Şirketin Feshi ve Tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6123 E. 2023/6650 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekaletin kötüye kullanılması↗ eski hale getirme↗ şirketin feshi ve tasfiyesi↗ yenileme talebi↗ ortaklıktan çıkma↗ adil yargılanma hakkı↗ mazeret↗ muhtıra↗ şirketin feshi↗ işlemden kaldırma↗ şirketin tasfiyesi↗ uyap↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ olumsuz oy↗ yenileme↗ havale↗ esastan ret↗ harç↗ cy/cy kaydı↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/959 E., 2021/911 K.
Taraflar arasındaki Şirketin feshi ve tasfiyesi ile ortaklıktan çıkma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının, davalılar yanında işçi sıfatı ile çalışmış ve halen aydınlatma imalat ve pazarlama işinde çalıştığını, davalı ...'in bahanelerle aldığı vekaletnameler ile gerek bankadaki gerekse diğer idari birimlerdeki ilişkilerini kullanarak müvekkili adına şirketler kurup, şirketler arası geçişler yapıp, krediler kullanarak paralar teslim almış olduğunu ve fakat müvekkilinin bu işlerden hiç bir zaman haberinin olmadığını, davalının bankacıları kullanarak habersiz şekilde müvekkilini borçlandırdığını ve sosyal güvenlik hayatını, medeni hayatını etkileyecek olumsuzluklara sebep olduğunu, davalıların haksız menfaat temin ettiğini beyanla şirketin tasfiyesine, rekabet hükümlerine aykırı davrandıklarının tespitine, vekaleti kötüye kullandıklarının tespitine, olmadığında, ortaklıktan müvekkilin çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece; yapılan yargılama sırasında davacı vekili 28.03.2019 tarihli ve 2 nolu duruşmaya katıldığı ancak 20.02.2020 tarihli bir sonraki duruşmaya mazeret bildirmeksizin gelmediğinden, bu tarih itibarı ile dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150/1inci maddesi gereğince tarafların müracaatına kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin süresi içerisinde sunduğu yenileme talebi uyarınca belirlenen duruşma günü taraflara tebliğ edilerek yargılamaya devam edildiği ancak davacı vekili 30.09.2021 tarihli ve 7 nolu duruşmaya katılarak haberdar olduğu 16.12.2021 tarihli duruşmaya ise katılmadığından davalı vekilinin gerekçesiz mazereti de reddedilmiş olduğundan basit yargılama usulüne tabi iş bu davanın HMK'nın 320/4. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının önceki vekili olan Avukat İbrahim Halil Eroğlu'nun, Bakanlık Kayıtları da incelendiğinde de görüleceği üzere, 16.09.2021 tarihinde noter atamasının gerçekleştiğini, Avukat İbrahim Halil Eroğlu'nun noter atamasının gerçekleşmesi, baro kaydının silinmesi, UYAP sisteminde bunun gözükmesi ve işlenmesine rağmen davacıya muhtıra çıkarılmadığını, bu yasal zorunluluğa rağmen müvekkilinin adil yargılanma hakkının ortadan kalktığını ve mağduriyetinin sabit olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının önceki vekil Avukat İbrahim Halil Eroğlu'nun 16.09.2021 tarihinde Noter olduğu ve baro kaydının silindiği ileri sürülmüş ise de, ilk derece mahkemesinden eski hale getirme talep edilmediği, Bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemeyeceğinin 6100 sayılı Kanun 357/1 inci maddesi ile belirlendiği, ayrıca, davanın açılmamış sayılmasına karar verilen duruşmadan önce 18.10.2021 tarihli ön büro havalesiyle Avukat ... adına vekaletname dosyaya sunulduğu ancak yeni vekalet sunan vekil de duruşmaya katılmadığı, İlk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen hususları tekrarla ayrıca yeni vekaletnamenin 18.10.2021 tarihli havale ile sunulmuş ancak UYAP kaydının 14.11.2021 tarihinde yapıldığını, 18.10.2021 tarihi yeni duruşma tarihinin verildiği son celseki tarihten sonraki tarih olmakla birlikte UYAP kaydı yapılmadığından yeni vekilin duruşma tarihinden haberdar olmamasına sebebiyet verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve ilk derece mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin tasfiyesine, rekabet hükümlerine aykırı davrandıklarının tespitine, vekaleti kötüye kullandıklarının tespitine, olmadığında, ortaklıktan çıkma istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 150/1inci ve 320/4 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4143 E. 2013/8200 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11664 E. 2013/17199 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14420 E. 2012/360 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu kararda… rek manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle, Vehbiye için 1.207,70 TL, İbrahim Halil için 1.969,10 TL tedavi giderlerinin davalılardan olay tarihinden itibaren «yasal faizi» ile (sigorta şirketi için limitle sınırlı olarak dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte) tahsiline, Vehbiye için 2.284,20 TL, İbrahim Halil için 4.595,9 …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10476 E. 2016/5047 K.
Ortak:mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · olumsuz oy · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… ilen kararı ile Mahkemece; yapılan yargılama sırasında davacı vekili 28.03.2019 tarihli ve 2 nolu duruşmaya katıldığı ancak 20.02.2020 tarihli bir sonraki duruşmaya «mazeret» bildirmeksizin gelmediğinden, bu tarih itibarı ile dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150/1inci maddesi gereğince tarafların müracaatına kadar «işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, davacı vekilinin süresi içerisinde sunduğu «yenileme talebi» uyarınca belirlenen duruşma günü taraflara tebliğ edilerek yargılamaya devam edildiği ancak davacı vekili 30.09.2021 tarihli ve 7 nolu duruşmaya katılarak haberdar olduğu 16.12.2021 tarihli duruşmaya ise katılmadığından davalı vekilinin gerekçesiz mazereti de reddedilmiş olduğundan basit yargılama usulüne tabi iş bu davanın HMK'nın 320/4. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
… Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının önceki vekil Avukat İbrahim Halil Eroğlu'nun 16.09.2021 tarihinde Noter olduğu ve baro «kaydının» silindiği ileri sürülmüş ise de, ilk derece mahkemesinden «eski hale getirme» talep edilmediği, Bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemeyeceğinin 6100 sayılı Kanun 357/1 inci maddesi ile belirlendiği, ayrıca, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilen duruşmadan önce 18.10.2021 tarihli ön büro havalesiyle Avukat ... adına vekaletname dosyaya sunulduğu ancak yeni vekalet sunan vekil de duruşmaya kat …
Taraflar arasındaki Şirketin feshi ve tasfiyesi ile «ortaklıktan çıkma» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı vekilinin 24/12/2014 tarihli celsede de davayı takip etmemesi nedeniyle 2. kez işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 320/«son» maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Davacı tarafça, imzasını taşımayan «ortaklar kurulu» kararı ve «yetkisiz» vekaletnameye bağlı pay devirlerinin hukuken «geçersiz» temel ilişkiye dayanmaları sebebiyle iptali ve «kaydın» eski hale getirilmesi istemi ile açılan davada, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı tarafça 24/12/2014 tarihli celsede de 2. kez «takipsiz» bırakıldığından bahisle hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından 22/12/2014 tarihinde UYAP sistemi üzerinden «mazeret dilekçesi» gönderildiği anlaşılmakla, işbu mazeret dilekçesi ile ilgili olarak bir değerlendirme yapılıp, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmeksizin yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mazeret dilekçesi · takipsizlik kararı · ortaklar kurulu kararı · geçersizlik · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaDavacı tarafça, imzasını taşımayan «ortaklar kurulu» kararı ve «yetkisiz» vekaletnameye bağlı pay devirlerinin hukuken «geçersiz» temel ilişkiye dayanmaları sebebiyle iptali ve «kaydın» eski hale getirilmesi istemi ile açılan davada, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı tarafça 24/12/2014 tarihli celsede de 2. kez «takipsiz» bırakıldığından bahisle hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından 22/12/2014 tarihinde UYAP sistemi üzerinden «mazeret dilekçesi» gönderildiği anlaşılmakla, işbu mazeret dilekçesi ile ilgili olarak bir değerlendirme yapılıp, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmeksizin yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Şirkete şirketlerin tasfiyesine karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10781 E. 2012/2696 K.
Ortak:şirketin feshi
Benzer bu kararda… davanın reddine, davacı ...’in imzaları bulunan kararlarla şirketin sermayesinin 500 TL’den 100.000 TL’ye bundan da 500.000 TL’ye yükseltilmiş olması ve kararlarda «taahhüt» edilen sermayenin ödediğinin belirtilmiş olması gerekçesiyle, usulsüz «sermaye artırımı» kararının iptali talebinin reddine, benimsenen bilirkişi raporuna göre, Ekrem'in kendi eyleminden dolayı «şirkete zarar» vermesi nedeniyle, kendi kusuruna dayanarak şirketin «fesih» ve tasfiyesini isteyemeyeceği gerekçesi ile, Ekrem'in «şirketin feshi» ve tasfiyesine ilişkin davasının reddine, davada pasif taraf «ehliyeti» bulunmayan ... ve ... hakkındaki davaların reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ispat külfeti · sahtecilik · sermaye artırımı · ortaklar kurulu kararı · şirket zararı · fesih · taraf ehliyeti · ek tasfiye
Benzer bu kararda… davanın reddine, davacı ...’in imzaları bulunan kararlarla şirketin sermayesinin 500 TL’den 100.000 TL’ye bundan da 500.000 TL’ye yükseltilmiş olması ve kararlarda «taahhüt» edilen sermayenin ödediğinin belirtilmiş olması gerekçesiyle, usulsüz «sermaye artırımı» kararının iptali talebinin reddine, benimsenen bilirkişi raporuna göre, Ekrem'in kendi eyleminden dolayı «şirkete zarar» vermesi nedeniyle, kendi kusuruna dayanarak şirketin «fesih» ve tasfiyesini isteyemeyeceği gerekçesi ile, Ekrem'in «şirketin feshi» ve tasfiyesine ilişkin davasının reddine, davada pasif taraf «ehliyeti» bulunmayan ... ve ... hakkındaki davaların reddine karar verilmiştir.
Şti'nin tasfiyesine ilişkin olarak alınan «ortaklar kurulu» kararının, «sahtecilik» yoluyla aynı tarafların ortak oldukları, Eskişehir'de bulunan Eroğlu Bilgisayar Yazılım ve Destek Hizmetleri Ltd.
Şti. için alındığı hususundaki «ispat külfetinin» davalı ...'na düştüğü ve davalı tarafından da bu iddianın kanıtlanamadığı gerekçesi ile birleşen davanın kabulüne karar verilmiş ise de, iş bu davada söz konusu «ortaklar kurulu» kararının Eskişehir'de bulunan Eroğlu Bilgisayar Yazılım ve Destek Hizmetleri Ltd.
Mahkemece, dava konusu «tasfiye» kararının Eroğlu Bilgisayar Yazılım ve Destek Hizmetleri Ltd.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6123 E. , 2023/6650 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/71 Esas, 2023/430 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/959 E., 2021/911 K.
Taraflar arasındaki Şirketin feshi ve tasfiyesi ile ortaklıktan çıkma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının, davalılar yanında işçi sıfatı ile çalışmış ve halen aydınlatma imalat ve pazarlama işinde çalıştığını, davalı ...'in bahanelerle aldığı vekaletnameler ile gerek bankadaki gerekse diğer idari birimlerdeki ilişkilerini kullanarak müvekkili adına şirketler kurup, şirketler arası geçişler yapıp, krediler kullanarak paralar teslim almış olduğunu ve fakat müvekkilinin bu işlerden hiç bir zaman haberinin olmadığını, davalının bankacıları kullanarak habersiz şekilde müvekkilini borçlandırdığını ve sosyal güvenlik hayatını, medeni hayatını etkileyecek olumsuzluklara sebep olduğunu, davalıların haksız menfaat temin ettiğini beyanla şirketin tasfiyesine, rekabet hükümlerine aykırı davrandıklarının tespitine, vekaleti kötüye kullandıklarının tespitine, olmadığında, ortaklıktan müvekkilin çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece; yapılan yargılama sırasında davacı vekili 28.03.2019 tarihli ve 2 nolu duruşmaya katıldığı ancak 20.02.2020 tarihli bir sonraki duruşmaya mazeret bildirmeksizin gelmediğinden, bu tarih itibarı ile dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150/1inci maddesi gereğince tarafların müracaatına kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin süresi içerisinde sunduğu yenileme talebi uyarınca belirlenen duruşma günü taraflara tebliğ edilerek yargılamaya devam edildiği ancak davacı vekili 30.09.2021 tarihli ve 7 nolu duruşmaya katılarak haberdar olduğu 16.12.2021 tarihli duruşmaya ise katılmadığından davalı vekilinin gerekçesiz mazereti de reddedilmiş olduğundan basit yargılama usulüne tabi iş bu davanın HMK'nın 320/4.
maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının önceki vekili olan Avukat İbrahim Halil Eroğlu'nun, Bakanlık Kayıtları da incelendiğinde de görüleceği üzere, 16.09.2021 tarihinde noter atamasının gerçekleştiğini, Avukat İbrahim Halil Eroğlu'nun noter atamasının gerçekleşmesi, baro kaydının silinmesi, UYAP sisteminde bunun gözükmesi ve işlenmesine rağmen davacıya muhtıra çıkarılmadığını, bu yasal zorunluluğa rağmen müvekkilinin adil yargılanma hakkının ortadan kalktığını ve mağduriyetinin sabit olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının önceki vekil Avukat İbrahim Halil Eroğlu'nun 16.09.2021 tarihinde Noter olduğu ve baro kaydının silindiği ileri sürülmüş ise de, ilk derece mahkemesinden eski hale getirme talep edilmediği, Bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemeyeceğinin 6100 sayılı Kanun 357/1 inci maddesi ile belirlendiği, ayrıca, davanın açılmamış sayılmasına karar verilen duruşmadan önce 18.10.2021 tarihli ön büro havalesiyle Avukat ... adına vekaletname dosyaya sunulduğu ancak yeni vekalet sunan vekil de duruşmaya katılmadığı, İlk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen hususları tekrarla ayrıca yeni vekaletnamenin 18.10.2021 tarihli havale ile sunulmuş ancak UYAP kaydının 14.11.2021 tarihinde yapıldığını, 18.10.2021 tarihi yeni duruşma tarihinin verildiği son celseki tarihten sonraki tarih olmakla birlikte UYAP kaydı yapılmadığından yeni vekilin duruşma tarihinden haberdar olmamasına sebebiyet verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve ilk derece mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin tasfiyesine, rekabet hükümlerine aykırı davrandıklarının tespitine, vekaleti kötüye kullandıklarının tespitine, olmadığında, ortaklıktan çıkma istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 150/1inci ve 320/4 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/993530300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz