YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3343 E. 2023/7259 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uyuşmazlık konusu↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ cy/cy kaydı↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/401 E., 2020/35 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 41. sınıfta 2017/42207 sayılı "TEKFEN EĞİTİM KOLEJİ" ibareli marka başvurusuna davalı vakfın eskiye dayalı kullanım ve kötü niyet gerekçeleri ile yaptığı itirazın YİDK kararı ile kabul edilerek başvurularının reddedildiğini, davalı vakıf her ne kadar Tekfen Eğitim, Sağlık, Kültür, Sanat ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı adı altında eğitim faaliyetlerinde bulunduğunu iddia etse de davalının iddia ettiği faaliyetlerinin, birebir davacının başvuruya konu marka başvurusu ile örtüşmediğini, davalı vakfın 41. sınıfta tescilli “Tekfen” ibareli bir markasının ya da başvurusunun bulunmadığını, eğitim alanında yoğun kullanımını ispat edemediğini, davalı vakfın Tekfen Holding'in bünyesinde, faaliyet alanı genel olarak “inşaat sektörü” olan şirketlerin markasını kullandığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen “eskiye dayalı kullanım” şartlarının oluşmadığını, “Tekfen Filarmoni Orkestrası” faaliyetlerinin eğitim sektöründen uzakta olduğunu ileri sürerek YİDK'in 06.08.2018 tarihli ve 2018-M-6303 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Vakıf vekili cevap dilekçesinde, Tekfen Holding ve grup şirketlerinin eğitim, sosyal ve kültürel faaliyetlere katkısını ileriye götürmek üzere 12.04.1999 tarihinde kurulan vakfın hedeflerinin, kuruluş belgesinde, “Türkiye’nin önde gelen eğitim, sağlık, kültür, sanat ve doğal varlıkları koruma merkezlerinden biri olmak için ulusal ve uluslararası ortamda çalışmak ve bu konularda gelişme sağlanmasına, doğa ile uyum içerisinde yaşanacak bir geleceğin kurulmasına yardımcı olmak” şeklinde tarif edildiğini, vakfın ağırlıklı olarak faaliyetlerini eğitim alanında öğrenci bursları ve okul inşaatı, kültür alanında ise yaşatmakta olduğu Tekfen Filarmoni Orkestrasının oluşturduğunu, “Tekfen” markasının, müvekkili ve Tekfen Grubu içerisindeki çok sayıda şirket tarafından kendi alanlarında 1950’li yıllardan beri yoğun bir şekilde kullanıldığını ve tanınmış bir marka haline geldiğini, müvekkilinin “Tekfen” markasının ... hak sahibi olduğunu ve markasını 41. sınıftaki hizmetlerde de kullandığını, müvekkilinin isminin ilk iki kelimesinin doğrudan davacı tarafından dava konusu marka başvurusuna konu edildiğini, davacı başvurusunun kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında dava konusu başvurunun"TEKFEN EĞİTİM KOLEJİ" ibaresinden oluştuğu, kapsamında 41. sınıftaki "Eğitim ve Öğretim Hizmetleri"nin bulunduğu, davalı vakfın bünyesinde bulunduğu Tekfen Holding’in 1956 yılında müşavir mühendislik firması olarak kurulduğu, kurulduğu günden bu yana ağırlıklı olarak inşaat sektöründe faaliyet gösterdiği, inşaat faaliyetlerine ek olarak Tekfen Holding’in ortakları, kurucu aile üyeleri ve grup şirketleri tarafından 12.04.1999 tarihinde Tekfen Eğitim, Sağlık, Kültür, Sanat ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı’nın kurulduğu, kâr amacı gütmeyen bu vakfın faaliyetlerini, ağırlık olarak eğitim alanında öğrenci bursları ve okul inşaatı, kültür alanında ise Tekfen Filarmoni Orkestrası’nın oluşturduğu, davalı vakfın tanınmışlık iddialarına ilişkin olarak sunduğu T/03096 tescil no ile kayıtlı “Tekfen + T şekil” markasının başvuru sahibinin dava dışı Tekfen İnşaat ve Tesisat A.Ş. olduğu, her ne kadar davalı muteriz tarafından "Bu markanın TÜRKPATENT’in çevrimiçi kayıtlarında sehven “Tekfen İnşaat ve Tesisat A.Ş.” olarak kaydedilmiş olduğu ve TÜRKPATENT tarafından düzenlenmiş Tanınmış Marka Değerlendirme Tutanağı’nda “Tekfen” şeklinde yer aldığını, yanlış kaydın düzeltilmesinin de taraflarınca talep edildiği” beyan edilmişse de belirtilen durumun inceleme tarihinde giderilmediği, öte yandan, söz konusu markanın inşaat sektöründe belirli bir tanınmışlığa eriştiği görülmüşse de davalı muterizin eğitim sektöründe inşaat faaliyeti gösteriyor olmasının yahut öğrencilere burs imkânı sağlamasının 41. sınıftaki hizmetlere sirayet eder bir şekilde geniş yorumlanamayacağı, bu bağlamda davalı muterizin önceye dayalı kullanımlarının da 41. sınıfta “Eğitim ve öğretim hizmetleri” kapsamında değil; inşaat faaliyetleri kapsamında olduğu kanaatine varıldığı, 41. sınıfta yer ... “Eğitim ve öğretim hizmetleri” emtialarında yer ... mal ve hizmetler ile aynı veya benzer şekilde ticaret sırasında tescilsiz eskiye dayalı kullanım davalı tarafından ispat edilemediğinden; davalı muterizin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında önceye dayalı kullanımının bulunmadığı sonucuna varıldığı, davacı başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı, bu nedenle kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davacının kötü niyetli olmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in 201/-M-6303 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; muteriz tarafından 41. sınıfta kullanımın olduğunu tevsik eden belgeler sunulduğunu, "Tekfen" ibaresinin ilgili sektörde kullandığını, YİDK kararının yerinde olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı Vakıf vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında çelişkili ifadeler olduğunu, raporlara itirazları karşılanmadan karar verildiğini, müvekkilinin bir çok okul açtığını, eğitim bursu verdiğini, bu faaliyetleri sırasında TEKFEN markasının kullanıldığını, ... hak sahipliğinin bulunduğunu, dava konusu başvuru ile okulun müvekkili ile bağlantılı olduğu izlenimi yaratılacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilsiz bir markaya dayalı olarak hak elde edilebilmesi için tescilsiz markanın, öncelikle markasal biçimde kullanılması ve bu kullanımın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13.05.2019 tarih, 2018/2275 E. ve 2019/3674 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette yapılması, ayrıca markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edicilik kazandıracak nitelikte bulunması gerektiği, somut olay bakımından davalı vakfın dava konusu ibareyi uyuşmazlık konusu olan hizmetlerde kullandığını ispatlayamadığı, öğrencilere burs verilmesi, okul inşaatlarının yaptırılması faaliyetlerinin eğitim-öğretim hizmeti sayılamayacağı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TÜRKPATENT vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle, davaya konu olayda eskiye dayalı kullanım iddiasının kabulü şartlarının oluştuğunu, muteriz tarafından 41. sınıfta kullanımı olduğuna dair evrakın dosyaya sunulduğunu, 2010 yılından beri eğitim sektörü ve ilişkili sektörlerde "TEKFEN" ibaresinin davalı tarafından kullanıldığının ispat edilmesine rağmen aksi yönde verilen kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı marka başvurusuna, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca eskiye dayalı kullanım gerekçesiyle yapılan itirazın kabulüne dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü ve dokuzuncu fıkraları.
3.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 20.06.2023 tarih, 2022/1029 E. ve 2023/3897 K. sayılı kararı.
3. Değerlendirme
Dava, davacının "TEKFEN EĞİTİM KOLEJİ" ibareli marka başvurusuna davalı vakfın eskiye dayalı kullanım gerekçesiyle yaptığı itirazın kabulüne dair YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince, davalı vakfın faaliyetlerinin eğitim alanında ağırlıklı olarak öğrenci bursları, okul inşaatı, kültür alanında ise Tekfen Filarmoni Orkestrası'ndan oluştuğu, davalı vakfın tanınmışlığa ilişkin sunduğu, markanın aslında "Tekfen" olduğu ancak çevrim içi kayıtlarda sehven Tekfen İnşaat ve Tesisat A.Ş. markasının inşaat sektöründe belirli bir tanınmışlığa eriştiği ancak davalı muterizin eğitim sektöründe inşaat faaliyeti gösteriyor olmasının yahut öğrencilere burs imkânı sağlamasının 41. sınıftaki hizmetlere sirayet eder bir şekilde geniş yorumlanamayacağı, davalı muterizin önceye dayalı kullanımlarının 41. sınıfta “Eğitim ve öğretim hizmetleri” kapsamında değil; inşaat faaliyetleri kapsamında olduğu, tescilsiz önceye dayalı kullanımın davalı tarafından ispat edilemediği, davacı marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna dair dosyada somut veri bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne; davalılar vekillerinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmişse de; davalı vakfın senedi incelendiğinde; gerek kuruluş tarihinin dava konusu markanın başvuru tarihinden önce olduğu gerekse iştigal alanının eğitim ve öğretim hizmetlerini kapsadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, davacının başvurusunda davalı vakfın unvanında ayırt edici unsur olan ''TEKFEN'' ibaresinin de olduğu açıktır. Bu durumda davacı tarafın başvuru markasının davalı vakfın iştigal alanını işaret etmesi ve markasal seçenek özgürlüğünün de kötü bir şekilde kullanım niteliğinde olması nedeniyle YİDK tarafından verilen kararın yerinde olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1029 E. 2023/3897 K.
Ortak:uyuşmazlık konusu · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… 2018/2275 E. ve 2019/3674 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette yapılması, ayrıca markaya konu işarete belirli ölçüde «ayırt edicilik» kazandıracak nitelikte bulunması gerektiği, somut olay bakımından davalı vakfın dava konusu ibareyi «uyuşmazlık konusu» olan hizmetlerde kullandığını ispatlayamadığı, öğrencilere burs verilmesi, okul inşaatlarının yaptırılması faaliyetlerinin eğitim-öğretim hizmeti sayılamayacağı ge …
Benzer bu kararda… anın, öncelikle markasal biçimde kullanılması ve bu kullanımın yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette yapılması, ayrıca markaya konu işarete belirli ölçüde «ayırt edicilik» kazandıracak nitelikte bulunması gerektiği, somut olay bakımından davalı vakfın dava konusu ibareyi «uyuşmazlık konusu» olan hizmetlerde bu kapsamda kullandığını ispatlayamadığı, zira öğrencilere burs verilmesi, okul inşaatlarının yaptırılması faaliyetlerinin eğitim-öğretim hizmeti …
… i" ibaresini 41 inci sınıfta yer alan eğitim-öğretim hizmetlerinde tescili için yaptığı marka başvurusunun, davalı Vakfın itirazı üzerine dava konusu ibare üzerinde «uyuşmazlık konusu» sınıfta davalı Vakfın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı öncelik hakkı bulunduğu nedeniyle Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, oysa davalı Vakfın, başvrunun «ilanı» üzerine herhangi bir itirazı bulunmadığından Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından verilen red kararına karşı yeniden inceleme talebinde bulunamayacağını 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşulların oluşmadığını, davalı Vakfın bünyesinde yer alan şirketlerin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiklerini, müvekkilinin «kötüniyetli» olmadığını ileri sürerek 2018-M-1496 sayılı YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
… rak ispat edilebildiği, bu hizmetler ile davacı başvurusunun reddedildiği 41 inci sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri.”nin aynı/aynı tür olmadığı, davalı vakfın «uyuşmazlık konusu» 41 inci sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri” bakımından, TEKFEN ibaresi üzerinde üstün ve öncelikli bir hakkının bulunduğunun ispat edilemediği ve davacı başvu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · kötüniyet · ilan · iltibas
Benzer bu kararda… i" ibaresini 41 inci sınıfta yer alan eğitim-öğretim hizmetlerinde tescili için yaptığı marka başvurusunun, davalı Vakfın itirazı üzerine dava konusu ibare üzerinde «uyuşmazlık konusu» sınıfta davalı Vakfın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı öncelik hakkı bulunduğu nedeniyle Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, oysa davalı Vakfın, başvrunun «ilanı» üzerine herhangi bir itirazı bulunmadığından Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından verilen red kararına karşı yeniden inceleme talebinde bulunamayacağını 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşulların oluşmadığını, davalı Vakfın bünyesinde yer alan şirketlerin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiklerini, müvekkilinin «kötüniyetli» olmadığını ileri sürerek 2018-M-1496 sayılı YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
… kfen Holding A.Ş.’nin 1971 yılında kurulduğunu, bu şirketin ve günümüzde bu şirkete bağlı “Tekfen” unvanlı diğer şirketlerin uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini ve «ticaret unvanının» çekirdek unsuru olan “tekfen” ibaresinin ortaklarının yaşam felsefelerini ortaya koyacak bir biçimde “teknoloji” ve “fen” sözcüklerinden türetildiğini, grup şirket …
2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2661 E. 2024/5273 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… 2018/2275 E. ve 2019/3674 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette yapılması, ayrıca markaya konu işarete belirli ölçüde «ayırt edicilik» kazandıracak nitelikte bulunması gerektiği, somut olay bakımından davalı vakfın dava konusu ibareyi «uyuşmazlık konusu» olan hizmetlerde kullandığını ispatlayamadığı, öğrencilere burs verilmesi, okul inşaatlarının yaptırılması faaliyetlerinin eğitim-öğretim hizmeti sayılamayacağı ge …
Benzer bu karardaİnşaat ve Tesisat A.Ş.'nin T/03096 sayılı tanınmış “...” markasının sahibi olduğu, “...” ibaresinin gerek «ticaret unvanı» olarak gerekse marka olarak davacılar tarafından uzun yıllardır kullanılageldiği ve ibarenin belli bir «ayırt ediciliğe» ve tanımmışlığa ulaştığı, bu markanın tanınmışlığı nedeniyle seri marka kapsamında davacının farklı sektörlerde de faaliyet göstermesi mümkün olduğu için «ortalama tüketicinin» davalının kullanımını da davacının markalarından biri olarak algılayabileceği, 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinde açıkça işaretin alan adı olarak kullanılmasının marka tecavüzü oluşturacağı ve bu durumun marka sahibi tarafından yasaklanabileceği davacıların www.tekfenkoleji.com alan adlı internet sitesine «erişimin engellenmesini» isteme hakkına sahip olduğu, davalı şirketin “ÖZEL ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının terkini · erişimin engellenmesi · ticari işletme · ihtiyati tedbir · ticaret unvanı · iptal davası · marka hakkına tecavüz · ticaret sicili
Benzer bu kararda… nıcı kitlesinin davalı tarafından sunulan hizmetlerin, davacı marka sahibi tarafından sunulduğu şeklinde, hizmetin kaynağına yönelik karışıklık yaşama ve tarafların «ticari işletmeleri» arasında bağlantı kurma ihtimali bulunduğunun kanıtlanamadığı; «ticaret unvanı» ve alan adı yönünden yapılan değerlendirmede de davalının ticaret unvanında inşaat hizmeti ibaresinin yer alması nedeniyle şirket olarak alan adını kullanması ve tahsisini sürdürmesinin davacının şirket unvanından gelen öncelik hakkını ihlal edilmesi sonucunu doğuracağı tespit edilmiş olmakla, ilk derece mahkemesince «marka hakkına tecavüzün» tespiti, önlenmesi, ortadan kaldırılması ve bağlı taleplerin reddine, davalı ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinine, davalı adına tahsis edilmiş olan tekfen …
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, «haksız rekabet» durumunun tespiti, «ticaret unvanının terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… avalı başvurusunu reddettiğini, markasının tanınmış olduğunu, davacı vakfın eğitim alanında faal olduğunu ileri sürerek öncelikle tedbiren önleme, marka tecavüzü ve «haksız rekabetin» durdurulmasını, «ticaret unvanının» terkinini, "tekfenkoleji.com" sitesine «erişimin engellenmesini», «ilan» yapılmasını talep ve dava etmiştir.
İnşaat ve Tesisat A.Ş.'nin T/03096 sayılı tanınmış “...” markasının sahibi olduğu, “...” ibaresinin gerek «ticaret unvanı» olarak gerekse marka olarak davacılar tarafından uzun yıllardır kullanılageldiği ve ibarenin belli bir «ayırt ediciliğe» ve tanımmışlığa ulaştığı, bu markanın tanınmışlığı nedeniyle seri marka kapsamında davacının farklı sektörlerde de faaliyet göstermesi mümkün olduğu için «ortalama tüketicinin» davalının kullanımını da davacının markalarından biri olarak algılayabileceği, 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinde açıkça işaretin alan adı olarak kullanılmasının marka tecavüzü oluşturacağı ve bu durumun marka sahibi tarafından yasaklanabileceği davacıların www.tekfenkoleji.com alan adlı internet sitesine «erişimin engellenmesini» isteme hakkına sahip olduğu, davalı şirketin “ÖZEL ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8895 E. 2016/9164 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · görevsizlik kararı · tacir · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, davalı vakfın «tacir» olmadığı gerekçesiyle asliye hukuk mahkemesinin «görevli» olduğu belirtilerek «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK'nın 4/1 maddesi uyarınca davanın ticari dava sayılmasının mümkün olmadığı uyuşmazlığa bakmakla Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» olduğu belirtilerek mahkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkindir.
… rasında zikredilen ”taşıma”nın mesleki ve ticari amaçla yapılıp yapılmadığı hususu değerlendirilmek suretiyle tüketici mahkemesinin mi yoksa ticaret mahkemesinin mi «görevli» olduğuna karar vermek gerekirken davalı vakfa ait okulun gelir sağlamak amacıyla işletilip işletilmediği araştırılmadan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunda …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9305 E. 2010/426 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin deliline dayanma · yemin teklifi · yemin delili · yemin · taşıma sözleşmesi · muvafakat · bilirkişi incelemesi · ticari defter
Benzer bu kararda3-Öte yandan, davacı taraf delil listesinde, “ her türlü yasal delil” ibaresine yer vermiş olduğundan, «yemin deliline dayanmış» olup, mahkemece, davacı tarafa «yemin teklif» etme hakkı hatırlatılmak, sonucuna göre karar verilmek gerekirken, bu husus dahi dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.
2-Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin olup, davacının iki aracı ile davalılardan Vakfın sahibi olduğu okulun öğrencilerini 2006-2007 eğitim ve öğretim yılında taşıdığı sabittir.Davacı tarafından delil olarak «bilirkişi incelemesine», makbuz suretlerine,banka kayıtlarına vs. dayanılması karşısında, dava konusu taşımaya ilişkin uyuşmazlığın hallinin esasen davalı vakfın kayıtları ile diğer davalının «ticari defter» ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişi ya da kuruluna inceleme yaptırılmasını zorunlu kıldığı mahkemece gözden kaçırılarak, bu yönden «eksik incelemeye» dayalı olarak davalılar hakkında yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalılardan Vakfın tanık dinletilmesine «muvafakat» etmemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3343 E. , 2023/7259 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/669 Esas, 2021/1724 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/401 E., 2020/35 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 41. sınıfta 2017/42207 sayılı "TEKFEN EĞİTİM KOLEJİ" ibareli marka başvurusuna davalı vakfın eskiye dayalı kullanım ve kötü niyet gerekçeleri ile yaptığı itirazın YİDK kararı ile kabul edilerek başvurularının reddedildiğini, davalı vakıf her ne kadar Tekfen Eğitim, Sağlık, Kültür, Sanat ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı adı altında eğitim faaliyetlerinde bulunduğunu iddia etse de davalının iddia ettiği faaliyetlerinin, birebir davacının başvuruya konu marka başvurusu ile örtüşmediğini, davalı vakfın 41. sınıfta tescilli “Tekfen” ibareli bir markasının ya da başvurusunun bulunmadığını, eğitim alanında yoğun kullanımını ispat edemediğini, davalı vakfın Tekfen Holding'in bünyesinde, faaliyet alanı genel olarak “inşaat sektörü” olan şirketlerin markasını kullandığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen “eskiye dayalı kullanım” şartlarının oluşmadığını, “Tekfen Filarmoni Orkestrası” faaliyetlerinin eğitim sektöründen uzakta olduğunu ileri sürerek YİDK'in 06.08.2018 tarihli ve 2018-M-6303 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Vakıf vekili cevap dilekçesinde, Tekfen Holding ve grup şirketlerinin eğitim, sosyal ve kültürel faaliyetlere katkısını ileriye götürmek üzere 12.04.1999 tarihinde kurulan vakfın hedeflerinin, kuruluş belgesinde, “Türkiye’nin önde gelen eğitim, sağlık, kültür, sanat ve doğal varlıkları koruma merkezlerinden biri olmak için ulusal ve uluslararası ortamda çalışmak ve bu konularda gelişme sağlanmasına, doğa ile uyum içerisinde yaşanacak bir geleceğin kurulmasına yardımcı olmak” şeklinde tarif edildiğini, vakfın ağırlıklı olarak faaliyetlerini eğitim alanında öğrenci bursları ve okul inşaatı, kültür alanında ise yaşatmakta olduğu Tekfen Filarmoni Orkestrasının oluşturduğunu, “Tekfen” markasının, müvekkili ve Tekfen Grubu içerisindeki çok sayıda şirket tarafından kendi alanlarında 1950’li yıllardan beri yoğun bir şekilde kullanıldığını ve tanınmış bir marka haline geldiğini, müvekkilinin “Tekfen” markasının ...
hak sahibi olduğunu ve markasını 41. sınıftaki hizmetlerde de kullandığını, müvekkilinin isminin ilk iki kelimesinin doğrudan davacı tarafından dava konusu marka başvurusuna konu edildiğini, davacı başvurusunun kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında dava konusu başvurunun"TEKFEN EĞİTİM KOLEJİ" ibaresinden oluştuğu, kapsamında 41. sınıftaki "Eğitim ve Öğretim Hizmetleri"nin bulunduğu, davalı vakfın bünyesinde bulunduğu Tekfen Holding’in 1956 yılında müşavir mühendislik firması olarak kurulduğu, kurulduğu günden bu yana ağırlıklı olarak inşaat sektöründe faaliyet gösterdiği, inşaat faaliyetlerine ek olarak Tekfen Holding’in ortakları, kurucu aile üyeleri ve grup şirketleri tarafından 12.04.1999 tarihinde Tekfen Eğitim, Sağlık, Kültür, Sanat ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı’nın kurulduğu, kâr amacı gütmeyen bu vakfın faaliyetlerini, ağırlık olarak eğitim alanında öğrenci bursları ve okul inşaatı, kültür alanında ise Tekfen Filarmoni Orkestrası’nın oluşturduğu, davalı vakfın tanınmışlık iddialarına ilişkin olarak sunduğu T/03096 tescil no ile kayıtlı “Tekfen + T şekil” markasının başvuru sahibinin dava dışı Tekfen İnşaat ve Tesisat A.Ş.
olduğu, her ne kadar davalı muteriz tarafından "Bu markanın TÜRKPATENT’in çevrimiçi kayıtlarında sehven “Tekfen İnşaat ve Tesisat A.Ş.” olarak kaydedilmiş olduğu ve TÜRKPATENT tarafından düzenlenmiş Tanınmış Marka Değerlendirme Tutanağı’nda “Tekfen” şeklinde yer aldığını, yanlış kaydın düzeltilmesinin de taraflarınca talep edildiği” beyan edilmişse de belirtilen durumun inceleme tarihinde giderilmediği, öte yandan, söz konusu markanın inşaat sektöründe belirli bir tanınmışlığa eriştiği görülmüşse de davalı muterizin eğitim sektöründe inşaat faaliyeti gösteriyor olmasının yahut öğrencilere burs imkânı sağlamasının 41. sınıftaki hizmetlere sirayet eder bir şekilde geniş yorumlanamayacağı, bu bağlamda davalı muterizin önceye dayalı kullanımlarının da 41.
sınıfta “Eğitim ve öğretim hizmetleri” kapsamında değil; inşaat faaliyetleri kapsamında olduğu kanaatine varıldığı, 41. sınıfta yer ... “Eğitim ve öğretim hizmetleri” emtialarında yer ... mal ve hizmetler ile aynı veya benzer şekilde ticaret sırasında tescilsiz eskiye dayalı kullanım davalı tarafından ispat edilemediğinden; davalı muterizin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında önceye dayalı kullanımının bulunmadığı sonucuna varıldığı, davacı başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı, bu nedenle kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davacının kötü niyetli olmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in 201/-M-6303 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; muteriz tarafından 41. sınıfta kullanımın olduğunu tevsik eden belgeler sunulduğunu, "Tekfen" ibaresinin ilgili sektörde kullandığını, YİDK kararının yerinde olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı Vakıf vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında çelişkili ifadeler olduğunu, raporlara itirazları karşılanmadan karar verildiğini, müvekkilinin bir çok okul açtığını, eğitim bursu verdiğini, bu faaliyetleri sırasında TEKFEN markasının kullanıldığını, ... hak sahipliğinin bulunduğunu, dava konusu başvuru ile okulun müvekkili ile bağlantılı olduğu izlenimi yaratılacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilsiz bir markaya dayalı olarak hak elde edilebilmesi için tescilsiz markanın, öncelikle markasal biçimde kullanılması ve bu kullanımın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13.05.2019 tarih, 2018/2275 E. ve 2019/3674 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette yapılması, ayrıca markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edicilik kazandıracak nitelikte bulunması gerektiği, somut olay bakımından davalı vakfın dava konusu ibareyi uyuşmazlık konusu olan hizmetlerde kullandığını ispatlayamadığı, öğrencilere burs verilmesi, okul inşaatlarının yaptırılması faaliyetlerinin eğitim-öğretim hizmeti sayılamayacağı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TÜRKPATENT vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle, davaya konu olayda eskiye dayalı kullanım iddiasının kabulü şartlarının oluştuğunu, muteriz tarafından 41. sınıfta kullanımı olduğuna dair evrakın dosyaya sunulduğunu, 2010 yılından beri eğitim sektörü ve ilişkili sektörlerde "TEKFEN" ibaresinin davalı tarafından kullanıldığının ispat edilmesine rağmen aksi yönde verilen kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı marka başvurusuna, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca eskiye dayalı kullanım gerekçesiyle yapılan itirazın kabulüne dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü ve dokuzuncu fıkraları.
3.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 20.06.2023 tarih, 2022/1029 E. ve 2023/3897 K. sayılı kararı.
3. Değerlendirme
Dava, davacının "TEKFEN EĞİTİM KOLEJİ" ibareli marka başvurusuna davalı vakfın eskiye dayalı kullanım gerekçesiyle yaptığı itirazın kabulüne dair YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince, davalı vakfın faaliyetlerinin eğitim alanında ağırlıklı olarak öğrenci bursları, okul inşaatı, kültür alanında ise Tekfen Filarmoni Orkestrası'ndan oluştuğu, davalı vakfın tanınmışlığa ilişkin sunduğu, markanın aslında "Tekfen" olduğu ancak çevrim içi kayıtlarda sehven Tekfen İnşaat ve Tesisat A.Ş. markasının inşaat sektöründe belirli bir tanınmışlığa eriştiği ancak davalı muterizin eğitim sektöründe inşaat faaliyeti gösteriyor olmasının yahut öğrencilere burs imkânı sağlamasının 41.
sınıftaki hizmetlere sirayet eder bir şekilde geniş yorumlanamayacağı, davalı muterizin önceye dayalı kullanımlarının 41. sınıfta “Eğitim ve öğretim hizmetleri” kapsamında değil; inşaat faaliyetleri kapsamında olduğu, tescilsiz önceye dayalı kullanımın davalı tarafından ispat edilemediği, davacı marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna dair dosyada somut veri bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne; davalılar vekillerinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmişse de; davalı vakfın senedi incelendiğinde; gerek kuruluş tarihinin dava konusu markanın başvuru tarihinden önce olduğu gerekse iştigal alanının eğitim ve öğretim hizmetlerini kapsadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacının başvurusunda davalı vakfın unvanında ayırt edici unsur olan ''TEKFEN'' ibaresinin de olduğu açıktır. Bu durumda davacı tarafın başvuru markasının davalı vakfın iştigal alanını işaret etmesi ve markasal seçenek özgürlüğünün de kötü bir şekilde kullanım niteliğinde olması nedeniyle YİDK tarafından verilen kararın yerinde olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990065000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz