YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/687 E. 2023/7552 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ziya↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ anonim şirket↗ ortalama tüketici↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ''BOTANİK'' unsurlu markaları bulunduğunu, davalının "BOTANİK" ibareli marka tescili için başvurduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazlarının YİDK tarafından "muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum), spor amaçlı minderler" emtiası yönünden reddedildiğini, bu mallar bakımından da iltibas tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili dilekçesinde özetle; yapılan işlemlerin usulüne uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı şirket cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2018 tarih ve 2017/236 E., 2018/324 K. sayılı kararıyla, taraf markaları işaretsel olarak benzerlik gösterse de mal benzerliğinin oluşmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nazarında başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler olarak algısı oluşmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.03.2020 tarih ve 2019/41 E., 2020/384 K. sayılı kararıyla istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 31.03.2021 tarih ve 2020/5905 E., 2021/3112 K. sayılı kararıyla, davacı vekilince hükme esas alınan bilirkişi raporuna emtianın da benzer olduğuna dair ciddi itirazlar ileri sürüldüğü, İlk Derece Mahkemesince bu itirazları karşılar bir bilirkişi raporu alınmadığı gibi karar yerinde de bu itirazların değerlendirilmediği, davacı tarafın bilirkişi raporuna karşı ileri sürdüğü itirazları karşılayacak şekilde içinde iki tekstil uzmanının yer aldığı ... bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar vermesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "BOTANİK" ibareli marka başvurusu ile davacının "Botanik" ibaresi içeren tescilli markaları arasında dava konusu markanın kapsamında yer ... 27 nci sınıftaki "Muşambalar" malları açısından ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın ... ... net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu yukarıda belirtilen mallar açısından ayırdığı satın alma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının "Botanik" ibaresi içeren tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, bu mallar açısından benzerlik nedeniyle her iki markada yanılgı yaşayabileceği, bu mallar açısından markalar benzediğinden her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği bilirkişi raporu ile anlaşıldığından aksi yöndeki YİDK kararı hatalı olduğu kanaatine varılarak bu kısımlardan davanın kabulü ile davalı firmaya ait 2016/12001 başvuru sayılı markanın kapsamında yer ... 27 ... sınıftaki "Muşambalar" malları yönünden YİDK kararının iptaline, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına, bunun dışında kalanlar açısından ise iltibas oluşmadığı sonucuna varılarak bu kısımlardan ise davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; ortalama tüketiciden ziyade bilinçli tüketici gözüyle olaya yaklaşılmasının yanlış olduğunu, bir ev hanımı ya da öğrenci gözüyle bakıldığında sonuçların farklı olacağını, davanın tümden kabul edilmesi gerekirken kısmen kabul edilmesinin hatalı olduğunu, zira ''döşemelik mantar muşambalar'' ve ''yapay çimen'' emtiaları ile müvekkil şirkete ait markaların emtia listesinde yer ... ev tekstili ürünlerin halk tarafından karıştırılabilir nitelikte olduğunu, masa örtüsü, koltuk örtüsü gibi ev tekstili ürünlerin yapay çimen veya duvar kaplaması olarak kullanılan döşemelik mantarlı muşambalar emtiası ile birlikte tüketicinin beğenisine sunulduğunu, konsept olarak bir arada sunulan bu ürünlerin tüketici gözünde karışabileceğini, ''spor amaçlı minderler'' ile müvekkiline ait dokunmamış kumaşlar emtiasınında halk nazarında karıştırılabilir olduğunu, zira spor amaçlı olsun olmasın tüm minderlerin kumaş ile kaplanmakta olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu markaların kapsamında yer ... 27 ... sınıftaki ''muşambalar'' malları açısından da dava konusu markaları karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesi ile kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 ... maddesinin birinci fıkrası
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5905 E. 2021/3112 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… nın YİDK tarafından "muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum), spor amaçlı minderler" emtiası yönünden reddedildiğini, bu mallar bakımından da «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
27 ... sınıftaki "Muşambalar" malları yönünden YİDK kararının iptaline, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına», bunun dışında kalanlar açısından ise «iltibas» oluşmadığı sonucuna varılarak bu kısımlardan ise davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak taraf markalarının işaretlerinin benzer olmakla birlikte kapsamlarındaki emtianın benzer olmadığı, bu halde de 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında «iltibasın» oluşmayacağı gerekçesi ile dava red edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda, davacı tarafın bilirkişi raporuna karşı ileri sürdüğü itirazları karşılayacak şekilde içinde iki tekstil uzmanının yer aldığı yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş; hükmün açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6222 E. 2024/3331 K.
Ortak:istinaf incelemesi · kazanılmış hak · iltibas
İncelediğiniz kararda… nın YİDK tarafından "muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum), spor amaçlı minderler" emtiası yönünden reddedildiğini, bu mallar bakımından da «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
27 ... sınıftaki "Muşambalar" malları yönünden YİDK kararının iptaline, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına», bunun dışında kalanlar açısından ise «iltibas» oluşmadığı sonucuna varılarak bu kısımlardan ise davanın reddine karar verilmiştir.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer bu karardaTaraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve «istinaf incelemesinden» geçen marka hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının açtığı hükümsüzlük davasının gerçek ve üstün hak sahipliği, tanınmışlık, «kötü niyet» gerekçelerine dayandırıldığını, davacının ürün ve hizmetler arasında «iltibas» bulunması nedeniyle hükümsüzlük talebinin ileri sürülmediğini, davacının marka kullanımı ve yurtdışı tescili 19. sınıfta, davalının marka kullanımı ve TÜRKPATENT t …
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanaat verici delil · seçim hakkı · istinaf başvurusunun reddi · mükerrerlik · basiretli tacir · dürüstlük kuralı · kaldırma ve yeniden hüküm · kötü niyet
Benzer bu kararda… Adliye Mahkemesinin 17.06.2021 tarihli ve 2020/418 E., 2021/728 K. sayılı kararıyla; davacının hem uluslararası alanda faaliyette bulunduğu, hem de dosyaya sunulan «fatura» örneklerine göre ilk olarak 2010 yılında Türkiye'de faaliyette bulunduğu, davacının ''OMNISPORTS'' markasını ''spor salonu zemin kaplama ürünleri'' bakımından ilk kullanan kişi olduğu, markayı bu anlamda bilinir hale getirdiği, dolayısıyla gerçek hak sahibi olduğu, yukarıda belirtilen mal ve hizmet sınıflarına göre aynı sektörde faaliyet gösteren ve «basiretli tacir» gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, davacı markasından haberdar olmayacağının düşünülemeyeceği, davalının marka olarak pek çok «seçim hakkı» varken davacı markası ile aynı markayı tescil ettirmesinin «dürüstlük kuralı» ile örtüşmediği, davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğunun kabulü gerektiği, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 42 nci maddesi anlamında hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği, dolayısıyla Mahkemece, davalının kötü niyetli olduğu kabul edilerek, dava konusu markanın tescil ettirildiği tüm mal ve hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken, yalnızca bazı mal ve hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin «istinaf başvurusunun reddine», davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
… a her ne kadar aynı Kararnamenin 7 nci maddenin birinci fıkrasının (i) bendi Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş ise de TRIPS madde 16 ve Paris Sözleşmesi'nin 1 inci «mükerrer» 6 ncı maddesi kapsamında Türkiye'de tescilli olmayan ve buna rağmen Türkiye’de ilgili sektörde tanınmış marka olduğu somut delillerle ispatlanan markanın; tanınmışlık ileri sürülen ürünlerle sektörel benzerlik halindeki mal ve hizmetlere karşı korunacağı kabul edilmekle birlikte yukarıda da ifade edildiği üzere tanınmış markayı çağrıştıran benzer ibarelerin tescili talebinin tek başına «kötü niyetin» varlığına delalet olamayacağı ve başvuruya konu tüm mal ve hizmetlerin kötü niyet sebebiyle hükümsüzlüğünü gerektirmeyeceği kabul edilmelidir.
… a olduğunu, kendi ülkelerinde dahi aynı adla farklı sınıflarda tescillerin olmasının tanınmışlık iddiasını çürüttüğünü, markayı devir yoluyla aldıklarını bu nedenle «kötü niyet» atfının mümkün olmadığını, gerçek hak sahipliği iddiasının ve kötü niyetin ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… linin bulunduğu kanaatiyle markanın tescilli olduğu sınıflar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, davalının markayı kötü niyetle tescil ettirdiğine dair dosya kapsamında «kanaat verici delil» bulunmadığı da belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu'nun (TÜRKPATENT) 2014/44371 sayı ile tescilli “OMNİSPORTS” markasını …
-
Marka hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6071 E. 2023/686 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… nın YİDK tarafından "muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum), spor amaçlı minderler" emtiası yönünden reddedildiğini, bu mallar bakımından da «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
27 ... sınıftaki "Muşambalar" malları yönünden YİDK kararının iptaline, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına», bunun dışında kalanlar açısından ise «iltibas» oluşmadığı sonucuna varılarak bu kısımlardan ise davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ümsüzlük talebinin bulunmadığını, bilirkişi raporunda talep edilmeyen bir hususta değerlendirme yapıldığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, davalının «ticari defterlerinin incelenmesi» talebinin değerlendirilmediğini, Mahkemece «savunma hakkının kısıtlandığını», davacının tanınmışlık iddiasının bulunduğunu ancak marufluk iddiasının bulunmadığını, bu hususta talebin aşılarak bilirkişi raporunda değerlendirme yapıldığını, «iltibasın» varlığı için davacının 19 uncu sınıfta hak sahibi olması gerektiğini, bu yönde yapılan değerlendirmenin de hatalı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesince ver …
Davacının «iltibas» iddiasının bulunmadığını, bu nedenle bu hususa ilişkin savunma da yapmadıklarını, dolayısıyla savunma haklarının «kısıtlandığını», 4.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kanaat verici delil · seçim hakkı · ticari defter incelemesi · savunma hakkının kısıtlanması · istinaf başvurusunun reddi · savunma hakkı · mükerrerlik · kısıtlılık
Benzer bu kararda… ümsüzlük talebinin bulunmadığını, bilirkişi raporunda talep edilmeyen bir hususta değerlendirme yapıldığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, davalının «ticari defterlerinin incelenmesi» talebinin değerlendirilmediğini, Mahkemece «savunma hakkının kısıtlandığını», davacının tanınmışlık iddiasının bulunduğunu ancak marufluk iddiasının bulunmadığını, bu hususta talebin aşılarak bilirkişi raporunda değerlendirme yapıldığını, «iltibasın» varlığı için davacının 19 uncu sınıfta hak sahibi olması gerektiğini, bu yönde yapılan değerlendirmenin de hatalı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesince ver …
… kçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hem uluslararası alanda faaliyette bulunduğu, hem de dosyaya sunulan «fatura» örneklerine göre ilk olarak 2010 yılında Türkiye'de faaliyette bulunduğu, davacının ''OMNISPORTS'' markasını ''spor salonu zemin kaplama ürünleri'' bakımından ilk kullanan kişi olduğu, markayı bu anlamda bilinir hale getirdiği, dolayısıyla gerçek hak sahibi olduğu, yukarıda belirtilen mal ve hizmet sınıflarına göre aynı sektörde faaliyet gösteren ve «basiretli tacir» gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, davacı markasından haberdar olmayacağının düşünülemeyeceği, davalının marka olarak pek çok «seçim hakkı» varken davacı markası ile aynı markayı tescil ettirmesinin «dürüstlük kuralı» ile örtüşmediği, davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğunun kabulü gerektiği, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 42 nci maddesi anlamında hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği, dolayısıyla Mahkemece, davalının kötü niyetli olduğu kabul edilerek, dava konusu markanın tescil ettirildiği tüm mal ve hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken, yalnızca bazı mal ve hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin «istinaf başvurusunun reddine», davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
… linin bulunduğu kanaatiyle markanın tescilli olduğu sınıflar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, davalının markayı kötü niyetle tescil ettirdiğine dair dosya kapsamında «kanaat verici delil» bulunmadığı da belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumunda (TPMK) 2014/44371 sayı ile tescilli “OMNİSPORTS” markasının 27 nc …
Davacının «iltibas» iddiasının bulunmadığını, bu nedenle bu hususa ilişkin savunma da yapmadıklarını, dolayısıyla savunma haklarının «kısıtlandığını», 4.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2147 E. 2020/365 K.
Ortak:ortalama tüketici
İncelediğiniz kararda27 nci sınıftaki "Muşambalar" malları açısından «ortalama tüketici» kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konu …
Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; «ortalama tüketiciden» «ziyade» bilinçli tüketici gözüyle olaya yaklaşılmasının yanlış olduğunu, bir ev hanımı ya da öğrenci gözüyle bakıldığında sonuçların farklı olacağını, davanın tümden kabul …
Benzer bu karardaSomut «ayırt ediciliğin» varlığından söz edebilmek için, başvuru konusu işareti gören «ortalama tüketici» kitlesinde o işaretin bir işletmeye ait mal veya hizmetleri ayırt etmeye yarayışlı bir işaret, diğer bir anlatımla marka algısı yaratan bir işaret olması gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:acente · depo kararı · havale · ayırt edicilik · dahili dava · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBüro hizmetleri, İş yönetimi, idaresi ve bu konularla ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri (ithalat ihracat «acente» hizmetleri «dahil»).
… nünden de ibarenin aynı hüküm gereği marka olarak tescil edilemeyeceği, sair emtialar yönünden ise KHK'nın 7/1-c maddesinin tescile engel teşkil etmediği, KHK’nın 7/«son» maddesinin koşullarının somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 18/07/2014 tarih 2014-M-11225 sayılı kararının 27. sınıftaki “Mu …
Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları” malları ve 35. sınıfta “Reklamcılık, pazarlama halkla ilişkilerle ilgili hizmetler (ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu «dahil»).
Müşterilerin malları bir arada görmesi ve satın alması için “Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar (elbise askıları ayaklı veya sabitlenenler «dahil»).
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/687 E. , 2023/7552 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/158 Esas, 2022/200 Karar
DAVALILAR 1-Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Başkanlığı vekili Avukat ...
2-Dokuteks Halı Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Davanın Kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) ve markanın hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ''BOTANİK'' unsurlu markaları bulunduğunu, davalının "BOTANİK" ibareli marka tescili için başvurduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazlarının YİDK tarafından "muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum), spor amaçlı minderler" emtiası yönünden reddedildiğini, bu mallar bakımından da iltibas tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili dilekçesinde özetle; yapılan işlemlerin usulüne uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı şirket cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2018 tarih ve 2017/236 E., 2018/324 K. sayılı kararıyla, taraf markaları işaretsel olarak benzerlik gösterse de mal benzerliğinin oluşmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nazarında başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler olarak algısı oluşmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.03.2020 tarih ve 2019/41 E., 2020/384 K. sayılı kararıyla istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 31.03.2021 tarih ve 2020/5905 E., 2021/3112 K. sayılı kararıyla, davacı vekilince hükme esas alınan bilirkişi raporuna emtianın da benzer olduğuna dair ciddi itirazlar ileri sürüldüğü, İlk Derece Mahkemesince bu itirazları karşılar bir bilirkişi raporu alınmadığı gibi karar yerinde de bu itirazların değerlendirilmediği, davacı tarafın bilirkişi raporuna karşı ileri sürdüğü itirazları karşılayacak şekilde içinde iki tekstil uzmanının yer aldığı ... bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar vermesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "BOTANİK" ibareli marka başvurusu ile davacının "Botanik" ibaresi içeren tescilli markaları arasında dava konusu markanın kapsamında yer ... 27 nci sınıftaki "Muşambalar" malları açısından ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın ... ... net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu yukarıda belirtilen mallar açısından ayırdığı satın alma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının "Botanik" ibaresi içeren tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, bu mallar açısından benzerlik nedeniyle her iki markada yanılgı yaşayabileceği, bu mallar açısından markalar benzediğinden her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği bilirkişi raporu ile anlaşıldığından aksi yöndeki YİDK kararı hatalı olduğu kanaatine varılarak bu kısımlardan davanın kabulü ile davalı firmaya ait 2016/12001 başvuru sayılı markanın kapsamında yer ...
27 . .. sınıftaki "Muşambalar" malları yönünden YİDK kararının iptaline, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına, bunun dışında kalanlar açısından ise iltibas oluşmadığı sonucuna varılarak bu kısımlardan ise davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; ortalama tüketiciden ziyade bilinçli tüketici gözüyle olaya yaklaşılmasının yanlış olduğunu, bir ev hanımı ya da öğrenci gözüyle bakıldığında sonuçların farklı olacağını, davanın tümden kabul edilmesi gerekirken kısmen kabul edilmesinin hatalı olduğunu, zira ''döşemelik mantar muşambalar'' ve ''yapay çimen'' emtiaları ile müvekkil şirkete ait markaların emtia listesinde yer ... ev tekstili ürünlerin halk tarafından karıştırılabilir nitelikte olduğunu, masa örtüsü, koltuk örtüsü gibi ev tekstili ürünlerin yapay çimen veya duvar kaplaması olarak kullanılan döşemelik mantarlı muşambalar emtiası ile birlikte tüketicinin beğenisine sunulduğunu, konsept olarak bir arada sunulan bu ürünlerin tüketici gözünde karışabileceğini, ''spor amaçlı minderler'' ile müvekkiline ait dokunmamış kumaşlar emtiasınında halk nazarında karıştırılabilir olduğunu, zira spor amaçlı olsun olmasın tüm minderlerin kumaş ile kaplanmakta olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu markaların kapsamında yer ...
27 . .. sınıftaki ''muşambalar'' malları açısından da dava konusu markaları karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesi ile kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 ... maddesinin birinci fıkrası
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalı kurum ve davacıya ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990187900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz