Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13612 E. 2016/8103 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi incelemesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ ilan↗ avans faizi↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüyle davacıya ait faydalı modele benzer ürünün davalı tarafça üretim ve satışı nedeniyle tecavüzün durdurulmasına ve önlenmesine, faydalı modele benzer üretilen ürünlere el konulmasına ve imhasına, üretimde kullanılan araçlara el konulması ve imha talebinin reddine, mahkeme kararı kesinleştiğinde ilanına, 43.426,61 TL maddi, 43.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranını aşmamak koşuluyla reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, faydalı model belgesine tecavüz teşkil eden fiilerinin durdurulması ve men'i, taklit edilerek üretilen ürünlere ve üretimde kullanılan araçlara el konulması ve imhası, maddi ve manevi tazminatın tahsili ile hükmün ilanı istemlerine ilişkindir. Davacı vekili 551 sayılı KHK'nın 140. maddesinin c bendi kapsamında maddi zararların belirlenmesini istemiş; yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları ile davalı vekilince dosyaya sunulan 12 cilt koçan halinde ibraz edilen faturalardaki çelik kapı olarak ifade edilen tutarlar toplanmak suretiyle davalının dava konusu dönemde elde ettiği toplam satış tutarı belirlenerek davalı yanca faydalı modele tecavüz gerçekleşmemiş olsaydı ve davalı o tutarda ürünü satmamamış olsaydı davacının yapabileceği satış oranının davalının satışının %60 ı olabileceği, net satışların %7 sinin lisans bedeli olarak dikkate alınabileceği değerlendirilerek, 551 sayılı KHK'nin 140-c maddesine göre davalının davacıya ait faydalı model hakkına tecavüzü nedeniyle davacıya ödemesi gereken lisans bedelinin 43.426,61 TL olduğu bildirilmiş; mahkemece de bilirkişi raporları nazara alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalının iş yerinde yapılan tespit sonrasında düzenlenen raporda, iş yerinde üretilen çelik kapıların arasında davacıya ait faydalı model belgesinde söz edilen kapılara benzer kapıların da bulunduğu, tescilli ürüne benzer olan 30 ila 40 adet üretimi tamamlanmış çelik kapı ile 40 ila 50 adet daha kapı üretecek miktarda yarı mamul ve çok miktarda kapı üretimine yarayan ham madde olduğu ifade edilmiş; davalı tarafından dosyaya sunulan faturaların bir kısmında ürün cinsi sadece çelik kapı olarak gösterilmişse de bir kısmında da çelik kapı ibarelerinin yanında üretilen modele ilişkin olduğu düşünülen rakamlar gösterilmiştir. Böylece; davalı tarafından yapılan tüm çelik kapı satışlarının davacının faydalı model belgesine tecavüz edip etmediği anlaşılamamaktadır. Bu sebeple davalıya ait kataloglar, satış faturaları ve diğer kayıtlar incelenmek suretiyle davacıya ait faydalı model belgesine tecavüz oluşturan çelik kapıların tespit edilmesi, davacı vekilinin talebi nazara alınarak, emsal lisans sözleşmelerinin araştırılması, böylece içerisinde sektör bilirkişisinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden denetlenebilir bir rapor alınmak suretiyle maddi tazminatın tutarının tespiti gerekmektedir.
Davacının manevi tazminat talebinin de davacıya ait faydalı model belgesine tecavüz oluşturan çelik kapıların belirlenmesine göre değerlendirileceği de gözetilerek, açıklanan hususlarda yapılacak bilirkişi incelemesi sonrasında oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3832 E. 2021/2852 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşide yeri · keşide tarihi · satım sözleşmesi · olumsuz oy · hamil · keşideci · çek · menfi tespit
Benzer bu karardaŞubesi olan «keşide yeri» ..., «keşide tarihi» 30/12/2014 olan, «keşidecisi» ... olan, 7.500,00 TL bedelli çeki davalılara «teslim» ettiği, davalıların çelik kapıları teslim etmediği, dava açıldıktan sonra 10 adet çelik kapının davacılara teslim edildiği, kalan kısmın teslim edilmediği, teslim edilmeyen bu kapılar nedeniyle 2722754 sayılı «hamiline» düzenlenmiş muhattap bankası Halkbank ...
Şubesi olan «keşide yeri» ..., «keşide tarihi» 30/12/2014 «keşidecisi» ... olan, 7.500,00 TL bedelli «çek» nedeniyle davacıların 4.100,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Şubesi, «keşide yeri» ..., «keşide tarihi» 30/12/2014, «keşidecisi» ... olan, 7.500,00 TL bedelli «çek» yönünden 4.100,00 TL bakımından borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Davaya konu 2 adete «çek» bakımından «menfi tespit» talebinde bulunulmasına rağmen mahkemece «keşide tarihi» 30/12/2014 olan çek bakımından bir karar verilmesine rağmen 30/11/2014 keşide tarihli çek bakımından olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
-
Tasarım Hakkına Tecavüzün Önlenmesi ve Haksız Rekabetin Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1540 E. 2023/5143 K.
Ortak:maddi tazminat · ilan
İncelediğiniz kararda… dalı modele benzer üretilen ürünlere el konulmasına ve imhasına, üretimde kullanılan araçlara el konulması ve imha talebinin reddine, mahkeme kararı kesinleştiğinde «ilanına», 43.426,61 TL maddi, 43.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faiz» oranını aşmamak koşuluyla reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, faydalı model belgesine tecavüz teşkil eden fiilerinin durdurulması ve men'i, taklit edilerek üretilen ürünlere ve üretimde kullanılan araçlara el konulması ve imhası, maddi ve manevi tazminatın tahsili ile hükmün «ilanı» istemlerine ilişkindir.
Bu sebeple davalıya ait kataloglar, satış faturaları ve diğer kayıtlar incelenmek suretiyle davacıya ait faydalı model belgesine tecavüz oluşturan çelik kapıların tespit edilmesi, davacı vekilinin talebi nazara alınarak, emsal lisans sözleşmelerinin araştırılması, böylece içerisinde sektör bilirkişisinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden denetlenebilir bir rapor alınmak suretiyle «maddi tazminatın» tutarının tespiti gerekmektedir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «uyuşmazlık konusu» tasarımın kapı olduğu, davalıya ait showroomda sunulan ürünler ile davacı kataloğunda yer alan ürünlerin göz ardı edilebilecek çok ufak farklılıklar haricinde neredeyse aynı olduğu, davalının aynı görünüm özelliklerinde kapı üretmesi nedeniyle davalının eyleminin aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacının 2016/02553-1 sayılı kapı tasarımından doğan haklarına tecavüz teşkil edildiği, davacı tarafın talebine göre 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151 inci maddesinin 2/a fıkrasına göre «maddi tazminatın» 38.182,02 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulüne davalıya ait çelik kapıların, davacıya ait 2016/02553-1 tescil numaralı tasarımlardan doğan haklara tecavüz teşkil ettiğinin ve haksız rekabet yarattığının tespitine, tecavüzün önlenmesine, davalı tarafın bu ürünlerinin üretim ve satışlarının durdurulmasına, tecavüze konu ürünlerin tanıtımının gerçekleştiği «dağıtılan» katalogların toplanmasına, bu ürünleri üretmeye yarayan ham madde ve kalıplara el konulması talebinin reddine, 38.182,22 TL maddi tazminatın ve 30.000,00 TL manevi tazminatın tecavüzün ilk defa bilirkişi raporu ile tespit edildiği 04.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporunun denetime elverişliliği · bilirkişi raporları arasında çelişki · yargılama giderleri · denetime elverişlilik · uyuşmazlık konusu · kâr dağıtımı · ihtar · yargılama gideri
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçesi ile çeliştiğini, «bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin» giderilmediğini, değişik iş dosyasında alınan raporun kesinleştiğini, müvekkilinin dava konusu kapıları ürettiğine, kullanıldığına, satışların yapıldığına dair herhangi bir «kayda» rastlanılmadığını, müvekkilinin fabrikasında yalnızca montaj ve birleştirme işlerini yapmakta olup ürün taklidini gerçekleştirmesinin fiilen imkansız olduğunu, hükme esas alınan «bilirkişi raporunun denetime elverişli» olmadığını, davaya konu ürünün çelik kapı olduğu, çelik kapılarda kapı ölçüsü, kapı kolu, kilit, dürbün, ahşap aksam, kasanın zorunlu unsur olduğunu, davaya konu üründe ve tespite konu üründe de bu zorunlu unsurların mevcut olduğunu, bu nedenle dava konusu ürünün kapı olmasından kaynaklanan özelliklerin tespite konu kapıda da görülmesinin kaçınılmaz olduğunu, davacının «kötüniyetli» olarak dava açtığını, davadan önce müvekkiline herhangi bir «ihtarda» bulunulmadığını, başka bir firmadan gönderilen 1 adet numuneden ibaret dava konusu ürün sebebiyle davacının muhtemel gelirini önlemesinin düşünülemeyeceğini, davacının dava konusu ürünleri üretmeye yarayan ham madde ve kalıplara el konulması talebinin reddine karar verildiği halde müvekkili lehine her ret «sebebi» için ayrı avukatlık ücretine hükmolunması gerektiğini, davacı lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «uyuşmazlık konusu» tasarımın kapı olduğu, davalıya ait showroomda sunulan ürünler ile davacı kataloğunda yer alan ürünlerin göz ardı edilebilecek çok ufak farklılıklar haricinde neredeyse aynı olduğu, davalının aynı görünüm özelliklerinde kapı üretmesi nedeniyle davalının eyleminin aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacının 2016/02553-1 sayılı kapı tasarımından doğan haklarına tecavüz teşkil edildiği, davacı tarafın talebine göre 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151 inci maddesinin 2/a fıkrasına göre «maddi tazminatın» 38.182,02 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulüne davalıya ait çelik kapıların, davacıya ait 2016/02553-1 tescil numaralı tasarımlardan doğan haklara tecavüz teşkil ettiğinin ve haksız rekabet yarattığının tespitine, tecavüzün önlenmesine, davalı tarafın bu ürünlerinin üretim ve satışlarının durdurulmasına, tecavüze konu ürünlerin tanıtımının gerçekleştiği «dağıtılan» katalogların toplanmasına, bu ürünleri üretmeye yarayan ham madde ve kalıplara el konulması talebinin reddine, 38.182,22 TL maddi tazminatın ve 30.000,00 TL manevi tazminatın tecavüzün ilk defa bilirkişi raporu ile tespit edildiği 04.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
… çesi ile çeliştiğini, kararın mesnet gösterilen bilirkişi raporları ile çelişkili olduğunu, mevcut çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan raporun «denetime elverişli» olmadığını, müvekkilinin dava konusu ürünleri üretmediğini, satışa arz etmediğini, haksız şekilde maddi ve manevi tazminata mahkum edildiğini, mahkemenin «yargılama giderleri» açısından hatalı hüküm kurulduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan «bilirkişi raporunun denetime elverişli» olduğu, toplanan delillere göre davacı tarafın tasarımı ile davalının iş yerinde tespit edilen ürün/çelik kapı arasında «iltibasa» yol açacak bir benzerliğin bulunduğu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18861 E. 2013/16860 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · işyeri sigorta poliçesi · hırsızlık · işyeri sigortası · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · hakkaniyet · yenileme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, güvenlik hizmetlerinin tam olarak yerine getirilmemesi nedeniyle «hırsızlık» suçunun işlendiği, «sigorta sözleşmesine» çelik kapı şartı konulmuş ise de, poliçe iş yerinin görülmesi suretiyle düzenlendiğinden bu hususun «teminat kapsamı» dışında olduğunun ileri sürülmesinin «hakkaniyete» uygun olmadığı, ancak sigorta şirketinin alınması gereken primle orantılı olarak sorumlu olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 6.401,50 TL'nin dava tarihi …
Davalı ... şirketine yönelik dava, «işyeri sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Buna göre, her bir poliçedeki çelik kapı klozu geçerli olup, çelik kapı bulunmaması halinde «hırsızlık» olayının «teminat» dışı olduğu taraflarca «özel şart» olarak kararlaştırılmıştır.
Sigortalı işyerinde gerçekleşen «hırsızlık» olayı nedeniyle oluşan zarar karşılanmamış, davalının, hırsızlık «teminatının» işyeri girişinde çelik kapı olması halinde verildiği yönündeki savunması karşısında davacı taraf, işyerinin yıllardır bu hali ile sigortalandığını ileri sürmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13612 E. , 2016/8103 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/09/2015 tarih ve 2009/547-2015/225 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.10.2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacıya ait endüstriyel tasarım ve faydalı model belgesi ile koruma altına aldırılmış olan tırnaklı sistemli çelik kapıların davalı tarafından taklit ederek üretildiğini, davalının Türkiye genelinde satış yaparak haksız kazanç elde ettiğini, davalı tarafça yapılan bu haksız ve hukuka aykırı üretim ve ürünlerin 12/11/2009 tarihinde davalının iş yerinde yapılan tespit ile ortaya çıktığını ileri sürerek; davalının müvekkiline ait tescilli ürünün aynısını üretip satmak ve sair yollarla hukuka aykırı tecavüz teşkil eden fiilerinin durdurulmasını ve men'ini, taklit edilerek üretilen ürünlere ve üretimde kullanılan araçlara el konulmasını ve imhasını, 50.000,00 TL maddi tazminatın, 50.000,00 TL manevi tazminatın en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsilini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ürünlerinin yeni olmadığını, davalının kendi adına tescilli faydalı model belgelerine dayalı olarak üretim yaptığını, davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüyle davacıya ait faydalı modele benzer ürünün davalı tarafça üretim ve satışı nedeniyle tecavüzün durdurulmasına ve önlenmesine, faydalı modele benzer üretilen ürünlere el konulmasına ve imhasına, üretimde kullanılan araçlara el konulması ve imha talebinin reddine, mahkeme kararı kesinleştiğinde ilanına, 43.426,61 TL maddi, 43.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranını aşmamak koşuluyla reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, faydalı model belgesine tecavüz teşkil eden fiilerinin durdurulması ve men'i, taklit edilerek üretilen ürünlere ve üretimde kullanılan araçlara el konulması ve imhası, maddi ve manevi tazminatın tahsili ile hükmün ilanı istemlerine ilişkindir. Davacı vekili 551 sayılı KHK'nın 140. maddesinin c bendi kapsamında maddi zararların belirlenmesini istemiş; yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları ile davalı vekilince dosyaya sunulan 12 cilt koçan halinde ibraz edilen faturalardaki çelik kapı olarak ifade edilen tutarlar toplanmak suretiyle davalının dava konusu dönemde elde ettiği toplam satış tutarı belirlenerek davalı yanca faydalı modele tecavüz gerçekleşmemiş olsaydı ve davalı o tutarda ürünü satmamamış olsaydı davacının yapabileceği satış oranının davalının satışının %60 ı olabileceği, net satışların %7 sinin lisans bedeli olarak dikkate alınabileceği değerlendirilerek, 551 sayılı KHK'nin 140-c maddesine göre davalının davacıya ait faydalı model hakkına tecavüzü nedeniyle davacıya ödemesi gereken lisans bedelinin 43.426,61 TL olduğu bildirilmiş;
mahkemece de bilirkişi raporları nazara alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalının iş yerinde yapılan tespit sonrasında düzenlenen raporda, iş yerinde üretilen çelik kapıların arasında davacıya ait faydalı model belgesinde söz edilen kapılara benzer kapıların da bulunduğu, tescilli ürüne benzer olan 30 ila 40 adet üretimi tamamlanmış çelik kapı ile 40 ila 50 adet daha kapı üretecek miktarda yarı mamul ve çok miktarda kapı üretimine yarayan ham madde olduğu ifade edilmiş; davalı tarafından dosyaya sunulan faturaların bir kısmında ürün cinsi sadece çelik kapı olarak gösterilmişse de bir kısmında da çelik kapı ibarelerinin yanında üretilen modele ilişkin olduğu düşünülen rakamlar gösterilmiştir.
Böylece; davalı tarafından yapılan tüm çelik kapı satışlarının davacının faydalı model belgesine tecavüz edip etmediği anlaşılamamaktadır. Bu sebeple davalıya ait kataloglar, satış faturaları ve diğer kayıtlar incelenmek suretiyle davacıya ait faydalı model belgesine tecavüz oluşturan çelik kapıların tespit edilmesi, davacı vekilinin talebi nazara alınarak, emsal lisans sözleşmelerinin araştırılması, böylece içerisinde sektör bilirkişisinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden denetlenebilir bir rapor alınmak suretiyle maddi tazminatın tutarının tespiti gerekmektedir.
Davacının manevi tazminat talebinin de davacıya ait faydalı model belgesine tecavüz oluşturan çelik kapıların belirlenmesine göre değerlendirileceği de gözetilerek, açıklanan hususlarda yapılacak bilirkişi incelemesi sonrasında oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/273720100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz