Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/18861 E. 2013/16860 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
özel dava şartı↗ işyeri sigorta poliçesi↗ hırsızlık↗ işyeri sigortası↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ hakkaniyet↗ yenileme↗ sigorta poliçesi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, güvenlik hizmetlerinin tam olarak yerine getirilmemesi nedeniyle hırsızlık suçunun işlendiği, sigorta sözleşmesine çelik kapı şartı konulmuş ise de, poliçe iş yerinin görülmesi suretiyle düzenlendiğinden bu hususun teminat kapsamı dışında olduğunun ileri sürülmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, ancak sigorta şirketinin alınması gereken primle orantılı olarak
sorumlu olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 6.401,50 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiziyle davalılardan müteselsilen (sigorta şirketinin sorumluluğu 4.881,20 TL ve 23.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek faizle sınırlı olarak) alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... şirketi temyiz etmiştir.
Davalı ... şirketine yönelik dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Sigortalı işyerinde gerçekleşen hırsızlık olayı nedeniyle oluşan zarar karşılanmamış, davalının, hırsızlık teminatının işyeri girişinde çelik kapı olması halinde verildiği yönündeki savunması karşısında davacı taraf, işyerinin yıllardır bu hali ile sigortalandığını ileri sürmüştür. Ancak, süresi uzatılan ve bu suretle yenilenen poliçelerin bulunduğu iddia ve ispat edilmiş olmadığından, her biri ayrı sözleşmeye dayalı ayrı poliçelerin mevcut olduğunun kabulü gerekir. Buna göre, her bir poliçedeki çelik kapı klozu geçerli olup, çelik kapı bulunmaması halinde hırsızlık olayının teminat dışı olduğu taraflarca özel şart olarak kararlaştırılmıştır. Bu durumda, mahkemece davalı ... şirketi yönünden davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3832 E. 2021/2852 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşide yeri · keşide tarihi · satım sözleşmesi · olumsuz oy · hamil · keşideci · çek · menfi tespit
Benzer bu karardaŞubesi olan «keşide yeri» ..., «keşide tarihi» 30/12/2014 olan, «keşidecisi» ... olan, 7.500,00 TL bedelli çeki davalılara «teslim» ettiği, davalıların çelik kapıları teslim etmediği, dava açıldıktan sonra 10 adet çelik kapının davacılara teslim edildiği, kalan kısmın teslim edilmediği, teslim edilmeyen bu kapılar nedeniyle 2722754 sayılı «hamiline» düzenlenmiş muhattap bankası Halkbank ...
Şubesi olan «keşide yeri» ..., «keşide tarihi» 30/12/2014 «keşidecisi» ... olan, 7.500,00 TL bedelli «çek» nedeniyle davacıların 4.100,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Şubesi, «keşide yeri» ..., «keşide tarihi» 30/12/2014, «keşidecisi» ... olan, 7.500,00 TL bedelli «çek» yönünden 4.100,00 TL bakımından borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Davaya konu 2 adete «çek» bakımından «menfi tespit» talebinde bulunulmasına rağmen mahkemece «keşide tarihi» 30/12/2014 olan çek bakımından bir karar verilmesine rağmen 30/11/2014 keşide tarihli çek bakımından olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/18861 E. , 2013/16860 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/09/2012 tarih ve 2010/448-2012/412 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sigortalı işyerinde hırsızlık meydana geldiğini, davalı ... şirketinin zararın tamamını karşılamadığını, güvenlik tahsisi için ayrıca aidat alan site yönetimi ile güvenlikten sorumlu şirketin zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, 5.000 TL'nin ihbar tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı ... şirketinden, 1.200 TL malzeme ve 15 TL kazanç kaybı zararının güvenlik şirketinden, 1.000 TL malzeme ve 30 TL kazanç kaybı zararının site yönetiminden olmak üzere toplam 7.230 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle site yönetimi ve güvenlik şirketine yönelik talebini 6.401,50 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... şirketi vekili, poliçedeki hırsızlık teminatının işyerinde çelik kapı bulunması halinde verildiğini, ancak hırsızlığın alüminyum kapının zorlanması suretiyle gerçekleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı güvenlik şirketi vekili, kameranın bozulmasının müvekkilinin sorumluluğunda bulunmadığını savunmuştur.
Davalı site yönetimi vekili, müvekkilinin gerekli tüm önlemleri aldığını belirtmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, güvenlik hizmetlerinin tam olarak yerine getirilmemesi nedeniyle hırsızlık suçunun işlendiği, sigorta sözleşmesine çelik kapı şartı konulmuş ise de, poliçe iş yerinin görülmesi suretiyle düzenlendiğinden bu hususun teminat kapsamı dışında olduğunun ileri sürülmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, ancak sigorta şirketinin alınması gereken primle orantılı olarak
sorumlu olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 6.401,50 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiziyle davalılardan müteselsilen (sigorta şirketinin sorumluluğu 4.881,20 TL ve 23.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek faizle sınırlı olarak) alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... şirketi temyiz etmiştir.
Davalı ... şirketine yönelik dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Sigortalı işyerinde gerçekleşen hırsızlık olayı nedeniyle oluşan zarar karşılanmamış, davalının, hırsızlık teminatının işyeri girişinde çelik kapı olması halinde verildiği yönündeki savunması karşısında davacı taraf, işyerinin yıllardır bu hali ile sigortalandığını ileri sürmüştür. Ancak, süresi uzatılan ve bu suretle yenilenen poliçelerin bulunduğu iddia ve ispat edilmiş olmadığından, her biri ayrı sözleşmeye dayalı ayrı poliçelerin mevcut olduğunun kabulü gerekir. Buna göre, her bir poliçedeki çelik kapı klozu geçerli olup, çelik kapı bulunmaması halinde hırsızlık olayının teminat dışı olduğu taraflarca özel şart olarak kararlaştırılmıştır.
Bu durumda, mahkemece davalı ... şirketi yönünden davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı şirket'e iadesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042304200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz