Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1556 E. 2023/5195 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet kurulu kararı↗ tüketici kredisi↗ ticari kredi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Rekabet Kurulu kararında bankaların anlaşmalı olarak yüksek faiz oranı belirledikleri tespit edilen kredilerin tüketici kredisi olduğu, ticari kredileri kapsamadığı, davacının kullandığı kredilerin ise ticari krediler olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankanın rekabeti engelleyici biçimde faiz uyguladığının Rekabet Kurulu'nun 08.03.2013 tarihli kararı ile sabit olduğunu, kartel oluşumunun davalı banka tarafından da kabul edildiğini, anılan kararda ticari kredilerin hariç bırakıldığına dair bir tespitin yer almadığını, bu karara ilişkin karar düzeltme isteminin beklenmesi, sonucuna göre anılan kartelleşmeden etkilenip etkilenilmediğinin belirlenmesi ve tazminat hesabı yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı bankadan kullandığı kredilerin ticari kredi niteliğinde olduğu,, Rekabet Kurulunun 08.03.2013 tarih ve 13-13/198-100 sayılı kararında kartel oluşumuna dair tespitin ticari kredilere yönelik olmaması nedeniyle ilk derece mahkemesinin aynı doğrultudaki gerekçelerle davanın reddine karar vermesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun'dan (4054 sayılı Kanun) kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4054 sayılı Kanun'un 4 ve 58 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4793 E. 2020/2658 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · irsaliye · keşif · yetki · yetkisizlik kararı · haksız rekabet · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaDavalının, davacının tasarımdan doğan haklarına tecavüz ettiğine ilişkin mahkemece yargılama aşamasında davalının iş yerinde yapılan bir «keşif» veya tespit de bulunmayıp, bunun yanında «defter» ve belgeleri yerinde incelemesi için «yetki» verilen bilirkişinin davalı iş yerinde bu yönde bir keşif ve inceleme «yetkisinin» de bulunmadığı gözetilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının «defter» ve belgelerinin incelenmesinde davacı tarafından sunulan «irsaliyenin» yer aldığının tespit edildiği, bu kapsamda davacı tarafından sunulan kartelanın davalıdan alındığının kabulü gerektiği, davalının davacının tasarım haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacı adına tescilli 2011/07937-3 nolu endüstriyel tasarım tescil belgesine, davalı tarafça "sparta" model olarak tanıtılıp satışa sunulan ürün tasarımı nedeniyle davalının tasarımdan doğan haklara tecavüzü ile «haksız rekabetinin» tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmiştir.
Dava, endüstriyel tasarım belgesinden doğan haklara tecavüzün tespiti, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması talebine ilişkindir.
Davacının tecavüz iddiasına ilişkin eldeki davadan önce mahkemece yapılmış bir «delil tespiti» bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3281 E. 2024/5433 K.
Ortak:ticari kredi · Tazminat
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı bankadan kullandığı kredilerin «ticari kredi» niteliğinde olduğu,, Rekabet Kurulunun 08.03.2013 tarih ve 13-13/198-100 sayılı kararında kartel oluşumuna dair tespitin ticari kredilere yönelik olmaması nedeniyl …
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankadan çeşitli tarihlerde ve meblağlarda «ticari kredi» kullanmış olup, bu kredilerin 83.000,00 TL tutarlı, 24 ay ödemeli ve toplam ödemesi 98.981,67 TL olan ticari kredi ile 92.000,00 TL tutarlı, 24 ay ödemeli ve toplam ödemesi 109.714,66 TL olan ticari kredi olduğunu, Rekabet Kurulu tarafından 08.03.2013 tarih, 2011-4-91 dosya, 13-13/198-100 Karar sayılı kararı ile 21.08.2017 - 22.09.2011 tarihleri arasında davalı bankanın da aralarında olduğu 12 bankanın kredi ve kredi kartı konularında birlikte fiyat tespit etmek amacıyla kartel oluşturduğunun tespit edildiğini, bunun sonucu verilen «idari para cezası» kararına bankalarca itiraz edildiğini, Ankara 2.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:idari para cezası · i̇i̇k 258 · illiyet bağı · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · maddi tazminat · kusur · dava sebebi
Benzer bu karardaİdare Mahkemesinin 2014/2000 E. sayılı dosyasında açtıkları iptal davasının kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiğini, davanın «zamanaşımına» uğradığını, «maddi tazminat» talep etme şartlarının oluşmadığını, dava tarihi itibariyle hukuka aykırı fiil unsurunun ve davacının zararının bulunmadığını, zararla fiil arasında «illiyet bağının» da olmadığını, müvekkili bankanın sorumluluğunu gerektirir «kusur» olmadığını, davacı tarafından 3 katına kadar talep edilen tazminatın şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… ı ile davacının, davalı bankanın Karatay/Konya Şubesinden 2008 yılında 83.000,00 TL ve 92.000,00 TL miktarlı ve sırasıyla 98.981,67 TL ve 109.714,66 TL geri ödemeli «genel kredi sözleşmelerine» dayalı olarak ticari taşıt kredisi kullanmış olduğu ve bu kredileri 2008 yılı içerisinde kullandığı, bilirkişi raporunda; davalı bankaca, genel kredi sözleşmesine …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankadan çeşitli tarihlerde ve meblağlarda «ticari kredi» kullanmış olup, bu kredilerin 83.000,00 TL tutarlı, 24 ay ödemeli ve toplam ödemesi 98.981,67 TL olan ticari kredi ile 92.000,00 TL tutarlı, 24 ay ödemeli ve toplam ödemesi 109.714,66 TL olan ticari kredi olduğunu, Rekabet Kurulu tarafından 08.03.2013 tarih, 2011-4-91 dosya, 13-13/198-100 Karar sayılı kararı ile 21.08.2017 - 22.09.2011 tarihleri arasında davalı bankanın da aralarında olduğu 12 bankanın kredi ve kredi kartı konularında birlikte fiyat tespit etmek amacıyla kartel oluşturduğunun tespit edildiğini, bunun sonucu verilen «idari para cezası» kararına bankalarca itiraz edildiğini, Ankara 2.
İdare Mahkemesinin 20.02.2015 tarih, 2014/2000 E. ve 2015/«258» K. sayılı kararı ile itirazın reddedildiğini, red kararına karşı temyiz talebinde bulunulması üzerine Danıştay 13.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2793 E. 2023/6494 K.
Ortak:ticari kredi · Tazminat
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı bankadan kullandığı kredilerin «ticari kredi» niteliğinde olduğu,, Rekabet Kurulunun 08.03.2013 tarih ve 13-13/198-100 sayılı kararında kartel oluşumuna dair tespitin ticari kredilere yönelik olmaması nedeniyl …
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ticari kredi» faiz oranının talepte bulunan firmanın güvenilirliği vb. kriterler değerlendirilerek, başvurana özel olarak başvurduğu banka tarafından belirlendiğini, dava dışı bankalardan celp edilen faiz oranları ile yapılan «bilirkişi incelemesi» sonucu piyasada farklı/değişken faiz oranlarının uygulandığı ve davalının piyasa koşulları içerisinde o tarihteki en uygun orandan kredi kullanımı yaptığının saptandığı, davacıya davalı banka tarafından kullandırılan işletme ihtiyaç kredisinde Rekabet Kurulu kararında belirtilen ve mevzuatta belirtili kartel oluşturma ve uyumlu eylem «tanımlarına» uyan eylem saptanamadığı, ticari kredi faiz oranları konusunda Rekabet Hukuku açısından uyumlu eylem ya da kartel oluşturma eyleminin bulunmadığı, davalının tazmin …
… cari kredilere ilişkin diğer bankalar ile anlaşmaya vararak rekabeti bozucu bir eyleminin olduğuna dair bir tespitin yapılmadığının anlaşıldığı ve davaya konu kredi «ticari kredi» olduğundan davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel yetki kuralı · genel yetki · denetime elverişli rapor · delil niteliği · kesin delil · rekabet yasağı · tanıma · denetime elverişlilik
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «genel yetki kuralı» uyarınca yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, Rekabet Kurulu Kararı’nda işletme ihtiyaç kredilerine uygulanan faiz konusunda müvekkiline isnat edilen herhangi bir ihlal iddiasının bulunmadığını, uzlaşma içinde olan bankalar arasında müvekkilinin bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin davalı sıfatının bulunmadığını, Rekabet Kurulu Kararı’nın iptali talebi ile açtıkları davada karar düzeltme başvurusu yapıldığından kararın henüz kesinleşmediğini, bu kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, Rekabet Kurulu kararlarının idari yargı denetimine tabi olduğunu, «kesin delil niteliği» taşımadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… t ihlali gerçekleştirdiklerinin, bireysel-ticari-kamu ayrımı yapmaksızın suni faiz artırımına gittiklerinin tespit edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun «eksik incelemeye» dayalı olduğunu, zararın tespitine yönelik özel ve teknik hiçbir yöntem kullanılmadan, en basit şekliyle sadece ele alınan dönemdeki ortalama faiz oranlarının karşılaştırıldığını, ihlal dışında fiyata etki eden değişkenlerin dikkate alınmadığını, zararı en doğru şekilde hesaplayabilecek kişilerin bu konuda özel eğitim almış Rekabet Kurumu uzmanları olduğunu, Rekabet Kurulu kararı ve kredi değerlendirme uzmanı bir bilirkişiden ayrıntılı ve «denetime elverişli rapor» alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ticari kredi» faiz oranının talepte bulunan firmanın güvenilirliği vb. kriterler değerlendirilerek, başvurana özel olarak başvurduğu banka tarafından belirlendiğini, dava dışı bankalardan celp edilen faiz oranları ile yapılan «bilirkişi incelemesi» sonucu piyasada farklı/değişken faiz oranlarının uygulandığı ve davalının piyasa koşulları içerisinde o tarihteki en uygun orandan kredi kullanımı yaptığının saptandığı, davacıya davalı banka tarafından kullandırılan işletme ihtiyaç kredisinde Rekabet Kurulu kararında belirtilen ve mevzuatta belirtili kartel oluşturma ve uyumlu eylem «tanımlarına» uyan eylem saptanamadığı, ticari kredi faiz oranları konusunda Rekabet Hukuku açısından uyumlu eylem ya da kartel oluşturma eyleminin bulunmadığı, davalının tazmin …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «rekabet yasağına» aykırı davranan davalı banka eylemi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1556 E. , 2023/5195 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı firmanın faaliyet alanı ile ilgili halen aktif çalışan bir firma olduğunu, davalı bankanın İzmit/Kocaeli şubesinin de mudisi olduğunu, gerek faaliyetlerinin devamı ve gerekse amaçlarını gerçekleştirmek maksadıyla davalı bankadan zaman zaman ticari kredi kullandığını ve ödemelerini eksiksiz yaptığını, davalı bankanın diğer büyük bankalarla birlikte 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'a (4054 sayılı Kanun) aykırı bir biçimde rekabet sınırlayıcı nitelikte eylemlerde bulunduğunun anlaşıldığını ve diğer bankalarla birlikte davalı bankaya da rekabeti engellemek suçundan idari para cezası uygulandığını, bunun iptali için açılan idari davanın ise davalı bankanın aleyhine sonuçlandığını, yerel mahkemenin verdiği kararın Danıştay tarafından da onandığını, davalının diğer büyük bankalarla birlikte alınan ortak kararlar doğrultusunda kredi faizlerini normalden yüksek tutarak davacının çok yüksek miktarda kredi ödemesine dolayısıyla zarara uğramasına neden olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin üç katı miktarında tazminatın davalıdan her kredi ilişkisinin bittiği tarihten itibaren uygulanacak en yüksek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Rekabet Kurulu kararının iptali için davalı banka tarafından açılan davanın karar düzeltme aşamasında olduğunu, söz konusu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde davalı bankadan kullandığını belirttiği kredilerin ticari nitelikli krediler olduğunu, davacının kullanmış olduğu tüm ticari krediler açısından davalı banka hakkında herhangi bir tespit ve uyumlu bir eyleme rastlanılmadığını, davacının davalı bankadan kullandığı ticari nitelikli kredilerin işbu davanın konusu olamayacağını, davacının tazminat istemine ilişkin taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacı tarafın işbu davadaki iddialarının hukuki sebebinin haksız fiil sorumluluğu olduğunu, davacının üç katı tazminat talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Rekabet Kurulu kararında bankaların anlaşmalı olarak yüksek faiz oranı belirledikleri tespit edilen kredilerin tüketici kredisi olduğu, ticari kredileri kapsamadığı, davacının kullandığı kredilerin ise ticari krediler olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankanın rekabeti engelleyici biçimde faiz uyguladığının Rekabet Kurulu'nun 08.03.2013 tarihli kararı ile sabit olduğunu, kartel oluşumunun davalı banka tarafından da kabul edildiğini, anılan kararda ticari kredilerin hariç bırakıldığına dair bir tespitin yer almadığını, bu karara ilişkin karar düzeltme isteminin beklenmesi, sonucuna göre anılan kartelleşmeden etkilenip etkilenilmediğinin belirlenmesi ve tazminat hesabı yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı bankadan kullandığı kredilerin ticari kredi niteliğinde olduğu,, Rekabet Kurulunun 08.03.2013 tarih ve 13-13/198-100 sayılı kararında kartel oluşumuna dair tespitin ticari kredilere yönelik olmaması nedeniyle ilk derece mahkemesinin aynı doğrultudaki gerekçelerle davanın reddine karar vermesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun'dan (4054 sayılı Kanun) kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4054 sayılı Kanun'un 4 ve 58 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/988756500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz