Marka Tescilinin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/390 E. 2010/2222 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
terditli dava↗ vekalet ücreti↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda taraflara ait markalarda ortak unsurun "ZARA" ibaresi olduğu, davalının markasında yer alan CCOM" ibaresinin belirgin bir farklılık yaratmadığı ve markaların 556 sayılı Kararnamenin 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesi yaratacak biçimde benzer olduğu, ayrıca davacı markasının tanınmış marka olduğu gerekçesiyle YİDK kararının iptaline, dava konusu marka karar tarihi itibariyle henüz tescile bağlanmadığından hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili ile davalı TPE vekilince temyizi üzerine, Dairemizin 15.10.2009 tarihli kararıyla davalı TPE vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle terditli açılan davada davalı markanın henüz tescil edilmemiş olması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmemesinin davalı TPE lehine vekalet ücretine hükmedilmesini gerektirmeyeceği gerekçesiyle, yerel mahkeme kararının davacı lehine bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı TPE vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı TPE vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9743 E. 2011/2684 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istirdat · ibraz
Benzer bu karardaDava, davacı bankanın Zara Şubesi’ne tahsil için «ibraz» edilen senedin bankanın Ulaş Şubesi yerine sehven borçlunun adresine gönderilmesi nedeniyle «istirdat» istemine ilişkindir.
Dava konusu senedin davacı bankanın Zara Şubesi’ne 20.06.2008 tarihinde «ibraz» edildiği, aynı tarihte senet giriş belgesi ve senet gönderme mektubu düzenlendiğinin dosya kapsamındaki belgelerden anlaşılmasına rağmen, mahkemece sadece dava dil …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13244 E. 2014/20076 K.
Ortak:terditli dava
İncelediğiniz kararda… ARA" ibaresi olduğu, davalının markasında yer alan CCOM" ibaresinin belirgin bir farklılık yaratmadığı ve markaların 556 sayılı Kararnamenin 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» tehlikesi yaratacak biçimde benzer olduğu, ayrıca davacı markasının tanınmış marka olduğu gerekçesiyle YİDK kararının iptaline, dava konusu marka karar tarihi itibariyle henüz tescile bağlanmadığından hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili ile davalı TPE vekilince temyizi üzerine, Dairemizin 15.10.2009 tarihli kararıyla davalı TPE vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle «terditli» açılan davada davalı markanın henüz tescil edilmemiş olması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmemesinin davalı TPE lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesini gerektirmeyeceği gerekçesiyle, yerel mahkeme kararının davacı lehine bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın «hisse devrinin» tespiti ile tescili talebinin reddine, «terditli» olarak talep ettiği 42.000 TL'nin davalı ...'dan tahsiline dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 17.03.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devri
Benzer bu karardaMahkemece, davanın «hisse devrinin» tespiti ile tescili talebinin reddine, «terditli» olarak talep ettiği 42.000 TL'nin davalı ...'dan tahsiline dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 17.03.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1253 E. 2018/7067 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… ARA" ibaresi olduğu, davalının markasında yer alan CCOM" ibaresinin belirgin bir farklılık yaratmadığı ve markaların 556 sayılı Kararnamenin 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» tehlikesi yaratacak biçimde benzer olduğu, ayrıca davacı markasının tanınmış marka olduğu gerekçesiyle YİDK kararının iptaline, dava konusu marka karar tarihi itibariyle henüz tescile bağlanmadığından hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili ile davalı TPE vekilince temyizi üzerine, Dairemizin 15.10.2009 tarihli kararıyla davalı TPE vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle «terditli» açılan davada davalı markanın henüz tescil edilmemiş olması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmemesinin davalı TPE lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesini gerektirmeyeceği gerekçesiyle, yerel mahkeme kararının davacı lehine bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… esince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markalarıyla dava konusu "..." ibareli marka arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işaretin bütün olarak anlamsal, görsel ve sescil olarak davacı markalarından belirgin biçimde farklı olduğu, başvuru …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu kararda… esince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markalarıyla dava konusu "..." ibareli marka arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işaretin bütün olarak anlamsal, görsel ve sescil olarak davacı markalarından belirgin biçimde farklı olduğu, başvuru …
KHK 8/1-b anlamında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, marka kapsamları arasında benzerlik olduğu gibi ibareler arasında da benzerlik bulunduğu, zira «ortalama tüketici» kitlesinin davalı markasını “ ...-...-...” olarak algılayacağı ve bu haliyle ibarelerin benzer olduğu kabul edilerek yazılı gerekçeyle hüküm kurulması gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/390 E. , 2010/2222 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.07.2007 gün ve 2006/469 - 2007/156 sayılı kararı bozan Daire’nin 15.10.2009 gün ve 2008/465 - 2009/10593 sayılı kararı aleyhinde davalı TPE Başkanlığı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tekstil alanında faaliyet gösterdiğini, ürünlerinde tescilli ve tanınmış "ZARA" markasını kullandığını, davalı şirketin "ZARACCOM" ibaresinin 9. Ve 10. sınıftaki ürünler yönünden marka olarak tescili için diğer davalıya başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin başvuruya karşı yaptığı itirazlarının nihai olarak YİDK'ca reddedildiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, markası tescili halinde hükümsüzlüğüne, hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.
Davalı TPE vekili davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda taraflara ait markalarda ortak unsurun "ZARA" ibaresi olduğu, davalının markasında yer alan CCOM" ibaresinin belirgin bir farklılık yaratmadığı ve markaların 556 sayılı Kararnamenin 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesi yaratacak biçimde benzer olduğu, ayrıca davacı markasının tanınmış marka olduğu gerekçesiyle YİDK kararının iptaline, dava konusu marka karar tarihi itibariyle henüz tescile bağlanmadığından hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili ile davalı TPE vekilince temyizi üzerine, Dairemizin 15.10.2009 tarihli kararıyla davalı TPE vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle terditli açılan davada davalı markanın henüz tescil edilmemiş olması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmemesinin davalı TPE lehine vekalet ücretine hükmedilmesini gerektirmeyeceği gerekçesiyle, yerel mahkeme kararının davacı lehine bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı TPE vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı TPE vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TPE vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 03,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 172.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 26.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009208500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz