Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6184 E. 2023/7377 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket tasfiyesi↗ ticaret sicilinden resen terkin↗ zorunlu hasım↗ ticaret sicilinden re'sen terkin↗ ticaret sicili tescil ve ilan↗ münfesihlik↗ resen terkin↗ re'sen terkin↗ ek tasfiye işlemleri↗ ihya davası↗ tapu iptali ve tescil↗ yasal hasım↗ şirketin tasfiyesi↗ ticaret sicili tescili↗ vekalet ücreti takdiri↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ihtar↗ limited şirket↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/224 E., 2023/419 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile ihyası talep edilen Alibeyoğulları İnş. Eml. Tur. Day. San. Tic. Ltd. Şti. arasında tapu iptali ve tescil davası bulunduğunu, derdest dava bulunduğu sırada şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiğini, yargılama aşamasında ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek Alibeyoğulları İnş. Eml. Tur. Day. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; ihya istemine konu şirketin yapılan ihtar ve ilana rağmen şirket asgari sermayesini yasal miktara yükseltmediğini, bu nedenle sicilden re'sen terkin edildiğini, şirketin terkin tarihi itibariyle taraf olduğu dava dosyaları ile alacak ve borçlarının ticaret sicil müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, dava açılmasına sebebiyet verilmediğini, ihya halinde ek tasfiye için tasfiye memuru atanması gerektiğini, yasal hasım durumunda bulunduklarını, aleyhlerine yargılama gideri hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ve şirket aleyhine açılan derdest dava mevcut iken ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden resen terkin ve ilan ettiği, ancak şirketin yetkili temsilcileri tarafından ihya istemine dayanak dava dosyası ile ilgili olarak davalı ... Sicil Müdürlüğüne herhangi bir bildirimde bulunulduğu, buna rağmen terkin işleminin hukuka aykırı olarak gerçekleştirildiği yönünde bir delil sunulmadığı, bu durumda davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve kusurlu olduğu gözetilerek davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulması ve kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine vekalet ücreti takdiri gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Alibeyoğulları İnşaat ... Turizm Dayanıklı Tüketim Malları Tekstil Oto Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin ihyasına, bu hususun Ankara Ticaret Sicili'ne tescili ile ilanına, şirketin ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere terkin işlemi öncesinde yetkili temsilcisi olan M. Y.'nin tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, şirketin derdest davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, dava açılmasına sebebiyet verilmediğini, ihtarın şirkete tebliğ edildiğini, gerekli ilanların yapıldığını, ihtarın hukuka uygun olduğunu, yasadan ... zorunlu hasım olduklarını, aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kısa kararı ile gerekçeli kararı arasında çelişki bulunduğunu, şirkete yapılan tebligatın ulaşıp ulaşmadığının belli olmadığı, şirket yetkilisine ise tebligat çıkarılmadığı, derdest dava varken terkin prosedürünün uygulandığı, terkinin usulsüz olduğu ve hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanmayacağı, şirketin münfesihlik durumunun devam ettiği ancak ek tasfiyeye karar verilmesi gerektiği, ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru atanacağı, davaya davalının sebebiyet verdiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, Alibeyoğulları İnşaat ... Turizm Dayanıklı Tüketim Malları Tekstil Oto Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin tasfiyeyle sınırlı ihyasına, M.Y.'nin tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, karar kesinleştiğinde kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; tebligatın şirkete teslim edildiğini, kanuni şartlara uygun terkin yapıldığını, yasal hasım olmaları nedeniyle aleyhe yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6102 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temsilcisince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2945 E. 2017/4387 K.
Ortak:re'sen terkin · yasal hasım · ticaret sicili müdürlüğü · ihya · tasfiye memuru · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı cevap dilekçesinde; «ihya» istemine konu şirketin yapılan «ihtar» ve «ilana» rağmen şirket asgari sermayesini yasal miktara yükseltmediğini, bu nedenle sicilden re'«sen terkin» edildiğini, şirketin terkin tarihi itibariyle taraf olduğu dava dosyaları ile alacak ve borçlarının «ticaret sicil müdürlükleri» tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, davanın «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığını, dava açılmasına sebebiyet verilmediğini, ihya halinde ek «tasfiye» için «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, «yasal hasım» durumunda bulunduklarını, aleyhlerine «yargılama gideri» hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Şti. arasında tapu iptali ve tescil davası bulunduğunu, «derdest» dava bulunduğu sırada şirketin ticaret sicilinden re'«sen terkin» edildiğini, yargılama aşamasında «ihya davası» açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek Alibeyoğulları İnş.
… e Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kısa kararı ile gerekçeli kararı arasında çelişki bulunduğunu, şirkete yapılan «tebligatın» ulaşıp ulaşmadığının belli olmadığı, şirket yetkilisine ise tebligat çıkarılmadığı, «derdest» dava varken «terkin» prosedürünün uygulandığı, terkinin usulsüz olduğu ve «hak düşürücü sürenin» somut olayda uygulanmayacağı, şirketin «münfesihlik» durumunun devam ettiği ancak ek tasfiyeye karar verilmesi gerektiği, ek «tasfiye işlemleri» için de «tasfiye memuru» atanacağı, davaya davalının sebebiyet verdiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, Alibeyoğulları İnşaat ...
Benzer bu karardaTTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · usulden reddi · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Somut olayda «tasfiye» memuruna «husumet» yöneltilmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/238 E. 2022/2290 K.
Ortak:limited şirket tasfiyesi · ihya davası · yasal hasım · şirketin tasfiyesi · şirketin ihyası · ticaret sicili müdürlüğü · yargılama giderleri · ihya · dava şartı
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı cevap dilekçesinde; «ihya» istemine konu şirketin yapılan «ihtar» ve «ilana» rağmen şirket asgari sermayesini yasal miktara yükseltmediğini, bu nedenle sicilden re'«sen terkin» edildiğini, şirketin terkin tarihi itibariyle taraf olduğu dava dosyaları ile alacak ve borçlarının «ticaret sicil müdürlükleri» tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, davanın «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığını, dava açılmasına sebebiyet verilmediğini, ihya halinde ek «tasfiye» için «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, «yasal hasım» durumunda bulunduklarını, aleyhlerine «yargılama gideri» hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki «şirket ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Şti. arasında tapu iptali ve tescil davası bulunduğunu, «derdest» dava bulunduğu sırada şirketin ticaret sicilinden re'«sen terkin» edildiğini, yargılama aşamasında «ihya davası» açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek Alibeyoğulları İnş.
Benzer bu karardaDava, «ortaklar kurulu» kararı ile «fesih» ve tasfiyesine karar verilen «limited şirketin tasfiyesi» sonucu sicilden «kaydının» silinmesinden sonra, davacı alacaklının mahkemece verilen «mehil» gereğince açmış olduğu şirket «tüzel kişiliğinin ihyası davası» olup, bu davada «husumet», tasfiyeyi sağlayan memur ile Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne düşer.
Ticaret Sicil Müdürlüğü «yasal hasım» olduğundan «yargılama giderlerinden sorumlu» değil ise de, davacı taraf, «ihya davası» açmakta haklı olduğundan ve davalı «tasfiye memuru» ilk celsede gelip davayı kabul etmediğinden, HMK 312/2 maddesi gereğince davalı tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve kararın bozulmasına karar verilmesi gerektirmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava tarihi itibariyle «tüzel kişiliği» bulunmayan şirket aleyhine dava açılamayacağı, Yamanlar Temizlik Özel Sağlık Hizmetleri Posta Dağıtım İnşaat Turizm Oto Kiralama Tekstil Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tasfiyesine dair «ortaklar kurulu» kararı sonrasında 23/08/1999 tarihinde «sicilden terkin» edildiği, İzmir 8.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/«266» esas sayılı davasına konu uyuşmazlık karşısında şirketin usulüne uygun tasfiyesinden bahsedilemeyeceği, sözkonusu davada şirkete «husumet» yöneltilebilmesi ve davaya konu uyuşmazlık ile ilgili yöneltilebilecek talepler yönünden «şirketin ihyası» talebinin yerinde olduğu ve davacının ihya talebinde bulunmak konusunda «hukuki yararının» bulunduğu, «tasfiye» sürecinde tasfiye memurunca gerekli ilanların yapıldığı ancak davacı tarafından başvurulmadığı ve tasfiye memurunun bu davanın konusundan haberdar olduğunun ispatlanamadığından «yargılama giderlerinin» üzerinde bırakıldığı gerekçesi ile, davalı Tasfiye Halinde Yamanlar Temizlik Özel Sağlık Hizmetleri Posta Dağıtım İnş.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişiliğin ihyası · i̇i̇k 266 · yargılama giderlerinden sorumluluk · ek mehil · davanın konusu · ortaklar kurulu kararı · sicilden terkin · istinaf incelemesi
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava tarihi itibariyle «tüzel kişiliği» bulunmayan şirket aleyhine dava açılamayacağı, Yamanlar Temizlik Özel Sağlık Hizmetleri Posta Dağıtım İnşaat Turizm Oto Kiralama Tekstil Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tasfiyesine dair «ortaklar kurulu» kararı sonrasında 23/08/1999 tarihinde «sicilden terkin» edildiği, İzmir 8.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/«266» esas sayılı davasına konu uyuşmazlık karşısında şirketin usulüne uygun tasfiyesinden bahsedilemeyeceği, sözkonusu davada şirkete «husumet» yöneltilebilmesi ve davaya konu uyuşmazlık ile ilgili yöneltilebilecek talepler yönünden «şirketin ihyası» talebinin yerinde olduğu ve davacının ihya talebinde bulunmak konusunda «hukuki yararının» bulunduğu, «tasfiye» sürecinde tasfiye memurunca gerekli ilanların yapıldığı ancak davacı tarafından başvurulmadığı ve tasfiye memurunun bu davanın konusundan haberdar olduğunun ispatlanamadığından «yargılama giderlerinin» üzerinde bırakıldığı gerekçesi ile, davalı Tasfiye Halinde Yamanlar Temizlik Özel Sağlık Hizmetleri Posta Dağıtım İnş.
Dava, «ortaklar kurulu» kararı ile «fesih» ve tasfiyesine karar verilen «limited şirketin tasfiyesi» sonucu sicilden «kaydının» silinmesinden sonra, davacı alacaklının mahkemece verilen «mehil» gereğince açmış olduğu şirket «tüzel kişiliğinin ihyası davası» olup, bu davada «husumet», tasfiyeyi sağlayan memur ile Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne düşer.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/«266» Esas sayılı davası ve bu «davanın konusu» ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek «tasfiye memuru» olarak «son» tasfiye memuru Veysel Prim'in atanmasına, kendisine ücret takdir edilmemesine ve «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» soncunda; «tasfiye» sürecinde tasfiye memurunca gerekli ilanların yapıldığı davacı tarafından «ilan» süresi içerisinde başvurulmadığı, tasfiye memurunun bu davanın konusundan haberdar olduğunun ispatlanamadığı dikkate alınarak «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakıldığı ve davacı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmediği, davalı ... müdürlüğünün davada «yasal hasım» konumunda bulunduğu, davalı tasfiye memurunun ise tasfiyeden aşamasında davacının alacağından bilgisi olduğunun sabit olmadığı, «terkin» tarihinin 23/08/2019 tarihi olduğu, davacının alacak davasının ise bu tarihten sonra 21/08/2020 tarihinde İzmir 8.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9608 E. 2015/9685 K.
Ortak:münfesihlik · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · ihtar · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı cevap dilekçesinde; «ihya» istemine konu şirketin yapılan «ihtar» ve «ilana» rağmen şirket asgari sermayesini yasal miktara yükseltmediğini, bu nedenle sicilden re'«sen terkin» edildiğini, şirketin terkin tarihi itibariyle taraf olduğu dava dosyaları ile alacak ve borçlarının «ticaret sicil müdürlükleri» tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, davanın «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığını, dava açılmasına sebebiyet verilmediğini, ihya halinde ek «tasfiye» için «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, «yasal hasım» durumunda bulunduklarını, aleyhlerine «yargılama gideri» hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… e Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kısa kararı ile gerekçeli kararı arasında çelişki bulunduğunu, şirkete yapılan «tebligatın» ulaşıp ulaşmadığının belli olmadığı, şirket yetkilisine ise tebligat çıkarılmadığı, «derdest» dava varken «terkin» prosedürünün uygulandığı, terkinin usulsüz olduğu ve «hak düşürücü sürenin» somut olayda uygulanmayacağı, şirketin «münfesihlik» durumunun devam ettiği ancak ek tasfiyeye karar verilmesi gerektiği, ek «tasfiye işlemleri» için de «tasfiye memuru» atanacağı, davaya davalının sebebiyet verdiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, Alibeyoğulları İnşaat ...
Taraflar arasındaki «şirket ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda01.01.1999 tarihinde «münfesih» duruma geldiği anlaşılmış ise de; dosya kapsamından şirkete bir «tasfiye memuru» atanmış olduğuna ilişkin bilgi belge bulunmadığı gibi, re'sen «sicilden terkin» edilmiş şirketler bakımından «ihya» kararı verilmesi halinde tasfiye haline gireceğine ilişkin bir yasal düzenleme de bulunmadığından, somut olayda yalnız «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca tasfiye memurunun da hasım gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın eksik husumet nedeniyle reddi doğru olmamış, bo …
Maddesi 4-b bendi uyarınca 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye arttırımında bulunmayarak «münfesih» olan şirketlere yapılacak «ihtarın tebliği» tarihinden itibaren iki ay içinde «tasfiye» memurunun bildirilmemesi halinde şirketin «ticaret sicili» kayıtlarından unvanı re'sen silinecektir.
Maddesine dayalı «terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup; Yasa'nın 7.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtar tebliği · sicilden terkin · husumet
Benzer bu kararda01.01.1999 tarihinde «münfesih» duruma geldiği anlaşılmış ise de; dosya kapsamından şirkete bir «tasfiye memuru» atanmış olduğuna ilişkin bilgi belge bulunmadığı gibi, re'sen «sicilden terkin» edilmiş şirketler bakımından «ihya» kararı verilmesi halinde tasfiye haline gireceğine ilişkin bir yasal düzenleme de bulunmadığından, somut olayda yalnız «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca tasfiye memurunun da hasım gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın eksik husumet nedeniyle reddi doğru olmamış, bo …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «ihyası» istenen şirketin-«tasfiye» memurunun da ihya davasında hasım gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle eksik «husumet» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Maddesi 4-b bendi uyarınca 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye arttırımında bulunmayarak «münfesih» olan şirketlere yapılacak «ihtarın tebliği» tarihinden itibaren iki ay içinde «tasfiye» memurunun bildirilmemesi halinde şirketin «ticaret sicili» kayıtlarından unvanı re'sen silinecektir.
1 benzer karar daha
-
Şirketin ihyası | Şirketin ihyası | Ticaret sicil tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15483 E. 2011/6202 K.
Ortak:yasal hasım · şirketin tasfiyesi · ticaret sicili tescili · şirketin ihyası · ticaret sicili müdürlüğü · ihya · yargılama gideri · ticaret sicili · dava şartı
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı cevap dilekçesinde; «ihya» istemine konu şirketin yapılan «ihtar» ve «ilana» rağmen şirket asgari sermayesini yasal miktara yükseltmediğini, bu nedenle sicilden re'«sen terkin» edildiğini, şirketin terkin tarihi itibariyle taraf olduğu dava dosyaları ile alacak ve borçlarının «ticaret sicil müdürlükleri» tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, davanın «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığını, dava açılmasına sebebiyet verilmediğini, ihya halinde ek «tasfiye» için «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, «yasal hasım» durumunda bulunduklarını, aleyhlerine «yargılama gideri» hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki «şirket ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde özetle; «tebligatın» şirkete «teslim» edildiğini, kanuni şartlara uygun «terkin» yapıldığını, «yasal hasım» olmaları nedeniyle aleyhe «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda2-Davalı ... vekilinin temyiz istemine gelince; dava, «anonim şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, bu tür davalarda, davalılardan «ticaret sicil müdürlüğü» «yasal hasım» konumunda bulunmakla, davanın açılmasına kendisi sebebiyet vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «şirketin tasfiyesinden» önce davacı tarafından «alacak davası» açıldığı, şirketin ihyasının istenmesinde «hukuki yarar» bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, şirketin ihyasına, «ticaret sicile tesciline» karar verilmiştir.
Bu nedenle, sicil aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerekirken, aksine hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı ... yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacak davası · anonim şirket · hukuki yarar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «şirketin tasfiyesinden» önce davacı tarafından «alacak davası» açıldığı, şirketin ihyasının istenmesinde «hukuki yarar» bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, şirketin ihyasına, «ticaret sicile tesciline» karar verilmiştir.
2-Davalı ... vekilinin temyiz istemine gelince; dava, «anonim şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, bu tür davalarda, davalılardan «ticaret sicil müdürlüğü» «yasal hasım» konumunda bulunmakla, davanın açılmasına kendisi sebebiyet vermemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6184 E. , 2023/7377 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1290 Esas, 2023/1138 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/224 E., 2023/419 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile ihyası talep edilen Alibeyoğulları İnş. Eml. Tur. Day. San. Tic. Ltd. Şti. arasında tapu iptali ve tescil davası bulunduğunu, derdest dava bulunduğu sırada şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiğini, yargılama aşamasında ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek Alibeyoğulları İnş. Eml. Tur. Day. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; ihya istemine konu şirketin yapılan ihtar ve ilana rağmen şirket asgari sermayesini yasal miktara yükseltmediğini, bu nedenle sicilden re'sen terkin edildiğini, şirketin terkin tarihi itibariyle taraf olduğu dava dosyaları ile alacak ve borçlarının ticaret sicil müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, dava açılmasına sebebiyet verilmediğini, ihya halinde ek tasfiye için tasfiye memuru atanması gerektiğini, yasal hasım durumunda bulunduklarını, aleyhlerine yargılama gideri hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ve şirket aleyhine açılan derdest dava mevcut iken ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden resen terkin ve ilan ettiği, ancak şirketin yetkili temsilcileri tarafından ihya istemine dayanak dava dosyası ile ilgili olarak davalı ... Sicil Müdürlüğüne herhangi bir bildirimde bulunulduğu, buna rağmen terkin işleminin hukuka aykırı olarak gerçekleştirildiği yönünde bir delil sunulmadığı, bu durumda davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve kusurlu olduğu gözetilerek davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulması ve kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine vekalet ücreti takdiri gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Alibeyoğulları İnşaat ...
Turizm Dayanıklı Tüketim Malları Tekstil Oto Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin ihyasına, bu hususun Ankara Ticaret Sicili'ne tescili ile ilanına, şirketin ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere terkin işlemi öncesinde yetkili temsilcisi olan M. Y.'nin tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, şirketin derdest davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, dava açılmasına sebebiyet verilmediğini, ihtarın şirkete tebliğ edildiğini, gerekli ilanların yapıldığını, ihtarın hukuka uygun olduğunu, yasadan ... zorunlu hasım olduklarını, aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kısa kararı ile gerekçeli kararı arasında çelişki bulunduğunu, şirkete yapılan tebligatın ulaşıp ulaşmadığının belli olmadığı, şirket yetkilisine ise tebligat çıkarılmadığı, derdest dava varken terkin prosedürünün uygulandığı, terkinin usulsüz olduğu ve hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanmayacağı, şirketin münfesihlik durumunun devam ettiği ancak ek tasfiyeye karar verilmesi gerektiği, ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru atanacağı, davaya davalının sebebiyet verdiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, Alibeyoğulları İnşaat ...
Turizm Dayanıklı Tüketim Malları Tekstil Oto Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin tasfiyeyle sınırlı ihyasına, M.Y.'nin tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, karar kesinleştiğinde kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; tebligatın şirkete teslim edildiğini, kanuni şartlara uygun terkin yapıldığını, yasal hasım olmaları nedeniyle aleyhe yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6102 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temsilcisince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990125400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz