Müdürün azli | Limited şirket müdürünün azli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3415 E. 2023/7311 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutabakat formu↗ bağlılık yükümü↗ limited şirket müdürünün azli↗ servis sözleşmesi↗ şirket müdürünün sorumluluğu↗ bağlılık yükümlülüğü↗ şirket müdürünün azli↗ yönetim kayyımı↗ idari işlem↗ limited şirket ortağı↗ azil↗ temsil yetkisi↗ kayyım atanması↗ haklı sebep↗ ortaklıktan çıkarılma↗ bekletici mesele↗ şirket müdürlüğü↗ şirketin feshi↗ mutabakat↗ kayyım↗ aktif dava ehliyeti↗ şirket müdürü↗ ba formu↗ sözleşmenin feshi↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ şikayet↗ şirket zararı↗ tazminat davası↗ yargılama giderleri↗ fesih↗ vade↗ protokol↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ ihbar↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ taahhütname↗ ihtarname↗ dosya masrafı↗ yetkisizlik kararı↗ ilan↗ dava sebebi↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/83 E., 2021/183 K.
Taraflar arasındaki limited şirket müdürünün azli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Arben641 ... Eşya Teknik Servis Nakliye İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. kurulurken servis sahibi ortakların amacının masrafları azaltmak ve eşit oranda iş yapıp eşit oranda hisse almak olduğunu, ortakların kendi aralarında servis sözleşmesi feshedilen ortağın hisse ve kar payını alarak ortaklıktan ayrılacağının protokolle kararlaştırıldığını, bu nedenle ortak sayısının dörde düştüğünü, davalı ...'nın şirket müdürü olduktan sonra Ekim 2018 tarihinde ortaklardan ... Kadıoğlu'nun sahip olduğu Kadıoğlu Elektrik Ltd. Şti.'nin servis sözleşmesinin fesih edildiğini, ancak sözleşmesi feshedilmesine rağmen Arben641'den ayrılmadığını, davalı şirket ...'nın sözleşmesi devam eden davacı ve diğer ortağı dışladığını, şirket gelir giderleri ile ilgili bilgi vermemeye başladığını ve şirketi sözleşmesi fesih olan ... Kadıoğlu ile yönetmeye başladığını, Haziran 2019 tarihinde şahsına ait servis sözleşmesinin feshedildiğini, davalının protokole göre müdürlükten ve şirket ortaklığından ayrılması gerekirken ne müdürlükten ne de ortaklıktan ayrıldığını, şirketin ... işvereni ve işbu şirketin kuruluş sebebi olan Arçelik Pazarlama A.Ş.'nin de şirket ile olan sözleşmesini feshettiğini, şirket müdürünün yönetim yetkisini kötüye kullandığını, sadakat ve bilgi verme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, ortaklara bilgi vermeden şirket sözleşmesinin feshi ihbarına sebep olacak işlem ve eylemlerde bulunduğunu, bu nedenle şirket müdürünün azli için haklı sebeplerin oluştuğunu ileri sürerek şirkete yönetici kayyımı atanmasına, şirket müdürünün haklı sebeple mahkemece azline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının göreve başlamış olduğu 25.01.2018 tarihinden itibaren düzenli olarak davacının da içinde bulunduğu ortaklara mail yollanarak hesap bakiyeleri ile ilgili bilgi verildiğini, davacının yönetimde olduğu iki yıllık dönem boyunca davalıya aynı şekilde düzenli bir bilgilendirme yapılmadığı gibi ... bir mail dahi gönderilmediğini, davalı Arçelik Pazarlama A.Ş.'ye gönderilen ihtarnamenin şirketini zarara sokacak bir ihtarname olmadığını, bilakis şirketin haklarını korumak için keşide edildiğini, Arçelik A.Ş.'nin göndermiş olduğu mutabakat formu ile ... taraflı olarak şirket aleyhine değişikliklerin yapıldığını, ancak davalı tarafından bu değişikliğin kabul edilmediğini, taleplerinin şirketi zarara uğratmak bir yana karlılığını arttırmak amacıyla şirket müdürünün sorumlulukları kapsamında yapıldığını ve müspet sonuçlar alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca her ortağın, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebileceği, maddenin sonraki fıkrasında ise yöneticinin, ... ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden ... yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağının düzenlendiği, bilirkişi raporunda davalının müdürlüğünün başlangıç dönemi olan 2018 yılında Arben641 Ltd. Şti.'nin mali veriler açısından zirve yaşadığını, 2019 yılında kısmi gerilemeler yaşadığı ve 2020 yılında ise şirketin ana faaliyetinin sonlandığı, faaliyetlerinden zarar ettiği ve buna koşut olarak varlık kalemlerinin genel olarak azalma trendine girdiği, şirketin ödeme gücü olduğu halde vadesi geçmiş vergi borçlarının ödenmemesinin şirketin zararına olduğu ve önceki yıllarda kar eden şirketin 2020 yılında faaliyetlerinden zarar ettiği ve aktiflerini tüketen bir duruma düştüğü belirtilmekle, şirketin kuruluş amacına uygun ekonomik sonuçlar alacak şekilde yönetilemediğinin anlaşıldığı, davalı şirket müdürünün bağlılık ve ... yükümlülüğüne uymadığı, diğer ortakların zararına yol açtığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde kayıtlı Arben641 ... Eşya Teknik Servis Nakliye İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin şirket müdürü olan davalı ...’nın 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince azline, karar kesinleşinceye kadar ... kayyımı ...’ın görevinin şirketi temsil ve ilzama yetkili (yönetim kayyımı) sıfatıyla devamına, keyfiyetin masrafı davacıdan alınarak ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın gerekçesinde tahsile karar verilirken hüküm kesinleşinceye dek yatırılan kayyım ücretinin tahsiline şeklinde bir karar verilmediğini, karar kesinleşinceye kadar ödenecek kayyım ücretinin davalıdan tahsiline şeklinde düzeltme yapılması gerektiğini savunarak kararın yalnızca bu yönden kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme dayanak bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, şirketin genel kurul yaparak şirket müdürünü seçmesi gerekirken mahkemece kayyım atanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının azli bakımından gerekçede haklı sebep olarak dayanılan zarar olgusu dışındaki diğer hususların davacının, davalıya karşı şahsi münasebetinden kaynaklandığını, şirket yönetimine ilişkin olmadığını, davacının haklı nedenlerin varlığını ispat edemediği, şirketin zararını oluşturan masrafların neler olduğunun ... ve makul masraflardan olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, davalının kusurunun tespitinin gerekli olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının müdür olduğu dönemde, dava dışı Arçelik Pazarlama A.Ş.'nin yetkili servis işini yapan dava dışı şirketin faaliyet kârlarını öncelikle artırmış ise de, daha sonra Arçelik Pazarlama A.Ş.'ye gönderdiği ihtarname ile farklı servisler arasındaki farklı fiyat uygulamasına son verilmesini istediği, ancak bu iddiaya ilişkin bir delilinin olmadığı ve süreç içerisinde önce şirketin faaliyet kârlarının düşmesine, sonrasında Arçelik Pazarlama A.Ş.'nin yetkili servis işinin kaybedilmesine ve şirket faaliyetlerinin sona ermesine neden olduğu, bu durumun şirketin kötü yönetildiğini gösterdiği, diğer yandan eldeki dava devam ederken, şirketin bir kısım vergi borçlarının ödenmediği ve araçların genel kurul kararlarına aykırı şekilde satıldığı, şirket varlıklarının azaltıldığı, bu belirlemelere göre davalının şirket müdürlüğünden azli için haklı nedenlerin oluştuğu görülmekle, davalının tüm istinaf istemlerinin reddinin gerektiği, kayyım ücretinin 6100 sayılı Kanun'un 323 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi gereğince yargılama giderleri içerisinde olduğu, hüküm verilinceye kadar kayyım ücretinin haklılık durumuna göre taraflardan tahsiline karar verilebileceği, ancak hüküm tarihinden kesinleşme tarihine kadar ki sürede yapılacak yargılama giderleri belirli olmadığından İlk Derece Mahkemesince hüküm tarihinde bir karar verilmesinin mümkün olmadığı, hükümden sonraki yargılama giderleri belirli olmadığından, kararın kesinleşmesinden sonra belirli hale gelen işlemin ilamın icrası sırasında dikkate alınacağı ve bu fıkraya ilişkin idari işlemin o aşamada yapılması gerektiği, bu nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle ve davacının hem müdürlükten azil hem de şirketin feshi davasını açtığını, bu iki talebin birbiri ile çeliştiğini, ayrıca davacının şirket ortaklığından çıkması halinde işbu davada hukuki yararının kalmayacağını, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/152 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, şirketin zarar etmediğini, firmanın zarar etmeye başlamasının sebebinin, Arçelik firmasının servis sözleşmesini haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde fesih etmesinden kaynaklandığını, Arçelik firmasına karşı tazminat davası açılması taleplerinin genel kurulda davacı tarafından kabul görmediğini, bu kararın iptali için de dava açıldığını, müdürlük döneminde Arçelik firmasının şirkete yönelik bir şikayetinin olmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket müdürünün azli istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası
3. Değerlendirme
Dava, limited şirket ortağı tarafından şirketin müdürüne karşı açılan şirket müdürünün azli istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemesinin karar tarihinden sonra davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verildiği anlaşılmış olup, artık davacının 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince şirket müdürünün azlini isteme konusunda aktif dava ehliyetinin bulunmadığının kabulü gerekmektedir.
6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin (d) bendi gereğince tarafların yargılama süresince dava ehliyetine sahip olması dava şartlarından olmakla birlikte, bu husus aynı Kanun'un 115 ... maddesi gereğince resen yargılamanın her aşamasında göz önüne alınabilmektedir.
Bu nedenle, davacının limited şirket müdürünün azli davasını açmasının mümkün olmadığı, bu hususun aktif dava ehliyetine ilişkin eksiklik teşkil ettiği gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin (d) bendi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6365 E. 2018/236 K.
Ortak:bağlılık yükümü · limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · temsil yetkisi · haklı sebep · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · usulden reddi · dava şartı
İncelediğiniz kararda… irtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca her ortağın, haklı nedenlerin varlığı halinde «limited şirket» yöneticilerinin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını mahkemeden talep edebileceği, maddenin sonraki fıkrasında ise yöneticinin, ... ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden ... yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağının düzenlendiği, bilirkişi raporunda davalının müdürlüğünün başlangıç dönemi olan 2018 yılında Arben641 Ltd.
Bu nedenle, davacının «limited şirket müdürünün azli» davasını açmasının mümkün olmadığı, bu hususun aktif dava «ehliyetine» ilişkin eksiklik teşkil ettiği gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin (d) bendi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Taraflar arasındaki «limited şirket müdürünün azli» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeden doğan dava · zayi · ispat yükü · uyuşmazlık konusu · husumet yokluğu · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme · husumet
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların «ispat yükünün» davacılar üzerinde olduğu gözetilerek, belirtilen iddialar üzerinde durulmak, şirket kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak ve sonuçta davalının görevini yerine getirmesinde haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde davalının «şirket müdürü» olmadığı ve sorumlu bulunmadığı döneme ilişkin «defterleri» sunmadığı gerekçesiyle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Bu durum karşısında, davalı şirket hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı şirket aleyhine hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
Şirket müdürünün azli davalarında «husumetin» azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12858 E. 2018/4217 K.
Ortak:bağlılık yükümü · limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · temsil yetkisi · kayyım atanması · haklı sebep · kayyım · şirket müdürü
İncelediğiniz karardaKadıoğlu ile yönetmeye başladığını, Haziran 2019 tarihinde şahsına ait «servis sözleşmesinin» feshedildiğini, davalının «protokole» göre müdürlükten ve şirket ortaklığından ayrılması gerekirken ne müdürlükten ne de ortaklıktan ayrıldığını, şirketin ... işvereni ve işbu şirketin kuruluş «sebebi» olan Arçelik Pazarlama A.Ş.'nin de şirket ile olan sözleşmesini feshettiğini, şirket müdürünün yönetim «yetkisini» kötüye kullandığını, sadakat ve bilgi verme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, ortaklara bilgi vermeden şirket «sözleşmesinin feshi» «ihbarına» sebep olacak işlem ve eylemlerde bulunduğunu, bu nedenle «şirket müdürünün azli» için haklı sebeplerin oluştuğunu ileri sürerek şirkete «yönetici kayyımı atanmasına», şirket müdürünün haklı sebeple mahkemece azline karar verilmesini talep etmiştir.
… irtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca her ortağın, haklı nedenlerin varlığı halinde «limited şirket» yöneticilerinin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını mahkemeden talep edebileceği, maddenin sonraki fıkrasında ise yöneticinin, ... ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden ... yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağının düzenlendiği, bilirkişi raporunda davalının müdürlüğünün başlangıç dönemi olan 2018 yılında Arben641 Ltd.
… istinaf dilekçesinde özetle; hükme dayanak bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, şirketin genel kurul yaparak şirket müdürünü seçmesi gerekirken mahkemece «kayyım atanmasının» usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının azli bakımından gerekçede «haklı sebep» olarak dayanılan zarar olgusu dışındaki diğer hususların davacının, davalıya karşı şahsi münasebetinden kaynaklandığını, şirket yönetimine ilişkin olmadığını, davacının haklı nedenlerin varlığını ispat edemediği, «şirketin zararını» oluşturan «masrafların» neler olduğunun ... ve makul masraflardan olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, davalının kusurunun tespitinin gerekli olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını …
Benzer bu karardaDava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» ve davalı şirkete «kayyım atanması» istemlerine ilişkin olup, dosya kapsamında bulunan taraf beyanları ve iradeleri gözetildiğinde tarafların davalı şirketin ortakları oldukları, davalı ... ...’un bu «şirketin müdürü» olduğu ve halen görevine devam ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Bu itibarla, mahkemece, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların ispatlandığı ve davalı «şirket müdürünün azli» yönünden haklı sebeplerin oluştuğu gözetilerek, davalı şirket müdürünün haklı nedenle azline ve davalı şirkete «kayyım atanmasına» karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeden doğan dava · uyuşmazlık konusu · kötü niyet · ticari defter · haciz · eksik inceleme · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaŞti. ve dava dışı birçok şirkete satıldığı ve satışa yönelik faturaların dosyaya «ibraz» edildiği, ayrıca davalı şirket aleyhine icra takipleri yapıldığı ve «haciz» işlemleri uygulandığı, şirket borçlarının özellikle ödenmediği, davalı şirketin 2015 yılı «ticari defterleri» tutulmadığı için bu hususların bilirkişi raporunda göz ardı edildiği anlaşılmaktadır.
Ancak, dosya kapsamından, davalı şirketin 2015 yılı «ticari defterlerinin» tutulmadığı, davalı «şirket müdürü» ve davalı şirketin diğer ortaklarının, davalı şirket ile aynı işi yapan dava dışı ...Tic.
… a kapsamına göre; davacının % 55 hisse ile davalı şirketin 17.03.2014 tarihinden itibaren ortağı ve 14.08.2012-27.02.2015 tarihleri arasında münferit imzaya yetkili «şirket müdürü» olduğu, 19.03.2014 tarihli «protokole» göre davacının davalı şirketteki ortaklığının sembolik bir ortaklık olduğu, davacının müdürlükten ayrılmasından yaklaşık 3,5 ay sonra işbu davanın açıldığı, davalı müdürün herhangi bir «kötü niyetinin», haksız veya kusurlu eylemi veya ihmalinin bulunmadığı, şirketin amacına uygun ve iyi yönetildiği, zaten davadan kısa süre öncesine kadar da davalı şirketin tek ye …
Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» ve davalı şirkete «kayyım atanması» istemlerine ilişkin olup, dosya kapsamında bulunan taraf beyanları ve iradeleri gözetildiğinde tarafların davalı şirketin ortakları oldukları, davalı ... ...’un bu «şirketin müdürü» olduğu ve halen görevine devam ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3736 E. 2020/1929 K.
Ortak:bağlılık yükümü · yönetim kayyımı · kayyım atanması · şirket müdürlüğü · kayyım · limited şirket · yetkisizlik kararı · temsil
İncelediğiniz karardaKadıoğlu ile yönetmeye başladığını, Haziran 2019 tarihinde şahsına ait «servis sözleşmesinin» feshedildiğini, davalının «protokole» göre müdürlükten ve şirket ortaklığından ayrılması gerekirken ne müdürlükten ne de ortaklıktan ayrıldığını, şirketin ... işvereni ve işbu şirketin kuruluş «sebebi» olan Arçelik Pazarlama A.Ş.'nin de şirket ile olan sözleşmesini feshettiğini, şirket müdürünün yönetim «yetkisini» kötüye kullandığını, sadakat ve bilgi verme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, ortaklara bilgi vermeden şirket «sözleşmesinin feshi» «ihbarına» sebep olacak işlem ve eylemlerde bulunduğunu, bu nedenle «şirket müdürünün azli» için haklı sebeplerin oluştuğunu ileri sürerek şirkete «yönetici kayyımı atanmasına», şirket müdürünün haklı sebeple mahkemece azline karar verilmesini talep etmiştir.
… irtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca her ortağın, haklı nedenlerin varlığı halinde «limited şirket» yöneticilerinin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını mahkemeden talep edebileceği, maddenin sonraki fıkrasında ise yöneticinin, ... ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden ... yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağının düzenlendiği, bilirkişi raporunda davalının müdürlüğünün başlangıç dönemi olan 2018 yılında Arben641 Ltd.
Şti.'nin «şirket müdürü» olan davalı ...’nın 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince azline, karar kesinleşinceye kadar ... «kayyımı» ...’ın görevinin şirketi «temsil» ve ilzama yetkili («yönetim kayyımı») sıfatıyla devamına, keyfiyetin «masrafı» davacıdan alınarak «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… yesini kaybetmeye başladığı, davacının açmış olduğu davalar ve bu davalarda alınan kararların buna neden olduğu savunulmuş ise de şirkete ait araç ve taşınmazı, bir «ortaklar kurulu» kararı olmaksızın rayiç bedelden çok düşük fiyatla sattığı, «ticari defterlerdeki» alacak «kaydının» kapatılmasının ticari kayıtlardan anlaşılamamasının özen ve «bağlılık yükümü» ile bağdaşmadığı, davalı «müdürün azli» için haklı sebeplerin gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının müdürlük görevinden azline, yönetim hak ve «temsil yetkisinin kaldırılmasına», davalının müdürü olduğu şirketteki temsil ve yönetim yetkisinin «tedbiren kaldırılmasına» ve mali müşavir ...’nın şirkete «yönetim kayyımı» olarak atanmasına karar verilmiştir.
2-Dava, «limited şirket» müdürünün haklı sebeple azli ve şirkete tedbiren «kayyım atanması» istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde TTK’nın 630/2. maddesi uyarınca davalının «şirket müdürlüğünden» azline, işbu davadaki talepleri karara bağlanana kadar davalının müdürlük görevinden tedbiren el çektirilmesine ve bu süreçte şirkete «kayyım atanmasına» karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müdürün azli · temsil yetkisinin kaldırılması · tedbirin kaldırılması · ortaklar kurulu kararı · ticari defter · cy/cy kaydı · e-defter
Benzer bu kararda… yesini kaybetmeye başladığı, davacının açmış olduğu davalar ve bu davalarda alınan kararların buna neden olduğu savunulmuş ise de şirkete ait araç ve taşınmazı, bir «ortaklar kurulu» kararı olmaksızın rayiç bedelden çok düşük fiyatla sattığı, «ticari defterlerdeki» alacak «kaydının» kapatılmasının ticari kayıtlardan anlaşılamamasının özen ve «bağlılık yükümü» ile bağdaşmadığı, davalı «müdürün azli» için haklı sebeplerin gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının müdürlük görevinden azline, yönetim hak ve «temsil yetkisinin kaldırılmasına», davalının müdürü olduğu şirketteki temsil ve yönetim yetkisinin «tedbiren kaldırılmasına» ve mali müşavir ...’nın şirkete «yönetim kayyımı» olarak atanmasına karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13526 E. 2018/4741 K.
Ortak:bağlılık yükümü · limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · temsil yetkisi · haklı sebep · şirket müdürü · usulden reddi · limited şirket · dava şartı
İncelediğiniz kararda… irtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca her ortağın, haklı nedenlerin varlığı halinde «limited şirket» yöneticilerinin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını mahkemeden talep edebileceği, maddenin sonraki fıkrasında ise yöneticinin, ... ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden ... yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağının düzenlendiği, bilirkişi raporunda davalının müdürlüğünün başlangıç dönemi olan 2018 yılında Arben641 Ltd.
Bu nedenle, davacının «limited şirket müdürünün azli» davasını açmasının mümkün olmadığı, bu hususun aktif dava «ehliyetine» ilişkin eksiklik teşkil ettiği gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin (d) bendi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Taraflar arasındaki «limited şirket müdürünün azli» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalı şirket yönünden işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu değildir.
6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde «limited şirket» yöneticilerinin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeden doğan dava · denetime elverişlilik · ispat yükü · uyuşmazlık konusu · husumet yokluğu · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme · husumet
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların «ispat yükünün» davacı üzerinde olduğu gözetilerek, davacının dayandığı deliller toplanmak ve davacı tarafından ileri sürülen iddialar üzerinde durulmak, şirket kayıtları üzerinde «denetime elverişli» «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak ve sonuçta haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Bu durumda, davalı şirket hakkındaki davanın, «husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamış ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün HUMK 436. maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Oysa, «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu değildir.
2- Ayrıca, tarafların davalı şirketin ortakları oldukları, davalı ...’in bu «şirketin müdürü» olduğu ve halen görevine devam ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
-
Şirketin feshi | Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3547 E. 2015/10765 K.
Ortak:şirketin feshi · kayyım
İncelediğiniz karardaKadıoğlu ile yönetmeye başladığını, Haziran 2019 tarihinde şahsına ait «servis sözleşmesinin» feshedildiğini, davalının «protokole» göre müdürlükten ve şirket ortaklığından ayrılması gerekirken ne müdürlükten ne de ortaklıktan ayrıldığını, şirketin ... işvereni ve işbu şirketin kuruluş «sebebi» olan Arçelik Pazarlama A.Ş.'nin de şirket ile olan sözleşmesini feshettiğini, şirket müdürünün yönetim «yetkisini» kötüye kullandığını, sadakat ve bilgi verme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, ortaklara bilgi vermeden şirket «sözleşmesinin feshi» «ihbarına» sebep olacak işlem ve eylemlerde bulunduğunu, bu nedenle «şirket müdürünün azli» için haklı sebeplerin oluştuğunu ileri sürerek şirkete «yönetici kayyımı atanmasına», şirket müdürünün haklı sebeple mahkemece azline karar verilmesini talep etmiştir.
Şti.'nin «şirket müdürü» olan davalı ...’nın 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince azline, karar kesinleşinceye kadar ... «kayyımı» ...’ın görevinin şirketi «temsil» ve ilzama yetkili («yönetim kayyımı») sıfatıyla devamına, keyfiyetin «masrafı» davacıdan alınarak «ilanına» karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın gerekçesinde tahsile karar verilirken hüküm kesinleşinceye dek yatırılan «kayyım» ücretinin tahsiline şeklinde bir karar verilmediğini, karar kesinleşinceye kadar ödenecek kayyım ücretinin davalıdan tahsiline şeklinde düzeltme yapılması gerektiğini savunarak kararın yalnızca bu yönden kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalı «şirketin feshine», şirket müdürünün müdürlük görevinin kaldırılak şirkete «kayyım tayinine», fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen karar, davalı H..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayyım tayini
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalı «şirketin feshine», şirket müdürünün müdürlük görevinin kaldırılak şirkete «kayyım tayinine», fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen karar, davalı H..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3415 E. , 2023/7311 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/889 Esas, 2022/444 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/83 E., 2021/183 K.
Taraflar arasındaki limited şirket müdürünün azli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Arben641 ... Eşya Teknik Servis Nakliye İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. kurulurken servis sahibi ortakların amacının masrafları azaltmak ve eşit oranda iş yapıp eşit oranda hisse almak olduğunu, ortakların kendi aralarında servis sözleşmesi feshedilen ortağın hisse ve kar payını alarak ortaklıktan ayrılacağının protokolle kararlaştırıldığını, bu nedenle ortak sayısının dörde düştüğünü, davalı ...'nın şirket müdürü olduktan sonra Ekim 2018 tarihinde ortaklardan ... Kadıoğlu'nun sahip olduğu Kadıoğlu Elektrik Ltd. Şti.'nin servis sözleşmesinin fesih edildiğini, ancak sözleşmesi feshedilmesine rağmen Arben641'den ayrılmadığını, davalı şirket ...'nın sözleşmesi devam eden davacı ve diğer ortağı dışladığını, şirket gelir giderleri ile ilgili bilgi vermemeye başladığını ve şirketi sözleşmesi fesih olan ...
Kadıoğlu ile yönetmeye başladığını, Haziran 2019 tarihinde şahsına ait servis sözleşmesinin feshedildiğini, davalının protokole göre müdürlükten ve şirket ortaklığından ayrılması gerekirken ne müdürlükten ne de ortaklıktan ayrıldığını, şirketin ... işvereni ve işbu şirketin kuruluş sebebi olan Arçelik Pazarlama A.Ş.'nin de şirket ile olan sözleşmesini feshettiğini, şirket müdürünün yönetim yetkisini kötüye kullandığını, sadakat ve bilgi verme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, ortaklara bilgi vermeden şirket sözleşmesinin feshi ihbarına sebep olacak işlem ve eylemlerde bulunduğunu, bu nedenle şirket müdürünün azli için haklı sebeplerin oluştuğunu ileri sürerek şirkete yönetici kayyımı atanmasına, şirket müdürünün haklı sebeple mahkemece azline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının göreve başlamış olduğu 25.01.2018 tarihinden itibaren düzenli olarak davacının da içinde bulunduğu ortaklara mail yollanarak hesap bakiyeleri ile ilgili bilgi verildiğini, davacının yönetimde olduğu iki yıllık dönem boyunca davalıya aynı şekilde düzenli bir bilgilendirme yapılmadığı gibi ... bir mail dahi gönderilmediğini, davalı Arçelik Pazarlama A.Ş.'ye gönderilen ihtarnamenin şirketini zarara sokacak bir ihtarname olmadığını, bilakis şirketin haklarını korumak için keşide edildiğini, Arçelik A.Ş.'nin göndermiş olduğu mutabakat formu ile ... taraflı olarak şirket aleyhine değişikliklerin yapıldığını, ancak davalı tarafından bu değişikliğin kabul edilmediğini, taleplerinin şirketi zarara uğratmak bir yana karlılığını arttırmak amacıyla şirket müdürünün sorumlulukları kapsamında yapıldığını ve müspet sonuçlar alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca her ortağın, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebileceği, maddenin sonraki fıkrasında ise yöneticinin, ... ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden ... yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağının düzenlendiği, bilirkişi raporunda davalının müdürlüğünün başlangıç dönemi olan 2018 yılında Arben641 Ltd.
Şti.'nin mali veriler açısından zirve yaşadığını, 2019 yılında kısmi gerilemeler yaşadığı ve 2020 yılında ise şirketin ana faaliyetinin sonlandığı, faaliyetlerinden zarar ettiği ve buna koşut olarak varlık kalemlerinin genel olarak azalma trendine girdiği, şirketin ödeme gücü olduğu halde vadesi geçmiş vergi borçlarının ödenmemesinin şirketin zararına olduğu ve önceki yıllarda kar eden şirketin 2020 yılında faaliyetlerinden zarar ettiği ve aktiflerini tüketen bir duruma düştüğü belirtilmekle, şirketin kuruluş amacına uygun ekonomik sonuçlar alacak şekilde yönetilemediğinin anlaşıldığı, davalı şirket müdürünün bağlılık ve ... yükümlülüğüne uymadığı, diğer ortakların zararına yol açtığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde kayıtlı Arben641 ... Eşya Teknik Servis Nakliye İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin şirket müdürü olan davalı ...’nın 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince azline, karar kesinleşinceye kadar ... kayyımı ...’ın görevinin şirketi temsil ve ilzama yetkili (yönetim kayyımı) sıfatıyla devamına, keyfiyetin masrafı davacıdan alınarak ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın gerekçesinde tahsile karar verilirken hüküm kesinleşinceye dek yatırılan kayyım ücretinin tahsiline şeklinde bir karar verilmediğini, karar kesinleşinceye kadar ödenecek kayyım ücretinin davalıdan tahsiline şeklinde düzeltme yapılması gerektiğini savunarak kararın yalnızca bu yönden kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme dayanak bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, şirketin genel kurul yaparak şirket müdürünü seçmesi gerekirken mahkemece kayyım atanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının azli bakımından gerekçede haklı sebep olarak dayanılan zarar olgusu dışındaki diğer hususların davacının, davalıya karşı şahsi münasebetinden kaynaklandığını, şirket yönetimine ilişkin olmadığını, davacının haklı nedenlerin varlığını ispat edemediği, şirketin zararını oluşturan masrafların neler olduğunun ... ve makul masraflardan olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, davalının kusurunun tespitinin gerekli olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının müdür olduğu dönemde, dava dışı Arçelik Pazarlama A.Ş.'nin yetkili servis işini yapan dava dışı şirketin faaliyet kârlarını öncelikle artırmış ise de, daha sonra Arçelik Pazarlama A.Ş.'ye gönderdiği ihtarname ile farklı servisler arasındaki farklı fiyat uygulamasına son verilmesini istediği, ancak bu iddiaya ilişkin bir delilinin olmadığı ve süreç içerisinde önce şirketin faaliyet kârlarının düşmesine, sonrasında Arçelik Pazarlama A.Ş.'nin yetkili servis işinin kaybedilmesine ve şirket faaliyetlerinin sona ermesine neden olduğu, bu durumun şirketin kötü yönetildiğini gösterdiği, diğer yandan eldeki dava devam ederken, şirketin bir kısım vergi borçlarının ödenmediği ve araçların genel kurul kararlarına aykırı şekilde satıldığı, şirket varlıklarının azaltıldığı, bu belirlemelere göre davalının şirket müdürlüğünden azli için haklı nedenlerin oluştuğu görülmekle, davalının tüm istinaf istemlerinin reddinin gerektiği, kayyım ücretinin 6100 sayılı Kanun'un 323 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi gereğince yargılama giderleri içerisinde olduğu, hüküm verilinceye kadar kayyım ücretinin haklılık durumuna göre taraflardan tahsiline karar verilebileceği, ancak hüküm tarihinden kesinleşme tarihine kadar ki sürede yapılacak yargılama giderleri belirli olmadığından İlk Derece Mahkemesince hüküm tarihinde bir karar verilmesinin mümkün olmadığı, hükümden sonraki yargılama giderleri belirli olmadığından, kararın kesinleşmesinden sonra belirli hale gelen işlemin ilamın icrası sırasında dikkate alınacağı ve bu fıkraya ilişkin idari işlemin o aşamada yapılması gerektiği, bu nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle ve davacının hem müdürlükten azil hem de şirketin feshi davasını açtığını, bu iki talebin birbiri ile çeliştiğini, ayrıca davacının şirket ortaklığından çıkması halinde işbu davada hukuki yararının kalmayacağını, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/152 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, şirketin zarar etmediğini, firmanın zarar etmeye başlamasının sebebinin, Arçelik firmasının servis sözleşmesini haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde fesih etmesinden kaynaklandığını, Arçelik firmasına karşı tazminat davası açılması taleplerinin genel kurulda davacı tarafından kabul görmediğini, bu kararın iptali için de dava açıldığını, müdürlük döneminde Arçelik firmasının şirkete yönelik bir şikayetinin olmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket müdürünün azli istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası
3. Değerlendirme
Dava, limited şirket ortağı tarafından şirketin müdürüne karşı açılan şirket müdürünün azli istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemesinin karar tarihinden sonra davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verildiği anlaşılmış olup, artık davacının 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince şirket müdürünün azlini isteme konusunda aktif dava ehliyetinin bulunmadığının kabulü gerekmektedir.
6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin (d) bendi gereğince tarafların yargılama süresince dava ehliyetine sahip olması dava şartlarından olmakla birlikte, bu husus aynı Kanun'un 115 ... maddesi gereğince resen yargılamanın her aşamasında göz önüne alınabilmektedir.
Bu nedenle, davacının limited şirket müdürünün azli davasını açmasının mümkün olmadığı, bu hususun aktif dava ehliyetine ilişkin eksiklik teşkil ettiği gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin (d) bendi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990085100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz