» ötürü talep edilen «cezai şart», kâr «mahrumiyeti», «ariyet» bedeli istemine ilişkindir.
İkinci Bozma Kararı Dairemizin 21.12.2015 tarih, 2015/12812 E. ve 2015/17331 K. sayılı kararıyla taraflar «tacir» olduğundan mahkemece, davalı tarafından «cezai şartın» ekonomik açıdan mahvına sebebiyet verebileceği iddiası bulunduğu takdirde bilirkişiden bu konuda rapor alınarak karar verilmesi gerektiği, davalının «ticari defter kayıtları» incelenerek bir rapor alınmaksızın cezai şart konusunda indirime gidilmesi doğru görülmediği, kâr «mahrumiyetine» ilişkin hesaplamanın ise taraflar arasındaki sözleşme ile tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre sözleşmenin bakiye süresi içerisinde davacının, davalıya sat …
… enin 09.05.2019 tarih, 2016/608 E., 2019/439 K. sayılı kararı ile davalı tarafın sözleşmeyi haksız olarak feshetmesinden dolayı davacı tarafın talep edebileceği kâr «mahrumiyeti» günlük 1.484,70 TL, 6 aylık toplam kâr «kaybının» 267.246,00 TL, sözleşmenin sonuna kadar olan süre için toplam kâr mahrumiyetinin 564.186,00 TL olarak belirlendiği, davacı tarafın dava dilekçesine konu kâr mahrumiyeti talebi 20.000,00 TL olduğundan talebinin kabulüne karar verildiği, davacının 100.000,00 USD «cezai şart» alacağı için şimdilik 10.000,00 USD karşılığı 12.600,00 TL talep ettiği, davacı tarafın talebine konu cezai şart miktarının ödenmesinin davalının mahvına sebep olacak miktarda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.000,00 TL kâr kaybının ve 10.000,00 USD’nin TL karşılığı olarak 12.600,00 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesinden» ötürü talep edilen «cezai şart», «kar mahrumiyeti», «ariyet» bedeli istemlerinden ibarettir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafın sözleşmeyi haksız olarak feshetmesinden dolayı davacı tarafın talep edebileceği «kar mahrumiyeti» günlük 1.484,70 TL, 6 aylık toplam «kar kaybının» 267.246.- TL, sözleşmenin sonuna kadar olan süre için toplam kar mahrumiyetinin 564.186,00.TL olarak belirlendiği, davacı tarafın dava dilekçesine konu kar mahrumiyeti talebi 20.000.- TL olduğundan talebinin kabulüne karar verildiği, davacının 100.000.USD «cezai şart» alacağı için şimdilik 10.000 USD karşılığı 12.600.-TL talep ettiği, davacı tarafın talebine konu cezai şart miktarının ödenmesinin davalının mahvına sebep olacak miktarda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.000.-TL kar kaybının ve 10.000.USD’nin TL karşılığı olarak 12.600.-TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Taraf vekillerinin «cezai şarta» yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, 21.12.2015 tarihli bozma ilamında bilirkişiden bu konuda rapor alınarak karar verilmesi gerektiği ve davalının «ticari defter kayıtları» incelenerek bir rapor alınmaksızın cezai şart konusunda indirime gidilmesinin doğru olmadığı belirtilmişse de bozma ilamında cezai şartla ilgili olarak belirtilen hususların mahkemece yerine getirilmediği görülmüştür.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kar mahrumiyeti · kar kaybı
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafın sözleşmeyi haksız olarak feshetmesinden dolayı davacı tarafın talep edebileceği «kar mahrumiyeti» günlük 1.484,70 TL, 6 aylık toplam «kar kaybının» 267.246.- TL, sözleşmenin sonuna kadar olan süre için toplam kar mahrumiyetinin 564.186,00.TL olarak belirlendiği, davacı tarafın dava dilekçesine konu kar mahrumiyeti talebi 20.000.- TL olduğundan talebinin kabulüne karar verildiği, davacının 100.000.USD «cezai şart» alacağı için şimdilik 10.000 USD karşılığı 12.600.-TL talep ettiği, davacı tarafın talebine konu cezai şart miktarının ödenmesinin davalının mahvına sebep olacak miktarda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.000.-TL kar kaybının ve 10.000.USD’nin TL karşılığı olarak 12.600.-TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
1- Dava, taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesinden» ötürü talep edilen «cezai şart», «kar mahrumiyeti», «ariyet» bedeli istemlerinden ibarettir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5566 E. 2021/6522 K.
Ortak:bayilik sözleşmesi · cezai şart · avans faizi
İncelediğiniz kararda… 21/4390 K. sayılı kararıyla taraf vekilerinin belirtilen bozma nedenleri dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, taraf vekillerinin «cezai şarta» yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 21.12.2015 tarihli bozma ilamın gereğinin tam olarak yerine getirilmediği, öncelikle sözleşme hükümleri uyarınca hükmolunacak cezai şart miktarının bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek bu miktarın davalının ekonomik açıdan mahvına neden olacağının kabul edilmesi durumunda cezai şarttan yapılacak indirim oranı belirlenerek ve talep gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, ayrıca davacı tarafın faize ve «faiz başlangıç tarihine» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacının dava dilekçesinde «temerrüt» tarihinden itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 117 nci maddesi uyarınca «ticari temerrüt faizi» talep etmiş olduğu, davacı vekilinin gönderdiği 12.02.2008 tarihli tarihli «ihtarnamenin» 14.02.2008 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalıya üç günlük süre verildiği, davalının 17.02.2008 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü gözetilmeksizin temerrüt tarihinden itibaren «avans faizi» yerine dava tarihinden «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
… in yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma nedenleri dışında kalan ve sair temyiz nedenlerinin reddine karar verilmiş olmakla, feshin haksızlığı ve kâr «kaybı» yönünden mahkemenin önceki kararının davacı lehine «usulü kazanılmış hak» oluşturduğu, bozma ilamı doğrultusunda cezai şartla ilgili olarak belirtilen hususlar yönünden bilirkişi raporu alındığı, «cezai şartın» davalının dava tarihindeki ekonomik durumu ve dava tarihindeki USD kuruna göre ekonomik olarak mahvına sebep olmayacağı sonucuna ulaşıldığı, toplam 100.000,00 USD cezai şarttan taleple bağlı kalınarak 10.000,00 USD'nin TL karşılığı olan 12.600,00 TL cezai şartın davalıdan tahsiline hükmedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne 20.000,00 TL kâr kaybının ve taleple bağlı kalınarak 10.000,00 USD'nin TL karşılığı 12.600,00 TL cezai şart bedelinin 17.02.2008 tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesinden» ötürü talep edilen «cezai şart», kâr «mahrumiyeti», «ariyet» bedeli istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesi» ve «protokolde» belirtilen, davacı talebine konu «cezai şartın» tutarında indirim yapılmışsa da bozmadan önce alınan bilirkişi raporunda cezai şartın davalının ekonomik mahvına sebep olmayacağının belirtildiği, esasen taraflar …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile cezai şarttan 4/5 oranında indirim yapılmak kaydıyla 20.000,00 TL'nin «fesih» tarihi olan 17/12/2012 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, diğer hususlar bakımından herhangi bir bozma olmadığından yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:fesih · protokol · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile cezai şarttan 4/5 oranında indirim yapılmak kaydıyla 20.000,00 TL'nin «fesih» tarihi olan 17/12/2012 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, diğer hususlar bakımından herhangi bir bozma olmadığından yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesi» ve «protokolde» belirtilen, davacı talebine konu «cezai şartın» tutarında indirim yapılmışsa da bozmadan önce alınan bilirkişi raporunda cezai şartın davalının ekonomik mahvına sebep olmayacağının belirtildiği, esasen taraflar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2204 E. 2021/2704 K.
Ortak:cezai şart
İncelediğiniz kararda… ile 593.323,09 TL kâr kaybından taleple bağlı kalınarak 20.000,00 TL'sinin, 100.000,00 USD cezai şarttan taktiren yarı oranında tenkisi ile belirlenen 50.000,00 USD «cezai şart» miktarından taleple bağlı kalınarak dava tarihi itibariyle 10.000,00 USD'ye karşılık gelen 12.600,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 16.04.2015 tarih, 2013/211 E. ve 2015/«266» K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, 20.000,00 TL'nin ve «cezai şart» olarak 100.000,00 USD'nin takdiren 1/2 oranında tenkisi ile 50.000,00 USD cezai şart miktarından taleple bağlı kalınarak dava tarihi itibariyle 10.000,00 USD ye karşı gelen talep gibi 12.600,00 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
İkinci Bozma Kararı Dairemizin 21.12.2015 tarih, 2015/12812 E. ve 2015/17331 K. sayılı kararıyla taraflar «tacir» olduğundan mahkemece, davalı tarafından «cezai şartın» ekonomik açıdan mahvına sebebiyet verebileceği iddiası bulunduğu takdirde bilirkişiden bu konuda rapor alınarak karar verilmesi gerektiği, davalının «ticari defter kayıtları» incelenerek bir rapor alınmaksızın cezai şart konusunda indirime gidilmesi doğru görülmediği, kâr «mahrumiyetine» ilişkin hesaplamanın ise taraflar arasındaki sözleşme ile tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre sözleşmenin bakiye süresi içerisinde davacının, davalıya sat …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı yanın ilgili «protokol» hükmüne aykırı davrandığının ve vaki aykırılık sebebiyle «cezai şart» ödemesi gerektiğinin sabit olduğu ancak somut olayın özellikleri gözetildiğinde kararlaştırılan cezai şartın fahiş olup tenkisi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 400.000,00 TL cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:protokol
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı yanın ilgili «protokol» hükmüne aykırı davrandığının ve vaki aykırılık sebebiyle «cezai şart» ödemesi gerektiğinin sabit olduğu ancak somut olayın özellikleri gözetildiğinde kararlaştırılan cezai şartın fahiş olup tenkisi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 400.000,00 TL cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/997 E. 2023/1392 K.
Ortak:bayilik sözleşmesi · cezai şart · ticari defter · tacir · e-defter
İncelediğiniz karardaİkinci Bozma Kararı Dairemizin 21.12.2015 tarih, 2015/12812 E. ve 2015/17331 K. sayılı kararıyla taraflar «tacir» olduğundan mahkemece, davalı tarafından «cezai şartın» ekonomik açıdan mahvına sebebiyet verebileceği iddiası bulunduğu takdirde bilirkişiden bu konuda rapor alınarak karar verilmesi gerektiği, davalının «ticari defter kayıtları» incelenerek bir rapor alınmaksızın cezai şart konusunda indirime gidilmesi doğru görülmediği, kâr «mahrumiyetine» ilişkin hesaplamanın ise taraflar arasındaki sözleşme ile tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre sözleşmenin bakiye süresi içerisinde davacının, davalıya sat …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesinden» ötürü talep edilen «cezai şart», kâr «mahrumiyeti», «ariyet» bedeli istemine ilişkindir.
… ile 593.323,09 TL kâr kaybından taleple bağlı kalınarak 20.000,00 TL'sinin, 100.000,00 USD cezai şarttan taktiren yarı oranında tenkisi ile belirlenen 50.000,00 USD «cezai şart» miktarından taleple bağlı kalınarak dava tarihi itibariyle 10.000,00 USD'ye karşılık gelen 12.600,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, «bayilik sözleşmesiyle» kararlaştırılan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2134 E. , 2024/361 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/596 Esas, 2022/468 Karar
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Davanın kabulü
Taraflar arasındaki cezai şart, kâr mahrumiyeti davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında yapılan işletme sözleşmesi uyarınca davalının 07.07.2009 tarihine kadar tesisinde davacıya ait ürün satmaya ve başka bir yerden ürün temin ... satmamaya dair taahhüdüne uymadığını, sözleşmede davalının yükümlülüğüne uymadığı takdirde 100.000,00 USD cezai şart ödeyeceğinin, ayrıca başka yerden petrol ürünü alındığının her tespitinde davacının 500.000,00 USD cezai şarta hak kazanacağının kararlaştırıldığını, ariyet sözleşmesi ile davalıya malzeme teslim edildiğini, ancak davalının 25.12.2007 tarihli ihtarname ile sözleşmenin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'a (4054 sayılı Kanun) aykırı olduğu gerekçesi ile sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini bildirip, başka bir firmaya ait petrol ürünleri satmaya başladığını, feshin haksız olduğunu, sözleşmenin davacıya, ...
bayilikler açma konusunda yetki verdiğini, davacının, karşı ihtarname ile feshin haklı nedene dayanmadığını ve geçersiz olduğunu davalıya bildirdiğini belirterek, sözleşmenin aynen ifasına ve sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeni ile ticari temerrüt faizi ile birlikte şimdilik 20.000,00 TL zararın tazminine, ariyet olarak verdiği malzemelerin tarafına iadesine, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedelinin de ticari temerrüt faiziyle birlikte şimdilik 10.000,00 USD'nin tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, sözleşmede taraf olmadığını, feshin bozucu yenilik doğuran bir hak olarak davacıya ulaşmakla hüküm ifade ettiğini, 26.12.2007'de davacıya tebliğ edilmekle bu tarihte feshin gerçekleştiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesine aykırı olduğunu, davacının hakkını kötüye kullanarak yakın yerlerde bayilik verdiğini, ariyet verilen malzemeleri davacının teslim almadığını, bundan dolayı Mahkemenin tespit ettiği yere tevdi edildiğini, sözleşmenin hukuken mevcut olmadığından ifa edilememesi nedeni ile oluşan zarardan bahsedilemeyeceğini, cezai şartın fahiş olduğundan tenkisi ya da iptalinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 22.03.2012 tarih, 2008/284 E. ve 2012/33 K. sayılı kararı ile davanın kabulü ile 593.323,09 TL kâr kaybından taleple bağlı kalınarak 20.000,00 TL'sinin, 100.000,00 USD cezai şarttan taktiren yarı oranında tenkisi ile belirlenen 50.000,00 USD cezai şart miktarından taleple bağlı kalınarak dava tarihi itibariyle 10.000,00 USD'ye karşılık gelen 12.600,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 20.11.2012 tarih, 2012/9931 E. ve 2012/17303 K. sayılı kararıyla davacının aktif husumete ehil olup olmadığı konusunda bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 16.04.2015 tarih, 2013/211 E. ve 2015/266 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, 20.000,00 TL'nin ve cezai şart olarak 100.000,00 USD'nin takdiren 1/2 oranında tenkisi ile 50.000,00 USD cezai şart miktarından taleple bağlı kalınarak dava tarihi itibariyle 10.000,00 USD ye karşı gelen talep gibi 12.600,00 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 21.12.2015 tarih, 2015/12812 E. ve 2015/17331 K. sayılı kararıyla taraflar tacir olduğundan mahkemece, davalı tarafından cezai şartın ekonomik açıdan mahvına sebebiyet verebileceği iddiası bulunduğu takdirde bilirkişiden bu konuda rapor alınarak karar verilmesi gerektiği, davalının ticari defter kayıtları incelenerek bir rapor alınmaksızın cezai şart konusunda indirime gidilmesi doğru görülmediği, kâr mahrumiyetine ilişkin hesaplamanın ise taraflar arasındaki sözleşme ile tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre sözleşmenin bakiye süresi içerisinde davacının, davalıya satacağı ürün miktarı ve bu miktar ürünle ilgili net kârının bilirkişilere hesaplatılması ve sonucuna göre karar verilmesine işaret edilerek bozulmuştur.
E.Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 09.05.2019 tarih, 2016/608 E., 2019/439 K. sayılı kararı ile davalı tarafın sözleşmeyi haksız olarak feshetmesinden dolayı davacı tarafın talep edebileceği kâr mahrumiyeti günlük 1.484,70 TL, 6 aylık toplam kâr kaybının 267.246,00 TL, sözleşmenin sonuna kadar olan süre için toplam kâr mahrumiyetinin 564.186,00 TL olarak belirlendiği, davacı tarafın dava dilekçesine konu kâr mahrumiyeti talebi 20.000,00 TL olduğundan talebinin kabulüne karar verildiği, davacının 100.000,00 USD cezai şart alacağı için şimdilik 10.000,00 USD karşılığı 12.600,00 TL talep ettiği, davacı tarafın talebine konu cezai şart miktarının ödenmesinin davalının mahvına sebep olacak miktarda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.000,00 TL kâr kaybının ve 10.000,00 USD’nin TL karşılığı olarak 12.600,00 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
F. Üçüncü Bozma Kararı
Dairemizin 25.05.2021 tarih, 2020/3854 E., 2021/4390 K. sayılı kararıyla taraf vekilerinin belirtilen bozma nedenleri dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, taraf vekillerinin cezai şarta yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
21. 12.2015 tarihli bozma ilamın gereğinin tam olarak yerine getirilmediği, öncelikle sözleşme hükümleri uyarınca hükmolunacak cezai şart miktarının bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek bu miktarın davalının ekonomik açıdan mahvına neden olacağının kabul edilmesi durumunda cezai şarttan yapılacak indirim oranı belirlenerek ve talep gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, ayrıca davacı tarafın faize ve faiz başlangıç tarihine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacının dava dilekçesinde temerrüt tarihinden itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 117 nci maddesi uyarınca ticari temerrüt faizi talep etmiş olduğu, davacı vekilinin gönderdiği 12.02.2008 tarihli tarihli ihtarnamenin 14.02.2008 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalıya üç günlük süre verildiği, davalının 17.02.2008 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü gözetilmeksizin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi yerine dava tarihinden yasal faize hükmedilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
E. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma nedenleri dışında kalan ve sair temyiz nedenlerinin reddine karar verilmiş olmakla, feshin haksızlığı ve kâr kaybı yönünden mahkemenin önceki kararının davacı lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğu, bozma ilamı doğrultusunda cezai şartla ilgili olarak belirtilen hususlar yönünden bilirkişi raporu alındığı, cezai şartın davalının dava tarihindeki ekonomik durumu ve dava tarihindeki USD kuruna göre ekonomik olarak mahvına sebep olmayacağı sonucuna ulaşıldığı, toplam 100.000,00 USD cezai şarttan taleple bağlı kalınarak 10.000,00 USD'nin TL karşılığı olan 12.600,00 TL cezai şartın davalıdan tahsiline hükmedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne 20.000,00 TL kâr kaybının ve taleple bağlı kalınarak 10.000,00 USD'nin TL karşılığı 12.600,00 TL cezai şart bedelinin 17.02.2008 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde katılma yolu ile davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Katılma yolu ile davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yabancı para cinsinden kararlaştırılmış cezai şartın dava tarihindeki kura göre değil, fiili ödeme günündeki kura göre Türk Lirası karşılığına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bu kısmının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, sözleşmenin geçersiz hale geldiğini, bu nedenle sözleşmeye dayanarak talepte bulunulmayacağını, davacının yoksun kaldığı karının olamayacağını, ceza şartın fahiş olduğunu, cezai şartın mahva yol açmasında dikkate alınması gereken değerlerin cezai şartın tahakkuk ettiği geçmişteki veriler değil güncel veriler olduğunu, cezai şartına hükmedilmesi halinde yapılacak ödemenin müvekkili şirketin şu andaki güncel ekonomik durumunu sarsacağını ve hatta mahvına sebep olacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinden ötürü talep edilen cezai şart, kâr mahrumiyeti, ariyet bedeli istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'un 24 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin ve katılma yolu ile davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin ve katılma yolu ile davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/995247700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz