6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8089 E. 2011/1657 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kamu alacağı usul ekonomisi sigorta ettiren feri müdahil pasif husumet yokluğu sigorta sözleşmesi ek prim pasif husumet kamu düzeni tüzel kişilik husumet yokluğu anonim şirket fer'i müdahil ıslah sigorta poliçesi dahili dava teminat husumet görevli mahkeme

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davalının poliçeden kaynaklanan prim ve riski kanun gereği Tarsime devrettiği, dolayısıyla sözleşmeden kaynaklanan sorumluluğunun bulunmadığı, sorumluluğun feri müdahil Tarsim'e ait olduğu, ıslah ile taraf değiştirilemeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili kararı temyiz etmiştir.

1-Dava, Tarsim Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

21.06.2005 tarih ve 25852 sayılı Resmi Gazete ile yayınlanarak yürürlüğe giren 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu ile üreticilerin bu kanunda belirtilen riskler nedeniyle uğrayacağı zararların tazmin edilmesi amacıyla tarım sigortaları uygulamasına geçilmiştir. Hangi risklerin teminat altına alınacağı anılan Kanunun 12. maddesinde açıklanmıştır. Tarım sigortaları, Devlet desteğini zorunlu kılan çok yüksek riskli sigortalar olduğundan, ülkemiz koşulları itibariyle serbest piyasa şartlarında yapılmaları şu an itibariyle mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle tarım sigortalarının yapılabilmesi için kanunkoyucu özel bir yapıya ihtiyaç duymuş, ‘Tarım Sigortaları Havuzu’ kurumunu oluşturmuştur. Bu yapının amacı 5363 sayılı Kanunun 4. maddesinde etraflıca açıklanmış, devamı maddelerinde nasıl çalışacağı, görevleri ve hangi yetkilere sahip olacağı düzenlenmiştir. Kanunun tamamı değerlendirildiğinde tarım sigortaları ile ilgili sistem, normal sigortalardan oldukça farklılıklar arz etmektedir. Özellikle yapılan tarım sigortaları karşılığında sigorta şirketi tarafından sigorta ettirenlerden tahsil edilen primlerin tamamı Tarım Sigortaları Havuzuna aktarılmaktadır. Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı primler bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘kamu alacağı’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır. Tarım sigortaları düzenlemesinin asıl amacı, üreticilerin zararlarını karşılamak, uzun vadeli gelir istikrarına kavuşmalarını temin etmek, ekonomik ve sosyal bakımından toplumsal katkılar sağlamaktır. Bu yönüyle kamu düzenini ilgilendiren sigorta türü olduğunu söylemek mümkündür.

Tarım sigortalarının işleyişinde temel unsur Tarım Sigortaları Havuzudur. 5363 sayılı Kanun’un 9. maddesinde bu Havuzun işletilmesine ilişkin iş ve işlemlerin, Havuza katılan ... şirketlerinin eşit oranda pay sahibi olacağı anonim şirket statüsünde kurulacak şirket tarafından yürütüleceği hükme bağlanmıştır. Aynı hükümde tazminat ödemeleri dahil olmak üzere şirketin görevleri sayılmıştır. Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım sigorta sözleşmelerini kendi adlarına akdedecekleri, prim ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir. Bu Kanun çerçevesinde Havuzu işletmek üzere Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş (TARSİM) kurulmuştur. Somut olayda davacı, bu havuzun ortağı olduğu anlaşılan davalı Başak Groupama Sigorta A.Ş ile kayısı bahçesini kapsayan ‘Başak Groupama Sigorta A.Ş. Tarsim Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Poliçesi’ düzenlemiştir. Bu sigorta poliçesinden dolayı tazminat ödemek yükümlülüğü, mahkemenin de kabul ettiği üzere davaya fer’i müdahil olarak katılan Tarsim A.Ş’ye aittir. Yazılı gerekçe ile davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Ancak, dava dilekçesinde davalı ‘Başak Groupama Sigorta A.Ş. Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Genel Müdürlüğü’ olarak gösterilmiştir. Dava dilekçesi içeriğinde de anılan poliçe dolayısıyla tazminat istendiği açıklanmıştır. Bu durum karşısında, tarım sigortalarının niteliği, düzenlenen poliçe, dava dilekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi, usul ekonomisi ve davacının dava etmek istediği tüzel kişiliğin poliçeyi düzenleyen sigorta şirketinin de ortağı bulunduğu havuz işleteni Tarsim A.Ş. olduğu dikkate alınıp, dava dilekçesinin bu tüzel kişiliğe tebliği ile işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5573 E. 2013/20744 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5574 E. 2013/20743 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/622 E. 2013/17898 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/868 E. 2013/17897 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18540 E. 2013/17899 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5556 E. 2013/21370 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5558 E. 2013/20303 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5561 E. 2013/21484 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/8089 E.  ,  2011/1657 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Doğanşehir Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/04/2009 tarih ve 2008/255-2009/45 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı ile yapılan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Poliçesiyle taşınmazındaki ağaçları sigortalattığını, 08-11.04.2008 tarihlerinde meydana gelen don olayı nedeniyle zarar gördüğünü, Sulh Hukuk Mahkemesince tespit yapıldığını ileri sürerek, 8.887,50 TL.'nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 24.11.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile husumetin Tarsim Tarım Sigortaları Havuz İşletmeleri A.Ş.'ye yöneltilmesini istemiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin Bitkisel Ürün Poliçesini kendi adına fakat TARSİM hesabına yaptığını, Tarsim'in müvekkil şirketin de aralarında bulunduğu 22 sigorta şirketinden oluşan Tarım Sigortaları Kanunu kapsamında kurulmuş ve konusu devlet destekli tarım sigortaları olan tarım sigortaları havuzunun idarecisi olduğunu savunarak davanın husumetten reddini istemiştir.

Feri müdahil Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş. vekili, davanın reddini telep etmiştir.

Mahkemece, davalının poliçeden kaynaklanan prim ve riski kanun gereği Tarsime devrettiği, dolayısıyla sözleşmeden kaynaklanan sorumluluğunun bulunmadığı, sorumluluğun feri müdahil Tarsim'e ait olduğu, ıslah ile taraf değiştirilemeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili kararı temyiz etmiştir.

1-Dava, Tarsim Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

21.06.2005 tarih ve 25852 sayılı Resmi Gazete ile yayınlanarak yürürlüğe giren 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu ile üreticilerin bu kanunda belirtilen riskler nedeniyle uğrayacağı zararların tazmin edilmesi amacıyla tarım sigortaları uygulamasına geçilmiştir. Hangi risklerin teminat altına alınacağı anılan Kanunun 12. maddesinde açıklanmıştır. Tarım sigortaları, Devlet desteğini zorunlu kılan çok yüksek riskli sigortalar olduğundan, ülkemiz koşulları itibariyle serbest piyasa şartlarında yapılmaları şu an itibariyle mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle tarım sigortalarının yapılabilmesi için kanunkoyucu özel bir yapıya ihtiyaç duymuş, ‘Tarım Sigortaları Havuzu’ kurumunu oluşturmuştur.

Bu yapının amacı 5363 sayılı Kanunun 4. maddesinde etraflıca açıklanmış, devamı maddelerinde nasıl çalışacağı, görevleri ve hangi yetkilere sahip olacağı düzenlenmiştir. Kanunun tamamı değerlendirildiğinde tarım sigortaları ile ilgili sistem, normal sigortalardan oldukça farklılıklar arz etmektedir. Özellikle yapılan tarım sigortaları karşılığında sigorta şirketi tarafından sigorta ettirenlerden tahsil edilen primlerin tamamı Tarım Sigortaları Havuzuna aktarılmaktadır. Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı primler bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘kamu alacağı’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır. Tarım sigortaları düzenlemesinin asıl amacı, üreticilerin zararlarını karşılamak, uzun vadeli gelir istikrarına kavuşmalarını temin etmek, ekonomik ve sosyal bakımından toplumsal katkılar sağlamaktır.

Bu yönüyle kamu düzenini ilgilendiren sigorta türü olduğunu söylemek mümkündür.

Tarım sigortalarının işleyişinde temel unsur Tarım Sigortaları Havuzudur. 5363 sayılı Kanun’un 9. maddesinde bu Havuzun işletilmesine ilişkin iş ve işlemlerin, Havuza katılan ... şirketlerinin eşit oranda pay sahibi olacağı anonim şirket statüsünde kurulacak şirket tarafından yürütüleceği hükme bağlanmıştır. Aynı hükümde tazminat ödemeleri dahil olmak üzere şirketin görevleri sayılmıştır. Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım sigorta sözleşmelerini kendi adlarına akdedecekleri, prim ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir. Bu Kanun çerçevesinde Havuzu işletmek üzere Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş (TARSİM) kurulmuştur.

Somut olayda davacı, bu havuzun ortağı olduğu anlaşılan davalı Başak Groupama Sigorta A.Ş ile kayısı bahçesini kapsayan ‘Başak Groupama Sigorta A.Ş. Tarsim Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Poliçesi’ düzenlemiştir. Bu sigorta poliçesinden dolayı tazminat ödemek yükümlülüğü, mahkemenin de kabul ettiği üzere davaya fer’i müdahil olarak katılan Tarsim A.Ş’ye aittir. Yazılı gerekçe ile davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Ancak, dava dilekçesinde davalı ‘Başak Groupama Sigorta A.Ş. Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Genel Müdürlüğü’ olarak gösterilmiştir. Dava dilekçesi içeriğinde de anılan poliçe dolayısıyla tazminat istendiği açıklanmıştır. Bu durum karşısında, tarım sigortalarının niteliği, düzenlenen poliçe, dava dilekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi, usul ekonomisi ve davacının dava etmek istediği tüzel kişiliğin poliçeyi düzenleyen sigorta şirketinin de ortağı bulunduğu havuz işleteni Tarsim A.Ş.

olduğu dikkate alınıp, dava dilekçesinin bu tüzel kişiliğe tebliği ile işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ;Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014408800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.