Müdürün azli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6235 E. 2023/7042 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket müdürünün azli↗ kayyum atanması↗ tedbirin kaldırılması↗ cebri icra↗ ortaklık sıfatı↗ aktif husumet yokluğu↗ şirket müdürlüğü↗ aktif dava ehliyeti↗ aktif husumet↗ husumet yokluğu↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ taraf ehliyeti↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ haciz↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2020/818 E., 2021/638 K.
Taraflar arasındaki şirket müdürünün azli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kaldığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü re'sen kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %51 hisseli ortağı olduğunu, davalı ... kişinin ise şirketin %49 hisseli ortağı ve yetkili müdürü olduğunu, yargı kararı doğrultusunda kayyum nezdinde yapılan genel kurul toplantılarına davalı ortağın katılmadığını ve karar defterini uhdesinde tutarak karar alınmasına engel olduğunu belirterek davalı ortağın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şirket müdürlüğünden azline, genel kurul toplantılarını gerçekleştirmek üzere şirkete kayyum atanmasına, şirket müdürünün yönetim yetkisinin tedbiren kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ortak cevap vermemiş, davalı şirket vekili müzekkere cevapları doğrultusunda davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda ortak sıfatıyla işbu davayı açan davacının, 20.04.2021 tarihli ticaret Sicil Gazetesi'nin 297. sayfasında, davacının ortağı olduğu Yılmazlar Eğitim Kurumları Ltd. Şti.'deki Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünün 2018/14591 sayılı dosyasından haciz konulduğu belirtilen 816 adet hissenin ihalesinin yapıldığı, davacı ... adına kayıtlı 816 adet hissenin takyidatsız olarak davalı ... adına tescillendiği, davacının davalı şirkette eski ortak olarak göründüğü, şirketin ... ortak ve yetkisinin davalı ... olduğu, dava tarihi ile hisse devir tarihi dikkate alındığında davacının ortaklık sıfatının kalmadığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; duruşmada tanık olarak dinlenen kişilerin beyanı dikkate alınmadan karar verildiği, davalının haksız ve hukuka aykırı şekilde genel kurulun toplanmasını engellemesi sonucu azli için haklı neden meydana geldiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak açılan davalarda, dava açan kişinin davanın başından sonuna kadar bu sıfatını sürdürmesi gerektiği, yargılama sırasında bu sıfatının sona ermesi halinde artık davayı takip ve sonuçlandırmakta hukuki yararının kalmayacağı, aktif dava ehliyetine ilişkin olan bu hususun mahkemece re'sen dikkate alınacağı, somut uyuşmazlığın, şirket müdürünün azline ilişkin olduğu, şirket müdürünün müdürlük görevinin devam etmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığının söylenemeyeceği, ancak, davacının davayı açarken şirket ortağı olmaması nedeniyle aktif dava ehliyeti bulunmadığı ve yargılama sırasında da şirket ortaklığını iktisap ederek, aktif dava ehliyetine sahip olunduğunun iddia edilmediğinden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, kararın bu yönden re'sen düzeltilmesi gerektiği, davacı vekilinin somut herhangi bir istinaf nedeninin bulunmadığı, istinaf nedenlerinin, payın cebri icra yoluyla satışından önceki genel kurul çağrılarına ilişkin olduğu, yargılama sırasında tanık dinlenmediği, davacının şirket ortaklığının dava tarihinden önce sona ermesi nedeniyle davacı tarafından yapılan suç duyurusunun davanın sonucuna etkili olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin tüm istinaf başvuru nedenlerinin yerinde görülmemekle birlikte, kararın ve gerekçesinin re'sen düzeltilmesi gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesi hükmünün re'sen düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına, buna göre davacının davalı şirketin ortağı olmadığı anlaşıldığından, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yinelemiş, bilahare sunulan beyan dilekçesinde davacının dava açılış tarihinde şirket ortaklığının devam ettiğini, hisseleri hacizli olmakla birlikte henüz satılmadığını, buna binaen genel kurulu toplantıya çağırdığını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirket yetkili müdürünün haklı sebeplerle azli istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 33, 355, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4408 E. 2020/1355 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · şirket müdürlüğü · e-defter
İncelediğiniz kararda… n %49 hisseli ortağı ve yetkili müdürü olduğunu, yargı kararı doğrultusunda kayyum nezdinde yapılan genel kurul toplantılarına davalı ortağın katılmadığını ve karar «defterini» uhdesinde tutarak karar alınmasına engel olduğunu belirterek davalı ortağın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «şirket müdürlüğünden» azline, genel kurul toplantılarını gerçekleştirmek üzere şirkete «kayyum atanmasına», şirket müdürünün yönetim «yetkisinin» «tedbiren kaldırılmasına» karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki «şirket müdürünün azli» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kaldığından dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zayi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6365 E. 2018/236 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · şirket müdürlüğü · husumet yokluğu · limited şirket · yetkisizlik kararı · husumet · e-defter · dava şartı · Müdürün azli
İncelediğiniz kararda… n %49 hisseli ortağı ve yetkili müdürü olduğunu, yargı kararı doğrultusunda kayyum nezdinde yapılan genel kurul toplantılarına davalı ortağın katılmadığını ve karar «defterini» uhdesinde tutarak karar alınmasına engel olduğunu belirterek davalı ortağın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «şirket müdürlüğünden» azline, genel kurul toplantılarını gerçekleştirmek üzere şirkete «kayyum atanmasına», şirket müdürünün yönetim «yetkisinin» «tedbiren kaldırılmasına» karar verilmesini talep etmiştir.
… kişinin davanın başından sonuna kadar bu sıfatını sürdürmesi gerektiği, yargılama sırasında bu sıfatının sona ermesi halinde artık davayı takip ve sonuçlandırmakta «hukuki yararının» kalmayacağı, aktif dava «ehliyetine» ilişkin olan bu hususun mahkemece re'sen dikkate alınacağı, somut uyuşmazlığın, şirket müdürünün azline ilişkin olduğu, şirket müdürünün müdürlük görevinin devam etmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığının söylenemeyeceği, ancak, davacının davayı açarken şirket ortağı olmaması nedeniyle aktif dava ehliyeti bulunmadığı ve yargılama sırasında da şirket ortaklığını iktisap ederek, aktif dava ehliyetine sahip olunduğunun iddia edilmediğinden davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, kararın bu yönden re'sen düzeltilmesi gerektiği, davacı vekilinin somut herhangi bir istinaf nedeninin bulunmadığı, istinaf nedenlerinin, payın «cebri icra» yoluyla satışından önceki genel kurul çağrılarına ilişkin olduğu, yargılama sırasında tanık dinlenmediği, davacının şirket ortaklığının dava tarihinden önce sona e …
Taraflar arasındaki «şirket müdürünün azli» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kaldığından dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
Şirket müdürünün azli davalarında «husumetin» azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · limited şirket müdürünün azli · temsil yetkisi · haklı sebep · şirket müdürü · sözleşmeden doğan dava · zayi · ispat yükü
Benzer bu karardaAnılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların «ispat yükünün» davacılar üzerinde olduğu gözetilerek, belirtilen iddialar üzerinde durulmak, şirket kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak ve sonuçta davalının görevini yerine getirmesinde haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde davalının «şirket müdürü» olmadığı ve sorumlu bulunmadığı döneme ilişkin «defterleri» sunmadığı gerekçesiyle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6874 E. 2016/676 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · kayyum atanması · aktif husumet yokluğu · aktif husumet · husumet yokluğu · limited şirket · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… kişinin davanın başından sonuna kadar bu sıfatını sürdürmesi gerektiği, yargılama sırasında bu sıfatının sona ermesi halinde artık davayı takip ve sonuçlandırmakta «hukuki yararının» kalmayacağı, aktif dava «ehliyetine» ilişkin olan bu hususun mahkemece re'sen dikkate alınacağı, somut uyuşmazlığın, şirket müdürünün azline ilişkin olduğu, şirket müdürünün müdürlük görevinin devam etmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığının söylenemeyeceği, ancak, davacının davayı açarken şirket ortağı olmaması nedeniyle aktif dava ehliyeti bulunmadığı ve yargılama sırasında da şirket ortaklığını iktisap ederek, aktif dava ehliyetine sahip olunduğunun iddia edilmediğinden davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, kararın bu yönden re'sen düzeltilmesi gerektiği, davacı vekilinin somut herhangi bir istinaf nedeninin bulunmadığı, istinaf nedenlerinin, payın «cebri icra» yoluyla satışından önceki genel kurul çağrılarına ilişkin olduğu, yargılama sırasında tanık dinlenmediği, davacının şirket ortaklığının dava tarihinden önce sona e …
Taraflar arasındaki «şirket müdürünün azli» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kaldığından dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… n %49 hisseli ortağı ve yetkili müdürü olduğunu, yargı kararı doğrultusunda kayyum nezdinde yapılan genel kurul toplantılarına davalı ortağın katılmadığını ve karar «defterini» uhdesinde tutarak karar alınmasına engel olduğunu belirterek davalı ortağın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «şirket müdürlüğünden» azline, genel kurul toplantılarını gerçekleştirmek üzere şirkete «kayyum atanmasına», şirket müdürünün yönetim «yetkisinin» «tedbiren kaldırılmasına» karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirket müdürünün «özen yükümlülüğünü» ve kanunla kendisine verilen görevi ihlal ettiği, şirketin açıkça zararına işlem yaparak görevini kötüye kullandığı, «şirketin zarara» uğratıldığı ve bu zararın davacılara değil şirkete ödenmesi gerektiği, bu haliyle davalının müdürlükten azlini ve şirkete «kayyum atanmasını» gerektirecek şartların oluştuğu gerekçesiyle davalının müdürlükten azline, şirkete kayyum atanmasına, diğer taleplerin ise «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «limited şirket müdürünün azli» ve şirkete «kayyum atanması» istemine ilişkin olup, mahkemece, açıklanan nedenlerle şirket müdürünün azline ve şirkete kayyum atanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:infaz kabiliyeti · limited şirket müdürünün azli · özen yükümlülüğü · şirket zararı · infaz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirket müdürünün «özen yükümlülüğünü» ve kanunla kendisine verilen görevi ihlal ettiği, şirketin açıkça zararına işlem yaparak görevini kötüye kullandığı, «şirketin zarara» uğratıldığı ve bu zararın davacılara değil şirkete ödenmesi gerektiği, bu haliyle davalının müdürlükten azlini ve şirkete «kayyum atanmasını» gerektirecek şartların oluştuğu gerekçesiyle davalının müdürlükten azline, şirkete kayyum atanmasına, diğer taleplerin ise «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, kayyum olarak atanan kişinin ismen belirlenerek «infaz kabiliyeti» bulunan bir karar verilmesi gerekirken, infazı kabil olmayacak şekilde soyut ifadelerle kayyum atamasına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Dava, «limited şirket müdürünün azli» ve şirkete «kayyum atanması» istemine ilişkin olup, mahkemece, açıklanan nedenlerle şirket müdürünün azline ve şirkete kayyum atanmasına karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13526 E. 2018/4741 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · husumet yokluğu · limited şirket · yetkisizlik kararı · husumet · dava şartı · Müdürün azli
İncelediğiniz kararda… kişinin davanın başından sonuna kadar bu sıfatını sürdürmesi gerektiği, yargılama sırasında bu sıfatının sona ermesi halinde artık davayı takip ve sonuçlandırmakta «hukuki yararının» kalmayacağı, aktif dava «ehliyetine» ilişkin olan bu hususun mahkemece re'sen dikkate alınacağı, somut uyuşmazlığın, şirket müdürünün azline ilişkin olduğu, şirket müdürünün müdürlük görevinin devam etmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığının söylenemeyeceği, ancak, davacının davayı açarken şirket ortağı olmaması nedeniyle aktif dava ehliyeti bulunmadığı ve yargılama sırasında da şirket ortaklığını iktisap ederek, aktif dava ehliyetine sahip olunduğunun iddia edilmediğinden davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, kararın bu yönden re'sen düzeltilmesi gerektiği, davacı vekilinin somut herhangi bir istinaf nedeninin bulunmadığı, istinaf nedenlerinin, payın «cebri icra» yoluyla satışından önceki genel kurul çağrılarına ilişkin olduğu, yargılama sırasında tanık dinlenmediği, davacının şirket ortaklığının dava tarihinden önce sona e …
Taraflar arasındaki «şirket müdürünün azli» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kaldığından dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… n %49 hisseli ortağı ve yetkili müdürü olduğunu, yargı kararı doğrultusunda kayyum nezdinde yapılan genel kurul toplantılarına davalı ortağın katılmadığını ve karar «defterini» uhdesinde tutarak karar alınmasına engel olduğunu belirterek davalı ortağın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «şirket müdürlüğünden» azline, genel kurul toplantılarını gerçekleştirmek üzere şirkete «kayyum atanmasına», şirket müdürünün yönetim «yetkisinin» «tedbiren kaldırılmasına» karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaOysa, «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu değildir.
1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalı şirket yönünden işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davalı şirket hakkındaki davanın, «husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamış ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün HUMK 436. maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · limited şirket müdürünün azli · temsil yetkisi · haklı sebep · şirket müdürü · sözleşmeden doğan dava · denetime elverişlilik · ispat yükü
Benzer bu karardaAnılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların «ispat yükünün» davacı üzerinde olduğu gözetilerek, davacının dayandığı deliller toplanmak ve davacı tarafından ileri sürülen iddialar üzerinde durulmak, şirket kayıtları üzerinde «denetime elverişli» «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak ve sonuçta haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalı şirket yönünden işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ayrıca, tarafların davalı şirketin ortakları oldukları, davalı ...’in bu «şirketin müdürü» olduğu ve halen görevine devam ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8301 E. 2014/14461 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… kişinin davanın başından sonuna kadar bu sıfatını sürdürmesi gerektiği, yargılama sırasında bu sıfatının sona ermesi halinde artık davayı takip ve sonuçlandırmakta «hukuki yararının» kalmayacağı, aktif dava «ehliyetine» ilişkin olan bu hususun mahkemece re'sen dikkate alınacağı, somut uyuşmazlığın, şirket müdürünün azline ilişkin olduğu, şirket müdürünün müdürlük görevinin devam etmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığının söylenemeyeceği, ancak, davacının davayı açarken şirket ortağı olmaması nedeniyle aktif dava ehliyeti bulunmadığı ve yargılama sırasında da şirket ortaklığını iktisap ederek, aktif dava ehliyetine sahip olunduğunun iddia edilmediğinden davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, kararın bu yönden re'sen düzeltilmesi gerektiği, davacı vekilinin somut herhangi bir istinaf nedeninin bulunmadığı, istinaf nedenlerinin, payın «cebri icra» yoluyla satışından önceki genel kurul çağrılarına ilişkin olduğu, yargılama sırasında tanık dinlenmediği, davacının şirket ortaklığının dava tarihinden önce sona e …
Benzer bu karardaMahkemece, kayyumun azli ve atanması davasında «husumetin» diğer ortaklar yanında şirkete yöneltilmesi gerekirken davanın kayyuma karşı açıldığı gerekçesi ile davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Dava, kayyumun azli ve değiştirilmesi talebine ilişkin olup, «husumet» azli istenilen kayyuma yöneltilmiştir.
Mahkemece, «husumetin» şirkete ve şirket ortaklarına yöneltilmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, şirket kayyum tarafından yönetilmekte olup, bu nedenle davada husumetin kayyuma yöneltilmesi yeterli olup, davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6235 E. , 2023/7042 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1688 Esas, 2021/1464 Karar
HÜKÜM
Yeniden hüküm tesis ile davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/818 E., 2021/638 K.
Taraflar arasındaki şirket müdürünün azli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kaldığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü re'sen kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %51 hisseli ortağı olduğunu, davalı ... kişinin ise şirketin %49 hisseli ortağı ve yetkili müdürü olduğunu, yargı kararı doğrultusunda kayyum nezdinde yapılan genel kurul toplantılarına davalı ortağın katılmadığını ve karar defterini uhdesinde tutarak karar alınmasına engel olduğunu belirterek davalı ortağın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şirket müdürlüğünden azline, genel kurul toplantılarını gerçekleştirmek üzere şirkete kayyum atanmasına, şirket müdürünün yönetim yetkisinin tedbiren kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ortak cevap vermemiş, davalı şirket vekili müzekkere cevapları doğrultusunda davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda ortak sıfatıyla işbu davayı açan davacının, 20.04.2021 tarihli ticaret Sicil Gazetesi'nin 297. sayfasında, davacının ortağı olduğu Yılmazlar Eğitim Kurumları Ltd. Şti.'deki Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünün 2018/14591 sayılı dosyasından haciz konulduğu belirtilen 816 adet hissenin ihalesinin yapıldığı, davacı ... adına kayıtlı 816 adet hissenin takyidatsız olarak davalı ... adına tescillendiği, davacının davalı şirkette eski ortak olarak göründüğü, şirketin ... ortak ve yetkisinin davalı ... olduğu, dava tarihi ile hisse devir tarihi dikkate alındığında davacının ortaklık sıfatının kalmadığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; duruşmada tanık olarak dinlenen kişilerin beyanı dikkate alınmadan karar verildiği, davalının haksız ve hukuka aykırı şekilde genel kurulun toplanmasını engellemesi sonucu azli için haklı neden meydana geldiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak açılan davalarda, dava açan kişinin davanın başından sonuna kadar bu sıfatını sürdürmesi gerektiği, yargılama sırasında bu sıfatının sona ermesi halinde artık davayı takip ve sonuçlandırmakta hukuki yararının kalmayacağı, aktif dava ehliyetine ilişkin olan bu hususun mahkemece re'sen dikkate alınacağı, somut uyuşmazlığın, şirket müdürünün azline ilişkin olduğu, şirket müdürünün müdürlük görevinin devam etmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığının söylenemeyeceği, ancak, davacının davayı açarken şirket ortağı olmaması nedeniyle aktif dava ehliyeti bulunmadığı ve yargılama sırasında da şirket ortaklığını iktisap ederek, aktif dava ehliyetine sahip olunduğunun iddia edilmediğinden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, kararın bu yönden re'sen düzeltilmesi gerektiği, davacı vekilinin somut herhangi bir istinaf nedeninin bulunmadığı, istinaf nedenlerinin, payın cebri icra yoluyla satışından önceki genel kurul çağrılarına ilişkin olduğu, yargılama sırasında tanık dinlenmediği, davacının şirket ortaklığının dava tarihinden önce sona ermesi nedeniyle davacı tarafından yapılan suç duyurusunun davanın sonucuna etkili olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin tüm istinaf başvuru nedenlerinin yerinde görülmemekle birlikte, kararın ve gerekçesinin re'sen düzeltilmesi gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesi hükmünün re'sen düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına, buna göre davacının davalı şirketin ortağı olmadığı anlaşıldığından, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yinelemiş, bilahare sunulan beyan dilekçesinde davacının dava açılış tarihinde şirket ortaklığının devam ettiğini, hisseleri hacizli olmakla birlikte henüz satılmadığını, buna binaen genel kurulu toplantıya çağırdığını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirket yetkili müdürünün haklı sebeplerle azli istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 33, 355, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/989608800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz