Sözleşmenin Feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3854 E. 2021/4390 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 117↗ ariyet↗ kar mahrumiyeti↗ ticari temerrüt faizi↗ kar kaybı↗ faiz başlangıç tarihi↗ kâr mahrumiyeti↗ ticari defter kayıtları↗ bayilik sözleşmesi↗ cezai şart↗ tbk 99↗ kâr kaybı↗ temerrüt faizi↗ ticari defter↗ ihtarname↗ yasal faiz↗ avans faizi↗ temerrüt↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafın sözleşmeyi haksız olarak feshetmesinden dolayı davacı tarafın talep edebileceği kar mahrumiyeti günlük 1.484,70 TL, 6 aylık toplam kar kaybının 267.246.- TL, sözleşmenin sonuna kadar olan süre için toplam kar mahrumiyetinin 564.186,00.TL olarak belirlendiği, davacı tarafın dava dilekçesine konu kar mahrumiyeti talebi 20.000.- TL olduğundan talebinin kabulüne karar verildiği, davacının 100.000.USD cezai şart alacağı için şimdilik 10.000 USD karşılığı 12.600.-TL talep ettiği, davacı tarafın talebine konu cezai şart miktarının ödenmesinin davalının mahvına sebep olacak miktarda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.000.-TL kar kaybının ve 10.000.USD’nin TL karşılığı olarak 12.600.-TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinden ötürü talep edilen cezai şart, kar mahrumiyeti, ariyet bedeli istemlerinden ibarettir. Taraf vekillerinin cezai şarta yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, 21.12.2015 tarihli bozma ilamında bilirkişiden bu konuda rapor alınarak karar verilmesi gerektiği ve davalının ticari defter kayıtları incelenerek bir rapor alınmaksızın cezai şart konusunda indirime gidilmesinin doğru olmadığı belirtilmişse de bozma ilamında cezai şartla ilgili olarak belirtilen hususların mahkemece yerine getirilmediği görülmüştür. Mahkemece öncelikle sözleşme hükümleri uyarınca hükmolunacak cezai şart miktarı bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek bu miktarın davalının ekonomik açıdan mahvına neden olacağının kabul edilmesi durumunda cezai şarttan yapılacak indirim oranı belirlenerek ve talep gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Davacı vekilinin faize ve faiz başlangıç tarihine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacının dava dilekçesinde temerrüt tarihinden itibaren TBK m.117 uyarınca ticari temerrüt faizi talep etmiş olduğu görülmüştür. Davacı vekilinin gönderdiği 12.02.2008 tarihli tarihli ihtarnamenin 14.02.2008 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalıya üç günlük süre verildiği, davalının 17.02.2008 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü gözetilmeksizin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi yerine dava tarihinden yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekilerinin yukarıda belirtilen bozma nedenleri dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2134 E. 2024/361 K.
Ortak:ariyet · ticari temerrüt faizi · faiz başlangıç tarihi · kâr mahrumiyeti · ticari defter kayıtları · bayilik sözleşmesi · cezai şart · kâr kaybı
İncelediğiniz kararda1- Dava, taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesinden» ötürü talep edilen «cezai şart», «kar mahrumiyeti», «ariyet» bedeli istemlerinden ibarettir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafın sözleşmeyi haksız olarak feshetmesinden dolayı davacı tarafın talep edebileceği «kar mahrumiyeti» günlük 1.484,70 TL, 6 aylık toplam «kar kaybının» 267.246.- TL, sözleşmenin sonuna kadar olan süre için toplam kar mahrumiyetinin 564.186,00.TL olarak belirlendiği, davacı tarafın dava dilekçesine konu kar mahrumiyeti talebi 20.000.- TL olduğundan talebinin kabulüne karar verildiği, davacının 100.000.USD «cezai şart» alacağı için şimdilik 10.000 USD karşılığı 12.600.-TL talep ettiği, davacı tarafın talebine konu cezai şart miktarının ödenmesinin davalının mahvına sebep olacak miktarda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.000.-TL kar kaybının ve 10.000.USD’nin TL karşılığı olarak 12.600.-TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Taraf vekillerinin «cezai şarta» yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, 21.12.2015 tarihli bozma ilamında bilirkişiden bu konuda rapor alınarak karar verilmesi gerektiği ve davalının «ticari defter kayıtları» incelenerek bir rapor alınmaksızın cezai şart konusunda indirime gidilmesinin doğru olmadığı belirtilmişse de bozma ilamında cezai şartla ilgili olarak belirtilen hususların mahkemece yerine getirilmediği görülmüştür.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesinden» ötürü talep edilen «cezai şart», kâr «mahrumiyeti», «ariyet» bedeli istemine ilişkindir.
İkinci Bozma Kararı Dairemizin 21.12.2015 tarih, 2015/12812 E. ve 2015/17331 K. sayılı kararıyla taraflar «tacir» olduğundan mahkemece, davalı tarafından «cezai şartın» ekonomik açıdan mahvına sebebiyet verebileceği iddiası bulunduğu takdirde bilirkişiden bu konuda rapor alınarak karar verilmesi gerektiği, davalının «ticari defter kayıtları» incelenerek bir rapor alınmaksızın cezai şart konusunda indirime gidilmesi doğru görülmediği, kâr «mahrumiyetine» ilişkin hesaplamanın ise taraflar arasındaki sözleşme ile tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre sözleşmenin bakiye süresi içerisinde davacının, davalıya sat …
… enin 09.05.2019 tarih, 2016/608 E., 2019/439 K. sayılı kararı ile davalı tarafın sözleşmeyi haksız olarak feshetmesinden dolayı davacı tarafın talep edebileceği kâr «mahrumiyeti» günlük 1.484,70 TL, 6 aylık toplam kâr «kaybının» 267.246,00 TL, sözleşmenin sonuna kadar olan süre için toplam kâr mahrumiyetinin 564.186,00 TL olarak belirlendiği, davacı tarafın dava dilekçesine konu kâr mahrumiyeti talebi 20.000,00 TL olduğundan talebinin kabulüne karar verildiği, davacının 100.000,00 USD «cezai şart» alacağı için şimdilik 10.000,00 USD karşılığı 12.600,00 TL talep ettiği, davacı tarafın talebine konu cezai şart miktarının ödenmesinin davalının mahvına sebep olacak miktarda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.000,00 TL kâr kaybının ve 10.000,00 USD’nin TL karşılığı olarak 12.600,00 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 266 · aktif husumet ehliyeti · usuli kazanılmış hak · aktif husumet · husumet ehliyeti · kazanılmış hak · taraf ehliyeti · geçersizlik
Benzer bu karardaDavalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığını, sözleşmenin «geçersiz» hale geldiğini, bu nedenle sözleşmeye dayanarak talepte bulunulmayacağını, davacının yoksun kaldığı karının olamayacağını, «ceza şartın» fahiş olduğunu, cezai şartın mahva yol açmasında dikkate alınması gereken değerlerin cezai şartın tahakkuk ettiği geçmişteki veriler değil güncel veriler olduğunu, …
… in yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma nedenleri dışında kalan ve sair temyiz nedenlerinin reddine karar verilmiş olmakla, feshin haksızlığı ve kâr «kaybı» yönünden mahkemenin önceki kararının davacı lehine «usulü kazanılmış hak» oluşturduğu, bozma ilamı doğrultusunda cezai şartla ilgili olarak belirtilen hususlar yönünden bilirkişi raporu alındığı, «cezai şartın» davalının dava tarihindeki ekonomik durumu ve dava tarihindeki USD kuruna göre ekonomik olarak mahvına sebep olmayacağı sonucuna ulaşıldığı, toplam 100.000,00 USD cezai şarttan taleple bağlı kalınarak 10.000,00 USD'nin TL karşılığı olan 12.600,00 TL cezai şartın davalıdan tahsiline hükmedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne 20.000,00 TL kâr kaybının ve taleple bağlı kalınarak 10.000,00 USD'nin TL karşılığı 12.600,00 TL cezai şart bedelinin 17.02.2008 tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Birinci Bozma Kararı Dairemizin 20.11.2012 tarih, 2012/9931 E. ve 2012/17303 K. sayılı kararıyla davacının «aktif husumete» ehil olup olmadığı konusunda bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 16.04.2015 tarih, 2013/211 E. ve 2015/«266» K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, 20.000,00 TL'nin ve «cezai şart» olarak 100.000,00 USD'nin takdiren 1/2 oranında tenkisi ile 50.000,00 USD cezai şart miktarından taleple bağlı kalınarak dava tarihi itibariyle 10.000,00 USD ye karşı gelen talep gibi 12.600,00 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5079 E. 2022/2571 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti · cezai şart
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafın sözleşmeyi haksız olarak feshetmesinden dolayı davacı tarafın talep edebileceği «kar mahrumiyeti» günlük 1.484,70 TL, 6 aylık toplam «kar kaybının» 267.246.- TL, sözleşmenin sonuna kadar olan süre için toplam kar mahrumiyetinin 564.186,00.TL olarak belirlendiği, davacı tarafın dava dilekçesine konu kar mahrumiyeti talebi 20.000.- TL olduğundan talebinin kabulüne karar verildiği, davacının 100.000.USD «cezai şart» alacağı için şimdilik 10.000 USD karşılığı 12.600.-TL talep ettiği, davacı tarafın talebine konu cezai şart miktarının ödenmesinin davalının mahvına sebep olacak miktarda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.000.-TL kar kaybının ve 10.000.USD’nin TL karşılığı olarak 12.600.-TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
1- Dava, taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesinden» ötürü talep edilen «cezai şart», «kar mahrumiyeti», «ariyet» bedeli istemlerinden ibarettir.
Taraf vekillerinin «cezai şarta» yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, 21.12.2015 tarihli bozma ilamında bilirkişiden bu konuda rapor alınarak karar verilmesi gerektiği ve davalının «ticari defter kayıtları» incelenerek bir rapor alınmaksızın cezai şart konusunda indirime gidilmesinin doğru olmadığı belirtilmişse de bozma ilamında cezai şartla ilgili olarak belirtilen hususların mahkemece yerine getirilmediği görülmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin davalı tarafça haklı olarak feshedildiği, davacının sözleşmeye dayalı ve haksız feshe dayalı olarak «cezai şart» ve kâr «mahrumiyeti» talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3854 E. , 2021/4390 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 09.05.2019 tarih ve 2016/608-2019/439 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında yapılan işletme sözleşmesi uyarınca davalının 07.07.2009 tarihine kadar tesisinde davacıya ait ürün satmaya ve başka bir yerden ürün temin edip satmamaya dair taahhüdüne uymadığını, sözleşmede davalının yükümlülüğüne uymadığı takdirde 100.000 USD cezai şart ödeyeceğinin, ayrıca başka yerden petrol ürünü alındığının her tespitinde davacının 500.000 USD cezai şarta hak kazanacağının kararlaştırıldığını, ariyet sözleşmesi ile davalıya malzeme teslim edildiğini, ancak davalının 25.12.2007 tarihli ihtarname ile sözleşmenin Rekabetin Korunması Hakkında 4054 sayılı Kanun'a aykırı olduğu gerekçesi ile sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini bildirip, başka bir firmaya ait petrol ürünleri satmaya başladığını, feshin haksız olduğunu, sözleşmenin davacıya, yeni bayilikler açma konusunda yetki verdiğini, davacının, karşı ihtarname ile feshin haklı nedene dayanmadığını ve geçersiz olduğunu davalıya bildirdiğini belirterek, sözleşmenin aynen ifasına ve sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeni ile ticari temerrüt faizi ile birlikte şimdilik 20.000 TL zararın tazminine, ariyet olarak verdiği malzemelerin tarafına iadesine, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedelinin de ticari temerrüt faiziyle birlikte şimdilik 10.000 USD 'sinin tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, sözleşmede taraf olmadığını, feshin bozucu yenilik doğuran bir hak olarak davacıya ulaşmakla hüküm ifade ettiğini, 26.12.2007'de davacıya tebliğ edilmekle bu tarihte feshin gerçekleştiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesine aykırı olduğunu, davacının hakkını kötüye kullanarak yakın yerlerde bayilik verdiğini, ariyet verilen malzemeleri davacının teslim almadığını, bundan dolayı mahkemenin tespit ettiği yere tevdi edildiğini, sözleşmenin hukuken mevcut olmadığından ifa edilememesi nedeni ile oluşan zarardan bahsedilemeyeceğini, cezai şartın fahiş olduğundan tenkisi ya da iptalinin gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafın sözleşmeyi haksız olarak feshetmesinden dolayı davacı tarafın talep edebileceği kar mahrumiyeti günlük 1.484,70 TL, 6 aylık toplam kar kaybının 267.246.- TL, sözleşmenin sonuna kadar olan süre için toplam kar mahrumiyetinin 564.186,00.TL olarak belirlendiği, davacı tarafın dava dilekçesine konu kar mahrumiyeti talebi 20.000.- TL olduğundan talebinin kabulüne karar verildiği, davacının 100.000.USD cezai şart alacağı için şimdilik 10.000 USD karşılığı 12.600.-TL talep ettiği, davacı tarafın talebine konu cezai şart miktarının ödenmesinin davalının mahvına sebep olacak miktarda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.000.-TL kar kaybının ve 10.000.USD’nin TL karşılığı olarak 12.600.-TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinden ötürü talep edilen cezai şart, kar mahrumiyeti, ariyet bedeli istemlerinden ibarettir. Taraf vekillerinin cezai şarta yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, 21.12.2015 tarihli bozma ilamında bilirkişiden bu konuda rapor alınarak karar verilmesi gerektiği ve davalının ticari defter kayıtları incelenerek bir rapor alınmaksızın cezai şart konusunda indirime gidilmesinin doğru olmadığı belirtilmişse de bozma ilamında cezai şartla ilgili olarak belirtilen hususların mahkemece yerine getirilmediği görülmüştür. Mahkemece öncelikle sözleşme hükümleri uyarınca hükmolunacak cezai şart miktarı bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek bu miktarın davalının ekonomik açıdan mahvına neden olacağının kabul edilmesi durumunda cezai şarttan yapılacak indirim oranı belirlenerek ve talep gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Davacı vekilinin faize ve faiz başlangıç tarihine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacının dava dilekçesinde temerrüt tarihinden itibaren TBK m.117 uyarınca ticari temerrüt faizi talep etmiş olduğu görülmüştür. Davacı vekilinin gönderdiği 12.02.2008 tarihli tarihli ihtarnamenin 14.02.2008 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalıya üç günlük süre verildiği, davalının 17.02.2008 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü gözetilmeksizin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi yerine dava tarihinden yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekilerinin yukarıda belirtilen bozma nedenleri dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 25.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/670463800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz