6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10504 E. 2010/1368 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıma senedi özen yükümlülüğü taşıyıcının sorumluluğu istifa rücuen tahsil basiretli tacir hakkaniyet taşıyıcı haksız fiil tacir sigorta poliçesi cy/cy kaydı hasar karar verilmesine yer olmadığına

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu taşımaya ilişkin ağır makinelerin sigortalı tarafından araca yüklendiği, sabitleme ve bağlamanın tedbirli ve özenli bir şekilde yapılmadığı, hasarın ambalajlama, istif ve bağlama kusurundan kaynaklandığı, teknik bilgi sahibi olmayan ve olması da beklenmeyen taşıyıcının TTK.nun 20. maddesi çerçevesinde basiretli bir taşıyıcıdan beklenen özen yükümlüğünü aşan bir durum nedeni ile sorumlu tutulmasının hakkaniyete ve yasaya uygun olmayacağı, bu nedenle taşıyıcının kusurunun bulunmadığı, yarı römork sahibi davalının ise genel hükümlere göre haksız fiil faili olmadığından zarardan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle, davalı sürücü hakkındaki dava geri alınmış olmakla bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, yurtiçi taşımasına ilişkin sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat alacağın davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Taşıma konusu makinelerin yükleme yapılan fabrikadan çıktıktan 100 metre sonra bağlarından kurtulduğu, alttaki paletleri ve araç kasasını kırarak yola devrildiği de dosya kapsamı ile sabittir.

Uyuşmazlık, davalılardan taşıyıcının sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmakta olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle dava konusu olayda davalılardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Dairemiz’in yerleşik uygulamasına göre, yükleme ve istifleme gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi basiretli bir tacir gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekir. Buna uymayan ve sonuçta taşımayı üstlenen taşıyıcı, en azından müterafik kusurlu kabul edilmelidir.

Somut olayda, her ne kadar davalı sürücü yükleme yapılan alana alınmadığını savunmuş ise de, yükleme ile ilgili yazılan yazıda yüklemenin sürücü ile birlikte yapıldığının bildirilmesi ve esasen taşıma senedine taşıyıcının dolayısıyla onun vekili konumundaki davalı sürücü tarafından ihtirazi bir kaydın konulmaması nazara alındığında davalı sürücünün beyanına itibar edilmesi mümkün gözükmemektedir. Yükleme ve kaza yeri arasındaki mesafenin yakınlığıda nazara alındığında, yol güzergahına uygun bağlamanın ve istifin yapılmamış olmasının açık bulunması, tacir olan taşıyıcı tarafından gönderinin hatalı yükleme, bağlama ve istifine karşı çıkılıp ikaz edilmemesi karşısında, mahkemenin kabulünün aksine davalılardan taşıyıcının dava konusu olayda artık bir miktar kusurlu olduğunun kabulü gerekir.

Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalılardan taşıyıcının müterafik kusurlu olduğunun ilke olarak kabul edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken davalılardan taşıyıcı yönünden de isabetli görülmeyen yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.

Öte yandan, somut olay itibariyle davalı taşıyıcının kusurlu olup olmadığının saptanması esasen teknik bir konu olup, mahkemece, bu konuda alınan bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmemesi de kabul şekli bakımından da doğru olmamıştır.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yüklemeye nezaret yükümlülüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16341 E. 2015/1100 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta poliçesine dayalı tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12916 E. 2012/19231 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücû tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1515 E. 2013/18790 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6216 E. 2014/12855 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14564 E. 2018/5655 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/10504 E.  ,  2010/1368 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.02.2008 tarih ve 2006/701-2008/101 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilince Tuzla'dan İskenderun'a nakliyesi sigorta edilen makinelerin davalıların sürücüsü, maliki oldukları araç ve römork ile taşınması sırasında, aracın fabrikadan çıkmasından 100 mt. sonra emtiaların bağlarından kurtularak römorkun kasasını kırıp yola devrilmesi sonucu hasarlandığını, 24.331,61-YTL.hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılardan Özdemireller Ltd.Şti. ve ... vekili, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu taşımaya ilişkin ağır makinelerin sigortalı tarafından araca yüklendiği, sabitleme ve bağlamanın tedbirli ve özenli bir şekilde yapılmadığı, hasarın ambalajlama, istif ve bağlama kusurundan kaynaklandığı, teknik bilgi sahibi olmayan ve olması da beklenmeyen taşıyıcının TTK.nun 20. maddesi çerçevesinde basiretli bir taşıyıcıdan beklenen özen yükümlüğünü aşan bir durum nedeni ile sorumlu tutulmasının hakkaniyete ve yasaya uygun olmayacağı, bu nedenle taşıyıcının kusurunun bulunmadığı, yarı römork sahibi davalının ise genel hükümlere göre haksız fiil faili olmadığından zarardan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle, davalı sürücü hakkındaki dava geri alınmış olmakla bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, yurtiçi taşımasına ilişkin sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat alacağın davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Taşıma konusu makinelerin yükleme yapılan fabrikadan çıktıktan 100 metre sonra bağlarından kurtulduğu, alttaki paletleri ve araç kasasını kırarak yola devrildiği de dosya kapsamı ile sabittir.

Uyuşmazlık, davalılardan taşıyıcının sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmakta olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle dava konusu olayda davalılardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Dairemiz’in yerleşik uygulamasına göre, yükleme ve istifleme gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi basiretli bir tacir gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekir. Buna uymayan ve sonuçta taşımayı üstlenen taşıyıcı, en azından müterafik kusurlu kabul edilmelidir.

Somut olayda, her ne kadar davalı sürücü yükleme yapılan alana alınmadığını savunmuş ise de, yükleme ile ilgili yazılan yazıda yüklemenin sürücü ile birlikte yapıldığının bildirilmesi ve esasen taşıma senedine taşıyıcının dolayısıyla onun vekili konumundaki davalı sürücü tarafından ihtirazi bir kaydın konulmaması nazara alındığında davalı sürücünün beyanına itibar edilmesi mümkün gözükmemektedir. Yükleme ve kaza yeri arasındaki mesafenin yakınlığıda nazara alındığında, yol güzergahına uygun bağlamanın ve istifin yapılmamış olmasının açık bulunması, tacir olan taşıyıcı tarafından gönderinin hatalı yükleme, bağlama ve istifine karşı çıkılıp ikaz edilmemesi karşısında, mahkemenin kabulünün aksine davalılardan taşıyıcının dava konusu olayda artık bir miktar kusurlu olduğunun kabulü gerekir.

Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalılardan taşıyıcının müterafik kusurlu olduğunun ilke olarak kabul edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken davalılardan taşıyıcı yönünden de isabetli görülmeyen yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.

Öte yandan, somut olay itibariyle davalı taşıyıcının kusurlu olup olmadığının saptanması esasen teknik bir konu olup, mahkemece, bu konuda alınan bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmemesi de kabul şekli bakımından da doğru olmamıştır.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle,davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009408500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.