İtirazın iptali | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3833 E. 2023/7766 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teslimde gecikme↗ uygun illiyet bağı↗ geç teslim↗ takas↗ mutabakat↗ illiyet bağı↗ ikrar↗ rücu↗ ihtar↗ esastan ret↗ fatura↗ iflas↗ ihtarname↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1049 E. - 2019/103 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilince düzenlenen toplam 157.090,50 TL tutarındaki 2017 yılına ait dört adet fatura içeriği malların davalıya teslim edilmesine rağmen davalı tarafından 31.000,00 TL'nin ödenip, bakiye 126.090,50 TL'nin ödenmemesi nedeniyle bu alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine haksız itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Karşı davaya cevap dilekçesinde ise; 13.10.2017 ve 20.10.2017 tarihli her iki teslimatın gecikmesinde müvekkilinin kusurlu olmadığı, geç teslimin taşıma ve gümrük idari işlemlerin uzamasından kaynaklandığı ayrıca iddia edilen zararın geç teslimle illiyet bağının bulunmadığı, zira 13.10.2017 tarihli ilk teslimatta davalıya 10.000 metre ... teslim edilmesi gerekip, davalının ise Zara firmasına 22.000 adet pantolonu teslim edeceği göz önüne alındığında 10.000 metre ... ile 22.000 adet pantolonu üretip anılan firmaya teslim etmesinin imkansız olduğu, 22.000 adet pantolon üretimi için 22.000 adet zincire gerek olmasına rağmen davalı-karşı davacının sadece 10.000 metre ... siparişi verdiği ve Zara firmasına sadece 10.000 adet pantolon üretimi yapabildiği, karşı davacının eksik sipariş vermesi nedeniyle kusurlu olduğu gibi Zara firması ile aralarındaki 16.10.2017 tarihli mail yazışmasına bakıldığında, ilk teslimatta aksesuar yetersizliği yüzünden sadece 10.000 adet pantolonu teslim edebileceklerinin beyan edildiğini belirterek karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında yapılan anlaşma gereğince, davacının satıma konu 39.000 metre zincirin 10.000 metresini 13.10.2017, 29.000 metresini de 20.10.2017 tarihinde teslim etmesi gerekirken belirlenen tarihte teslim etmemesi nedeniyle dava dışı Zara firmasının müvekkiline verdiği 10.000 adet pantolon siparişini iptal ettiği, bu ürünlerin Zara'ya satış fiyatının 92.000 Euro olup, 30.11.017 tarihi itibarıyla 431.112 TL'ye tekabül ettiği, oysa ürünlerin iç piyasada 197.625 TL'ye satıldığı böylece müvekkilinin aradaki fark olan 233,487 TL kadar zarara uğradığını belirterek bu zararın davacı alacağından takas mahsubu ile davacının bir alacağı kalmayacağından davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Karşı dava dilekçesinde ise; davacının geç teslimi nedeniyle ortaya çıkan 233.487 TL zararının, davacı alacağı 126.090,50 TL'den mahsubu sonucu geri kalan 104.396,50 TL'nin 01.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile benimsenen tekstil mühendisi ve mali müşavir den alınan alınan ayrı ayrı iki rapor doğrultusunda; taraflar arasında mal alım satımına ilişkin mutabakat olduğu, davacı-karşı davalının sattığı ... karşılığı 126.090,50 TL alacaklı olduğu her ne kadar davalı-karşı davacının, sipariş edilen zincirin geç teslim edilmesinden kaynaklı zararlarının olduğu bu nedenle karşı tarafın kusurlu olması sebebi ile asıl davanın reddi ile alacak taleplerinin kabulünü talep etmiş ise de; teknik bilirkişi raporu uyarınca da davalının ilk sipariş adedini yanlış vermesi sebebi ile gecikmenin yaşandığı ve bu durumun davalının kusurundan kaynaklandığı, tarafların mali kayıtları incelenmesi neticesinde davacı-karşı davalının 126.090,50 TL alacaklı olduğu, davalı-karşı davacının geç teslimden kaynaklı alacak talebinde geç teslimatın kendi hatasından kaynaklanması sebebi ile haklı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı-karşı davalının 13.10.2017 tarihinde teslim etmesi gereken 10.000 metre zinciri, bu tarihte teslim etmediği, bu durumun davacı-karşı davalıya 17.10.2017 ve 18.10.2017 tarihinde gönderilen iki adet e-mail ile bildirildiği ayrıca ihtarname ile bu gecikmesinin ihtar edildiğini, davacı-karşı davalı tarafından cevabi ihtarname ile aksesuar ürünlerini “ithalatın gecikmesi nedeniyle” geç teslim edildiğinin ikrar edildiğini, davacı-karşı davalının geç tesliminden dolayı müvekkilinin de imalatı ve müşterisi Zara’ya tesliminin geciktiğini ve firmanın 10.000 adet pantolonu satın almaktan vazgeçtiğini, geç teslim nedeni ile siparişlerin iptaline ilişkin hazır edilen tanığın dinlenilmediğini, tanık dinleme kararından da rücu edilmeden dosyanın bilirkişiye tevdii edildiğini, karara esas alınan raporların eksik ve hatalı incelemeye dayandığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karşı davacının yurt dışındaki müşterisinin pantolon siparişini iptal etmesinin, taraflar arasındaki anlaşmaya konu zincirin davacı tarafından geç teslim edilmesinden kaynaklanmadığı, başka bir anlatımla karşı davacının zarar uğraması ile geç teslim arasında uygun illiyet bağının bulunmadığı, davacının satım bedelinden bakiye alacağı bulunduğunun taraflar arasında ihtilafsız olmasına ve ihtilafın davalı karşı davacının zarar iddiasına ilişkin bulunmasına ve zarar ile davacının geç teslimi arasında uygun illiyet bağı bulunmamasına göre ilk derece mahkemesince esas davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; teslim tarihleri kesin olmasına rağmen zincirin geç teslim edildiğini, davacı-karşı davalının ithalatın gecikmesi nedeniyle malı geç teslim ettiğini cevabi ihtarnamesi ile ikrar ettiğini, bu geç teslimat nedeniyle müvekkilinin en büyük müşterisinin bir kısım siparişi iptal ettiğini, müvekkilinin zararı oluştuğunu, bu hususu aydınlatmak üzere dinletmek istedikleri tanığın dinlenmediğini, eksik ve hatalı raporlar üzerinden hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozularak kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali ve tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı- karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9743 E. 2011/2684 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:istirdat · ibraz
Benzer bu karardaDava, davacı bankanın Zara Şubesi’ne tahsil için «ibraz» edilen senedin bankanın Ulaş Şubesi yerine sehven borçlunun adresine gönderilmesi nedeniyle «istirdat» istemine ilişkindir.
Dava konusu senedin davacı bankanın Zara Şubesi’ne 20.06.2008 tarihinde «ibraz» edildiği, aynı tarihte senet giriş belgesi ve senet gönderme mektubu düzenlendiğinin dosya kapsamındaki belgelerden anlaşılmasına rağmen, mahkemece sadece dava dil …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/390 E. 2010/2222 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:terditli dava · vekalet ücreti · iltibas
Benzer bu kararda… ARA" ibaresi olduğu, davalının markasında yer alan CCOM" ibaresinin belirgin bir farklılık yaratmadığı ve markaların 556 sayılı Kararnamenin 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» tehlikesi yaratacak biçimde benzer olduğu, ayrıca davacı markasının tanınmış marka olduğu gerekçesiyle YİDK kararının iptaline, dava konusu marka karar tarihi itibariyle henüz tescile bağlanmadığından hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili ile davalı TPE vekilince temyizi üzerine, Dairemizin 15.10.2009 tarihli kararıyla davalı TPE vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle «terditli» açılan davada davalı markanın henüz tescil edilmemiş olması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmemesinin davalı TPE lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesini gerektirmeyeceği gerekçesiyle, yerel mahkeme kararının davacı lehine bozulmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4453 E. 2014/7664 K.
Ortak:kesin hüküm
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «teslim» tarihleri «kesin» olmasına rağmen zincirin «geç teslim» edildiğini, davacı-karşı davalının ithalatın gecikmesi nedeniyle malı geç teslim ettiğini cevabi «ihtarnamesi» ile «ikrar» ettiğini, bu geç teslimat nedeniyle müvekkilinin en büyük müşterisinin bir kısım siparişi iptal ettiğini, müvekkilinin zararı oluştuğunu, bu hususu aydınlatmak üze …
Benzer bu karardaBu durumda, davalı tarafça, davacı tasarımlarına tecavüz oluşturan kaç adet pantolon üretildiğinin «kesin» olarak belirlenemediği göz önüne alınarak, davacının «maddi tazminat» isteminin 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42. maddesi gereğince hüküm altına alınması gerekirken, davalı tarafça işyerinde elde edilen toplam karın maddi tazminat ol …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · maddi tazminat
Benzer bu karardaDavacı vekili, müvekkili adına tescilli pantolon tasarımlarının aynısının davalı tarafça üretildiğini, bu hususun dava öncesinde yapılan «delil tespitiyle» belirlendiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisinde mevcut «delil tespiti» bilirkişi raporu ve diğer belgeler itibariyle, davalı işyerinde yapılan inceleme sonucunda, davacının tasarım hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde iki adet pantolon belirlenmiştir.
Söz konusu bilirkişi raporunda, davacı tarafça talep olunan «maddi tazminatın» tespitinde ancak dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42. maddesinin göz önüne alınabileceği mütalaa edildiği halde, mahkemece davalı tarafça elde edilen toplam karın maddi tazminata esas alınması isabetli değildir.
Bu durumda, davalı tarafça, davacı tasarımlarına tecavüz oluşturan kaç adet pantolon üretildiğinin «kesin» olarak belirlenemediği göz önüne alınarak, davacının «maddi tazminat» isteminin 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42. maddesi gereğince hüküm altına alınması gerekirken, davalı tarafça işyerinde elde edilen toplam karın maddi tazminat ol …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3833 E. , 2023/7766 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/699 Esas - 2022/163 Karar
DAVACI-KARŞI DAVALI : Öztaha Tekstil Ürn. Tur. Taah. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
vekili Avukat ...
DAVALI- KARŞI DAVACI : Yıltem Konfeksiyon San. ve Tic. A.Ş.
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/1049 E. - 2019/103 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilince düzenlenen toplam 157.090,50 TL tutarındaki 2017 yılına ait dört adet fatura içeriği malların davalıya teslim edilmesine rağmen davalı tarafından 31.000,00 TL'nin ödenip, bakiye 126.090,50 TL'nin ödenmemesi nedeniyle bu alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine haksız itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Karşı davaya cevap dilekçesinde ise;
13. 10.2017 ve 20.10.2017 tarihli her iki teslimatın gecikmesinde müvekkilinin kusurlu olmadığı, geç teslimin taşıma ve gümrük idari işlemlerin uzamasından kaynaklandığı ayrıca iddia edilen zararın geç teslimle illiyet bağının bulunmadığı, zira 13.10.2017 tarihli ilk teslimatta davalıya 10.000 metre ... teslim edilmesi gerekip, davalının ise Zara firmasına 22.000 adet pantolonu teslim edeceği göz önüne alındığında 10.000 metre ... ile 22.000 adet pantolonu üretip anılan firmaya teslim etmesinin imkansız olduğu, 22.000 adet pantolon üretimi için 22.000 adet zincire gerek olmasına rağmen davalı-karşı davacının sadece 10.000 metre ... siparişi verdiği ve Zara firmasına sadece 10.000 adet pantolon üretimi yapabildiği, karşı davacının eksik sipariş vermesi nedeniyle kusurlu olduğu gibi Zara firması ile aralarındaki 16.10.2017 tarihli mail yazışmasına bakıldığında, ilk teslimatta aksesuar yetersizliği yüzünden sadece 10.000 adet pantolonu teslim edebileceklerinin beyan edildiğini belirterek karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında yapılan anlaşma gereğince, davacının satıma konu 39.000 metre zincirin 10.000 metresini 13.10.2017, 29.000 metresini de 20.10.2017 tarihinde teslim etmesi gerekirken belirlenen tarihte teslim etmemesi nedeniyle dava dışı Zara firmasının müvekkiline verdiği 10.000 adet pantolon siparişini iptal ettiği, bu ürünlerin Zara'ya satış fiyatının 92.000 Euro olup, 30.11.017 tarihi itibarıyla 431.112 TL'ye tekabül ettiği, oysa ürünlerin iç piyasada 197.625 TL'ye satıldığı böylece müvekkilinin aradaki fark olan 233,487 TL kadar zarara uğradığını belirterek bu zararın davacı alacağından takas mahsubu ile davacının bir alacağı kalmayacağından davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Karşı dava dilekçesinde ise; davacının geç teslimi nedeniyle ortaya çıkan 233.487 TL zararının, davacı alacağı 126.090,50 TL'den mahsubu sonucu geri kalan 104.396,50 TL'nin 01.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile benimsenen tekstil mühendisi ve mali müşavir den alınan alınan ayrı ayrı iki rapor doğrultusunda; taraflar arasında mal alım satımına ilişkin mutabakat olduğu, davacı-karşı davalının sattığı ... karşılığı 126.090,50 TL alacaklı olduğu her ne kadar davalı-karşı davacının, sipariş edilen zincirin geç teslim edilmesinden kaynaklı zararlarının olduğu bu nedenle karşı tarafın kusurlu olması sebebi ile asıl davanın reddi ile alacak taleplerinin kabulünü talep etmiş ise de; teknik bilirkişi raporu uyarınca da davalının ilk sipariş adedini yanlış vermesi sebebi ile gecikmenin yaşandığı ve bu durumun davalının kusurundan kaynaklandığı, tarafların mali kayıtları incelenmesi neticesinde davacı-karşı davalının 126.090,50 TL alacaklı olduğu, davalı-karşı davacının geç teslimden kaynaklı alacak talebinde geç teslimatın kendi hatasından kaynaklanması sebebi ile haklı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı-karşı davalının 13.10.2017 tarihinde teslim etmesi gereken 10.000 metre zinciri, bu tarihte teslim etmediği, bu durumun davacı-karşı davalıya 17.10.2017 ve 18.10.2017 tarihinde gönderilen iki adet e-mail ile bildirildiği ayrıca ihtarname ile bu gecikmesinin ihtar edildiğini, davacı-karşı davalı tarafından cevabi ihtarname ile aksesuar ürünlerini “ithalatın gecikmesi nedeniyle” geç teslim edildiğinin ikrar edildiğini, davacı-karşı davalının geç tesliminden dolayı müvekkilinin de imalatı ve müşterisi Zara’ya tesliminin geciktiğini ve firmanın 10.000 adet pantolonu satın almaktan vazgeçtiğini, geç teslim nedeni ile siparişlerin iptaline ilişkin hazır edilen tanığın dinlenilmediğini, tanık dinleme kararından da rücu edilmeden dosyanın bilirkişiye tevdii edildiğini, karara esas alınan raporların eksik ve hatalı incelemeye dayandığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karşı davacının yurt dışındaki müşterisinin pantolon siparişini iptal etmesinin, taraflar arasındaki anlaşmaya konu zincirin davacı tarafından geç teslim edilmesinden kaynaklanmadığı, başka bir anlatımla karşı davacının zarar uğraması ile geç teslim arasında uygun illiyet bağının bulunmadığı, davacının satım bedelinden bakiye alacağı bulunduğunun taraflar arasında ihtilafsız olmasına ve ihtilafın davalı karşı davacının zarar iddiasına ilişkin bulunmasına ve zarar ile davacının geç teslimi arasında uygun illiyet bağı bulunmamasına göre ilk derece mahkemesince esas davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; teslim tarihleri kesin olmasına rağmen zincirin geç teslim edildiğini, davacı-karşı davalının ithalatın gecikmesi nedeniyle malı geç teslim ettiğini cevabi ihtarnamesi ile ikrar ettiğini, bu geç teslimat nedeniyle müvekkilinin en büyük müşterisinin bir kısım siparişi iptal ettiğini, müvekkilinin zararı oluştuğunu, bu hususu aydınlatmak üzere dinletmek istedikleri tanığın dinlenmediğini, eksik ve hatalı raporlar üzerinden hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozularak kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali ve tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı- karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990241100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz