6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Geç teslim tazminatının sözleşmedeki gecikme cezasıyla sınırlılığı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1491 E. 2022/7141 K. · · İlk derece: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Gerekçe özeti

Satıcının üretim ve montajı üstlenmediği, yalnızca yurt dışında ürettirilen donanımın satışını yaptığı sözleşme eser değil satım sözleşmesidir. Satılanın geç tesliminden doğan zararın tazmini istemi için satım hükümlerinde özel bir zamanaşımı öngörülmediğinden BK 125 gereği on yıllık zamanaşımı uygulanır; ayıba dayalı istemlerde ise tacirler arası satışta TTK 25/4 uyarınca altı aylık zamanaşımı geçerli olmakla birlikte daha uzun süreli garanti verilmişse zamanaşımı garanti süresinin sonuna kadar uzar. Taraflar sözleşmede teslimin gecikmesi hâlinde ödenecek tazminatın türünü ve tavanını belirleyip satıcının kâr kaybı ve dolaylı zararlardan sorumlu olmayacağını kararlaştırmışsa, ağır kusuru ispatlanmayan satıcıdan bu sınırın ötesinde gecikme kaynaklı kâr kaybı istenemez; sözleşmede gecikme cezası açıkça kararlaştırılmış ve hükme bağlanmışken ayrıca gecikme kalemi altında ilave tazminata hükmedilemez. Buna karşılık, arıza belirlendikten sonra garanti veren satıcının gerekli önlemleri almaması ve değiştirme taleplerini karşılamaması hâlinde satıcı o tarihten itibaren ağır kusurlu sayılır ve garanti kapsamındaki arızanın tespiti için yapılan giderlerden sorumlu olur. Her koşulda ödenecek nitelikteki havuzlama gideri gecikmeden doğan zarar değildir. Geminin başka bir tersaneye nakli gibi bir giderin satıcıya yükletilebilmesi, naklin zorunluluğunun ilgili mercilerden sorulup teyit edilmesine bağlıdır. Alıcı ile arasında akdî ilişki bulunmayan üretici, satıcının ayıplı ve sözleşmeye aykırı ifasından haksız fiil esasına göre sorumlu tutulamaz; bu davalı yönünden dava husumet yokluğundan reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Geminin başka bir tersaneye römorkörle çektirilmesi giderinin satıcıya yükletilebilmesi için haklı gerekçe aranması → kabul

İddia: Asıl davada davalı, römorkör bedeline hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek temyiz etmiştir.

Gerekçe: Davacının, geminin parçalarının geç tesliminden dolayı gemiyi bir tersaneden diğerine römorkör vasıtasıyla çektirdiğine ilişkin faturaya dayalı istemi bulunmakla birlikte, geminin çekilme tarihinde böyle bir naklin davalıya yükletilebilmesi için haklı bir gerekçeye dayanması gerekir. Davacı, bulunduğu tersanede yoğunluk olması nedeniyle gemiyi diğer tersaneye nakletmek zorunda olduğunu iddia ettiğine göre, bu husus ilgili mercilerden sorulup teyit edilmeksizin kabul kararı verilmesi doğru değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Sözleşmede gecikme cezası kararlaştırılmışken ayrıca kâr kaybı adı altında ek tazminata hükmedilip hükmedilemeyeceği → kabul

İddia: Asıl davada davalı, bekleme süresi esas alınarak ek gün üzerinden kâr kaybına hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek temyiz etmiştir.

Gerekçe: Taraflar arasındaki sözleşmenin teslimat süresi ve şartları başlıklı 6. maddesinde, teslimatın gecikmesi hâlinde nasıl bir tazminat öngörüleceği açıkça kararlaştırılmış ve mahkemece bu doğrultuda hüküm kurulmuşken, tersanede bekleme süresi nazara alınarak ek yedi günlük kâr kaybı (gecikme) kalemi altında ilave tazminata hükmedilmesi doğru değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Sözleşmenin hukuki niteliği ve geç teslim ile ayıba dayalı istemlerde uygulanacak zamanaşımı → kabul

İddia: Asıl davada davacı, ıslahla artırılan taleplerinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinafa başvurmuştur.

Gerekçe: Davacının satıcı ile imzaladığı sözleşme satış sözleşmesi olup davacının üretici ile imzaladığı bir sözleşme yoktur; satıcı üretim yapmadığı gibi montajı da üstlenmemiş, montaj alıcının yükümlülüğünde kalmıştır. Bu nedenle uyuşmazlıkta eser sözleşmesi hükümleri değil, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 182. maddesi ile 6762 sayılı TTK'nın 25. maddesi hükümleri uygulanır. Ayıba dayalı istek bakımından, 6762 sayılı TTK'nın 25/4. maddesi uyarınca tacirler arası satışlarda ayıp nedeniyle zamanaşımı süresi altı ay ise de daha uzun süreli garanti verilmesi durumunda zamanaşımı süresi garanti süresinin sonuna kadar uzar; somut olayda onay ve teslim tutanaklarının imzalandığı tarihten itibaren on iki aylık garanti süresi işlemiş, teslim tarihi itibarıyla yirmi aylık genel garanti süresi de dava tarihinden sonra sona erdiğinden ayıp ihbarında bulunma koşuluyla garanti süresi içinde açılan kısmi dava bakımından zamanaşımı dolmamıştır. Davacının asıl davadaki talebi satılan malın tesliminde gecikme sebebiyle uğranılan zarara ilişkin olup (BK 102), bu tazminat için satım sözleşmesinde buna mahsus bir zamanaşımı düzenlemesi bulunmadığından BK 125 gereği on yıllık zamanaşımına tabidir; sözleşme tarihinden itibaren on yıllık süre içinde ileri sürülen talepler bakımından zamanaşımı — ilk derece mahkemesinden farklı olarak — dolmamıştır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Üretici firma aleyhine açılan davada pasif husumet → ret

İddia: Üretici davalı, davacı ile arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmadığını, mamulün doğrudan doğruya kendisinde meydana gelen zararların imalatçının sorumluluğu kapsamına girmediğini, bu gibi durumlarda satış akdindeki tekeffül hükümlerinin uygulanacağını savunmuştur.

Gerekçe: Bu davalı üretici firma olup davacı ile aralarında akdî ilişki bulunmamaktadır. Satıcının alıcıya karşı sözleşme koşullarında ve tekniğine uygun ifada bulunmaması ayıplı ifa olup, satıcının ayıplı ve sözleşme koşullarına aykırı ifasının üretici firma yönünden haksız fiil olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Davacı ile üretici arasında satım ya da eser sözleşmesi gibi akdî bir ilişki de bulunmadığından, adı geçen davalı aleyhindeki davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Satıcının geç teslimde ve ayıplı üründe ağır kusurunun bulunup bulunmadığı → kısmi kabul

İddia: Davacı, ürünün üretim yerinin sözleşmeye aykırı biçimde değiştirilmesinden kaynaklanan gecikmenin satıcının ağır kusuru olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı denizcilik sektöründe faaliyet göstermekte, başkaca gemileri bulunmakta ve üretici firmaların seçimini de kendisi yapmakta olduğundan üretim yerinin değiştirildiğinin davacı tarafça da bilinmesi gerekir. Satıcının ağır kusur sayılabilecek kasta yakın bir kusurunun bulunduğu ispatlanamadığından, teslimdeki gecikme nedeniyle davalı kusurlu ve mütemerrit sayılsa da ağır kusurlu kabul edilemez. Buna karşılık pervane sistemindeki kanat üretim arızası belirlendiği tarihte garanti veren satıcı ve servis şirketi gerekli önlemleri alıp davacının değiştirme taleplerini karşılasaydı tekrarlanan arızalar ve mağduriyet yaşanmayacağından, arızanın belirlendiği tarihten itibaren satıcının ağır kusurlu bulunduğunun kabulü gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Gecikme cezasının sözleşme bedeliyle sınırlı olarak hesabı ve ıslahla artırılan kısım → kabul

İddia: Davacı, ıslahla artırdığı gecikme cezası alacağının tamamına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sözleşmede teslim süresi net iken süresinde teslim edilmemesinden dolayı istenen cezai şart, ıslah da nazara alınarak hesaplanmalıdır. Sözleşme bedeli üzerinden sözleşmedeki tavan oranına göre hesaplanan gecikme cezası satış sözleşmesinden kaynaklandığından ve satış sözleşmesinde özel bir zamanaşımı öngörülmediğinden, ilk derece mahkemesince hükmedilen tutarın dışında kalan kısmın da ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle davalıdan tahsili gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Havuzlama (havuz parası) bedelinin geç teslimden doğan zarar sayılıp sayılmayacağı → ret

İddia: Davacı, geç teslim nedeniyle makine olmadan denize indirilen geminin montaj için yeniden havuza alındığını, ödenen havuz bedelinin satıcıdan tahsili gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Teslimde hiç gecikme olmasaydı ve makine zamanında teslim edilseydi dahi gemi montaj süresi kadar havuzda tutulup yine havuzlama ücreti ödenecekti; ödenen havuz parası her koşulda ödenecek bir bedeldir ve aradan geçen zaman nedeniyle daha fazla havuz parası ödendiği yolunda bir iddia da ileri sürülmemiştir. Bu nedenle havuz ücreti gecikmeden kaynaklanan bir zarar değildir; ayrıca ayıplı üretim nedeniyle yapılan havuzlama bedelinin satıcı tarafça üstlenilip ödendiği de sabit olduğundan bu kaleme ilişkin davanın reddinde isabetsizlik yoktur. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Geç teslim dönemine ilişkin kâr kaybı talebi ve sözleşmesel sorumluluk sınırlaması → ret

İddia: Davacı, sözleşmeye göre teslim edilmesi gereken tarih ile fiilî teslim tarihi arasındaki dönem için günlük kâr kaybının tazminini istemiştir.

Gerekçe: Talep malın geç teslimine dayalı olup, kâr kaybı istenen dönem henüz teslimin gerçekleşmediği dönemdir; bu dönemde sonuçta üretimde hatalı bir mal teslim edileceği de öngörülebilir bir durum değildir. Taraflar sözleşmenin 6 ve 14. maddeleriyle gecikmeden doğabilecek zarar taleplerini kararlaştırıp sınırlandırmışlardır; sözleşmenin 6. maddesi gecikme hâlinde alıcının talep edebileceği tazminatın türü ve miktarını belirlemiş, 14. maddesi ise satıcının kâr kaybı, gelir kaybı ve dolaylı zararlardan sorumlu olmayacağını düzenlemiştir. Geç teslimde ağır kusurlu kabul edilmeyen satıcıdan bu bedel istenemez. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Ayıbın tespiti için yapılan dalgıç, acente ve pilotaj giderleri → kabul

İddia: Davacı, ürünün yağ kaçırması nedeniyle kaçağın tespiti için yapılan dalgıç, kılavuzluk ve acentelik giderlerinin satıcıdan tahsilini istemiştir.

Gerekçe: Bu talep ayıba dayalı olup kısmi dava ile tamamı talep edilmiştir; dalgıç ücreti için fatura düzenlenmesi hâlinde de ödeneceğine ilişkin satıcı yetkilisinin e-postası bulunmakta, talep süresinde bulunmakta ve ayıplı ürün satışı sabit olduğundan bu giderler davacıya ödenmelidir. Sözleşmenin 12/3. maddesi uyarınca garanti süresince satıcı, kusurlu donanımını veya kusurlu parçalarını değiştirmek ya da tamir etmek yoluyla kusuru gidermekle ve bundan kaynaklanan maliyetlerden sorumludur. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Bedeli ödendiği hâlde teslim edilmeyen yedek parça bedelinin kimden istenebileceği → ret

İddia: Davacı, bedeli peşin ödenen ancak teslim edilmeyen yedek parça bedelinin iadesini istemiştir.

Gerekçe: Talep, bedeli peşin ödenen ancak teslim edilmeyen emtia bedeline ilişkin olup bedelin iadesi isteminin ayıpla veya geç teslimle ilgisi yoktur; ancak bu bedel birleşen davanın davacısı şirkete ödenmiş olduğundan asıl davadaki davalıya husumet düşmez ve ondan talep edilemez. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Karşı davada nakliye ve havuzlama masraflarının iadesi → ret

İddia: Karşı davacı satıcı, daha fazla gecikmeyi önlemek için donanımın uçakla taşınması nedeniyle yaptığı masraf ile alıcı adına ödediği havuzlama bedelinin iadesini istemiştir.

Gerekçe: Sözleşme gereği nakliye masrafları satıcıya ait olup, ekstra nakliye ücreti ödendiğinde bunun alıcıya ait olacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Havuz masrafı ise üründe ortaya çıkan yağ kaçağı için yapılmış olup ayıp tespit edildiğinde ödeneceği satıcı tarafından taahhüt edildiğinden iadesi mümkün değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Birleşen davadaki servis ve yedek parça alacağına ilişkin itirazın iptali istemi → ret

İddia: Birleşen davanın davacısı, verdiği montaj, servis ve yedek parça hizmetlerinden doğan alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptalini istemiştir.

Gerekçe: Birleşen davanın davacısı sözleşme hükümlerine göre hizmet vermekte ağır kusurlu olduğundan ve karşı taraf da alacaklı bulunduğundan, birleşen davadaki istemler yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Satım sözleşmesinde geç teslimden doğan tazminatın BK 125'teki on yıllık zamanaşımına tabi olması, garanti süresinin ayıp zamanaşımını uzatması, sözleşmeyle gecikme tazminatının tür ve tavanının belirlenmiş olması hâlinde ağır kusuru ispatlanmayan satıcıdan bunun ötesinde kâr kaybı istenemeyeceği ve alıcı ile akdî ilişkisi bulunmayan üreticiye husumet yöneltilemeyeceği yönünden bağlayıcı içtihat değeri taşır.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
Satılanın geç tesliminden doğan tazminat isteminde satım sözleşmesine mahsus özel bir zamanaşımı bulunmadığından BK 125 uyarınca on yıllık zamanaşımı uygulanır. Ayıba dayalı istemlerde tacirler arası satışlarda TTK 25/4 uyarınca zamanaşımı altı ay olmakla birlikte, daha uzun süreli garanti verilmişse zamanaşımı süresi garanti süresinin sonuna kadar uzar.
Dava şartı
Taraf sıfatı (pasif husumet): Alıcı ile arasında akdî ilişki bulunmayan üretici aleyhine, satıcının ayıplı ve sözleşmeye aykırı ifasına dayanılarak açılan davada husumet bulunmaz., Husumet: Bedelin ödendiği kişi ile davalının farklı tüzel kişiler olması hâlinde bedelin iadesi istemi davalıya yöneltilemez.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
satım sözleşmesi eser sözleşmesi ayrımı ayıba karşı tekeffül garanti süresi zamanaşımı gecikme cezası (cezai şart) sorumluluğu sınırlayan kayıt ağır kusur temerrüt kâr kaybı pasif husumet üreticinin sorumluluğu kısmi dava ıslah

Atıf yapılan mevzuat: 818 sayılı BK — 818 sayılı BK 102818 sayılı BK 125818 sayılı BK 182 · 6762 sayılı TTK — 6762 sayılı TTK 256762 sayılı TTK 25/4

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Direnme kararına ilişkin dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5552 E. 2024/669 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10450 E. 2012/14132 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Gemi sicili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3520 E. 2022/7190 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/1491 E.  ,  2022/7141 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12.HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01.11.2017 tarih ve 2014/330 E- 2017/1301 K. sayılı kararın davalı-karşı davacı vekili Niveko..Koll.Şti vekili ile asıl davada davacı birleşen davada ve karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine- kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 06.11.2020 tarih ve 2018/516 E- 2020/1125 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi asıl davada davacı-birleşen ve karşı davada davalı vekili ile asıl davada davalı-karşı davada ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 18.10.2022 günü hazır bulunan asıl davada davacı ve birleşen davada davalı vekili Av.

... Av. ..., Av. ...ile birleşen davada davacı ile davalı - karşı davacı vekili Av. ... ile davalı ZF […]P.A. vekili Av....Yatkın dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl davada davacı vekili, davalı Niveko ... Koll. Şti. ile imzalanan 26/10/2005 tarihli sözleşme ile ana makine ve aksamlarını satın aldığını, makine ve pervanenin 30/10/2006 tarihinde teslim edilmesi gerekirken, ana makinenin 23/02/2007, pervane aksamının ise 10/08/2007 tarihinde teslim edildiğini, pervane ve aksamlarının (CPP Sistemi) teslim edilmediği süre içerisinde 20/01/2007 tarihinde geminin kızaktan denize indirildiğini, bu sebeple 10/08/2007 tarihinde romörkör yedeğinde Haliç Tersanesi'ne çekildiğini, makine ve CPP Sisteminin montajının gerçekleştirildiğini, yapılan testlerde pervanenin yağ kaçırdığının tespit edildiğini, tüm çalışmalara rağmen bu problemin çözümlenemediğini ve davalının taleplerine herhangi bir cevap vermediğini, müvekkilinin sözleşmede yazılı gecikme cezasını talep hakkı bulunduğunu, bunun yanında geminin romörkör eşliğinde çekilme, tersaneye ödenen havuz, yağ kaçırma nedeniyle gemi için yapılan dalgıç, acente ve pilot masrafları, geç teslimden kaynaklı kazanç kaybı ve kullanılamaz halde bulunan CPP Sisteminin bedeli gibi pek çok zarara maruz kaldığını, her iki davalının zararlarından sorumlu olduğunu, ana makine ve ekipmanlarının gerek geç gerekse arızalı teslimi nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarara karşılık olarak 43.700-USD tazminatın dava tarihinden itibaren bankaların USD'ye verdiği en yüksek oranda ticari faiz uygulanmasını talep etmiştir.

14/08/2012 tarihli ıslah dilekçesi ile 43.700-USD değerindeki müddeabih 1.350.000-USD arttırılarak toplamda 1.393.700-USD'ye yükseltmiştir.

Davalı- karşı davacı Niveko ... Koll. Şti. vekili; davacıya donanımın 30/10/2006 tarihinde teslimi öngörüldüğünü ancak teslimin gerçekleşemediğini, üreticinin imalatı yaptığı fabrikanın Çin'e taşımasının gecikmenin sebebi olduğunu, bu hususun tüm gemicilik sektöründe bilindiğini, fabrikanın taşınması akabinde imalatın hemen tamamlanarak teslim edildiğini, sözleşmenin 6. maddesi 6. bendinde geciken donanım için 4 haftalık bir telafi süresi geçtikten sonra her hafta için binde beş oranında gecikme cezası ödeneceğinin sözleşmede yazılı olduğunu, davacının pervanenin montajı akabinde deneme seyri esnasında yağ kaçırdığını, bu sebeple arızalı olduğunu, değişim talebi ile birlikte masraflarının karşılanmasını talep ettiği, deneme seyri esnasında yağ kaçağına rastlandığı, ancak hemen giderildiği ve halen hiçbir sorun olmaksızın kullanıldığı, sözleşmenin 12.

maddesi 6. bendinde geminin çekilmesi, havuzlanması gibi masrafların satıcı sorumluluğunda olmayacağının düzenlendiğini, arızalı mal tesliminden kaynaklanan her türlü zarar taleplerini kabul etmediklerini savunarak asıl davanın reddini, satım sözleşmesi gereği donanımın nakliyesinin satıcı müvekkili tarafından yerine getirileceği, sözleşme ve ticari örfe göre gemi ile nakledileceği, ancak bu şekilde taşıma 2 ay bir süre gerektirdiğinden daha fazla gecikmenin engellenmesi için uçakla taşındığı, 26.680,58-EURO masraf edildiği, ayrıca yağ kaçağına ilişkin servis hizmeti verildiği esnada geminin havuzlama masrafı olan 13.077-USD'nin İstanbul Tersanesi'ne müvekkili şirket tarafından 07/01/2008 tarihinde davalı adına kesilen fatura karşılığında ödeme yapıldığı, her iki ödemenin davacı tarafından kendilerine iade edilmediğinden 26.680,58-EURO ve 13.077-USD alacağın dava tarihinden itibaren reeskont faizi işletilerek karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Asıl davada davalı ZF Padova SPA vekili, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmadığını, üreticinin sorumluluğu hükümleri çerçevesinde herhangi bir sorumluluk yöneltilemeyeceğini, davacının sözleşmesel ilişki içinde bulunduğu tarafın diğer davalı olduğunu, mamülün doğrudan doğruya kendisinde meydana gelen zararların, imalatçının sorumluluğu konusuna dahil olmayıp, bu gibi durumlarda satış akdindeki tekeffül hükümlerinin uygulanacağını, imalatçının sorumluluğu kapsamına giren zararların, mamülün ayıplı olması nedeniyle ayıbı takip eden zararlar olduğunu, üreticinin ürünün güvenliğini etkileyen eksiklik nedeniyle doğan her türlü zarardan değil, yalnızca ölüm, yaralanma sonucu doğan zararlardan ve hatalı ürün dışındaki diğer malların uğradığı zarardan sorumlu tutulduğunu, davacının, üründeki hata nedeniyle sorumluluk hali ile üreticinin sorumlulğu halini birbirinden ayırt edemediğini, sözleşmede satıcı Niveko'nun kazanç kaybı vs.

dolaylı zararlardan hiçbir şekilde sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığını beyanla, olayda davalının gerek üreticinin sorumluluğu, gerekse ayıba karşı tekeffül hükümleri çerçevesinde herhangi bir tazmin yükümlülüğü bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davacı Niveko Makina Tic. Ltd. Şti. vekili, davalıya verilen sözleşme kapsamında servis hizmet bedellerinin tahsili için gönderilen 16/07/2008 tarihli ihtarnameye rağmen ödenmeyen borcun tahsili için Kadıköy 6. İcra Müdürlüğü'nün 2008/1502 esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, takipte alacağın 37.622,07 EURO alacak belirtilmesi gerekirken zuhulen 32.622,07 EURO'nun beyan olduğunu, davacının alacağının sabit olduğundan dolayı davalarının kabulü ile, icra dosyasına vaki itirazın iptali ile takipte zuhuli eksiklik, itirazı aşan 5.000 EURO alacaklarının reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama alınan bilirkişi raporlarına göre, davacı tarafça dava dilekçesi içeriğinde birden fazla zarar kalemi sayılmış olmasına rağmen ve zarar kalemlerinde uğradığı zarar miktarı daha fazla gösterildiği halde talebin 43.700 USD olması sebebiyle dava dilekçesini açıklaması ve hangi zarar kalemi için ne kadar talepte bulunduğunu bildirmesi için beyanda bulunmak üzere süre verilen davacı, 16/01/2009 tarihinde mahkemeye sunulan dilekçe ile 43.700 USD olarak talep edilen toplam zararın 27.229 EURO'luk kısmının sözleşmenin 6. maddesi uyarınca öngörülen gecikme cezası sebebiyle istendiği, kalan kısmının 20.000 ABD Dolarının römorkor hizmet bedeli, 132.963.-TL'sinin havuz parası, 6.300 EURO'sunun yedek parça satım bedeli iadesi, 5.417,47 USD'nin dalgıç, kılavuzluk ve acentalık hizmeti, servis için beklenen süresi boyunca 90.000 USD'lik kazanç kaybı ve 200 günlük, günlük 10.000 USD'den kâr kaybı olarak açıkladığı, davacı tarafça açıklanan bu miktarların toplamının da dava dilekçesinde bahsi geçen ve ilk başlangıcında harcı yatırılan 43.700 USD'lik miktardan daha fazla olduğu, daha sonra süreç içerisinde davacı tarafça ıslah dilekçesinin sunduğundan bu taleplerin ıslahla birlikte ele alındığı, dosyadaki taleplerin her bir dava açısından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, buna göre asıl davada;

davacının zarar kalemleri ayrı ayrı ele alındığında, davacı, 1 nolu davalı Niveko Mak Dış Tic. Koll Şti. ile arasında akdedilen 26/10/2005 tarihli sözleşme ile davalı tarafından OneMaK 6M20Propulcion Package ürününün satışını üstlendiği, alıcı davacı Nabal Denizcilik'in de karşılığında 794.770 EURO ödemeyi üstlendiği, söz konusu sözleşme içeriği dikkate alındığında davalı Niveko tarafından ilgili geminin makina aksamının ve pervane sisteminin yurt dışında gemiye uygun şekilde ürettirilerek, davacıya satımını üstlendiği nazara alındığında, bu sözleşmenin hem bir eser sözleşmesi, hem de bir satım sözleşmesi niteliğini taşıyan karma bir akit olduğu, bu durumda hem 818 sayılı BK hükümlerindeki eser sözleşmesine ilişkin hükümler, hem de satım akdine ilişkin BK'nın ve TTK'daki hükümlerin göz önünde tutulması gerektiği, davacı tarafça ilk dava açıldığında davanın temelinde geç teslime dayalı tazminat isteminin bulunduğu, bunun yanında davacının geminin römorkor eşliğinde Haliç'e çekilme bedeli, tersaneye ödenen havuz ücreti, gemi için yapılan dalgıç, acente, pilot masrafları, CPP sisteminin geç tesliminden kaynaklı kazanç kaybı ve kullanılamaz halde bulunan CPP sisteminin bedeli ve daha pek çok zarara maruz kaldığının belirtildiği, her ne kadar dava dilekçesinde CPP sisteminin arızalı olarak üretildiğine yönelik de beyanlarda bulunulmuş ise de, davacı tarafça geminin geç teslimi sebebiyle geç teslimden kaynaklı tazminatın istenmiş olması sebebiyle, yani sözleşme uyarınca ana makina ve pervane sisteminin sözleşmedeki teslim tarihi olan 30/10/2006 tarihi yerine ana makinanın 23/02/2007 tarihinde, pervane ve aksamının ise 10/08/2007 tarihinde teslim edilmiş olması sebebiyle, bu süre zarfında oluşan zararın giderilmesinin talep edildiği, dolayısıyla henüz kendisine teslim edilmemiş bir makinanın teslim edilmeyen dönemdeki zararın oluşumu, ispatlanması, bu zararın oluşumu ve doğumundan makinanın ayıplı olarak üretilmesinin etkisinin olmaması, yani söz konusu makina ayıplı olarak üretilmese dahi geç teslim sebebiyle oluşacak zarar ile, ayıplı üretilen makina aksamının geç tesliminden kaynaklı doğacak zararın aynı olmasından dolayı ürünün ayıplı olup olmadığı ve üretilen ürünün ayıplı olmasında davalıların ağır kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmediği, sözleşmeye göre ana makina ve pervane sisteminin teslim tarihinin 30/10/2006 tarihi olduğu, ancak ana makinanın 27/02/2007 tarihinde, pervane sisteminin ise 10/08/2007 tarihinde teslim edildiği ihtilafsız olup, davalıların hukuki sorumluluklarının farklı sebeplere dayalı olması sebebiyle her iki davalı yönünden de farklı değerlendirme yapılması gerektiği,sözleşmeye konu malzemenin geç tesliminden kaynaklı sözleşmenin 6.

maddesi uyarınca 27.229 EURO'luk tazminat istemi yönünden; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 6. maddesi uyarınca makina ve malzemenin teslim tarihinin 30/10/2006 tarihi olarak kararlaştırıldığı, satıcıdan kaynaklanan teslimat gecikmesinden dolayı davacının bir zararla karşı karşıya kalması halinde alıcının gecikme tazminatı isteme hakkına sahip olduğu, bu durumda alıcının kullanılmayan zaman için veya sözleşmeyle alakalı her bir haftalık gecikme için 8 haftalık müsaade sürecini takiben toplamda ekipmanın %5'ini aşmayacak şekilde %0,5'lik cezai şart uygulama hakkına sahip olduğu ve bu tazminatın alıcının gecikme ile ilgili tek çaresi olduğunun belirtildiği, yine sözleşmenin 14. maddesi ile satıcının sadece sözleşme içerisindeki sorumluluklarını yerine getirmemesinden dolayı sorumlu olacağı, satıcının hiçbir şekilde kâr kaybı, gelir kaybı, sermaye kaybı ve üçüncü şahısların alıcıya yönelttiği iddialarından dolayı uğranılan veya alıcı tarafından yapılan dolaysız, tesadüfü ve dolaylı zarar ödemelerinden satıcının mükellef olmadığının düzenlendiği, söz konusu hükümler dikkate alındığında, davacının sözleşmenin 6.

maddesi uyarınca davalı Niveko Koll Şti.'nden geç teslimden kaynaklı tazminat isteminde bulunabileceği, Makina ve pervane sisteminin geç teslim edildiği, bu nedenle geminin denize indirilemediği sabit görüldüğünden, sözleşmenin 6. maddesi ve kabul gören bilirkişi raporlarındaki değerlendirme dikkate alındığında, sözleşmenin 6. maddesinin sınırlandırması uyarınca sözleşme bedelinin %5'i miktarı olan (794.770,00 EURO x 5/100 = ) 39.738,50 EURO tazminatın davacı tarafça talep edilebileceği, ancak davacı tarafça dava dilekçesinde 43.700 USD miktarında kısmi dava açılması sebebiyle ve 15/01/2009 tarihli dava dilekçesini açıklama dilekçesinde bu bedelin 27.229 EURO'luk kısmının davaya konu 43.700 USD'nin içerisinde bulunduğunu açıklaması sebebiyle 27.229 EURO'nun dava tarihindeki karşılığı olan 43.152,51 USD davacı alacağının bulunduğunun kabul edildiği, davacının bu zararı aşan tazminat istemi yönünden ıslah tarihi dikkate alındığında gerek bu talebi gerek diğer talepleri açısından zamanaşımının değerlendirilmesi gerektiği;

gerek sözleşme gerekse dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nın 207. maddesi gözönüne alındığında burada zamanaşımının bir yıl alacağı ancak sözleşmenin 12. maddesinde garanti süresi olan ekipmanın onay ve teslimatından sonra garanti süresinin 12 ay olduğu ve ekipmanın gönderilmeye hazır olduğu bildirildiğinden sonra en geç 20 ay boyunca geçerliliğini koruyacağının düzenlendiği, dolayısıyla gerek kanun gerekse sözleşmede ayıptan doğan garanti süresinin 1 yıl olduğu, BK’nın 196. maddesine göre satıcı satılanın ayıbını alıcıdan hile ile gizlemiş ise, satımda tekeffül hükmü ıskat yada tahdit eden her şart batıldır hükmüne göre ise davalının makina ve pervane sistemindeki ayıbı davacıdan hile ile gizlediğine yönelik herhangi bir iddia bir delil bulunmadığı, dolayısıyla taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 14.

maddesindeki satıcının hiç bir şekilde kâr kaybı, gelir kaybı ve üçüncü şahısların alıcıya yönelttiği iddialarından dolayı uğranılan veya alıcı tarafından yapılan dolaysız, tesadüfü veya dolaylı zarar ödemelerinden satıcı mükellef değildir ve yine satıcının yalnızca bu sözleşme içerisindeki sorumluluklarını yerine getirmemesinden dolayı zarardan sorumlu tutulacaktır şeklindeki, satıcının sorumluluğunun sınırlandırılmasına yönelik anlaşmanın geçerli olup, hem bu madde uyarınca davacı gecikmeden kaynaklı cezai şart dışındaki ve garanti süresi içerisinde garanti kapsamında davalı tarafından yapılması gerekirken, davacı tarafından ödenen ücretler dışında diğer zarar kalemlerinden dolayı davalıdan herhangi bir istemde bulunamayacağı gibi, yine sözleşmenin eser sözleşmesi olarak nitelendirilmesi halinde ise, sözleşme ve dava tarihindeki 818 saylı BK'nın eser sözleşmesini düzenleyen 355 - 371.

maddelerindeki düzenlemelere göre ise, zamanaşımının 5 yıl olduğu, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 25/3 maddesinde emtianın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise, alıcının 2 gün içinde keyfiyeti satıcıya bildirmeye mecbur olduğu, açıkça belli değil ise, alıcının emtiayı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye, bu muayene neticesinde emtianın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını muhafaza için satıcıya bildirmeye mecbur olduğu, TTK'nın 25/3 maddesindeki bu yollama sebebiyle ilgili BK’nın 198/3 ve 4. maddelerinde de alıcının muayene ve ihbar yükümlülüğü düzenlenmesine göre, ayrıca alıcının muayene ve ihbar yükümlülüğünü ihmal etmesi halinde satılanı kabul etmiş sayılacağı, yeter ki satılan da adi bir muayene ile meydana çıkarılamayacak bir ayıbın bulunmasının gerektiği, bu kabilden bir ayıbın sonradan meydana çıkması halinde derhal satıcıya ihbar edilmesi gerektiği, aksi takdirde satılanın bu ayıp ile beraber kabul edilmiş addolunacağı, davacının dava dilekçesinde makina ve ekipmanların geç ve arızalı teslimi ile ilgili doğan zararının tazmininin talep edildiği, davacının ıslah dilekçesinin 14.08.2012 tarihli olduğu, sözleşmenin kurulmasından sonra sözleşme eser sözleşmesi kabul edilse dahi, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 363/1 maddesi uyarınca iş sahibinin haiz olduğu hakların alıcının haklarına tabi olduğu müruru zaman hükümlerine tabi olduğu, yani satım akdindeki zamanaşımının geçerli olduğunun belirtildiği, yine satım akdindeki ayıp hükümlerinin incelenmesinde ise davacının sözleşmeyi fesh etmediği, semenden indirim talebinde de bulunmadığı, ayrıca söz konusu ana makina arızasında garanti kapsamında davalı tarafından tamir edilmiş olduğu, davacının sözleşmenin 14.

maddesi uyarınca kâr kaybı isteyemeyeceği, yine davacı tarafça BK'nın 202. maddesindeki ve 203. maddesindeki hakların da kullanılmadığı, ayrıca 818 sayılı BK'nın 126. mad. uyarınca müteahhitin kasıt veya ağır kusuru ile akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş ve bilhassa ayıplı malzeme kullanmış ve ayıplı bir iş meydana getirmiş olması nedeniyle açılacak davalar hariç olmak üzere, istisna akdinden doğan bütün davaların 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, davacının ıslahtan sonraki talepleri nazara alınmaksızın dava dilekçesi ile istediği zararların 43.700 USD içinde değerlendirileceğini, geç teslim sebebiyle sözleşmeye konu aksamın monte edilmesi için geminin Haliç Tersanesi'ne römorkor sebebiyle çekilmesine dayalı 20.000 USD römorkor ücreti yönünden;

makina ve pervane sisteminin geç teslimi sebebiyle geminin kızaktan indirildiği, montaj işleminin yapılması için geminin yeniden havuza alınmasının gerektiği, ancak geminin bulunduğu yer olan Tuzla'da havuza alınması mümkün iken, geminin Haliç Tersanesi'ne çekilme sebebinin ve bunun teknik bir zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunun davacı tarafça ispat edilemediği, dolayısıyla davacının geminin römorkör eşliğinde Haliç Tersanesi'ne çekilme bedelinin davalı Niveko Koll Şti.'den talep edemeyeceği, Geminin ana makina ve ekipmanlarının montajı için Haliç Tersanesi'ne ödenen 132.963.-TL'lik havuz parası yönünden; taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine göre alınan makina ve pervanenin montajı sırasında havuzlama ücretlerinin alıcıya ait olduğuna dair düzenleme karşısında, alıcı bu havuzlama ücretini ister Haliç'te yaptırsın, ister Tuzla'da yaptırsın ve havuzlama işlemi ister teslimde gecikme olmaksızın süresinde yapılmış olsun, isterse gecikmiş teslim sonrası yapılmış olsun, her halukarda yapılacak montaj sırasındaki havuzlama ücretinin alıcıya ait olacağı, davacı tarafça söz konusu makina ve pervane sisteminin montajı için tek bir havuzlama ücreti ödenmiş olduğu, dolayısıyla bu havuzlama ücretinin her halükarda makina ve pervane sisteminin montajı için zorunlu olduğu ve sözleşmeye göre bunun davacı tarafından üstlenileceği, davacı tarafça mükerrer bir havuzlama ücreti ödendiğinin iddia ve ispat edilemediği, ayrıca arıza sebebiyle geminin havuza alınması nedeniyle ödenen havuzlama bedelinin de karşı dava kapsamında davalı Niveko Koll Şti.

tarafından ödendiği sabit olduğundan davacının bu bedeli talep edemeyeceği, hatalı üretilen CPP sisteminin yağ kaçırması nedeni ile kaçağın tespiti için dalgıç, motor ve acentelik hizmetleri sebebiyle 3.000 USD'lik dalgıç ücreti, 1.415,47 USD'lik kılavuzluk ücreti, 1.000 USD'lik acentelik ücreti yönünden; söz konusu masraflar geminin ilk teslimi sırasında teslim anında gemide yağ kaçağı oluşması sebebiyle yapılmış bulunmakta olup, sözleşmenin 12. maddesinin 3. fıkrası uyarınca garanti kapsamı boyunca satıcının kusurlu ekipmanının yada kusurlu ekipman parçalarının değiştirme ve tamirlerini üstleneceği düzenlenmiş bulunduğundan, davacının teknik olarak bu bedelleri isteyebileceği sonucuna varılmış bulunmaktadır.

Ancak davacı taraf dava dilekçesinde toplam dava değerini 43.700 USD üzerinden açmış olup, bu miktar için harç yatırmıştır. Her ne kadar gerek dava dilekçesinde gerekse 15/01/2009 tarihli dava dilekçesini açıklama dilekçelerinde davacı tarafça talepleri ayrı ayrı kalem kalem sayılmış olmasına ve bu taleplerde belirtilen miktarların toplamı açılmış bulunan 43.700 USD'lik dava değerinden daha fazla yapmış olmasına rağmen, davacının kısmi dava açmış olması ve her bir talep edilen miktarın ne kadarının talep edildiğinin ıslahla miktar arttırılıncaya kadar belirlenmemiş oluşu, az ileride ıslahla arttırılan kısım için zamanaşımı değerlendirileceği üzere, davacı tarafça açılan kısmi dava sonucu davacının talepte bulunduğu kalemlerden mahkememizce kabul edilebilecek istemlerin toplam tutarının ancak 43.700 USD'ye kadar olabileceği, 43.700 USD'yi aşan bir tazminat isteminin ıslah dilekçesine karşı ileri sürülen zamanaşımı sebebiyle karar verilemeyeceği, bu bağlamda davacı tarafın tazminat istemlerinden ilki olan geç teslim sebebiyle 27.229,00 € karşılığı 43.152,51 $'ın kabulüne karar verildiği, davacının toplam tazminat isteminin 43.700 USD olması sebebiyle yukarıda kabul edilen 43.152,51 USD'nin (43.700-43.152,51=547,49 USD) bu bedelden düşülmesi sonucu bakiye kalan 547,49 USD'nin tahsiline karar verilebileceği, kalan kısım yönünden ise süresinde yatırılmış bir harç bulunmaması ve kısmi dava açılmış olması sebebiyle kalan kısım yönünden bu talebin de reddi gerektiği, davalı Niveko'ya ödenen 6.300 EURO'luk yedek parça bedeli yönünden;

söz konusu bedelin yakıt pompası ücretine ilişkin olduğu, söz konusu yakıt pompa bedelinin asıl dosyada davalı olan Niveko Makina Dış Tic. Koll Şti.'ne değil, Niveko Makina Tic. Ltd. Şti.'ne ödendiği, dolayısıyla bu ücretin davalı Niveko Koll Şti.'den tahsil edilemeyeceği, ayrıca söz konusu bedelin davacıya iadesine karar verilmesi gerekse dahi, davacı tarafça kısmi dava açılmış olması ve zaman aşımı süresi içerisinde harç eksikliğinin giderilip davanın ıslahının sağlanmamış oluşu dikkate alındığında, tahsili gerektiği yönünde karar oluşturulsa dahi, kısmi dava kapsamında ilk açılan dava bedelinin dışında kaldığından talep edilemeyeceği, geminin hasarlı olduğu dönemde 06/06/2008-15/06/2008 tarihleri arasında hasarın giderildiği dönemdeki 90.000 USD kâr kaybı yönünden;

söz konusu kâr kaybının geminin pompa, speratör, filtresinde meydana gelen düzensiz çalışma ve arızadan kaynaklı olduğu, 13/05/2008 tarihinde servis talebinde bulunulduğu, geminin Arnavutluk'un Dures Limanı'nda iken 26/05/2008 tarihinde servis hizmeti verilerek yaşanan problemin aşılmaya çalışıldığı, daha sonra davacı tarafından 03/06/2008 tarihinde yeniden bir servis talep yazısının gönderildiği ve Niveko'nun servis elemanlarınca 06/06/2008-15/06/2008 tarihleri arasında servis hizmetinin verildiği, bu süre içerisinde davacının gemisinin sefere çıkamadığı ve bu süre için kâr kaybı talebinde bulunulduğu, bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamalarda günlük ortalama kazancın 5.000-6.000 USD civarında olabileceğinin belirtildiği, dolayısıyla davacının belirtilen süre içerisinde kâr kaybının bulunduğuna yönelik somut bir belge ibraz etmesi halinde davacının talep edebileceği net kâr kaybının 45.000 USD olabileceği, ancak davacının belirtilen dönem olan 06/06/2008-15/06/2008 tarihleri arasında geminin seferinin bulunduğu yada belirtilen tarihlerde kira sözleşmesi ile geminin kiralandığına ilişkin dosyaya herhangi bir delil ibraz etmediği, bu itibarla davacının belirtilen sürede kar kaybına uğradığını ispatlayamadığı anlaşıldığından, davacının söz konusu kâr kaybı talebinde bulunamayacağı, davacının kâr kaybı talebinde bulunabileceği var sayılsa dahi, davacının ilk başlangıçta 43.700 USD'lik ve bu miktarla sınırlı olmak üzere kısmi dava açtığı ve bunu aşan taleplerin ise zaman aşımına uğradığından kabul edilemeyeceği, geminin geç teslimi ve hatalı üretim sebebiyle toplam 200 gün boyunca geminin çalışmamasına bağlı olarak kâr kaybı zararının tahsiline yönelik talep yönünden;

söz konusu talep geminin sözleşmeye göre teslim edilmesi gereken tarih ile fiilen teslim edildiği gün arasında davacının uğramış olduğu kâr kaybının tazminine yöneliktolup, davacının kâr kaybı talep ettiği dönem geç teslimden kaynaklı dönem olması nedeniyle sözleşmenin 6. maddesinde teslimat süresi ve şartları belirlenmiş olup, bu maddede teslimin gecikmesi halinde alıcının talep edebileceği tazminat türü ve miktarı belirlenmiş olup, bunun dışında alıcının başka bir tazminat talebinde bulunamayacağının düzenlendiği, söz konusu sözleşme hükmüyle davacının bağlı olduğu, ayrıca henüz teslim edilmemiş bir malda teslim edilmeyen dönemde ayıp bulunup bulunmaması sonuca etkili bulunmadığı gibi, ayıp sebebiyle oluşan hasar ve zarar talebinin ise ancak teslimden sonraki dönem için olabileceğinin kabulü ile bu talebinde kabul edilmeyeceği, davacının gerek ilk dava başlangıcında davasını kısmi olarak 43.700 USD üzerinden açmış olması, bu bağlamda gerek sözleşme uyarınca talep edebileceği gecikmeden kaynaklı tazminatın fazlaya ilişkin kısımları, garanti süresi içerisinde davalı tarafından yapılması gereken tamiratlara ilişkin dalgıçlık ve klavuzluk ücreti vs.gibi kabul kararı verilebilecek kısımlar ile, gerekse yine teslim süresi içerisinde ön görülen geç teslim sebebiyle oluşan kâr kaybı gibi alacaklar, yada ağır ihmal ve kusur iddiası bulunmayan ana makinadaki Haziran 2008 tarihinde gerçekleşen hasar (ağır kusur iddiası pervane sistemindeki arızaya yöneliktir) sebebiyle uğranıldığı iddia edilen kâr kaybı vs.

gibi talepler yönünden davanın zamanaşımına uğradığı, malların geç teslim edilmesinin ağır kusur oluşturup oluşturmadığı hususunda ise; taraflar arasında akdedilen sözleşmede üretilecek makina ve pervane sisteminin nerede üretileceği konusunda herhangi bir yazılı düzenleme yer almadığından davacının pervane sisteminin İtalya yerine Çin'de üretilmesi nedeniyle gecikme olduğuna dair iddiasının, sözleşmede pervane sisteminin İtalya'da üretileceğine yönelik açık bir düzenleme olmaması ve başlı başına pervane sisteminin Çin'de üretilmiş olması ve bundan kaynaklı gecikme olduğunun ileri sürülmesi ağır kusur teşkil etmeyeceği, söz konusu ürünlerin hiçbirinin üreticisi davalı Niveko Koll Şti. olmayıp, sözleşmede bir tarafın edimini yerine getirmemesi veya ayıplı olarak yerine getirmesinin ağır kusur oluşturabilmesi için gerek 818 sayılı BK'nın 198, gerekse istisna akdinin düzenlendiği BK'nın 355-371 maddeleri uyarınca ağır kusur gerektiren eylemin kasten ve hile ile işlenmesi gerektiği sözleşme tarihi 27/10/2005 olup, pervanenin üretildiği Çin'deki fabrikanın 2006 yılında kurulmuş olmasının davalının sözleşmenin kurulması aşamasında bunu bilerek gizlediği iddiasının kabul edilemeyeceği, ayrıca ana makina sisteminin üretim yerinin almanya olduğu ve buna rağmen bunun tesliminin de 116 gün geciktiği, bu itibarla gecikmenin pervane sisteminin Çin'de yapılması ile bir ilgisinin bulunmadığı, ana makina Almanya'da üretilmiş olmasına rağmen ana makinanın da tesliminin geciktiği nazara alındığında davalının geçeilmede ağır kusurundan söz edilemeyeceği, asıl davada davalı ZF Padova Şirketi yönünden;

davalı pervane sisteminin üreticisi konumunda olup, ana makinanın üreticisi olmadığı davacı ile bu davalı arasında akdedilmiş herhangi bir sözleşme bulunmadığından, davalının sorumlu olmasının üreticinin piyasaya sürdüğü ürünün hatalı olmasından dolayı doğan zararlardan kaynaklı giderim yükümlülüğünü ifade ettiği, ancak mamülün yada ürünün doğrudan doğruya kendisinde meydana gelen zararların imalatçının sorumluluğu kapsamına dahil olmadığı, bu gibi durumlarda satış akdindeki tekeffül hükümlerinin uygulanacağı anlaşıldığından, bu davalıya üretici sıfatı ile de sorumluluk yönüne gidilemeyeceği, davalı-karşı davacının karşı dava yönünden taleplerinde ise; davalı-karşı davacı tarafça söz konusu uçakla nakliyenin daha fazla gecikmeyi önlemek adına yapıldığı, gecikmede kendi hata ve kusuru bulunduğu, bu bağlamda sözleşme uyarınca nakliye bedelinin kendisine ait olması dikkate alındığında, davalı-karşı davacının söz konusu uçakla nakliye bedelinin davacı-karşı davalıdan talep edemeyeceği, garanti kapsamında verilen servis hizmeti esnasında havuzlama masraflarının davacı tarafından gerçekleştirileceğinin düzenlendiği, ancak 07/01/2008 tarihli faturanın davalı tarafından ödendiği belirtilerek, 13.077 USD'nin davacıdan tahsiline yönelik isteminin ise 07/01/2008 tarihli söz konusu faturanın pervane yağ kaçağı sebebiyle verilen servis hizmetine yönelik olduğu, verilen hizmetin garanti süresi ve garanti kapsamı içerisinde bulunduğu, yine sözleşmenin 12/3.

maddesi uyarınca garanti süresince satıcı kusurları, kusurlu donanımını veya donanımın kusurlu parçalarını değiştirmek yada tamir etmek yoluyla gidereceği, satıcının kusurun giderilmesinden ve kusurlu parçaların değiştirilmesinden kaynaklanan maliyetlerden sorumlu olduğu, ancak gemiyi havuza sokma ve havuzlama bedelinin garanti kapsamında olmadığı iddiasının, sözleşmenin 12/6. maddesindeki düzenlemede satılanın kendisinden kaynaklanmayan geminin çekilmesi, gemiyi havuza sokma, vinç kiralanması gibi zararların tazminin kapsam içinde olmadığı şeklindeki düzenlemenin sadece garanti kapsamında bulunmayan işlemler için söz konusu olduğu nazara alındığında garanti kapsamına giren ve üründeki arıza sebebiyle yapılan masraflardan sözleşmenin 12/3.

maddesi uyarınca davalı-karşı davacının sorumlu olduğunun kabulü ile bu talebin haklı görülmediği, birleşen dava yönünden ise; davacı ile asıl dosya davalısı Niveko Mak. Dış Tic. Koll Şti. arasında düzenlenen sözleşmeye göre ana makina montaj ve pervane sisteminin montaj işlemlerinin Niveko Mak. Tic. Ltd. Şti. tarafından gemi başına 20.000 EURO olarak yapılacağının kararlaştırıldığı, yine söz konusu Niveko Ltd. Şti. tarafından davacıya verilen montaj, servis ve yedek parça hizmetleri gereği ilk montaj ücretinden 13.775 EURO'nun birleşen dosya davacısının alacağının kaldığı, ayrıca birleşen dosya davacısı tarafından 30/11/2007 tarihli 509,76 EURO, 31/12/2007 tarihli 236,00 EURO, 31/12/2007 tarihli 193,52 EURO, 30/01/2008 tarihli 1.770 EURO bedelli 4 adet fatura içeriğindeki yedek parçaların davacıya satısının yapıldığı, bu faturalar sebebiyle asıl dosya davacısı Nabal'ın birleşen dosya davacısı Niveko Ltd.

Şti.'ne 2.709,28 TL borçlu olduğu, yine birleşen dosya davacısı Niveko Ltd. Şti.'nin ana montaj esnasında 8.252,92 EURO'luk servis şekli ve süresini aşan kısım için davalı asıl dosya davacısından alacaklı olduğu, yine birleşen dosya davacısı tarafından birleşen dosya davalısına 21/04/2008 tarihindeki servis hizmeti için 9.929,59 EURO, 13/05/2008 tarihinde Arnavutluk Dures'te meydana gelen arıza sebebiyle 3.699,00 EURO ve İstanbul Limanı'nda 07/11/2008 tarihlerinde verilen hizmet için 7.565,75 EURO'luk servis hizmetinin verildiği, ayrıca birleşen dosya davalısı tarafından kısmi olarak ödenen 10/07/2008 tarih 6.909,25 EURO bedelli faturadan da 6.300,00 EURO'sunun ödendiği, ancak bakiye 609,25 EURO'nun ödenmediği, dolayısıyla birleşen dosya davacısının tüm bu sayılan kalemler sebebiyle birleşen dosya davalısı asıl dosya davacısı nabal'dan toplam 37.622,07 EURO miktarında alacaklı olduğu ancak icra takip talebinde eksik yazılan 5.000 EURO için davanın alacak tahsili olarak kabul edilmesi ile davacının isteminin yerinde olduğu gerekçesiyle, asıl davada davacının davasının kısmen kabul - kısmen reddi ile, davacının sözleşmeden kaynaklı gecikme cezası sebebiyle taleple bağlı kalınarak 27.229,00 € karşılığı 43.152,51 $'ın dava tarihi olan 19/08/2008 tarihinden itibaren işleyecek USD cinsine kamu bankalarının 1 yıllık uyguladığı en yüksek mevduat faiz oranı ile birlikte davalı Niveko Kollektif Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine, 547,49 $ dalgıçlık ücretinin davalı Niveko Kollektif Şirketi'nden dava tarihi olan 19/08/2008 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarının USD cinsine uyguladığı 1 yıllık en yüksek mevduat faiz oranı ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, davacının davalı Niveko Kollektif Şirket'ine karşı açmış olduğu ve ıslahla talep ettiği miktarlar ve davalar yönünden davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, ZF Padova Şti.

yönünden asıl davada açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı karşı davacının açmış olduğu karşı davanın subut bulmadığından reddine, birleşen dosya davacısı Armona Denizcilik A.Ş.'nin davasının kabulü ile, davalı tarafından Kadıköy 6. İcra Müdürlüğü'nün 2008/1502 Esas sayılı dosyası ile yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, aynı dosyada davacı tarafça alacak davası da açılmış olduğu açıldığı anlaşılmakla 5.000.00 €'nun dava tarihi olan 17/11/2008 tarihinden itibaren kamu bankalarının EURO cinsine uyguladığı en yüksek 1 yıllık mevduat faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Asıl davada davacı-birleşen davada davalı Nabal Denizcilik,asıl davada davalı-karşı davacı ve birleşen davacı vekili, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge adliye mahkemesince, asıl davada davacının davalı Niveko ile imzaladığı sözleşmenin satış sözleşmesi olup davacının üretici ile imzaladığı bir sözleşme olmadığı zira davalı Niveko üretim yapmadığı gibi, montajı da üstlenmediği, montajın davacı Nabal'ın yükümlülüğünde olduğu, uyuşmazlıkta eser değil ,dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 182. madde, 6762 sayılı TTK'nın 25. madde hükümleri uygulanacağı, ayıba dayalı istek bakımından inceleme yapıldığında, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 25/4. maddesi uyarınca tacirler arası satışlarda ayıp nedeniyle zamanaşımı süresi 6 ay ise de daha uzun süreli garanti verilmesi durumunda zamanaşımı süresinin garanti süresi sonuna kadar uzayacağı, gümrük beyannamesi tarihine göre cihazların 15/08/2007 tarihinde teslime hazır olduğu, montajdan sonra düzenlenen onay ve teslim tutanaklarının 18/12/2007 tarihi itibari ile imzalandığı, buna göre 12 aylık garanti süresinin bu tarihten itibaren başladığı, devreye alma işlemi 05/01/2008 tarihinde tamamlanıp geminin sefere çıktığı, teslim tarihi itibariyle 20 aylık genel garanti süresinin de 10/04/2009 tarihinde sona erdiği, ayıp ihbarında bulunma koşuluyla garanti süresinde dava açılabileceğinden kısmı davanın açıldığı 19/08/2008 tarihi itibariyle teslim tutanakları esas alınsa da, uzatılan garanti süresi nedeniyle zamanaşımı süresi dolmadığı, ayıptan kaynaklanan zarar talebi için kısmi dava dilekçesi ile talep olunan kısımlar bakımından zamanaşımı süresi dolmamasına göre değerlendirme yapılacağı, davacının asıl davadaki talebinin, satılan malın tesliminde gecikme sebebiyle uğradığı zarara ilişkin olduğu (BK 102) bu tazminat satım sözleşmesinde buna mahsus zamanaşımı düzenlemesi olmadığından BK 125 gereği 10 yıllık zamanaşımına tabi olacağı ve sözleşme tarihinden itibaren 10 yıl zamanaşımı içinde ileri sürülen talepleri zamanaşımı kısmı ilk dereceden farklı olarak dolmadığının kabulü ile değerlendirme yapılacağı, davacının denizcilik sektöründe faaliyet gösterdiği, başkaca gemileri bulunduğu, üretici firmaların seçimini de yaptığı gözetildiğin de üretim yerinin Çin'e taşındığının davacı tarafça da bilinmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.

Satıcının ağır kusur sayılabilecek kasta yakın bir kusurunun bulunduğu ispatlanamadığından teslimdeki gecikme nedeniyle davalı kusurlu ve mütemerrit sayılsa da ağır kusurlu kabul edilemeyeceği, davacının asıl davada davalı ZF Pardova'nın ürettiği ve diğer davalı Niveko Koll. Şti.'ce tedarik edilen pervane sistemindeki arızadan kanatta üretim arızası olduğu daha 05/09/2007 tarihinde belirlendiği halde zamanında garanti veren satıcı ve servis şirketi gerekli önlemleri alıp davacının değiştirme taleplerini karşılaması halinde tekrarlanan arızaların ve mağduriyet yaşanmayacağı nazara alındığında, 05/09/2007 tarihinden itibaren satıcı olan davalı Niveko’nun ağır kusurlu bulunduğunun kabulünün gerekeceği, bu bağlamda sözleşmede teslim süresi net iken süresinde teslim edilmemesinden dolayı istenen cezai şartın ıslahda nazara alınarak bilirkişi raporlarına göre;

toplamda sözleşme bedeli üzerinden %5 oranında hesaplanan 39.738,50-EURO gecikme cezası satış sözleşmesinden kaynaklandığı ve satış sözleşmesinde özel bir zamanaşımı öngörülmediğinden ilk derece mahkemesince 27.229 EURO karşılığı 43.152,51-USD'nin tahsiline hüküm verilmiş ise de kalan kısım olan 6.380,75 TL'sine ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle davalıdan tahsili gerektiği, geminin ana makine ve ekipmanlarının montajı için 132.963.-TL havuz parası ödendiği, geç teslim nedeniyle makine olmadan denize indirilen geminin montaj için yeniden havuza alındığı, ödenen bedelin davalıdan tahsili istemi yönünden; teslimde gecikme hiç olmasaydı makina zamanında teslim edilseydi dahi gemi montaj süresi kadar havuzda tutulup yine havuzlama ücreti ödeneceği, ödenen havuz parasının her koşulda ödenecek bir bedel olması ve aradan geçen zaman nedeniyle da daha fazla havuz parası ödendiği yolunda bir iddia da ileri sürülmemesi karşısında Havuz ücreti gecikmeden kaynaklanan bir zarar olmadığından davalı- karşı davacı 13.077-USD havuz parasının ayıplı üretim nedeniyle üstlenilip ödendiği de sabit olduğundan davacının havuz bedeline ilişkin davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı, 200 günlük günlüğü 10.000-USD'den kâr kaybı talebi;

malın geç teslimine dayalı bir istem olup, 200 gün teslim tarihi olan 10/08/2007 (15.08.2007) tarihine kadar hesaplanmış bu dönemde henüz teslim vaki olmadığından, dolayısıyla sonuçta üretimde hatalı bir mal teslim edileceği de öngörülebilir bir durum olmadığından uzun süreli gecikme nedeniyle sözleşme hükümlerine itibar edilerek 6 ve 14. maddeleri ile gecikmeden dolayı oluşabilecek zarar taleplerini kararlaştırarak sınırlandırdıkları, geç teslimde ağır kusurlu kabul edilmeyen davalı satıcıdan bu bedelin istenemeyeceği, 20.000-USD römorkor bedeli ise yine geç teslim nedeniyle talep edilen zarar kalemi olup, bu kalem davacının fiili zararına tekabül ettiğinden, bilirkişi raporlarında Tuzla bölgesinde mevcut yoğunluk nedeniyle (o dönem Tuzla tersanelerinin karaborsa olduğu belirtilmiştir.) geminin 20/01/2007 tarihinden bu yana da denizde olduğu gözetildiğinde durumun aciliyetine göre bulunabilen tersanede işin yaptırılacağı hayatın olağan akışına uygun olup, davacının tersane seçimini menfaatine en uygun yerde yaptırdığının kabulünün makul davranış olduğu ve bu zarar kalemini davalı Niveko Şti.’nden talep edebileceği, 5.417 USD dalgıç, acente, pilotaj ücreti talebi ise;

ayıba dayalı bir talep olup, kısmi dava ile tamamının talep edildiği, 3000 USD dalgıç ücreti için fatura düzenlenmesi halinde de ödeneceğine ilişkin davalı Niveko yetkilisinin 17 Mart 2008 tarihli e-mailinin bulunduğu ve talebin süresinde olduğu ve ayıplı ürün satışı sabit olduğundan davacıya ödenmesi gerektiği, 6.300 EURO yedek parça bedelinin talebi ise; bedeli peşin ödenen ancak teslim edilmeyen emtia bedeline ilişkin olup bedelin iadesi isteminin ayıpla veya geç teslimle ilgisi olmadığı, ancak davacı tarafça bu bedelin birleşen davacı şirkete ödenmiş olması nedeniyle asıl davalıya husumet düşmediğinden talep edilemeyeceği, 90.000 USD kâr kaybı talebi bakımından; davalı Niveko 12 aylık süre içerisinde sattığı ekipmana garanti vermiş ve malzemedeki kusurlar nedeniyle servis ve malzeme bedelini de karşılayacağını sözleşme ile üstlendiği halde 03/06/2008 tarihinden itibaren her gün servis talebinde bulunulduğu, 06/06/2008 tarihinde ana makina üzerindeki pompaların sökülmesine rağmen ve yedek parçaları da rehin tutmak suretiyle geminin ve davacının kazanç kaybına sebebiyet verildiği, iş ve güçten kalma süresince geminin çalışamadığı sabit olup, dosyada elde edilebilecek gelirlerin getirtildiği, (04/06/2018-16/06/2018 tarihleri arası) geminin 13 gün beklediği, davacının kendi imkanları ile gemiyi tamir ettirdiği, 6 günlük süre içerisinde tamiratın yapılabileceği buna göre kalan 7 günlük süre için zarar takdirine hükmedilmesi gerektiği, asıl davada davalı ZF […]P.A.

bakımından; bu davalı üretici firma olup, davacı ile akdî ilişkisi bulunmadığı, diğer davalı satıcının alıcıya karşı sözleşme koşullarında ve tekniğine uygun ifa etmemesi ayıplı ifa olup, satıcının ayıplı ve sözleşme koşullarına aykırı ifasının üretici firma yönünden haksız fiil olarak kabul edilmesinin mümkün olmayacağı, davacı ile satım ya da eser sözleşmesi gibi akdî ilişkisi de bulunmadığından adı geçen davalı aleyhindeki davanın husumet yokluğundan reddi gerektiği, karşı dava da; davalı Niveko davacı adına ödediği havuz ve emtianın Çin'den uçakla getirilme masraflarının iadesini talep ettiği ancak sözleşme gereği bu masrafların satıcıya ait bulunduğu, ekstra nakliye ücreti ödendiğinde bunun alıcıya ait olacağına dair bir hüküm bulunmadığı, havuz masrafı da pervanede ortaya çıkan yağ kaçağı için yapıldığı ve ayıp tesbit edildiğinde ödeneceği davalı tarafından taahhüt edildiğinden iadesinin mümkün görülmediği için bu davadaki taleplerin ilk derece mahkemesince reddinde isabetsizlik görülmediği, birleşen dava bakımında ise davacının sözleşme hükümlerine göre hizmet vermekte ağır kusurlu olduğu ve davacının da alacaklı bulunduğu dikkate alındığında birleşen davadaki istemlerin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı vekili Niveko..Koll.

Şti. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl davada davacı-birleşen davalı Nabal Denizcilik Ltd. Şti.’nin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak; asıl davada, davalı ZF Padova yönünden asıl davada açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı Niveko Makine Dış Tic. Koll. Şti. hakkında ki davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.

Asıl davada davacı, davalı-karşı davacı ve birleşen davacı vekili tarafından karar temyiz edilmiştir.

1- Asıl davada davacı- karşı davalının temyiz incelemesinde;

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

2-Karşı davacının ve birleşen davacının temyiz incelemesinde;

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

3-Asıl davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz incelemesinde;

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı şirket vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

4-Davacı, asıl davada istediği zarar kalemleri arasında, geminin parçalarının geç tesliminden dolayı gemiyi Tuzla Tersanesi'nden Haliç Tersanesi'ne römorkör vasıtasıyla çektirdiğine ilişkin faturaya dayalı istemi bulunmakla birlikte tersaneye geminin çekilme tarihinde böyle bir naklin davalıya yükletilebilmesi için haklı bir gerekçeye dayanması gerekmetedir. Davacı Tuzla Tersanesi'nde yoğunluk olması nedeniyle gemiyi Haliç Tersanesi'ne nakletmek zorunda olduğunu iddia etmesi karşısında Bölge Adliye Mahkemesince bu husus ilgili mercilerden sorulup teyit edilmeksizin yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru olmadığı gibi taraflar arasındaki sözleşmenin teslimat süresi ve şartları başlıklı 6.

maddesinde yer alan gecikme cezasına ilişkin olarak teslimatın gecikmesi halinde nasıl bir tazminat öngörüleceği açıkca kararlaştırılmış ve mahkemece hükme bağlanmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesi'nce tersanede bekleme süresi nazara alınarak ek 7 günlük kâr kaybı (gecikme) kalemi altında ilave tazminata hükmedilmesi de doğru olmamış ve hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1), (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle asıl davacı-karşı davalı, karşı davacı ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, hükmün ONANMASINA, (3) nolu bette açıklanan nedenlere asıl davada davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 8.400.-TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davacı Nabal Denizcilik Ltd. Şti.’den alınarak asıl davada davalı Niveko Makine Dış Tic. Koll. Şti.'ne verilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 14.999,90 TL harcın temyiz eden karşı dava ve birleşen dava yönünden-karşı davada ve birleşen davada davacı Niveko Makine Dış Tic.

Koll. Şti.'ye iadesine, aşağıda yazılı bakiye 102,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davacı-karşı davada davalı Nabal Denizcilik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nden alınmasına, 18/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/850816600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Kısmen onandı, kısmen bozuldu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/516 E. 2020/1125 K.

Satış sözleşmesinde geç ve ayıplı teslimden kaynaklanan zararların paylaştırılması

Gerekçe özeti

Satım niteliğindeki sözleşmelerde satıcının teslimdeki gecikmeden kaynaklanan sorumluluğu, sözleşmedeki sorumsuzluk/sınırlama kayıtları çerçevesinde değerlendirilir; borçlunun kastına yakın ağır kusuru ispatlanmadıkça bu sınırlamalar geçerlidir ve alıcı sınırlama ötesinde tazminat isteyemez. Buna karşılık satılan malda üretim hatası bulunduğu ve satıcı/servis firmasının bu hatayı bildiği halde kalıcı çözüm sağlamadığı andan itibaren ağır kusur oluşur ve sorumsuzluk kayıtları bu tarihten sonraki zararlar için uygulanmaz. Kısmi davada birden fazla zarar kalemi ayrıştırılmadan toplu talep edilmişse, her kalem için eşit oranda talepte bulunulduğu kabul edilir ve her kalemin zamanaşımı ayrı değerlendirilir; ayıba dayalı taleplerde zamanaşımı, verilen garanti süresine göre uzayabilir, teslimdeki gecikmeye dayalı taleplerde ise satım sözleşmesine özgü bir zamanaşımı hükmü yoksa genel 10 yıllık süre uygulanır. Üreticinin alıcı ile akdi ilişkisi yoksa ve satıcının ayıplı ifası üreticiye haksız fiil olarak yüklenemiyorsa üretici aleyhindeki dava pasif husumet yokluğundan reddedilir.

Emsal değeri

Kısmi davada birden fazla zarar kaleminin ayrıştırılmadan toplu talep edilmesi halinde her kalem için eşit oranda (mütesaviyen) talepte bulunulduğunun kabulü gerektiğine ilişkin ilke ile satıcının/imalatçının üretim hatasını bilerek gerekli önlemi almaması halinde belirli bir tarihten itibaren ağır kusurlu sayılacağına ilişkin değerlendirme, benzer satış-eser karma sözleşme uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: eser sözleşmesi-satış sözleşmesi ayrımı kısmi dava mütesaviyen (eşit oranlı) talep karinesi zamanaşımı (ayıba dayalı/teslim gecikmesine dayalı) garanti süresi ağır kusur sorumsuzluk anlaşması (BK 99) pasif husumet yokluğu gecikme cezası (cezai şart) kar kaybı tazminatı ıslah

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/516

KARAR NO 2020/1125

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/11/2017

NUMARASI 2014/330 Esas-2017/1301 Karar

DAVA

Alacak

BİRLEŞEN DAVA (Kadıköy 4. ATM'nin 2008/938 Esas-2009/532 Karar sayılı dosyası)

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 06/11/2020

Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulune,karşı davanın reddine ilişkin hükmün asıl davada davacı,karşı ve birleşen dava da davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

ASIL DAVA

Davacı vekili 18/07/2008 tarihli dava dilekçesinde, davalı .... Şti. ile imzalanan 26/10/2005 tarihli sözleşme ile ana makine ve aksamlarını satın aldığını, makine ve pervanenin 30/10/2006 tarihinde teslim edilmesi gerekirken, ana makinenin 23/02/2007, pervane aksamının ise 10/08/2007 tarihinde teslim edildiğini, pervane ve aksamlarının (CPP Sistemi) teslim edilmediği süre içerisinde 20/01/2007 tarihinde geminin kızaktan denize indirildiğini, bu sebeple 10/08/2007 tarihinde romörkör yedeğinde Haliç Tersanesine çekildiğini, makine ve CPP Sisteminin montajının gerçekleştirildiğini, yapılan testlerde pervanenin yağ kaçırdığının tespit edildiğini, tüm çalışmalara rağmen bu problemin çözümlenemediğini ve davalının taleplerine herhangi bir cevap vermediğini, müvekkilinin sözleşmede yazılı gecikme cezasını talep hakkı bulunduğunu, bunun yanında geminin romörkör eşliğinde çekilme, tersaneye ödenen havuz, yağ kaçırma nedeniyle gemi için yapılan dalgıç,acente ve pilot masrafları, geç teslimden kaynaklı kazanç kaybı ve kullanılamaz halde bulunan CPP Sisteminin bedeli gibi pek çok zarara maruz kaldığını, her iki davalının zararlarından sorumlu olduğunu, ana makine ve ekipmanlarının gerek geç gerekse arızalı teslimi nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarara karşılık olarak 43.700-usd tazminatın dava tarihinden itibaren bankaların USD'ye verdiği en yüksek oranda ticari faiz uygulanmasını talep etmiştir.Dava dilekçesinde yeterli açıklık olmadığından mahkemece dilekçenin açıklanması için davacıya verilen mehil sonucunda davacı vekili 15/01/2009 tarihli dilekçesi ile zararlarının;1-Sözleşmede kararlaştırılan %5 gecikme cezası 27.229 -euro 2-20/01/2007 tarihinde denize indirilen geminin Haliç tersanesine çekilmesi için 20.000 -usd romörkör hizmet bedeli, 3-Ana makine ve ekipmanlarının montajı için Haliç tersanesine ödenen 132.963-YTL havuz parası, 4-CPP sisteminin montajından sonra yağ kaçağının önlenmesi için 3.000 -usd dalgıç ücreti, 1.415,47- usd pilot (kılavuzluk),1.000-usd acentelik ücreti, (toplam 5.415,47-usd) 5- 6.300 -euro davalıya ödenen ancak teslim edilmeyen yedek parça bedeli, 6- Ana makineden kaynaklanan hasarın tamiri için ...

tarafından 9 gün süreyle servis hizmeti verilmemesinden 9 x 10.000 = 90.000 USD kazanç kaybı ,7- CPP Sisteminin 200 gün geç teslimi nedeniyle günlüğü 10.000-usd den kar kaybı tutarı olduğunu açıklamış,toplam değer gösterilmemiştir.

ISLAH

Davacı tarafça 14.8.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile 43.700-usd değerindeki müddeabih 1.350.000-usd arttırılarak toplamda 1.393.700-usd ye yükseltilmiştir.Davalı ... vekili ;ıslaha karşı süresinde zamanaşımı defiinde bulunmuştur.

CEVAP

1-Davalı- karşı davacı .... Şti. Vekili; davacıya donanımın 30/10/2006 tarihinde teslimi öngörüldüğünü ancak teslimin gerçekleşemediğini, üreticinin imalatı yaptığı fabrikanın Çin'e taşımasının gecikmenin sebebi olduğunu, bu hususun tüm gemicilik sektöründe bilindiğini, fabrikanın taşınması akabinde imalatın hemen tamamlanarak teslim edildiğini, sözleşmenin 6.maddesi 6.bendinde geciken donanım için 4 haftalık bir telafi süresi geçtikten sonra her hafta için binde beş oranında gecikme cezası ödeneceğinin sözleşmede yazılı olduğunu, davacının pervanenin montajı akabinde deneme seyri esnasında yağ kaçırdığını, bu sebeple arızalı olduğunu, değişim talebi ile birlikte masraflarının karşılanmasını talep ettiği, deneme seyri esnasında yağ kaçağına rastlandığı, ancak hemen giderildiği ve halen hiçbir sorun olmaksızın kullanıldığı, Sözleşmenin 12.maddesi 6.bendinde geminin çekilmesi ,havuzlanması gibi masrafların satıcı sorumluluğunda olmayacağının düzenlendiğini, arızalı mal tesliminden kaynaklanan her türlü zarar taleplerini kabul etmediklerini beyan etmiştir.

Davalı .... Şti. Vekili karşı dava dilekçesinde; satım sözleşmesi gereği donanımın nakliyesinin satıcı müvekkili tarafından yerine getirileceği, sözleşme ve ticari örfe göre gemi ile nakledileceği, ancak bu şekilde taşıma 2 ay bir süre gerektirdiğinden daha fazla gecikmenin engellenmesi için uçakla taşındığı, 26.680,58-euro masraf edildiği, ayrıca yağ kaçağına ilişkin servis hizmeti verildiği esnada geminin havuzlama masrafı olan 13.077 -usd'nin İstanbul Tersanesine müvekkili şirket tarafından 07/01/2008 tarihinde davalı adına kesilen fatura karşılığında ödeme yapıldığı, her iki ödemenin davacı tarafından kendilerine iade edilmediğinden 26.680,58-euro ve 13.077-usd alacağın dava tarihinden itibaren reeskont faizi işletilerek karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı ... vekili, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmadığını,üreticinin sorumluluğu hükümleri çerçevesinde herhangi bir sorumluluk yöneltilemeyeceğini, davacının sözleşmesel ilişki içinde bulunduğu tarafın diğer davalı olduğunu,mamülün doğrudan doğruya kendisinde meydana gelen zararların, imalatçının sorumluluğu konusuna dahil olmayıp, bu gibi durumlarda satış akdindeki tekeffül hükümlerinin uygulanacağını, imalatçının sorumluluğu kapsamına giren zararların, mamülün ayıplı olması nedeniyle ayıbı takip eden zararlar olduğunu, üreticinin ürünün güvenliğini etkileyen eksiklik nedeniyle doğan her türlü zarardan değil, yalnızca ölüm, yaralanma sonucu doğan zararlardan ve hatalı ürün dışındaki diğer malların uğradığı zarardan sorumlu tutulduğunu, davacının, üründeki hata nedeniyle sorumluluk hali ile üreticinin sorumlulğu halini birbirinden ayırt edemediğini ,sözleşmede satıcı ...

kazanç kaybı vs.dolaylı zararlardan hiçbir şekilde sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığını beyanla, olayda davalının gerek üreticinin sorumluluğu, gerekse ayıba karşı tekeffül hükümleri çerçevesinde herhangi bir tazmin yükümlülüğü bulunmadığından, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

ASIL DAVADA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, taraflar arasında sözleşmenin eser -satış sözleşmesi hükümleri taşıyan karma bir sözleşme olduğu,baskın unsur davacının gemisine uygun üretilen makinanın teslimi olduğundan eser sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.Buna göre;a-Teslimde gecikme sabit olduğundan, davacının sözleşmenin 6.maddesi uyarınca davalıdan tazminat isteminde bulunabileceği, sözleşme bedelinin %5'i miktarı olan (794.770-euro x 5/100 = ) 39.738,50-euro tazminatın talep edilebileceği , ancak dava dilekçesinde 43.700-usd miktarında kısmi dava açılması sebebiyle ve açıklama dilekçesinde bu bedelin 27.229-euro'luk kısmının kısmi davada talep edildiği açıklandığından karşılığı 43.152,51-usd için davanın kabulüne ,fazla istemin zaman aşımı nedeniyle reddine ,b-20.000-usd römorkor ücreti yönünden;geminin kızaktan indirildiği, montajın yapılması için geminin yeniden havuzlanması gerektiği, ancak Tuzla'da havuzlanması mümkün iken,Haliç'e çekilmesinin teknik bir zorunluluktan kaynaklandığının davacı tarafça ispat edilemediğinden reddine,c-Haliç Tersanesi'ne ödenen 132.963-TLlik havuz parası yönünden;sözleşmede montaj sırasında havuzlama ücretlerinin alıcıya ait olduğunun düzenlendiği,alıcının montajı ister Haliç'te, ister Tuzla'da yaptırsın ve havuzlama işlemi ister teslimde gecikme olmaksızın süresinde yapılmış olsun, isterse gecikmiş teslim sonrası yapılsın, her halukarda havuzlama ücretinin alıcıya ait olduğu ,makine ve pervane sisteminin montajı için tek bir havuzlama ücreti ödendiği,havuzlama ücretinin her halükarda makina ve pervane sisteminin montajı için zorunlu olduğu, davacı tarafça mükerrer bir havuzlama ücreti ödenmediği,yağ kaçağından kaynaklanan arıza sebebiyle ödenen havuzlama bedelinin de ...

tarafından ödendiği anlaşıldığından, havuz ücreti yönünden açılan davanın reddine, d-Hatalı üretim nedeni ile yağ kaçağının tespiti için dalgıç, motor ve acentelik hizmetleri sebebiyle 3.000-usd'lik dalgıç , 1.415,47-usd'lik kılavuzluk , 1.000-usd'lik acentelik ücreti yönünden; bu masrafın teslimde yağ kaçağı oluşması sebebiyle yapıldığı, sözleşmenin 12/3.maddesi uyarınca garanti kapsamı boyunca satıcının kusurlu ekipmanının yada kusurlu ekipman parçalarının değiştirme ve tamirlerini üstleneceği, davacının bu bedeli isteyebileceği,ancak kısmi davada 43.700-usd talep edildiği,talepler kalem kalem sayıldığı, taleplerin toplamı dava değeri 43.700-usd den daha fazla olmasına rağmen zarar kalemlerinin ne kadarının kısmi davada talep edildiğinin açıklanmadığı ,arttırılan kısım için zaman aşımı süresinin geçtiği,ancak 43.700-usd ye kadar hüküm verilebileceği 43.700- usd'yi aşan taleplerin zamanaşımı nedeniyle reddine, bu bağlamda davacının tazminat istemlerinden ilki olan geç teslim sebebiyle 27.229- € karşılığı 43.152,51-usd nin kabulüne, davacının talebi 43.700-usd olduğundan gecikme tazminatından başkaca (43.700-43.152,51=547,49-usd nin) dalgıç vs.istemine ilişkin olarak kabulüne ,fazla istemin zamanaşımı nedeniyle reddine, e-Davalı ...

ödenen 6.300-euro'luk yedek parça bedeli yönünden; söz konusu bedelin yakıt pompası tamir ücretine ilişkin olduğu, söz konusu yakıt pompa bedelinin davalıya değil,servis şirketine ödendiği, iade gerekse dahi, zamanaşımı dolduğundan reddine, f- 6.6.2008-15.6.2008 tarihleri arasında 90.000-usd kar kaybı talebinin; ana makinenin pompa, speratör filtresinde meydana gelen düzensiz çalışma nedeniyle arızalandığı, davacının 13.5.2008 tarihinde servis talebinde bulunduğu, geminin Arnavutluk'un Dures limanında iken 26.5.2008 tarihinde servis hizmeti verilerek yaşanan problemin aşılmaya çalışıldığı, davacı tarafından 3.6.2008 tarihinde yeniden bir servis talebinde bulunduğu ,...'nun servis elemanlarınca 6.6.2008-15.6.2008 tarihleri arasında servis hizmetinin verildiği, bu süre içerisinde sefere çıkamayan gemi için kar kaybı talebinde bulunulduğu, bilirkişiler tarafından günlük ortalama kazancın 5.000-6.000- usd civarında hesaplandığı,davacının belirtilen süre içerisinde kar kaybının bulunduğuna yönelik somut belge ibraz etmesi halinde davacının talep edebileceği net kar kaybının 45.000- usd olabileceği, ancak davacının belirtilen dönemde geminin seferinin bulunduğu yada belirtilen tarihlerde kiralandığına ilişkin dosyaya delil ibraz etmediği,kar kaybına uğradığını ispatlayamadığı,davacının kar kaybı talebinde bulunabileceği var sayılsa dahi, davacının ilk başlangıçta 43.700-usd miktarla sınırlı olarak kısmi dava açtığından ıslah tarihi itibariyle bu talebin zaman aşımına uğradığından reddine , g-Geç teslim ve hatalı üretim sebebiyle toplam 200 gün kar kaybı isteği yönünden;talebin geminin sözleşmeye göre teslimi gereken tarih ile teslim edildiği gün arasında davacının uğradığı kar kaybının tazminine yöneliktir.

Önemle vurgulamak gerekir ki, davacının kar kaybı talep ettiği dönem geç teslimden kaynaklı döneme ilişkindir. Yani burada ürünün ayıplı teslim edilmesi sonuca etkili değildir. Sözleşmenin 6.maddesinde teslimat süresi ve şartları belirlenmiş olup, bu maddede teslimin gecikmesi halinde alıcının talep edebileceği tazminat türü ve miktarı belirlenmiş olup, bunun dışında alıcının başka bir tazminat talebinde bulunamayacağının düzenlendiği, söz konusu sözleşme hükmü bağlayıcı olduğundan,henüz teslim edilmemiş bir malda ayıp bulunması sonuca etkili bulunmadığından bu süre için talep hakkı bulunmadığı,ayıp sebebiyle oluşan zarar talebi ancak teslimden sonraki dönem için istenebileceği,bu dönem için istenebilecek kar kaybı vs.gibi talepler de BKnun 125 maddesi uyarınca 5 yıllık zaman aşımına tabii olduğu,bu sebepten dolayı "gecikmeden kaynaklı tazminatın fazlaya ilişkin kısımları, garanti süresi içerisinde davalı tarafından yapılması gereken tamiratlara ilişkin dalgıçlık ve klavuzluk ücreti vs.gibi kabul kararı verilebilecek kısımlar ile, gerekse yine teslim süresi içerisinde ön görülen geç teslim sebebiyle oluşan kar kaybı gibi alacaklar, haziran 2008 tarihinde gerçekleşen arıza sebebiyle uğranıldığı iddia edilen kar kaybı vs.gibi talepler yönünden ıslah tarihi itibariyle zaman aşımına uğramıştır.Dava dilekçesi ile birlikte sadece 43.700-usd için dava açıldığı ve 43.700-usd'lik kısmın gecikme cezası ve dalgıç ücreti ile bu miktarın tamamlandığı,ıslah dilekçesinin 14.08.2012 tarihli olduğu, sözleşmenin eser sözleşmesi kabul edilse dahi,satım akdindeki zaman aşımının geçerli olduğunun belirtildiği,davacının sözleşmeyi fesh etmediği, semenden indirim talebinde bulunmadığı, ayrıca söz konusu ana makina arızasının garanti kapsamında davalı tarafından tamir edildiği, davacının sözleşmenin 14.maddesi uyarınca cezai şartı aşan miktarda kar kaybı isteyemeyeceği, müteahhitin kasıt veya ağır kusuru ile akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmediği ve bilhassa ayıplı malzeme kullanarak ayıplı bir iş meydana getirmiş olması nedeniyle açılacak davalar hariç olmak üzere, istisna akdinden doğan bütün davaların 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğu, motor aksamındaki arıza ile ilgili davacının ağır kusur iddiası bulunmadığı,motor aksamındaki arıza sebebiyle oluştuğu belirtilen kar kaybı için açılan davanın zaman aşımı nedeniyle reddine "karar verilmiştir.

DAVACI-KARŞI DAVALININ TALEPLERİ : Uyuşmazlıkta ilk olarak çözümü gereken husus davacının taleplerinin ne miktarda olduğu ve neye dayandığının belirlenmesi gerekmektedir. Zira elde ki dosyada davacının açtığı kısmi dava da,üç değişik para birimine ilişkin bildirdiği zarar taleplerinin toplamının kısmi dava tutarından fazla olduğu halde kısmi davada istediği 43.700 -usd nin ne kadarının hangi zarar talebine ilişkin ne istediğini açıklamaması bir karmaşaya sebebiyet vermiştir."Bir davada davacı bakımından birden fazla talepler bakımından toplu bir alacak talep edilmesi halinde, davacı yanca, belirsizliğin kendiliğinden ya da belirlenen süre içerisinde giderilmediğinde mahkemece, her bir talep için mütesaviyen yani eşit tutarda talepte bulunulduğunun kabulü gerekir."(Yargıtay 11 H.D.nin 11.9.2019 tarih 2018/3469 tarih ,2019/5316 karar sayılı ve 11.9.2019 tarihli ilamı da aynı yöndedir.) Davacı 19.8.2008 tarihli dava dilekçesinde her bir talebi için ne miktar talepte bulunduğunu belirtmeksizin 43.700-usd zararın tazmini için kısmi dava açmış, kısmi davada her bir kalem için ne miktar için talepde bulunduğunu göstermeden bu taleplerinin yukarıda yazdığı kalemlere ilişkin olduğunu açıklamış, buna göre dava dilekçesi ile açıklama dilekçesinden anlaşıldığı üzere ve sonuç talep usd olduğundan euro ve TL talepleri dava tarihindeki euro /usd/-- 1/1,4668 dönüşüm kuru ve yine dava tarihi itibariyle usd kuru(1.1919) üzerinden hesaplanmak suretiyle davadaki taleplerin ne olduğu belirlenmiştir.

Buna göre dava dilekçesinde sözleşmeye dayalı olarak gecikme tazminatı talep edilen 27.229- euro gecikme cezası (1.4668) 39.939,49-usd ,

20.000- usd romörkör bedeli, 132.963 -TL havuz bedeli ( 111.555,49 - usd ), 5.415,47- usd dalgıç ve acente ,6.300 euro (1.4668) 9.240,84- usd yedek parça için ödenen bedel,Servis hizmeti verilmemesi nedeniyle 9 günlük kazanç kaybı - 90.000 -usd ve talebini kuruşlandırmasa da geç teslim nedeniyle 200 günlük(günlük 10.000-usd) kazanç kaybı talep edilmekle 7 AYRI KALEM ZARAR talebinde bulunduğu anlaşılmakla her bir zarar talebine ilişkin olarak toplam talebinin 1/7 oranında bölüştürülmesi gerekmektedir.Bu kalemlerden dalgıç ücreti 5.415,47-usd 1/7'den daha düşük bir tutara tekabül ettiğinden hakkaniyet gereği bu tutar toplam 43.700-usd'den öncelikle düşülerek kalan miktarın(38.284,53:6) 1/6'sının her bir zarar kalemine ilişkin kısmi dava da dava değeri olduğu, bunun da 6.380,75- usd'ye tekabül ettiği, buna göre 38.284,53-usd + 5.415,47 USD =43.700-usd'nin kısmi dava değerini teşkil ettiği kabul edilmiştir.Davacı vekili ıslah talebinde de aynı tutumunu sürdürmüş, davayı bütün olarak 1.350.000-usd artırdığını dava değerini 1.393.700-usd ye çıkardığını beyan etmiş, yine taleplerini ayrıştırmamış, bu sebeple dava değeri açıkça bildirilen değerlere göre , 20.000-usd romörkör, 111.555,49-usd- havuz, 5.415,47-usd dalgıç-acente , 9.240,84-usd yedek parça, 90.000-usd servis hizmeti verilmemesinden dolayı kazanç kaybı ve sözleşme gereğince gecikme cezası 39.738,50 -euro (sözleşmenin %5 'ini teşkil eden) 58.288,43 -usd (toplamda 294.500,23 usd) talebine ilişkin olduğu, geriye kalan( 1.099.199,77-usd) talebin ise gecikmeden kaynaklanan 200 günlük kar kaybı talebine ilişkin olduğunun kabulü gerekmektedir.

BİRLEŞEN DAVA

Davacı .... Ltd Şti vekili dava dilekçesi ile, Beyoğlu ...Noterliğinin 16/07/2008 tarih ... yevmiyeli ihtarname dayanak yapılarak Kadıköy ....İcra Müdürlüğünün ...(doğrusu ...) esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, takipte alacağın 37.622,07-euro alacak belirtilmesi gerekirken zuhulen 32.622,07-euronun beyan edildiği, icra dosyasına vaki itirazın iptali ile zuhulen takipde istenmeyen, 5.000-euro alacaklarının reeskont faizi ile davalıdan tahsiline,icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP

Davalı ...Ltd Şti vekili , pervane sisteminin hatalı üretimi nedeniyle gemenin sefere çıkamadığını ,sistemin değiştirilmesi için defalarca başvuru yaptığını ,makinenin hararet yapması nedeniyle uzun sürede seferler yapmak zorunda kaldığını ,... yükümlülüğü , satın alınan ana makine ve ekipmanın gemiye uygun şekilde montajını sağlamak devreye almak ve kontrollerini yapmak olduğunu, montajdan sonra ana makine ve pervane aksamında ayrı ayrı sorunlar yaşanmaya başlandığını ,gemiye gönderilen servis ekipleri arızaların giderilmesi için gerekli hizmeti vermediğini ve tamirin gerçekleşmediğini,arızaların garanti kapsamında olduğunu,verilen hizmetin servis hizmeti olmadığını ,garanti kapsamında verilen hizmetin faturalandırılmasının mümkün olmadığını ,bir kısım faturaların tebliğ edilmediğini bir kısım faturaların iade edildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVADA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, birleşen dosyanın davacısı satıcı dışındaki ....Ltd Şti'dir. Davacı ile satıcı arasında düzenlenen sözleşmeye göre ana makina ve CPP sisteminin montaj işlemlerinin ... Mak Tic Ltd Şti tarafından 20.000-euro karşılığında yapılacağının kararlaştırıldığı, bu bedelden ödenmeyen 13.775-euro kaldığı, ayrıca 30/11/2007 tarihli 509,76-euro, 31/12/2007 tarihli 236-euro,193,52-euro, 30/01/2008 tarihli 1.770-euro bedelli faturalar sebebiyle ...'ın birleşen dosya davacısına 2.709,28- euro borçlu olduğu, yine ana montaj esnasında 8.252,92-euro'luk fazla mesaiden alacak olduğu, 21/04/2008 tarihindeki servis hizmeti için 9.929,59-euro , 13/05/2008 tarihinde Arnavutluk Dures'te meydana gelen arıza sebebiyle 3.699-euro ve İstanbul limanında 07/6/2008 tarihlerinde verilen hizmet için 7.565,75-euroluk servis hizmeti verildiği, ...

tarafından kısmi olarak ödenen 10.7.2008 tarih 6.909,25-euro bedelli faturadan da 6.300- eurosu'nun ödendiği, ancak bakiye 609,25-euro'nun ödenmediği, davacının ...'dan toplam 37.622,07-euro miktarında alacaklı olduğu, söz konusu bu bedelin 32.622,07-euro'luk kısmı için itirazın iptali ile takibin devamına, kalan bakiye 5.000-euro alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

I- Asıl davada davacı-karşı davalı .... Ltd. Şti. vekili; satış sözleşmesinin 6.maddesi uyarınca 30/10/2006 tarihinde teslim edilmesi gereken ana makinanın 23/02/2007, pervanenin ise 15/08/2007 tarihinde teslim edildiği, teslimin gecikmesi nedeniyle geminin kızaktan denize indirildiği, bu sebeple ek masraflar yapıldığı gibi, geminin sefere çıkamaması nedeniyle kardan mahrum kaldığı, romörkör ile Haliç Tersanesine çekildiği, montajın burada gerçekleştirildiği, pervanenin yağ kaçırdığının tespit edildiği, daha sonra ana makinede meydana gelen arıza nedeniyle ...'dan sözleşme uyarınca servis hizmeti talep edildiği, peşin ödeme yapılmasına rağmen servis hizmeti verilmemesi nedeniyle geminin 06/06/2008 - 15/06/2008 tarihleri arasında sefere çıkamadığı, taraflar arasında bir satış sözleşmesi kurulmasına ve davalıların ağır kusurlu olduğu bilirkişi raporunda tespit edilmesine rağmen BK 125.maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, davanın kısmi olarak 43.700-usd üzerinden açıldığı, sözleşme uyarınca talep edilebilecek gecikmeden kaynaklı tazminatın fazlaya ilişkin kısımları garanti süresi içerisinde davalı tarafından yapılması gereken dalgıçlık ücreti gibi kabul kararları verilebilecek kısımlar ile yine teslim süresi içerisinde öngörülen geç teslim sebebiyle oluşan kar kaybı gibi alacaklar yada ağır ihmal ve kusur iddiası bulunmayan ana makinedeki Haziran 2008 tarihinde gerçekleşen hasar sebebiyle uğranılan zararlara ilişkin talepler yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddedildiği, teslimdeki gecikme nedeniyle uğranılan zararların BK 125.maddesi gereği 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, eser sözleşmeleri için öngörülmüş 5 yıllık zamanaşımı uygulanamayacağı, CPP sisteminin 15/08/2007 tarihinde teslim edildiği, ıslah tarihi olan 14/08/2012 tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını, davalıların ağır kusurlu olması nedeniyle teslimdeki gecikme nedeniyle ağır kusurlu olduğu, zira davalıların gecikmede ağır ihmalleri ve hileli davranışları söz konusu olduğu, sözleşmede yer alan sorumsuzluk şartının geçersiz olduğu, sefer yapılamaması nedeniyle mahrum kaldığı kar kayıplarını talep etme hakkının mevcut olduğu, BK 99.maddesi uyarınca borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmanın kesin olarak hükümsüz olduğunu, bu nedenle geç teslimden dolayı kar kayıpları talebinin kabulü gerektiğini, ayrıca yine romörkör, havuz parası ve dalgıçlık vs ücreti ile 06/06/2008 tarihindeki arızaya yönelik servis hizmeti için davalıya ödenen 6.300-euro tutarındaki peşin ödemenin iadesi gerektiğini, Davanın ZDF Padova yönünden davalının sözleşmeye taraf olmaması, ayrıca üretici olarak sorumluluk yöneltilemeyeceği gerekçesiyle husumet nedeniyle reddine karar verildiği,ancak imalatçının sorumluluğu BK uyarınca kusur sorumluluğu olduğu, CPP sisteminin hatalı üretildiğini, hatalı üretimin davalılar tarafından da kabul edildiğini, kapalı haldeki donanımın gemiye yerleştirildiği ve deneme seyri yapıldığı, deneme seyri esnasında yağ sızıntısı meydana geldiği, CPP sisteminin montajında üreticinin ...'ya talimat verdiğini, sürecin tamamına dahil olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılarak davanın bu davalı yönünden de kabulüne karar verilmesini, Birleşen davada ANA N gemisine verilen servis ve danışmanlık hizmetleri ile yedek parça tedarikinden kaynaklanan alacak iddiası ile başlatılan takibin itiraz üzerine durduğu, taleplerin tamamı sözleşmede belirtilen garanti kapsamında birleşen dava davacısı tarafından sunulan hizmetlere ilişkin olduğu, ana makine ve CPP sisteminin ağır kusurlu imal edilmiş mallar olduğundan müvekkili şirketin sürekli olarak servis /tamirat hizmetlerinden yararlanmak durumunda kaldığı, birleşen davada talep edilen faturaların garanti kapsamında faturalar olduğu, gerekçeli kararda bahsi geçen tüm faturaların yasal süre içerisinde ...

Denizcilik'e iade edilen faturalar olduğunu, birleşen davanın kabulüne ilişkin kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.II- Davalı ... ve ...ltd.şti vekilleri ; sözleşmenin 16.maddesinde gecikmenin her iki tarafında kontrolü dışındaki etkenlerin meydana gelmesi halinde satıcının sorumlu tutulamayacağının açıkça belirlendiğini,zamanaşımı nedeniyle reddolunan taleplerin aksine mahkemenin cezai şarta hükmetmesinin sorumsuzluk kayıtlarına aykırı olduğu ,gerekçede ki görüşler esas alındığında cezai şarta hükmedilmesinin doğru olmadığını,karşı dava yönünden uçak nakliye bedeli talebinin karşı davacı müvekkilinin kusuru nedeniyle reddine karar verdiğini ,teslimde kusuru olmadığını belirleyen mahkemenin nakliye bedelinde kusurlu olduğunu tesbitinin çelişki olduğunu,nakliye bedeline hükmedilmesi gerektiğini ,havuzlama ücretinde haklı olduklarını iadesi gerektiğini ,birleşen dosyada itirazın iptaline karar verildiği halde likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmediğini birleşen davada davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmişlerdir.

SÖZLEŞME

26/10/2005 tarihli sözleşme 1 adet "MAC 6 M 20 Tahrik paketi" 794.770-euro bedelli kabul testi çalıştırması ve sınıflandırma sertifikası dahil net fiyatla davacıya satıldığı, 10.maddede belirtilen personel yardımı için ...ltd.şti tarafından 20.000-euro fatura edileceği, donanımın 30/10/2006 tarihinde Tuzla serbest ticari bölgesinde teslim edileceği, eğer alıcı satıcıya atfedilecek nedenlerle ortaya çıkan gecikmeden ötürü zarar görürse alıcının gecikme tazminatı talep edebileceği, 4 haftalık telafi süresini takip eden her geciken hafta için 0 % 5 gecikme cezası, toplamda da satış bedelinin %5'i geçmemek üzere tazminata hak kazanacağı, 12.maddesinde de garanti koşulunun donanımın devreye alınmasından itibaren 12 ay olduğu, satıcının kusurları gidermekte geri kalması halinde alıcının bu masrafları yapılabileceği, 14.madde mesuliyeti sınırlamaya ilişkin olup;

satıcı hiçbir halde kar, gelir kaybı, sermaye maliyeti ve zarara uğrayan veya alıcının sebep olduğu üçüncü kişilerin talepleri dahil ancak bunlarla sınırlı olmayarak alıcının maruz kaldığı dolaylı, veya sonucunda oluşan zararlardan hiçbir halde sorumlu olmayacak denilmiştir. İlk derece mahkemesince ; yurt dışında üreticiler tarafından üretilecek makinaların davacıya satışını davalı ...Koll.Şti üstlenmiş olup, İlk derece mahkemesince ;sözleşmenin hukuki niteliği 26/10/2005 tarihli sözleşme ile davalı ..... Şti tarafından ... 6M20Propulcion Package ürününün satışını üstlendiği, alıcı davacı ... de karşılığında 794.770-euro ödemeyi üstlendiği, söz konusu sözleşme içeriği dikkate alındığında davalı ...

tarafından ilgili geminin makina aksamının ve pervane sisteminin yurt dışında gemiye uygun şekilde ürettirilerek, davacıya satımını üstlendiği görülmüştür. Mevcut sözleşme içeriği incelendiğinde, bu sözleşmenin hem bir eser sözleşmesi, hem de bir satım sözleşmesi niteliğini taşıyan karma bir akit olduğu,gemiye özel üretim yapılacak olması sebebiyle sözleşmenin eser sözleşmesi niteliği daha ağır bastığı,ancak,hüküm tesis edilirken sözleşmenin karma bir sözleşme olması sebebiyle hem 818 sayılı BK hükümlerindeki eser sözleşmesine ilişkin hükümler, hem de satım akdine ilişkin BKnun ve TTK'daki hükümler göz önünde tutulmuştur. "denilmiştir. Ancak davacının davalı ... ile imzaladığı sözleşme ise satış sözleşmesi olup davacının üretici ile imzaladığı bir sözleşme yoktur.

Davalı ... üretim yapmadığı gibi ,montajı da üstlenmemiştir.Montaj ...'ın yükümlülüğündedir. Bu sebeble uyuşmazlıkta eser değil ,dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK nun 182.madde ,6762 sayılı TTK nun 25.madde hükümleri uygulanacaktır. İlk derece mahkemesinin sözleşmeyi eser sözleşmesi olarak nitelemesi doğru görülmemiş,değerlendirmeler satış sözleşmesi hükümleri bağlamında yapılmıştır.

ZAMANAŞIMI

Öncelikle ayıba dayalı istek bakımından inceleme yapıldığında ,dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun 25/4.maddesi uyarınca tacirler arası satışlarda ayıp nedeniyle zamanaşımı süresi 6 ay ise de daha uzun süreli garanti verilmesi durumunda zamanaşımı süresinin garanti süresi sonuna kadar uzayacağı ,aşağı daki emsal kararda da vurgulandığı üzere Yargıtay'ın yerleşik uygulaması ile kabul edilmektedir. "Somut olayda, dava konusu araç yönünden 2 yıllık garanti süresi verildiğine göre, bu süre içinde dava açılmış olduğu anlaşıldığından zamanaşımı def'i yerinde değildir. O halde mahkemece zamanaşımı def'inin reddi ile işin esasına girilerek 6762 sayılı TTK'nın 25/3.maddesinde öngörülen ayıp ihbar süreleri de değerlendirilmek suretiyle, deliller eksiksiz toplanıp, tartışılarak ..

karar verilmesi gerekirken...”denilmiştir.(Yargıtay 19 H.D. 2017/4117 e.2019/2265 k.sayılı 04/04/2019 tarihli emsal ilamı )Gümrük beyannamesi tarihine göre cihazların 15/08/2007 tarihinde teslime hazır olduğu, montajdan sonra düzenlenen onay ve teslim tutanaklarının 18/12/2007 tarihi itibari ile imzalandığı, buna göre 12 aylık garanti süresinin bu tarihten itibaren başladığı anlaşılmakta ise de ;davalı ... vekilinin 03/07/2014 tarihli dilekçesinde " sözleşmenin 12.m 2.paragrafında garanti süresinin donanımın devreye alınışından itibaren 12 ay olduğu,ancak donanımın fabrikadan sevk edilmeye hazır olduğu ihbarından itibaren en fazla 20 ay için geçerli olduğu ' denildiği , devreye alma işlemi 05/01/2008 tarihinde tamamlanmış ve gemi sefere çıkmıştır.

Teslim tarihi itibariyle 20 aylık genel garanti süresinin de 10/04/2009 tarihinde sona erdiği" beyan edilmiştir. Ayıp ihbarında bulunma koşuluyla garanti süresinde dava açılabileceğinden kısmı davanın açıldığı 19.8.2008 tarihi itibariyle teslim tutanakları esas alınsa da ,uzatılan garanti süresi nedeniyle zamanaşımı süresi dolmamıştır.Buna göre ayıptan kaynaklanan zarar talebi için kısmi dava dilekçesi ile talep olunan kısımlar bakımından zamanaşımı süresi dolmamıştır. Bilirkişi raporlarında ;davacının tazminata konu zarar talebinin 2 ayrı hukuki sebebe dayandığı, satılan malın tesliminde gecikme sebebiyle uğradığı zarara ilişkin olduğu (BK 102) bu tazminat satım sözleşmesinde buna mahsus zamanaşımı düzenlemesi olmadığından BK 125 gereği 10 yıllık zamanaşımına tabidir.

Bu zamanaşımı da sözleşmeye göre satılanın teslim vadesinden başlayacağı için 30/10/2006 tarihinden 2016 tarihine kadar sürecektir. Ancak ayıplı mal tesliminden kaynaklanan zararlar ise eTTK 25.maddesindeki 6 aylık zamanaşımına tabidir. Bu zamanaşımının eski kanun zamanında dolmuş, diğer kısım için zamanaşımını kesmeyeceğinden ıslah tarihi bakımından ayıba karşı tekeffülden doğan tazminat talebinin zamanaşımı dolmuş durumdadır." denilmiştir.Bu tesbite Dairemiz de kısmen katılmıştır.Davacının taleplerine bakıldığında yağ sızıntısı nedeniyle yapılan bu masraf kaleminin 547-usd sinin istenebileceği ilk derece mahkesince de kabul edilmiş fazlasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.Oysa ki taleplerin belirlenmesine ilişkin kısımda anlatıldığı üzere kısmi dava ile birden fazla talebini birarada sunan ve ayrıştırmayan davacının eşit oranda talepde bulunmuş sayılacağı kuralının uygulanması gerektiği,ilk derece mahkemesinin seçtiği bir talebin kabulüne diğerlerin reddine karar verilemeyeceği gözönünde tutulduğunda ,kısmi dava ile istenilmiş olan dalgıç vs bedeli olan 5.417,47 usd lik talep (5.1.2008 tarihinden itibaren 1 yıllık süre içinde 19.8.2008 tarihinde talep edilmiştir.) teslimde gecikme sebebine dayalı havuz, römorkor ve 200 günlük zarar talepleri 10 yıllık zamanaşımı süresine tabii olup ,bu talepler yönünden ıslah tarihi olan 14.8.2012 tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresi geçmemiştir .Yine garanti süresi içerisinde servis hizmeti verilmemesi ve bedeli ödenen yedek parçaların teslim edilmediğinden bedelinin iadesine ilişkin talepler de ,satış sözleşmesinin ayıp dışındaki hükümlerine dayalı açılmış olup BK nun 125.maddesi gereği 10 yıllık zamanaşımı süresine tabii olup ,yasal düzenlemelere açıkça aykırı ilk derece mahkemesi ve bilirkişi kurullarınca yapılan değerlendirmelere iştirak edilmemiştir.

GEÇ TESLİM VE AĞIR KUSUR

Davacının bir kısım talepleri teslimdeki gecikme ,bir kalem talebi ayıplı teslime ,bir kalem talebi garanti süresi içinde servis hizmeti verilmemesine ,bir kalem talebi de bedeli ödenen ancak teslim edilmeyen yedek parça bedeline ilişkindir.Dava dilekçesinde fiili teslim tarihi 10/08/2007 olarak bildirilmişse de; sunulan gümrük beyannamesinin tarihi 15/08/2007 olduğu,beyanın maddi hata kabul edilebileceği,CPP sistemi sözleşmedeki teslim süresinden çok sonra 15.8.2007 tarihinde teslime hazır hale getirilmiştir. Davacı; davalı satıcının ağır kusurlu olduğunu, davalı ...'da üretici firmanın fabrikasının Çin'e taşınmasının elinde olan önlenmesi mümkün olan bir sebep olmadığını, teslimatı hızlandırabilmek adına elinden geleni yaptığını, daha geç teslimi engelleyebilmek adına uçakla ekipmanı getirdiğini, masrafa katlandığını, bu sebeple ağır kusurlu olmadığını, ayrıca sözleşmenin 6 ve 14.maddelerinde sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davacının talep edebileceği tek tazminatın %5 oranında hesaplanan 39.738,50 Euro tazminat olduğunu ileri sürmektedir.

Davanın çözümü için öncelikle ,sorumluluğunun sınırlandırılması anlaşması yapan davalı ...'nun somut olayda ağır kusurlu olup olmadığının tespiti gerekmektedir. 818 sayılı BK nun 99.maddesinde sorumsuzluk anlaşmalarında borçlunun hile veya ağır kusurundan sorumsuzluğuna ilişkin bir kayda yer verilemeyeceğini öngörmüştür. Hukuk uygulamasında kusur hukuki açıdan ağır,hafif ve orta olmak üzere bir ayrıma tabii tutularak derecelendirilmektedir. Kusurun değerlendirilmesinde ölçü nitelik olmaktan ziyade niceliktir.birinden diğerine geçiş çoğu zaman takdir ve değerlendirilmeye dayalıdır.Ağır kusur yargısal kararlarda "aynı durum ve koşullar altında her mantıklı insanın göstereceği en ilkel,basit)dikkat ve özenin gösterilmemesidir.Ağır kusur da hal ve şartların yüklediği özen gösterme ve tedbir alma ödevlerine veya bir hareket tarzı emreden kurallara "tam bir aldırmazlık "sözkonusudur.Ağır kusur bağışlanması kesinlikle olanaksız olan irade eksikliği esasına dayanır.(Yargıtay HGK 2003/11-756 esas ,2003/743 karar sayılı ilamı )...

tarafından davacıya gönderilen 18 Ekim 2006 tarihli mailde;

2- (makine MAK ana makinenin Almanya'da soğutma eşanjörü hariç 18/12/2006 da teslime hazır olacağı, eşanjörün teslim tarihinin Ağustos 2007 olduğu(sonradan revize edildi), ZF pervane ve aksesuarları İtalya'da üretici firmada Şubat 2007 de teslime hazır olacaktır." denilmiştir.Davacı satıcının ağır kusurlu sayılması gerektiğine ilişkin olarak yukarıda yazılan mail dayanak gösterilerek CPP sisteminin Şubat 2007 tarihinde İtalya'da teslime hazır olacağını, gümrük beyannamesinde görüleceği üzere 15/08/2007 tarihinde Çin'den getirtildiği, Çin'de üretildiği söylenseydi kabul etmeyeceğini, Çin mallarının kalitesinin standartların altında olup fiyatlarının da farklı olduğunu,gerek gecikmeli teslimatından gerekse montajından dolayı uğradığı zararın tazmini ile sınırsız olarak sorumlu olduğunu ileri sürmektedir.

Bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere bahse konu söz konusu dönemde gemicilik sektörünün hızlı büyümesi sebebiyle yeni inşa gemi talep ve siparişlerinin birden yükselmesi ve bu sebeple ekipman tedarikçileri ve gemi inşacılarının siparişleri yetiştirmede aksama ve gecikmeler yaşandığının sektörün bilinen bir gerçeği olduğu, yine davacı tarafça da söz konusu hususun bilinebilecek bir durum olduğu, nitekim aynı dönemde hem Almanya'da üretilen ana makinanın hem de Çin'de üretilen pervane sisteminin gecikmesinin temel nedeninin bu olduğu, üretimin İtalya yerine Çinde yapılmasının ağır kusur olarak kabul edilemeyeceği yönündeki bilirkişi ve ilk derece mahkemesinin tesbitleri Dairemizce de benimsenmiştir.Davacının Denizcilik sektöründe faaliyet gösterdiği ,başkaca gemileri bulunduğu , üretici firmaların seçimini de yaptığı gözetildiğin de üretim yerinin Çin'e taşındığının davacı tarafça da bilinmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.

Satıcının ağır kusur sayılabilecek kasta yakın bir kusurunun bulunduğu ispatlanamadığından teslimdeki gecikme nedeniyle davalı kusurlu ve mütemerrit sayılsa da ağır kusurlu kabul edilemeyeceğinden teslimde ki gecikme nedeniyle 6 ve 14 madde de ki sınırlamalardan yararlanacağı kanaatına varılmıştır.

CPP SİSTEMİNDEKİ 1 NOLU PERVANE KANADINDA Kİ ÜRETİM HATASI:Aşamalarda alınan bir kısım bilirkişi raporunda pervanenin hatalı üretilip üretilmediği yolunda kesin bir tesbit yapılamadığından söz edilmektedir. Pervane kanadında ki standart dışı üretiminin 3.9.2007 de davacının gemi inşasında görevli personelin ,1 nolu pervane kanadında yağ kaçağı bulunduğunu,bunun kanat içinde yer alan o-ring kanalının derinliğinin ,gerekenden fazla (en fazla 6.35 mm olması gerekirken 7.2 mm olduğu ) olduğunu ... bildirdiği ,2.davalının 4.9.2007 de e-mail ile 1,1 mm lik teflon şim kullanılarak arızanın giderilmesi önerilmiş, 5.9.2007 tarihinde ....ltd.şti tarafından o-ring kanalı 7,2 mm olarak ölçülmüştür.5.1.2008 tarihli ...

tarafından tanzim edilen tutanakta ise, pervane söküldüğünde quarter ring altında- 1 mm teflonring- bulunduğu ,daha önceden servis tarafından montajı yapıldığı, alınıp yerine 0,50 milimetrelik iki adet shim konulduğu, 1 adet sarı, 1 adet paslanmaz shimlerin hub yüzeyine özel yapıştırıcı ile yapıştırıldığı, pervane kanadının yeniden montajının yapıldığı kaydedilmiştir.

Sonuçta ; birleşen dosyada davacı talepleri incelenir iken yeniden üzerinde durulacağı üzere,davalı ... şirket yetkilisi 10.11.2009 tarihinde davacıya gönderdiği mektup ile ;

7. 11.2009 tarihli hasar ihbarı neticesinde ,(CPP)pervane gövdesinin değiştirilmesinin en uygun çözüm olduğunu ,muvafakat verilmesi halinde üretici firmaya hemen sipariş verileceğini bildirmiş ve üretici firma tarafından 25.12.2009 tarihinde üretici firma tarafından tüm masrafları karşılanarak pervane gövdesi bütünüyle değiştirilmiş ve geminin sürekli tekrarlanan arızalardan kurtulduğu soruna kökten çözüm bulunduğu gözetildiğinde,pervane kanadında o-ring kanalında üretim hatası bulunduğu,olması gereken derinlikte üretim yapılmadığı,kanatta üretim arızası olduğu daha 5.9.2007 tarihinde belirlendiği halde zamanında garanti veren satıcı ve servis şirketi gerekli önlemleri alıp davacının değiştirme taleplerini karşılaması halinde tekrarlanan arızaların ve bu bağlamda uyuşmazlıkların ve mağduriyet yaşanmayacağı açıktır.Bu sebeble 5.9.2007 tarihinden itibaren satıcının ağır kusurlu bulunduğunun kabulü gerekmektedir.Nitekim CPP sistemindeki bu kusur nedeniyle yine aynı mahkemenin 2014/1493 esas ,2018/728 karar ve 18.7.2018 tarihli ilamında ve İstanbul BAM 14.Hukuk Dairesinin 2018/1937 esas ,2019/145 karar sayılı ilamının gerekçesinde de aynı tesbitlere yer verilmiş, CPP sisteminde ki ayıp nedeniyle 22.6.2009 ile 27.12.2009 tarihleri arasında tersanede kaldığı ileri sürülerek ,günlüğü 7.000-usd den kar kaybı talep ettiği ,yapılan yargılama neticesinde 2008 yılında deniz taşımacılığının çok iyi durumda bululduğu ancak 2009 yılında deniz taşımacılığının durma noktasına geldiği , 2010 yılında biraz artış olduğu hususlarına değinilerek Deniz Ticaret Odasının bildirimine dayanılarak günlük 4000-usd net gelirin hakkaniyete uygun olduğu belirlenerek 180 gün için kar kaybı tazminatına hükmedilmiş ve davalı ...'nun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

ASIL DAVADA TALEPLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davalı .... üretici firmadır. Bu şirketin davacı ile akdî ilişkisi bulunmamaktadır. Diğer davalı satıcının alıcıya karşı sözleşme koşullarında ve tekniğine uygun ifa etmemesi ayıplı ifa olup, satıcının ayıplı ve sözleşme koşullarına aykırı ifasının üretici firma yönünden haksız fiil olarak kabul edilmesi de mümkün değildir. Bu halde üretici firmanın haksız fiil sorumluluğu sözkonusu olmayacağı gibi davacı ile satım ya da eser sözleşmesi gibi akdî ilişkisi de bulunmadığından adı geçen davalı aleyhindeki davanın husumet yokluğundan reddi gerekir.(Somut olaya emsal Yargıtay 15 HD nin 2011/4222 esas ,2012/5525 karar sayılı 10.9.2012 tarihli ilamı )bu nedenle davacı-karşı davalının üretici firma hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine ilişkin hükme yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir Karşı dava da ;davalı ...

davacı adına ödediği havuz ve emtianın Çin'den getirilme masraflarının iadesini talep etmektedir.Taşıma masrafları sözleşme gereği satıcıya ait bulunmaktadır.Ekstra nakliye ücreti ödendiğin de bunun alıcıya ait olacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Ayrıca havuz masrafı da pervanede ortaya çıkan yağ kaçağı için yapıldığı ve ayıp tesbit edildiğinde ödeneceği davalı tarafından taahhüt edildiğinden iadesi mümkün görülmemiş,karşı davanın reddine ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Ana makine arızasında satıcı sorumluluğunda servis şirketinin devreye girdiği ve her talebe karşılık olarak teknik servis hizmetinin sağlandığı davalı tarafça kabul edilmektedir.

(davalı vekilinin 10/12/2012 tarihli dilekçesi 2.sayfa son paragraf) garanti süresi içerisinde servis sorumluluğunun davalıda olduğu aşamalarda açıkça kabul edilmişken servis şirketinin ayrı şirketler olduğu, servis şirketi ile ilişkinin farklı bulunduğu, taleplerin servise yöneltilmesi gerektiği yolundaki savunmaya itibar edilmemiştir. Buna göre;1)132.963- TL havuz bedeli,teslimdeki gecikme sebebine dayalıdır.Geminin ana makine ve ekipmanlarının montajı için 132.963- TL havuz parası ödendiği, geç teslim nedeniyle makine olmadan denize indirilen geminin montaj için yeniden havuza alındığı ,ödenen bedelin davalıdan talep edildiği anlaşılmaktadır.Teslimde gecikme hiç olmasaydı makina zamanında teslim edilseydi dahi gemi montaj süresi kadar havuzda tutulup yine havuzlama ücreti ödenecektir.

Davacı tarafından ödenen havuz parası her koşulda ödenecek bir bedeldir.Aradan geçen zaman nedeniyle da daha fazla havuz parası ödendiği yolunda bir iddia da ileri sürülmemiştir. Havuz ücreti gecikmeden kaynaklanan bir zarar olmadığından davalı- karşı davacı 13.077-usd havuz parasının ayıplı üretim nedeniyle üstlenilip ödendiği anlaşılmakla havuz bedeline ilişkin davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Aksi yöndeki bilirkişi raporlarına itibar edilmemiştir.2)200 günlük günlüğü 10.000-usd den kar kaybı talebi yine gecikmeye dayalıdır.Zira 200 gün teslim tarihi olan 10.8.2007 (15.8.2007) tarihine kadar hesaplanmış bu dönemde henüz teslim vaki olmadığından, dolayısıyla sonuçta üretim hatalı bir mal teslim edileceği de öngörülebilir bir durum olmadığından uzun süreli gecikme nedeniyle sözleşme hükümlerine itibar edilmesi gerekmektedir.Zira taraflar teslimde bir gecikme olabileceğini öngörerek sözleşmenin 6 ve 14 .maddeleri ile gecikmeden dolayı oluşabilecek zarar taleplerini kararlaştırarak sınırlandırmışlar ,geç teslim ve kusur bahsinde incelendiği üzere ağır kusurlu kabul edilmeyen davalı satıcıdan bu bedelin istenemeyeceği sonucuna varılmıştır.3)20.000-usd römorkor bedeli ise yine geç teslim nedeniyle talep edilmiştir.Davalı mütemerrit olup ,bu kalem davacının fiili zararına tekabül ettiğinden ,bilirkişi raporlarında Tuzla bölgesinde mevcut yoğunluk nedeniyle (o dönem Tuzla tersanelerinin karaborsa olduğu belirtilmiştir.) geminin 20.1.2007 tarihinden bu yana da denizde olduğu gözetildiğinde bu zararın davalı satıcı tarafından karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.İlk derece mahkemesi teknik zorunluluğun davacı tarafça kanıtlanamadığından bahisle davayı reddetmiş ise de durumun aciliyetine göre bulunabilen tersanede işin yaptırılacağı hayatın olağan akışına uygun olup ,davacının tersane seçimini menfaatine en uygun yerde yaptırdığının kabulünün makul davranış olduğundan bu kalem talebin kabulü gerekmektedir.

4- Donanım devreye alınmadan davacı 28 Aralık 2007 tarihli mail ile montaj sırasında gelen CPP sisteminin hatalı üretim olduğu tarafımızdan tespit edildiği halde uyarıları dinlemeyip hatalı bir şekilde taktırıldığı, geminin 15 Ağustos 2007 tarihinde Haliç tersanesinde havuza alındığı, bu hatalı üretimden dolayı 23 gün havuzda kaldığı ayrıca 97 günde geç kalma nedeninden ötürü tersanede bulunmak mecburiyetinde kalındığı, gemi sefere çıkmaya hazırlanırken hatalı üretimden dolayı CPP'de yağ kaçağı görüldüğünden Klas kuruluşunun klas mektubunu askıya aldığı, geminin halen Kartal'da demirli olduğu, hatalı üretim CPP'nin acilen değiştirilmesi talep edilmiştir. 28 Aralık 2007 tarihli mailde Surveyör ...

tarafından,gemideki klaslama kapsamında sertifika verilmesi için yağ kaçağının giderilmesi gerektiği davacıya bildirilmiştir.

5. 417-usd dalgıç ,acente ,pilotaj ücreti yukarıda yazılı maddi olaylara ve neticede ayıba dayalı bir taleptir.Kısmi dava ile tamamı talep edilmiştir.Esasen 3000 usd dalgıç ücreti için fatura düzenlenmesi halinde de ödeneceğine ilişkin davalı ... yetkilisinin 17 mart 2008 tarihli beyanı mevcuttur. Süresinde bir talep olduğu ve ayıplı ürün satışı sabit olduğundan davacıya ödenmesi gerekmektedir.

5- 6.300-euro yedek parça bedeli. Bedeli peşin ödenen ancak teslim edilmeyen emtia bedeline ilişkin olup bedelin iadesi isteminin ayıpla veya geç teslimle ilgisi yoktur. Bir kısım bilirkişi raporlarında ayıba dayalı bir istek olarak değerlendirilmiş ise de,sipariş verilen yedek parçanın bedeli ,teslim edilmediğinden iadesi talep edilmektedir. Davalı ...

5. 9.2007 tarihine kadar olan sürede ağır kusurlu sayılamayacağı yukarıda yazılmıştı.Ancak bu tarihten itibaren geminin makine sistemine takılan ve geminin hareket kabiliyetini doğrudan etkileyen kusurlu olduğu belirlenen ekipmanı yapıştırıcı malzemelerle ve ilavelerle gidermeye çalışmak suretiyle ağır kusurlu davranış gösterdiği ve teslimden sonra da sanki satıcı garanti vermemiş gibi davrandığı ve servis taleplerinde öncelikle geçmiş borçların ödenmesini istediği,birleşen dosya davacısının da garanti kapsamında olduğunu ileri sürerek ödemekten kaçındığı tesbit edilmektedir. ... tarafından 20/04/2008 tarihinde İzmir Alsancak limanında alarm çıkışından değer okunamaması nedeniyle davalıdan servis talebinde bulunmuştur.

Davalı ... yetkilisi; aynı tarihli çalışanlara gönderdiği mail ile "...'ın son gemi ile ile ilgili commissiong borcu dahil 2007 ve 2008 tarihinden borçları bulunduğu, borçların ne şekilde ödeneceği bildirilmeden servis verilmemesi ,bilgi verilmediği takdirde servis gidişatının iptal edilmesi "talimatı davalı şirket çalışanlarına bildirildiği anlaşılmaktadır. İlerleyen aşamalar da sabit olduğu üzere ,montaj aşamasında verilen hizmetin ağır kusurlu olduğu sabit olmuştur. Davalı satıcı 5.1.2008 de geminin tesliminin tamamlandığı ileri sürülse de kusurlu ekipmanın montajının sağlandığı halde ve bu nedenle denizde seyreden geminin büyük zarara uğrayabileceğini öngörmesi beklenen ,arızanın garanti kapsamında olabileceğini dikkate almadan davalı şirket yetkilisi borç ödenmediği servisin iptali talimatı vermekte bir beis görmemiştir.21.4.2008 tarihinde Alsancak Limanından sonra , 26.5.2008 tarihinde geminin Arnavutlukda iken yeniden arızalandığı gönderilen teknik elemanın hasarın sebebini tesbit edemediği ,gemi döndüğün de detaylı inceleme yapılması tavsiyesi veren şirket yetkilisi,Tuzla'ya dönen gemiye servis hizmeti (vermek için peşin ödeme istemiş ,davacı da 11.6.2008 tarihinde banka ile 6.300-euro ödeme yapmıştır.

Ödeme yapıldıktan sonra ise ; ... yetkilisi Lorenz Weinstabl tarafından davacıya gönderilen 13 Haziran 2008 tarihli mailde sipariş edilen yedek parçaların hazır olduğu ancak eski borçlar kapatılmadan bu parçaların teslim edilmeyeceği bildirilmiştir. Başka bir anlatımla bedeli ödenen mallar teslim edilmemiş ,bu mallar için fatura düzenlenmiş tahsil edilen bedel mahsup edilerek bakiyenin de birleşen dava da talep edildiği anlaşılmaktadır. Teslim edilmeyen malın bedeli olarak 6.300-euro bedel yedek parça bedeli olarak ödendiği ,teslim olmadığı sabit olmakla birlikte ;servis hizmetleriyle ilgili değerlendirmenin birleşen dava da değerlendirilmesi gerektiği ,servis şirketinin farklı bir tüzel kişilik olduğu ,davacı tarafından da servis ile imzalanan ayrıca sözleşme olmasa da ana sözleşme kapsamında servis şirketini muhatap aldığından , davalı satıcı hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.

6- 90.000-usd kar kaybı talebi ; 26/05/2008 tarihinde Arnavutluk'ta meydana gelen arızada servis elemanı ... tarafından yapılan incelemede: 3,5 ,6 nolu yakıt pompaları demonte edilerek iç elemanlarının temizlendiği ,yakıttan kaynaklanan karbonlaşma olduğu, bu esnada yakıt pompa indekslerinin çok farklı olduğu, egzos sıcaklıklarının 260 dereceye ayarlandığı, enjektörlerin yenileri ile değiştirildiği, TC Türbin tarafından yıkama devresi bağlanmadığı, sonuç olarak gemide pmax cihazı olmadığından gerekli tanı tam olarak konulamadığı, büyük ihtimalle TC nin gerekli zamanlarda yıkanmaması sebebiyle tıkanan nozlelerinin işeme yaptığı, egzos hareketlerinin arttığı, bu durumun tam olarak düzeltilemediği, bunun dışında egzos valfi ile sitleri arasında kaçaktan şüphelenildiği, kaver elemanlarının değişme ihtimali olduğu, bu sebeple makinede en kısa sürede kaver,piston ve yatak kontrolü yapılması gerektiği bildirilmiştir.

29. 5.2008 tarihli mailde de davacı tarafından ;ANA N gemisinde hatalı üretilerek monte edilen CPP sisteminin değiştirilmesine ilişkin proğramın 21.hafta başında açıklanacağı ancak bilgi verilmediği değişimin ne zaman yapılacağının sorulmuştur. Ancak ... yazdığı dahili yazıda ise; gemide pmax cihazı bulunmadığından enjektör değişiminden sonra da düzensizliğin devam ettiği ,pompa kazıklamaları ile başlayan sorunun exhoust valflerinde yara veya kurum oluşturdu ise arızanın tam tespiti için kaver valf over houl gerektiği, turbocharge türbin tarafın hiç yıkanmamış olması bir kısım elemanlarda yakıt kurum yapabilecek ise de, öncelikli olarak kaver valf over houl olduğu, valf ayarı sırasında yeni bir makine için çok sayılabilecek aşınma ve çizikler bulunduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.

Buna göre; davalı ...'nun makinenin arızanın kötü yakıt kullanımı ,yetersiz elemandan kaynaklandığı yolundaki savunmalarının yerinde olmadığı sonucuna varılmaktadır.Davalının teknik elemanı tarafından yakıt pompalarında meydana gelen arızanın detaylıca incelenmesi gerektiği bildirildiği halde ,... tarafından daha evvel ücretlerin öenmediği gerekçe gösterilerek yedek parça bedelinin peşin istenildiği, ve davacı ... tarafından 11.6.2008 tarihinde ödendiği ve(Arnavutluk) bir önceki arızanın devamı olan servis talep formu bulunduğu anlaşılmaktadır.Arnavutluk dönüşü davacı tarafça 3.6.2008 tarihli mail ile ; geminin 5.6.2008 tarihinde Kartalda olacağı servis proğramının bildirilmesi, 4 haziran 2008 de geminin halen Diliskelesi'nde olduğu servis proğramının bildirilmesi ,6.6.2008 de servis talebine cevap verilmediği ,12 haziran 2008 de malzeme bedeli peşin ödendiği halde teslimatın ne zaman yapılacağının bildirilmesi ve servis raporunun gönderilmesi talep edilmiş, davalı tarafından 6.6.2008 tarihinde arızanın garanti kapsamına girmemesi durumunda verilecek olan servis hizmetinin faturalandırılacağı ,ana makinedeki hararet yükselmesi probleminin giderilebilmesi için enjeksiyon pompalarının söküldüğü, kaverlerin alındığı ve masrafların birleşen davada davacıdan talep edildiği anlaşılmaktadır.

07/06/2008 tarihinde de ... tarafından tüm kaver ve yakıt pompalarının atölyelere teslim edildiğine dair servis formu düzenlendiği ve bunun içinde 24/06/2008 tarihli 7.565,76-euro (14.347,73 YTL) bedelli yedek parça ve servis hizmet çizelgesi gereğince fatura düzenlendiği,13 haziran 2008 tarihinde ise ;... tarafından sipariş edilen yedek parçaların teslime hazır olduğu ,ancak önceki borçlar nedeniyle rehin kalacağı bildirilmiştir.Ancak yukarıda bahsedildiği üzere 03/06/2008 tarihli servis talep formu Arnavutluk'ta arızanın nedeninin tam olarak tespit edilemediği ve sorunun enjektör değişimine rağmen devam ettiği bildirilen servis formunda yazılı olan arızanın devamı niteliğindedir. Davaya konu bu olayda ,yakıt pompalarının tamamının sökülerek(Duhan mühendislik-16.8.2008 tarihli yazı ile) yenilendiği halde ,artık geminin 2009 yılı haziran ayında işlemez hale geldiği bu arızanın da istanbul 10 ATM nin 2014/1493 esas 2018/728 karar sayılı ilamına konu arızanın tekrarlandığı gerçeği karşısında ve geminin henüz 05/01/2008 tarihinde sefere çıktığı düşünüldüğünde yeni bir makinede tekrarlanan arızaların , hatalı üretilen CPP sisteminden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

Yakıt pompa kazıklaması arızaları CPP kontrol sistemi arızası ile ilgili olduğu 14.3.2008 tarihli servis formunda açıkça yazılı olduğundan garanti kapsamında sayılması gereken bir arızaya rağmen servis hizmeti verilmediğinin kabulü gerekmektedir.Şişli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/145 Değişik is sayılı dosyasında tespitin davadan evvel yapıldığı, yapılan bilirkişi incelemesinde servis talebine karşılık verilmemesine ilişkin arızada yapılan incelemede geminin makine otomasyon kayıtlarının incelendiği, yakıt pompasında meydana gelen arızayı müteakip silindirler arasında yük dağılımının bozukluğu nedeniyle yüksek egzos sıcaklığı meydana geldiği, bu arızanın muhtemel sebeplerinin yakıt kalitesinin düşük olması ,yakıtın uygun sıcaklıkta makinede yakılmaması, IFO yakıtı yerine MGO/DO yakıtı ile uzun süre seyir yapılması, yakıt pompası malzeme kusuru sebebiyle olabileceğinin belirlendiği, yakıt numunesinin gemide mevcut olduğu, yakıtın uygun yakılmasını sağlayan BUOSTER modülünün faal olduğu, geminin seyirde iken IFO yakıtı kullandığının otomasyon kayıtlarında tespit edildiği, ana makinenin kullanımından bu yana henüz 1000 saat geçtiği göz önüne alınarak pompalarda kullanılan malzemelerden kaynaklı olabileceği, gemideki onarımın normal şartlarda 6 gün süreceği bilirkişi tarafından bildirilmiştir.

Arnavutluk'ta geminin ana makinesinde pompalarında meydana gelen arızanın orada giderilemediği ve yapılan geçici tamiratla daha sonra yapılan tespit tutanağında belirlendiği üzere geminin 11 knot hızla gitmesi gerekirken hızını 6 knota düşürerek 3.5 günlük bir gecikme ile İstanbul Tuzla'ya döndüğü ve daha evvel arızanın sebebinin detaylı inceleme ile belirlenmesi gerektiğine ilişkin ...'in servis raporuna rağmen davalı tarafından gemide hatalı yakıt kullanıldığı, kullanım talimatına uyulmadığı ve daha evvel borçları olduğundan servis hizmeti verilmediği ve davalı yetkilisi tarafından bedeli ödenen yedek parçaların rehin tutulduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır. ... ltd.şti ve koll.şti vekili tarafından keşide edilen Beyoğlu 16.noter tarafından keşide edilen 1.8.2008 ve 22164 yevmiye nolu ihtar ile hapis hakkı kullanıldığı açıkça beyan edilmiştir.

Davalı ... 12 aylık süre içerisinde sattığı ekipmana garanti vermiş ve malzemedeki kusurlar nedeniyle servis ve malzeme bedelini de karşılayacağını sözleşme ile üstlenmiştir.Buna rağmen 03/06/2008 tarihinden itibaren her gün servis talebinde bulunulduğu, 06/06/2008 tarihinde ana makina üzerindeki pompaların sökülmesine rağmen ve yedek parçaları da rehin tutmak suretiyle geminin ve davacının kazanç kaybına sebebiyet verdiği açıktır. Bilirkişi raporlarında bu dönemde navlun sözleşmesi bulunmadığından zarar talebinin reddi yolunda görüş bildirmiş iseler de, iş ve güçten kalma süresince geminin çalışamadığı sabit olup, dosyada elde edilebilecek gelirlerin getirtildiği, (4.6.2018- 16.6.2018 tarihleri arası )geminin 13 gün beklediği, davacının kendi imkanları ile gemiyi tamir ettirdiği, 6 günlük süre içerisinde tamiratın yapılabileceği buna göre kalan 7 günlük süre için zarar takdirine hükmedilmesi gerektiği açıktır.Deniz Ticaret Odası tarafından dosyaya gönderilen 14.9.2009 tarihli yazıda ;

haziran 2008 ortalama günlük sabit gelirinin 7.000-8.000-usd günlük sabit maliyetin de 2.200-2.500-usd olarak bildirilmiş , buna göre net gelir ortalamasının 5.150-usd olduğu, 2009 yılında meydana gelen arıza nedeniyle hükmolunan kar kaybının günlük 4.000-usd olarak kabul edildiği, ancak 2009 yılında deniz taşımacılığının durma noktasına geldiğine dair kayıt düşüldüğü, 1.kök raporda ,deniz taşımasında fiyat belirleyici rolü olan Clarkson Container Market'in haziran 2008 raporunda da günlük gelirin 5.650-usd olarak belirlendiği gözetildiğin de ,normal tamir süresini aşan 7 günlük kar kaybının olacağını kabul ile 7x 5.150= 36.050-usd kazanç kaybına hükmedilmesi gerekmiştir.7-Gecikme cezası : Dava dilekçesinde ;27.220-usd gecikme cezası alacağı bulunduğu ileri sürülerek sözleşme cezası talep edilmiş,bilirki raporları ile toplamda sözleşme bedeli üzerinden %5 oranında hesaplanan 39.738,50-euro gecikme cezası hesaplanmıştır.

Gecikme sabit olduğundan bu tutara tamamen hükmedilmesi gerekmektedir.İlk derece mahkemesince davacının kısmi davasının sadece bu talebe tahsis edilerek 27.229 euro karşılığı 43.152,51-usd nin tahsiline hüküm verilmiş ve kalan miktarın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.Oysa ki gecikme cezası satış sözleşmesinden kaynaklandığı ve satış sözleşmesinde özel bir zamanaşımı öngörülmediğinden 6.380,75 -TL sine dava kalanına ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle davalıdan tahsili gerekmektedir. Davalı ... vekili ; gecikme cezasına kusuru bulunmadığından sözleşmenin 16.maddesi uyarınca hükmedilemeyeceğini ileri sürmekte ise de ;geç teslim de kusurlu olduğu sabittir.Ancak kusurun derecesi ağır olarak takdir edilmediğinden davalı vekilinin gecikme cezasına hükmedilmesine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN GEREKÇE

14/03/2008 tarihinde makinenin CPP kontrol sistemi maksimumda kaldığından arıza bildirildiği,14/03/2008 tarihli teknik kişi ... tarafından düzenlenen servis formu; "ECR Noris CPP KONTROL SYSTEM Speed Setting potansiometresi maksimumda kaldığından, makine max ipm de çalışmaktadır.cümlesiyle başlamaktadır. -Yakıt ünitesi kupke sistem şoklu filtre komple sökülerek parçaları temizlendikten sonra parçaların çalışması kontrol edildi .Şoklu filtre pnömatik dreyn sisteminin kazıklamış olduğu tesbit edildi.Piston körüğünün arızalanmasının nedeni redveing valfin arızalanmasından kaynaklandığı " yazılıdır. Buna göre CPP sistemi maksimumda kaldığında makinanın maksimumda kaldığı,kazıklama olarak tarif edilen arızanın oluştuğu tesbit edilmektedir.

İzmir Alsancak limanında meydana gelen arıza için davacı ... Ltd. Şti. 24/04/2008 tarihli 929,59-euro tutarında fatura düzenlenmiş, ... tarafından 15 ppm alarmı gecikme süreleri ayarlandı.Avus sistem alarmları çek edildi .denilmiştir. Arnavutluk'ta meydana gelen makine arızasına ilişkin ... imzalı servis formunun incelenmesinde ise ; 3,5,6 nolu yakıt pompalarının kazıkladığı görüldü. Demonte edilerek iç temizliği yapıldı.daha önce de ; 1,2,4 nolu pompaların gemi personeli tarafından sökülüp temizlendiği bilgisi verildiği ,enjektörlerin gemi imkanları dahilinde yeni enjektörler ile monte edildiği,..(max)speed de eksoz ayarlarının yaklaşık olarak ayarlandığı aşırı miktarda kurum bulunduğu ,TC türbin devresinin yıkama ünitesinin hiç bağlanmamış olduğu forma yazılmıştır.Ancak ;

...,...'ya gönderdiği dahili yazıda ise , pompaların temizlenmesi enjektörlerin değiştirilmesine rağmen sorunun halen devam ettiğini ,son alınan yakıttan sonra bu sorunun baş göstermiş olması yakıt pompaları kazıkladığında pompa ve enjektör değişiminden sonra düzensiz çalışma sesi ve eghoustlarda ki aşırı farklardan anlaşılmıştır.Makina Load'ı yükseldikçe exhoustların çok hızlı yükselmesi yaklaşık %40,50 yükündeki %100 yükdeki exhoust değerlerine ulaşılması gösteriyor ki ,pompa kazıklamaları ile başlayan sorun exhoust valflerinde yara veya kurum oluşturdu ise (düzensiz yanma ve yüksek hararet) ,exhoust sıcaklık sensörlerinin normalden fazla gösteriyor olmasına neden olduğunu söylemek doğru olacaktır.Bunun için de kaver valve overholl gerkemektedir.

Ayrıca türbine tarafın hiç yıkanmamış olması da elemanlarda yakıtın kurum yapabileceği, ancak öncelikli olanın kaver valf overhouldur, ayrıca valf ayarı sırasında cam shaft kapakları açıldığın da yeni bir makina için çok sayıda çizikler bulunduğu yağlama yağı analizi gerektiği "yolunda bilgi verilmiştir. Davalı satıcı tarafından bu süreçte ;talimatlara aykırı yanlış yakıt kullanım ve bakım kurallarına uymamasından kaynaklandığı ileri sürülmüşse de; Arnavutluktaki arızanın sebebinin anlaşılamadığının servis tutanağında yazılı olduğu,ve arızanın denemelere rağmen giderilemediği ,geçici bir çözüm ile sorunun geçici olarak aşıldığı ,ancak 14.3.2008 tarihli servis tutanağında açıkça yazdığı üzere "ECR Noris CPP KONTROL SYSTEM Speed Setting potansiometresi maksimumda kaldığından, makine max ipm de çalışmaktadır " olarak yapılan tesbiti dikkate almadığı anlaşılmaktadır.

Geminin tesliminden sonra aralıklı olarak yakıt pompalamaları kazıklamaları için arıza bilidiriminde bulunulduğu ,son olarak CPP sisteminin pervane gövdesiyle birlikte değiştirilmesi gerektiğine ilişkin bildirimden önce bu gerçeğin davalı tarafından görmezden gelindiği anlaşılmaktadır. Arnavutluk daki arızanın 14.3.2008 tarihinde pompa kazıklaması ,İzmir de ki sintine separatörü arızası , devam eden aşamada Arnavutlukta tesbit edilen yakıt pompalarının kazıklaması şikayetlerinin devam ettiğinin kanıtı sayılmalıdır. Netice de yakıt pompaların tamamının ... tarafından 3.6.2008 ve devam eden ve 9 günlük zarar talebine ilişkin süreçte pompa elemanlarının tamamının değiştirildiği ve haziran 2009 da ki arızanın zuhur etmesine engel teşkil etmediği ,sonuçta CPP sisteminde ki üretim arızasının geminin tamamen arızalanmasına yol açtığı gözetildiğinde tüm arızaların hatalı üretimden kaynaklandığını kabul etmek gerekmektedir.Servis hizmeti sunulmayan 03/06/2008 tarihindeki sonraki döneme ilişkin olarak taraflardan hangi tarafın haklı olduğunun tespiti için hizmet faturalarının incelenmesi gerekmektedir.Sözleşmenin 2/2 bendinde " sözleşme fiyatının dışında 20.000 avro ...

makine ltd.şti tarafından 10.maddede belirtilen personel desteği için faturalandırılacaktır."denilmiştir. Sözleşmenin 8.maddesine göre alıcı ekipmanın kurulumunu yapmakla yükümlüdür.Satıcının desteği tavsiye ile sınırlıdır,12.3 maddesi ile "garanti kapsamı boyunca satıcı kusurlu ekipmanın ya da kusurlu parçalarının değiştirme ve tamirlerini üstlenecektir. Parça değişimi veya arıza inceleme masraflarından ,şikayet doğrulanmış ise ,satış içine sevkiyatın ,ekipmanın kaldırılıp kurulmasının ,mühendis ve asistanlarının gerekli hizmetlerinin masraflarının da dahil olduğu tüm masrafları üstlenecektir...Eğer tamir ve çalişma gerekiyorsa seyahat süresini ve konaklamayı kapsayan seyahat masrafları alıcıya aittir.

"hükmünü haizdir.Sözleşmenin 10.maddesi ise ; "ana motor kurulumu için 18 iş günü ,ZF MPP kurulumu 10 iş günü ,thermal 8 iş günü hesaplanacaktır.günlük 8 iş gününü aşan ve pazar günleri için ekstra hesaplama yapılacağı, hizmetler Tuzla dışında gerçekleşirse her yolculuk başına 600 avro olarak kesilecek daha az zaman harcanırsa alıcıya iade edileceği satıcıyla ilgili olmayan sebebler yüzünden çalışma saatlerinin dışına çıkılır ,ek personel desteği gerekir,tüm masraflar alıcı tarafından ödenir " denilmiştir. Sözleşmenin 2/2 bendinde öngörülen 20.000-euro bedelden kalan bakiye 13.775-euro birleşen davada talep edilmektedir.Birleşen davada davacı servis şirketinin talebi 16.7.2008 tarihli ihtarname de açıklanmış olup, 13.775-euro kurulumdan kalan bakiye, 2.709,28-euro davalının kabulünde olan 4 adet fatura ,81,27-euro işlemiş faiz, 24.4.2008 tarihli 929,59 euro ,28.5.2008 tarihli 3.699-euro bedelli fatura,6.6.2008 tarihli 8.252.92-euro, 24.6.2008 tarihli 7.565,76 euro bedelli faturalara dayalı olup toplam 37.622,07-euro dur.

İcra takibinden evvel taraflar arasında faturaların tebliği ve iadesi bakımından karşılıklı ihtarnameler keşide edilmiştir.İcra takibi ile bedeli talep edilen faturaların ayrı ayrı ve nelere istinaden düzenlendiği ,ve davalının itirazlarının ne olduğunun üzerinde durulması gerekmektedir.Öncelikle davalıyı bağlayıcı beyanların üzerinde durulmalıdır.Davalının geç ve arızalı teslimi nedeniyle bir çok zararına sebebiyet verildiği, gecikme cezasının ödenmediği bu sebeble alacak talebinde bulunulamayacağı yönündendir.Davalı ,Beyoğlu ....Noterden keşide ettiği 9.7.2008 tarihli ihtarname ile açıkça 30.11.2007 tarih 509,76-euro,31.12.2007 tarihli 236-euro,31.12.2007 tarihli 193,52-euro ,30.1.2008 tarihli 1.770 euro bedelli faturaları açıkça kabul ederek zararlarına mahsup hakkını kullandığını beyan etmiş, 24.4.2008 tarihli 929,59-28.5.2008 tarihli 3.699-euro,6.6.2008 tarihli 8.252,92-euro bedelli faturaları ise açıkça kabul etmediğini beyan etmiştir.

11. 6.2008 tarihinde davalı tarafından ... Ltd. Şti.'ne 6.300- Euro yedek parça ödemesi gönderilmiştir. Bu ödemeye karşılık davacı tarafından 10.7.2008 tarihli 6.909,25 euroluk fatura düzenlenmiş ekinde sevk irsaliyesini ibraz etmiştir.Ancak bu fatura muhteviyatı yedek parça davalıya teslim edilmemiş ,bedeli iade edilmemiştir.Bu nedenle faturayı alacağına kaydetme hakkı olmayan davacının bu fatura bedelini talep hakkı olmadığı sabittir.Sözleşmenin 2/2.maddesinde yazılı 13.775-euro hizmet bedelinin ise tüm anlatılanlara göre talep hakkı bulunmamaktadır.Kabul edilemeyecek derece de kusurlu hizmet veren davacı servis şirketinin CPP sisteminde ki hatayı 5.9.2007 tarihinde fark ettiği ve 26.12.2009 tarihine kadar sürekli tekrar eden arızalara sebebiyet verdiği hizmet vermekte ağır kusurlu olduğundan davalıdan bakiye hizmet bedeli talep edemeyeceği kanaatına varılmıştır.Davalı 16 Haziran 2008 tarihli mailde 20/04/2008 tarihinde 920,59- euro, 28/05/2008 tarihli 3.699 -euro ve 06/06/2008 tarihli 8.252,92 Euroluk faturanın hatalı üretim ve hatalı montaj sonucunda harcanan zamana ilişkin olduğundan bu faturaların kabul edilmediği görülmüştür.

Davaya konu 20/04/2008 tarihli 920,59- euro bedelli fatura gemi Alsancak limanında iken meydana gelen arıza bildirimi nedeniyle , 28/05/2008 tarihli 3.699 -euro fatura ise Arnavutluk -Dures limanında yapılan arıza bildirimlerine ilişkindir. CPP sisteminin değiştirilmesiyle sorun çözümlendiği ve servis hizmeti verilmemesi nedeniyle uğranılan kar kaybı talebine ilişkin kısım ile bağlantılı ve sonuçta hatalı üretimden kaynaklanan arıza bildirimlerinin garanti kapsamında giderilmesi gerekmektedir.Davacı 6.6.2008 tarihinde ve asıl davada tazminata hükmedilen dönemde servis hizmetini tamamlamamış ,07/06/2008 tarihinde de ... tarafından tüm kaver ve yakıt pompalarının atölyelere teslim edildiğine dair servis formu düzenlenmiş ve bunun içinde 24/06/2008 tarihli 7.565,76-euro (14.347,73 YTL) bedelli servis hizmet çizelgesi gereğince fatura düzenlediği anlaşılmaktadır.

Eski pompaların kullanılmaz halde olduğu ,yeni pompaların da hapis hakkı kullanıldığından bahisle davalıya teslim edilmediği sabit olduğuna göre davacının servis hizmeti verdiğinin kabulü bir çelişki olacağından davacının 7.565,76-euro bedelli faturadan dolayı talep hakkı bulunmamaktadır.Montaj teslim tutanakları 18.12.2007 tarihli olup davalı vekilinin beyanına göre 5.1.2008 tarihinde gerçekleşmiş gemi teslim edilmiştir.Teslim tarihinden 6 ay sonra ve uyuşmazlığın akabinde fazla mesai tahakkuk ettirerek bedelini tahsil etmek istemesi de ,montaj sırasında hatanın fark edildiği aşamada tahakkuk eden bedelin talep edilemeyeceği,hizmet bedelinin ağır kusur nedeniyle istenemeyeceği yolunda ki gerekçe ile reddi gerekmektedir.30.11.2007 tarih 509,76-euro,31.12.2007 tarihli 236-euro,31.12.2007 tarihli 193,52-euro ,30.1.2008 tarihli 1.770 euro bedelli faturaları açıkça kabul ederek zararlarına mahsup hakkını kullandığını beyan etmiştir.2.709,28 -euro davacının borcunun mevcut olduğunun kabulü zorunludur.Ancak teslim edilmeyen pompaların bedeli olan 6.300-euro da davacı uhdesinde olup ,davalı mevcut durumda servis şirketinden alacaklı durumda olduğu tesbit edildiğinden asıl ve birleşen davalarda davacı-karşı ve birleşen davalarda davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne hükmün HMK 353/(1)b-2 gereği kaldırılmasına, yeniden hüküm verilmek suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne ,karşı davanın reddine ,davalı ...

yönünden pasif husumet yokluğundan reddine ,birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- Davalı-karşı davacı vekili ....Şti vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 gereği esastan reddine ,2-Davacı- ve birleşen dosya ve karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/330 Esas-2017/1301 Karar sayılı ve 01/11/2017 tarihli hükmünün, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;Asıl Davada;Davalı ... yönünden asıl davada açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, Davalı ... Tic Koll.Şti hakkında ki davanın kısmen kabulüne; a)Gecikme cezası karşılığı 58.288-usd nin ( 6.380,75-usd sine dava tarihi olan 19.8.2008 tarihinden ,bakiyesine 14.8.2012 ıslah tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarının 1 yıllık vadeli usd mevduata uyguladığı en yüksek mevduat faiz oranı ile birlikte davalı ....Şti 'inden tahsili ile davacıya verilmesine, b) 5.415,47-usd dalgıç,(acente,pilotaj) ücretinin davalı ....Şti.nden dava tarihi olan 19.8.2008 tarihinden itibaren kamu bankalarının 1 yıllık vadeli usd mevduata uyguladığı en yüksek mevduat faiz oranı işletilerek tahsili ile davacıya verilmesine, c) 20.000-usd romörkör ücretinin (6.380,75- usd sine dava tarihi olan 19.8.2008 tarihinden ,bakiyesine 14.8.2012 ıslah tarihinden itibaren) işleyecek kamu bankalarının 1 yıllık usd mevduata uyguladığı en yüksek mevduat faiz oranı ile birlikte davalı ....Şti 'inden tahsili ile davacıya verilmesine, d)Servis hizmeti verilmemesinden kaynaklı 9 günlük kar kaybı talebinin kısmen kabulüne, 36.050-usd nin (6.380,75- usd sine dava tarihi olan 19.8.2008 tarihinden ,bakiyesine 14.8.2012 ıslah tarihinden itibaren) işleyecek kamu bankalarının 1 yıllık vadeli usd mevduata uyguladığı en yüksek mevduat faiz oranı ile birlikte davalı ....Şti 'inden tahsili ile davacıya verilmesine, e) 6.300-euro yedek parça bedeline ilişkin talebin davalı ...Şti yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, havuz bedeli , 200 günlük gecikme nedeniyle kar kaybı talepleri ve kısmen kabulüne karar verilen talepler bakımından fazla istemlerin yerinde olmadığından reddine 2- Yerinde olmayan karşı davanın REDDİNE, 3- Birleşen davada birleşen dosya davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne hükmün, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA,"Kadıköy ....icra dairesinin ...1 esas sayılı dosyada itirazın iptali isteminin ve alacak davasının reddine ," Hükmün mahiyetine göre ;

birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun konusu kalmadığından bir karar verilmesine yer olmadığına, İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ASIL DAVADA ;arçlar tarifesi gereğince alınması gereken 9.750,17-TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 36.649,90-TL (dava açılırken 698,70-TL+ ıslah ile 35.951,20-TL)den mahsubu ile fazla alınan 26.899,73-TLnin karar kesinleştiğinde davacı ... Ltd Şti'ne iadesine,Davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 17.509,74-TL nispi vekalet ücretinin davalı ... Şti'den alınarak davacı .... Ltd Şti'ne verilmesine, Red olunan kısım yönünden davalı vekili için takdir olunan 85.944,59-TL nispi vekalet ücretinin davacı ....Ltd Şti'den alınarak davalı ....

Şti'ne verilmesine,Davalı ... vekili için takdir olunan 1.980-TL vekalet ücretinin davacı .... Ltd Şti'den alınarak davalı ...'ya verilmesine,Davacı ....Ltd Şti tarafından yatırılan 9.750,17-TL peşin harcın davalı .... Şti'den alınarak davacı ...Ltd Şti'ne verilmesine,Davacı tarafından yapılan 16.550-TL bilirkişi ücreti, 792,50-TL tebligat-tezkere posta gideri, 58-TL tanık ücreti olmak üzere toplam 17.400,50-TL yargılama giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 350-TL sinin davalı ... Şti'den alınarak davacı .... Ltd Şti'ne verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,Karşı davalı ... Şti tarafından yapılan 2.000-TL bilirkişi ücreti, 92-TL tanık gideri, 202-TL tebligat tezkere posta gideri olmak üzere toplam 2.294-TL yargılama giderinin yarısının karşı dava için yapıldığı varsayılarak karşı dava reddedildiğinden yarısının üzerinde bırakılmasına,diğer yarısının davanın reddi oranında hesaplanan 1.124-TL sinin davacı ...ltd Şti'nden alınarak davalı ....Şti'ne verilmesine, Davalı ...

tarafından yapılan 39-TL yargılama giderinin davacı ... Ltd Şti'nden alınarak davalı ...'ya verilmesine,KARŞI DAVADA ;ilk derece yargılamasına ilişkin,Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 54.40-TL karar harcının peşin alınan 993,20-TLden mahsubu ile fazla alınan 938,80-TLnin davalı-karşı davacı ......Koll Şti'ne karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine,

Karşı davalı ....ltd.şti vekili için takdir olunan 8.442,79-TL nispi vekalet ücretinin davalı-karşı davacı ... ...Koll Şti'den alınarak davacı-karşı davalı ....Ltd Şti'ne verilmesine,

BİRLEŞEN DAVADA; ilk derece yargılamasına ilişkin, Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 54.40-TL karar harcının mahkeme veznesine yatırılan 731,20-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 676,80-TL nin karar kesinleştiğinde birleşen dosya davacısı ... AŞ'ne iadesine,Davalı vekili için takdir olunan 10.757,80-TL nispi vekalet ücretinin birleşen dosya davacısı ... AŞ den alınarak davalı ....ltd.şti ne verilmesine,Birleşen dosya davalısı tarafından birleşen dosyada yapılan 28-TL tebligat yargı giderinin davacı .... AŞ den alınarak davalı ....ltd.şti ne verilmesine Davacı ,karşı ve birleşen dava davalısı ...ltd.şti tarafından yatırılan 35,90-TL+175,65-TL peşin istinaf karar harçlarının talebi halinde iadesine ,Asıl davada davalı ,karşı davada davacı.....şti den alınması gereken 3.557,99-TLnispi +54.40-TL maktu olmak üzere toplam 3.612,39-TL istinaf karar harcından yatırılan 2.780-TL peşin harcın mahsubuna ,bakiye 832,39-TL harcın davalı-karşı davacı ....şti den tahsiliyle hazineye gelir kaydına, Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde iadesine,Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğine ,kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde HMK nun 362.maddesi uyarınca Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

06/11/2020

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.