Tazminat | Sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2625 E. 2023/5123 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pervasızca hareket↗ pervasızca davranış↗ emtia nakliyat sigortası↗ tenzili muafiyet↗ özel çekme hakkı (sdr)↗ sorumluluk sınırlaması↗ nakliyat sigortası↗ rücuan tazminat↗ rayiç bedel↗ trafik kazası↗ bozma sonrası karar↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ istifa↗ irsaliye↗ muafiyet↗ vekâlet ücreti↗ ticari faiz↗ rücuen tazminat↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ dava sebebi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 04.02.2016 tarih, 2013/338 E. ve 2016/163 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 12.04.2018 tarih, 2016/11528 E. ve 2018/2670 K. sayılı ilamıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 863, 864, 875, 882, 879, 886 maddelerinde belirlenen ilkelere işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile sürücü ...'nin kazanın oluşumunda %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, hasar gören iş makinesinin tamirinin ekonomik olmadığı, hurda edilmesinin uygun olacağı, dava konusu iş makinesinin olay tarihindeki ve poliçe gereği %1 tenzili muafiyet uygulanmış değerinin 143.609,00 TL olduğu, hasar dosyası için 145.256,00 TL ödeme yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun itirazları karşılamadığını, bozma ilamında belirlenen taşıma hukuku ilkelerine riayet edilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun 856 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1. Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece yukarıdaki gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki, mahkemece verilen ilk kararın bozulmasında işaret edilen taşıma hukukuna ilişkin temel ilkeler tam olarak yerine getirilmeden hatalı değerlendirme ile karar tesisi yoluna gidilmiştir. Şöyle ki;
2.Kaza tarihi olan 01.09.2012 tarihinde olay yerine gelen trafik polislerince hazırlanan trafik kazası tespit tutanağında, sürücünün sola viraj levhalarını dikkate almadan viraja giriş yaptığı esnada üzerindeki yükün sağ tarafa doğru istinat duvarına çarpıp yol üzerine devrildiği belirtilmiş ve olay yeri ile kazanın pek çok açıdan fotoğrafı çekilmiştir. Yine aynı şekilde mahkemece bir trafik polis memuru ve bir bakım trafik teknik görevlisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 28.02.2014 tarihli ilk raporda da ".. Taşımakta olduğu yükün sabit bir yük olmadığı, tekerlekli bir iş makinesi olduğu ve bu iş makinesinin yarı römork üzerine yüklenirken hem ön ve arkadan hem yanlardan zincir veya halatlarla sabitlenecek şekilde emniyetli bir şekilde yükleme yapılması gerekirken ... iş makinesinin yarı römork üzerine yüklenirken gerekli dikkat özen ve emniyet gösterilmediği..." şeklinde belirlemeler mevcuttur. Keza Dairemiz 12.04.2018 tarihli bozma ilamında da somut olayda davalı tarafça yükleme ve bağlamanın kendileri tarafından yapılmadığı, dava dışı Ceynak Lojistik ve Tic. A.Ş. tarafından yapıldığı savunulmasına ve dosyada mevcut ekspertiz raporunda Ceynak Lojistik ve Tic. A.Ş.'nin asıl taşıyan olduğu, taşıma irsaliyesinde yine anılan şirketin gönderen olduğu yazılı olmasına rağmen mahkemece, 6102 sayılı Kanun 863, 864, 875, 876 ncı maddeleri nazara alınmak suretiyle dava konusu taşımada yükleme ve istifin kim tarafından gerçekleştirildiği, dava dışı Ceynak Lojistik ve Tic. A.Ş.’nin sigortalı şirket ile olan bağı, 6102 sayılı Kanun 864/3 hükmüne göre, zararın veya giderlerin doğmasında taşıyıcının davranışlarının da etkisi olmuşsa, tazmin yükümlülüğü ile ödenecek tazminatın kapsamının belirlenmesinde, bu davranışların ne ölçüde etkili oldukları ve buna göre davalıların hukuki durumunun ve sorumluluğunun değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur. Mahkemece bozma sonrası alınan ve hükme daynak bilirkişi heyeti raporunda ise (makine mühendisi, sigorta ve hesap uzmanı ile muhasebe uzmanından oluşan üç kişilik heyet) "yükleme esnasında iş makinesinin ön lastiklerinin sökülerek şasesinin yarı römork üzerine oturtulduğu, ayrıca iş makinesinin ön ve arkasından takozla sabitlendiği, ön, arka ve yanlardan zincirle bağlanıldığı.." belirtilmiştir. Mahkemece yükün istifine ilişkin çelişkiler ve itirazlar tam olarak giderilmeden eksik inceleme ile zararın tamamından davalıların sorumlu tutulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan mahkeme gerekçesinde sürücünün aracın hızını, yükü ve teknik özeltiklerine göre ayarlamadığı, virajdan önce kendisine konulan yasaklayıcı trafik levhalarından verilen mesajlara uygun davranmadığı, viraja gerektiğinden fazla süratle girdiği ve iş makinesinin savrulmayacak şekilde sabitlenmemesi sebebiyle araçtan kayarak düştüğü ve kazanın bu şekilde meydana geldiği kabul edilmiştir. Yükün usulüne uygun sabitlenip sabitlenmediği hususunda benimsenen bilirkişi raporu ile gerekçe içinde de bu şekilde çelişki oluşturulmuştur.
Mahkemece zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcının 6102 sayılı Kanun'un 886 ncı maddesinde belirlenen taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı ilkesine isabetli olarak değinilmiş ne var ki sürücü davranışları pervasızca hareket olarak nitelendirilmiştir. Oysa yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere somut olayda taşıyıcının pervasızca bir fiilinden bahsetmek mümkün olmayıp bu durumda mahkemece taşıyanın tazminat sorumluluğu aynı Kanunun 882 nci maddesi uyarınca gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlı tutularak hesaplanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmez.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11528 E. 2018/2670 K.
Ortak:emtia nakliyat sigortası · sorumluluk sınırlaması · nakliyat sigortası · rücuan tazminat · taşıyıcının sorumluluğu · istifa · irsaliye · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «emtia nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Dava, «emtia nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup mahkemece yukarıdaki gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen «taşıyıcının» 6102 sayılı Kanun'un 886 ncı maddesinde belirlenen «taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından» yararlanamayacağı ilkesine isabetli olarak değinilmiş ne var ki sürücü davranışları «pervasızca hareket» olarak nitelendirilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, «emtia nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Genel kural, «taşıyıcının» «zıya» ve hasardan «sınırlı sorumlu» olması ise de 6102 sayılı TTK'nın 886. maddesinde «taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından» yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir.
3- Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, müvekkili nezdinde «emtia nakliyat sigorta poliçesi» ile sigorta örtüsü altında bulunan dava dışı firmaya ait konteyner «istif» makinesinin davalı şirket tarafından, davalı sürücü... idaresindeki araçla taşınması esnasında meydana gelen tek taraflı kazada hasarlandığını, «hasar» bedelinden davalıların «müteselsilen sorumlu» olduğunu ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işletme güvenliği · sorumluluktan kurtulma halleri · tam ziya · teslimde gecikme · sorumluluk sınırı · zıya · ticari teamül · rayiç değer
Benzer bu karardaA....nin sigortalı şirket ile olan bağı, TTK'nın 864/3. hükmüne göre, zararın veya giderlerin doğmasında «taşıyıcının» davranışlarının da etkisi olmuşsa, tazmin yükümlülüğü ile ödenecek tazminatın kapsamının belirlenmesinde, bu davranışların ne ölçüde etkili oldukları ve buna göre davalıların hukuki durumunun ve sorumluluğunun değerlendirilmesi gerekirken anılan hususlarda araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesi doğru görülmediği gibi, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ekspertiz raporundaki «tam ziya» görüşüne iştirak edildiği, (dava konusu taşıma ...’dan ...’e yapılmasına rağmen) ... piyasasında yapılan araştırmada dava konusu araca benzer araçlara rastlanılmadığı, internet üzerinden yapılan araştırmada da dava konusu aracın marka, tip, modelinde bir araca ilişkin piyasa fiyatına rastlanılmadığından makinenin «rayiç değeri» olark poliçedeki değerinin esas alındığı, hurda değeri de düşüldüğünde davalıların sorumlu olduğu meblağın 145.256 TL olduğu bildirilmiş ise de yapılan bu değerlen …
… vunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sürücü ......'nin %70, davalı şirketin %30 oranında kusurlu olduğu, sigorta eksperinin iş makinesinin «tam ziya» sayılması doğrultusundaki görüşü dikkate alındığında aracın tamirinde ekonomik yarar görülmediği ve makinenin tam ziya sayılmasının uygun olduğu, zararın 145.256,00 TL hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, “145,256,00 TL'nin 13/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan (davalı ......'nin «kusur» durumuna göre 101,679,2 TL’den «müteselsilen sorumlu» olarak, davalı ...
Taşıma ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 863. maddesi hükmüne göre, sözleşmeden, durumun gereğinden veya «ticari teamülden» aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır.
Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin «işletme güvenliğine» uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10504 E. 2010/1368 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen «taşıyıcının» 6102 sayılı Kanun'un 886 ncı maddesinde belirlenen «taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından» yararlanamayacağı ilkesine isabetli olarak değinilmiş ne var ki sürücü davranışları «pervasızca hareket» olarak nitelendirilmiştir.
… Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile sürücü ...'nin kazanın oluşumunda %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, «hasar» gören iş makinesinin tamirinin ekonomik olmadığı, hurda edilmesinin uygun olacağı, dava konusu iş makinesinin olay tarihindeki ve poliçe gereği %1 «tenzili muafiyet» uygulanmış değerinin 143.609,00 TL olduğu, hasar dosyası için 145.256,00 TL ödeme yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «emtia nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… rultusunda, dava konusu taşımaya ilişkin ağır makinelerin sigortalı tarafından araca yüklendiği, sabitleme ve bağlamanın tedbirli ve özenli bir şekilde yapılmadığı, «hasarın» ambalajlama, «istif» ve bağlama kusurundan kaynaklandığı, teknik bilgi sahibi olmayan ve olması da beklenmeyen «taşıyıcının» TTK.nun 20. maddesi çerçevesinde basiretli bir taşıyıcıdan beklenen «özen yükümlüğünü» aşan bir durum nedeni ile sorumlu tutulmasının «hakkaniyete» ve yasaya uygun olmayacağı, bu nedenle taşıyıcının kusurunun bulunmadığı, yarı römork sahibi davalının ise genel hükümlere göre «haksız fiil» faili olmadığından zarardan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle, davalı sürücü hakkındaki dava geri alınmış olmakla bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, davalılardan «taşıyıcının sorumlu» tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmakta olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle dava konusu olayda davalılardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Dairemiz’in yerleşik uygulamasına göre, yükleme ve istifleme gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma senedi · özen yükümlülüğü · rücuen tahsil · hakkaniyet · haksız fiil · tacir · cy/cy kaydı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… rultusunda, dava konusu taşımaya ilişkin ağır makinelerin sigortalı tarafından araca yüklendiği, sabitleme ve bağlamanın tedbirli ve özenli bir şekilde yapılmadığı, «hasarın» ambalajlama, «istif» ve bağlama kusurundan kaynaklandığı, teknik bilgi sahibi olmayan ve olması da beklenmeyen «taşıyıcının» TTK.nun 20. maddesi çerçevesinde basiretli bir taşıyıcıdan beklenen «özen yükümlüğünü» aşan bir durum nedeni ile sorumlu tutulmasının «hakkaniyete» ve yasaya uygun olmayacağı, bu nedenle taşıyıcının kusurunun bulunmadığı, yarı römork sahibi davalının ise genel hükümlere göre «haksız fiil» faili olmadığından zarardan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle, davalı sürücü hakkındaki dava geri alınmış olmakla bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, her ne kadar davalı sürücü yükleme yapılan alana alınmadığını savunmuş ise de, yükleme ile ilgili yazılan yazıda yüklemenin sürücü ile birlikte yapıldığının bildirilmesi ve esasen «taşıma senedine» «taşıyıcının» dolayısıyla onun vekili konumundaki davalı sürücü tarafından ihtirazi bir «kaydın» konulmaması nazara alındığında davalı sürücünün beyanına itibar edilmesi mümkün gözükmemektedir.
Dava, yurtiçi taşımasına ilişkin «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat alacağın davalılardan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Dairemiz’in yerleşik uygulamasına göre, yükleme ve istifleme gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15594 E. 2015/670 K.
Ortak:istifa · taşıyıcı · taşıyan · hasar
İncelediğiniz karardaA.Ş.'nin asıl «taşıyan» olduğu, taşıma «irsaliyesinde» yine anılan şirketin gönderen olduğu yazılı olmasına rağmen mahkemece, 6102 sayılı Kanun 863, 864, 875, 876 ncı maddeleri nazara alınmak suretiyle dava konusu taşımada yükleme ve «istifin» kim tarafından gerçekleştirildiği, dava dışı Ceynak Lojistik ve Tic.
Oysa yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere somut olayda «taşıyıcının» pervasızca bir fiilinden bahsetmek mümkün olmayıp bu durumda mahkemece «taşıyanın» tazminat sorumluluğu aynı Kanunun 882 nci maddesi uyarınca gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile s …
… Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile sürücü ...'nin kazanın oluşumunda %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, «hasar» gören iş makinesinin tamirinin ekonomik olmadığı, hurda edilmesinin uygun olacağı, dava konusu iş makinesinin olay tarihindeki ve poliçe gereği %1 «tenzili muafiyet» uygulanmış değerinin 143.609,00 TL olduğu, hasar dosyası için 145.256,00 TL ödeme yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu «hasarın» taşıma sırasında meydana geldiği, «sigorta teminatı kapsamında» bulunduğu, davalının «taşıyıcı» konumunda olduğu, emtianın varma yerinde boşaltma sırasında bir kısmının hasarlı olduğu tespit edilerek tutulan tutanağın araç şoförünce imzalandığı, emtianın ambalaj şeklinin uluslararası taşımacılığa uygun olduğu, ancak yükün araç içine gereği gibi sabitlenmemesi ve «istifin» desteklenmemesi nedeniyle yol şartlarında istifin bozulduğu ve dava konusu hasarın meydana geldiği, yükleme taşıyıcı tarafından yapılmamış ise de, taşıyıcının yükün araç içine istiflenmesi ve sabitlenmesine nezaret etme yükümlülüğünün bulunduğu, davalı «taşıyanın» yükün araç içine istifi sırasında nezaret ederek gerekli uyarı ve müdahaleyi yapmamış olması nedeniyle hasardan gönderen ile birlikte sorumlu olduğu, davalının 4.204,67 USD'nin hasar tarihi itibariyle TL karşılığı olan 7.687,82 TL den sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.687,82 TL «rücu alacağının» dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücu alacağı · sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · teminat kapsamı · rücu · teminat
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu «hasarın» taşıma sırasında meydana geldiği, «sigorta teminatı kapsamında» bulunduğu, davalının «taşıyıcı» konumunda olduğu, emtianın varma yerinde boşaltma sırasında bir kısmının hasarlı olduğu tespit edilerek tutulan tutanağın araç şoförünce imzalandığı, emtianın ambalaj şeklinin uluslararası taşımacılığa uygun olduğu, ancak yükün araç içine gereği gibi sabitlenmemesi ve «istifin» desteklenmemesi nedeniyle yol şartlarında istifin bozulduğu ve dava konusu hasarın meydana geldiği, yükleme taşıyıcı tarafından yapılmamış ise de, taşıyıcının yükün araç içine istiflenmesi ve sabitlenmesine nezaret etme yükümlülüğünün bulunduğu, davalı «taşıyanın» yükün araç içine istifi sırasında nezaret ederek gerekli uyarı ve müdahaleyi yapmamış olması nedeniyle hasardan gönderen ile birlikte sorumlu olduğu, davalının 4.204,67 USD'nin hasar tarihi itibariyle TL karşılığı olan 7.687,82 TL den sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.687,82 TL «rücu alacağının» dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4836 E. 2018/28 K.
Ortak:taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz kararda… Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile sürücü ...'nin kazanın oluşumunda %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, «hasar» gören iş makinesinin tamirinin ekonomik olmadığı, hurda edilmesinin uygun olacağı, dava konusu iş makinesinin olay tarihindeki ve poliçe gereği %1 «tenzili muafiyet» uygulanmış değerinin 143.609,00 TL olduğu, hasar dosyası için 145.256,00 TL ödeme yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
A.Ş.’nin sigortalı şirket ile olan bağı, 6102 sayılı Kanun 864/3 hükmüne göre, zararın veya giderlerin doğmasında «taşıyıcının» davranışlarının da etkisi olmuşsa, tazmin yükümlülüğü ile ödenecek tazminatın kapsamının belirlenmesinde, bu davranışların ne ölçüde etkili oldukları ve buna göre davalıların hukuki durumunun ve sorumluluğunun değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen «taşıyıcının» 6102 sayılı Kanun'un 886 ncı maddesinde belirlenen «taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından» yararlanamayacağı ilkesine isabetli olarak değinilmiş ne var ki sürücü davranışları «pervasızca hareket» olarak nitelendirilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, araç maliki ya da sürücüsü ile davalı nakliye «komisyoncu» ... arasında bir sözleşmenin ya da aracın anılan davalı tarafından temin edildiğine dair bir delinin sunulmadığı, sürücünün bir trafik kuralı ihlalinin bulunmadığı, yüklemenin davacı tarafından yapıldığı, «hasarın» ise yükün, ağırlığına uygun sehpaya istiflenmemesi ve sabitlemenin tekniğine uygun yapılmamasından kaynaklandığı, davalı araç maliki ...'ün bir kusurunun bulunmadı …
2- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece, taşınan cam emtiasının ambalajlanmasının, yüklenmesinin ve istiflenmesinin gönderen tarafından yapıldığı, sürücünün bir trafik ihlalinin bulunmadığı, «hasarın» istifleme ve sabitlemenin tekniğine uygun yapılmamasından kaynaklandığı gerekçesiyle 6102 sayılı ...'nın 878/1. maddesinin b, c ve d bentleri uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin «işletme güvenliğine» uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.” hükmünü haiz olup madde gerekçesinde de “Yükleme ve boşaltmanın gönderene yöneltilen kanunî bir yükümlülük olduğu, yüklemenin, eşyayı araca koymayı, istiflemeyi, bağlamayı, sabitlemeyi içerdiği, «taşıyıcının» ise denetleme yükümünün bulunduğu” belirtilmiştir. ...’nın 863/1 maddesinin gerekçesinden de anlaşılacağı üzere yüklemeden kaynaklanan sorumluluk kural olarak gönd …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işletme güvenliği · ticari teamül · eksik araştırma · teamül · taşıma sözleşmesi · komisyon
Benzer bu karardaAncak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı ....nın “Yükleme ve Boşaltma” başlıklı 863. maddesi “Sözleşmeden, durumun gereğinden veya «ticari teamülden» aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, araç maliki ya da sürücüsü ile davalı nakliye «komisyoncu» ... arasında bir sözleşmenin ya da aracın anılan davalı tarafından temin edildiğine dair bir delinin sunulmadığı, sürücünün bir trafik kuralı ihlalinin bulunmadığı, yüklemenin davacı tarafından yapıldığı, «hasarın» ise yükün, ağırlığına uygun sehpaya istiflenmemesi ve sabitlemenin tekniğine uygun yapılmamasından kaynaklandığı, davalı araç maliki ...'ün bir kusurunun bulunmadı …
2- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece, taşınan cam emtiasının ambalajlanmasının, yüklenmesinin ve istiflenmesinin gönderen tarafından yapıldığı, sürücünün bir trafik ihlalinin bulunmadığı, «hasarın» istifleme ve sabitlemenin tekniğine uygun yapılmamasından kaynaklandığı gerekçesiyle 6102 sayılı ...'nın 878/1. maddesinin b, c ve d bentleri uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin «işletme güvenliğine» uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.” hükmünü haiz olup madde gerekçesinde de “Yükleme ve boşaltmanın gönderene yöneltilen kanunî bir yükümlülük olduğu, yüklemenin, eşyayı araca koymayı, istiflemeyi, bağlamayı, sabitlemeyi içerdiği, «taşıyıcının» ise denetleme yükümünün bulunduğu” belirtilmiştir. ...’nın 863/1 maddesinin gerekçesinden de anlaşılacağı üzere yüklemeden kaynaklanan sorumluluk kural olarak gönd …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2625 E. , 2023/5123 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/442 Esas, 2021/518 Karar
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı Say Nak. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.09.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı Say Nak. Ltd. Şti. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili nezdinde emtia nakliyat sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altında bulunan dava dışı firmaya ait konteyner istif makinesinin Samsun’dan Mersin’e taşınması işinin davalı şirket tarafından üstlenildiğini, davalı ... idaresindeki araçla taşınmaktayken meydana gelen tek taraflı kazada kullanılmayacak şekilde hasarlandığını, hasar bedelini sigortalısına ödeyerek haklarına halef olduğunu ileri sürerek, 145.256,00 TL’nin ticari faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ..., kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, kazanın emtianın hatalı yüklenmesinden kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Say Nakliyat Ltd. Şti. vekili, davacının dava konusu makinanın kullanılamayacak derecede hasarlandığını ileri sürdüğünü ancak makine üzerinde hasar tespiti yapılıp bunun ispatlanması gerektiğini, makinenin rayiç bedelinin hesaplanıp, hurda değerinin düşülmesi gerektiğini, kazaya karayolu bozukluğunun sebep olduğunu savunmuştur.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 04.02.2016 tarih, 2013/338 E. ve 2016/163 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 12.04.2018 tarih, 2016/11528 E. ve 2018/2670 K. sayılı ilamıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 863, 864, 875, 882, 879, 886 maddelerinde belirlenen ilkelere işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile sürücü ...'nin kazanın oluşumunda %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, hasar gören iş makinesinin tamirinin ekonomik olmadığı, hurda edilmesinin uygun olacağı, dava konusu iş makinesinin olay tarihindeki ve poliçe gereği %1 tenzili muafiyet uygulanmış değerinin 143.609,00 TL olduğu, hasar dosyası için 145.256,00 TL ödeme yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun itirazları karşılamadığını, bozma ilamında belirlenen taşıma hukuku ilkelerine riayet edilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun 856 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1. Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece yukarıdaki gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki, mahkemece verilen ilk kararın bozulmasında işaret edilen taşıma hukukuna ilişkin temel ilkeler tam olarak yerine getirilmeden hatalı değerlendirme ile karar tesisi yoluna gidilmiştir. Şöyle ki;
2.Kaza tarihi olan 01.09.2012 tarihinde olay yerine gelen trafik polislerince hazırlanan trafik kazası tespit tutanağında, sürücünün sola viraj levhalarını dikkate almadan viraja giriş yaptığı esnada üzerindeki yükün sağ tarafa doğru istinat duvarına çarpıp yol üzerine devrildiği belirtilmiş ve olay yeri ile kazanın pek çok açıdan fotoğrafı çekilmiştir. Yine aynı şekilde mahkemece bir trafik polis memuru ve bir bakım trafik teknik görevlisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 28.02.2014 tarihli ilk raporda da ".. Taşımakta olduğu yükün sabit bir yük olmadığı, tekerlekli bir iş makinesi olduğu ve bu iş makinesinin yarı römork üzerine yüklenirken hem ön ve arkadan hem yanlardan zincir veya halatlarla sabitlenecek şekilde emniyetli bir şekilde yükleme yapılması gerekirken ...
iş makinesinin yarı römork üzerine yüklenirken gerekli dikkat özen ve emniyet gösterilmediği..." şeklinde belirlemeler mevcuttur. Keza Dairemiz 12.04.2018 tarihli bozma ilamında da somut olayda davalı tarafça yükleme ve bağlamanın kendileri tarafından yapılmadığı, dava dışı Ceynak Lojistik ve Tic. A.Ş. tarafından yapıldığı savunulmasına ve dosyada mevcut ekspertiz raporunda Ceynak Lojistik ve Tic. A.Ş.'nin asıl taşıyan olduğu, taşıma irsaliyesinde yine anılan şirketin gönderen olduğu yazılı olmasına rağmen mahkemece, 6102 sayılı Kanun 863, 864, 875, 876 ncı maddeleri nazara alınmak suretiyle dava konusu taşımada yükleme ve istifin kim tarafından gerçekleştirildiği, dava dışı Ceynak Lojistik ve Tic.
A.Ş.’nin sigortalı şirket ile olan bağı, 6102 sayılı Kanun 864/3 hükmüne göre, zararın veya giderlerin doğmasında taşıyıcının davranışlarının da etkisi olmuşsa, tazmin yükümlülüğü ile ödenecek tazminatın kapsamının belirlenmesinde, bu davranışların ne ölçüde etkili oldukları ve buna göre davalıların hukuki durumunun ve sorumluluğunun değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur. Mahkemece bozma sonrası alınan ve hükme daynak bilirkişi heyeti raporunda ise (makine mühendisi, sigorta ve hesap uzmanı ile muhasebe uzmanından oluşan üç kişilik heyet) "yükleme esnasında iş makinesinin ön lastiklerinin sökülerek şasesinin yarı römork üzerine oturtulduğu, ayrıca iş makinesinin ön ve arkasından takozla sabitlendiği, ön, arka ve yanlardan zincirle bağlanıldığı.." belirtilmiştir.
Mahkemece yükün istifine ilişkin çelişkiler ve itirazlar tam olarak giderilmeden eksik inceleme ile zararın tamamından davalıların sorumlu tutulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan mahkeme gerekçesinde sürücünün aracın hızını, yükü ve teknik özeltiklerine göre ayarlamadığı, virajdan önce kendisine konulan yasaklayıcı trafik levhalarından verilen mesajlara uygun davranmadığı, viraja gerektiğinden fazla süratle girdiği ve iş makinesinin savrulmayacak şekilde sabitlenmemesi sebebiyle araçtan kayarak düştüğü ve kazanın bu şekilde meydana geldiği kabul edilmiştir. Yükün usulüne uygun sabitlenip sabitlenmediği hususunda benimsenen bilirkişi raporu ile gerekçe içinde de bu şekilde çelişki oluşturulmuştur.
Mahkemece zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcının 6102 sayılı Kanun'un 886 ncı maddesinde belirlenen taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı ilkesine isabetli olarak değinilmiş ne var ki sürücü davranışları pervasızca hareket olarak nitelendirilmiştir. Oysa yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere somut olayda taşıyıcının pervasızca bir fiilinden bahsetmek mümkün olmayıp bu durumda mahkemece taşıyanın tazminat sorumluluğu aynı Kanunun 882 nci maddesi uyarınca gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlı tutularak hesaplanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmez.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,
Bozma sebebine göre davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990551400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz