Tasarım Hakkına Tecavüzün Önlenmesi ve Haksız Rekabetin Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1540 E. 2023/5143 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporunun denetime elverişliliği↗ bilirkişi raporları arasında çelişki↗ yargılama giderleri↗ denetime elverişlilik↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr dağıtımı↗ ihtar↗ maddi ve manevi tazminat↗ yargılama gideri↗ kötüniyet↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ ilan↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık konusu tasarımın kapı olduğu, davalıya ait showroomda sunulan ürünler ile davacı kataloğunda yer alan ürünlerin göz ardı edilebilecek çok ufak farklılıklar haricinde neredeyse aynı olduğu, davalının aynı görünüm özelliklerinde kapı üretmesi nedeniyle davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği, davacının 2016/02553-1 sayılı kapı tasarımından doğan haklarına tecavüz teşkil edildiği, davacı tarafın talebine göre 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151 inci maddesinin 2/a fıkrasına göre maddi tazminatın 38.182,02 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulüne davalıya ait çelik kapıların, davacıya ait 2016/02553-1 tescil numaralı tasarımlardan doğan haklara tecavüz teşkil ettiğinin ve haksız rekabet yarattığının tespitine, tecavüzün önlenmesine, davalı tarafın bu ürünlerinin üretim ve satışlarının durdurulmasına, tecavüze konu ürünlerin tanıtımının gerçekleştiği dağıtılan katalogların toplanmasına, bu ürünleri üretmeye yarayan ham madde ve kalıplara el konulması talebinin reddine, 38.182,22 TL maddi tazminatın ve 30.000,00 TL manevi tazminatın tecavüzün ilk defa bilirkişi raporu ile tespit edildiği 04.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçesi ile çeliştiğini, kararın mesnet gösterilen bilirkişi raporları ile çelişkili olduğunu, mevcut çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan raporun denetime elverişli olmadığını, müvekkilinin dava konusu ürünleri üretmediğini, satışa arz etmediğini, haksız şekilde maddi ve manevi tazminata mahkum edildiğini, mahkemenin yargılama giderleri açısından hatalı hüküm kurulduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, toplanan delillere göre davacı tarafın tasarımı ile davalının iş yerinde tespit edilen ürün/çelik kapı arasında iltibasa yol açacak bir benzerliğin bulunduğu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçesi ile çeliştiğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, değişik iş dosyasında alınan raporun kesinleştiğini, müvekkilinin dava konusu kapıları ürettiğine, kullanıldığına, satışların yapıldığına dair herhangi bir kayda rastlanılmadığını, müvekkilinin fabrikasında yalnızca montaj ve birleştirme işlerini yapmakta olup ürün taklidini gerçekleştirmesinin fiilen imkansız olduğunu,
hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, davaya konu ürünün çelik kapı olduğu, çelik kapılarda kapı ölçüsü, kapı kolu, kilit, dürbün, ahşap aksam, kasanın zorunlu unsur olduğunu, davaya konu üründe ve tespite konu üründe de bu zorunlu unsurların mevcut olduğunu, bu nedenle dava konusu ürünün kapı olmasından kaynaklanan özelliklerin tespite konu kapıda da görülmesinin kaçınılmaz olduğunu, davacının kötüniyetli olarak dava açtığını, davadan önce müvekkiline herhangi bir ihtarda bulunulmadığını, başka bir firmadan gönderilen 1 adet numuneden ibaret dava konusu ürün sebebiyle davacının muhtemel gelirini önlemesinin düşünülemeyeceğini, davacının dava konusu ürünleri üretmeye yarayan ham madde ve kalıplara el konulması talebinin reddine karar verildiği halde müvekkili lehine her ret sebebi için ayrı avukatlık ücretine hükmolunması gerektiğini, davacı lehine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tasarım hakkına vaki tecavüzün önlenmesi, haksız rekabetin men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 59, 149, 150, 151 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13612 E. 2016/8103 K.
Ortak:maddi tazminat · ilan
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «uyuşmazlık konusu» tasarımın kapı olduğu, davalıya ait showroomda sunulan ürünler ile davacı kataloğunda yer alan ürünlerin göz ardı edilebilecek çok ufak farklılıklar haricinde neredeyse aynı olduğu, davalının aynı görünüm özelliklerinde kapı üretmesi nedeniyle davalının eyleminin aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacının 2016/02553-1 sayılı kapı tasarımından doğan haklarına tecavüz teşkil edildiği, davacı tarafın talebine göre 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151 inci maddesinin 2/a fıkrasına göre «maddi tazminatın» 38.182,02 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulüne davalıya ait çelik kapıların, davacıya ait 2016/02553-1 tescil numaralı tasarımlardan doğan haklara tecavüz teşkil ettiğinin ve haksız rekabet yarattığının tespitine, tecavüzün önlenmesine, davalı tarafın bu ürünlerinin üretim ve satışlarının durdurulmasına, tecavüze konu ürünlerin tanıtımının gerçekleştiği «dağıtılan» katalogların toplanmasına, bu ürünleri üretmeye yarayan ham madde ve kalıplara el konulması talebinin reddine, 38.182,22 TL maddi tazminatın ve 30.000,00 TL manevi tazminatın tecavüzün ilk defa bilirkişi raporu ile tespit edildiği 04.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… dalı modele benzer üretilen ürünlere el konulmasına ve imhasına, üretimde kullanılan araçlara el konulması ve imha talebinin reddine, mahkeme kararı kesinleştiğinde «ilanına», 43.426,61 TL maddi, 43.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faiz» oranını aşmamak koşuluyla reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, faydalı model belgesine tecavüz teşkil eden fiilerinin durdurulması ve men'i, taklit edilerek üretilen ürünlere ve üretimde kullanılan araçlara el konulması ve imhası, maddi ve manevi tazminatın tahsili ile hükmün «ilanı» istemlerine ilişkindir.
Bu sebeple davalıya ait kataloglar, satış faturaları ve diğer kayıtlar incelenmek suretiyle davacıya ait faydalı model belgesine tecavüz oluşturan çelik kapıların tespit edilmesi, davacı vekilinin talebi nazara alınarak, emsal lisans sözleşmelerinin araştırılması, böylece içerisinde sektör bilirkişisinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden denetlenebilir bir rapor alınmak suretiyle «maddi tazminatın» tutarının tespiti gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · avans faizi · ibraz
Benzer bu kararda… dalı modele benzer üretilen ürünlere el konulmasına ve imhasına, üretimde kullanılan araçlara el konulması ve imha talebinin reddine, mahkeme kararı kesinleştiğinde «ilanına», 43.426,61 TL maddi, 43.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faiz» oranını aşmamak koşuluyla reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
… bendi kapsamında maddi zararların belirlenmesini istemiş; yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları ile davalı vekilince dosyaya sunulan 12 cilt koçan halinde «ibraz» edilen faturalardaki çelik kapı olarak ifade edilen tutarlar toplanmak suretiyle davalının dava konusu dönemde elde ettiği toplam satış tutarı belirlenerek davalı …
Davacının manevi tazminat talebinin de davacıya ait faydalı model belgesine tecavüz oluşturan çelik kapıların belirlenmesine göre değerlendirileceği de gözetilerek, açıklanan hususlarda yapılacak «bilirkişi incelemesi» sonrasında oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3832 E. 2021/2852 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:keşide yeri · keşide tarihi · satım sözleşmesi · olumsuz oy · hamil · keşideci · çek · menfi tespit
Benzer bu karardaŞubesi olan «keşide yeri» ..., «keşide tarihi» 30/12/2014 olan, «keşidecisi» ... olan, 7.500,00 TL bedelli çeki davalılara «teslim» ettiği, davalıların çelik kapıları teslim etmediği, dava açıldıktan sonra 10 adet çelik kapının davacılara teslim edildiği, kalan kısmın teslim edilmediği, teslim edilmeyen bu kapılar nedeniyle 2722754 sayılı «hamiline» düzenlenmiş muhattap bankası Halkbank ...
Şubesi olan «keşide yeri» ..., «keşide tarihi» 30/12/2014 «keşidecisi» ... olan, 7.500,00 TL bedelli «çek» nedeniyle davacıların 4.100,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Şubesi, «keşide yeri» ..., «keşide tarihi» 30/12/2014, «keşidecisi» ... olan, 7.500,00 TL bedelli «çek» yönünden 4.100,00 TL bakımından borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Davaya konu 2 adete «çek» bakımından «menfi tespit» talebinde bulunulmasına rağmen mahkemece «keşide tarihi» 30/12/2014 olan çek bakımından bir karar verilmesine rağmen 30/11/2014 keşide tarihli çek bakımından olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18861 E. 2013/16860 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · işyeri sigorta poliçesi · hırsızlık · işyeri sigortası · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · hakkaniyet · yenileme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, güvenlik hizmetlerinin tam olarak yerine getirilmemesi nedeniyle «hırsızlık» suçunun işlendiği, «sigorta sözleşmesine» çelik kapı şartı konulmuş ise de, poliçe iş yerinin görülmesi suretiyle düzenlendiğinden bu hususun «teminat kapsamı» dışında olduğunun ileri sürülmesinin «hakkaniyete» uygun olmadığı, ancak sigorta şirketinin alınması gereken primle orantılı olarak sorumlu olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 6.401,50 TL'nin dava tarihi …
Davalı ... şirketine yönelik dava, «işyeri sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Buna göre, her bir poliçedeki çelik kapı klozu geçerli olup, çelik kapı bulunmaması halinde «hırsızlık» olayının «teminat» dışı olduğu taraflarca «özel şart» olarak kararlaştırılmıştır.
Sigortalı işyerinde gerçekleşen «hırsızlık» olayı nedeniyle oluşan zarar karşılanmamış, davalının, hırsızlık «teminatının» işyeri girişinde çelik kapı olması halinde verildiği yönündeki savunması karşısında davacı taraf, işyerinin yıllardır bu hali ile sigortalandığını ileri sürmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1540 E. , 2023/5143 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tasarım hakkına tecavüzün önlenmesi, haksız rekabetin meni ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çelik kapı üretiminde ulusal pazarda faaliyet gösterdiğini, üretmekte olduğu çelik kapıların tasarımlarının kendilerine ait olduğunu, müvekkilinin tasarım tescilli olan ürünlerinin karşı tarafça haksız şekilde ayırt edilemeyecek derecede benzerlerinin üretilerek müvekkilinin haklarına tecavüz edildiğini, aynı zamanda haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/36 Değişik İş sayılı dosyası ile tespit yaptırılarak tecavüzün tespit edildiğini, davalının haksız eylemleri ile haksız kazanç elde ettiğini, davalının net kârı üzerinden tazminat hesap edilmesini bu tespit edilemiyor ise yoksun kalınan kazanç üzerinden tazminat hesaplanarak müvekkiline ödenmesini ileri sürerek davalının tecavüz fiillerinin durdurulmasını, ortadan kaldırılması ve giderilmesini, kararın ilanını, şimdilik 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacının tasarım hakkına tecavüz etmediğini, müvekkilinin üretim yapmadığını, bunun için yeterli alt yapıya sahip olmadığını, başka yerlerden aldığı ürünlerle montaj ve birleştirme yaparak üretim gerçekleştirdiğini, taklit ürün yapmadığını belirterek bu durumun Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/36 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, davacının bilirkişi raporunun bu kısmına bir itirazının olmadığını, müvekkilinin ayrıca dava konusu ürünlerin tescilli olup olmadığını bilecek durumda olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık konusu tasarımın kapı olduğu, davalıya ait showroomda sunulan ürünler ile davacı kataloğunda yer alan ürünlerin göz ardı edilebilecek çok ufak farklılıklar haricinde neredeyse aynı olduğu, davalının aynı görünüm özelliklerinde kapı üretmesi nedeniyle davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği, davacının 2016/02553-1 sayılı kapı tasarımından doğan haklarına tecavüz teşkil edildiği, davacı tarafın talebine göre 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151 inci maddesinin 2/a fıkrasına göre maddi tazminatın 38.182,02 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulüne davalıya ait çelik kapıların, davacıya ait 2016/02553-1 tescil numaralı tasarımlardan doğan haklara tecavüz teşkil ettiğinin ve haksız rekabet yarattığının tespitine, tecavüzün önlenmesine, davalı tarafın bu ürünlerinin üretim ve satışlarının durdurulmasına, tecavüze konu ürünlerin tanıtımının gerçekleştiği dağıtılan katalogların toplanmasına, bu ürünleri üretmeye yarayan ham madde ve kalıplara el konulması talebinin reddine, 38.182,22 TL maddi tazminatın ve 30.000,00 TL manevi tazminatın tecavüzün ilk defa bilirkişi raporu ile tespit edildiği 04.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçesi ile çeliştiğini, kararın mesnet gösterilen bilirkişi raporları ile çelişkili olduğunu, mevcut çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan raporun denetime elverişli olmadığını, müvekkilinin dava konusu ürünleri üretmediğini, satışa arz etmediğini, haksız şekilde maddi ve manevi tazminata mahkum edildiğini, mahkemenin yargılama giderleri açısından hatalı hüküm kurulduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, toplanan delillere göre davacı tarafın tasarımı ile davalının iş yerinde tespit edilen ürün/çelik kapı arasında iltibasa yol açacak bir benzerliğin bulunduğu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçesi ile çeliştiğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, değişik iş dosyasında alınan raporun kesinleştiğini, müvekkilinin dava konusu kapıları ürettiğine, kullanıldığına, satışların yapıldığına dair herhangi bir kayda rastlanılmadığını, müvekkilinin fabrikasında yalnızca montaj ve birleştirme işlerini yapmakta olup ürün taklidini gerçekleştirmesinin fiilen imkansız olduğunu,
hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, davaya konu ürünün çelik kapı olduğu, çelik kapılarda kapı ölçüsü, kapı kolu, kilit, dürbün, ahşap aksam, kasanın zorunlu unsur olduğunu, davaya konu üründe ve tespite konu üründe de bu zorunlu unsurların mevcut olduğunu, bu nedenle dava konusu ürünün kapı olmasından kaynaklanan özelliklerin tespite konu kapıda da görülmesinin kaçınılmaz olduğunu, davacının kötüniyetli olarak dava açtığını, davadan önce müvekkiline herhangi bir ihtarda bulunulmadığını, başka bir firmadan gönderilen 1 adet numuneden ibaret dava konusu ürün sebebiyle davacının muhtemel gelirini önlemesinin düşünülemeyeceğini, davacının dava konusu ürünleri üretmeye yarayan ham madde ve kalıplara el konulması talebinin reddine karar verildiği halde müvekkili lehine her ret sebebi için ayrı avukatlık ücretine hükmolunması gerektiğini, davacı lehine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tasarım hakkına vaki tecavüzün önlenmesi, haksız rekabetin men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 59, 149, 150, 151 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/988753500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz