YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1029 E. 2023/3897 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ uyuşmazlık konusu↗ esastan ret↗ kötüniyet↗ harç↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ dava sebebi↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/375 E., 2019/534 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Tekfen Koleji" ibaresini 41 inci sınıfta yer alan eğitim-öğretim hizmetlerinde tescili için yaptığı marka başvurusunun, davalı Vakfın itirazı üzerine dava konusu ibare üzerinde uyuşmazlık konusu sınıfta davalı Vakfın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı öncelik hakkı bulunduğu nedeniyle Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, oysa davalı Vakfın, başvrunun ilanı üzerine herhangi bir itirazı bulunmadığından Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından verilen red kararına karşı yeniden inceleme talebinde bulunamayacağını 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşulların oluşmadığını, davalı Vakfın bünyesinde yer alan şirketlerin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiklerini, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını ileri sürerek 2018-M-1496 sayılı YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili vakfın, Tekfen Holding ve grup şirketlerinin eğitim, sosyal ve kültürel faaliyetlere katkısını daha ileri götürmek üzere 1999 tarihinde kurulup Türkiye’deki pek çok eğitim, kültür ve sanat projesinin destekçisi olduğunu, vakfın ağırlıklı olarak faaliyetlerini, eğitim alanında öğrenci bursları ve okul inşaatı, kültür alanında ise yaşatmakta olduğu Tekfen Filarmoni Orkestrası’nın oluşturduğunu, müvekkili vakfın bir parçası olduğu Tekfen Holding A.Ş.’nin 1971 yılında kurulduğunu, bu şirketin ve günümüzde bu şirkete bağlı “Tekfen” unvanlı diğer şirketlerin uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini ve ticaret unvanının çekirdek unsuru olan “tekfen” ibaresinin ortaklarının yaşam felsefelerini ortaya koyacak bir biçimde “teknoloji” ve “fen” sözcüklerinden türetildiğini, grup şirketlerin “tekfen” adı altında her geçen yıl büyüyerek inşaat dışındaki sektörlerde de gelişim gösterdiğini, “tekfen” markasının müvekkili ve Tekfen Grubu içerisindeki çok sayıda şirket tarafından 1950’li yıllardan bu yana yoğun şekilde kullanıldığını, markanın ihtiva ettiği ibarenin uzun süre ve yoğun kullanım neticesinde ayırt edici nitelik kazandığını, halk nezdinde doğrudan Tekfen Grubu ile ilişkilendirildiğini, dava konusu marka başvurusuna müvekkilinin davalı Kurum nezdinde itirazda bulunduğunu, itirazları neticesinde YİDK tarafından müvekkilinin “tekfen” ibaresini “eğitim ve öğretim hizmetleri” ile bağlantılı hizmetlerde 2010 yılından bu yana kesintisiz olarak kullandığının tespit edildiğini, davacı ...’un sahibi olduğu Tekfen Özel Eğitim Kurumları İnşaat Turizm San. Tic. Ltd. Şti.’nin İzmir’de “Tekfen Koleji” isimli bir okul açarak sürdürdüğü faaliyetlerine müvekkili ve dava dışı Tekfen İnşaat ve Tesisat A.Ş. tarafından “marka tecavüzü” davası açıldığını ve İzmir Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2018/124 E. sayılı dosyasında davanın görüldüğünü, ayrıca davacı hakkında müvekkilinin ceza şikâyetinde de bulunduğunu, yapılan soruşturma sonucunda savcılığın düzenlediği iddianamede ...’un fiillerinin marka tecavüzü suçunu oluşturduğuna kanaat getirildiğini ve İzmir Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nde 2018/428 E. sayılı ceza davasının açıldığını, dava konusu başvuruyu gerçekleştirmiş olan Sena Örücü’nün daha önceki 2017/42207 sayılı “tekfen eğitim koleji” ve 2017/42208 sayılı “izmir tekfen koleji” marka başvurularına karşı da müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu ve neticesinde başvurularının reddedildiğini, müvekkilinin “tekfen” markasının gerçek hak sahibi olduğunu ve markasını 41inci sınıftaki hizmetler üzerinde de kullandığından marka başvurusunun reddi yönünde alınan YİDK kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Vakfın itirazları kapsamında önceye dayalı kullanımlarının 41 inci sınıftaki "Orkestra hizmetleri, konser düzenleme hizmetleri” ile sınırlı olarak ispat edilebildiği, bu hizmetler ile davacı başvurusunun reddedildiği 41 inci sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri.”nin aynı/aynı tür olmadığı, davalı vakfın uyuşmazlık konusu 41 inci sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri” bakımından, TEKFEN ibaresi üzerinde üstün ve öncelikli bir hakkının bulunduğunun ispat edilemediği ve davacı başvurusunun tescilinin 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında engellenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bir kısım delillerinin incelenmediği gerekçesiyle itiraz edilmesine rağmen mahkemece ek rapor veya yeni bir bilirkişi raporunun alınmamasının hatalı olduğunu, müvekkilinin gerçek hak sahipliğine ilişkin incelemenin eksik ve hatalı bulunduğunu, işlem dosyasına 15.05.2018 tarihinde sunulan delillerin dikkate alınmadığını, bu delillerin müvekkilinin uyuşmazlık konusu eğitim öğretim hizmetlerinde dava konusu ibareyi kullandığını gösterdiğini, eğitimin müvekkili Vakfın başlıca faaliyet alanı olduğunu, müvekkilinin daha iyi şartlarda eğitim görmeleri için lise ve üniversite öğrencilerine karşılıksız burs vermesinin, otizmli çocukların ihtiyaçlarına yönelik olarak Tekfen Vakfı Özel Eğitim Merkezi'ni açmasının, ülkenin çeşitli yerlerinde okullar yaptırmasının, çeşitli eğitim öğretim programlarına destek vermesinin eğitim öğretim faaliyetine girdiğinin kuşkusuz olduğunu, müvekkilin öncelik hakkı bulunduğunu, davacı aleyhine İzmir 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan davada alınan bilirkişi raporundan da aynı hususların tespit edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, somut olaya uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın maddesi uyarınca, tescilsiz bir markaya dayalı olarak hak elde edilebilmesi için tescilsiz markanın, öncelikle markasal biçimde kullanılması ve bu kullanımın yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette yapılması, ayrıca markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edicilik kazandıracak nitelikte bulunması gerektiği, somut olay bakımından davalı vakfın dava konusu ibareyi uyuşmazlık konusu olan hizmetlerde bu kapsamda kullandığını ispatlayamadığı, zira öğrencilere burs verilmesi, okul inşaatlarının yaptırılması faaliyetlerinin eğitim-öğretim hizmeti sayılamayacağı, yine Tekfen Vakfı Özel Eğitim Merkezi'nin de bina inşaatının davalı Vakıf tarafından yaptırıldığı ancak anılan merkezdeki eğitim faaliyetinin bizzat davalı tarafça verilmediğinin dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgelerden anlaşıldığı, bu itibarla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8inci maddesinin üçüncü fıkrası
2. Dairemizin 13.05.2019 tarih, 2018/2275 E., 2019/3674 K. sayılı kararı
3. Değerlendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, İlk derece mahkemesince, davalı vakfın uyuşmazlık konusu 41 inci sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri” bakımından, TEKFEN ibaresi üzerinde üstün ve öncelikli bir hakkının bulunduğunun ispat edilemediği ve davacı başvurusunun tescilinin 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında engellenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Davalı Kurum vekili ile davalı Vakıf vekilinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. İtiraz eden davalı vakfın, davacının başvuru markasındaki ''TEKFEN'' ibaresi üzerinde hem bağlı olduğu Tekfen Holding ve grup şirketlerinin “TEKFEN” markasını yoğun şekilde kullanması, hem de markanın ihtiva ettiği ibarenin uzun süre kullanım neticesinde ayırt edici nitelik kazandığını, “TEKFEN” ibaresini ayrıca “eğitim ve öğretim hizmetleri” ile bağlantılı olan vakfın iştigal konuları içerisinde de yer alan hizmetlerde kullanıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Davalı vakfın senedi incelendiğinde; gerek kuruluş tarihinin dava konusu markanın başvuru tarihinden önce olduğu gerekse iştigal alanının da eğitim ve öğretim hizmetlerini kapsadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan davacının başvurusunda davalı vakfın unvanında ayırt edici unsur olan ''TEKFEN'' ibaresinin de olduğu açıktır. Bu durumda davacı tarafın başvuru markasının davalı vakfın iştigal alanını işaret etmesi ve markasal seçenek özgürlüğünün de kötü bir şekilde kullanım niteliğinde olması nedeniyle YDİK tarafından verilen kararın yerinde olduğu hususu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3343 E. 2023/7259 K.
Ortak:uyuşmazlık konusu · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… anın, öncelikle markasal biçimde kullanılması ve bu kullanımın yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette yapılması, ayrıca markaya konu işarete belirli ölçüde «ayırt edicilik» kazandıracak nitelikte bulunması gerektiği, somut olay bakımından davalı vakfın dava konusu ibareyi «uyuşmazlık konusu» olan hizmetlerde bu kapsamda kullandığını ispatlayamadığı, zira öğrencilere burs verilmesi, okul inşaatlarının yaptırılması faaliyetlerinin eğitim-öğretim hizmeti …
… i" ibaresini 41 inci sınıfta yer alan eğitim-öğretim hizmetlerinde tescili için yaptığı marka başvurusunun, davalı Vakfın itirazı üzerine dava konusu ibare üzerinde «uyuşmazlık konusu» sınıfta davalı Vakfın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı öncelik hakkı bulunduğu nedeniyle Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, oysa davalı Vakfın, başvrunun «ilanı» üzerine herhangi bir itirazı bulunmadığından Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından verilen red kararına karşı yeniden inceleme talebinde bulunamayacağını 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşulların oluşmadığını, davalı Vakfın bünyesinde yer alan şirketlerin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiklerini, müvekkilinin «kötüniyetli» olmadığını ileri sürerek 2018-M-1496 sayılı YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
… rak ispat edilebildiği, bu hizmetler ile davacı başvurusunun reddedildiği 41 inci sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri.”nin aynı/aynı tür olmadığı, davalı vakfın «uyuşmazlık konusu» 41 inci sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri” bakımından, TEKFEN ibaresi üzerinde üstün ve öncelikli bir hakkının bulunduğunun ispat edilemediği ve davacı başvu …
Benzer bu kararda… 2018/2275 E. ve 2019/3674 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette yapılması, ayrıca markaya konu işarete belirli ölçüde «ayırt edicilik» kazandıracak nitelikte bulunması gerektiği, somut olay bakımından davalı vakfın dava konusu ibareyi «uyuşmazlık konusu» olan hizmetlerde kullandığını ispatlayamadığı, öğrencilere burs verilmesi, okul inşaatlarının yaptırılması faaliyetlerinin eğitim-öğretim hizmeti sayılamayacağı ge …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 41. sınıfta 2017/42207 sayılı "TEKFEN EĞİTİM KOLEJİ" ibareli marka başvurusuna davalı vakfın eskiye dayalı kullanım ve «kötü niyet» gerekçeleri ile yaptığı itirazın YİDK kararı ile kabul edilerek başvurularının reddedildiğini, davalı vakıf her ne kadar Tekfen Eğitim, Sağlık, Kültür, Sanat ve Do …
… aat ve Tesisat A.Ş.” olarak kaydedilmiş olduğu ve TÜRKPATENT tarafından düzenlenmiş Tanınmış Marka Değerlendirme Tutanağı’nda “Tekfen” şeklinde yer aldığını, yanlış «kaydın» düzeltilmesinin de taraflarınca talep edildiği” beyan edilmişse de belirtilen durumun inceleme tarihinde giderilmediği, öte yandan, söz konusu markanın inşaat sekt …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2661 E. 2024/5273 K.
Ortak:ticaret unvanı · ayırt edicilik · ilan · dava sebebi · iltibas
İncelediğiniz kararda… i" ibaresini 41 inci sınıfta yer alan eğitim-öğretim hizmetlerinde tescili için yaptığı marka başvurusunun, davalı Vakfın itirazı üzerine dava konusu ibare üzerinde «uyuşmazlık konusu» sınıfta davalı Vakfın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı öncelik hakkı bulunduğu nedeniyle Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, oysa davalı Vakfın, başvrunun «ilanı» üzerine herhangi bir itirazı bulunmadığından Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından verilen red kararına karşı yeniden inceleme talebinde bulunamayacağını 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşulların oluşmadığını, davalı Vakfın bünyesinde yer alan şirketlerin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiklerini, müvekkilinin «kötüniyetli» olmadığını ileri sürerek 2018-M-1496 sayılı YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
… kfen Holding A.Ş.’nin 1971 yılında kurulduğunu, bu şirketin ve günümüzde bu şirkete bağlı “Tekfen” unvanlı diğer şirketlerin uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini ve «ticaret unvanının» çekirdek unsuru olan “tekfen” ibaresinin ortaklarının yaşam felsefelerini ortaya koyacak bir biçimde “teknoloji” ve “fen” sözcüklerinden türetildiğini, grup şirket …
2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaKOLEJİ" marka başvurusunu kabul edip yayın kararı alındıktan sonra, Ticaret Sicil Müdürlüğünce TTK ve TST hükümlerine göre gerekli inceleme yapılarak tescil ve «ilan» edildiğini, iki «ticari işletme» arasında «ticaret unvanı» kullanımı bakımından herhangi bir unvan tecavüzü ve «iltibas» durumunun söz konusu olmadığını, davacının alan adı uzantısı com.tr iken müvekkili şirketin alan adı uzantısının koleji.com şeklinde olduğunu, alan adlarının numer …
… avalı başvurusunu reddettiğini, markasının tanınmış olduğunu, davacı vakfın eğitim alanında faal olduğunu ileri sürerek öncelikle tedbiren önleme, marka tecavüzü ve «haksız rekabetin» durdurulmasını, «ticaret unvanının» terkinini, "tekfenkoleji.com" sitesine «erişimin engellenmesini», «ilan» yapılmasını talep ve dava etmiştir.
İnşaat ve Tesisat A.Ş.'nin T/03096 sayılı tanınmış “...” markasının sahibi olduğu, “...” ibaresinin gerek «ticaret unvanı» olarak gerekse marka olarak davacılar tarafından uzun yıllardır kullanılageldiği ve ibarenin belli bir «ayırt ediciliğe» ve tanımmışlığa ulaştığı, bu markanın tanınmışlığı nedeniyle seri marka kapsamında davacının farklı sektörlerde de faaliyet göstermesi mümkün olduğu için «ortalama tüketicinin» davalının kullanımını da davacının markalarından biri olarak algılayabileceği, 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinde açıkça işaretin alan adı olarak kullanılmasının marka tecavüzü oluşturacağı ve bu durumun marka sahibi tarafından yasaklanabileceği davacıların www.tekfenkoleji.com alan adlı internet sitesine «erişimin engellenmesini» isteme hakkına sahip olduğu, davalı şirketin “ÖZEL ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının terkini · erişimin engellenmesi · ticari işletme · ihtiyati tedbir · iptal davası · marka hakkına tecavüz · ticaret sicili · ortalama tüketici
Benzer bu karardaİnşaat ve Tesisat A.Ş.'nin T/03096 sayılı tanınmış “...” markasının sahibi olduğu, “...” ibaresinin gerek «ticaret unvanı» olarak gerekse marka olarak davacılar tarafından uzun yıllardır kullanılageldiği ve ibarenin belli bir «ayırt ediciliğe» ve tanımmışlığa ulaştığı, bu markanın tanınmışlığı nedeniyle seri marka kapsamında davacının farklı sektörlerde de faaliyet göstermesi mümkün olduğu için «ortalama tüketicinin» davalının kullanımını da davacının markalarından biri olarak algılayabileceği, 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinde açıkça işaretin alan adı olarak kullanılmasının marka tecavüzü oluşturacağı ve bu durumun marka sahibi tarafından yasaklanabileceği davacıların www.tekfenkoleji.com alan adlı internet sitesine «erişimin engellenmesini» isteme hakkına sahip olduğu, davalı şirketin “ÖZEL ...
… nıcı kitlesinin davalı tarafından sunulan hizmetlerin, davacı marka sahibi tarafından sunulduğu şeklinde, hizmetin kaynağına yönelik karışıklık yaşama ve tarafların «ticari işletmeleri» arasında bağlantı kurma ihtimali bulunduğunun kanıtlanamadığı; «ticaret unvanı» ve alan adı yönünden yapılan değerlendirmede de davalının ticaret unvanında inşaat hizmeti ibaresinin yer alması nedeniyle şirket olarak alan adını kullanması ve tahsisini sürdürmesinin davacının şirket unvanından gelen öncelik hakkını ihlal edilmesi sonucunu doğuracağı tespit edilmiş olmakla, ilk derece mahkemesince «marka hakkına tecavüzün» tespiti, önlenmesi, ortadan kaldırılması ve bağlı taleplerin reddine, davalı ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinine, davalı adına tahsis edilmiş olan tekfen …
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, «haksız rekabet» durumunun tespiti, «ticaret unvanının terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… avalı başvurusunu reddettiğini, markasının tanınmış olduğunu, davacı vakfın eğitim alanında faal olduğunu ileri sürerek öncelikle tedbiren önleme, marka tecavüzü ve «haksız rekabetin» durdurulmasını, «ticaret unvanının» terkinini, "tekfenkoleji.com" sitesine «erişimin engellenmesini», «ilan» yapılmasını talep ve dava etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8895 E. 2016/9164 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · görevsizlik kararı · tacir · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, davalı vakfın «tacir» olmadığı gerekçesiyle asliye hukuk mahkemesinin «görevli» olduğu belirtilerek «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK'nın 4/1 maddesi uyarınca davanın ticari dava sayılmasının mümkün olmadığı uyuşmazlığa bakmakla Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» olduğu belirtilerek mahkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkindir.
… rasında zikredilen ”taşıma”nın mesleki ve ticari amaçla yapılıp yapılmadığı hususu değerlendirilmek suretiyle tüketici mahkemesinin mi yoksa ticaret mahkemesinin mi «görevli» olduğuna karar vermek gerekirken davalı vakfa ait okulun gelir sağlamak amacıyla işletilip işletilmediği araştırılmadan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunda …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9305 E. 2010/426 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin deliline dayanma · yemin teklifi · yemin delili · yemin · taşıma sözleşmesi · muvafakat · bilirkişi incelemesi · ticari defter
Benzer bu kararda3-Öte yandan, davacı taraf delil listesinde, “ her türlü yasal delil” ibaresine yer vermiş olduğundan, «yemin deliline dayanmış» olup, mahkemece, davacı tarafa «yemin teklif» etme hakkı hatırlatılmak, sonucuna göre karar verilmek gerekirken, bu husus dahi dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.
2-Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin olup, davacının iki aracı ile davalılardan Vakfın sahibi olduğu okulun öğrencilerini 2006-2007 eğitim ve öğretim yılında taşıdığı sabittir.Davacı tarafından delil olarak «bilirkişi incelemesine», makbuz suretlerine,banka kayıtlarına vs. dayanılması karşısında, dava konusu taşımaya ilişkin uyuşmazlığın hallinin esasen davalı vakfın kayıtları ile diğer davalının «ticari defter» ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişi ya da kuruluna inceleme yaptırılmasını zorunlu kıldığı mahkemece gözden kaçırılarak, bu yönden «eksik incelemeye» dayalı olarak davalılar hakkında yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalılardan Vakfın tanık dinletilmesine «muvafakat» etmemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1029 E. , 2023/3897 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/298 Esas, 2021/1356 Karar
DAVA TARİHİ 12.10.2018
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/375 E., 2019/534 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Tekfen Koleji" ibaresini 41 inci sınıfta yer alan eğitim-öğretim hizmetlerinde tescili için yaptığı marka başvurusunun, davalı Vakfın itirazı üzerine dava konusu ibare üzerinde uyuşmazlık konusu sınıfta davalı Vakfın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı öncelik hakkı bulunduğu nedeniyle Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, oysa davalı Vakfın, başvrunun ilanı üzerine herhangi bir itirazı bulunmadığından Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından verilen red kararına karşı yeniden inceleme talebinde bulunamayacağını 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşulların oluşmadığını, davalı Vakfın bünyesinde yer alan şirketlerin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiklerini, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını ileri sürerek 2018-M-1496 sayılı YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili vakfın, Tekfen Holding ve grup şirketlerinin eğitim, sosyal ve kültürel faaliyetlere katkısını daha ileri götürmek üzere 1999 tarihinde kurulup Türkiye’deki pek çok eğitim, kültür ve sanat projesinin destekçisi olduğunu, vakfın ağırlıklı olarak faaliyetlerini, eğitim alanında öğrenci bursları ve okul inşaatı, kültür alanında ise yaşatmakta olduğu Tekfen Filarmoni Orkestrası’nın oluşturduğunu, müvekkili vakfın bir parçası olduğu Tekfen Holding A.Ş.’nin 1971 yılında kurulduğunu, bu şirketin ve günümüzde bu şirkete bağlı “Tekfen” unvanlı diğer şirketlerin uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini ve ticaret unvanının çekirdek unsuru olan “tekfen” ibaresinin ortaklarının yaşam felsefelerini ortaya koyacak bir biçimde “teknoloji” ve “fen” sözcüklerinden türetildiğini, grup şirketlerin “tekfen” adı altında her geçen yıl büyüyerek inşaat dışındaki sektörlerde de gelişim gösterdiğini, “tekfen” markasının müvekkili ve Tekfen Grubu içerisindeki çok sayıda şirket tarafından 1950’li yıllardan bu yana yoğun şekilde kullanıldığını, markanın ihtiva ettiği ibarenin uzun süre ve yoğun kullanım neticesinde ayırt edici nitelik kazandığını, halk nezdinde doğrudan Tekfen Grubu ile ilişkilendirildiğini, dava konusu marka başvurusuna müvekkilinin davalı Kurum nezdinde itirazda bulunduğunu, itirazları neticesinde YİDK tarafından müvekkilinin “tekfen” ibaresini “eğitim ve öğretim hizmetleri” ile bağlantılı hizmetlerde 2010 yılından bu yana kesintisiz olarak kullandığının tespit edildiğini, davacı ...’un sahibi olduğu Tekfen Özel Eğitim Kurumları İnşaat Turizm San.
Tic. Ltd. Şti.’nin İzmir’de “Tekfen Koleji” isimli bir okul açarak sürdürdüğü faaliyetlerine müvekkili ve dava dışı Tekfen İnşaat ve Tesisat A.Ş. tarafından “marka tecavüzü” davası açıldığını ve İzmir Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2018/124 E. sayılı dosyasında davanın görüldüğünü, ayrıca davacı hakkında müvekkilinin ceza şikâyetinde de bulunduğunu, yapılan soruşturma sonucunda savcılığın düzenlediği iddianamede ...’un fiillerinin marka tecavüzü suçunu oluşturduğuna kanaat getirildiğini ve İzmir Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nde 2018/428 E. sayılı ceza davasının açıldığını, dava konusu başvuruyu gerçekleştirmiş olan Sena Örücü’nün daha önceki 2017/42207 sayılı “tekfen eğitim koleji” ve 2017/42208 sayılı “izmir tekfen koleji” marka başvurularına karşı da müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu ve neticesinde başvurularının reddedildiğini, müvekkilinin “tekfen” markasının gerçek hak sahibi olduğunu ve markasını 41inci sınıftaki hizmetler üzerinde de kullandığından marka başvurusunun reddi yönünde alınan YİDK kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Vakfın itirazları kapsamında önceye dayalı kullanımlarının 41 inci sınıftaki "Orkestra hizmetleri, konser düzenleme hizmetleri” ile sınırlı olarak ispat edilebildiği, bu hizmetler ile davacı başvurusunun reddedildiği 41 inci sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri.”nin aynı/aynı tür olmadığı, davalı vakfın uyuşmazlık konusu 41 inci sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri” bakımından, TEKFEN ibaresi üzerinde üstün ve öncelikli bir hakkının bulunduğunun ispat edilemediği ve davacı başvurusunun tescilinin 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında engellenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bir kısım delillerinin incelenmediği gerekçesiyle itiraz edilmesine rağmen mahkemece ek rapor veya yeni bir bilirkişi raporunun alınmamasının hatalı olduğunu, müvekkilinin gerçek hak sahipliğine ilişkin incelemenin eksik ve hatalı bulunduğunu, işlem dosyasına 15.05.2018 tarihinde sunulan delillerin dikkate alınmadığını, bu delillerin müvekkilinin uyuşmazlık konusu eğitim öğretim hizmetlerinde dava konusu ibareyi kullandığını gösterdiğini, eğitimin müvekkili Vakfın başlıca faaliyet alanı olduğunu, müvekkilinin daha iyi şartlarda eğitim görmeleri için lise ve üniversite öğrencilerine karşılıksız burs vermesinin, otizmli çocukların ihtiyaçlarına yönelik olarak Tekfen Vakfı Özel Eğitim Merkezi'ni açmasının, ülkenin çeşitli yerlerinde okullar yaptırmasının, çeşitli eğitim öğretim programlarına destek vermesinin eğitim öğretim faaliyetine girdiğinin kuşkusuz olduğunu, müvekkilin öncelik hakkı bulunduğunu, davacı aleyhine İzmir 1.
Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan davada alınan bilirkişi raporundan da aynı hususların tespit edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, somut olaya uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın maddesi uyarınca, tescilsiz bir markaya dayalı olarak hak elde edilebilmesi için tescilsiz markanın, öncelikle markasal biçimde kullanılması ve bu kullanımın yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette yapılması, ayrıca markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edicilik kazandıracak nitelikte bulunması gerektiği, somut olay bakımından davalı vakfın dava konusu ibareyi uyuşmazlık konusu olan hizmetlerde bu kapsamda kullandığını ispatlayamadığı, zira öğrencilere burs verilmesi, okul inşaatlarının yaptırılması faaliyetlerinin eğitim-öğretim hizmeti sayılamayacağı, yine Tekfen Vakfı Özel Eğitim Merkezi'nin de bina inşaatının davalı Vakıf tarafından yaptırıldığı ancak anılan merkezdeki eğitim faaliyetinin bizzat davalı tarafça verilmediğinin dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgelerden anlaşıldığı, bu itibarla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8inci maddesinin üçüncü fıkrası
2. Dairemizin 13.05.2019 tarih, 2018/2275 E., 2019/3674 K. sayılı kararı
3. Değerlendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, İlk derece mahkemesince, davalı vakfın uyuşmazlık konusu 41 inci sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri” bakımından, TEKFEN ibaresi üzerinde üstün ve öncelikli bir hakkının bulunduğunun ispat edilemediği ve davacı başvurusunun tescilinin 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında engellenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Davalı Kurum vekili ile davalı Vakıf vekilinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. İtiraz eden davalı vakfın, davacının başvuru markasındaki ''TEKFEN'' ibaresi üzerinde hem bağlı olduğu Tekfen Holding ve grup şirketlerinin “TEKFEN” markasını yoğun şekilde kullanması, hem de markanın ihtiva ettiği ibarenin uzun süre kullanım neticesinde ayırt edici nitelik kazandığını, “TEKFEN” ibaresini ayrıca “eğitim ve öğretim hizmetleri” ile bağlantılı olan vakfın iştigal konuları içerisinde de yer alan hizmetlerde kullanıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı vakfın senedi incelendiğinde; gerek kuruluş tarihinin dava konusu markanın başvuru tarihinden önce olduğu gerekse iştigal alanının da eğitim ve öğretim hizmetlerini kapsadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan davacının başvurusunda davalı vakfın unvanında ayırt edici unsur olan ''TEKFEN'' ibaresinin de olduğu açıktır. Bu durumda davacı tarafın başvuru markasının davalı vakfın iştigal alanını işaret etmesi ve markasal seçenek özgürlüğünün de kötü bir şekilde kullanım niteliğinde olması nedeniyle YDİK tarafından verilen kararın yerinde olduğu hususu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde ilgililere iadesine,
Bozma sebebine göre davalı kurum vekili ile davalı vakıf vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111910500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz