Şirketin İhyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/238 E. 2022/2290 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket tasfiyesi↗ tüzel kişiliğin ihyası↗ i̇i̇k 266↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ ihya davası↗ ek mehil↗ yasal hasım↗ şirketin tasfiyesi↗ davanın konusu↗ şirketin ihyası↗ ortaklar kurulu kararı↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ sicilden terkin↗ ek prim↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ istinaf incelemesi↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ tüzel kişilik↗ kâr dağıtımı↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava tarihi itibariyle tüzel kişiliği bulunmayan şirket aleyhine dava açılamayacağı, Yamanlar Temizlik Özel Sağlık Hizmetleri Posta Dağıtım İnşaat Turizm Oto Kiralama Tekstil Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tasfiyesine dair ortaklar kurulu kararı sonrasında 23/08/1999 tarihinde sicilden terkin edildiği, İzmir 8.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/266 esas sayılı davasına konu uyuşmazlık karşısında şirketin usulüne uygun tasfiyesinden bahsedilemeyeceği, sözkonusu davada şirkete husumet yöneltilebilmesi ve davaya konu uyuşmazlık ile ilgili yöneltilebilecek talepler yönünden şirketin ihyası talebinin yerinde olduğu ve davacının ihya talebinde bulunmak konusunda hukuki yararının bulunduğu, tasfiye sürecinde tasfiye memurunca gerekli ilanların yapıldığı ancak davacı tarafından başvurulmadığı ve tasfiye memurunun bu davanın konusundan haberdar olduğunun ispatlanamadığından yargılama giderlerinin üzerinde bırakıldığı gerekçesi ile, davalı Tasfiye Halinde Yamanlar Temizlik Özel Sağlık Hizmetleri Posta Dağıtım İnş. Tur. Oto Kiralama Tekstil Gıda San ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile davanın reddine, davalı ... Prim ve İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine açılan davanın kabulü ile İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Merkez 103182 sicilinde kayıtlı T.H. Yamanlar Temizlik Özel Sağlık Hiz. Posta Dağ. İnş. Tur. Oto Kiralama Tekstil Gıda San ve Tic. Ltd. Şti. 'nin İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/266 Esas sayılı davası ve bu davanın konusu ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek tasfiye memuru olarak son tasfiye memuru Veysel Prim'in atanmasına, kendisine ücret takdir edilmemesine ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi soncunda; tasfiye sürecinde tasfiye memurunca gerekli ilanların yapıldığı davacı tarafından ilan süresi içerisinde başvurulmadığı, tasfiye memurunun bu davanın konusundan haberdar olduğunun ispatlanamadığı dikkate alınarak yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakıldığı ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, davalı ... müdürlüğünün davada yasal hasım konumunda bulunduğu, davalı tasfiye memurunun ise tasfiyeden aşamasında davacının alacağından bilgisi olduğunun sabit olmadığı, terkin tarihinin 23/08/2019 tarihi olduğu, davacının alacak davasının ise bu tarihten sonra 21/08/2020 tarihinde İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/266 esas sayılı dosyasında açıldığı, dolayısıyla davalı tasfiye memurunun kusurlu olduğunun da kabul edilemeyeceği, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuıştur.
Dava, ortaklar kurulu kararı ile fesih ve tasfiyesine karar verilen limited şirketin tasfiyesi sonucu sicilden kaydının silinmesinden sonra, davacı alacaklının mahkemece verilen mehil gereğince açmış olduğu şirket tüzel kişiliğinin ihyası davası olup, bu davada husumet, tasfiyeyi sağlayan memur ile Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne düşer. Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu değil ise de, davacı taraf, ihya davası açmakta haklı olduğundan ve davalı tasfiye memuru ilk celsede gelip davayı kabul etmediğinden, HMK 312/2 maddesi gereğince davalı tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve kararın bozulmasına karar verilmesi gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2945 E. 2017/4387 K.
Ortak:yasal hasım · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava tarihi itibariyle «tüzel kişiliği» bulunmayan şirket aleyhine dava açılamayacağı, Yamanlar Temizlik Özel Sağlık Hizmetleri Posta Dağıtım İnşaat Turizm Oto Kiralama Tekstil Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tasfiyesine dair «ortaklar kurulu» kararı sonrasında 23/08/1999 tarihinde «sicilden terkin» edildiği, İzmir 8.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/«266» esas sayılı davasına konu uyuşmazlık karşısında şirketin usulüne uygun tasfiyesinden bahsedilemeyeceği, sözkonusu davada şirkete «husumet» yöneltilebilmesi ve davaya konu uyuşmazlık ile ilgili yöneltilebilecek talepler yönünden «şirketin ihyası» talebinin yerinde olduğu ve davacının ihya talebinde bulunmak konusunda «hukuki yararının» bulunduğu, «tasfiye» sürecinde tasfiye memurunca gerekli ilanların yapıldığı ancak davacı tarafından başvurulmadığı ve tasfiye memurunun bu davanın konusundan haberdar olduğunun ispatlanamadığından «yargılama giderlerinin» üzerinde bırakıldığı gerekçesi ile, davalı Tasfiye Halinde Yamanlar Temizlik Özel Sağlık Hizmetleri Posta Dağıtım İnş.
Ticaret Sicil Müdürlüğü «yasal hasım» olduğundan «yargılama giderlerinden sorumlu» değil ise de, davacı taraf, «ihya davası» açmakta haklı olduğundan ve davalı «tasfiye memuru» ilk celsede gelip davayı kabul etmediğinden, HMK 312/2 maddesi gereğince davalı tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve kararın bozulmasına karar verilmesi gerektirmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» soncunda; «tasfiye» sürecinde tasfiye memurunca gerekli ilanların yapıldığı davacı tarafından «ilan» süresi içerisinde başvurulmadığı, tasfiye memurunun bu davanın konusundan haberdar olduğunun ispatlanamadığı dikkate alınarak «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakıldığı ve davacı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmediği, davalı ... müdürlüğünün davada «yasal hasım» konumunda bulunduğu, davalı tasfiye memurunun ise tasfiyeden aşamasında davacının alacağından bilgisi olduğunun sabit olmadığı, «terkin» tarihinin 23/08/2019 tarihi olduğu, davacının alacak davasının ise bu tarihten sonra 21/08/2020 tarihinde İzmir 8.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · usulden reddi · temsil
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17037 E. 2013/22036 K.
Ortak:tasfiye memuru · ek tasfiye · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/«266» Esas sayılı davası ve bu «davanın konusu» ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek «tasfiye memuru» olarak «son» tasfiye memuru Veysel Prim'in atanmasına, kendisine ücret takdir edilmemesine ve «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» soncunda; «tasfiye» sürecinde tasfiye memurunca gerekli ilanların yapıldığı davacı tarafından «ilan» süresi içerisinde başvurulmadığı, tasfiye memurunun bu davanın konusundan haberdar olduğunun ispatlanamadığı dikkate alınarak «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakıldığı ve davacı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmediği, davalı ... müdürlüğünün davada «yasal hasım» konumunda bulunduğu, davalı tasfiye memurunun ise tasfiyeden aşamasında davacının alacağından bilgisi olduğunun sabit olmadığı, «terkin» tarihinin 23/08/2019 tarihi olduğu, davacının alacak davasının ise bu tarihten sonra 21/08/2020 tarihinde İzmir 8.
Ticaret Sicil Müdürlüğü «yasal hasım» olduğundan «yargılama giderlerinden sorumlu» değil ise de, davacı taraf, «ihya davası» açmakta haklı olduğundan ve davalı «tasfiye memuru» ilk celsede gelip davayı kabul etmediğinden, HMK 312/2 maddesi gereğince davalı tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve kararın bozulmasına karar verilmesi gerektirmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, talep edilmediği halde davacı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bu nedenle mümeyyiz davalı «tasfiye memuru» yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı «tasfiye» memurunun aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/238 E. , 2022/2290 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.05.2021 tarih ve 2020/677 E. - 2021/471 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 04.11.2021 tarih ve 2021/1241 E. - 2021/1141 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; bakanlıkları tarafından açılan İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/266 esas sayılı rücuen tazminat davasının davalılarından birinin Yamanlar Temizlik Özel Sağlık Hizmetleri Posta Dağıtım İnşaat Turizm Oto Kiralama Tekstil Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğunu, şirketin tasfiyeye girdiğini ve 23/08/2019 tarihinde tasfiyenin tamamlandığının anlaşılması üzerine şirketin ihyası yönünden dava açılması için kendilerine bir aylık kesin süre verildiğini ileri sürereki şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Müdürlüğü; Tas. Hal. Yamanlar Temizlik Özel Sağlık Hizmetleri Posta Dağıtım İnşaat Turizm Oto Kiralama Tekstil Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 27/05/1998 tarihinde kurularak sicile tescili edildiğini, 10/07/2018 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ...'in seçildiğini, 06/08/2019 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeniyle ünvan ve işletme kaydının ticaret sicil memurluğunca silinmesine karar verildiğini, 23/08/2018 tarihinde kapanışının sicile tescilinin yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğini, tasfiyenin usulüne uygun tamamlanmamış olmasından tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, müdürlüklerinin yasal hasım konumunda olduğunu ve aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava tarihi itibariyle tüzel kişiliği bulunmayan şirket aleyhine dava açılamayacağı, Yamanlar Temizlik Özel Sağlık Hizmetleri Posta Dağıtım İnşaat Turizm Oto Kiralama Tekstil Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tasfiyesine dair ortaklar kurulu kararı sonrasında 23/08/1999 tarihinde sicilden terkin edildiği, İzmir 8.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/266 esas sayılı davasına konu uyuşmazlık karşısında şirketin usulüne uygun tasfiyesinden bahsedilemeyeceği, sözkonusu davada şirkete husumet yöneltilebilmesi ve davaya konu uyuşmazlık ile ilgili yöneltilebilecek talepler yönünden şirketin ihyası talebinin yerinde olduğu ve davacının ihya talebinde bulunmak konusunda hukuki yararının bulunduğu, tasfiye sürecinde tasfiye memurunca gerekli ilanların yapıldığı ancak davacı tarafından başvurulmadığı ve tasfiye memurunun bu davanın konusundan haberdar olduğunun ispatlanamadığından yargılama giderlerinin üzerinde bırakıldığı gerekçesi ile, davalı Tasfiye Halinde Yamanlar Temizlik Özel Sağlık Hizmetleri Posta Dağıtım İnş.
Tur. Oto Kiralama Tekstil Gıda San ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile davanın reddine, davalı ... Prim ve İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine açılan davanın kabulü ile İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Merkez 103182 sicilinde kayıtlı T.H. Yamanlar Temizlik Özel Sağlık Hiz. Posta Dağ. İnş. Tur. Oto Kiralama Tekstil Gıda San ve Tic. Ltd. Şti. 'nin İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/266 Esas sayılı davası ve bu davanın konusu ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek tasfiye memuru olarak son tasfiye memuru Veysel Prim'in atanmasına, kendisine ücret takdir edilmemesine ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi soncunda; tasfiye sürecinde tasfiye memurunca gerekli ilanların yapıldığı davacı tarafından ilan süresi içerisinde başvurulmadığı, tasfiye memurunun bu davanın konusundan haberdar olduğunun ispatlanamadığı dikkate alınarak yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakıldığı ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, davalı ... müdürlüğünün davada yasal hasım konumunda bulunduğu, davalı tasfiye memurunun ise tasfiyeden aşamasında davacının alacağından bilgisi olduğunun sabit olmadığı, terkin tarihinin 23/08/2019 tarihi olduğu, davacının alacak davasının ise bu tarihten sonra 21/08/2020 tarihinde İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/266 esas sayılı dosyasında açıldığı, dolayısıyla davalı tasfiye memurunun kusurlu olduğunun da kabul edilemeyeceği, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuıştur.
Dava, ortaklar kurulu kararı ile fesih ve tasfiyesine karar verilen limited şirketin tasfiyesi sonucu sicilden kaydının silinmesinden sonra, davacı alacaklının mahkemece verilen mehil gereğince açmış olduğu şirket tüzel kişiliğinin ihyası davası olup, bu davada husumet, tasfiyeyi sağlayan memur ile Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne düşer. Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu değil ise de, davacı taraf, ihya davası açmakta haklı olduğundan ve davalı tasfiye memuru ilk celsede gelip davayı kabul etmediğinden, HMK 312/2 maddesi gereğince davalı tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve kararın bozulmasına karar verilmesi gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1.maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/769355700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz