Sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/10793 E. 2016/6023 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kamu alacağı↗ müddeabih↗ i̇i̇k 167↗ delil tespiti↗ sigorta ettiren↗ sigorta sözleşmesi↗ ek prim↗ kamu düzeni↗ anonim şirket↗ sigorta poliçesi↗ dahili dava↗ teminat↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 26/05/2011 günü yağan dolu nedeniyle davacının sigorta poliçesi kapsamında davalılardan 8.759,00 TL alacaklı olduğu ancak, sigorta bedeli ve müddeabih olan 8.167,50 TL taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 8.167,50 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Poliçesi'ne dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, 21/06/2005 tarih ve 25852 sayılı Resmi Gazete ile yayınlanarak yürürlüğe giren 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu ile üreticilerin bu kanunda belirtilen riskler nedeniyle uğrayacağı zararların tazmin edilmesi amacıyla tarım sigortaları uygulamasına geçilmiştir. Hangi risklerin teminat altına alınacağı anılan Kanun'un 12. maddesinde açıklanmıştır. Tarım sigortaları, Devlet desteğini zorunlu kılan çok yüksek riskli sigortalar olduğundan, ülkemiz koşulları itibariyle serbest piyasa şartlarında yapılmaları şu an itibariyle mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle tarım sigortalarının yapılabilmesi için kanun koyucu özel bir yapıya ihtiyaç duymuş, ''Tarım Sigortaları Havuzu'' kurumunu oluşturmuştur. Bu yapının amacı 5363 sayılı Kanun'un 4. maddesinde etraflıca açıklanmış, devamı maddelerinde nasıl çalışacağı, görevleri ve hangi yetkilere sahip olacağı düzenlenmiştir. Kanun'un tamamı değerlendirildiğinde tarım sigortaları ile ilgili sistem, normal sigortalardan oldukça farklılıklar arz etmektedir. Özellikle yapılan tarım sigortaları karşılığında sigorta şirketi tarafından sigorta ettirenlerden tahsil edilen primlerin tamamı Tarım Sigortaları Havuzu'na aktarılmaktadır.
Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı primler bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ''kamu alacağı'' niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır. Tarım sigortaları düzenlemesinin asıl amacı, üreticilerin zararlarını karşılamak, uzun vadeli gelir istikrarına kavuşmalarını temin etmek, ekonomik ve sosyal bakımından toplumsal katkılar sağlamaktır. Bu yönüyle kamu düzenini ilgilendiren sigorta türü olduğunu söylemek mümkündür.
Tarım sigortalarının işleyişinde temel unsur tarım sigortaları havuzudur. 5363 sayılı Kanun'un 9. maddesinde bu havuzun işletilmesine ilişkin iş ve işlemlerin, havuza katılan sigorta şirketlerinin eşit oranda pay sahibi olacağı anonim şirket statüsünde kurulacak şirket tarafından yürütüleceği hükme bağlanmıştır. Aynı hükümde tazminat ödemeleri dahil olmak üzere şirketin görevleri sayılmıştır. Anılan Kanun'un 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım sigorta sözleşmelerini kendi adlarına akdedecekleri, prim ve risklerin tamamını havuza devredecekleri ve sözleşmeleri havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir. Bu Kanun çerçevesinde havuzu işletmek üzere Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş. (TARSİM) kurulmuştur. Somut olayda, davacı bu havuzun ortağı olduğu anlaşılan davalı A.. A.. ile “Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Poliçesi" düzenlemiştir. Anılan sigorta poliçesinden dolayı tazminat ödeme yükümlülüğü, ...... A.Ş'ye aittir. Bu itibarla ...... adına poliçe tanzim eden davalı sigorta şirketine husumet yöneltilemeyecek olup, davanın husumetten reddi gerekirken, işin esasına girilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davalı A.. A.. yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davalı TARSİM A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; gerek dosya içerisinde bulunan ve dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalde 20/02/2011-28/06/2011 tarihleri arasında dolu yağışı meydana gelip gelmediğinin bildirilmesi için Meteoroloji Genel Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen 01/07/2014 tarihli cevabi yazıda belirtilen tarih aralığında dolu yağışının olmadığının bildirilmesi, gerek tespit bilirkişi raporunun dolu yağışının olduğu ileri sürelen tarihten yaklaşık 1,5 ay sonrasında düzenlenmiş olması ve herhangi bir somut veriye dayanmaması ve gerekse de mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dolu yağışına dair bir bulgu yok iken sırf davacı tanık beyanları ve yeterli olmayan delil tespiti raporuna dayalı olarak kanaat belirtilmesi karşısında, davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1004 E. 2013/18106 K.
Ortak:kamu alacağı · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · anonim şirket · sigorta poliçesi · dahili dava · dava şartı
İncelediğiniz karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ''«kamu alacağı»'' niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun'un 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını havuza devredecekleri ve sözleşmeleri havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 26/05/2011 günü yağan dolu nedeniyle davacının «sigorta poliçesi» kapsamında davalılardan 8.759,00 TL alacaklı olduğu ancak, sigorta bedeli ve «müddeabih» olan 8.«167»,50 TL taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 8.167,50 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan kanunun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını havuza devredecekleri ve sözleşmeleri havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «sigorta poliçesi» düzenleyen davalı ... şirketinin poliçe gereği sorumluluğu bulunduğundan «husumet itirazının» yerinde görülmediği gerekçesiyle davacıya 8.065,15 TL ödeme yapıldığından bu kısım için dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», bakiye 11.734,85 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «sigorta poliçesi» düzenleyen davalı ... şirketinin poliçe gereği sorumluluğu bulunduğundan «husumet itirazının» yerinde görülmediği gerekçesiyle davacıya 8.065,15 TL ödeme yapıldığından bu kısım için dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», bakiye 11.734,85 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13148 E. 2012/3836 K.
Ortak:kamu alacağı · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · anonim şirket · sigorta poliçesi · dahili dava · dava şartı
İncelediğiniz karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ''«kamu alacağı»'' niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun'un 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını havuza devredecekleri ve sözleşmeleri havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 26/05/2011 günü yağan dolu nedeniyle davacının «sigorta poliçesi» kapsamında davalılardan 8.759,00 TL alacaklı olduğu ancak, sigorta bedeli ve «müddeabih» olan 8.«167»,50 TL taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 8.167,50 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Özellikle yapılan tarım sigortaları karşılığında sigorta şirketi tarafından «sigorta ettirenlerden» tahsil edilen primlerin tamamı Tarım Sigortaları Havuzu'na aktarılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usul ekonomisi · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · tüzel kişilik · husumet yokluğu · taraf ehliyeti · ihbar
Benzer bu karardaSigortanın davada «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle, «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, tarım sigortalarının niteliği, düzenlenen poliçe, dava dilekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi, «usul ekonomisi» ve davacının dava etmek istediği «tüzel kişiliğin» poliçeyi düzenleyen sigorta şirketinin da ortağı bulunduğu havuz işleteni Tarsim A.Ş olduğu dikkate alınıp, dava dilekçesinin bu tüzel kişiliğe tebliği ile işin es …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının aracı kurum olduğu, Tarsim’e davalı tarafından «ihbar» dilekçesi gönderilmiş olsa da ihbar olunanın davada, davalı sıfatı kazanamayacağı, bu kişi aleyhine hüküm de kurulamayacağı, davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/622 E. 2013/17898 K.
Ortak:kamu alacağı · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · anonim şirket · sigorta poliçesi · dahili dava · dava şartı
İncelediğiniz karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ''«kamu alacağı»'' niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun'un 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını havuza devredecekleri ve sözleşmeleri havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 26/05/2011 günü yağan dolu nedeniyle davacının «sigorta poliçesi» kapsamında davalılardan 8.759,00 TL alacaklı olduğu ancak, sigorta bedeli ve «müddeabih» olan 8.«167»,50 TL taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 8.167,50 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
… 9/2011 ve 13/10/2011 tarihli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu don olayının, ağaçların meyve döneminde gerçekleştiği ve meyvelerde oluşan «hasarın» «sigorta poliçesinin» kapsamı içinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın «ıslah» edilen miktar olan 7.370,00 TL üzerinden kabulü ile olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · ıslah · hasar · temerrüt
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar» tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim yararına bozulması gerekmiştir.
… 9/2011 ve 13/10/2011 tarihli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu don olayının, ağaçların meyve döneminde gerçekleştiği ve meyvelerde oluşan «hasarın» «sigorta poliçesinin» kapsamı içinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın «ıslah» edilen miktar olan 7.370,00 TL üzerinden kabulü ile olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin …
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/868 E. 2013/17897 K.
Ortak:kamu alacağı · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · anonim şirket · sigorta poliçesi · dahili dava · dava şartı
İncelediğiniz karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ''«kamu alacağı»'' niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun'un 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını havuza devredecekleri ve sözleşmeleri havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 26/05/2011 günü yağan dolu nedeniyle davacının «sigorta poliçesi» kapsamında davalılardan 8.759,00 TL alacaklı olduğu ancak, sigorta bedeli ve «müddeabih» olan 8.«167»,50 TL taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 8.167,50 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
… 9/2011 ve 13/10/2011 tarihli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu don olayının, ağaçların meyve döneminde gerçekleştiği ve meyvelerde oluşan «hasarın» «sigorta poliçesinin» kapsamı içinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın «ıslah» edilen miktar olan 4.800,00 TL üzerinden kabulü ile olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · ıslah · hasar · temerrüt
Benzer bu karardaMaddesinde, kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim yararına bozulması gerekmiştir.
… 9/2011 ve 13/10/2011 tarihli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu don olayının, ağaçların meyve döneminde gerçekleştiği ve meyvelerde oluşan «hasarın» «sigorta poliçesinin» kapsamı içinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın «ıslah» edilen miktar olan 4.800,00 TL üzerinden kabulü ile olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin …
2- Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar» tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18540 E. 2013/17899 K.
Ortak:kamu alacağı · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · anonim şirket · sigorta poliçesi · dahili dava · dava şartı
İncelediğiniz karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ''«kamu alacağı»'' niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun'un 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını havuza devredecekleri ve sözleşmeleri havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 26/05/2011 günü yağan dolu nedeniyle davacının «sigorta poliçesi» kapsamında davalılardan 8.759,00 TL alacaklı olduğu ancak, sigorta bedeli ve «müddeabih» olan 8.«167»,50 TL taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 8.167,50 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
… 9/2011 ve 13/10/2011 tarihli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu don olayının, ağaçların meyve döneminde gerçekleştiği ve meyvelerde oluşan «hasarın» «sigorta poliçesinin» kapsamı içinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın «ıslah» edilen miktar olan 4.020,00-TL üzerinden kabulü ile olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · ıslah · hasar · temerrüt
Benzer bu karardaMaddesinde, kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim yararına bozulması gerekmiştir.
… 9/2011 ve 13/10/2011 tarihli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu don olayının, ağaçların meyve döneminde gerçekleştiği ve meyvelerde oluşan «hasarın» «sigorta poliçesinin» kapsamı içinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın «ıslah» edilen miktar olan 4.020,00-TL üzerinden kabulü ile olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin …
2- Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar» tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3563 E. 2023/7574 K.
Ortak:kamu alacağı · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · anonim şirket · sigorta poliçesi · dahili dava · dava şartı
İncelediğiniz karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ''«kamu alacağı»'' niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun'un 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını havuza devredecekleri ve sözleşmeleri havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 26/05/2011 günü yağan dolu nedeniyle davacının «sigorta poliçesi» kapsamında davalılardan 8.759,00 TL alacaklı olduğu ancak, sigorta bedeli ve «müddeabih» olan 8.«167»,50 TL taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 8.167,50 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSigorta şirketlerinin tahsil ... de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, «kamu alacağı» niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanunun 14 üncü maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan bitkisel ürün «sigortası poliçesi» başlangıç tarihinin 08.05.2019 olarak belirtildiği, davacının ise 02.05.2019 tarihinde meydana gelen dolu «hasarına» ilişkin tazminat ödemesi talep ettiği, poliçe başlangıç tarihinde ... bölgesinde yağış bulunmadığı, poliçe başlangıç tarihinden önce meydana gelen hasarla ilgili o …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsilde hata · usul ekonomisi · ticari temerrüt faizi · teminat kapsamı · acentelik · tüzel kişilik · temerrüt faizi · maddi tazminat
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Kanola ürününü sigorta yaptırmak için davalının «acentesine» başvurduğunu, davalı şirket tarafından 02.05.2019 tarihinde başvurunun onaylandığını, sigorta konusu olan kanola ürününü tarlaya ekildiğini, 01.05.2019 tarihinde eksperler tarafından dolu «hasarı» bulunmadığının tespit edildiğini, ancak 02.05.2019 tarihinde müvekkilin de ürünün ekili bulunduğu tarlaya dolu yağması sebebiyle ürünün zarar gördüğünü, bu zarar sebebiyle müvekkili tarafından yapılan başvurunun poliçenin 08.05.2019 tarihinde yapıldığından bahisle reddedildiğini, sigorta şirketinin yeterli eksper bulundurmaması ve poliçe talebinin onaylanmasına rağmen poliçenin bastırılmamasının müvekkiline ait bir «kusur» olmadığını, meydana gelen zarardan sigorta şirketinin sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 20.000,00 TL «maddi tazminatın» 08.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek «ticari temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tazmin ve tahsilini talep etmiştir.
Bu durum karşısında, davacının «temsilcide hataya» düştüğü kabulü ile tarım sigortalarının niteliği, düzenlenen poliçe, dava dilekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi, «usul ekonomisi» ve davacının dava etmek istediği «tüzel kişiliğin» poliçeyi düzenleyen sigorta şirketinin de ortağı bulunduğu havuz işleteni Tarsim A.Ş. olduğu dikkate alınıp, dava dilekçesinin bu tüzel kişiliğe tebliği ile işin e …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının da kabulünde ve iddiası kapsamında olduğu üzere 08.05.2019 sigorta başlangıç tarihinden önce 02.05.2019 günü zararın gerçekleştiğinin kabulü durumunda dahi zararın poliçe «teminat kapsamına» girmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5571 E. 2013/20134 K.
Ortak:kamu alacağı · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · anonim şirket · sigorta poliçesi · dahili dava · dava şartı
İncelediğiniz karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ''«kamu alacağı»'' niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun'un 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını havuza devredecekleri ve sözleşmeleri havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 26/05/2011 günü yağan dolu nedeniyle davacının «sigorta poliçesi» kapsamında davalılardan 8.759,00 TL alacaklı olduğu ancak, sigorta bedeli ve «müddeabih» olan 8.«167»,50 TL taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 8.167,50 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
2-Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar» tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · ticari faiz · ıslah · hasar · temerrüt
Benzer bu karardaMaddesinde, kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim yararına bozulması gerekmiştir.
… layı olan zarar olduğu ve sigorta kapsamına girdiği, davacı vekili her ne kadar olay tarihini 13/04/2010 olarak belirterek davasını açmış ise de, 06/03/2012 tarihli «ıslah» dilekçesinde olay tarihini 14/04/2010 olarak düzeltiği ve bu hususun olgusal bir durum olduğu, davacının zararının 11.482,67 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle 08/03/2012 tarihinde ıslah edilen davanın ıslah edildiği değer olan 9.180 TL üzerinden kabulü ile olay tarihi olan 14/04/2010 dan itibaren kabul edilen değere «ticari faiz» uygulanmasına, hükmedilen bu tazminatın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2-Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar» tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5558 E. 2013/20303 K.
Ortak:kamu alacağı · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · anonim şirket · sigorta poliçesi · dahili dava · dava şartı
İncelediğiniz karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ''«kamu alacağı»'' niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun'un 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını havuza devredecekleri ve sözleşmeleri havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 26/05/2011 günü yağan dolu nedeniyle davacının «sigorta poliçesi» kapsamında davalılardan 8.759,00 TL alacaklı olduğu ancak, sigorta bedeli ve «müddeabih» olan 8.«167»,50 TL taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 8.167,50 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
… e iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu don olayının, ağaçların meyve döneminde gerçekleştiği ve meyvelerde oluşan «hasarın» «sigorta poliçesinin» kapsamı içinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın «ıslah» edilen miktar olan 12.895,00-TL üzerinden kabulü ile olay tarihi olan 14.04.2010'dan itibaren kabul edilen değere «ticari faiz» uygulanmasına, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · ticari faiz · ıslah · hasar · temerrüt
Benzer bu kararda… e iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu don olayının, ağaçların meyve döneminde gerçekleştiği ve meyvelerde oluşan «hasarın» «sigorta poliçesinin» kapsamı içinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın «ıslah» edilen miktar olan 12.895,00-TL üzerinden kabulü ile olay tarihi olan 14.04.2010'dan itibaren kabul edilen değere «ticari faiz» uygulanmasına, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Maddesinde, kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim yararına bozulması gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar» tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/10793 E. , 2016/6023 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ........ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 01/04/2015
NUMARASI 2014/305-2015/167
Taraflar arasında görülen davada ....... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/04/2015 tarih ve 2014/305-2015/167 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 21.242 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin M...... İli, T...... İlçesi, A...... Köyü, 171 ada 4 no'lu parselde kiraz üretmekte olup, davalılardan ........ aracılığı ile diğer davalı acentesinden 1302664 poliçe no'lu, 20/02/2011 başlangıç tarihli poliçe ile ürünlerini 8.167,50 TL bedelle davalılara sigortalattığını, müvekkiline ait kiraz bahçesinin doludan etkilenerek zarar gördüğünü, müvekkilinin bahçesinin doludan zarar gördüğünü bildirmesi üzerine davalı ....... tarafından eksper gönderildiğini ve 26/5/2011 tarihli raporda tomurcukta don olayı nedeniyle karşılanacak zararın bulunmadığı değerlendirme ile zararın giderilmediğini, bunun üzerine müvekkilinin delil tespiti yaptırdığını ve alınan tespit raporu ile zararın 8.759,00 TL olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dolu nedeniyle meydana gelen 8.759,00 TL'lik zarardan, davalıların poliçe limiti olan 8.167,50 TL ile sorumlu olduğu nazara alınarak anılan miktar ile delil tespiti için yapılan yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...... vekili, davacınını müvekkiline yapığı bir hasar ihbarı bulunmayıp, sadece 18/5/2011 tarihli verim tespit talebi olduğunu ve yapılan incelemede ağaçlar üzerinde meyve bulunmadığı, tomurcuklanma döneminde iken meydana gelen dondan dolayı meyve oluşmadığının tespit edilmesi üzerine teminat henüz başlamadan ürün yok olduğundan poliçesi başlangıçtan itibaren iptal edilerek tüm primin sigortalıya iade edildiğini ayrıca, verim tespit işleminin gerçekleştirildiği tarihte alınan görüntü kayıtlarından da açıkça görüleceği üzere çiçeklenme dönemi sona ermediği, meyve tutumu da yeni yeni gerçekleşmeye başladığından çiçek döneminde bir dolu yağışı olsa bile bunun teminat dışında olduğunu, arazinin bulunduğu rakımın yaklaşık 1.400 m.
olup, burada kirazda çiçeklenme döneminin Mayıs ayının ortasına denk geldiğini ve bu nedenle dolu yağışı olsa da hasar oluşmasınını söz konusu olmadığını, aynı dönemde 12-15 Mayıs tarihlerinde yüksek kesimlerde don hasarı yaşandığı da dikkate alındığında verimi etkileyen asıl hasarın tomurcuk döneminde yaşandığının ortada olduğunu, yokluklarında alınana, bilimsel veriler içermeyen, itiraz ettikleri tespit raporunu da kabul etmediklerini yine, anılan bölgede tazminat ödemesi yapılan dolu zararlarının oluştuğu tarihin 12/06/2011 olup, verim tespiti istenen tarihten yaklaşık 1 ay sonra olduğunu savunarak, davanın reddini, tazminat hesabı yapılması halinde ise, sigortalının poliçesinin tamamen iptal edildiği ve prim alınmadığı nazara alınarak sigortalının prim borcunun tazminattan düşülmesi gerektiğini beyan etmiştir.
Davalı .....Sigorta vekili, ..... Sigortaları Kanunu'nun 14. m. gereğince sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım sigortaları sözleşmelerini kendi adlarına akdetmekte ve prim ile riskin tamamını Havuza devretmekte olup, sigorta sözleşmelerinin ise, Havuz tarafından belirlenene standart poliçeler üzerinden yapıldığından müvekkilinin poliçeden doğan bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 26/05/2011 günü yağan dolu nedeniyle davacının sigorta poliçesi kapsamında davalılardan 8.759,00 TL alacaklı olduğu ancak, sigorta bedeli ve müddeabih olan 8.167,50 TL taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 8.167,50 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Poliçesi'ne dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, 21/06/2005 tarih ve 25852 sayılı Resmi Gazete ile yayınlanarak yürürlüğe giren 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu ile üreticilerin bu kanunda belirtilen riskler nedeniyle uğrayacağı zararların tazmin edilmesi amacıyla tarım sigortaları uygulamasına geçilmiştir. Hangi risklerin teminat altına alınacağı anılan Kanun'un 12. maddesinde açıklanmıştır. Tarım sigortaları, Devlet desteğini zorunlu kılan çok yüksek riskli sigortalar olduğundan, ülkemiz koşulları itibariyle serbest piyasa şartlarında yapılmaları şu an itibariyle mümkün bulunmamaktadır.
Bu nedenle tarım sigortalarının yapılabilmesi için kanun koyucu özel bir yapıya ihtiyaç duymuş, ''Tarım Sigortaları Havuzu'' kurumunu oluşturmuştur. Bu yapının amacı 5363 sayılı Kanun'un 4. maddesinde etraflıca açıklanmış, devamı maddelerinde nasıl çalışacağı, görevleri ve hangi yetkilere sahip olacağı düzenlenmiştir. Kanun'un tamamı değerlendirildiğinde tarım sigortaları ile ilgili sistem, normal sigortalardan oldukça farklılıklar arz etmektedir. Özellikle yapılan tarım sigortaları karşılığında sigorta şirketi tarafından sigorta ettirenlerden tahsil edilen primlerin tamamı Tarım Sigortaları Havuzu'na aktarılmaktadır.
Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı primler bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ''kamu alacağı'' niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır. Tarım sigortaları düzenlemesinin asıl amacı, üreticilerin zararlarını karşılamak, uzun vadeli gelir istikrarına kavuşmalarını temin etmek, ekonomik ve sosyal bakımından toplumsal katkılar sağlamaktır. Bu yönüyle kamu düzenini ilgilendiren sigorta türü olduğunu söylemek mümkündür.
Tarım sigortalarının işleyişinde temel unsur tarım sigortaları havuzudur. 5363 sayılı Kanun'un 9. maddesinde bu havuzun işletilmesine ilişkin iş ve işlemlerin, havuza katılan sigorta şirketlerinin eşit oranda pay sahibi olacağı anonim şirket statüsünde kurulacak şirket tarafından yürütüleceği hükme bağlanmıştır. Aynı hükümde tazminat ödemeleri dahil olmak üzere şirketin görevleri sayılmıştır. Anılan Kanun'un 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım sigorta sözleşmelerini kendi adlarına akdedecekleri, prim ve risklerin tamamını havuza devredecekleri ve sözleşmeleri havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir. Bu Kanun çerçevesinde havuzu işletmek üzere Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş.
(TARSİM) kurulmuştur. Somut olayda, davacı bu havuzun ortağı olduğu anlaşılan davalı A.. A.. ile “Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Poliçesi" düzenlemiştir. Anılan sigorta poliçesinden dolayı tazminat ödeme yükümlülüğü, ...... A.Ş'ye aittir. Bu itibarla ...... adına poliçe tanzim eden davalı sigorta şirketine husumet yöneltilemeyecek olup, davanın husumetten reddi gerekirken, işin esasına girilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davalı A.. A.. yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davalı TARSİM A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; gerek dosya içerisinde bulunan ve dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalde 20/02/2011-28/06/2011 tarihleri arasında dolu yağışı meydana gelip gelmediğinin bildirilmesi için Meteoroloji Genel Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen 01/07/2014 tarihli cevabi yazıda belirtilen tarih aralığında dolu yağışının olmadığının bildirilmesi, gerek tespit bilirkişi raporunun dolu yağışının olduğu ileri sürelen tarihten yaklaşık 1,5 ay sonrasında düzenlenmiş olması ve herhangi bir somut veriye dayanmaması ve gerekse de mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dolu yağışına dair bir bulgu yok iken sırf davacı tanık beyanları ve yeterli olmayan delil tespiti raporuna dayalı olarak kanaat belirtilmesi karşısında, davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı A.. A.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı A.. A.. yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ...... A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı TARSİM A.Ş. yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 01/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/219101900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz