Direnme kararına ilişkin dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5552 E. 2024/669 K. · · İlk derece: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Diğer usuli işlemKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
direnme↗ Hukuk Genel Kurulu'na gönderme↗ kesinlik sınırı↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10450 E. 2012/14132 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:deniz ticareti · ihtisas mahkemesi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın «deniz ticareti» hükümlerinden kaynaklandığı, «ihtisas» mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», dosyanın İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın «deniz ticareti» hükümlerinden kaynaklandığından bahisle «görevsizlik» kararı verilmiş ise de, taraflar arasındaki uyuşmazlık satım ilişkisinden kaynaklanmakta olup, 6762 sayılı TTK'nun 4. kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin değildir.
Mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | Kötüniyet tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5784 E. 2022/9341 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet tazminatı · bono · kötü niyet
Benzer bu karardaŞti. yönünden kabulüne, bu davacının takip dosyası ve dosyanın dayanağı olan «bonolar» nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, «kötü niyet tazminatı» talebinin şartları bulunmadığından reddine, davanın, davacı Gerger Gıda San.
-
Geç teslim tazminatının sözleşmedeki gecikme cezasıyla sınırlılığı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1491 E. 2022/7141 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:satım sözleşmesi · garanti süresi · zamanaşımı · ağır kusur · kâr kaybı · pasif husumet · ıslah
Benzer bu kararda… inin makina aksamının ve pervane sisteminin yurt dışında gemiye uygun şekilde ürettirilerek, davacıya satımını üstlendiği nazara alındığında, bu sözleşmenin hem bir «eser sözleşmesi», hem de bir «satım sözleşmesi» niteliğini «taşıyan» karma bir akit olduğu, bu durumda hem 818 sayılı BK hükümlerindeki eser sözleşmesine ilişkin hükümler, hem de satım akdine ilişkin BK'nın ve TTK'daki hükümlerin göz önünde tutulması gerektiği, davacı tarafça ilk dava açıldığında davanın temelinde «geç teslime» dayalı tazminat isteminin bulunduğu, bunun yanında davacının geminin römorkor eşliğinde Haliç'e çekilme bedeli, tersaneye ödenen havuz ücreti, gemi için yapılan dalgıç, «acente», «pilot» «masrafları», CPP sisteminin geç tesliminden kaynaklı «kazanç kaybı» ve kullanılamaz halde bulunan CPP sisteminin bedeli ve daha pek çok zarara maruz kaldığının belirtildiği, her ne kadar dava dilekçesinde CPP sisteminin arızalı olarak üretildiğine yönelik de beyanlarda bulunulmuş ise de, davacı tarafça geminin geç teslimi sebebiyle geç teslimden kaynaklı tazminatın istenmiş olması sebebiyle, yani sözleşme uyarınca ana makina ve pervane sisteminin sözleşmedeki «teslim tarihi» olan 30/10/2006 tarihi yerine ana makinanın 23/02/2007 tarihinde, pervane ve aksamının ise 10/08/2007 tarihinde teslim edilmiş olması sebebiyle, bu süre zarfında oluşan zararın giderilmesinin talep edildiği, dolayısıyla henüz kendisine teslim edilmemiş bir makinanın teslim edilmeyen dönemdeki zararın oluşumu, ispatlanması, bu zararın oluşumu ve doğumundan makinanın ayıplı olarak üretilmesinin etkisinin olmaması, yani söz konusu makina ayıplı olarak üretilmese dahi geç teslim sebebiyle oluşacak zarar ile, ayıplı üretilen makina aksamının geç tesliminden kaynaklı doğacak zararın aynı olmasından dolayı ürünün ayıplı olup olmadığı ve üretilen ürünün ayıplı olmasında davalıların ağır kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmediği, sözleşmeye göre ana makina ve pervane sisteminin teslim tarihinin 30/10/2006 tarihi olduğu, ancak ana makinanın 27/02/2007 tarihinde, pervane sisteminin ise 10/08/2007 tarihinde teslim edildiği ihtilafsız olup, davalıların hukuki sorumluluklarının farklı sebeplere dayalı olması sebebiyle her iki davalı yönünden de farklı değerlendirme yapılması gerektiği,sözleşmeye konu malzemenin geç tesliminden kaynaklı sözleşmenin 6. maddesi uyarınca 27.229 EURO'luk tazminat istemi yönünden; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 6. maddesi uyarınca makina ve malzemenin teslim tarihinin 30/10/2006 tarihi olarak kararlaştırıldığı, satıcıdan kaynaklanan «teslimat gecikmesinden» dolayı davacının bir zararla karşı karşıya kalması halinde alıcının «gecikme tazminatı» isteme hakkına sahip olduğu, bu durumda alıcının kullanılmayan zaman için veya sözleşmeyle alakalı her bir haftalık gecikme için 8 haftalık müsaade sürecini takiben toplamda ekipmanın %5'ini aşmayacak şekilde %0,5'lik «cezai şart» uygulama hakkına sahip olduğu ve bu tazminatın alıcının gecikme ile ilgili tek çaresi olduğunun belirtildiği, yine sözleşmenin 14. maddesi ile satıcının sadece sözleşme içerisindeki sorumluluklarını yerine getirmemesinden dolayı sorumlu olacağı, satıcının hiçbir şekilde kâr kaybı, gelir kaybı, «sermaye kaybı» ve üçüncü şahısların alıcıya yönelttiği iddialarından dolayı uğranılan veya alıcı tarafından yapılan dolaysız, tesadüfü ve «dolaylı zarar» ödemelerinden satıcının mükellef olmadığının düzenlendiği, söz konusu hükümler dikkate alındığında, davacının sözleşmenin 6. maddesi uyarınca davalı Niveko Koll Şti.'nden geç teslimden kaynaklı tazminat isteminde bulunabileceği, Makina ve pervane sisteminin geç teslim edildiği, bu nedenle geminin denize indirilemediği sabit görüldüğünden, sözleşmenin 6. maddesi ve kabul gören bilirkişi raporlarındaki değerlendirme dikkate alındığında, sözleşmenin 6. maddesinin sınırlandırması uyarınca sözleşme bedelinin %5'i miktarı olan (794.770,00 EURO x 5/100 = ) 39.738,50 EURO tazminatın davacı tarafça talep edilebileceği, ancak davacı tarafça dava dilekçesinde 43.700 USD miktarında kısmi dava açılması sebebiyle ve 15/01/2009 tarihli dava dilekçesini açıklama dilekçesinde bu bedelin 27.229 EURO'luk kısmının davaya konu 43.700 USD'nin içerisinde bulunduğunu açıklaması sebebiyle 27.229 EURO'nun dava tarihindeki karşılığı olan 43.152,51 USD davacı alacağının bulunduğunun kabul edildiği, davacının bu zararı aşan tazminat istemi yönünden «ıslah» tarihi dikkate alındığında gerek bu talebi gerek diğer talepleri açısından «zamanaşımının» değerlendirilmesi gerektiği; gerek sözleşme gerekse dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nın 207. maddesi gözönüne alındığında burada zamanaşımının bir yıl alacağı ancak sözleşmenin 12. maddesinde «garanti süresi» olan ekipmanın onay ve teslimatından sonra garanti süresinin 12 ay olduğu ve ekipmanın gönderilmeye hazır olduğu bildirildiğinden sonra en geç 20 ay boyunca geçerliliğini koruyacağının düzenlendiği, dolayısıyla gerek kanun gerekse sözleşmede ayıptan doğan garanti süresinin 1 yıl olduğu, BK’nın 196. maddesine göre satıcı satılanın ayıbını alıcıdan «hile» ile gizlemiş ise, satımda tekeffül hükmü «ıskat» yada tahdit eden her şart batıldır hükmüne göre ise davalının makina ve pervane sistemindeki ayıbı davacıdan hile ile gizlediğine yönelik herhangi bir iddia bir delil bulunmadığı, dolayısıyla taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 14. maddesindeki satıcının hiç bir şekilde kâr kaybı, gelir kaybı ve üçüncü şahısların alıcıya yönelttiği iddialarından dolayı uğranılan veya alıcı tarafından yapılan dolaysız, tesadüfü veya dolaylı zarar ödemelerinden satıcı mükellef değildir ve yine satıcının yalnızca bu sözleşme içerisindeki sorumluluklarını yerine getirmemesinden dolayı zarardan sorumlu tutulacaktır şeklindeki, satıcının «sorumluluğunun sınırlandırılmasına» yönelik anlaşmanın geçerli olup, hem bu madde uyarınca davacı gecikmeden kaynaklı cezai şart dışındaki ve garanti süresi içerisinde «garanti kapsamında» davalı tarafından yapılması gerekirken, davacı tarafından ödenen ücretler dışında diğer zarar kalemlerinden dolayı davalıdan herhangi bir istemde bulunamayacağı gibi, yine sözleşmenin eser sözleşmesi olarak nitelendirilmesi halinde ise, sözleşme ve dava tarihindeki 818 saylı BK'nın eser sözleşmesini düzenleyen 355 - 371. maddelerindeki düzenlemelere göre ise, zamanaşımının 5 yıl olduğu, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 25/3 maddesinde emtianın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise, alıcının 2 gün içinde keyfiyeti satıcıya bildirmeye mecbur olduğu, açıkça belli değil ise, alıcının emtiayı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye, bu muayene neticesinde emtianın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını muhafaza için satıcıya bildirmeye mecbur olduğu, TTK'nın 25/3 maddesindeki bu yollama sebebiyle ilgili BK’nın 198/3 ve 4. maddelerinde de alıcının muayene ve «ihbar yükümlülüğü» düzenlenmesine göre, ayrıca alıcının muayene ve ihbar yükümlülüğünü ihmal etmesi halinde satılanı kabul etmiş sayılacağı, yeter ki satılan da adi bir muayene ile meydana çıkarılamayacak bir ayıbın bulunmasının gerektiği, bu kabilden bir ayıbın sonradan meydana çıkması halinde derhal satıcıya ihbar edilmesi gerektiği, aksi takdirde satılanın bu «ayıp» ile beraber kabul edilmiş addolunacağı, davacının dava dilekçesinde makina ve ekipmanların geç ve arızalı teslimi ile ilgili doğan zararının tazmininin talep edildiği, davacının ıslah dilekçesinin 14.08.2012 tarihli olduğu, sözleşmenin kurulmasından sonra sözleşme eser sözleşmesi kabul edilse dahi, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 363/1 maddesi uyarınca iş sahibinin haiz olduğu hakların alıcının haklarına tabi olduğu müruru zaman hükümlerine tabi olduğu, yani satım akdindeki zamanaşımının geçerli olduğunun belirtildiği, yine satım akdindeki ayıp hükümlerinin incelenmesinde ise davacının «sözleşmeyi fesh» etmediği, semenden indirim talebinde de bulunmadığı, ayrıca söz konusu ana makina arızasında garanti kapsamında davalı tarafından tamir edilmiş olduğu, davacının sözleşmenin 14. maddesi uyarınca kâr kaybı isteyemeyeceği, yine davacı tarafça BK'nın 202. maddesindeki ve 203. maddesindeki hakların da kullanılmadığı, ayrıca 818 sayılı BK'nın 126. mad. uyarınca müteahhitin kasıt veya «ağır kusuru» ile akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş ve bilhassa ayıplı malzeme kullanmış ve ayıplı bir iş meydana getirmiş olması nedeniyle açılacak davalar hariç olmak üzere, istisna akdinden doğan bütün davaların 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, davacının ıslahtan sonraki talepleri nazara alınmaksızın dava dilekçesi ile istediği zararların 43.700 USD içinde değerlendirileceğini, geç teslim sebebiyle sözleşmeye konu aksamın monte edilmesi için geminin Haliç Tersanesi'ne römorkor sebebiyle çekilmesine dayalı 20.000 USD römorkor ücreti yönünden; makina ve pervane sisteminin geç teslimi sebebiyle geminin kızaktan indirildiği, montaj işleminin yapılması için geminin yeniden havuza alınmasının gerektiği, ancak geminin bulunduğu yer olan Tuzla'da havuza alınması mümkün iken, geminin Haliç Tersanesi'ne çekilme «sebebinin» ve bunun teknik bir zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunun davacı tarafça ispat edilemediği, dolayısıyla davacının geminin römorkör eşliğinde Haliç Tersanesi'ne çekilme bedelinin davalı Niveko Koll Şti.'den talep edemeyeceği, Geminin ana makina ve ekipmanlarının montajı için Haliç Tersanesi'ne ödenen 132.963.-TL'lik havuz parası yönünden; taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine göre alınan makina ve pervanenin montajı sırasında havuzlama ücretlerinin alıcıya ait olduğuna dair düzenleme karşısında, alıcı bu havuzlama ücretini ister Haliç'te yaptırsın, ister Tuzla'da yaptırsın ve havuzlama işlemi ister teslimde gecikme olmaksızın süresinde yapılmış olsun, isterse gecikmiş teslim sonrası yapılmış olsun, her halukarda yapılacak montaj sırasındaki havuzlama ücretinin alıcıya ait olacağı, davacı tarafça söz konusu makina ve pervane sisteminin montajı için tek bir havuzlama ücreti ödenmiş olduğu, dolayısıyla bu havuzlama ücretinin her halükarda makina ve pervane sisteminin montajı için zorunlu olduğu ve sözleşmeye göre bunun davacı tarafından üstlenileceği, davacı tarafça «mükerrer» bir havuzlama ücreti ödendiğinin iddia ve ispat edilemediği, ayrıca arıza sebebiyle geminin havuza alınması nedeniyle ödenen havuzlama bedelinin de karşı dava kapsamında davalı Niveko Koll Şti. tarafından ödendiği sabit olduğundan davacının bu bedeli talep edemeyeceği, hatalı üretilen CPP sisteminin yağ kaçırması nedeni ile kaçağın tespiti için dalgıç, motor ve «acentelik» hizmetleri sebebiyle 3.000 USD'lik dalgıç ücreti, 1.415,47 USD'lik kılavuzluk ücreti, 1.000 USD'lik acentelik ücreti yönünden; söz konusu masraflar geminin ilk tes …
… l edilemeyeceği, ayrıca söz konusu bedelin davacıya iadesine karar verilmesi gerekse dahi, davacı tarafça kısmi dava açılmış olması ve zaman aşımı süresi içerisinde «harç eksikliğinin» giderilip davanın «ıslahının» sağlanmamış oluşu dikkate alındığında, tahsili gerektiği yönünde karar oluşturulsa dahi, kısmi dava kapsamında ilk açılan dava bedelinin dışında kaldığından talep edilemeyeceği, geminin hasarlı olduğu dönemde 06/06/2008-15/06/2008 tarihleri arasında «hasarın» giderildiği dönemdeki 90.000 USD kâr «kaybı» yönünden; söz konusu kâr kaybının geminin pompa, speratör, filtresinde meydana gelen düzensiz çalışma ve arızadan kaynaklı olduğu, 13/05/2008 tarihinde servis talebinde bulunulduğu, geminin Arnavutluk'un Dures Limanı'nda iken 26/05/2008 tarihinde servis hizmeti verilerek yaşanan problemin aşılmaya çalışıldığı, daha sonra davacı tarafından 03/06/2008 tarihinde yeniden bir servis talep yazısının gönderildiği ve Niveko'nun servis elemanlarınca 06/06/2008-15/06/2008 tarihleri arasında servis hizmetinin verildiği, bu süre içerisinde davacının gemisinin sefere çıkamadığı ve bu süre için kâr kaybı talebinde bulunulduğu, bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamalarda günlük ortalama kazancın 5.000-6.000 USD civarında olabileceğinin belirtildiği, dolayısıyla davacının belirtilen süre içerisinde kâr kaybının bulunduğuna yönelik somut bir belge «ibraz» etmesi halinde davacının talep edebileceği net kâr kaybının 45.000 USD olabileceği, ancak davacının belirtilen dönem olan 06/06/2008-15/06/2008 tarihleri arasında geminin seferinin bulunduğu yada belirtilen tarihlerde «kira sözleşmesi» ile geminin kiralandığına ilişkin dosyaya herhangi bir delil ibraz etmediği, bu itibarla davacının belirtilen sürede «kar kaybına» uğradığını ispatlayamadığı anlaşıldığından, davacının söz konusu kâr kaybı talebinde bulunamayacağı, davacının kâr kaybı talebinde bulunabileceği var sayılsa dahi, davacının ilk başlangıçta 43.700 USD'lik ve bu miktarla sınırlı olmak üzere kısmi dava açtığı ve bunu aşan taleplerin ise zaman aşımına uğradığından kabul edilemeyeceği, geminin «geç teslimi» ve hatalı üretim sebebiyle toplam 200 gün boyunca geminin çalışmamasına bağlı olarak kâr kaybı zararının tahsiline yönelik talep yönünden; söz konusu talep geminin sözleşmeye göre teslim edilmesi gereken tarih ile fiilen teslim edildiği gün arasında davacının uğramış olduğu kâr kaybının tazminine yöneliktolup, davacının kâr kaybı talep ettiği dönem geç teslimden kaynaklı dönem olması nedeniyle sözleşmenin 6. maddesinde teslimat süresi ve şartları belirlenmiş olup, bu maddede «teslimin gecikmesi» halinde alıcının talep edebileceği tazminat türü ve miktarı belirlenmiş olup, bunun dışında alıcının başka bir tazminat talebinde bulunamayacağının düzenlendiği, söz konusu sözleşme hükmüyle davacının bağlı olduğu, ayrıca henüz teslim edilmemiş bir malda teslim edilmeyen dönemde «ayıp» bulunup bulunmaması sonuca etkili bulunmadığı gibi, ayıp sebebiyle oluşan hasar ve zarar talebinin ise ancak teslimden sonraki dönem için olabileceğinin kabulü ile bu talebinde kabul edilmeyeceği, davacının gerek ilk dava başlangıcında davasını kısmi olarak 43.700 USD üzerinden açmış olması, bu bağlamda gerek sözleşme uyarınca talep edebileceği gecikmeden kaynaklı tazminatın fazlaya ilişkin kısımları, «garanti süresi» içerisinde davalı tarafından yapılması gereken tamiratlara ilişkin dalgıçlık ve klavuzluk ücreti vs.gibi kabul kararı verilebilecek kısımlar ile, gerekse yine teslim süresi içerisinde ön görülen geç teslim sebebiyle oluşan kâr kaybı gibi alacaklar, yada ağır ihmal ve «kusur» iddiası bulunmayan ana makinadaki Haziran 2008 tarihinde gerçekleşen hasar («ağır kusur» iddiası pervane sistemindeki arızaya yöneliktir) sebebiyle uğranıldığı iddia edilen kâr kaybı vs. gibi talepler yönünden davanın «zamanaşımına» uğradığı, malların geç teslim edilmesinin ağır kusur oluşturup oluşturmadığı hususunda ise; taraflar arasında akdedilen sözleşmede üretilecek makina ve pervane sisteminin nerede üretileceği konusunda herhangi bir yazılı düzenleme yer almadığından davacının pervane sisteminin İtalya yerine Çin'de üretilmesi nedeniyle gecikme olduğuna dair iddiasının, sözleşmede pervane sisteminin İtalya'da üretileceğine yönelik açık bir düzenleme olmaması ve başlı başına pervane sisteminin Çin'de üretilmiş olması ve bundan kaynaklı gecikme olduğunun ileri sürülmesi ağır kusur teşkil etmeyeceği, söz konusu ürünlerin hiçbirinin üreticisi davalı Niveko Koll Şti. olmayıp, sözleşmede bir tarafın edimini yerine getirmemesi veya ayıplı olarak yerine getirmesinin ağır kusur oluşturabilmesi için gerek 818 sayılı BK'nın 198, gerekse istisna akdinin düzenlendiği BK'nın 355-371 maddeleri uyarınca ağır kusur gerektiren eylemin kasten ve «hile» ile işlenmesi gerektiği sözleşme tarihi 27/10/2005 olup, pervanenin üretildiği Çin'deki fabrikanın 2006 yılında kurulmuş olmasının davalının sözleşmenin kurulması aşamasında bunu bilerek gizlediği iddiasının kabul edilemeyeceği, ayrıca ana makina sisteminin üretim yerinin almanya olduğu ve buna rağmen bunun tesliminin de 116 gün geciktiği, bu itibarla gecikmenin pervane sisteminin Çin'de yapılması ile bir ilgisinin bulunmadığı, ana makina Almanya'da üretilmiş olmasına rağmen ana makinanın da tesliminin geciktiği nazara alındığında davalının geçeilmede ağır kusurundan söz edilemeyeceği, asıl davada davalı ZF Padova Şirketi yönünden; davalı pervane sisteminin üreticisi konumunda olup, ana makinanın üreticisi olmadığı davacı ile bu davalı arasında akdedilmiş herhangi bir sözleşme bulunmadığından, davalının sorumlu olmasının üreticinin piyasaya sürdüğü ürünün hatalı olmasından dolayı doğan zararlardan kaynaklı giderim yükümlülüğünü ifade ettiği, ancak mamülün yada ürünün doğrudan doğruya kendisinde meydana gelen zararların imalatçının sorumluluğu kapsamına «dahil» olmadığı, bu gibi durumlarda satış akdindeki tekeffül hükümlerinin uygulanacağı anlaşıldığından, bu davalıya üretici sıfatı ile de sorumluluk yönüne gidilemeyeceği, davalı-karşı davacının karşı dava yönünden taleplerinde ise; davalı-karşı davacı tarafça söz konusu uçakla nakliyenin daha fazla gecikmeyi önlemek adına yapıldığı, gecikmede kendi hata ve kusuru bulunduğu, bu bağlamda sözleşme uyarınca nakliye bedelinin kendisine ait olması dikkate alındığında, davalı-karşı davacının söz konusu uçakla nakliye bedelinin davacı-karşı davalıdan talep edemeyeceği, «garanti kapsamında» verilen servis hizmeti esnasında havuzlama «masraflarının» davacı tarafından gerçekleştirileceğinin düzenlendiği, ancak 07/01/2008 tarihli faturanın davalı tarafından ödendiği belirtilerek, 13.077 USD'nin davacıdan tahsili …
Bölge adliye mahkemesince, asıl davada davacının davalı Niveko ile imzaladığı sözleşmenin «satış sözleşmesi» olup davacının üretici ile imzaladığı bir sözleşme olmadığı zira davalı Niveko üretim yapmadığı gibi, montajı da üstlenmediği, montajın davacı Nabal'ın yükümlülüğünde olduğu, uyuşmazlıkta eser değil ,dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 182. madde, 6762 sayılı TTK'nın 25. madde hükümleri uygulanacağı, ayıba dayalı istek bakımından inceleme yapıldığında, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 25/4. maddesi uyarınca «tacirler arası satışlarda» «ayıp» nedeniyle «zamanaşımı» süresi 6 ay ise de daha uzun süreli «garanti» verilmesi durumunda zamanaşımı süresinin «garanti süresi» sonuna kadar uzayacağı, «gümrük beyannamesi» tarihine göre cihazların 15/08/2007 tarihinde «teslime» hazır olduğu, montajdan sonra düzenlenen onay ve «teslim tutanaklarının» 18/12/2007 tarihi itibari ile imzalandığı, buna göre 12 aylık garanti süresinin bu tarihten itibaren başladığı, devreye alma işlemi 05/01/2008 tarihinde tamamlanıp geminin sefere çıktığı, «teslim tarihi» itibariyle 20 aylık genel garanti süresinin de 10/04/2009 tarihinde sona erdiği, ayıp ihbarında bulunma koşuluyla garanti süresinde dava açılabileceğinden kısmı davanın açıldığı 19/08/2008 tarihi itibariyle teslim tutanakları esas alınsa da, uzatılan garanti süresi nedeniyle zamanaşımı süresi dolmadığı, ayıptan kaynaklanan zarar talebi için kısmi dava dilekçesi ile talep olunan kısımlar bakımından zamanaşımı süresi dolmamasına göre değerlendirme yapılacağı, davacının asıl davadaki talebinin, satılan malın «tesliminde gecikme» sebebiyle uğradığı zarara ilişkin olduğu (BK 102) bu tazminat «satım sözleşmesinde» buna mahsus zamanaşımı düzenlemesi olmadığından BK 125 gereği 10 yıllık zamanaşımına tabi olacağı ve sözleşme tarihinden itibaren 10 yıl zamanaşımı içinde ileri sü …
Şti.'ce tedarik edilen pervane sistemindeki arızadan kanatta üretim arızası olduğu daha 05/09/2007 tarihinde belirlendiği halde zamanında «garanti» veren satıcı ve servis şirketi gerekli önlemleri alıp davacının değiştirme taleplerini karşılaması halinde tekrarlanan arızaların ve mağduriyet yaşanmayacağı nazara alındığında, 05/09/2007 tarihinden itibaren satıcı olan davalı Niveko’nun ağır kusurlu bulunduğunun kabulünün gerekeceği, bu bağlamda sözleşmede «teslim» süresi net iken süresinde teslim edilmemesinden dolayı istenen «cezai şartın» «ıslahda» nazara alınarak bilirkişi raporlarına göre; toplamda sözleşme bedeli üzerinden %5 oranında hesaplanan 39.738,50-EURO «gecikme cezası» «satış sözleşmesinden» kaynaklandığı ve satış sözleşmesinde özel bir «zamanaşımı» öngörülmediğinden ilk derece mahkemesince 27.229 EURO karşılığı 43.152,51-USD'nin tahsiline hüküm verilmiş ise de kalan kısım olan 6.380,75 TL'sine ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle davalıdan tahsili gerektiği, geminin ana makine ve ekipmanlarının montajı için 132.963.-TL havuz parası ödendiği, «geç teslim» nedeniyle makine olmadan denize indirilen geminin montaj için yeniden havuza alındığı, ödenen bedelin davalıdan tahsili istemi yönünden; «teslimde gecikme» hiç olmasaydı makina zamanında teslim edilseydi dahi gemi montaj süresi kadar havuzda tutulup yine havuzlama ücreti ödeneceği, ödenen havuz parasının her koşulda ödenecek bir bedel olması ve aradan geçen zaman nedeniyle da daha fazla havuz parası ödendiği yolunda bir iddia da ileri sürülmemesi karşısında Havuz ücreti gecikmeden kaynaklanan bir zarar olmadığından davalı- karşı davacı 13.077-USD havuz parasının ayıplı üretim nedeniyle üstlenilip ödendiği de sabit olduğundan davacının havuz bedeline ilişkin davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı, 200 günlük günlüğü 10.000-USD'den kâr «kaybı» talebi; malın geç teslimine dayalı bir istem olup, 200 gün «teslim tarihi» olan 10/08/2007 (15.08.2007) tarihine kadar hesaplanmış bu dönemde henüz teslim vaki olmadığından, dolayısıyla sonuçta üretimde hatalı bir mal teslim edileceği de öngörülebilir bir durum olmadığından uzun süreli gecikme nedeniyle sözleşme hükümlerine itibar edilerek 6 ve 14. maddeleri ile gecikmeden dolayı oluşabilecek zarar taleplerini kararlaştırarak sınırlandırdıkları, geç teslimde ağır kusurlu kabul edilmeyen davalı satıcıdan bu bedelin istenemeyeceği, 20.000-USD römorkor bedeli ise yine geç teslim nedeniyle talep edilen zarar kalemi olup, bu kalem davacının fiili zararına tekabül ettiğinden, bilirkişi raporlarında Tuzla bölgesinde mevcut yoğunluk nedeniyle (o dönem Tuzla tersanelerinin karaborsa olduğu belirtilmiştir.) geminin 20/01/2007 tarihinden bu yana da denizde olduğu gözetildiğinde durumun aciliyetine göre bulunabilen tersanede işin yaptırılacağı hayatın olağan akışına uygun olup, davacının tersane seçimini menfaatine en uygun yerde yaptırdığının kabulünün makul davranış olduğu ve bu zarar kalemini davalı Niveko Şti.’nden talep edebileceği, 5.417 USD dalgıç, «acente», pilotaj ücreti talebi ise; ayıba dayalı bir talep olup, kısmi dava ile tamamının talep edildiği, 3000 USD dalgıç ücreti için «fatura» düzenlenmesi halinde de ödeneceğine ilişkin davalı Niveko yetkilisinin 17 Mart 2008 tarihli e-mailinin bulunduğu ve talebin süresinde olduğu ve ayıplı ürün satışı sabit olduğundan davacıya ödenmesi gerektiği, 6.300 EURO yedek parça bedelinin talebi ise; bedeli peşin ödenen ancak teslim edilmeyen emtia bedeline ilişkin olup «bedelin iadesi» isteminin ayıpla veya geç teslimle ilgisi olmadığı, ancak davacı tarafça bu bedelin birleşen davacı şirkete ödenmiş olması nedeniyle asıl davalıya «husumet» düşmediğinden talep edilemeyeceği, 90.000 USD kâr kaybı talebi bakımından; davalı Niveko 12 aylık süre içerisinde sattığı ekipmana garanti vermiş ve malzemedeki «kusurlar» nedeniyle servis ve malzeme bedelini de karşılayacağını sözleşme ile üstlendiği halde 03/06/2008 tarihinden itibaren her gün servis talebinde bulunulduğu, 06/06/2008 tarihinde ana makina üzerindeki pompaların sökülmesine rağmen ve yedek parçaları da «rehin» tutmak suretiyle geminin ve davacının «kazanç kaybına» sebebiyet verildiği, iş ve güçten kalma süresince geminin çalışamadığı sabit olup, dosyada elde edilebilecek gelirlerin getirtildiği, (04/06/2018-16/06/2018 tarihleri arası) geminin 13 gün beklediği, davacının kendi imkanları ile gemiyi tamir ettirdiği, 6 günlük süre içerisinde tamiratın yapılabileceği buna göre kalan 7 günlük süre için zarar takdirine hükmedilmesi gerektiği, asıl davada davalı ZF Padova S.P.A. bakımından; bu davalı üretici firma olup, davacı ile akdî ilişkisi bulunmadığı, diğer davalı satıcının alıcıya karşı sözleşme koşullarında ve tekniğine uygun «ifa» etmemesi «ayıplı ifa» olup, satıcının ayıplı ve sözleşme koşullarına aykırı ifasının üretici firma yönünden «haksız fiil» olarak kabul edilmesinin mümkün olmayacağı, davacı ile satım ya da «eser sözleşmesi» gibi akdî ilişkisi de bulunmadığından adı geçen davalı aleyhindeki davanın «husumet yokluğundan» reddi gerektiği, karşı dava da; davalı Niveko davacı adına ödediği havuz ve emtianın Çin'den uçakla getirilme «masraflarının» iadesini talep ettiği ancak sözleşme gereği bu masrafların satıcıya ait bulunduğu, ekstra nakliye ücreti ödendiğinde bunun alıcıya ait olacağına dair bir hüküm bulunmadığı, havuz masrafı da pervanede ortaya çıkan yağ kaçağı için yapıldığı ve «ayıp» tesbit edildiğinde ödeneceği davalı tarafından «taahhüt» edildiğinden iadesinin mümkün görülmediği için bu davadaki taleplerin ilk derece mahkemesince reddinde isabetsizlik görülmediği, birleşen dava bakımında ise davacı …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9611 E. 2012/15209 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5552 E. , 2024/669 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ 12.09.2023
SAYISI 2023/188 Esas, 2023/1061 Karar
ASIL DAVADADAVACI/
KARŞI DAVADA DAVALI/
BİRLEŞEN DAVADA DAVALI ... vekili Avukat ...
ASIL DAVADA DAVALI/
KARŞI DAVADA DAVACI 1.Niveko Makine Dış Tic. Koll. Şti vekili Avukat ...
ASIL DAVADA DAVALI 2.... vekili Avukat ...
BİRLEŞEN DAVADA DAVACI Armona Denizcilik A.Ş.
(Eski unvanı: Niveko Makine Tic. Ltd. Şti.)
HÜKÜM
Direnme
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2014/330 E., 2017/1301 K.
BİRLEŞEN DAVA
Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2008/938 E. sayılı dosya
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat ve itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince asıl ve karşı davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmekle, birleşen dava yönünden bozmaya karşı direnme kararı verilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı davalı/karşı davacı Niveko Makine Dış Tic. Koll. Şti. vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş ise de Bölge Adliye Mahkemesince 12.09.2023 tarihli ek karar ile hükmedilen ve temyize konu edilen dava değeri kesinlik sınırını aşmadığından temyiz başvurusunun reddine karar verilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı davalı/karşı davacı Niveko Makine Dış Tic. Koll. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULU'NA GÖNDERİLMESİNE,
31.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/993784700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz