6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1029 E. 2023/3897 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı uyuşmazlık konusu esastan ret kötüniyet harç ayırt edicilik ilk derece kararının kaldırılması ilan dava sebebi fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/375 E., 2019/534 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Tekfen Koleji" ibaresini 41 inci sınıfta yer alan eğitim-öğretim hizmetlerinde tescili için yaptığı marka başvurusunun, davalı Vakfın itirazı üzerine dava konusu ibare üzerinde uyuşmazlık konusu sınıfta davalı Vakfın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı öncelik hakkı bulunduğu nedeniyle Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, oysa davalı Vakfın, başvrunun ilanı üzerine herhangi bir itirazı bulunmadığından Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından verilen red kararına karşı yeniden inceleme talebinde bulunamayacağını 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşulların oluşmadığını, davalı Vakfın bünyesinde yer alan şirketlerin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiklerini, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını ileri sürerek 2018-M-1496 sayılı YİDK kararının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili vakfın, Tekfen Holding ve grup şirketlerinin eğitim, sosyal ve kültürel faaliyetlere katkısını daha ileri götürmek üzere 1999 tarihinde kurulup Türkiye’deki pek çok eğitim, kültür ve sanat projesinin destekçisi olduğunu, vakfın ağırlıklı olarak faaliyetlerini, eğitim alanında öğrenci bursları ve okul inşaatı, kültür alanında ise yaşatmakta olduğu Tekfen Filarmoni Orkestrası’nın oluşturduğunu, müvekkili vakfın bir parçası olduğu Tekfen Holding A.Ş.’nin 1971 yılında kurulduğunu, bu şirketin ve günümüzde bu şirkete bağlı “Tekfen” unvanlı diğer şirketlerin uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini ve ticaret unvanının çekirdek unsuru olan “tekfen” ibaresinin ortaklarının yaşam felsefelerini ortaya koyacak bir biçimde “teknoloji” ve “fen” sözcüklerinden türetildiğini, grup şirketlerin “tekfen” adı altında her geçen yıl büyüyerek inşaat dışındaki sektörlerde de gelişim gösterdiğini, “tekfen” markasının müvekkili ve Tekfen Grubu içerisindeki çok sayıda şirket tarafından 1950’li yıllardan bu yana yoğun şekilde kullanıldığını, markanın ihtiva ettiği ibarenin uzun süre ve yoğun kullanım neticesinde ayırt edici nitelik kazandığını, halk nezdinde doğrudan Tekfen Grubu ile ilişkilendirildiğini, dava konusu marka başvurusuna müvekkilinin davalı Kurum nezdinde itirazda bulunduğunu, itirazları neticesinde YİDK tarafından müvekkilinin “tekfen” ibaresini “eğitim ve öğretim hizmetleri” ile bağlantılı hizmetlerde 2010 yılından bu yana kesintisiz olarak kullandığının tespit edildiğini, davacı ...’un sahibi olduğu Tekfen Özel Eğitim Kurumları İnşaat Turizm San. Tic. Ltd. Şti.’nin İzmir’de “Tekfen Koleji” isimli bir okul açarak sürdürdüğü faaliyetlerine müvekkili ve dava dışı Tekfen İnşaat ve Tesisat A.Ş. tarafından “marka tecavüzü” davası açıldığını ve İzmir Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2018/124 E. sayılı dosyasında davanın görüldüğünü, ayrıca davacı hakkında müvekkilinin ceza şikâyetinde de bulunduğunu, yapılan soruşturma sonucunda savcılığın düzenlediği iddianamede ...’un fiillerinin marka tecavüzü suçunu oluşturduğuna kanaat getirildiğini ve İzmir Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nde 2018/428 E. sayılı ceza davasının açıldığını, dava konusu başvuruyu gerçekleştirmiş olan Sena Örücü’nün daha önceki 2017/42207 sayılı “tekfen eğitim koleji” ve 2017/42208 sayılı “izmir tekfen koleji” marka başvurularına karşı da müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu ve neticesinde başvurularının reddedildiğini, müvekkilinin “tekfen” markasının gerçek hak sahibi olduğunu ve markasını 41inci sınıftaki hizmetler üzerinde de kullandığından marka başvurusunun reddi yönünde alınan YİDK kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Vakfın itirazları kapsamında önceye dayalı kullanımlarının 41 inci sınıftaki "Orkestra hizmetleri, konser düzenleme hizmetleri” ile sınırlı olarak ispat edilebildiği, bu hizmetler ile davacı başvurusunun reddedildiği 41 inci sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri.”nin aynı/aynı tür olmadığı, davalı vakfın uyuşmazlık konusu 41 inci sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri” bakımından, TEKFEN ibaresi üzerinde üstün ve öncelikli bir hakkının bulunduğunun ispat edilemediği ve davacı başvurusunun tescilinin 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında engellenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bir kısım delillerinin incelenmediği gerekçesiyle itiraz edilmesine rağmen mahkemece ek rapor veya yeni bir bilirkişi raporunun alınmamasının hatalı olduğunu, müvekkilinin gerçek hak sahipliğine ilişkin incelemenin eksik ve hatalı bulunduğunu, işlem dosyasına 15.05.2018 tarihinde sunulan delillerin dikkate alınmadığını, bu delillerin müvekkilinin uyuşmazlık konusu eğitim öğretim hizmetlerinde dava konusu ibareyi kullandığını gösterdiğini, eğitimin müvekkili Vakfın başlıca faaliyet alanı olduğunu, müvekkilinin daha iyi şartlarda eğitim görmeleri için lise ve üniversite öğrencilerine karşılıksız burs vermesinin, otizmli çocukların ihtiyaçlarına yönelik olarak Tekfen Vakfı Özel Eğitim Merkezi'ni açmasının, ülkenin çeşitli yerlerinde okullar yaptırmasının, çeşitli eğitim öğretim programlarına destek vermesinin eğitim öğretim faaliyetine girdiğinin kuşkusuz olduğunu, müvekkilin öncelik hakkı bulunduğunu, davacı aleyhine İzmir 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan davada alınan bilirkişi raporundan da aynı hususların tespit edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, somut olaya uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın maddesi uyarınca, tescilsiz bir markaya dayalı olarak hak elde edilebilmesi için tescilsiz markanın, öncelikle markasal biçimde kullanılması ve bu kullanımın yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette yapılması, ayrıca markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edicilik kazandıracak nitelikte bulunması gerektiği, somut olay bakımından davalı vakfın dava konusu ibareyi uyuşmazlık konusu olan hizmetlerde bu kapsamda kullandığını ispatlayamadığı, zira öğrencilere burs verilmesi, okul inşaatlarının yaptırılması faaliyetlerinin eğitim-öğretim hizmeti sayılamayacağı, yine Tekfen Vakfı Özel Eğitim Merkezi'nin de bina inşaatının davalı Vakıf tarafından yaptırıldığı ancak anılan merkezdeki eğitim faaliyetinin bizzat davalı tarafça verilmediğinin dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgelerden anlaşıldığı, bu itibarla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8inci maddesinin üçüncü fıkrası

2. Dairemizin 13.05.2019 tarih, 2018/2275 E., 2019/3674 K. sayılı kararı

3. Değerlendirme

Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, İlk derece mahkemesince, davalı vakfın uyuşmazlık konusu 41 inci sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri” bakımından, TEKFEN ibaresi üzerinde üstün ve öncelikli bir hakkının bulunduğunun ispat edilemediği ve davacı başvurusunun tescilinin 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında engellenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Davalı Kurum vekili ile davalı Vakıf vekilinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. İtiraz eden davalı vakfın, davacının başvuru markasındaki ''TEKFEN'' ibaresi üzerinde hem bağlı olduğu Tekfen Holding ve grup şirketlerinin “TEKFEN” markasını yoğun şekilde kullanması, hem de markanın ihtiva ettiği ibarenin uzun süre kullanım neticesinde ayırt edici nitelik kazandığını, “TEKFEN” ibaresini ayrıca “eğitim ve öğretim hizmetleri” ile bağlantılı olan vakfın iştigal konuları içerisinde de yer alan hizmetlerde kullanıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Davalı vakfın senedi incelendiğinde; gerek kuruluş tarihinin dava konusu markanın başvuru tarihinden önce olduğu gerekse iştigal alanının da eğitim ve öğretim hizmetlerini kapsadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan davacının başvurusunda davalı vakfın unvanında ayırt edici unsur olan ''TEKFEN'' ibaresinin de olduğu açıktır. Bu durumda davacı tarafın başvuru markasının davalı vakfın iştigal alanını işaret etmesi ve markasal seçenek özgürlüğünün de kötü bir şekilde kullanım niteliğinde olması nedeniyle YDİK tarafından verilen kararın yerinde olduğu hususu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3343 E. 2023/7259 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2661 E. 2024/5273 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8895 E. 2016/9164 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9305 E. 2010/426 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/1029 E.  ,  2023/3897 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/298 Esas, 2021/1356 Karar

DAVA TARİHİ 12.10.2018

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2018/375 E., 2019/534 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Tekfen Koleji" ibaresini 41 inci sınıfta yer alan eğitim-öğretim hizmetlerinde tescili için yaptığı marka başvurusunun, davalı Vakfın itirazı üzerine dava konusu ibare üzerinde uyuşmazlık konusu sınıfta davalı Vakfın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı öncelik hakkı bulunduğu nedeniyle Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, oysa davalı Vakfın, başvrunun ilanı üzerine herhangi bir itirazı bulunmadığından Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından verilen red kararına karşı yeniden inceleme talebinde bulunamayacağını 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşulların oluşmadığını, davalı Vakfın bünyesinde yer alan şirketlerin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiklerini, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını ileri sürerek 2018-M-1496 sayılı YİDK kararının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili vakfın, Tekfen Holding ve grup şirketlerinin eğitim, sosyal ve kültürel faaliyetlere katkısını daha ileri götürmek üzere 1999 tarihinde kurulup Türkiye’deki pek çok eğitim, kültür ve sanat projesinin destekçisi olduğunu, vakfın ağırlıklı olarak faaliyetlerini, eğitim alanında öğrenci bursları ve okul inşaatı, kültür alanında ise yaşatmakta olduğu Tekfen Filarmoni Orkestrası’nın oluşturduğunu, müvekkili vakfın bir parçası olduğu Tekfen Holding A.Ş.’nin 1971 yılında kurulduğunu, bu şirketin ve günümüzde bu şirkete bağlı “Tekfen” unvanlı diğer şirketlerin uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini ve ticaret unvanının çekirdek unsuru olan “tekfen” ibaresinin ortaklarının yaşam felsefelerini ortaya koyacak bir biçimde “teknoloji” ve “fen” sözcüklerinden türetildiğini, grup şirketlerin “tekfen” adı altında her geçen yıl büyüyerek inşaat dışındaki sektörlerde de gelişim gösterdiğini, “tekfen” markasının müvekkili ve Tekfen Grubu içerisindeki çok sayıda şirket tarafından 1950’li yıllardan bu yana yoğun şekilde kullanıldığını, markanın ihtiva ettiği ibarenin uzun süre ve yoğun kullanım neticesinde ayırt edici nitelik kazandığını, halk nezdinde doğrudan Tekfen Grubu ile ilişkilendirildiğini, dava konusu marka başvurusuna müvekkilinin davalı Kurum nezdinde itirazda bulunduğunu, itirazları neticesinde YİDK tarafından müvekkilinin “tekfen” ibaresini “eğitim ve öğretim hizmetleri” ile bağlantılı hizmetlerde 2010 yılından bu yana kesintisiz olarak kullandığının tespit edildiğini, davacı ...’un sahibi olduğu Tekfen Özel Eğitim Kurumları İnşaat Turizm San.

Tic. Ltd. Şti.’nin İzmir’de “Tekfen Koleji” isimli bir okul açarak sürdürdüğü faaliyetlerine müvekkili ve dava dışı Tekfen İnşaat ve Tesisat A.Ş. tarafından “marka tecavüzü” davası açıldığını ve İzmir Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2018/124 E. sayılı dosyasında davanın görüldüğünü, ayrıca davacı hakkında müvekkilinin ceza şikâyetinde de bulunduğunu, yapılan soruşturma sonucunda savcılığın düzenlediği iddianamede ...’un fiillerinin marka tecavüzü suçunu oluşturduğuna kanaat getirildiğini ve İzmir Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nde 2018/428 E. sayılı ceza davasının açıldığını, dava konusu başvuruyu gerçekleştirmiş olan Sena Örücü’nün daha önceki 2017/42207 sayılı “tekfen eğitim koleji” ve 2017/42208 sayılı “izmir tekfen koleji” marka başvurularına karşı da müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu ve neticesinde başvurularının reddedildiğini, müvekkilinin “tekfen” markasının gerçek hak sahibi olduğunu ve markasını 41inci sınıftaki hizmetler üzerinde de kullandığından marka başvurusunun reddi yönünde alınan YİDK kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Vakfın itirazları kapsamında önceye dayalı kullanımlarının 41 inci sınıftaki "Orkestra hizmetleri, konser düzenleme hizmetleri” ile sınırlı olarak ispat edilebildiği, bu hizmetler ile davacı başvurusunun reddedildiği 41 inci sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri.”nin aynı/aynı tür olmadığı, davalı vakfın uyuşmazlık konusu 41 inci sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri” bakımından, TEKFEN ibaresi üzerinde üstün ve öncelikli bir hakkının bulunduğunun ispat edilemediği ve davacı başvurusunun tescilinin 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında engellenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bir kısım delillerinin incelenmediği gerekçesiyle itiraz edilmesine rağmen mahkemece ek rapor veya yeni bir bilirkişi raporunun alınmamasının hatalı olduğunu, müvekkilinin gerçek hak sahipliğine ilişkin incelemenin eksik ve hatalı bulunduğunu, işlem dosyasına 15.05.2018 tarihinde sunulan delillerin dikkate alınmadığını, bu delillerin müvekkilinin uyuşmazlık konusu eğitim öğretim hizmetlerinde dava konusu ibareyi kullandığını gösterdiğini, eğitimin müvekkili Vakfın başlıca faaliyet alanı olduğunu, müvekkilinin daha iyi şartlarda eğitim görmeleri için lise ve üniversite öğrencilerine karşılıksız burs vermesinin, otizmli çocukların ihtiyaçlarına yönelik olarak Tekfen Vakfı Özel Eğitim Merkezi'ni açmasının, ülkenin çeşitli yerlerinde okullar yaptırmasının, çeşitli eğitim öğretim programlarına destek vermesinin eğitim öğretim faaliyetine girdiğinin kuşkusuz olduğunu, müvekkilin öncelik hakkı bulunduğunu, davacı aleyhine İzmir 1.

Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan davada alınan bilirkişi raporundan da aynı hususların tespit edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, somut olaya uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın maddesi uyarınca, tescilsiz bir markaya dayalı olarak hak elde edilebilmesi için tescilsiz markanın, öncelikle markasal biçimde kullanılması ve bu kullanımın yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette yapılması, ayrıca markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edicilik kazandıracak nitelikte bulunması gerektiği, somut olay bakımından davalı vakfın dava konusu ibareyi uyuşmazlık konusu olan hizmetlerde bu kapsamda kullandığını ispatlayamadığı, zira öğrencilere burs verilmesi, okul inşaatlarının yaptırılması faaliyetlerinin eğitim-öğretim hizmeti sayılamayacağı, yine Tekfen Vakfı Özel Eğitim Merkezi'nin de bina inşaatının davalı Vakıf tarafından yaptırıldığı ancak anılan merkezdeki eğitim faaliyetinin bizzat davalı tarafça verilmediğinin dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgelerden anlaşıldığı, bu itibarla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8inci maddesinin üçüncü fıkrası

2. Dairemizin 13.05.2019 tarih, 2018/2275 E., 2019/3674 K. sayılı kararı

3. Değerlendirme

Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, İlk derece mahkemesince, davalı vakfın uyuşmazlık konusu 41 inci sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri” bakımından, TEKFEN ibaresi üzerinde üstün ve öncelikli bir hakkının bulunduğunun ispat edilemediği ve davacı başvurusunun tescilinin 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında engellenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Davalı Kurum vekili ile davalı Vakıf vekilinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. İtiraz eden davalı vakfın, davacının başvuru markasındaki ''TEKFEN'' ibaresi üzerinde hem bağlı olduğu Tekfen Holding ve grup şirketlerinin “TEKFEN” markasını yoğun şekilde kullanması, hem de markanın ihtiva ettiği ibarenin uzun süre kullanım neticesinde ayırt edici nitelik kazandığını, “TEKFEN” ibaresini ayrıca “eğitim ve öğretim hizmetleri” ile bağlantılı olan vakfın iştigal konuları içerisinde de yer alan hizmetlerde kullanıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

Davalı vakfın senedi incelendiğinde; gerek kuruluş tarihinin dava konusu markanın başvuru tarihinden önce olduğu gerekse iştigal alanının da eğitim ve öğretim hizmetlerini kapsadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan davacının başvurusunda davalı vakfın unvanında ayırt edici unsur olan ''TEKFEN'' ibaresinin de olduğu açıktır. Bu durumda davacı tarafın başvuru markasının davalı vakfın iştigal alanını işaret etmesi ve markasal seçenek özgürlüğünün de kötü bir şekilde kullanım niteliğinde olması nedeniyle YDİK tarafından verilen kararın yerinde olduğu hususu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde ilgililere iadesine,

Bozma sebebine göre davalı kurum vekili ile davalı vakıf vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111910500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.