YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3877 E. 2024/308 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 308/b↗ i̇i̇k 167↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/167 E., 2020/54 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şahıs tarafından 07.12.2017 tarihinde 03, 05, 10, 29, 30, 31, 32, 33 ve 35 ... mal ve hizmetler için tescil edilmek üzere 2017/111305 sayılı “Bufalo” marka başvurusunda bulunulduğunu, marka başvurusuna davacı adına tescilli “Red Bull” ve “Bull” markaları ile benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı’nın söz konusu itirazı reddi üzerine YİDK tarafından itirazın nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin, enerji verici ürünler üzerinde kırmızı boğa anlamına gelen “Red Bull” markasını ve boğa şeklini ilk defa kullanan ve tanınmış hale getiren şirket olduğunu, dolayısıyla işbu marka başvurusunun da, müvekkilinin tanınmışlığından ve oluşturduğu boğa konseptinden haksız yarar sağlamak suretiyle kötü niyetli yapılmış bir başvuru olduğunu, dava konusu marka ile müvekkilinin markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal açıdan benzerlik bulunduğunu, dava konusu marka başvurusunun kapsadığı mallar ile müvekkiline ait markaların kapsamında yer ... malların aynı ve benzer olduğunu, dolayısıyla dava konusu marka ile müvekkilinin markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek dava konusu 2019-M-1943 sayılı YİDK kararının iptaline, 2017/111305 başvuru numaralı “bufalo” ibareli markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... ... isimli bir şahısla bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin dava dışı ... ... ile irtibatlı olduğu iddiasının varsayımlardan ibaret olduğunu ve bu iddiayı destekleyecek hiçbir bulgu ortaya konulamadığını, davacının kötü niyet iddialarının yerinde olmadığını, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacının emsal gösterdiği kararların somut olayla benzerlik taşımadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markanın ... bir şekilde tasarlandığını, “bufalo” ibaresinin baskın ve ayırt edici esas unsur olarak kullanıldığını, davacı markalarının incelendiğinde, şekil ve “red bull+şekil” ibarelerinden oluştuğunu, davacı markasında yer ... “red bull” ibaresi ve karşılıklı iki boğa figürünün davalı markasında yer almadığını, davalı markasında esas unsur olarak yer ... “bufalo” ibaresinin davacı markalarında yer almadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, tanınmışlık ve kötü niyet itirazlarının da reddinin gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/111305 sayılı ve “BUFALO” ibareli marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmaması nedeniyle dava konusu markanın, davacı markasının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlamayacağı, markanın itibarına zarar vermeyeceği veya ayırt edici karakterini zedelemeyeceği, kötü niyetin ispat edilemediği, kurum kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazların göz önüne alınmadığını, davalının markasının, kırmızı renkte yazılmış “BUFALO” kelimesinden oluştuğunu ve bufalonun hem bilirkişilerin hem de İlk Derece Mahkemesinin tespit ettiği üzere davacının markasındaki boğa anlamına gelen "bull" kelimesi ile çok yakın bir anlama sahip olduğunu, boğaya oldukça benzeyen, Amerika kıtasında yaşayan bir sığır türünü tasvir ettiğini, ikisinde de kırmızı rengin kullanıldığını, bu bağlamda markalar arasında anlamsal, konsept ve işitsel bakımdan bir benzerlik bulunduğunu, karıştırılma ihtimalinin olduğunu, davacı markasının tanınmış olduğunu, bu unsurun karıştırılma ihtimalini artırdığını, davalının kötü niyetli olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalının marka tescil başvurusunun "Buffalo", davacının markalarının ise "Bull" asıl unsurlu olduğu, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri bu ibarelerin sadece ilk iki harfinin aynı bulunduğu, anılan ibareler arasında gerek anlamsal, gerek görsel, gerekse işitsel açılardan herhangi bir benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla taraf markalarının kapsamındaki emtia yönünden kısmi bir benzerlik mevcut ise de, ibareler yönünden benzerlik olmadığından, tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.
2. 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4591 E. 2019/6116 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · ayırt edicilik · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
Benzer bu kararda… uru ile itiraza mesnet markalar arasında görsel, anlamsal, biçimsel ve sescil benzerlik bulunduğu, başvuru konusu işarette yer alan diğer unsurlar ve şeklin yeterli «ayırt edicilik» sağlamadığı, başvurunun davacının markalarının serisi içerisine girmiş bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan 32. sınıf ürünlerin genel olarak davacı markaları kapsamında aynen yer aldığı, davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlama imkânını sağlayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne TPMK YİDK'nun 2016/M-12502 sayılı kararının davacı itirazlarının reddi bakımından iptaline, davalı başvurusu marka olarak tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… 0 sayılı "RED BULL" ibareli, 2008/38847 sayılı "RED BULL" ibareli, 2012/65352 sayılı "RED" ibareli ve 2008/38848 sayılı güreşen iki boğa görünümlü şekil markası ile «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik yarattığını ileri sürmüş, ilk derece mahkemesince başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında görsel, anlamsal, biçimsel ve sescil benzerlik bulunduğu, başvuru konusu işarette yer alan unsurlar ve şeklin yeterli «ayırt edicilik» sağlamadığı, başvuru kapsamında yer alan 32. sınıf ürünlerin genel olarak itiraza mesnet markalar kapsamında aynen yer aldığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve TPMK …
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, YİDK kararının davacıya tebliğine ilişkin evraklar ile işlem dosyası celp edilerek, davalı kurum vekilinin «istinaf incelemesinin» esastan reddine karar verilmiştir.
… aline geldiği üzere renklerin kimsenin tekeline verilemeyeceği de dikkate alınarak başvuru markası ile itiraza mesnet marka arasında 556 sayılı KHK 8/1-b kapsamında «iltibas» yaratacak benzerlik bulunmadığı halde, aksi gerekçe ile yazılı şekilde Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülme …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1636 E. 2023/5176 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:değer kaybı · kâr kaybı · ayırt edicilik · iltibas · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ğa figürünün baş kısmını içeren aşağı dönük figürün oldukça benzerinin davacının marka başvurusunda kullanıldığı, dolayısıyla 32. sınıftaki malların tamamı yönünden «iltibasın» gerçekleştiği, davalının şekil markasının tanınmışlığının «son» derece güçlü ve yüksek olduğu, somut olayda aynı sınıfta yapılacak bir tescilin markanın imaj ve «değer kaybına» aynı zamanda da «ayırt ediciliğini» yitirmesine neden olacağı, dolayısıyla 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasının koşullarının da oluştuğu ve Yİ …
… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markalarda yer alan ve ayırt edici nitelik kazanmış şekil unsurunun dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı, dava konusu başvuruda yer verilen "Bristol" ibaresinin başvuruya yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili markasının yeterli düzeyde «ayırt edicilik» koşulları taşıdığını belirtmiş, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3877 E. , 2024/308 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1135 Esas, 2022/473 Karar
DAVALILAR 1.... vekili Avukat ...
2. Türk Patent ve Marka Kurumu ( TÜRKPATENT) vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/167 E., 2020/54 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şahıs tarafından 07.12.2017 tarihinde 03, 05, 10, 29, 30, 31, 32, 33 ve 35 ... mal ve hizmetler için tescil edilmek üzere 2017/111305 sayılı “Bufalo” marka başvurusunda bulunulduğunu, marka başvurusuna davacı adına tescilli “Red Bull” ve “Bull” markaları ile benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı’nın söz konusu itirazı reddi üzerine YİDK tarafından itirazın nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin, enerji verici ürünler üzerinde kırmızı boğa anlamına gelen “Red Bull” markasını ve boğa şeklini ilk defa kullanan ve tanınmış hale getiren şirket olduğunu, dolayısıyla işbu marka başvurusunun da, müvekkilinin tanınmışlığından ve oluşturduğu boğa konseptinden haksız yarar sağlamak suretiyle kötü niyetli yapılmış bir başvuru olduğunu, dava konusu marka ile müvekkilinin markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal açıdan benzerlik bulunduğunu, dava konusu marka başvurusunun kapsadığı mallar ile müvekkiline ait markaların kapsamında yer ...
malların aynı ve benzer olduğunu, dolayısıyla dava konusu marka ile müvekkilinin markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek dava konusu 2019-M-1943 sayılı YİDK kararının iptaline, 2017/111305 başvuru numaralı “bufalo” ibareli markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... ... isimli bir şahısla bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin dava dışı ... ... ile irtibatlı olduğu iddiasının varsayımlardan ibaret olduğunu ve bu iddiayı destekleyecek hiçbir bulgu ortaya konulamadığını, davacının kötü niyet iddialarının yerinde olmadığını, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacının emsal gösterdiği kararların somut olayla benzerlik taşımadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markanın ... bir şekilde tasarlandığını, “bufalo” ibaresinin baskın ve ayırt edici esas unsur olarak kullanıldığını, davacı markalarının incelendiğinde, şekil ve “red bull+şekil” ibarelerinden oluştuğunu, davacı markasında yer ... “red bull” ibaresi ve karşılıklı iki boğa figürünün davalı markasında yer almadığını, davalı markasında esas unsur olarak yer ... “bufalo” ibaresinin davacı markalarında yer almadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, tanınmışlık ve kötü niyet itirazlarının da reddinin gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/111305 sayılı ve “BUFALO” ibareli marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmaması nedeniyle dava konusu markanın, davacı markasının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlamayacağı, markanın itibarına zarar vermeyeceği veya ayırt edici karakterini zedelemeyeceği, kötü niyetin ispat edilemediği, kurum kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazların göz önüne alınmadığını, davalının markasının, kırmızı renkte yazılmış “BUFALO” kelimesinden oluştuğunu ve bufalonun hem bilirkişilerin hem de İlk Derece Mahkemesinin tespit ettiği üzere davacının markasındaki boğa anlamına gelen "bull" kelimesi ile çok yakın bir anlama sahip olduğunu, boğaya oldukça benzeyen, Amerika kıtasında yaşayan bir sığır türünü tasvir ettiğini, ikisinde de kırmızı rengin kullanıldığını, bu bağlamda markalar arasında anlamsal, konsept ve işitsel bakımdan bir benzerlik bulunduğunu, karıştırılma ihtimalinin olduğunu, davacı markasının tanınmış olduğunu, bu unsurun karıştırılma ihtimalini artırdığını, davalının kötü niyetli olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalının marka tescil başvurusunun "Buffalo", davacının markalarının ise "Bull" asıl unsurlu olduğu, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri bu ibarelerin sadece ilk iki harfinin aynı bulunduğu, anılan ibareler arasında gerek anlamsal, gerek görsel, gerekse işitsel açılardan herhangi bir benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla taraf markalarının kapsamındaki emtia yönünden kısmi bir benzerlik mevcut ise de, ibareler yönünden benzerlik olmadığından, tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.
2. 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016845200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz