YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2147 E. 2020/365 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ön inceleme aşaması↗ acente↗ depo kararı↗ havale↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ dahili dava↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu ibarenin soyut ayırt edici niteliği haiz olduğu ve bu nedenle 556 sayılı KHK'nın 7/1-a maddesi uyarınca başvurunun reddinin doğru bulunmadığı, buna karşılık “İNTERNETİN HALICISI !” ibaresinin, KHK'nın 7/1-c maddesi kapsamında 27. sınıfta yer alan “halılar, kilimler, yolluklar, seccadeler.” emtiaları yönünden tanımlayıcı nitelikte olduğu ve marka vasfını taşımadığı, aynı sınıfta bulunan “Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolium). Spor amaçlı minderler. Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları” emtiaları yönünden ise başvurunun KHK'nın 7/1-c maddesine göre reddolunmasının yerinde bulunmadığı, yine reddolunan 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Halılar, kilimler, yolluklar, seccadeler. bir araya getirilmesi hizmetleri (belirlenen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” hizmetleri yönünden de ibarenin aynı hüküm gereği marka olarak tescil edilemeyeceği, sair emtialar yönünden ise KHK'nın 7/1-c maddesinin tescile engel teşkil etmediği, KHK’nın 7/son maddesinin koşullarının somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 18/07/2014 tarih 2014-M-11225 sayılı kararının 27. sınıftaki “Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolium). Spor amaçlı minderler. Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları” malları ve 35. sınıfta “Reklamcılık, pazarlama halkla ilişkilerle ilgili hizmetler (ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu dahil). Büro hizmetleri, İş yönetimi, idaresi ve bu konularla ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri (ithalat ihracat acente hizmetleri dahil). Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetler. Müşterilerin malları bir arada görmesi ve satın alması için “Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar (elbise askıları ayaklı veya sabitlenenler dahil). Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, kampçılar için uyku tulumları, deniz yatakları. Aynalar. Arı kovanları, suni petekler ve petek çıtaları. Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), bebe beşikleri, yürüteçler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla ilgili kullanılan kapaklar. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul hırdavat (nalburiye) eşyası, mobilya bağlantıları, açma kapama tertibatları. Tahta, mum, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları. Sepetler, balıkçı sepetleri. Ev hayvanları için kulübeler, yuvalar, yataklar. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul portatif merdivenler, hareketli merdivenler. Bambu perdeler, stor perdeler, şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları. Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri (bayraklar, flamalar, mendiller dahil). Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolium). Spor amaçlı minderler. Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları.” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende toptan satış mağazaları elektronik ortamlar katalog ve diğer yöntemlerle sağlanabilir)” yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-556 sayılı KHK 7/1-a ve 5. maddesi uyarınca bir işaretin marka olarak tescil edilebilmesi için başvuru konusu marka kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden somut ve soyut ayırt ediciliği birlikte sağlaması gerekir. Somut ayırt ediciliğin varlığından söz edebilmek için, başvuru konusu işareti gören ortalama tüketici kitlesinde o işaretin bir işletmeye ait mal veya hizmetleri ayırt etmeye yarayışlı bir işaret, diğer bir anlatımla marka algısı yaratan bir işaret olması gerekir. Mahkemece, anılan gerekçeyle TPMK YİDK'nın marka başvurusunun reddine dair kararı, yargılama sonucunda bazı mal ve hizmetler yönünden iptal edilmiş ise de, “İNTERNETİN HALICISI !” ibaresi, başvuru kapsamında kalan tüm mal ve hizmetler yönünden marka algısı ve somut ayırt edicilik oluşturan bir işaret niteliğinde olmadığı halde, davanın tamamen reddi gerekirken davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı Kurum yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5905 E. 2021/3112 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme · iltibas
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak taraf markalarının işaretlerinin benzer olmakla birlikte kapsamlarındaki emtianın benzer olmadığı, bu halde de 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında «iltibasın» oluşmayacağı gerekçesi ile dava red edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davacı tarafın bilirkişi raporuna karşı ileri sürdüğü itirazları karşılayacak şekilde içinde iki tekstil uzmanının yer aldığı yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş; hükmün açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6222 E. 2024/3331 K.
Ortak:ayırt edicilik · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… nünden de ibarenin aynı hüküm gereği marka olarak tescil edilemeyeceği, sair emtialar yönünden ise KHK'nın 7/1-c maddesinin tescile engel teşkil etmediği, KHK’nın 7/«son» maddesinin koşullarının somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 18/07/2014 tarih 2014-M-11225 sayılı kararının 27. sınıftaki “Mu …
1-556 sayılı KHK 7/1-a ve 5. maddesi uyarınca bir işaretin marka olarak tescil edilebilmesi için başvuru konusu marka kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden somut ve soyut «ayırt ediciliği» birlikte sağlaması gerekir.
Somut «ayırt ediciliğin» varlığından söz edebilmek için, başvuru konusu işareti gören «ortalama tüketici» kitlesinde o işaretin bir işletmeye ait mal veya hizmetleri ayırt etmeye yarayışlı bir işaret, diğer bir anlatımla marka algısı yaratan bir işaret olması gerekir.
Benzer bu kararda2.Dairemiz uygulamalarında genel olarak, markanın kullanmak değil, para koparmak, şantaj veya daha önce açılmış davalarda verilmiş ya da verilecek mahkeme kararlarını etkisiz kılmak, «son» derece özgün bir örnek markanın aynısının tescili başvurusunda bulunmak ya da markayı kullanmak amacıyla değil sırf başkalarının ticaretine engel olmak için başvuru konusu edilmesi gibi hallerde kötü niyetli başvurunun varlığı kabul edilmektedir.
… sunulan deliller itibariyle davacının yurt dışında tescilli markalarının Türkiye’deki ilgili çevrede tanınmışlığın ispatı halinde yalnızca tanınmışlığın ve markanın «ayırt edicilik» düzeyi de dikkate alınarak tanınmışlık ileri sürülen ilgili sektördeki mal ve hizmetler bakımından dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken d …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kanaat verici delil · seçim hakkı · istinaf başvurusunun reddi · mükerrerlik · basiretli tacir · istinaf incelemesi · kazanılmış hak · dürüstlük kuralı
Benzer bu kararda… Adliye Mahkemesinin 17.06.2021 tarihli ve 2020/418 E., 2021/728 K. sayılı kararıyla; davacının hem uluslararası alanda faaliyette bulunduğu, hem de dosyaya sunulan «fatura» örneklerine göre ilk olarak 2010 yılında Türkiye'de faaliyette bulunduğu, davacının ''OMNISPORTS'' markasını ''spor salonu zemin kaplama ürünleri'' bakımından ilk kullanan kişi olduğu, markayı bu anlamda bilinir hale getirdiği, dolayısıyla gerçek hak sahibi olduğu, yukarıda belirtilen mal ve hizmet sınıflarına göre aynı sektörde faaliyet gösteren ve «basiretli tacir» gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, davacı markasından haberdar olmayacağının düşünülemeyeceği, davalının marka olarak pek çok «seçim hakkı» varken davacı markası ile aynı markayı tescil ettirmesinin «dürüstlük kuralı» ile örtüşmediği, davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğunun kabulü gerektiği, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 42 nci maddesi anlamında hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği, dolayısıyla Mahkemece, davalının kötü niyetli olduğu kabul edilerek, dava konusu markanın tescil ettirildiği tüm mal ve hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken, yalnızca bazı mal ve hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin «istinaf başvurusunun reddine», davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve «istinaf incelemesinden» geçen marka hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… linin bulunduğu kanaatiyle markanın tescilli olduğu sınıflar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, davalının markayı kötü niyetle tescil ettirdiğine dair dosya kapsamında «kanaat verici delil» bulunmadığı da belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu'nun (TÜRKPATENT) 2014/44371 sayı ile tescilli “OMNİSPORTS” markasını …
… a her ne kadar aynı Kararnamenin 7 nci maddenin birinci fıkrasının (i) bendi Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş ise de TRIPS madde 16 ve Paris Sözleşmesi'nin 1 inci «mükerrer» 6 ncı maddesi kapsamında Türkiye'de tescilli olmayan ve buna rağmen Türkiye’de ilgili sektörde tanınmış marka olduğu somut delillerle ispatlanan markanın; tanınmışlık ileri sürülen ürünlerle sektörel benzerlik halindeki mal ve hizmetlere karşı korunacağı kabul edilmekle birlikte yukarıda da ifade edildiği üzere tanınmış markayı çağrıştıran benzer ibarelerin tescili talebinin tek başına «kötü niyetin» varlığına delalet olamayacağı ve başvuruya konu tüm mal ve hizmetlerin kötü niyet sebebiyle hükümsüzlüğünü gerektirmeyeceği kabul edilmelidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2147 E. , 2020/365 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/10/2017 tarih ve 2017/230 E.- 2017/318 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 21/02/2019 tarih ve 2018/771 E.- 2019/174 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanunun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ...
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "İNTERNETİN HALICISI" ibaresini 27. ve 35. sınıflarda marka olarak tescil ettirmek için davalı kuruma başvuru yaptığını, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 556 sayılı KHK'nın 7/1-a ve 7/1-c maddeleri uyarınca başvurunun reddine karar verildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından 2014-M-11225 sayılı karar ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin söz konusu ibareye kullanımla ayırt edicilik kazandırdığını ve anılan maddelere dayalı olarak tescil başvurusunun reddedilemeyeceğini ileri sürerek, söz konusu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu ibarenin soyut ayırt edici niteliği haiz olduğu ve bu nedenle 556 sayılı KHK'nın 7/1-a maddesi uyarınca başvurunun reddinin doğru bulunmadığı, buna karşılık “İNTERNETİN HALICISI !” ibaresinin, KHK'nın 7/1-c maddesi kapsamında 27. sınıfta yer alan “halılar, kilimler, yolluklar, seccadeler.” emtiaları yönünden tanımlayıcı nitelikte olduğu ve marka vasfını taşımadığı, aynı sınıfta bulunan “Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolium). Spor amaçlı minderler. Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları” emtiaları yönünden ise başvurunun KHK'nın 7/1-c maddesine göre reddolunmasının yerinde bulunmadığı, yine reddolunan 35.
sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Halılar, kilimler, yolluklar, seccadeler. bir araya getirilmesi hizmetleri (belirlenen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” hizmetleri yönünden de ibarenin aynı hüküm gereği marka olarak tescil edilemeyeceği, sair emtialar yönünden ise KHK'nın 7/1-c maddesinin tescile engel teşkil etmediği, KHK’nın 7/son maddesinin koşullarının somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 18/07/2014 tarih 2014-M-11225 sayılı kararının 27. sınıftaki “Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolium).
Spor amaçlı minderler. Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları” malları ve 35. sınıfta “Reklamcılık, pazarlama halkla ilişkilerle ilgili hizmetler (ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu dahil). Büro hizmetleri, İş yönetimi, idaresi ve bu konularla ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri (ithalat ihracat acente hizmetleri dahil). Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetler. Müşterilerin malları bir arada görmesi ve satın alması için “Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar (elbise askıları ayaklı veya sabitlenenler dahil). Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, kampçılar için uyku tulumları, deniz yatakları.
Aynalar. Arı kovanları, suni petekler ve petek çıtaları. Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), bebe beşikleri, yürüteçler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla ilgili kullanılan kapaklar. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul hırdavat (nalburiye) eşyası, mobilya bağlantıları, açma kapama tertibatları. Tahta, mum, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları.
Sepetler, balıkçı sepetleri. Ev hayvanları için kulübeler, yuvalar, yataklar. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul portatif merdivenler, hareketli merdivenler. Bambu perdeler, stor perdeler, şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları. Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri (bayraklar, flamalar, mendiller dahil). Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolium). Spor amaçlı minderler. Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları.” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende toptan satış mağazaları elektronik ortamlar katalog ve diğer yöntemlerle sağlanabilir)” yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-556 sayılı KHK 7/1-a ve 5. maddesi uyarınca bir işaretin marka olarak tescil edilebilmesi için başvuru konusu marka kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden somut ve soyut ayırt ediciliği birlikte sağlaması gerekir. Somut ayırt ediciliğin varlığından söz edebilmek için, başvuru konusu işareti gören ortalama tüketici kitlesinde o işaretin bir işletmeye ait mal veya hizmetleri ayırt etmeye yarayışlı bir işaret, diğer bir anlatımla marka algısı yaratan bir işaret olması gerekir. Mahkemece, anılan gerekçeyle TPMK YİDK'nın marka başvurusunun reddine dair kararı, yargılama sonucunda bazı mal ve hizmetler yönünden iptal edilmiş ise de, “İNTERNETİN HALICISI !” ibaresi, başvuru kapsamında kalan tüm mal ve hizmetler yönünden marka algısı ve somut ayırt edicilik oluşturan bir işaret niteliğinde olmadığı halde, davanın tamamen reddi gerekirken davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı Kurum yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
(1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Kurum vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarıyla davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 14/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587236900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz