YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1636 E. 2023/5176 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
değer kaybı↗ kâr kaybı↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvuru kapsamındaki 32. sınıftaki malların redde dayanak marka kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları tespit ve kabul edildiği, tarafların markalarını oluşturan kelime unsurları benzemese de esaslı unsur içinde yer alan şekil unsurlarının benzediği, davalının markalarının şekil unsurunda yer alan boğa figürünün baş kısmını içeren aşağı dönük figürün oldukça benzerinin davacının marka başvurusunda kullanıldığı, dolayısıyla 32. sınıftaki malların tamamı yönünden iltibasın gerçekleştiği, davalının şekil markasının tanınmışlığının son derece güçlü ve yüksek olduğu, somut olayda aynı sınıfta yapılacak bir tescilin markanın imaj ve değer kaybına aynı zamanda da ayırt ediciliğini yitirmesine neden olacağı, dolayısıyla 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasının koşullarının da oluştuğu ve YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin ve davalı Kurumun taraf markaları arasında kelime yönünden benzerlik olmadığını kabul ettiklerini, taraf markaları arasında salt şekil benzerliği bulunduğuna dair zorlama bir yorum ile müvekkilinin mağdur edilmesinin kabul edilemeyeceğini, ortada markalar arası bir şekil benzerliğinin de bulunmadığını, davalıya ait markada RED BULL ibaresinin ön planda olduğunu, bu ibarenin altında ilk bakışta hangi hayvana ait olduğu anlaşılmayan iki hayvan figürünün bulunduğunu, bu figürün her kişiye göre farklı algılanacağı, markalardaki hayvan şekillerinin birbirinden tamamen farklı olduğu, boğanın evrensel bir figür olduğu, müvekkiline ait marka başvurusunun ve davalı şirkete ait markaların parçalara ayrılarak incelendiğini ve hatalı bir neticeye varıldığını, sadece şekil unsurunun ele alınarak marka incelemesi yapılmasının doğru olmadığını, markaların bir bütün olarak karşılaştırılmalarının gerektiğini, müvekkili markasının ayırt edici nitelikte olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "Bristol+şekil" ibareli başvuru ile davalı şirkete ait tanınmış nitelikteki redde mesnet 2008/38848 ve 2013/35100 sayılı markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markalarda yer alan ve ayırt edici nitelik kazanmış şekil unsurunun dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı, dava konusu başvuruda yer verilen "Bristol" ibaresinin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili markasının yeterli düzeyde ayırt edicilik koşulları taşıdığını belirtmiş, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkraları
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/928 E. 2024/4111 K.
Ortak:iltibas · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz kararda… ğa figürünün baş kısmını içeren aşağı dönük figürün oldukça benzerinin davacının marka başvurusunda kullanıldığı, dolayısıyla 32. sınıftaki malların tamamı yönünden «iltibasın» gerçekleştiği, davalının şekil markasının tanınmışlığının «son» derece güçlü ve yüksek olduğu, somut olayda aynı sınıfta yapılacak bir tescilin markanın imaj ve «değer kaybına» aynı zamanda da «ayırt ediciliğini» yitirmesine neden olacağı, dolayısıyla 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasının koşullarının da oluştuğu ve Yİ …
… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markalarda yer alan ve ayırt edici nitelik kazanmış şekil unsurunun dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı, dava konusu başvuruda yer verilen "Bristol" ibaresinin başvuruya yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… , davalının 2018/77416 numaralı marka başvurusuna da itiraz ettiklerini, bunun üzerine “boğa şeklini değiştirerek” yeni marka başvurusunda bulunulmasının, davalının «iltibas» ve benzerlik yaratmış olduğunun farkında olduğunu ve başka benzer bir marka aracılığıyla aynı mallar üzerinde kötü niyetli şekilde tescil kazanmaya çalıştığını ort …
CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında «iltibas» yaratacak derecede benzerlik bulunmadığını, başvuru markasını oluşturan kelime unsurları ile davacı markaları arasında örtüşen unsur bulunmadığını, "RODEO star" ib …
… ynısının, asıl unsurlardan birisi olarak kullanılmasının, tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesine yol açtığı, Yargıtay 11.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iptal davası · kötü niyet · temsil
Benzer bu kararda… olması nedeniyle anılan markaların birbirleriyle karıştırılmaya sebebiyet vereceği, davacının “RED BULL” markasının tanınmış olduğuna dair yeterli delil sunamadığı, «kötü niyet» iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne TÜRKPATENT YİDK'in 2019/M-971 sayılı kararının davacının itirazının reddi yönünden «iptaline, davaya» konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline karar verilmiştir.
… i içeceği üreticisinin içeceği satın alacak tüketiciye güç ve enerji vaat ettiğini, bu bakımdan “Rodeo” isimli bir enerji içeceğinin ürün görselinde güç ve enerjiyi «temsilen» boğa üzerinde rodeo yapan bir kovboy betimlemesinin yer almasından başka bir alternatifin düşünülemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6324 E. 2024/2639 K.
Ortak:iltibas · i̇i̇k 72/son · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz kararda… ğa figürünün baş kısmını içeren aşağı dönük figürün oldukça benzerinin davacının marka başvurusunda kullanıldığı, dolayısıyla 32. sınıftaki malların tamamı yönünden «iltibasın» gerçekleştiği, davalının şekil markasının tanınmışlığının «son» derece güçlü ve yüksek olduğu, somut olayda aynı sınıfta yapılacak bir tescilin markanın imaj ve «değer kaybına» aynı zamanda da «ayırt ediciliğini» yitirmesine neden olacağı, dolayısıyla 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasının koşullarının da oluştuğu ve Yİ …
… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markalarda yer alan ve ayırt edici nitelik kazanmış şekil unsurunun dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı, dava konusu başvuruda yer verilen "Bristol" ibaresinin başvuruya yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… istinaf dilekçesinde özetle; dava konu marka ile müvekkilinin itirazına mesnet tanınmış markalarının 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzer olduğunu, taraf markalarındaki hayvan şekilleri ve hayvanları kesiştiren geometrik şekiller birbirinden farklı olsa da her iki markanın fikri, oluşturulması şekilleri, genel kompozisyonları, gözde ve zihinde bıraktığı ilk izlenimin «son» derece benzer olduğunu, her iki markanın müvekkili markalarının tanınmış olduğu ürünler için kullanılması markalardaki benzerlik algısını daha da arttıracağını, öz …
… a yer alan "enerji içecekleri" malları yönünden müvekkili markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin markaları ile «dava konusu» markanın karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu, müvekkilinin markalarında karşılıklı duran bir çift boğa ve bu boğaları kesiştiren bir daire bulunduğunu, dava konusu markada ise karşılıklı duran bir çift ayı ve bu ayıları kesiştiren köşeli bir geometrik şekil olduğunu, her ne kadar markalardaki hayvan şekilleri ve bu hayvanları kesiştiren geometrik şekiller farklı olsa da her iki markanın da arkasındaki fikir, oluşturulma şekilleri, genel kompozisyonları, gözde ve zihinde bıraktıkları ilk izlenimin «son» derece benzer olduğunu, geçmişte gerek boğa şekli, gerekse diğer hayvan şekillerinin tek veya karşılıklı olarak kullanıldığını ve özellikle de içecek sektöründe ku …
… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira davacının itirazına mesnet markalarında yer alan şekil unsurunun birbirine dönük ve yine birbirine doğru saldırı pozisyonunda olan iki adet boğa figürü ile bu iki figürün arka fonunda yer alan yuvarlak daire kesitinden, «dava konusu» başvurunun ise, iki ayağı üzerinde ve dik pozisyonda, birbirine yüzleri dönük, ağızları açık ve kükreme pozisyonunda iki ayı figürü ve bu figürlerin fon görselinde kalacak şekilde üç boyutlu bir çokgen kesitinden oluştuğu, her iki markada hayvan figürleri kullanılmış olsa da ne figürleri kullanılan hayvanlar, ne bu hayvanların çizim stilleri ne de markalarda fonda yer alan geometrik unsurlar itibariyle markalar arasında benzerlik bulunmadığı, davacı markasındaki şekillerin yalnızca boğa, dava konusu markadaki şeklinde yalnızca ayı figürüne benzediği birbiri ile herhangi bir tür ilişkisi dahi bulunmayan bu hayvan figürlerinin, tüketici nezdinde birbiri ile karıştırılmasının mümkün olmadığı, markaları oluşturan şekil unsurlarının birbiri ile herhangi bir şekilde ilişkilendirilmesi mümkün olmayacak düzeyde görsel ve kavramsal farklılıklar taşıdığı, dava konusu marka ile karşı karşıya kalan ilgili tüketicinin, dava konusu markayı davacı markalarının bir serisi olarak algılamayacağı gibi davacı markalarından, dava konusu markaya bir imaj transferinin de gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığı, diğer taraftan davacının «kötü niyet» iddialarının ispatlanamadığı, ayrıca iltibas değerlendirmesinin tescil edilmek istenen marka işareti üzerinden yapılması gerektiği, dava konusu markanın fiili kull …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · kötü niyet · taşıyan · temsil
Benzer bu kararda… metrik gerekse kullanılan havyan şekilleri bakımından birbirlerinden farklı olduğunu, davacı markalarında boğa şeklinin yanı sıra "redbull" ibaresinin yer aldığını, «dava konusu» markada ise kelime unsuru yer almaksızın bir ayı şeklinin bulunduğunu, kullanılan geometrik şekillerin apayrı olduğunu, markaların bir bütün olarak birbirleri ile herhangi bir benzerlik taşımadıklarını, «kötü niyet» iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… erji içeceği üreticisi olduğunu, müvekkilinin “commando”, ”yoku”, “suntana”, “siam richi” markaları ile meyve suyu üretimi yaptığını, çok sayıda ülkeye bu markaları «taşıyan» ürünlerin ihraç edildiğini, müvekkilinin markalarının pek çok ülkede tescilli olduğunu, davacı şirketin markalarının da Tayland’da doğmuş bir marka olduğunu, taraf markalarının 20 yılı aşkın bir süredir zaten birlikte var olduklarını ve bugüne kadar hiçbir şekilde karıştırılmadıklarını, taraf markalarının görsel olarak benzemediklerini, markalar arasında ilk bakışta açık ve belirgin farklılıkların bulunduğunu, müvekkili markasında iki ayağının üzerinde kalkarak dik pozisyonda duran ağzı açık ayı figürleri yer aldığını, davacının markalarının ise tam ortasında güneşi «temsil» edebileceği düşünülecek şekilde bir daire ve dört ayağı birden havada ve tokuşacak şekilde başlarını ve boynuzlarını öne eğerek kafa kafaya tokuşmaya hazır boğalar …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, «dava konusu» 2017/59954 sayılı marka kapsamında yer alan “enerji içecekleri” emtiasının, davacının önceki tarihli markaları kapsamında yer alan emtialar ile aynı oldukları, bununla birlikte taraf markaları arasında bütünsel açıdan ilgili tüketiciyi yanılgıya düşürecek düzeyde bir benzerliğin, özellikle kavramsal açıdan bulunmadığı ve buna bağlı olarak karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimallerinin mevcut olmadığı, davacının markalarının tanınmış olduğu, ancak işaretler arasındaki somut farklılık nedeniyle davacı markasının tanınmışlığına dayalı bir üstün hakkı bulunmayacağı, dava konusu başvurunun, davalının uluslararası tescillere konu ettiği markalarında kullandığı şekil unsurunu içeriyor olduğu görüldüğünden kötü niyetli bir başvuru olarak değerlendirilemeyeceği, «kötü niyete» ilişkin başkaca bir delilin ise ortaya konulamadığı, kötü niyetin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira davacının itirazına mesnet markalarında yer alan şekil unsurunun birbirine dönük ve yine birbirine doğru saldırı pozisyonunda olan iki adet boğa figürü ile bu iki figürün arka fonunda yer alan yuvarlak daire kesitinden, «dava konusu» başvurunun ise, iki ayağı üzerinde ve dik pozisyonda, birbirine yüzleri dönük, ağızları açık ve kükreme pozisyonunda iki ayı figürü ve bu figürlerin fon görselinde kalacak şekilde üç boyutlu bir çokgen kesitinden oluştuğu, her iki markada hayvan figürleri kullanılmış olsa da ne figürleri kullanılan hayvanlar, ne bu hayvanların çizim stilleri ne de markalarda fonda yer alan geometrik unsurlar itibariyle markalar arasında benzerlik bulunmadığı, davacı markasındaki şekillerin yalnızca boğa, dava konusu markadaki şeklinde yalnızca ayı figürüne benzediği birbiri ile herhangi bir tür ilişkisi dahi bulunmayan bu hayvan figürlerinin, tüketici nezdinde birbiri ile karıştırılmasının mümkün olmadığı, markaları oluşturan şekil unsurlarının birbiri ile herhangi bir şekilde ilişkilendirilmesi mümkün olmayacak düzeyde görsel ve kavramsal farklılıklar taşıdığı, dava konusu marka ile karşı karşıya kalan ilgili tüketicinin, dava konusu markayı davacı markalarının bir serisi olarak algılamayacağı gibi davacı markalarından, dava konusu markaya bir imaj transferinin de gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığı, diğer taraftan davacının «kötü niyet» iddialarının ispatlanamadığı, ayrıca iltibas değerlendirmesinin tescil edilmek istenen marka işareti üzerinden yapılması gerektiği, dava konusu markanın fiili kull …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3877 E. 2024/308 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 167 · bilirkişi raporuna itiraz · kötü niyet
Benzer bu karardaFikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/«167» E., 2020/54 K.
… ekkilinin dava dışı ... ... ile irtibatlı olduğu iddiasının varsayımlardan ibaret olduğunu ve bu iddiayı destekleyecek hiçbir bulgu ortaya konulamadığını, davacının «kötü niyet» iddialarının yerinde olmadığını, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacının emsal gösterdiği kararların somut o …
… ı markasında esas unsur olarak yer ... “bufalo” ibaresinin davacı markalarında yer almadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, tanınmışlık ve «kötü niyet» itirazlarının da reddinin gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… onusu markanın, davacı markasının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlamayacağı, markanın itibarına zarar vermeyeceği veya ayırt edici karakterini zedelemeyeceği, «kötü niyetin» ispat edilemediği, kurum kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4591 E. 2019/6116 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ğa figürünün baş kısmını içeren aşağı dönük figürün oldukça benzerinin davacının marka başvurusunda kullanıldığı, dolayısıyla 32. sınıftaki malların tamamı yönünden «iltibasın» gerçekleştiği, davalının şekil markasının tanınmışlığının «son» derece güçlü ve yüksek olduğu, somut olayda aynı sınıfta yapılacak bir tescilin markanın imaj ve «değer kaybına» aynı zamanda da «ayırt ediciliğini» yitirmesine neden olacağı, dolayısıyla 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasının koşullarının da oluştuğu ve Yİ …
… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markalarda yer alan ve ayırt edici nitelik kazanmış şekil unsurunun dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı, dava konusu başvuruda yer verilen "Bristol" ibaresinin başvuruya yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili markasının yeterli düzeyde «ayırt edicilik» koşulları taşıdığını belirtmiş, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… 0 sayılı "RED BULL" ibareli, 2008/38847 sayılı "RED BULL" ibareli, 2012/65352 sayılı "RED" ibareli ve 2008/38848 sayılı güreşen iki boğa görünümlü şekil markası ile «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik yarattığını ileri sürmüş, ilk derece mahkemesince başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında görsel, anlamsal, biçimsel ve sescil benzerlik bulunduğu, başvuru konusu işarette yer alan unsurlar ve şeklin yeterli «ayırt edicilik» sağlamadığı, başvuru kapsamında yer alan 32. sınıf ürünlerin genel olarak itiraza mesnet markalar kapsamında aynen yer aldığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve TPMK …
… uru ile itiraza mesnet markalar arasında görsel, anlamsal, biçimsel ve sescil benzerlik bulunduğu, başvuru konusu işarette yer alan diğer unsurlar ve şeklin yeterli «ayırt edicilik» sağlamadığı, başvurunun davacının markalarının serisi içerisine girmiş bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan 32. sınıf ürünlerin genel olarak davacı markaları kapsamında aynen yer aldığı, davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlama imkânını sağlayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne TPMK YİDK'nun 2016/M-12502 sayılı kararının davacı itirazlarının reddi bakımından iptaline, davalı başvurusu marka olarak tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… aline geldiği üzere renklerin kimsenin tekeline verilemeyeceği de dikkate alınarak başvuru markası ile itiraza mesnet marka arasında 556 sayılı KHK 8/1-b kapsamında «iltibas» yaratacak benzerlik bulunmadığı halde, aksi gerekçe ile yazılı şekilde Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülme …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… uru ile itiraza mesnet markalar arasında görsel, anlamsal, biçimsel ve sescil benzerlik bulunduğu, başvuru konusu işarette yer alan diğer unsurlar ve şeklin yeterli «ayırt edicilik» sağlamadığı, başvurunun davacının markalarının serisi içerisine girmiş bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan 32. sınıf ürünlerin genel olarak davacı markaları kapsamında aynen yer aldığı, davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlama imkânını sağlayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne TPMK YİDK'nun 2016/M-12502 sayılı kararının davacı itirazlarının reddi bakımından iptaline, davalı başvurusu marka olarak tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, YİDK kararının davacıya tebliğine ilişkin evraklar ile işlem dosyası celp edilerek, davalı kurum vekilinin «istinaf incelemesinin» esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1636 E. , 2023/5176 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/33137 sayılı "Bristol+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin 2008/38848 sayılı "şekil", 2013/35100 sayılı "Red Bull+şekil" ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabul edilerek başvurularının reddine karar verildiğini, bu ret kararına karşı yeniden inceleme taleplerinin bu kez YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiği, oysa davalı şirketin markası ile müvekkilinin marka başvurusunun kelime olarak benzemediğinin davalı Kurumun kabulünde olduğunu, tarafların markalarında yer alan şekil unsurlarının da benzerlik içermediğini, markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik taşımadığını; müvekkilinin Bristol markası üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, 2017/33140 sayılı "Kadıköy Bristol+şekil" markasının TPMK tarafından tescil edildiğini, Kurumun anılan kararları arasında çelişki olduğunu, markaların parçalara bölünerek değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu, dava konusu kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek YİDK’in 2018-M-1922 sayılı kararının iptali ile davacının 2017/33137 sayılı marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davalının dava konusu marka başvurusunun davalının tanınmış ve tescilli Red Bull+Çift Boğa şeklinden oluşan markasının şekil unsurunun son derece benzerini içermesi nedeni ile taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin oluştuğunu, davacının müvekkiline ait tanınmış şekil unsurunu ihtiva eden marka başvurularının Kurum tarafından reddine karar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvuru kapsamındaki 32. sınıftaki malların redde dayanak marka kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları tespit ve kabul edildiği, tarafların markalarını oluşturan kelime unsurları benzemese de esaslı unsur içinde yer alan şekil unsurlarının benzediği, davalının markalarının şekil unsurunda yer alan boğa figürünün baş kısmını içeren aşağı dönük figürün oldukça benzerinin davacının marka başvurusunda kullanıldığı, dolayısıyla 32. sınıftaki malların tamamı yönünden iltibasın gerçekleştiği, davalının şekil markasının tanınmışlığının son derece güçlü ve yüksek olduğu, somut olayda aynı sınıfta yapılacak bir tescilin markanın imaj ve değer kaybına aynı zamanda da ayırt ediciliğini yitirmesine neden olacağı, dolayısıyla 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasının koşullarının da oluştuğu ve YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin ve davalı Kurumun taraf markaları arasında kelime yönünden benzerlik olmadığını kabul ettiklerini, taraf markaları arasında salt şekil benzerliği bulunduğuna dair zorlama bir yorum ile müvekkilinin mağdur edilmesinin kabul edilemeyeceğini, ortada markalar arası bir şekil benzerliğinin de bulunmadığını, davalıya ait markada RED BULL ibaresinin ön planda olduğunu, bu ibarenin altında ilk bakışta hangi hayvana ait olduğu anlaşılmayan iki hayvan figürünün bulunduğunu, bu figürün her kişiye göre farklı algılanacağı, markalardaki hayvan şekillerinin birbirinden tamamen farklı olduğu, boğanın evrensel bir figür olduğu, müvekkiline ait marka başvurusunun ve davalı şirkete ait markaların parçalara ayrılarak incelendiğini ve hatalı bir neticeye varıldığını, sadece şekil unsurunun ele alınarak marka incelemesi yapılmasının doğru olmadığını, markaların bir bütün olarak karşılaştırılmalarının gerektiğini, müvekkili markasının ayırt edici nitelikte olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "Bristol+şekil" ibareli başvuru ile davalı şirkete ait tanınmış nitelikteki redde mesnet 2008/38848 ve 2013/35100 sayılı markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markalarda yer alan ve ayırt edici nitelik kazanmış şekil unsurunun dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı, dava konusu başvuruda yer verilen "Bristol" ibaresinin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili markasının yeterli düzeyde ayırt edicilik koşulları taşıdığını belirtmiş, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkraları
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/988754700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz