Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5817 E. 2011/5155 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kkdf (kaynak kullanımını destekleme fonu)↗ müterafik kusur↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ tahsilde tekerrür↗ bsmv↗ genel kredi sözleşmesi↗ uyuşmazlık konusu↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ kusur↗ temerrüt↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu BSMV ve KKDF vergilerinin gerçek mükellefinin esasen davacı banka olup, bankanın bu vergiyi sözleşme ile yansıtmasının mümkün bulunduğu, somut olayda davacı bankanın davalıya kredi kullandırırken davalıyı BSMV ve KKDF’den muaf tuttuğu, 8 sene geçtikten sonra alınan vergiyi cezaları ile birlikte ödemek zorunda kaldığı, davacı bankanın taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca kredi borçlusu olan davalılara bunu yansıtması olanak içinde ise de sadece asıl vergi borcunu tahakkuk ettiği tarihten itibaren faizleriyle birlikte davalıdan istemesinin mümkün
olduğu, ödenen cezanın davacının kusuruna dayanması nedeniyle davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 2.897,36.YTL alacağın 18.12.2003 temerrüt tarihinden itibaren %100 temerrüt faizi ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, bir kısım davalılar tarafından açılan karşı davada istenen manevi tazminat yönünden Borçlar Kanunu 49. madde kapsamında manevi tazminat isteme koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle açılan karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, hükmü temyiz eden davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalıların ihracat kapatma taahhüdünü yerine getirmemelerinden dolayı ödemeleri gereken vergilerin davacı banka tarafından vergi asılları ve cezalarıyla birlikte ödenmesi nedeniyle ödenen miktarların faiz ve faizin gider vergisiyle birlikte davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı bankaya ihracatın kapatılmasından sonra verilecek ihracat taahhüdüne ait kapatma belgelerinin davalılar tarafından verilmemesinden dolayı davacı tarafından davalı ...- Tur Ltd.Şti. adına ödenen BSMV ve KKDF’den kaynaklanmaktadır.Taraflar arasında imzalanmış bulunan genel kredi sözleşmesinin 38. maddesinde döviz belgelerinin gecikmeden yerine getirileceği ve davacıya ibraz edileceği, aksi halde gecikmeden doğacak cezai müeyyidenin davalılarda olacağı belirtilmiştir. Bu durumda yasal mevzuat ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de nazara alınmak suretiyle uyuşmazlık konusu alacak kalemlerinden davacı banka tarafından ödenen KKDF aslı ve cezasının davalılardan tahsiline ilişkin istemle ilgili olarak açılan davada anılan vergiyi ödemekle mükellef olan tarafın kim olduğu, buna bağlı cezanın ödenmemesinden doğan sorumluluğun kime ait bulunduğu, davalıların KKDF’nin ve buna bağlı cezanın ödenmemesinden dolayı sorumlu olup olmadığının ve varsa müterafik kusur durumunun incelenmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan Dairemizin BSMV ile ilgili olarak verdiği karar esas alınmak suretiyle davaya konu istemlerden KKDF hakkında da aynı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca istemde bulunulmuş olmasına rağmen hüküm altına alınan temerrüt faizinin % 5 gider vergisine karar verilmemiş olması da doğru görülmemiş, kararın bu yönden de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3495 E. 2015/10093 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık teamülleri · teamül · dosya masrafı
Benzer bu karardaDavalı banka tarafından tahsil edilen bu kalemin neden alındığı davalıya açıklattırılmadan, ticari «bankacılık teamüllerine» uygun olup olmadığı değerlendirilmeden yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, kredinin iş yeri için kullanıldığı, sözleşme hükümleri de nazara alındığında KKDF, BSMV ve «masraf» tahsilinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine akrar verilmiştir.
2- Ancak, davacı kredinin kullandırımı sırasında kendisinden «masraf» adı altında para tahsil edildiğini ileri sürerek, bu tutarın da davalıdan tahsilini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/662 E. 2015/1546 K.
Ortak:temerrüt
İncelediğiniz kararda… cezanın davacının kusuruna dayanması nedeniyle davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 2.897,36.YTL alacağın 18.12.2003 «temerrüt» tarihinden itibaren %100 «temerrüt faizi» ile «tahsilde tekerrür olmamak» üzere davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, bir kısım davalılar tarafından açılan karşı davada istenen manevi tazminat yönünden Borçlar Kanunu 4 …
3- Ayrıca istemde bulunulmuş olmasına rağmen hüküm altına alınan «temerrüt faizinin» % 5 gider vergisine karar verilmemiş olması da doğru görülmemiş, kararın bu yönden de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, davalının ciddi itirazlarının karşılanması ve hesap şekli bakımından «denetime elverişli» ek rapor alınması gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. (2) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. (3) Davacı, davalıyı 15.08.2011 tarihinde «temerrüde» düşürmüş olduğundan dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat mektubu tazmini · bilirkişi raporuna itiraz · i̇i̇k 257 · teminat mektubu · denetime elverişlilik · garantörlük · havale · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından davacıya verilen «teminat mektubunda» lehine «garanti» verilen şirketin KDV, KDV faizi, KKDF ve KKDF faizinin garanti altına alındığı, davacının «teminat mektubunun tazmini» talep ettiğinden davalı bankanın bu alacak kalemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, KDV olarak 41.729,47 TL, KDV faizi olarak 247.944 TL, KKDF olarak 7.«257» TL ve KKDF ceza faizi 52.164 TL olmak üzere toplam 349.094,47 TL'nin değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı ve fer'i müdahil vekili, rapora itirazlarını bildirir 07.01.2014 «havale» tarihli dilekçesinde «teminat mektubunda» «garanti» edilen miktarın 80.000,00 TL olduğu, hesaplamada teminat miktarının aşıldığı, KKDF'nin ve KKDF ceza faizinin teminata «dahil» olmadığı, riskin gerçekleşme tarihi, faizin oranı ve hangi dönemleri kapsadığının belirsiz olduğu hususlarında «bilirkişi raporuna itiraz» ettiği halde, mahkemece davalının ciddi itirazlarını karşılamak için ek rapor alınmadığı gibi kararın gerekçesinde de itirazlar değerlendirilmemiştir.
Bu durumda, davalının ciddi itirazlarının karşılanması ve hesap şekli bakımından «denetime elverişli» ek rapor alınması gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. (2) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. (3) Davacı, davalıyı 15.08.2011 tarihinde «temerrüde» düşürmüş olduğundan dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Kararı, davacı, davalı ve fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir. (1) Dava, «teminat mektubu» bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece 03.10.2013 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1624 E. 2024/192 K.
Ortak:genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı bankaya ihracatın kapatılmasından sonra verilecek ihracat «taahhüdüne» ait kapatma belgelerinin davalılar tarafından verilmemesinden dolayı davacı tarafından davalı ...- Tur Ltd.Şti. adına ödenen BSMV ve KKDF’den kaynaklanmaktadır.Taraflar arasında imzalanmış bulunan «genel kredi sözleşmesinin» 38. maddesinde döviz belgelerinin gecikmeden yerine getirileceği ve davacıya «ibraz» edileceği, aksi halde gecikmeden doğacak cezai müeyyidenin davalılarda olacağı belirtilmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca davacı tarafça ödenen «komisyon» ve «masraf», kâr «payı», KKDF, BSMV kesintilerinin iadesi ve konut finansmanı kredisi yerine «ticari kredi» kullandırılmasından ... davacının maddi zararının tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi · komisyon · kâr payı · dosya masrafı
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca davacı tarafça ödenen «komisyon» ve «masraf», kâr «payı», KKDF, BSMV kesintilerinin iadesi ve konut finansmanı kredisi yerine «ticari kredi» kullandırılmasından ... davacının maddi zararının tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5817 E. , 2011/5155 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.10.2008 tarih ve 2003/1282-2008/568 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2011 gününde davacı Birleşik Fon Bankası vekili avukat Yücel Kahraman ile davalılar vekili avukat ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline intikal eden […]A.Ş. ile davalılardan Çoban-Tur Turizm Tic.ve Nak.Ltd.Şti.’nin asıl borçlu, diğer davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzalamış oldukları genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan döviz kredileri ile ilgili olarak ihracat taahhütlerini yerine getirmediklerinden dolayı uygulanan müeyyide miktarının firma adına müvekkili banka tarafından ilgili vergi dairesine ödendiğini, davalılara ihtarda bulunulmasına rağmen ödeme yapmadıklarını ileri sürerek, 18.12.2003 tarihi itibariyle toplam 34.318.857.442 TL alacağın dava tarihinden itibaren % 150 temerrüt faizi ve temerrüt faizinin vergisi, KKDF’si ve alacağın tüm ferileriyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili Çobantur Tur. Tic. ve Nak. Ltd. Şti. kullandığı kredileri faizleriyle birlikte ödeyerek ihracat taahhütlerini kapattığını, sözkonusu kredilere ilişkin herhangi bir borç ve yükümlülüğünün kalmadığını, davacı banka krediyi faiziyle birlikte tahsil etmesine rağmen yasanın kendisine yüklediği yükümlülüğü yerine getirmeyerek vergileri ödemediğini, müvekkillerinin sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, açılan karşı davada ise davacının müvekkili Çobantur Turz...Ltd.Şti. aleyhine Merkez Bankasına yaptığı risk bildirimi nedeniyle müvekkili şirketin çalıştığı bankalarla olan kredi ilişkilerinde zor duruma düşerek maddi ve manevi yönden ağır zarara uğradığını ileri sürerek, 25.000.000.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu BSMV ve KKDF vergilerinin gerçek mükellefinin esasen davacı banka olup, bankanın bu vergiyi sözleşme ile yansıtmasının mümkün bulunduğu, somut olayda davacı bankanın davalıya kredi kullandırırken davalıyı BSMV ve KKDF’den muaf tuttuğu, 8 sene geçtikten sonra alınan vergiyi cezaları ile birlikte ödemek zorunda kaldığı, davacı bankanın taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca kredi borçlusu olan davalılara bunu yansıtması olanak içinde ise de sadece asıl vergi borcunu tahakkuk ettiği tarihten itibaren faizleriyle birlikte davalıdan istemesinin mümkün
olduğu, ödenen cezanın davacının kusuruna dayanması nedeniyle davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 2.897,36.YTL alacağın 18.12.2003 temerrüt tarihinden itibaren %100 temerrüt faizi ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, bir kısım davalılar tarafından açılan karşı davada istenen manevi tazminat yönünden Borçlar Kanunu 49. madde kapsamında manevi tazminat isteme koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle açılan karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, hükmü temyiz eden davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalıların ihracat kapatma taahhüdünü yerine getirmemelerinden dolayı ödemeleri gereken vergilerin davacı banka tarafından vergi asılları ve cezalarıyla birlikte ödenmesi nedeniyle ödenen miktarların faiz ve faizin gider vergisiyle birlikte davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı bankaya ihracatın kapatılmasından sonra verilecek ihracat taahhüdüne ait kapatma belgelerinin davalılar tarafından verilmemesinden dolayı davacı tarafından davalı ...- Tur Ltd.Şti. adına ödenen BSMV ve KKDF’den kaynaklanmaktadır.Taraflar arasında imzalanmış bulunan genel kredi sözleşmesinin 38. maddesinde döviz belgelerinin gecikmeden yerine getirileceği ve davacıya ibraz edileceği, aksi halde gecikmeden doğacak cezai müeyyidenin davalılarda olacağı belirtilmiştir.
Bu durumda yasal mevzuat ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de nazara alınmak suretiyle uyuşmazlık konusu alacak kalemlerinden davacı banka tarafından ödenen KKDF aslı ve cezasının davalılardan tahsiline ilişkin istemle ilgili olarak açılan davada anılan vergiyi ödemekle mükellef olan tarafın kim olduğu, buna bağlı cezanın ödenmemesinden doğan sorumluluğun kime ait bulunduğu, davalıların KKDF’nin ve buna bağlı cezanın ödenmemesinden dolayı sorumlu olup olmadığının ve varsa müterafik kusur durumunun incelenmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan Dairemizin BSMV ile ilgili olarak verdiği karar esas alınmak suretiyle davaya konu istemlerden KKDF hakkında da aynı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca istemde bulunulmuş olmasına rağmen hüküm altına alınan temerrüt faizinin % 5 gider vergisine karar verilmemiş olması da doğru görülmemiş, kararın bu yönden de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmü temyiz eden davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin Çobanoğalu Uluslararası Nak. Ltd. Şti. dışındaki davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacı yargı harçlarından muaf olduğundan bir karar verilmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 133,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021326800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz