Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/662 E. 2015/1546 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kkdf (kaynak kullanımını destekleme fonu)↗ teminat mektubu tazmini↗ denetime elverişli rapor↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ i̇i̇k 257↗ teminat mektubu↗ denetime elverişlilik↗ garantörlük↗ fer'i müdahil↗ havale↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ avans faizi↗ temerrüt↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından davacıya verilen teminat mektubunda lehine garanti verilen şirketin KDV, KDV faizi, KKDF ve KKDF faizinin garanti altına alındığı, davacının teminat mektubunun tazmini talep ettiğinden davalı bankanın bu alacak kalemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, KDV olarak 41.729,47 TL, KDV faizi olarak 247.944 TL, KKDF olarak 7.257 TL ve KKDF ceza faizi 52.164 TL olmak üzere toplam 349.094,47 TL'nin değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı, davalı ve fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava, teminat mektubu bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece 03.10.2013 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir. Ancak, davalı ve fer'i müdahil vekili, rapora itirazlarını bildirir 07.01.2014 havale tarihli dilekçesinde teminat mektubunda garanti edilen miktarın 80.000,00 TL olduğu, hesaplamada teminat miktarının aşıldığı, KKDF'nin ve KKDF ceza faizinin teminata dahil olmadığı, riskin gerçekleşme tarihi, faizin oranı ve hangi dönemleri kapsadığının belirsiz olduğu hususlarında bilirkişi raporuna itiraz ettiği halde, mahkemece davalının ciddi itirazlarını karşılamak için ek rapor alınmadığı gibi kararın gerekçesinde de itirazlar değerlendirilmemiştir. Bu durumda, davalının ciddi itirazlarının karşılanması ve hesap şekli bakımından denetime elverişli ek rapor alınması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
(2) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
(3) Davacı, davalıyı 15.08.2011 tarihinde temerrüde düşürmüş olduğundan dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5817 E. 2011/5155 K.
Ortak:temerrüt
İncelediğiniz karardaBu durumda, davalının ciddi itirazlarının karşılanması ve hesap şekli bakımından «denetime elverişli» ek rapor alınması gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. (2) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. (3) Davacı, davalıyı 15.08.2011 tarihinde «temerrüde» düşürmüş olduğundan dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… cezanın davacının kusuruna dayanması nedeniyle davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 2.897,36.YTL alacağın 18.12.2003 «temerrüt» tarihinden itibaren %100 «temerrüt faizi» ile «tahsilde tekerrür olmamak» üzere davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, bir kısım davalılar tarafından açılan karşı davada istenen manevi tazminat yönünden Borçlar Kanunu 4 …
3- Ayrıca istemde bulunulmuş olmasına rağmen hüküm altına alınan «temerrüt faizinin» % 5 gider vergisine karar verilmemiş olması da doğru görülmemiş, kararın bu yönden de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · genel kredi sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · taahhütname
Benzer bu kararda… cezanın davacının kusuruna dayanması nedeniyle davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 2.897,36.YTL alacağın 18.12.2003 «temerrüt» tarihinden itibaren %100 «temerrüt faizi» ile «tahsilde tekerrür olmamak» üzere davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, bir kısım davalılar tarafından açılan karşı davada istenen manevi tazminat yönünden Borçlar Kanunu 4 …
Mahkemece, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı bankaya ihracatın kapatılmasından sonra verilecek ihracat «taahhüdüne» ait kapatma belgelerinin davalılar tarafından verilmemesinden dolayı davacı tarafından davalı ...- Tur Ltd.Şti. adına ödenen BSMV ve KKDF’den kaynaklanmaktadır.Taraflar arasında imzalanmış bulunan «genel kredi sözleşmesinin» 38. maddesinde döviz belgelerinin gecikmeden yerine getirileceği ve davacıya «ibraz» edileceği, aksi halde gecikmeden doğacak cezai müeyyidenin davalılarda olacağı belirtilmiştir.
Bu durumda yasal mevzuat ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de nazara alınmak suretiyle «uyuşmazlık konusu» alacak kalemlerinden davacı banka tarafından ödenen KKDF aslı ve cezasının davalılardan tahsiline ilişkin istemle ilgili olarak açılan davada anılan vergiyi ödemekle mükellef olan tarafın kim olduğu, buna bağlı cezanın ödenmemesinden doğan sorumluluğun kime ait bulunduğu, davalıların KKDF’nin ve buna bağlı cezanın ödenmemesinden dolayı sorumlu olup olmadığının ve varsa «müterafik kusur» durumunun incelenmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan Dairemizin BSMV ile ilgili olarak verdiği karar esas alınmak suretiyle davaya konu istemlerden KKD …
2- Dava, davalıların ihracat kapatma «taahhüdünü» yerine getirmemelerinden dolayı ödemeleri gereken vergilerin davacı banka tarafından vergi asılları ve cezalarıyla birlikte ödenmesi nedeniyle ödenen miktarların faiz ve faizin gider vergisiyle birlikte davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2426 E. 2019/1427 K.
Ortak:teminat mektubu · dahili dava · teminat · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, davalı ve fer'i müdahil vekili, rapora itirazlarını bildirir 07.01.2014 «havale» tarihli dilekçesinde «teminat mektubunda» «garanti» edilen miktarın 80.000,00 TL olduğu, hesaplamada teminat miktarının aşıldığı, KKDF'nin ve KKDF ceza faizinin teminata «dahil» olmadığı, riskin gerçekleşme tarihi, faizin oranı ve hangi dönemleri kapsadığının belirsiz olduğu hususlarında «bilirkişi raporuna itiraz» ettiği halde, mahkemece davalının ciddi itirazlarını karşılamak için ek rapor alınmadığı gibi kararın gerekçesinde de itirazlar değerlendirilmemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından davacıya verilen «teminat mektubunda» lehine «garanti» verilen şirketin KDV, KDV faizi, KKDF ve KKDF faizinin garanti altına alındığı, davacının «teminat mektubunun tazmini» talep ettiğinden davalı bankanın bu alacak kalemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, KDV olarak 41.729,47 TL, KDV faizi olarak 247.944 TL, KKDF olarak 7.«257» TL ve KKDF ceza faizi 52.164 TL olmak üzere toplam 349.094,47 TL'nin değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı, davalı ve fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir. (1) Dava, «teminat mektubu» bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece 03.10.2013 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemenin ikinci kararının, Dairemizin 2007/7276 Esas 2008/9045 Karar sayılı ilamında, ''...Bu durumda mahkemece, «teminat mektubunun» kapsamını genişletecek şekilde, 2976 sayılı Kanun’un 4.maddesi gereğince Bakanlar Kurulu kararıyla tahsil edilen ek mali yükümlülükleri yerine getirmeden ithalat, ihracat veya diğer dış ticaret işlemlerini gerçekleştirenlere verilen noksan ek mali yükümlülüğün iki katı para cezası ve KKDF ile gecikme faizinden de davacı bankanın sorumlu tutulması doğru görülmemiş..'' denilmek sureti ile bozulmuş olup, mahkemece bu karara uyulmasına karar verilmekle, teminat mektubunun kapsamına «dahil» edilmemesi gereken kalemler bakımından davacı lehine «usuli kazanılmış hak» oluştuğu gözetilmeksizin, bilirkişi heyeti tarafından KKDF de dahil olacak şekilde yapılan hesaplama esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hü …
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, «teminat mektubuna» dayalı olarak davalı tarafından fazladan tahsil edildiği iddia edilen meblağın «istirdatı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, bankanın toplam borcunun «gümrük vergisi», KDV, KKDF ve bunların gecikme zammı da «dahil» 360.599,...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gümrük vergisi · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · istirdat
Benzer bu karardaMahkemenin ikinci kararının, Dairemizin 2007/7276 Esas 2008/9045 Karar sayılı ilamında, ''...Bu durumda mahkemece, «teminat mektubunun» kapsamını genişletecek şekilde, 2976 sayılı Kanun’un 4.maddesi gereğince Bakanlar Kurulu kararıyla tahsil edilen ek mali yükümlülükleri yerine getirmeden ithalat, ihracat veya diğer dış ticaret işlemlerini gerçekleştirenlere verilen noksan ek mali yükümlülüğün iki katı para cezası ve KKDF ile gecikme faizinden de davacı bankanın sorumlu tutulması doğru görülmemiş..'' denilmek sureti ile bozulmuş olup, mahkemece bu karara uyulmasına karar verilmekle, teminat mektubunun kapsamına «dahil» edilmemesi gereken kalemler bakımından davacı lehine «usuli kazanılmış hak» oluştuğu gözetilmeksizin, bilirkişi heyeti tarafından KKDF de dahil olacak şekilde yapılan hesaplama esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hü …
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, bankanın toplam borcunun «gümrük vergisi», KDV, KKDF ve bunların gecikme zammı da «dahil» 360.599,...
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, «teminat mektubuna» dayalı olarak davalı tarafından fazladan tahsil edildiği iddia edilen meblağın «istirdatı» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8006 E. 2023/2024 K.
Ortak:eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda, davalının ciddi itirazlarının karşılanması ve hesap şekli bakımından «denetime elverişli» ek rapor alınması gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. (2) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. (3) Davacı, davalıyı 15.08.2011 tarihinde «temerrüde» düşürmüş olduğundan dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının «tacir» olduğunu ve «ticari kredi» kullandığını, davalı bankadan «tüketici kredisi» kullanılmadığını, buna rağmen KKDF kesintisinin yapılmasının doğru olmadığını, ayrıca erken kapama işleminin de bulunmamasına rağmen «erken ödeme komisyonu» adı altında haksız tahsilatlar yapıldığını, bu hususların ancak banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak açığa çıkacağını, eksik belgelerin toplanmadığını, «eksik inceleme» yapıldığını, hesaplanacak tutar dışında bankaca tahsil edilen tutarların haksız olduğunun, «erken kapama komisyonu» olarak tahsil edildiğinin kabulünün gerektiğini, bilirkişi raporlarının arasında çelişki olduğunu, uzman görüşünün dikkate alınmadığını savunarak kararın kaldırılm …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:gerçek kişi tacir · erken ödeme komisyonu · tüketici kredisi · erken kapama komisyonu · ticari kredi · işlemiş faiz · komisyon · tacir
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının «tacir» olduğunu ve «ticari kredi» kullandığını, davalı bankadan «tüketici kredisi» kullanılmadığını, buna rağmen KKDF kesintisinin yapılmasının doğru olmadığını, ayrıca erken kapama işleminin de bulunmamasına rağmen «erken ödeme komisyonu» adı altında haksız tahsilatlar yapıldığını, bu hususların ancak banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak açığa çıkacağını, eksik belgelerin toplanmadığını, «eksik inceleme» yapıldığını, hesaplanacak tutar dışında bankaca tahsil edilen tutarların haksız olduğunun, «erken kapama komisyonu» olarak tahsil edildiğinin kabulünün gerektiğini, bilirkişi raporlarının arasında çelişki olduğunu, uzman görüşünün dikkate alınmadığını savunarak kararın kaldırılm …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının «tacir» olduğunu ve davalı bankadan çeşitli tarihlerde krediler kullandığını, kullandığı tüm kredi hesaplarını 08.10.2014 tarihinde kapattığını ancak davalı banka tarafından kullandığı ticari kredilerin yalnızca «tüketici kredilerine» uygulanan Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu(KKDF) kesintisinin uygulandığını, ayrıca kullandığı kredilerde usulsüz olarak «erken ödeme komisyonunun» da tahsil edildiğini, banka kayıtları üzerinde yapılacak inceleme sonucunda haksız olarak tahsil edilen KKDF ve erken ödeme komisyonu tutarının açığa çıkacağını id …
… pıldığı, bu nedenlerle KKDF kesintisine ilişkin istemin reddinin gerektiği, davacı tarafın ikinci isteminin ise ticari kredilerin erken kapatılması sırasında alınan «erken kapama komisyonlarının» iadesine ilişkin olduğu, her iki bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davacının kullandığı ticari kredilerin erken kapatılması sırasında erken kapama komisyonu alındığı hususunun ispatlanmadığı, erken kapama sırasında banka tarafından alınan miktarın kapatılan «ticari kredinin» bakiye asıl alacağı, «işlemiş faizi» ve Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi ile gecikme faizinden oluştuğu, bunlar dışında erken kapama komisyonu alındığına ilişkin davacı tarafından da bir belge sun …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı bankadan 5 adet ticari olmayan ihtiyaç kredisi, 3 adet «ticari kredi» kullandığını, ticari kredilerine KKDF kesintisinin yapılmadığını, 5 adet ticari olmayan ihtiyaç kredisine ise usul ve yasaya uygun olarak KKDF kesintisinin yapıldığını, «erken ödeme komisyonu» tahsilatının ise sözleşme, usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3495 E. 2015/10093 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık teamülleri · teamül · dosya masrafı
Benzer bu karardaDavalı banka tarafından tahsil edilen bu kalemin neden alındığı davalıya açıklattırılmadan, ticari «bankacılık teamüllerine» uygun olup olmadığı değerlendirilmeden yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, kredinin iş yeri için kullanıldığı, sözleşme hükümleri de nazara alındığında KKDF, BSMV ve «masraf» tahsilinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine akrar verilmiştir.
2- Ancak, davacı kredinin kullandırımı sırasında kendisinden «masraf» adı altında para tahsil edildiğini ileri sürerek, bu tutarın da davalıdan tahsilini talep etmiştir.
-
Direnme kararı üzerine dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/2042 E. 2025/3586 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/662 E. , 2015/1546 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada (Kapatılan) Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/02/2014 tarih ve 2012/51-2014/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı, davalı ve fer'i müdahil vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın, dava dışı ...'nin dahilde işleme izin belgesi kapsamında gümrük vergilerine karşılık kesin ve süresiz teminat mektubunu müvekkiline verdiğini, dava dışı garanti edilen şirketin dahilde işleme hükümlerine aykırı davranması nedeniyle davalı bankanın teminat mektubunda garanti kapsamında bulunan Gümrük vergisi 33.246 TL, gümrük vergisi faizi 197.543,50 TL, KDV 47,791,47 TL, KDV faizi 283,969 TL, KKDF 8.312 TL, KDF cezai faizi 59.744 TL olmak üzere toplam 630.605,97 TL hazine alacağının nakde çevirme borcu altına girdiğini, bankanın yaptığı 80000 TL'lik ödemenin garameten paylaştırılmasıyla bakiye kalan 29.028,00 TL gümrük vergisi, 172.483,50 TL gümrük vergisi faizi, 41.729,47 TL KDV, 247.944,00 TL KDV faizi, 7257,00 TL Kaynak Kullanım Destek Fonu, KDF Cezai faizi 52.164,00 TL olmak üzere toplam 550.605,97 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili ve fer'i müdahil ... vekili, teminat mektubunun limitinin 80.000,00 TL olduğunu, sadece KDV'nin garanti edildiğini, KDV'ye işleyecek faizin başlangıç tarihinin tespiti için rizikonun meydana geldiği tarihin açıklanmadığını, davacının mektubun tazminini sürümcemede bırakarak zararın artmasına sebebiyt verdiğini, teminat mektubunda faizin kanuni faiz olarak belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından davacıya verilen teminat mektubunda lehine garanti verilen şirketin KDV, KDV faizi, KKDF ve KKDF faizinin garanti altına alındığı, davacının teminat mektubunun tazmini talep ettiğinden davalı bankanın bu alacak kalemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, KDV olarak 41.729,47 TL, KDV faizi olarak 247.944 TL, KKDF olarak 7.257 TL ve KKDF ceza faizi 52.164 TL olmak üzere toplam 349.094,47 TL'nin değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı, davalı ve fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava, teminat mektubu bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece 03.10.2013 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir. Ancak, davalı ve fer'i müdahil vekili, rapora itirazlarını bildirir 07.01.2014 havale tarihli dilekçesinde teminat mektubunda garanti edilen miktarın 80.000,00 TL olduğu, hesaplamada teminat miktarının aşıldığı, KKDF'nin ve KKDF ceza faizinin teminata dahil olmadığı, riskin gerçekleşme tarihi, faizin oranı ve hangi dönemleri kapsadığının belirsiz olduğu hususlarında bilirkişi raporuna itiraz ettiği halde, mahkemece davalının ciddi itirazlarını karşılamak için ek rapor alınmadığı gibi kararın gerekçesinde de itirazlar değerlendirilmemiştir.
Bu durumda, davalının ciddi itirazlarının karşılanması ve hesap şekli bakımından denetime elverişli ek rapor alınması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
(2) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
(3) Davacı, davalıyı 15.08.2011 tarihinde temerrüde düşürmüş olduğundan dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 09/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167704200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz