Çek İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/9743 E. 2011/2684 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istirdat↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesine ekli senet gönderme mektubu tarihi olan 22.07.2008 tarihli gönderi listesi istenmesine rağmen davacı bankanın Zara Şubesi’nce mahkemeye gönderilen belgelerde davaya konu senet için 20.06.2008 tarihli senet gönderme mektubu düzenlendiğinin anlaşıldığı, aynı senet için iki farklı tarihli senet gönderme mektubu düzenlendiği, davacı bankanın Zara Şubesi’nce yapılan açıklamada bankanın sistemine bağlı olarak senet gönderme mektubuna işlemin yapıldığı tarihin atıldığının belirtildiği, davacı bankanın birbiriyle çelişen senet gönderme mektupları konusundaki açıklamasının yeterli görülmediği ve davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı bankanın Zara Şubesi’ne tahsil için ibraz edilen senedin bankanın Ulaş Şubesi yerine sehven borçlunun adresine gönderilmesi nedeniyle istirdat istemine ilişkindir. Dava konusu senedin davacı bankanın Zara Şubesi’ne 20.06.2008 tarihinde ibraz edildiği, aynı tarihte senet giriş belgesi ve senet gönderme mektubu düzenlendiğinin dosya kapsamındaki belgelerden anlaşılmasına rağmen, mahkemece sadece dava dilekçesine ekli senet gönderme mektubunun 22.07.2008 tarihli, davacı bankanın Zara Şubesi’nden istenen belgelerde senet gönderme mektubunun 20.06.2008 tarihli olup davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/390 E. 2010/2222 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:terditli dava · vekalet ücreti · iltibas
Benzer bu kararda… ARA" ibaresi olduğu, davalının markasında yer alan CCOM" ibaresinin belirgin bir farklılık yaratmadığı ve markaların 556 sayılı Kararnamenin 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» tehlikesi yaratacak biçimde benzer olduğu, ayrıca davacı markasının tanınmış marka olduğu gerekçesiyle YİDK kararının iptaline, dava konusu marka karar tarihi itibariyle henüz tescile bağlanmadığından hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili ile davalı TPE vekilince temyizi üzerine, Dairemizin 15.10.2009 tarihli kararıyla davalı TPE vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle «terditli» açılan davada davalı markanın henüz tescil edilmemiş olması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmemesinin davalı TPE lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesini gerektirmeyeceği gerekçesiyle, yerel mahkeme kararının davacı lehine bozulmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2877 E. 2023/7147 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının terkini · sicilden terkin · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · kötü niyet · usulden reddi · terkin
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka iptal ve hükümsüzlüğü, «ticaret unvanının terkini» ve «marka hakkına tecavüzün» tespiti istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü, iptali, «ticaret unvanının terkini», markaya tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… ı gerekse davacı adına kayıtlı ZARA markasının tanınmışlığından yararlanması gibi bir durum söz konusu olmadığı ve markanın ününden yarar sağlandığına dair somut ve «kesin» hiç bir delil bulunmadığını, davalılar adına 2012/108465 ve 2012/108498 numaralı tescilli SZARA markalarının kullanılmadığı iddiasıyla iptal ve «sicilden terkin» taleplerinin «usulden reddi» gerektiğini zira işbu davaya ilişkin beş yılın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanunu) yürürlüğü tarihinden itibaren hesaplanabileceğini, ayrıca işb …
… olduğu araştırma neticesinde ZARA markası ile ayırt edilemeyecek düzeyde benzer 2012/108498 sayılı SZARA, 2012/108465 sayılı SZARA markalarını ve aynı esas unsurlu «ticaret unvanlarını» kötü niyetli olarak tescil ettirdiklerini, bu markaların kanunda öngörüldüğü biçimde kullanılmadığını, davalıların ticaret unvanı ve mezkur kullanımlarının müvekkilinin tanınmış markasının haklarına zarar verebileceğini ileri sürerek davalıların yukarıda sayıları verilen markaların iptaline, hükümsüzlüklerine, davalıların ticaret unvanlarının sicilden terkinine, davalı kullanımlarının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine ve materyallerin el konularak imhasına karar verilmesini talep etmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5512 E. 2013/10753 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükümsüzlüğün tespiti · marka hakkına tecavüz · usulden reddi · görevsizlik kararı · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi yeniden faaliyete geçirildiği ve fiilen 30/01/2012 tarihinde faaliyetine başladığını, bu nedenle belirtilen HSYK kararı gereğince 3 ve daha fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde bu davalara 3 nolu mahkemece bakılması gerektiği anlaşıldığından, mahkemelerinin «görevsizliği» sebebiyle dava dilekçesinin «usulden reddine» karar verilmiştir.
Asıl dava, «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi, birleşen dava ise marka «hükümsüzlüğünün tespitine» ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/362 esasına kaydedildiği, daha sonra adı geçen mahkemenin faaliyetleri dondurulduğundan 2009/283 esas sırasına «kaydı» yapılmakla yargılamanın mahkemelerinde devam ettiği, ancak yargılama sırasında HSYK’nın 20/01/2012 tarih ve 178 sayılı kararı ile ...
Mahkemece, birleşen davanın davacıları Zaralılar Arıcılık Gıda Tarım Hayvancılık Üretim Pazarlama Sanayi Ticaret A.Ş., Zara Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı, Zara Belediye Başkanlığı, Zara Kalkındırma ve Geliştirme Derneği, Zara Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı, ...,’nın karar başlığında gösterilmeksizin ve davayı markaya tecavüzün tespiti olarak göstermek suretiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/9743 E. , 2011/2684 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ulaş Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2008 tarih ve 2008/55-2008/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, borçlusu davalı ... olan 13.07.2008 vadeli 12.300 YTL bedelli senedin alacaklısı Zara Un ve Un Mamülleri Ltd.Şti. tarafından 20.06.2008 tarihinde müvekkili bankanın Zara Şubesi’ne tahsil için ciro edildiğini, 24.06.2008 tarihinde senedin taahhütlü olarak müvekkil bankanın Ulaş Şubesi yerine sehven borçlunun ad ve adresine gönderildiğini, vadesi geldiğinde senedin akıbeti araştırıldığında davalı borçluya 25.06.2008 tarihinde tebliğ edildiğinin anlaşıldığını, davalının senedin kendisinde olduğu hususunu kabul etmeyip, senedin kaybolmasında dolayı mahkemece iptal edilmesi halinde ödeneceğine ilişkin 15.07.2008 tarihli taahhütname imzaladığını ileri sürerek, dava konusu senede ödeme yasağı konularak davalının elinde bulunan senedin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesine ekli senet gönderme mektubu tarihi olan 22.07.2008 tarihli gönderi listesi istenmesine rağmen davacı bankanın Zara Şubesi’nce mahkemeye gönderilen belgelerde davaya konu senet için 20.06.2008 tarihli senet gönderme mektubu düzenlendiğinin anlaşıldığı, aynı senet için iki farklı tarihli senet gönderme mektubu düzenlendiği, davacı bankanın Zara Şubesi’nce yapılan açıklamada bankanın sistemine bağlı olarak senet gönderme mektubuna işlemin yapıldığı tarihin atıldığının belirtildiği, davacı bankanın birbiriyle çelişen senet gönderme mektupları konusundaki açıklamasının yeterli görülmediği ve davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı bankanın Zara Şubesi’ne tahsil için ibraz edilen senedin bankanın Ulaş Şubesi yerine sehven borçlunun adresine gönderilmesi nedeniyle istirdat istemine ilişkindir. Dava konusu senedin davacı bankanın Zara Şubesi’ne 20.06.2008 tarihinde ibraz edildiği, aynı tarihte senet giriş belgesi ve senet gönderme mektubu düzenlendiğinin dosya kapsamındaki belgelerden anlaşılmasına rağmen, mahkemece sadece dava dilekçesine ekli senet gönderme mektubunun 22.07.2008 tarihli, davacı bankanın Zara Şubesi’nden istenen belgelerde senet gönderme mektubunun 20.06.2008 tarihli olup davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 14.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016679800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz