Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10504 E. 2010/1368 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıma senedi↗ özen yükümlülüğü↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ istifa↗ rücuen tahsil↗ basiretli tacir↗ hakkaniyet↗ taşıyıcı↗ haksız fiil↗ tacir↗ sigorta poliçesi↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu taşımaya ilişkin ağır makinelerin sigortalı tarafından araca yüklendiği, sabitleme ve bağlamanın tedbirli ve özenli bir şekilde yapılmadığı, hasarın ambalajlama, istif ve bağlama kusurundan kaynaklandığı, teknik bilgi sahibi olmayan ve olması da beklenmeyen taşıyıcının TTK.nun 20. maddesi çerçevesinde basiretli bir taşıyıcıdan beklenen özen yükümlüğünü aşan bir durum nedeni ile sorumlu tutulmasının hakkaniyete ve yasaya uygun olmayacağı, bu nedenle taşıyıcının kusurunun bulunmadığı, yarı römork sahibi davalının ise genel hükümlere göre haksız fiil faili olmadığından zarardan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle, davalı sürücü hakkındaki dava geri alınmış olmakla bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yurtiçi taşımasına ilişkin sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat alacağın davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Taşıma konusu makinelerin yükleme yapılan fabrikadan çıktıktan 100 metre sonra bağlarından kurtulduğu, alttaki paletleri ve araç kasasını kırarak yola devrildiği de dosya kapsamı ile sabittir.
Uyuşmazlık, davalılardan taşıyıcının sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmakta olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle dava konusu olayda davalılardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Dairemiz’in yerleşik uygulamasına göre, yükleme ve istifleme gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi basiretli bir tacir gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekir. Buna uymayan ve sonuçta taşımayı üstlenen taşıyıcı, en azından müterafik kusurlu kabul edilmelidir.
Somut olayda, her ne kadar davalı sürücü yükleme yapılan alana alınmadığını savunmuş ise de, yükleme ile ilgili yazılan yazıda yüklemenin sürücü ile birlikte yapıldığının bildirilmesi ve esasen taşıma senedine taşıyıcının dolayısıyla onun vekili konumundaki davalı sürücü tarafından ihtirazi bir kaydın konulmaması nazara alındığında davalı sürücünün beyanına itibar edilmesi mümkün gözükmemektedir. Yükleme ve kaza yeri arasındaki mesafenin yakınlığıda nazara alındığında, yol güzergahına uygun bağlamanın ve istifin yapılmamış olmasının açık bulunması, tacir olan taşıyıcı tarafından gönderinin hatalı yükleme, bağlama ve istifine karşı çıkılıp ikaz edilmemesi karşısında, mahkemenin kabulünün aksine davalılardan taşıyıcının dava konusu olayda artık bir miktar kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalılardan taşıyıcının müterafik kusurlu olduğunun ilke olarak kabul edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken davalılardan taşıyıcı yönünden de isabetli görülmeyen yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, somut olay itibariyle davalı taşıyıcının kusurlu olup olmadığının saptanması esasen teknik bir konu olup, mahkemece, bu konuda alınan bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmemesi de kabul şekli bakımından da doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16341 E. 2015/1100 K.
Ortak:istifa · taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz kararda… rultusunda, dava konusu taşımaya ilişkin ağır makinelerin sigortalı tarafından araca yüklendiği, sabitleme ve bağlamanın tedbirli ve özenli bir şekilde yapılmadığı, «hasarın» ambalajlama, «istif» ve bağlama kusurundan kaynaklandığı, teknik bilgi sahibi olmayan ve olması da beklenmeyen «taşıyıcının» TTK.nun 20. maddesi çerçevesinde basiretli bir taşıyıcıdan beklenen «özen yükümlüğünü» aşan bir durum nedeni ile sorumlu tutulmasının «hakkaniyete» ve yasaya uygun olmayacağı, bu nedenle taşıyıcının kusurunun bulunmadığı, yarı römork sahibi davalının ise genel hükümlere göre «haksız fiil» faili olmadığından zarardan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle, davalı sürücü hakkındaki dava geri alınmış olmakla bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Dairemiz’in yerleşik uygulamasına göre, yükleme ve istifleme gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekir.
Yükleme ve kaza yeri arasındaki mesafenin yakınlığıda nazara alındığında, yol güzergahına uygun bağlamanın ve «istifin» yapılmamış olmasının açık bulunması, «tacir» olan «taşıyıcı» tarafından gönderinin hatalı yükleme, bağlama ve istifine karşı çıkılıp ikaz edilmemesi karşısında, mahkemenin kabulünün aksine davalılardan taşıyıcının dava konusu olayda artık bir miktar kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; «taşıyıcı» tarafından «hasar» ve zararın taşıma sırasında meydana geldiği hususunun açıkça kabul edilmesi halinde 6762 Sayılı TTK 788. madde hükmü uygulanamayacağı, bu nedenle cevap dilekçesindeki kabulün davalı taşıyıcıyı bağlayacağı, dolayısıyla dava hakkının düşmediği, davalının nakliyeci olduğu, pres makinesinin yüklemesini bizzat yapmamış olması halinde dahi makinenin sabitlendiğini tespit etmeden hareket etmemesi gerektiği, bu haliyle davalının sorumluluğunu yerine getirmediği, tespit edilen zarar tutarının 3.068,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takibin kabul edilen tutar üzerinden devamına, alacak yargılama ile belirlendiğinden davacının «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, yurtiçi taşımasına konu emtianın «hasar» bedelinin tazmini amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, «taşıyıcının» hasardan sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yüklemeye nezaret yükümlülüğü · nezaret yükümlülüğü · taşıtan · müterafik kusur · icra inkar tazminatı · taşıyan · inkar tazminatı · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak davacının dava hakkının düşmediğinin kabulü ile yapılan yargılama neticesinde, dava konusu emtianın, «istif» ve bağlama hatası nedeniyle hasarlandığı, «taşıyanın» yüklemeyi bizzat gerçekleştirmese dahi emtianın yükleme sırasında sabitlenip, bağlanarak taşımaya hazır hale getirildiğinden emin olduktan sonra taşımayı gerçekleştirmesi gerektiği ancak, davalının «yüklemedeki nezaret yükümlülüğünü» yerine getirmeyerek, zarara sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalıların; yükleme ve istiflemenin «taşıtana» ait olduğu, bu nedenle dava konusu emtianın taşıtan tarafından yüklendiği ve istiflendiği, bu hususlarda teknik bilgilerinin olmadığı, buna rağmen yükleme sırasında istifleme ve sabitlemeye dair gerekli uyarıları yaptıklarını savunmalarına karşın mahkemece bu yöndeki savunmalar nazara alınmayarak davalıların yükleme ve istiflemeye nezaret görevinden kaynaklanan «müterafık kusurlarının» bulunup bulunmadığı tartışılmaksızın karar verilmesi doğru olmadığı gibi, 6762 sayılı TTK'nun 785/«son» maddesine göre «hasar» bedelinin tespiti cihetine gidilmeksizin, doğrudan davacının ileri sürdüğü tazminat bedeline hükmedilmesi de doğru olmamış, açıklanan esaslar dairesinde inceleme v …
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; «taşıyıcı» tarafından «hasar» ve zararın taşıma sırasında meydana geldiği hususunun açıkça kabul edilmesi halinde 6762 Sayılı TTK 788. madde hükmü uygulanamayacağı, bu nedenle cevap dilekçesindeki kabulün davalı taşıyıcıyı bağlayacağı, dolayısıyla dava hakkının düşmediği, davalının nakliyeci olduğu, pres makinesinin yüklemesini bizzat yapmamış olması halinde dahi makinenin sabitlendiğini tespit etmeden hareket etmemesi gerektiği, bu haliyle davalının sorumluluğunu yerine getirmediği, tespit edilen zarar tutarının 3.068,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takibin kabul edilen tutar üzerinden devamına, alacak yargılama ile belirlendiğinden davacının «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Sigorta poliçesine dayalı tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12916 E. 2012/19231 K.
Ortak:taşıyıcı · tacir · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaDairemiz’in yerleşik uygulamasına göre, yükleme ve istifleme gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekir.
… rultusunda, dava konusu taşımaya ilişkin ağır makinelerin sigortalı tarafından araca yüklendiği, sabitleme ve bağlamanın tedbirli ve özenli bir şekilde yapılmadığı, «hasarın» ambalajlama, «istif» ve bağlama kusurundan kaynaklandığı, teknik bilgi sahibi olmayan ve olması da beklenmeyen «taşıyıcının» TTK.nun 20. maddesi çerçevesinde basiretli bir taşıyıcıdan beklenen «özen yükümlüğünü» aşan bir durum nedeni ile sorumlu tutulmasının «hakkaniyete» ve yasaya uygun olmayacağı, bu nedenle taşıyıcının kusurunun bulunmadığı, yarı römork sahibi davalının ise genel hükümlere göre «haksız fiil» faili olmadığından zarardan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle, davalı sürücü hakkındaki dava geri alınmış olmakla bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Yükleme ve kaza yeri arasındaki mesafenin yakınlığıda nazara alındığında, yol güzergahına uygun bağlamanın ve «istifin» yapılmamış olmasının açık bulunması, «tacir» olan «taşıyıcı» tarafından gönderinin hatalı yükleme, bağlama ve istifine karşı çıkılıp ikaz edilmemesi karşısında, mahkemenin kabulünün aksine davalılardan taşıyıcının dava konusu olayda artık bir miktar kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Benzer bu karardaDairemizin yerleşik uygulamasına göre taşınacak emtianın araca yüklemesi ve istiflemesi gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının», yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme istifleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için her türlü tedbiri alması gerekir.
Mahkemece iddia, savunma, tüm kanıtlara ve bilirkişi raporuna göre, davalı tarafça ambalajın taşımaya uygun olmadığını ve yüklemenin «taşıyıcı» değil gönderen tarafından yapıldığını kanıtlayamadığı, bu şekilde hasardan davalı şirketin sorumlu olacağı, davalının sorumluluğunun CMR hükümlerine göre belirleneceği gerekçesiyle, 6.254.70 Euro'nun davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslimde gecikme · müterafik kusur · kusur oranı · rücuen tazminat · kusur · teslim
Benzer bu karardaO halde, mahkemece «taşıyıcının» zararın oluşmasında «müterafik kusuru» olduğu kabul edilerek «kusur oranı» tespit edilmek ve sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Taşımacı eşyayı «teslim» aldığı andan itibaren teslim edinceye kadar maruz kaldığı ziyadan ve hasardan veya «teslimindeki gecikmeden» sorumludur.Bilirkişi raporlarında «hasarın» istifleme ve yükleme hatasından kaynaklandığı belirtilmiştir.
1-Dava, «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1515 E. 2013/18790 K.
Ortak:istifa · taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz kararda… rultusunda, dava konusu taşımaya ilişkin ağır makinelerin sigortalı tarafından araca yüklendiği, sabitleme ve bağlamanın tedbirli ve özenli bir şekilde yapılmadığı, «hasarın» ambalajlama, «istif» ve bağlama kusurundan kaynaklandığı, teknik bilgi sahibi olmayan ve olması da beklenmeyen «taşıyıcının» TTK.nun 20. maddesi çerçevesinde basiretli bir taşıyıcıdan beklenen «özen yükümlüğünü» aşan bir durum nedeni ile sorumlu tutulmasının «hakkaniyete» ve yasaya uygun olmayacağı, bu nedenle taşıyıcının kusurunun bulunmadığı, yarı römork sahibi davalının ise genel hükümlere göre «haksız fiil» faili olmadığından zarardan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle, davalı sürücü hakkındaki dava geri alınmış olmakla bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Dairemiz’in yerleşik uygulamasına göre, yükleme ve istifleme gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekir.
Yükleme ve kaza yeri arasındaki mesafenin yakınlığıda nazara alındığında, yol güzergahına uygun bağlamanın ve «istifin» yapılmamış olmasının açık bulunması, «tacir» olan «taşıyıcı» tarafından gönderinin hatalı yükleme, bağlama ve istifine karşı çıkılıp ikaz edilmemesi karşısında, mahkemenin kabulünün aksine davalılardan taşıyıcının dava konusu olayda artık bir miktar kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunmalar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı sigortanın dava dışı sigortalısına «hasar» bedeli olan 2.262,65 TL'nı ödemiş olduğu, meydana gelen hasardan dolayı davalı «taşıyıcı» ve sigortanın sorumlu oldukları talep edilen hasar bedelinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davacı ... tarafından sigortalısına ödenen 2.252,65 TL tutarın (ödeme tarihi net belli olmadığından) dava tarihi olan 23.02.2011 tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Ancak davalı savunmasında meydana gelen zararın «istif» hatasından kaynaklandığını ileri sürmüş, 26/10/2010 tarihli Şemsettin Metin tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda istiflemenin iyi olmayışı ve sabitlemenin yetersiz oluşu nedeniyle paletlerin devrilmiş olduğu, zararın bu şekilde meydana geldiği açıklanmıştır.
… durumda mahkemece öncelikle yükleme ve sabitlemenin kim tarafından yapıldığının araştırılması, yüklemenin gönderen tarafından yapıldığının saptanması halinde davalı «taşıyıcının» gözetim yükümlülüğünün bulunduğu hususunun nazara alınması, şayet yüklemenin davalı tarafından yapıldığının anlaşılması halinde ise, davalının kusurlu olduğunun ka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · rücuen tazminat · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkin olup, mahkemece; davacı ... tarafından sigortalısına ödenen 2.252,65 TL tutarın dava tarihi olan 23.02.2011 tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı sigortanın dava dışı sigortalısına «hasar» bedeli olan 2.262,65 TL'nı ödemiş olduğu, meydana gelen hasardan dolayı davalı «taşıyıcı» ve sigortanın sorumlu oldukları talep edilen hasar bedelinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davacı ... tarafından sigortalısına ödenen 2.252,65 TL tutarın (ödeme tarihi net belli olmadığından) dava tarihi olan 23.02.2011 tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6216 E. 2014/12855 K.
Ortak:taşıyıcı · tacir · sigorta poliçesi · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaDairemiz’in yerleşik uygulamasına göre, yükleme ve istifleme gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekir.
… rultusunda, dava konusu taşımaya ilişkin ağır makinelerin sigortalı tarafından araca yüklendiği, sabitleme ve bağlamanın tedbirli ve özenli bir şekilde yapılmadığı, «hasarın» ambalajlama, «istif» ve bağlama kusurundan kaynaklandığı, teknik bilgi sahibi olmayan ve olması da beklenmeyen «taşıyıcının» TTK.nun 20. maddesi çerçevesinde basiretli bir taşıyıcıdan beklenen «özen yükümlüğünü» aşan bir durum nedeni ile sorumlu tutulmasının «hakkaniyete» ve yasaya uygun olmayacağı, bu nedenle taşıyıcının kusurunun bulunmadığı, yarı römork sahibi davalının ise genel hükümlere göre «haksız fiil» faili olmadığından zarardan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle, davalı sürücü hakkındaki dava geri alınmış olmakla bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Yükleme ve kaza yeri arasındaki mesafenin yakınlığıda nazara alındığında, yol güzergahına uygun bağlamanın ve «istifin» yapılmamış olmasının açık bulunması, «tacir» olan «taşıyıcı» tarafından gönderinin hatalı yükleme, bağlama ve istifine karşı çıkılıp ikaz edilmemesi karşısında, mahkemenin kabulünün aksine davalılardan taşıyıcının dava konusu olayda artık bir miktar kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Benzer bu kararda1-Davalı ...'e gerekçeli kararın ....2013 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ...'in temyiz dilekçesini ise ....2013 tarihinde mahkemeye «ibraz» ettiği anlaşılmış olmakla, süresi içerisinde yapılmış bir temyiz başvurusu bulunmadığından, HUMK'nın 432/4. maddesi uyarınca davalı ...'in temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı tarafından «alacağın temlik» alınmış olmasına göre, davalı ...'in yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, yurtiçi «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında «taşıyıcıya» karşı açılan rucuen tazminat istemine ilişkin olup, «hasarın» yükleme ve sabitleme hatası sebebiyle araç seyir halindeyken şoförün ani fren yapması ve çelik fıçıların öne kayması suretiyle meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, taşınacak emtianın araca yüklenmesi ve istiflenmesi gönderene veya alıcıya ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekmektedir.
Bu durumda, yüklemeyi gönderen yapsa dahi, davalı «taşıyıcının» da «nezaret görevinin» bulunduğu gözetilerek «hasarın» yükleme ve sabitleme hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, yüklenen malın özelliği ve mahiyeti de dikkate alınarak yüklemeyi kimin yaptığı, yükleme gönderen tarafından yapılmış ise tarafların «kusur oranlarının» tespiti yönünden konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret görevi · nakliyat emtia sigortası · delillerin toplanmaması · kusur oranı · alacağın temliki · temlik · yasal faiz · kusur
Benzer bu kararda1-Davalı ...'e gerekçeli kararın ....2013 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ...'in temyiz dilekçesini ise ....2013 tarihinde mahkemeye «ibraz» ettiği anlaşılmış olmakla, süresi içerisinde yapılmış bir temyiz başvurusu bulunmadığından, HUMK'nın 432/4. maddesi uyarınca davalı ...'in temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı tarafından «alacağın temlik» alınmış olmasına göre, davalı ...'in yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, yurtiçi «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında «taşıyıcıya» karşı açılan rucuen tazminat istemine ilişkin olup, «hasarın» yükleme ve sabitleme hatası sebebiyle araç seyir halindeyken şoförün ani fren yapması ve çelik fıçıların öne kayması suretiyle meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yüklemeyi gönderen yapsa dahi, davalı «taşıyıcının» da «nezaret görevinin» bulunduğu gözetilerek «hasarın» yükleme ve sabitleme hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, yüklenen malın özelliği ve mahiyeti de dikkate alınarak yüklemeyi kimin yaptığı, yükleme gönderen tarafından yapılmış ise tarafların «kusur oranlarının» tespiti yönünden konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu zararın meydana gelmesinde araç şoförünün kusurlu olduğu, zarar miktarının davacı tarafça talep edilen miktardan fazla olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.647,47 TL'nin ödeme tarihi olan 06...2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Bu kapsamda, mahkemece yüklemenin kim tarafından yapıldığı üzerinde yeterince durulmadığı gibi, buna ilişkin taraf «delilleri toplanarak» bu konuda uzman bilirkişiden görüş de alınmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14564 E. 2018/5655 K.
Ortak:istifa · taşıyıcı · tacir · sigorta poliçesi · hasar · Tazminat
İncelediğiniz kararda… rultusunda, dava konusu taşımaya ilişkin ağır makinelerin sigortalı tarafından araca yüklendiği, sabitleme ve bağlamanın tedbirli ve özenli bir şekilde yapılmadığı, «hasarın» ambalajlama, «istif» ve bağlama kusurundan kaynaklandığı, teknik bilgi sahibi olmayan ve olması da beklenmeyen «taşıyıcının» TTK.nun 20. maddesi çerçevesinde basiretli bir taşıyıcıdan beklenen «özen yükümlüğünü» aşan bir durum nedeni ile sorumlu tutulmasının «hakkaniyete» ve yasaya uygun olmayacağı, bu nedenle taşıyıcının kusurunun bulunmadığı, yarı römork sahibi davalının ise genel hükümlere göre «haksız fiil» faili olmadığından zarardan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle, davalı sürücü hakkındaki dava geri alınmış olmakla bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Dairemiz’in yerleşik uygulamasına göre, yükleme ve istifleme gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekir.
Yükleme ve kaza yeri arasındaki mesafenin yakınlığıda nazara alındığında, yol güzergahına uygun bağlamanın ve «istifin» yapılmamış olmasının açık bulunması, «tacir» olan «taşıyıcı» tarafından gönderinin hatalı yükleme, bağlama ve istifine karşı çıkılıp ikaz edilmemesi karşısında, mahkemenin kabulünün aksine davalılardan taşıyıcının dava konusu olayda artık bir miktar kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Benzer bu karardaDairemizin yerleşik kararlarında da ifade edildiği üzere, her ne kadar yükleme ve «istif» gönderene ait olsa da, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtianın kendine has özellikleri gözetilerek karayolu taşımasına uygun şekilde ambalajlamanın, ahşap takozlar ile sabitlemenin yapılmadığı, doğru istifleme ve yükleme yapılmaması ile ani fren nedeniyle «hasarın» meydana geldiği, yükleme ve istiflemenin «göndericinin sorumluluğunda» olduğu, bu nedenle davalının bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… esinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında sigortalanan emtianın hasarından kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret yükümlülüğü · gönderici sorumluluğu · zıya · nakliyat emtia sigortası · ziya · rücuen tazminat · taşıyan · teslim
Benzer bu kararda781/1. maddesi hükmü uyarınca, «taşıyanlar» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde taşınanın uğradığı «zıya» ve hasardan sorumludur.
… esinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında sigortalanan emtianın hasarından kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtianın kendine has özellikleri gözetilerek karayolu taşımasına uygun şekilde ambalajlamanın, ahşap takozlar ile sabitlemenin yapılmadığı, doğru istifleme ve yükleme yapılmaması ile ani fren nedeniyle «hasarın» meydana geldiği, yükleme ve istiflemenin «göndericinin sorumluluğunda» olduğu, bu nedenle davalının bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taşıyıcının, genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması yeterli olmayıp, «ziya» ve «hasara» neden olan olayın doğumunda da kusurlu olmadığını kanıtlaması gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/10504 E. , 2010/1368 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.02.2008 tarih ve 2006/701-2008/101 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince Tuzla'dan İskenderun'a nakliyesi sigorta edilen makinelerin davalıların sürücüsü, maliki oldukları araç ve römork ile taşınması sırasında, aracın fabrikadan çıkmasından 100 mt. sonra emtiaların bağlarından kurtularak römorkun kasasını kırıp yola devrilmesi sonucu hasarlandığını, 24.331,61-YTL.hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Özdemireller Ltd.Şti. ve ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu taşımaya ilişkin ağır makinelerin sigortalı tarafından araca yüklendiği, sabitleme ve bağlamanın tedbirli ve özenli bir şekilde yapılmadığı, hasarın ambalajlama, istif ve bağlama kusurundan kaynaklandığı, teknik bilgi sahibi olmayan ve olması da beklenmeyen taşıyıcının TTK.nun 20. maddesi çerçevesinde basiretli bir taşıyıcıdan beklenen özen yükümlüğünü aşan bir durum nedeni ile sorumlu tutulmasının hakkaniyete ve yasaya uygun olmayacağı, bu nedenle taşıyıcının kusurunun bulunmadığı, yarı römork sahibi davalının ise genel hükümlere göre haksız fiil faili olmadığından zarardan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle, davalı sürücü hakkındaki dava geri alınmış olmakla bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yurtiçi taşımasına ilişkin sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat alacağın davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Taşıma konusu makinelerin yükleme yapılan fabrikadan çıktıktan 100 metre sonra bağlarından kurtulduğu, alttaki paletleri ve araç kasasını kırarak yola devrildiği de dosya kapsamı ile sabittir.
Uyuşmazlık, davalılardan taşıyıcının sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmakta olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle dava konusu olayda davalılardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Dairemiz’in yerleşik uygulamasına göre, yükleme ve istifleme gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi basiretli bir tacir gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekir. Buna uymayan ve sonuçta taşımayı üstlenen taşıyıcı, en azından müterafik kusurlu kabul edilmelidir.
Somut olayda, her ne kadar davalı sürücü yükleme yapılan alana alınmadığını savunmuş ise de, yükleme ile ilgili yazılan yazıda yüklemenin sürücü ile birlikte yapıldığının bildirilmesi ve esasen taşıma senedine taşıyıcının dolayısıyla onun vekili konumundaki davalı sürücü tarafından ihtirazi bir kaydın konulmaması nazara alındığında davalı sürücünün beyanına itibar edilmesi mümkün gözükmemektedir. Yükleme ve kaza yeri arasındaki mesafenin yakınlığıda nazara alındığında, yol güzergahına uygun bağlamanın ve istifin yapılmamış olmasının açık bulunması, tacir olan taşıyıcı tarafından gönderinin hatalı yükleme, bağlama ve istifine karşı çıkılıp ikaz edilmemesi karşısında, mahkemenin kabulünün aksine davalılardan taşıyıcının dava konusu olayda artık bir miktar kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalılardan taşıyıcının müterafik kusurlu olduğunun ilke olarak kabul edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken davalılardan taşıyıcı yönünden de isabetli görülmeyen yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, somut olay itibariyle davalı taşıyıcının kusurlu olup olmadığının saptanması esasen teknik bir konu olup, mahkemece, bu konuda alınan bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmemesi de kabul şekli bakımından da doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle,davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009408500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz