Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3563 E. 2023/7574 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temsilde hata↗ kamu alacağı↗ usul ekonomisi↗ ticari temerrüt faizi↗ sigorta ettiren↗ ihbar olunan↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ acentelik↗ ek prim↗ kamu düzeni↗ tüzel kişilik↗ anonim şirket↗ ihbar↗ temerrüt faizi↗ esastan ret↗ maddi tazminat↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ dava sebebi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ temerrüt↗ teminat↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2019/566 E., 2021/202 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Kanola ürününü sigorta yaptırmak için davalının acentesine başvurduğunu, davalı şirket tarafından 02.05.2019 tarihinde başvurunun onaylandığını, sigorta konusu olan kanola ürününü tarlaya ekildiğini, 01.05.2019 tarihinde eksperler tarafından dolu hasarı bulunmadığının tespit edildiğini, ancak 02.05.2019 tarihinde müvekkilin de ürünün ekili bulunduğu tarlaya dolu yağması sebebiyle ürünün zarar gördüğünü, bu zarar sebebiyle müvekkili tarafından yapılan başvurunun poliçenin 08.05.2019 tarihinde yapıldığından bahisle reddedildiğini, sigorta şirketinin yeterli eksper bulundurmaması ve poliçe talebinin onaylanmasına rağmen poliçenin bastırılmamasının müvekkiline ait bir kusur olmadığını, meydana gelen zarardan sigorta şirketinin sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 20.000,00 TL maddi tazminatın 08.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tazmin ve tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 5363 numaralı Tarım Sigortaları Kanunu’nun 4 üncü maddesi uyarınca hasar ödemelerinin Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş. tarafından yapıldığını, davacının husumetini Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş.'ye yöneltmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan bitkisel ürün sigortası poliçesi başlangıç tarihinin 08.05.2019 olarak belirtildiği, davacının ise 02.05.2019 tarihinde meydana gelen dolu hasarına ilişkin tazminat ödemesi talep ettiği, poliçe başlangıç tarihinde ... bölgesinde yağış bulunmadığı, poliçe başlangıç tarihinden önce meydana gelen hasarla ilgili olarak sigorta şirketinin sorumlu tutulamayacağı, davacının davasında haklı olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece eksik inceleme yapılarak karar verildiğini, zira dosya içerisinde ... Meteoroloji Müdürlüğüne müzekkere yazılarak 02.05.2019 tarihi itibariyle dava konusu parselin bulunduğu bölgede dolu yağışı olup olmadığı hususu araştırılmadan karar verildiğini, dosya içerisinde tanık olarak dinlenen tanıkların müvekkilin parseline komşu parseller olduğunu, bu parsel sahiplerine dolu yağışı sebebiyle bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmadan karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkemece verilen davanın reddine ilişkin kararın ortadan kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının da kabulünde ve iddiası kapsamında olduğu üzere 08.05.2019 sigorta başlangıç tarihinden önce 02.05.2019 günü zararın gerçekleştiğinin kabulü durumunda dahi zararın poliçe teminat kapsamına girmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekraren kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tarım sigorta poliçesi kapsamında tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu'nun (5363 sayılı Kanun) 4, 9 ve 14 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava, Tarsim Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu ile üreticilerin bu kanunda belirtilen riskler nedeniyle uğrayacağı zararların tazmin edilmesi amacıyla tarım sigortaları uygulamasına geçilmiştir. Kanunun tamamı değerlendirildiğinde tarım sigortaları ile ilgili sistem, normal sigortalardan oldukça farklılıklar arz etmektedir. Özellikle yapılan tarım sigortaları karşılığında sigorta şirketi tarafından sigorta ettirenlerden tahsil edilen primlerin tamamı Tarım Sigortaları Havuzuna aktarılmaktadır. Sigorta şirketlerinin tahsil ... de aktarmadığı primler bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, kamu alacağı niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır. Tarım sigortaları düzenlemesinin asıl amacı, üreticilerin zararlarını karşılamak, ... vadeli gelir istikrarına kavuşmalarını temin etmek, ekonomik ve sosyal bakımından toplumsal katkılar sağlamaktır. Bu yönüyle kamu düzenini ilgilendiren sigorta türü olduğunu söylemek mümkündür.
Tarım sigortalarının işleyişinde ... unsur Tarım Sigortaları Havuzudur. 5363 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde bu Havuzun işletilmesine ilişkin iş ve işlemlerin, Havuza katılan ... şirketlerinin eşit oranda pay sahibi olacağı anonim şirket statüsünde kurulacak şirket tarafından yürütüleceği hükme bağlanmıştır. Aynı hükümde tazminat ödemeleri dahil olmak üzere şirketin görevleri sayılmıştır. Anılan Kanunun 14 üncü maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım sigorta sözleşmelerini kendi adlarına akdedecekleri, prim ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir. Bu Kanun çerçevesinde Havuzu işletmek üzere Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş. (TARSİM) kurulmuştur.
Somut olayda davacı, bu havuzun ortağı olduğu anlaşılan davalı ile Tarsim Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Poliçesi düzenlemiştir. Bu sigorta poliçesinden dolayı tazminat ödemek yükümlülüğü TARSİM'e aittir. Ancak, dava dilekçesinde davalı ...Ş. olarak gösterilmiştir. Dava dilekçesi içeriğinde de anılan poliçe dolayısıyla tazminat istendiği açıklanmıştır. Bu durum karşısında, davacının temsilcide hataya düştüğü kabulü ile tarım sigortalarının niteliği, düzenlenen poliçe, dava dilekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi, usul ekonomisi ve davacının dava etmek istediği tüzel kişiliğin poliçeyi düzenleyen sigorta şirketinin de ortağı bulunduğu havuz işleteni Tarsim A.Ş. olduğu dikkate alınıp, dava dilekçesinin bu tüzel kişiliğe tebliği ile işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9682 E. 2014/13665 K.
Ortak:sigorta sözleşmesi · ek prim · sigorta poliçesi · hasar · teminat · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 5363 numaralı Tarım Sigortaları Kanunu’nun 4 üncü maddesi uyarınca «hasar» ödemelerinin Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş. tarafından yapıldığını, davacının «husumetini» Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş.'ye yöneltmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan bitkisel ürün «sigortası poliçesi» başlangıç tarihinin 08.05.2019 olarak belirtildiği, davacının ise 02.05.2019 tarihinde meydana gelen dolu «hasarına» ilişkin tazminat ödemesi talep ettiği, poliçe başlangıç tarihinde ... bölgesinde yağış bulunmadığı, poliçe başlangıç tarihinden önce meydana gelen hasarla ilgili o …
Anılan Kanunun 14 üncü maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ile aktedilen «sigorta poliçelerinin» devlet destekli bitkisel ürün sigortası poliçesi olduğu, bu nedenle 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu'na tabi olduğu, bu kanunun 4. maddesine göre, bu kanunun kapsamındaki risklerin «teminat» altına alınması, standart sigorta poliçelerinin belirlenmesi, «hasar» organizasyonları, aktüerya çalışmaları, tazminat ödemelerinin yapılması, reasürans teminatının sağlanması, tarım sigortalarının geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve izlenmesi ile diğer teknik hizmetlerin yürütülmesi amacıyla havuz kurulduğunun belirtildiği, yine aynı kanunun 14. maddesine göre, sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigortaları sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ile riskin tamamını havuza devredeceklerinin belirtildiği, 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu'nun 4.
… şirketleri tarafından akdedilen, tarım sigortaları gereğince tahsil olunan primlerin tamamının havuza devredilmesinin yasal zorunluluk olduğu, sigorta şirketlerinin «prim» ile birlikte riskin tamamını da havuza devrettikleri, tazminat ödemesi yapılması konusunda sorumluluğun havuzda olduğu, bu nedenle davalı sigorta şirketinin «sigorta poliçesi» kapsamında tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı, kendisine «husumetin» de yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet» ve «sıfat yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilleri ile davalı şirket arasında tarım ürünlerinin sigortalanması amacıyla poliçe tanzim edildiğini, ürünün dolu nedeniyle kısmi «hasar» gördüğünü, hasar ihbarında bulunmalarına rağmen hasarın sigorta şirketince kısmen karşılandığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, yukarıda değinilen gerekçe ile davalının «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sıfat yokluğu · sigorta tazminatı · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · riziko · olumsuz oy · pasif husumet · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaDavacı vekili, müvekkilleri ile davalı şirket arasında tarım ürünlerinin sigortalanması amacıyla poliçe tanzim edildiğini, ürünün dolu nedeniyle kısmi «hasar» gördüğünü, hasar ihbarında bulunmalarına rağmen hasarın sigorta şirketince kısmen karşılandığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, yukarıda değinilen gerekçe ile davalının «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… şirketleri tarafından akdedilen, tarım sigortaları gereğince tahsil olunan primlerin tamamının havuza devredilmesinin yasal zorunluluk olduğu, sigorta şirketlerinin «prim» ile birlikte riskin tamamını da havuza devrettikleri, tazminat ödemesi yapılması konusunda sorumluluğun havuzda olduğu, bu nedenle davalı sigorta şirketinin «sigorta poliçesi» kapsamında tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı, kendisine «husumetin» de yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet» ve «sıfat yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava, dolu «sigortası poliçelerinden» kaynaklanan «sigorta tazminatı» istemine ilişkindir.
Buna karşın dosya içinde örneği mevcut poliçeler incelendiğinde, taraflar arasında düzenlenen «sigorta sözleşmelerinin» Tarsim bünyesinde akdedilmediği, buna bağlı olarak, «riziko» sonrasında davalı şirket tarafından poliçeler kapsamında ödemeler yapıldığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10793 E. 2016/6023 K.
Ortak:kamu alacağı · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · anonim şirket · sigorta poliçesi · dahili dava · dava şartı
İncelediğiniz karardaSigorta şirketlerinin tahsil ... de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, «kamu alacağı» niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanunun 14 üncü maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan bitkisel ürün «sigortası poliçesi» başlangıç tarihinin 08.05.2019 olarak belirtildiği, davacının ise 02.05.2019 tarihinde meydana gelen dolu «hasarına» ilişkin tazminat ödemesi talep ettiği, poliçe başlangıç tarihinde ... bölgesinde yağış bulunmadığı, poliçe başlangıç tarihinden önce meydana gelen hasarla ilgili o …
Benzer bu karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ''«kamu alacağı»'' niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun'un 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını havuza devredecekleri ve sözleşmeleri havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 26/05/2011 günü yağan dolu nedeniyle davacının «sigorta poliçesi» kapsamında davalılardan 8.759,00 TL alacaklı olduğu ancak, sigorta bedeli ve «müddeabih» olan 8.«167»,50 TL taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 8.167,50 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müddeabih · i̇i̇k 167 · delil tespiti
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 26/05/2011 günü yağan dolu nedeniyle davacının «sigorta poliçesi» kapsamında davalılardan 8.759,00 TL alacaklı olduğu ancak, sigorta bedeli ve «müddeabih» olan 8.«167»,50 TL taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 8.167,50 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
… ir somut veriye dayanmaması ve gerekse de mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dolu yağışına dair bir bulgu yok iken sırf davacı tanık beyanları ve yeterli olmayan «delil tespiti» raporuna dayalı olarak kanaat belirtilmesi karşısında, davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile kabul kararı verilm …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1004 E. 2013/18106 K.
Ortak:kamu alacağı · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · anonim şirket · sigorta poliçesi · dahili dava · dava şartı
İncelediğiniz karardaSigorta şirketlerinin tahsil ... de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, «kamu alacağı» niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanunun 14 üncü maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan bitkisel ürün «sigortası poliçesi» başlangıç tarihinin 08.05.2019 olarak belirtildiği, davacının ise 02.05.2019 tarihinde meydana gelen dolu «hasarına» ilişkin tazminat ödemesi talep ettiği, poliçe başlangıç tarihinde ... bölgesinde yağış bulunmadığı, poliçe başlangıç tarihinden önce meydana gelen hasarla ilgili o …
Benzer bu karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan kanunun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını havuza devredecekleri ve sözleşmeleri havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «sigorta poliçesi» düzenleyen davalı ... şirketinin poliçe gereği sorumluluğu bulunduğundan «husumet itirazının» yerinde görülmediği gerekçesiyle davacıya 8.065,15 TL ödeme yapıldığından bu kısım için dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», bakiye 11.734,85 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «sigorta poliçesi» düzenleyen davalı ... şirketinin poliçe gereği sorumluluğu bulunduğundan «husumet itirazının» yerinde görülmediği gerekçesiyle davacıya 8.065,15 TL ödeme yapıldığından bu kısım için dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», bakiye 11.734,85 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5571 E. 2013/20134 K.
Ortak:kamu alacağı · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · anonim şirket · sigorta poliçesi · hasar · dava şartı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan bitkisel ürün «sigortası poliçesi» başlangıç tarihinin 08.05.2019 olarak belirtildiği, davacının ise 02.05.2019 tarihinde meydana gelen dolu «hasarına» ilişkin tazminat ödemesi talep ettiği, poliçe başlangıç tarihinde ... bölgesinde yağış bulunmadığı, poliçe başlangıç tarihinden önce meydana gelen hasarla ilgili o …
Sigorta şirketlerinin tahsil ... de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, «kamu alacağı» niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanunun 14 üncü maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Benzer bu kararda2-Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar» tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7.
Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · ticari faiz · ıslah
Benzer bu kararda… layı olan zarar olduğu ve sigorta kapsamına girdiği, davacı vekili her ne kadar olay tarihini 13/04/2010 olarak belirterek davasını açmış ise de, 06/03/2012 tarihli «ıslah» dilekçesinde olay tarihini 14/04/2010 olarak düzeltiği ve bu hususun olgusal bir durum olduğu, davacının zararının 11.482,67 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle 08/03/2012 tarihinde ıslah edilen davanın ıslah edildiği değer olan 9.180 TL üzerinden kabulü ile olay tarihi olan 14/04/2010 dan itibaren kabul edilen değere «ticari faiz» uygulanmasına, hükmedilen bu tazminatın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Maddesinde, kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13148 E. 2012/3836 K.
Ortak:kamu alacağı · usul ekonomisi · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · tüzel kişilik · anonim şirket · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaSigorta şirketlerinin tahsil ... de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, «kamu alacağı» niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanunun 14 üncü maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Bu durum karşısında, davacının «temsilcide hataya» düştüğü kabulü ile tarım sigortalarının niteliği, düzenlenen poliçe, dava dilekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi, «usul ekonomisi» ve davacının dava etmek istediği «tüzel kişiliğin» poliçeyi düzenleyen sigorta şirketinin de ortağı bulunduğu havuz işleteni Tarsim A.Ş. olduğu dikkate alınıp, dava dilekçesinin bu tüzel kişiliğe tebliği ile işin e …
Benzer bu karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Bu durum karşısında, tarım sigortalarının niteliği, düzenlenen poliçe, dava dilekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi, «usul ekonomisi» ve davacının dava etmek istediği «tüzel kişiliğin» poliçeyi düzenleyen sigorta şirketinin da ortağı bulunduğu havuz işleteni Tarsim A.Ş olduğu dikkate alınıp, dava dilekçesinin bu tüzel kişiliğe tebliği ile işin es …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · husumet yokluğu · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaSigortanın davada «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle, «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8089 E. 2011/1657 K.
Ortak:kamu alacağı · usul ekonomisi · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · tüzel kişilik · anonim şirket · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaSigorta şirketlerinin tahsil ... de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, «kamu alacağı» niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanunun 14 üncü maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Bu durum karşısında, davacının «temsilcide hataya» düştüğü kabulü ile tarım sigortalarının niteliği, düzenlenen poliçe, dava dilekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi, «usul ekonomisi» ve davacının dava etmek istediği «tüzel kişiliğin» poliçeyi düzenleyen sigorta şirketinin de ortağı bulunduğu havuz işleteni Tarsim A.Ş. olduğu dikkate alınıp, dava dilekçesinin bu tüzel kişiliğe tebliği ile işin e …
Benzer bu karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Bu durum karşısında, tarım sigortalarının niteliği, düzenlenen poliçe, dava dilekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi, «usul ekonomisi» ve davacının dava etmek istediği «tüzel kişiliğin» poliçeyi düzenleyen sigorta şirketinin de ortağı bulunduğu havuz işleteni Tarsim A.Ş. olduğu dikkate alınıp, dava dilekçesinin bu tüzel kişiliğe tebliği ile işin e …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, davalının poliçeden kaynaklanan «prim» ve riski kanun gereği Tarsime devrettiği, dolayısıyla sözleşmeden kaynaklanan sorumluluğunun bulunmadığı, sorumluluğun «feri müdahil» Tarsim'e ait olduğu, «ıslah» ile taraf değiştirilemeyeceği gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8266 E. 2011/1502 K.
Ortak:kamu alacağı · usul ekonomisi · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · tüzel kişilik · anonim şirket · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaSigorta şirketlerinin tahsil ... de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, «kamu alacağı» niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanunun 14 üncü maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Bu durum karşısında, davacının «temsilcide hataya» düştüğü kabulü ile tarım sigortalarının niteliği, düzenlenen poliçe, dava dilekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi, «usul ekonomisi» ve davacının dava etmek istediği «tüzel kişiliğin» poliçeyi düzenleyen sigorta şirketinin de ortağı bulunduğu havuz işleteni Tarsim A.Ş. olduğu dikkate alınıp, dava dilekçesinin bu tüzel kişiliğe tebliği ile işin e …
Benzer bu karardaAnılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Bu durum karşısında, tarım sigortalarının niteliği, düzenlenen poliçe, dava dilekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi, «usul ekonomisi» ve davacının dava etmek istediği «tüzel kişiliğin» poliçeyi düzenleyen sigorta şirketinin da ortağı bulunduğu havuz işleteni Tarsim A.Ş olduğu dikkate alınıp, dava dilekçesinin bu tüzel kişiliğe tebliği ile işin es …
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, 5363 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca davalının «uyuşmazlık konusu» «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «prim» ve riski Tarsim’e devir ettiğinden «sözleşmesel sorumluluğunun» olmadığı, sorumluluğun bu kurumda bulunduğu, «ıslah» ile taraf değiştirilemeyeceği gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmesel sorumluluk · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · uyuşmazlık konusu · husumet yokluğu · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, 5363 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca davalının «uyuşmazlık konusu» «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «prim» ve riski Tarsim’e devir ettiğinden «sözleşmesel sorumluluğunun» olmadığı, sorumluluğun bu kurumda bulunduğu, «ıslah» ile taraf değiştirilemeyeceği gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3563 E. , 2023/7574 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1746 Esas, 2022/277 Karar
İHBAR OLUNAN Tarım Sigortalar Havuzu İşletmesi (TARSİM) vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ ... Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2019/566 E., 2021/202 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Kanola ürününü sigorta yaptırmak için davalının acentesine başvurduğunu, davalı şirket tarafından 02.05.2019 tarihinde başvurunun onaylandığını, sigorta konusu olan kanola ürününü tarlaya ekildiğini, 01.05.2019 tarihinde eksperler tarafından dolu hasarı bulunmadığının tespit edildiğini, ancak 02.05.2019 tarihinde müvekkilin de ürünün ekili bulunduğu tarlaya dolu yağması sebebiyle ürünün zarar gördüğünü, bu zarar sebebiyle müvekkili tarafından yapılan başvurunun poliçenin 08.05.2019 tarihinde yapıldığından bahisle reddedildiğini, sigorta şirketinin yeterli eksper bulundurmaması ve poliçe talebinin onaylanmasına rağmen poliçenin bastırılmamasının müvekkiline ait bir kusur olmadığını, meydana gelen zarardan sigorta şirketinin sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 20.000,00 TL maddi tazminatın 08.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tazmin ve tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 5363 numaralı Tarım Sigortaları Kanunu’nun 4 üncü maddesi uyarınca hasar ödemelerinin Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş. tarafından yapıldığını, davacının husumetini Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş.'ye yöneltmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan bitkisel ürün sigortası poliçesi başlangıç tarihinin 08.05.2019 olarak belirtildiği, davacının ise 02.05.2019 tarihinde meydana gelen dolu hasarına ilişkin tazminat ödemesi talep ettiği, poliçe başlangıç tarihinde ... bölgesinde yağış bulunmadığı, poliçe başlangıç tarihinden önce meydana gelen hasarla ilgili olarak sigorta şirketinin sorumlu tutulamayacağı, davacının davasında haklı olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece eksik inceleme yapılarak karar verildiğini, zira dosya içerisinde ... Meteoroloji Müdürlüğüne müzekkere yazılarak 02.05.2019 tarihi itibariyle dava konusu parselin bulunduğu bölgede dolu yağışı olup olmadığı hususu araştırılmadan karar verildiğini, dosya içerisinde tanık olarak dinlenen tanıkların müvekkilin parseline komşu parseller olduğunu, bu parsel sahiplerine dolu yağışı sebebiyle bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmadan karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkemece verilen davanın reddine ilişkin kararın ortadan kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının da kabulünde ve iddiası kapsamında olduğu üzere 08.05.2019 sigorta başlangıç tarihinden önce 02.05.2019 günü zararın gerçekleştiğinin kabulü durumunda dahi zararın poliçe teminat kapsamına girmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekraren kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tarım sigorta poliçesi kapsamında tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu'nun (5363 sayılı Kanun) 4, 9 ve 14 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava, Tarsim Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu ile üreticilerin bu kanunda belirtilen riskler nedeniyle uğrayacağı zararların tazmin edilmesi amacıyla tarım sigortaları uygulamasına geçilmiştir. Kanunun tamamı değerlendirildiğinde tarım sigortaları ile ilgili sistem, normal sigortalardan oldukça farklılıklar arz etmektedir. Özellikle yapılan tarım sigortaları karşılığında sigorta şirketi tarafından sigorta ettirenlerden tahsil edilen primlerin tamamı Tarım Sigortaları Havuzuna aktarılmaktadır. Sigorta şirketlerinin tahsil ... de aktarmadığı primler bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, kamu alacağı niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Tarım sigortaları düzenlemesinin asıl amacı, üreticilerin zararlarını karşılamak, ... vadeli gelir istikrarına kavuşmalarını temin etmek, ekonomik ve sosyal bakımından toplumsal katkılar sağlamaktır. Bu yönüyle kamu düzenini ilgilendiren sigorta türü olduğunu söylemek mümkündür.
Tarım sigortalarının işleyişinde ... unsur Tarım Sigortaları Havuzudur. 5363 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde bu Havuzun işletilmesine ilişkin iş ve işlemlerin, Havuza katılan ... şirketlerinin eşit oranda pay sahibi olacağı anonim şirket statüsünde kurulacak şirket tarafından yürütüleceği hükme bağlanmıştır. Aynı hükümde tazminat ödemeleri dahil olmak üzere şirketin görevleri sayılmıştır. Anılan Kanunun 14 üncü maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım sigorta sözleşmelerini kendi adlarına akdedecekleri, prim ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir. Bu Kanun çerçevesinde Havuzu işletmek üzere Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş.
(TARSİM) kurulmuştur.
Somut olayda davacı, bu havuzun ortağı olduğu anlaşılan davalı ile Tarsim Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Poliçesi düzenlemiştir. Bu sigorta poliçesinden dolayı tazminat ödemek yükümlülüğü TARSİM'e aittir. Ancak, dava dilekçesinde davalı ...Ş. olarak gösterilmiştir. Dava dilekçesi içeriğinde de anılan poliçe dolayısıyla tazminat istendiği açıklanmıştır. Bu durum karşısında, davacının temsilcide hataya düştüğü kabulü ile tarım sigortalarının niteliği, düzenlenen poliçe, dava dilekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi, usul ekonomisi ve davacının dava etmek istediği tüzel kişiliğin poliçeyi düzenleyen sigorta şirketinin de ortağı bulunduğu havuz işleteni Tarsim A.Ş. olduğu dikkate alınıp, dava dilekçesinin bu tüzel kişiliğe tebliği ile işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin tüm itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990191500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz