Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1360 E. 2023/4995 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kanaat verici delil↗ erişimin engellenmesi↗ sorumluluktan kurtulma↗ delil tespiti↗ keşif↗ marka hakkına tecavüz↗ uyuşmazlık konusu↗ taşıyıcı↗ bilirkişi incelemesi↗ taşıyan↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ cy/cy kaydı↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit için işyerine gidildiğinde herhangi bir ürüne rastlanmadığı belirtilmiş ise de davalıların ürünün satışını yaptığı davacı tarafından dava açılırken sunulan deliller kapsamı ile anlaşıldığından ve davalı tarafından üretilerek çeşitli şekillerde satışa sunduğu "CEMO" ibareli sigara, "camel" ibareli çakmak, "winston" ibareli çakmak görsellerinde davacı yanın "Camel" ibareli tanınmış markasını taşıyan deve figürü dahil marka ibaresinin yine "CEMO" ibareli sigara kutusunda davacı markasına yaklaşır şekilde fil ve aslan figürü ile üzerinde aynen davacının sigara paketlerinde kullandığı, "CEMO" ibaresinin kullanım geometriside dahil olarak şekli ile benzetilmek sureti ile oluşturulduğu hususları ve davacı tarafından dosyaya sunulan muhtelif materyallerde de davalının davacı markasını taklit niteliğindeki kullanımlarının bulunduğu sabit görüldüğü gerekçesiyle davalıların eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, davalıların gerek sosyal medya kullanımlarında gerekse ticari faaliyet kapsamında gerekse reklam ve tanıtımlarında davacıya ait tescilli dava konusu markaları marka tecavüzü teşkil eder, iltibas yaratır şekilde tütün ve sigara emtiası ile ambalaj ve tanıtım malzemelerinde kullanımının önlenmesine, muhtemel tecavüzlerin ref'ine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davacı markalarına tecavüz teşkil eden fiilinin bulunmadığını, davacının dosyaya sunduğu internet sitesi ve sosyal medya hesaplarının, fotoğrafların ve belgelerin müvekkilleri ile hiçbir irtibatı bulunmadığını, içeriklerden müvekkillerinin bilgisi ve sorumluluğunun söz konusu olmadığını, bu konuda hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadan bu site ve hesapların müvekkillerine ait olduğunu söylemenin mümkün olmadığını, dosya içerisinde bu hususu ispatlayabilecek hiçbir delil ya da bilirkişi raporu bulunmadığını, sadece davacı tarafın soyut beyanları ile karar verilemeyeceğini, müvekkillerinden ... tarafından marka tescil talebinde bulunulmuş olmasının davacı şirket markalarının ihlal edildiği ve markaların kullanıldığı anlamına gelmeyeceğini, markaların hiçbir şekilde kullanılmadığını, kaldı ki 2016/61903 sayılı "Winstory Blue" markasının tesciline karar verildiğini, 2016/68917 "Winstoryred" markasında da davacı şirketin itirazlarının reddedildiğini, keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen ve dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da marka hakkının ihlal edildiğini gösterir bir olguya rastlanmadığının beyan edildiğini, raporda "Camel" ve "Winston" markalarını taşıyan bir çakmağın tezgah üzerinde bulunmasının, bu çakmağın sahte olduğu ya da satışa arz edildiğini göstermediğini, kime ait olduğu dahi bilinmeyen ve sigara içen herkes tarafından taşınan çakmağın müvekkilleri ile ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin henüz kullanmadığı ancak tescil başvurusunda bulunduğu markalarının, davacının markalarına benzetilmek suretiyle haksız kazanç sağlama amacı ya da bu markaların davacı şirket ile ilişkilendirilme ihtimalinin söz konusu olmadığını, markaların benzemediğini belirterek İlk Derce Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Yakut adına 2016/61903 ve 2016/68917 numarasıyla kayıtlı marka başvurularının tescili için gerekli eksik olan belgelerin yasal süresi içerisinde tamamlanmadığından başvuruların sahibi adına hükümden düşerek geçerliliğini kaybettiğinin anlaşıldığı, davacı tarafından dava tarihinden önce delil tespiti yaptırılmadığı, dosyaya davalıların iş yerinde çekildiği söylenen fotoğrafların ve sosyal medya hesaplarından alınan ekran görüntülerinin sunulduğu, ancak davalılar tarafından bu fotoğraflara itiraz edildiği, dava dilekçesine ekli fotoğrafların davalılarca inkar edildiği ve davalılara aidiyetinin saptanamadığı, bilirkişi raporundaki fotoğrafların davalı işyerinde çekilmiş olduğuna dair kanaatin yeterli olmadığı, İlk Derece Mahkemesince kararının gerekçesinde bu fotoğraflara delil olarak dayanılması yerinde olmadığı, ancak Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla yapılan keşifte, davaya konu markaların bulunduğu ürünlere rastlanmadığı, ancak "Cemo" markalı sigara kutusu ile "Winston" ve "Camel" markalarını taşıyan çakmakların rafta satışa sunulduğunun tespit edildiği, görsellerinin rapora eklendiği, davacının tanınmış markalarının birebir aynısının, iltibas suretiyle çakmaklar üzerinde kullanıldığı, Cemo ibareli sigara kutusu üzerinde fil figürü ve aslan figürü ile çöl görseli kullanıldığı ve bu ürünlerin tütün ve tütün mamulleri satan davalılara ait işyerinde satışa arz edildiği, ürünler üzerinde kullanılan renkler, kompozisyon, yazı karakteristiği ve kullanım şeklinin davacının "CAMEL" ibareli şekil markasına benzetildiği, davalılar vekilinin bu çakmakların kendilerine ait olmadığı ve işyerinde satışa sunulmadığına dair beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, sorumluluktan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varıldığı, davalıların sosyal medya hesaplarındaki kullanımlarının tespitine yönelik kanaat verici delil sunulmadığından ve bir kısım sosyal medya hesaplarının kapatılması nedeniyle yargılama sırasında incelenemediği anlaşıldığından, erişimin engellenmesi talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde sunulan fotoğraflar ve ekran görüntülerinin Bölge adliye Mahkemesince davalı tarafından fotoğraflara itiraz edildiği gerekçesiyle delil olarak dayanılamayacağına yönelik tespit yapıldığını, bu tespitin doğrudan olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) delillere ilişkin hükümlerine aykırı olduğunu, 6100 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinde Kanun’un belirli bir delille ispat zorunluluğunu öngörmediği hâllerde, Kanun’da düzenlenmemiş olan diğer delillere de başvurulabileceğinin düzenlendiği, 6100 sayılı Kanun’un 199 uncu maddesi kapsamında “Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler He elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir” hükmüne yer verildiğini, davalı tarafın hiçbir aşamada fotoğrafları inkar etmediğini, davalı tarafından fotoğrafların kendileriyle ilişkisi olmadığını iddia ettiğini, bilirkişi raporunda sunulan fotoğraflar ile ziyaret edilen işyerinin aynı yer olduğu kanaati hiçbir kuşkuya yer bırakmayan şekilde bu inkarın isabetsizliğini ispat ettiğini, hal böyleyken, davalının “WINSTORY” marka başvurularının sahibi olduğu, bu markayı içeren tütün ürünlerinin doğrudan olarak davalının iş yerinde yer aldığı, bunun yanı sıra “WINSTON”, “CAMEL” ve “CEMO” markalarının davalı iş yerinde yer aldığı, bunların hepsinin tecavüz niteliğinde olduğu, fotoğraflanan iş yerinin davalı iş yeriyle aynı olduğunun ispat edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince bu hususlar göz ardı edilerek sosyal medya hesaplarının sayfalarına erişime ilişkin talebinin reddine karar verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2206 E. 2024/4777 K.
Ortak:dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… itli şekillerde satışa sunduğu "CEMO" ibareli sigara, "camel" ibareli çakmak, "winston" ibareli çakmak görsellerinde davacı yanın "Camel" ibareli tanınmış markasını «taşıyan» deve figürü «dahil» marka ibaresinin yine "CEMO" ibareli sigara kutusunda davacı markasına yaklaşır şekilde fil ve aslan figürü ile üzerinde aynen davacının sigara paketlerinde kullandığı, "CEMO" ibaresinin kullanım geometriside dahil olarak şekli ile benzetilmek sureti ile oluşturulduğu hususları ve davacı tarafından dosyaya sunulan muhtelif materyallerde de davalının davacı markasını taklit niteliğindeki kullanımlarının bulunduğu sabit görüldüğü gerekçesiyle davalıların eylemlerinin davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, davalıların gerek sosyal medya kullanımlarında gerekse ticari faaliyet kapsamında gerekse reklam ve tanıtımlarında davacıya ait tescilli dava konusu markaları marka tecavüzü teşkil eder, «iltibas» yaratır şekilde tütün ve sigara emtiası ile ambalaj ve tanıtım malzemelerinde kullanımının önlenmesine, muhtemel tecavüzlerin ref'ine, karar verilmiştir.
… emesi aracılığıyla yapılan keşifte, davaya konu markaların bulunduğu ürünlere rastlanmadığı, ancak "Cemo" markalı sigara kutusu ile "Winston" ve "Camel" markalarını «taşıyan» çakmakların rafta satışa sunulduğunun tespit edildiği, görsellerinin rapora eklendiği, davacının tanınmış markalarının birebir aynısının, «iltibas» suretiyle çakmaklar üzerinde kullanıldığı, Cemo ibareli sigara kutusu üzerinde fil figürü ve aslan figürü ile çöl görseli kullanıldığı ve bu ürünlerin tütün ve tütün mamulleri satan davalılara ait işyerinde satışa arz edildiği, ürünler üzerinde kullanılan renkler, kompozisyon, yazı karakteristiği ve kullanım şeklinin davacının "CAMEL" ibareli şekil markasına benzetildiği, davalılar vekilinin bu çakmakların kendilerine ait olmadığı ve işyerinde satışa sunulmadığına dair beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, «sorumluluktan kurtulmaya» yönelik olduğu kanaatine varıldığı, davalıların sosyal medya hesaplarındaki kullanımlarının tespitine yönelik «kanaat verici delil» sunulmadığından ve bir kısım sosyal medya hesaplarının kapatılması nedeniyle yargılama sırasında incelenemediği anlaşıldığından, «erişimin engellenmesi» talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması, önlenmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… anın Türkiye'de tescilli korunan markaları olduğu gibi, ticari ve sınai faaliyetleri ile dünya çapında yaygın olduğunu, endüstri araştırmalarında, Türkiye %30 pazar «payı» ile ikinci büyük sektör mensubu olduğunu, "winston" markasının Türkiye «dahil» dünya çapında tanınmış marka olduğunun, Türkiye'de ilk tescilin 10.07.1973 tarihli 776997 sayılı tescil olduğunu, Türk Patent Kurumunda T/02097 nolu, 27/09/2011 başvuru tarihli tanınmışlık tespiti bulunduğunu, tanınmış marka korumasından yararlandıklarını, bu sebeple davalı markalarının hükümsüzlüğünün gerektiğini, mallar farklı olsa bile 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası şartlarının gerçekleştiğini ileri sürerek, kayıtlarına tedbir konularak markaların «terkin» edilmesini talep ve dava etmiştir.
… da tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sektörel tanınmış olan davacı markasının, davalı markalarıyla, aynı veya benzer olmadığı, tanınmışlıktan haksız yararlanma, «ayırt ediciliğini» zedeleme, itibarının zarar görmesi ihtimallerinin kanıtlanamadığı, bu şartların oluşmadığı "Yiyecek, içecek hizmetleri" sınıfı ile, "tütün ve tütün mamulleri" sınıfının birbirleriyle bağlantılı, birbirine ikame ve benzer olmadıkları, Winston ibaresinin tanınmışlık tespiti yapılan mal bakımından yani sigaralar ve tütün ürünleri, ilgili malzemeler için, mevcut koruması geçerli olmakla birlikte, 43.sınıfa yayılacak bir tanınmışlık düzeyinde olmadığı, dolayısıyla haksız yararlanma, itibarı zedeleme, sulandırma hallerinin gerçekleşeceğine ilişkin delil bulunmadığı, öte yandan, dava konusu markalardan 2008/08221 nolu marka bakımından dava hakkı düştüğünden, sonradan tescillenen seri markalar için de dava açılabilirlik konusunun tartışmalı olduğu, nitekim, diğer markaların bir an için hükümsüzlüğü değerlendirilse dahi, davalının 2008/08221 nolu "Sir Winston" markasının sabit kalacağı, bununla birlikte, markalar arasındaki benzerliğin şeklen "winston" bakımından mevcut olduğu, markaların anlam bakımından farklı olduğu, ayrıca markaların tescillendiği emtia sınıfının da davacının emtiasından farklı olduğu, bu nedenle, «iltibas» riski doğuracak bir benzerlik bulunduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle markaların hükümsüzlüğü davası sabit olmadığından reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi · hak düşürücü süre · kâr kaybı · kâr payı · terkin · ayırt edicilik · eksik inceleme
Benzer bu kararda… msüzlük talebi bakımından yanlış değerlendirmelere ve hatalı mevzuata dayandığını, davalıya ait 2008/08221 sayılı ve Sır Wınston ibareli marka bakımından beş yıllık «hak düşürücü sürenin» dolmuş olduğunu, bu nedenle söz konusu marka bakımından sessiz kalma yolu ile hak «kaybının» söz konusu olduğu yönündeki tespitinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin yabancı uyruklu olduğunu, bu nedenle Türkiye'de kendi markasını ihlal eden veya markasının «ayırt ediciliğini» zedeleyen her türlü kullanımdan kısa bir süre içerisinde haberdar olmasının kendisinden beklenemeyeceğini, davalının atıl bir markayı devraldığını, müvekkilinin ise davalının faaliyetlerinden haberdar olur olmaz bu davayı açtığını, kabul anlamına gelmemekle, müvekkilinin, davalının kullanımını 2015 yılında öğrenmiş olsa dahi davanın açılma tarihinin beş yıllık hak düşürücüsü süre içinde olduğunu, yerel mahkemenin hak düşürücü sürenin geçtiği yönündeki tespitinin hukuka aykırı olduğunu, davalının sistematik olarak müvekkilinin Wınston markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer markaları tescil ettirmeye çalıştığını, davalının iş bu hükümsüzlük davasına konu markalara ek olarak, dava ikame edildikten sonra bile bu kötü niyetli çabasına devam ettiğini, gerçekten de hükümsüzlük tehdidi altında olan dava konusu markalar bakımından mevcut bu tehlikeyi bertaraf etmek için davalı tarafından 2018/09288 numaralı Sır Wınston Yes Sır ve 2017/80266 numaralı Sır Wınston Churchıll Cafe marka başvurularında bulunduğunu, anılan markalara karşı müvekkili tarafından gerekli işlemler yapıldıktan sonra, davalının kötü niyetli tutumunu koruyarak bu kez huzurdaki dava bakımından «üçüncü kişi» sıfatına haiz Sır Wınston Cafe Restaurant Gıda ve Ticaret A.Ş. isimli bir kardeş şirket kurduğunu, markalarının karşılaşabileceği hukuki yaptırımlara karşılık bir alternatif oluşturmak amacıyla bu şirket adına yöne Wınston markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer 27.07.2018 tarihli ve 2018/280423 başvuru numaralı Sır Wınston's Pub ve 21.03.2017 tarihli ve 2018/28037 başvuru numaralı Sır Wınston's Cafe marka başvurularında bulunduğunu, taraflarınca itiraz edilmesine karşın «eksik inceleme» yapılarak ve baştan savma hazırlanan bilirkişi raporunun karara dayanak yapılmasının mümkün olmadığını, müvekkiline ait Wınston ibareli markalar ile davalıya ait m …
… anın Türkiye'de tescilli korunan markaları olduğu gibi, ticari ve sınai faaliyetleri ile dünya çapında yaygın olduğunu, endüstri araştırmalarında, Türkiye %30 pazar «payı» ile ikinci büyük sektör mensubu olduğunu, "winston" markasının Türkiye «dahil» dünya çapında tanınmış marka olduğunun, Türkiye'de ilk tescilin 10.07.1973 tarihli 776997 sayılı tescil olduğunu, Türk Patent Kurumunda T/02097 nolu, 27/09/2011 başvuru tarihli tanınmışlık tespiti bulunduğunu, tanınmış marka korumasından yararlandıklarını, bu sebeple davalı markalarının hükümsüzlüğünün gerektiğini, mallar farklı olsa bile 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası şartlarının gerçekleştiğini ileri sürerek, kayıtlarına tedbir konularak markaların «terkin» edilmesini talep ve dava etmiştir.
… sir winston olarak (ingiliz bürokrat, devlet adamı Sir Winston Churchill) olarak algıladığını, 1994 yılından itibaren İzmir'de kafelerde bu ibarenin kullanıldığını, «ayırt edicilik» sağladığını, öte yandan davacının Türkiye'de marka tescili ve Torbalı ilçesindeki, 1994'te kurulmuş olan tütün, sigara fabrikası işletmesi nedeniyle, bu markalara …
… da tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sektörel tanınmış olan davacı markasının, davalı markalarıyla, aynı veya benzer olmadığı, tanınmışlıktan haksız yararlanma, «ayırt ediciliğini» zedeleme, itibarının zarar görmesi ihtimallerinin kanıtlanamadığı, bu şartların oluşmadığı "Yiyecek, içecek hizmetleri" sınıfı ile, "tütün ve tütün mamulleri" sınıfının birbirleriyle bağlantılı, birbirine ikame ve benzer olmadıkları, Winston ibaresinin tanınmışlık tespiti yapılan mal bakımından yani sigaralar ve tütün ürünleri, ilgili malzemeler için, mevcut koruması geçerli olmakla birlikte, 43.sınıfa yayılacak bir tanınmışlık düzeyinde olmadığı, dolayısıyla haksız yararlanma, itibarı zedeleme, sulandırma hallerinin gerçekleşeceğine ilişkin delil bulunmadığı, öte yandan, dava konusu markalardan 2008/08221 nolu marka bakımından dava hakkı düştüğünden, sonradan tescillenen seri markalar için de dava açılabilirlik konusunun tartışmalı olduğu, nitekim, diğer markaların bir an için hükümsüzlüğü değerlendirilse dahi, davalının 2008/08221 nolu "Sir Winston" markasının sabit kalacağı, bununla birlikte, markalar arasındaki benzerliğin şeklen "winston" bakımından mevcut olduğu, markaların anlam bakımından farklı olduğu, ayrıca markaların tescillendiği emtia sınıfının da davacının emtiasından farklı olduğu, bu nedenle, «iltibas» riski doğuracak bir benzerlik bulunduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle markaların hükümsüzlüğü davası sabit olmadığından reddine karar verilmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6776 E. 2022/858 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… itli şekillerde satışa sunduğu "CEMO" ibareli sigara, "camel" ibareli çakmak, "winston" ibareli çakmak görsellerinde davacı yanın "Camel" ibareli tanınmış markasını «taşıyan» deve figürü «dahil» marka ibaresinin yine "CEMO" ibareli sigara kutusunda davacı markasına yaklaşır şekilde fil ve aslan figürü ile üzerinde aynen davacının sigara paketlerinde kullandığı, "CEMO" ibaresinin kullanım geometriside dahil olarak şekli ile benzetilmek sureti ile oluşturulduğu hususları ve davacı tarafından dosyaya sunulan muhtelif materyallerde de davalının davacı markasını taklit niteliğindeki kullanımlarının bulunduğu sabit görüldüğü gerekçesiyle davalıların eylemlerinin davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, davalıların gerek sosyal medya kullanımlarında gerekse ticari faaliyet kapsamında gerekse reklam ve tanıtımlarında davacıya ait tescilli dava konusu markaları marka tecavüzü teşkil eder, «iltibas» yaratır şekilde tütün ve sigara emtiası ile ambalaj ve tanıtım malzemelerinde kullanımının önlenmesine, muhtemel tecavüzlerin ref'ine, karar verilmiştir.
… emesi aracılığıyla yapılan keşifte, davaya konu markaların bulunduğu ürünlere rastlanmadığı, ancak "Cemo" markalı sigara kutusu ile "Winston" ve "Camel" markalarını «taşıyan» çakmakların rafta satışa sunulduğunun tespit edildiği, görsellerinin rapora eklendiği, davacının tanınmış markalarının birebir aynısının, «iltibas» suretiyle çakmaklar üzerinde kullanıldığı, Cemo ibareli sigara kutusu üzerinde fil figürü ve aslan figürü ile çöl görseli kullanıldığı ve bu ürünlerin tütün ve tütün mamulleri satan davalılara ait işyerinde satışa arz edildiği, ürünler üzerinde kullanılan renkler, kompozisyon, yazı karakteristiği ve kullanım şeklinin davacının "CAMEL" ibareli şekil markasına benzetildiği, davalılar vekilinin bu çakmakların kendilerine ait olmadığı ve işyerinde satışa sunulmadığına dair beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, «sorumluluktan kurtulmaya» yönelik olduğu kanaatine varıldığı, davalıların sosyal medya hesaplarındaki kullanımlarının tespitine yönelik «kanaat verici delil» sunulmadığından ve bir kısım sosyal medya hesaplarının kapatılması nedeniyle yargılama sırasında incelenemediği anlaşıldığından, «erişimin engellenmesi» talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması, önlenmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince yapılan «istinaf incelemesinde»; markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu ancak mal veya hizmet benzerliği şartının sağlanamadığının anlaşıldığı, ancak davacı şirket adına tescilli "CAMEL" markasını …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · iptal davası · kötü niyet · ayırt edicilik
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi koşullarının olmadığı, aynı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının bulunmadığı, «kötü niyetin» ispatlanamadığından YİDK kararının iptali koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan «istinaf incelemesinde»; markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu ancak mal veya hizmet benzerliği şartının sağlanamadığının anlaşıldığı, ancak davacı şirket adına tescilli "CAMEL" markasını …
… verilen karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu Bölge adliye mahkemesince davalının marka başvurusunun tescili halinde davacının tanınmış markasının «ayırt ediciliğine» zarar vereceği ve itibarından haksız yararlanacağı gerekçesiyle kabul edilerek İlk derece mahkemesinin kararını kaldırarak davanın kabulü ile kurum kararının iptal …
Somut olayda YİDK kararının «iptali davası» yönünden davacının "CAMEL" ibareli markalarının "sigara" emtiasında tanınmış marka niteliğinde olduğu, davalının başvuru markasının ise "CML Cafe Bistro+arap kıyaf …
-
Marka Tescil İtiraz Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5272 E. 2020/3582 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi · iltibas
İncelediğiniz kararda… itli şekillerde satışa sunduğu "CEMO" ibareli sigara, "camel" ibareli çakmak, "winston" ibareli çakmak görsellerinde davacı yanın "Camel" ibareli tanınmış markasını «taşıyan» deve figürü «dahil» marka ibaresinin yine "CEMO" ibareli sigara kutusunda davacı markasına yaklaşır şekilde fil ve aslan figürü ile üzerinde aynen davacının sigara paketlerinde kullandığı, "CEMO" ibaresinin kullanım geometriside dahil olarak şekli ile benzetilmek sureti ile oluşturulduğu hususları ve davacı tarafından dosyaya sunulan muhtelif materyallerde de davalının davacı markasını taklit niteliğindeki kullanımlarının bulunduğu sabit görüldüğü gerekçesiyle davalıların eylemlerinin davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, davalıların gerek sosyal medya kullanımlarında gerekse ticari faaliyet kapsamında gerekse reklam ve tanıtımlarında davacıya ait tescilli dava konusu markaları marka tecavüzü teşkil eder, «iltibas» yaratır şekilde tütün ve sigara emtiası ile ambalaj ve tanıtım malzemelerinde kullanımının önlenmesine, muhtemel tecavüzlerin ref'ine, karar verilmiştir.
… dı ki 2016/61903 sayılı "Winstory Blue" markasının tesciline karar verildiğini, 2016/68917 "Winstoryred" markasında da davacı şirketin itirazlarının reddedildiğini, «keşif» ve «bilirkişi incelemesi» neticesinde düzenlenen ve dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da marka hakkının ihlal edildiğini gösterir bir olguya rastlanmadığının beyan edildiğini, raporda "Camel" ve "Winston" markalarını «taşıyan» bir çakmağın tezgah üzerinde bulunmasının, bu çakmağın sahte olduğu ya da satışa arz edildiğini göstermediğini, kime ait olduğu dahi bilinmeyen ve sigara içen herk …
… emesi aracılığıyla yapılan keşifte, davaya konu markaların bulunduğu ürünlere rastlanmadığı, ancak "Cemo" markalı sigara kutusu ile "Winston" ve "Camel" markalarını «taşıyan» çakmakların rafta satışa sunulduğunun tespit edildiği, görsellerinin rapora eklendiği, davacının tanınmış markalarının birebir aynısının, «iltibas» suretiyle çakmaklar üzerinde kullanıldığı, Cemo ibareli sigara kutusu üzerinde fil figürü ve aslan figürü ile çöl görseli kullanıldığı ve bu ürünlerin tütün ve tütün mamulleri satan davalılara ait işyerinde satışa arz edildiği, ürünler üzerinde kullanılan renkler, kompozisyon, yazı karakteristiği ve kullanım şeklinin davacının "CAMEL" ibareli şekil markasına benzetildiği, davalılar vekilinin bu çakmakların kendilerine ait olmadığı ve işyerinde satışa sunulmadığına dair beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, «sorumluluktan kurtulmaya» yönelik olduğu kanaatine varıldığı, davalıların sosyal medya hesaplarındaki kullanımlarının tespitine yönelik «kanaat verici delil» sunulmadığından ve bir kısım sosyal medya hesaplarının kapatılması nedeniyle yargılama sırasında incelenemediği anlaşıldığından, «erişimin engellenmesi» talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması, önlenmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… sayılı ve 2014/46336 sayılı markaları ile davacıya ait 2014/58631 ve 2015/67297 tescilli markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, davacının 2013/05767 sayı ile tescilli endüstriyel tasarımı ile davalının 2014/46335 ve 2014/46336 sayılı markaları arasında benzerlik olmad …
… barla, ilk derece mahkemesince, davalıya ait markaların, içerdikleri çakmak şekli sebebiyle marka olarak tescil ettirilebilecek işaretlerden olup olmadığına ilişkin «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu kararda… barla, ilk derece mahkemesince, davalıya ait markaların, içerdikleri çakmak şekli sebebiyle marka olarak tescil ettirilebilecek işaretlerden olup olmadığına ilişkin «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kar …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1360 E. , 2023/4995 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde "Winston" markasının T/02097 ve "Camel" markasının T/00148 numarası ile kendi adlarına tanınmış marka olarak tescil edildiğini, bu markaları içeren bir çok seri marka yaratıldığını, bu markaları taşıyan ürünlerin dünya çapında uzun yıllardır kullanıldığını, davalıların ise bu markaların tanınmışlığından yararlanmak kastı ile hem şirket adresinde, hem de muhtelif sosyal medya hesapları üzerinden "Winstoryred", "Winstory Blue" ve "Cemal" ibareli sahte ürünlerin reklam ve pazarlamasını yaptığını, bu kapsamda davalının "Cemal", "Winstory Red" ve "Winstory Blue" markalarıyla tütün mamülleri sattığını, davalı tarafın işyerindeki ürünler üzerinde ve facebook hesaplarında da bu biçimdeki kullanımları gerçekleştirdiklerini, davalı şirketin sahibi davalı gerçek kişinin Türk Patent ve Marka Kurumuna yaptığı marka başvurularının reddedilmesine rağmen davalıların kötüniyetli olarak bu kullanımları sürdürdüklerini marka haklarına tecavüz ettiklerini, müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yararlandıklarını, itibarına zarar verdiklerini, bu eylemlerin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalıların eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, davalılara ait sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; internet sitesi ve sosyal medya hesaplarının davalılar ile hiçbir irtibatı bulunmadığını, Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtası ile yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 17.07.2017 tarihli bilirkişi raporunda da marka hakkına tecavüz fiilinin oluştuğuna dair herhangi bir olguya rastlanmadığının bildirildiğini, dava dilekçesi ve ekinde yer alan fotoğraf ve belgelerin davalılar ile hiçbir irtibatı bulunmadığını, davalıların davacı markasını, benzerini taşıyan ürünleri üretmediğini, satmadığını, ithal ve ihraç etmediğini, davalı ... tarafından Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2016/68917 numaralı "Winstoryred" ve 2016/61903 numaralı "Winstory Blue" markaları için tescil talebinde bulunulduğunu, bu hususun da davacının markalarının ihlal edildiğine delil teşkil ettiğinin ileri sürülmesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, marka başvurularının yapılmış olmasının, anılan markaların kullanıldığını göstermediğini, ...
adına tescili talep edilen "Winstory Blue" markasının Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tesciline karar verildiğini, "Winstoryred" markasında ise davacı şirketin itirazları ile reddedildiğini, tescil kararı verilmesinin beklendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit için işyerine gidildiğinde herhangi bir ürüne rastlanmadığı belirtilmiş ise de davalıların ürünün satışını yaptığı davacı tarafından dava açılırken sunulan deliller kapsamı ile anlaşıldığından ve davalı tarafından üretilerek çeşitli şekillerde satışa sunduğu "CEMO" ibareli sigara, "camel" ibareli çakmak, "winston" ibareli çakmak görsellerinde davacı yanın "Camel" ibareli tanınmış markasını taşıyan deve figürü dahil marka ibaresinin yine "CEMO" ibareli sigara kutusunda davacı markasına yaklaşır şekilde fil ve aslan figürü ile üzerinde aynen davacının sigara paketlerinde kullandığı, "CEMO" ibaresinin kullanım geometriside dahil olarak şekli ile benzetilmek sureti ile oluşturulduğu hususları ve davacı tarafından dosyaya sunulan muhtelif materyallerde de davalının davacı markasını taklit niteliğindeki kullanımlarının bulunduğu sabit görüldüğü gerekçesiyle davalıların eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, davalıların gerek sosyal medya kullanımlarında gerekse ticari faaliyet kapsamında gerekse reklam ve tanıtımlarında davacıya ait tescilli dava konusu markaları marka tecavüzü teşkil eder, iltibas yaratır şekilde tütün ve sigara emtiası ile ambalaj ve tanıtım malzemelerinde kullanımının önlenmesine, muhtemel tecavüzlerin ref'ine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davacı markalarına tecavüz teşkil eden fiilinin bulunmadığını, davacının dosyaya sunduğu internet sitesi ve sosyal medya hesaplarının, fotoğrafların ve belgelerin müvekkilleri ile hiçbir irtibatı bulunmadığını, içeriklerden müvekkillerinin bilgisi ve sorumluluğunun söz konusu olmadığını, bu konuda hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadan bu site ve hesapların müvekkillerine ait olduğunu söylemenin mümkün olmadığını, dosya içerisinde bu hususu ispatlayabilecek hiçbir delil ya da bilirkişi raporu bulunmadığını, sadece davacı tarafın soyut beyanları ile karar verilemeyeceğini, müvekkillerinden ... tarafından marka tescil talebinde bulunulmuş olmasının davacı şirket markalarının ihlal edildiği ve markaların kullanıldığı anlamına gelmeyeceğini, markaların hiçbir şekilde kullanılmadığını, kaldı ki 2016/61903 sayılı "Winstory Blue" markasının tesciline karar verildiğini, 2016/68917 "Winstoryred" markasında da davacı şirketin itirazlarının reddedildiğini, keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen ve dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da marka hakkının ihlal edildiğini gösterir bir olguya rastlanmadığının beyan edildiğini, raporda "Camel" ve "Winston" markalarını taşıyan bir çakmağın tezgah üzerinde bulunmasının, bu çakmağın sahte olduğu ya da satışa arz edildiğini göstermediğini, kime ait olduğu dahi bilinmeyen ve sigara içen herkes tarafından taşınan çakmağın müvekkilleri ile ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin henüz kullanmadığı ancak tescil başvurusunda bulunduğu markalarının, davacının markalarına benzetilmek suretiyle haksız kazanç sağlama amacı ya da bu markaların davacı şirket ile ilişkilendirilme ihtimalinin söz konusu olmadığını, markaların benzemediğini belirterek İlk Derce Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Yakut adına 2016/61903 ve 2016/68917 numarasıyla kayıtlı marka başvurularının tescili için gerekli eksik olan belgelerin yasal süresi içerisinde tamamlanmadığından başvuruların sahibi adına hükümden düşerek geçerliliğini kaybettiğinin anlaşıldığı, davacı tarafından dava tarihinden önce delil tespiti yaptırılmadığı, dosyaya davalıların iş yerinde çekildiği söylenen fotoğrafların ve sosyal medya hesaplarından alınan ekran görüntülerinin sunulduğu, ancak davalılar tarafından bu fotoğraflara itiraz edildiği, dava dilekçesine ekli fotoğrafların davalılarca inkar edildiği ve davalılara aidiyetinin saptanamadığı, bilirkişi raporundaki fotoğrafların davalı işyerinde çekilmiş olduğuna dair kanaatin yeterli olmadığı, İlk Derece Mahkemesince kararının gerekçesinde bu fotoğraflara delil olarak dayanılması yerinde olmadığı, ancak Bursa 3.
Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla yapılan keşifte, davaya konu markaların bulunduğu ürünlere rastlanmadığı, ancak "Cemo" markalı sigara kutusu ile "Winston" ve "Camel" markalarını taşıyan çakmakların rafta satışa sunulduğunun tespit edildiği, görsellerinin rapora eklendiği, davacının tanınmış markalarının birebir aynısının, iltibas suretiyle çakmaklar üzerinde kullanıldığı, Cemo ibareli sigara kutusu üzerinde fil figürü ve aslan figürü ile çöl görseli kullanıldığı ve bu ürünlerin tütün ve tütün mamulleri satan davalılara ait işyerinde satışa arz edildiği, ürünler üzerinde kullanılan renkler, kompozisyon, yazı karakteristiği ve kullanım şeklinin davacının "CAMEL" ibareli şekil markasına benzetildiği, davalılar vekilinin bu çakmakların kendilerine ait olmadığı ve işyerinde satışa sunulmadığına dair beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, sorumluluktan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varıldığı, davalıların sosyal medya hesaplarındaki kullanımlarının tespitine yönelik kanaat verici delil sunulmadığından ve bir kısım sosyal medya hesaplarının kapatılması nedeniyle yargılama sırasında incelenemediği anlaşıldığından, erişimin engellenmesi talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde sunulan fotoğraflar ve ekran görüntülerinin Bölge adliye Mahkemesince davalı tarafından fotoğraflara itiraz edildiği gerekçesiyle delil olarak dayanılamayacağına yönelik tespit yapıldığını, bu tespitin doğrudan olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) delillere ilişkin hükümlerine aykırı olduğunu, 6100 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinde Kanun’un belirli bir delille ispat zorunluluğunu öngörmediği hâllerde, Kanun’da düzenlenmemiş olan diğer delillere de başvurulabileceğinin düzenlendiği, 6100 sayılı Kanun’un 199 uncu maddesi kapsamında “Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler He elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir” hükmüne yer verildiğini, davalı tarafın hiçbir aşamada fotoğrafları inkar etmediğini, davalı tarafından fotoğrafların kendileriyle ilişkisi olmadığını iddia ettiğini, bilirkişi raporunda sunulan fotoğraflar ile ziyaret edilen işyerinin aynı yer olduğu kanaati hiçbir kuşkuya yer bırakmayan şekilde bu inkarın isabetsizliğini ispat ettiğini, hal böyleyken, davalının “WINSTORY” marka başvurularının sahibi olduğu, bu markayı içeren tütün ürünlerinin doğrudan olarak davalının iş yerinde yer aldığı, bunun yanı sıra “WINSTON”, “CAMEL” ve “CEMO” markalarının davalı iş yerinde yer aldığı, bunların hepsinin tecavüz niteliğinde olduğu, fotoğraflanan iş yerinin davalı iş yeriyle aynı olduğunun ispat edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince bu hususlar göz ardı edilerek sosyal medya hesaplarının sayfalarına erişime ilişkin talebinin reddine karar verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/988735200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz