Yetkili satıcılık sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6638 E. 2023/6174 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkili satıcılık sözleşmesi↗ basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü↗ tek satıcılık↗ erişimin engellenmesi↗ aaüt↗ delil tespiti↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ kusur oranı↗ illiyet bağı↗ bayilik sözleşmesi↗ vekâlet ücreti↗ basiretli tacir↗ tazminat davası↗ yargılama giderleri↗ ihtiyati tedbir↗ denetime elverişlilik↗ fesih↗ marka hakkına tecavüz↗ husumet yokluğu↗ hukuki yarar↗ maddi ve manevi tazminat↗ yargılama gideri↗ ıslah↗ ihtarname↗ harç↗ tacir↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ ilan↗ kusur↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ teminat↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar aleyhine İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde gerçekleştirilen delil tespiti sonucunda, davalıya ait ''www.kalekasalar.net'' web sitesinde müvekkile ait markanın haksız şekilde kullanıldığı tespit edildiğini, bu siteye erişimin engellenmesi tedbiren teminat karşılığında sağlandığını, Kale Kilit ve Kalıp Sanayi A.Ş.(''Kale Kilit'') adına tescilli ''KALE'' markasının tanınmış marka olarak kabul edildiğini, Kale Çelik Eşya San. A.Ş. (''Kale Çelik'') grubun özellikle çelik eşya, çelik kasa ve çelik kapı sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalıların özellikle işyerinde web sitelerinde, alan adlarında ve özellikle ''www.kalekasalar.net'' alan adı ve sitesinde, ürünler ve evraklar üzerinde, tabelalarda, broşürlerde ve diğer tüm ortamlarda marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüz konusu teşkil eden tüm işlem ve eylemlerin ortadan kaldırılmasına, engellenmesine, özellikle www.kalekasalar.net alan adının içerisinde müvekkile “KALE” tanınmış markasını kötü niyetli olarak kullanılması nedeniyle, bu alan adının yasaklanmasına, erişimin engellenmesi kararı verilmesine, tecavüzün giderilmesi ve fazlaya ilişkin tüm hak ve alacakları saklı kalmak koşuluyla şimdilik 3 davacı için toplam 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilmesine, davaya delil teşkil etmek amacıyla yapılan resmi harcamalara ilişkin değişik iş dosya harç toplamı, değişik iş masraflar toplamı ile ihtiyat, tedbirin icrası için ödenen icra harç toplamı, icra yolluk, araç masrafı ve müvekkile bu işler için kesilen serbest meslek makbuzu karşılığı, haksız rekabet ve tecavüzün önlenmesi için yapılan tüm masraflar, avukatlık masraflarının müvekkilinin maddi zararını oluşturduğunu belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 329 uncu maddesi gereği davalılara ödettirilmesine, kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir. 30.05.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile de maddi tazminat taleplerinin 10.950,00 TL olarak ıslah etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... ile davalı şirketlerden Kale Çelik ile akdedilen yetkili satıcılık sözleşmesi gereği, davacı şirket markalarının yetkili satıcısı tarafından kullanılması hakkını aldığını, sözleşme dönemlerinde ...'ın ticari faaliyetlerini en iyi şekilde yürütmüş olduğunu, yetkili satıcı sıfatıyla yapmak zorunda olduğu tanıtım ve satış faaliyetleri nedeniyle “haksız rekabete sebebiyet varlığı” iddiası ile Beyoğlu 48. Noterliği’ nin 60907 yevmiye numaralı ihtarnamesi ve sonrasında gönderilen 29.05.2013 tarihli ve 67434 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin tek taraflı olarak feshinin haksız olduğunu, sözleşme haricinde Kale Çelik'in de bünyesinde bulunduğu, diğer davacı şirket olan Kale Endüstri Holding A.Ş. (''Kale Endüstri'')'nin bir diğer şirketi Kale Güvenlik (''Kale Güvenlik'') ile müvekkil arasında 24.12.2012 tarihinde imzalanan ve 5 yıl süre ile yürürlükte kalacak olan bayilik sözleşmesinin bulunduğunu, bilirkişi raporunun “Web Arşiv Kayıtları” başlığı altında yapılan tespitlerin güncel olmadığını, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin bulunmadığını, müvekkili ...'ın bir yazılım şirketinin sahibi olduğunu, yazılım alanında hizmet verdiğini, ... ile ... arasında akdedilen hizmet ilişkisi uyarınca ...'ın internet sitelerini açtığını, sitelerin bayilik sözleşmesinin feshinden önce açıldığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
07.08.2015 tarihli bilirkişi raporunda, davacıların davalıların ihlalini durdurmak için yapmış olduğu zararların 10.958,60 TL olduğu belirtilmiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 08.12.2015 tarih 2014/234 E. ve 2015/283 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, davalıların ''www.kalekasalar.net'' isimli web sitesinde davacı markasını haksız kullanımı nedeniyle davacıların marka hakkına tecavüz fiillerinin ve haksız rekabetin tespiti ve ortadan kaldırılmasına, asıl ve ıslah edilen bilirkişi tarafından hesaplanan 10,950,00 TL' nin dava tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, somut olayın özelliğine göre davacıların manevi zararına yönelik olarak takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, tecavüz eyleminin ortadan kaldırılmasına yönelik olarak ''www.kalekasalar.net'' isimli siteye erişimin engellenmesine, davalıların ürünler, evrak, tabele, broşür ve diğer ortamlarda davacıların tescilli marka hakkına tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, KHK 62 ve TTK 52 maddesi uyarınca masrafı davalılardan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurtçapında yayın yapan trajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez ilanına karar verilmiştir.
B. (Birinci) Bozma Kararı
Dairemizin 25.09.2017 tarih ve 2016/2222 E. 2017/4694 K. sayılı ilamı ile mahkemece, davalılar tarafından davacıların tescilli markalarından doğan haklara tecavüz edildiği kabul edilmiş ise de davalıların hangi sayılı markalara tecavüz ettiği tartışılmadığı gibi, davacılardan hangilerinin bu markalara sahip olduğu da karar yerinde tartışılmamış olup hükme elverişsiz bilirkişi raporuna istinaden gerekçeden yoksun şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 31.05.2019 tarih, 2018/54 E. ve 2019/239 K. sayılı kararı ile Yargıtay ilamı doğrultusunda davanın kabulü ile davalıların www.kalekasalar.net isimli web sitesinde davacılara ait markanın haksız kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve men'ine, bu kapsamada siteye erişimin engellenmesine, alan adının terkinine ve davacının maddi tazminat talebini yargılama giderlerine dayandırmış ve bu talebini harçlandırdığı, esasen yargılama giderlerinin ayrıca bir harca tabi olmaksızın değerlendirilmesi gerek ise de bu talebin ayrıca harçlandırılarak davaya konu edildiği gerekçesiyle bilirkişi raporundaki hesaplama baz alınarak (dosyaya sunulan masraf belgelerinden İstanbul 2. FSHHM'nin 2014/63 D.iş tespit ve tedbir istemli dava vekillik ücreti 6.250,00 TL 05.11.2014 tarihli 417 no.lu Avukatlara Mahsus Serbest Meslek Makbuzu, İstanbul 2.FSHHM 2014/234 E. dava vekillik ücret makbuzu olan 4.062,50 TL Mahkememizin 2014/63 D.iş dosyasında 70,50 TL ayrıca 575,60 TL toplamı 10.958,60 TL) maddi tazminat talebinin de kabulüne ve somut olayın özelliğine göre davacı markalarının niteliği, sayısı, geçerlilik süresi, davalıların eyleminin ağırlığı göz önüne alınarak davacıların haksız rekabet ve markaya tecavüze dayalı manevi tazminat istemlerinin yerinde olduğu talep olunan miktarın makul hak ve nesafet uygun düştüğü gerekçesiyle manevi tazminata yönelik davanın da kabulüne karar verilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 19.10.2020 tarih, 2020/36 E. ve 2020/4236 K. sayılı kararı ile davanın marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu, mahkemece, davacı tarafın maddi tazminat talebini yargılama giderlerine dayandırdığından bahisle yargılama giderleri üzerinden maddi tazminat miktarı belirlenmiş ve belirlenen miktar üzerinden maddi tazminata hükmedildiği, ancak tespit ve tedbir giderlerinin yargılama giderlerinden olup, (HMK m.223) bu kapsamda yapılan giderlerin maddi tazminatın konusunu oluşturmayacağı hususu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece, yargılama giderlerinden olan masrafların maddi tazminat olarak değerlendirilmek suretiyle maddi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığı, mahkemece davacıların manevi tazminat talebinin de kabulüyle 10.000,00 TL. manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, ancak manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı denetime elverişli bir şekilde karar yerinde tartışılmadan, genel ve soyut gerekçelerle manevi tazminata hükmedilmesi de doğru olmadığı gerekçesi ile mahkeme kararı bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile manevi tazminat talebi için 6098 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde manevi tazminat şartlarının gerçekleşmesinin gerektiği, Yargıtay'ın manevi tazminata hükmederken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18 inci maddesinin 2 nci fıkrasındaki “basiretli tacir gibi davranma'' yükümlülüğüne aykırı davranılıp davranmadığı esasını dikkate aldığı, davalının basiretli bir tacir gibi davranması zorunluluğunun doğal sonucu, ticari yararın zarara uğratılmaması veya böyle bir tehlikeye maruz kalmayı önleyici davranışları da gerektirdiği, Yargıtaya göre marka hakkına tecavüz varsa başka bir deyişle haksız rekabet eylemi sabit ise bu halde manevi tazminata da hükmedilmesi gerektiği, somut olaya dönüldüğünde; davalı ...'ın davalı şirketlerden Kale Çelik ile akdedilen yetkili satıcılık sözleşmesine taraf olduğu, sözleşme fesholunmuş olmasına rağmen davalıların (davalı ...'ın site sahibi olarak gözükmesi hasebiyle) davacılara ait tanınmış markaları izinsiz bir şekilde oluşturdukları sitede kullanmayı sürdürdükleri, bu kullanımların markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği dikkate alındığında davalıların basiretli bir tacir gibi davranması zorunluluğunun doğal sonucu, ticari yararın zarara uğratılmaması veya böyle bir tehlikeye maruz kalmayı önleyici davranışları da gerektirdiği gözetildiğinde davalılara ait kullanımların manevi tazminatı gerektirdiği ve tazminat şartlarının oluştuğu sonucuna ulaşılmış, markaya tecavüze ve haksız rekabete yönelik eylemlerinin ağırlığı, davacının eski tek satıcısı olduğu, tanınmışlığından haksız faydalandıkları, hak ve nesafet gözetildiğinde talep edilen tazminat miktarının yerinde olduğuna kanaat getirilmiş bu miktar üzerinden talebin tümden kabulüne karar vermek gerektiği, davacının yargılama giderlerine yönelik talepleri yönünden bozma ilamında da belirtildiği üzere tespit ve tedbir giderleri yargılama giderlerinden olup, (HMK m.223) bu kapsamda yapılan giderlerin maddi tazminatın konusunu oluşturmayacağı dikkate alınarak bu talebin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilerek (davacılar tarafından dosyaya sunulan serbest meslek makbuzlarının birinin esas dava birinin ise tespit dosyasına ilişkin olduğu bu noktada asıl davaya ilişkin vekâlet ücretinin zaten dosyada ele alındığı tespit dosyası yönünden ise tespit tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) dikkate alınmasının gerektiği, dikkate alınarak serbest makbuzları dikkate alınmaksızın AAÜT'ne göre vekâlet ücretleri tespit olunmuştur.) talep açısından davacıların maddi tazminat talepleri hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerektiği, tüm dosya kapsamı izahı yapılan ve uyulmasına karar verilen bozma ilamı kapsamında bozma ilamı dışında kalan hususlara dokunulmaksızın manevi tazminat kabul sebep ve gerekçesi tekrardan ele alınarak irdelenmiş, davacıların maddi tazminata dayanak talepleri yargılama giderleri içerisinde değerlendirilerek davanın kabulüne, davalıların ''www.kalekasalar.net'' isimli web sitesinde davacılara ait markanın haksız kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve menine bu kapsamada siteye erişimin engellenmesine ve alan adının terkinine, davacıların yargılama giderlerine ilişkin açmış oldukları maddi tazminat davası yönünden bozma ilamı da dikkate alınarak bu talebin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilebilecek nitelikte olduğu anlaşılmakla bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacıların haksız rekabet ve markaya tecavüze dayalı manevi tazminat davasının kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davacılar tarafından yapılan: 2.309,60 TL bilirkişi + posta gideri ile dosyaya sunulan masraf belgelerinden hesaplanan (İstanbul 2.FSHHM'nin 2014/63 D.iş tespit ve tedbir istemli değişik iş dosyası yönünden altta dökümü verilen) 891,10 TL ve 391,75 TL harç (ıslah+peşin+başvuru) olmak üzere toplam 3.592,45 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacılar yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen marka hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespiti, men'i talepleri yönünden AAÜT'ne göre tespit olunan 7.375,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davacılar yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat talepleri yönünden AAÜT'ne göre tespit olunan 7.375,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ve davacı arasındaki bayilik sözleşmesi uyarınca ve bayilik sözleşmesi feshedilmeden bu siteyi açtığını, buna dair faturanın dosyaya sunulduğunu, marka hakkına tecavüz, haksız rekabet gibi bir amacının olmadığını, müvekkilinin bayilik sözleşmesini içeriğini kontrol etme gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda da müvekkilinin değerlendirilmeye tutulmadığını, tazminat davalarının açılabilmesi için hukuka aykırılık unsurunun yanında kusur, zarar ve illiyet bağının da bulunması gerektiği, dava konusu olayda müvekkilinin marka hakkını ihlal etmediği gibi ortaya çıkan zarar da kusur ve illiyet bağının bulunmadığı, tecavüze ilişkin fiillerin 6769 sayılı Kanun'da açıkça belirtildiği, müvekkilinin bu fiilleri işlemediği, bayilik sözleşmesi feshedilmeden iş ilişkisinin sona erdiği, domain almak dışında herhangi bir kazancı olmadığını, diğer davalı ... ile sanki kârda zararda ortak gibi değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, husumet yokluğundan ve yukarıda izah edilen sebepler kapsamında İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya ait markaları sözleşme kapsamında kullandığını, satıcılık faaliyeti kapsamında ticari faaliyetlerini en iyi şekilde yürüttüğünü, önceki kararın manevi tazminat şartlarının tartışılmadan karar verildiği gerekçesi ile bozulduğu, bu kararda da manevi tazminatın şartlarının tartışılmadığı, soyut gerekçelerle manevi tazminata hükmedildiği, bilirkişi tarafından kusur oranlarının belirlenmediği, davaya konu internet sitesinin dava tarihinde aktif olmadığını, bunun bilirkişi raporu ile de sabit olduğu, davacının davayı açmakta hukuki yararının olmadığı, davacı tarafın manevi zararının olmadığı, aksine müvekkilinin bayii olduğu dönemlerde yüksek oranlarda satış yapıldığından fazlasıyla kâr ettiği, Yargıtay kararlarına göre bayilik sözleşmesi feshedilse de elde kalan ürünlerin pazarlanabileceğinin belirtildiği, müvekkilinin fesihten sonra satış gerçekleştirmediği halde verilen kararın hukuka aykırı olduğu, fesih ihbarnamesini gönderen tarafın Kale Çelik olduğu ancak bayilik sözleşmesinin tarafının Kale Güvenlik olduğu ve Kale Güvenlik tarafından kendisine gönderilen bir fesih bildirimi bulunmadığından müvekkili tarafından sözleşme çerçevesinde markanın kullanıldığı, feshin haksız olduğu, bu durumda sözleşmenin bitim süresinde sözleşmenin sona ereceği gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya haksız rekabet ve tecavüzün tespiti, önlenmesi, giderilmesi, alan adına erişimin engellenmesi ve maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun), HMK 223. mad, 6102 S.K 18. maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6638 E. 2023/6174 K.
Ortak:yetkili satıcılık sözleşmesi · tek satıcılık · erişimin engellenmesi · delil tespiti · kusur oranı · illiyet bağı · bayilik sözleşmesi · basiretli tacir · dava şartı
İncelediğiniz kararda… tazminat şartlarının gerçekleşmesinin gerektiği, Yargıtay'ın manevi tazminata hükmederken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18 inci maddesinin 2 nci fıkrasındaki “«basiretli tacir» gibi davranma'' yükümlülüğüne aykırı davranılıp davranmadığı esasını dikkate aldığı, davalının basiretli bir tacir gibi davranması zorunluluğunun doğal sonucu, ticari yararın zarara uğratılmaması veya böyle bir tehlikeye maruz kalmayı önleyici davranışları da gerektirdiği, Yargıtaya göre «marka hakkına tecavüz» varsa başka bir deyişle «haksız rekabet» eylemi sabit ise bu halde manevi tazminata da hükmedilmesi gerektiği, somut olaya dönüldüğünde; davalı ...'ın davalı şirketlerden Kale Çelik ile akdedilen «yetkili satıcılık sözleşmesine» taraf olduğu, sözleşme fesholunmuş olmasına rağmen davalıların (davalı ...'ın site sahibi olarak gözükmesi hasebiyle) davacılara ait tanınmış markaları izinsiz bir şekilde oluşturdukları sitede kullanmayı sürdürdükleri, bu kullanımların markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği dikkate alındığında davalıların basiretli bir tacir gibi davranması zorunluluğunun doğal sonucu, ticari yararın zarara uğratılmaması veya böyle bir tehlikeye maruz kalmayı önleyici davranışları da gerektirdiği gözetildiğinde davalılara ait kullanımların manevi tazminatı gerektirdiği ve tazminat şartlarının oluştuğu sonucuna ulaşılmış, markaya tecavüze ve haksız rekabete yönelik eylemlerinin ağırlığı, davacının eski «tek satıcısı» olduğu, tanınmışlığından haksız faydalandıkları, hak ve nesafet gözetildiğinde talep edilen tazminat miktarının yerinde olduğuna kanaat getirilmiş bu miktar üzerinden talebin tümden kabulüne karar vermek gerektiği, davacının «yargılama giderlerine» yönelik talepleri yönünden bozma ilamında da belirtildiği üzere tespit ve tedbir giderleri «yargılama giderlerinden» olup, (HMK m.223) bu kapsamda yapılan giderlerin «maddi tazminatın» konusunu oluşturmayacağı dikkate alınarak bu talebin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilerek (davacılar tarafından dosyaya sunulan serbest meslek makbuzlarının birinin esas dava birinin ise tespit dosyasına ilişkin olduğu bu noktada asıl davaya ilişkin vekâlet ücretinin zaten dosyada ele alındığı tespit dosyası yönünden ise tespit tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) dikkate alınmasının gerektiği, dikkate alınarak serbest makbuzları dikkate alınmaksızın AAÜT'ne göre vekâlet ücretleri tespit olunmuştur.) talep açısından davacıların maddi tazminat talepleri hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerektiği, tüm dosya kapsamı izahı yapılan ve uyulmasına karar verilen bozma ilamı kapsamında bozma ilamı dışında kalan hususlara dokunulmaksızın manevi tazminat kabul sebep ve gerekçesi tekrardan ele alınarak irdelenmiş, davacıların maddi tazminata dayanak talepleri yargılama giderleri içerisinde değerlendirilerek davanın kabulüne, davalıların ''www.kalekasalar.net'' isimli web sitesinde davacılara ait markanın haksız kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve menine bu kapsamada siteye «erişimin engellenmesine» ve alan adının terkinine, davacıların yargılama giderlerine ilişkin açmış oldukları maddi «tazminat davası» yönünden bozma ilamı da dikkate alınarak bu talebin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilebilecek nitelikte olduğu anlaşılmakla bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacıların haksız rekabet ve markaya tecavüze dayalı manevi tazminat davasının kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davacılar tarafından yapılan: 2.309,60 TL bilirkişi + posta gideri ile dosyaya sunulan «masraf» belgelerinden hesaplanan (İstanbul 2.FSHHM'nin 2014/63 D.iş tespit ve tedbir istemli değişik iş dosyası yönünden altta dökümü verilen) 891,10 TL ve 391,75 TL «harç» («ıslah»+peşin+başvuru) olmak üzere toplam 3.592,45 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacılar yargılamada kendilerini vekil ile «temsil» ettirdiğinden kabul edilen marka hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespiti, men'i talepleri yönünden AAÜT'ne göre tespit olunan 7.375,00 TL'nin davalılardan müşter …
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde gerçekleştirilen «delil tespiti» sonucunda, davalıya ait ''www.kalekasalar.net'' web sitesinde müvekkile ait markanın haksız şekilde kullanıldığı tespit edildiğini, bu siteye «erişimin engellenmesi» tedbiren «teminat» karşılığında sağlandığını, Kale Kilit ve Kalıp Sanayi A.Ş.(''Kale Kilit'') adına tescilli ''KALE'' markasının tanınmış marka olarak kabul edildiğini, Kale Çelik Eşya San.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ve davacı arasındaki «bayilik sözleşmesi» uyarınca ve bayilik sözleşmesi feshedilmeden bu siteyi açtığını, buna dair faturanın dosyaya sunulduğunu, «marka hakkına tecavüz», «haksız rekabet» gibi bir amacının olmadığını, müvekkilinin bayilik sözleşmesini içeriğini kontrol etme gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda da müvekkilinin değerlendirilmeye tutulmadığını, «tazminat davalarının» açılabilmesi için hukuka aykırılık unsurunun yanında «kusur», zarar ve «illiyet bağının» da bulunması gerektiği, dava konusu olayda müvekkilinin marka hakkını ihlal etmediği gibi ortaya çıkan zarar da kusur ve illiyet bağının bulunmadığı, tecavüze ilişkin fiillerin 6769 sayılı Kanun'da açıkça belirtildiği, müvekkilinin bu fiilleri işlemediği, bayilik sözleşmesi feshedilmeden iş ilişkisinin sona erdiği, domain almak dışında herhangi bir kazancı olmadığını, diğer davalı ... ile sanki kârda zararda ortak gibi değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, «husumet yokluğundan» ve yukarıda izah edilen sebepler kapsamında İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… tazminat şartlarının gerçekleşmesinin gerektiği, Yargıtay'ın manevi tazminata hükmederken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18 inci maddesinin 2 nci fıkrasındaki “«basiretli tacir» gibi davranma'' yükümlülüğüne aykırı davranılıp davranmadığı esasını dikkate aldığı, davalının basiretli bir tacir gibi davranması zorunluluğunun doğal sonucu, ticari yararın zarara uğratılmaması veya böyle bir tehlikeye maruz kalmayı önleyici davranışları da gerektirdiği, Yargıtaya göre «marka hakkına tecavüz» varsa başka bir deyişle «haksız rekabet» eylemi sabit ise bu halde manevi tazminata da hükmedilmesi gerektiği, somut olaya dönüldüğünde; davalı ...'ın davalı şirketlerden Kale Çelik ile akdedilen «yetkili satıcılık sözleşmesine» taraf olduğu, sözleşme fesholunmuş olmasına rağmen davalıların (davalı ...'ın site sahibi olarak gözükmesi hasebiyle) davacılara ait tanınmış markaları izinsiz bir şekilde oluşturdukları sitede kullanmayı sürdürdükleri, bu kullanımların markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği dikkate alındığında davalıların basiretli bir tacir gibi davranması zorunluluğunun doğal sonucu, ticari yararın zarara uğratılmaması veya böyle bir tehlikeye maruz kalmayı önleyici davranışları da gerektirdiği gözetildiğinde davalılara ait kullanımların manevi tazminatı gerektirdiği ve tazminat şartlarının oluştuğu sonucuna ulaşılmış, markaya tecavüze ve haksız rekabete yönelik eylemlerinin ağırlığı, davacının eski «tek satıcısı» olduğu, tanınmışlığından haksız faydalandıkları, hak ve nesafet gözetildiğinde talep edilen tazminat miktarının yerinde olduğuna kanaat getirilmiş bu miktar üzerinden talebin tümden kabulüne karar vermek gerektiği, davacının «yargılama giderlerine» yönelik talepleri yönünden bozma ilamında da belirtildiği üzere tespit ve tedbir giderleri «yargılama giderlerinden» olup, (HMK m.223) bu kapsamda yapılan giderlerin «maddi tazminatın» konusunu oluşturmayacağı dikkate alınarak bu talebin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilerek (davacılar tarafından dosyaya sunulan serbest meslek makbuzlarının birinin esas dava birinin ise tespit dosyasına ilişkin olduğu bu noktada asıl davaya ilişkin vekâlet ücretinin zaten dosyada ele alındığı tespit dosyası yönünden ise tespit tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) dikkate alınmasının gerektiği, dikkate alınarak serbest makbuzları dikkate alınmaksızın AAÜT'ne göre vekâlet ücretleri tespit olunmuştur.) talep açısından davacıların maddi tazminat talepleri hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerektiği, tüm dosya kapsamı izahı yapılan ve uyulmasına karar verilen bozma ilamı kapsamında bozma ilamı dışında kalan hususlara dokunulmaksızın manevi tazminat kabul sebep ve gerekçesi tekrardan ele alınarak irdelenmiş, davacıların maddi tazminata dayanak talepleri yargılama giderleri içerisinde değerlendirilerek davanın kabulüne, davalıların ''www.kalekasalar.net'' isimli web sitesinde davacılara ait markanın haksız kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve menine bu kapsamada siteye «erişimin engellenmesine» ve alan adının terkinine, davacıların yargılama giderlerine ilişkin açmış oldukları maddi «tazminat davası» yönünden bozma ilamı da dikkate alınarak bu talebin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilebilecek nitelikte olduğu anlaşılmakla bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacıların haksız rekabet ve markaya tecavüze dayalı manevi tazminat davasının kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davacılar tarafından yapılan: 2.309,60 TL bilirkişi + posta gideri ile dosyaya sunulan «masraf» belgelerinden hesaplanan (İstanbul 2.FSHHM'nin 2014/63 D.iş tespit ve tedbir istemli değişik iş dosyası yönünden altta dökümü verilen) 891,10 TL ve 391,75 TL «harç» («ıslah»+peşin+başvuru) olmak üzere toplam 3.592,45 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacılar yargılamada kendilerini vekil ile «temsil» ettirdiğinden kabul edilen marka hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespiti, men'i talepleri yönünden AAÜT'ne göre tespit olunan 7.375,00 TL'nin davalılardan müşter …
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde gerçekleştirilen «delil tespiti» sonucunda, davalıya ait ''www.kalekasalar.net'' web sitesinde müvekkile ait markanın haksız şekilde kullanıldığı tespit edildiğini, bu siteye «erişimin engellenmesi» tedbiren «teminat» karşılığında sağlandığını, Kale Kilit ve Kalıp Sanayi A.Ş.(''Kale Kilit'') adına tescilli ''KALE'' markasının tanınmış marka olarak kabul edildiğini, Kale Çelik Eşya San.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ve davacı arasındaki «bayilik sözleşmesi» uyarınca ve bayilik sözleşmesi feshedilmeden bu siteyi açtığını, buna dair faturanın dosyaya sunulduğunu, «marka hakkına tecavüz», «haksız rekabet» gibi bir amacının olmadığını, müvekkilinin bayilik sözleşmesini içeriğini kontrol etme gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda da müvekkilinin değerlendirilmeye tutulmadığını, «tazminat davalarının» açılabilmesi için hukuka aykırılık unsurunun yanında «kusur», zarar ve «illiyet bağının» da bulunması gerektiği, dava konusu olayda müvekkilinin marka hakkını ihlal etmediği gibi ortaya çıkan zarar da kusur ve illiyet bağının bulunmadığı, tecavüze ilişkin fiillerin 6769 sayılı Kanun'da açıkça belirtildiği, müvekkilinin bu fiilleri işlemediği, bayilik sözleşmesi feshedilmeden iş ilişkisinin sona erdiği, domain almak dışında herhangi bir kazancı olmadığını, diğer davalı ... ile sanki kârda zararda ortak gibi değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, «husumet yokluğundan» ve yukarıda izah edilen sebepler kapsamında İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/36 E. 2020/4236 K.
Ortak:yetkili satıcılık sözleşmesi · erişimin engellenmesi · delil tespiti · bayilik sözleşmesi · yargılama giderleri · denetime elverişlilik · marka hakkına tecavüz · maddi ve manevi tazminat
İncelediğiniz kararda… tazminat şartlarının gerçekleşmesinin gerektiği, Yargıtay'ın manevi tazminata hükmederken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18 inci maddesinin 2 nci fıkrasındaki “«basiretli tacir» gibi davranma'' yükümlülüğüne aykırı davranılıp davranmadığı esasını dikkate aldığı, davalının basiretli bir tacir gibi davranması zorunluluğunun doğal sonucu, ticari yararın zarara uğratılmaması veya böyle bir tehlikeye maruz kalmayı önleyici davranışları da gerektirdiği, Yargıtaya göre «marka hakkına tecavüz» varsa başka bir deyişle «haksız rekabet» eylemi sabit ise bu halde manevi tazminata da hükmedilmesi gerektiği, somut olaya dönüldüğünde; davalı ...'ın davalı şirketlerden Kale Çelik ile akdedilen «yetkili satıcılık sözleşmesine» taraf olduğu, sözleşme fesholunmuş olmasına rağmen davalıların (davalı ...'ın site sahibi olarak gözükmesi hasebiyle) davacılara ait tanınmış markaları izinsiz bir şekilde oluşturdukları sitede kullanmayı sürdürdükleri, bu kullanımların markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği dikkate alındığında davalıların basiretli bir tacir gibi davranması zorunluluğunun doğal sonucu, ticari yararın zarara uğratılmaması veya böyle bir tehlikeye maruz kalmayı önleyici davranışları da gerektirdiği gözetildiğinde davalılara ait kullanımların manevi tazminatı gerektirdiği ve tazminat şartlarının oluştuğu sonucuna ulaşılmış, markaya tecavüze ve haksız rekabete yönelik eylemlerinin ağırlığı, davacının eski «tek satıcısı» olduğu, tanınmışlığından haksız faydalandıkları, hak ve nesafet gözetildiğinde talep edilen tazminat miktarının yerinde olduğuna kanaat getirilmiş bu miktar üzerinden talebin tümden kabulüne karar vermek gerektiği, davacının «yargılama giderlerine» yönelik talepleri yönünden bozma ilamında da belirtildiği üzere tespit ve tedbir giderleri «yargılama giderlerinden» olup, (HMK m.223) bu kapsamda yapılan giderlerin «maddi tazminatın» konusunu oluşturmayacağı dikkate alınarak bu talebin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilerek (davacılar tarafından dosyaya sunulan serbest meslek makbuzlarının birinin esas dava birinin ise tespit dosyasına ilişkin olduğu bu noktada asıl davaya ilişkin vekâlet ücretinin zaten dosyada ele alındığı tespit dosyası yönünden ise tespit tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) dikkate alınmasının gerektiği, dikkate alınarak serbest makbuzları dikkate alınmaksızın AAÜT'ne göre vekâlet ücretleri tespit olunmuştur.) talep açısından davacıların maddi tazminat talepleri hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerektiği, tüm dosya kapsamı izahı yapılan ve uyulmasına karar verilen bozma ilamı kapsamında bozma ilamı dışında kalan hususlara dokunulmaksızın manevi tazminat kabul sebep ve gerekçesi tekrardan ele alınarak irdelenmiş, davacıların maddi tazminata dayanak talepleri yargılama giderleri içerisinde değerlendirilerek davanın kabulüne, davalıların ''www.kalekasalar.net'' isimli web sitesinde davacılara ait markanın haksız kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve menine bu kapsamada siteye «erişimin engellenmesine» ve alan adının terkinine, davacıların yargılama giderlerine ilişkin açmış oldukları maddi «tazminat davası» yönünden bozma ilamı da dikkate alınarak bu talebin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilebilecek nitelikte olduğu anlaşılmakla bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacıların haksız rekabet ve markaya tecavüze dayalı manevi tazminat davasının kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davacılar tarafından yapılan: 2.309,60 TL bilirkişi + posta gideri ile dosyaya sunulan «masraf» belgelerinden hesaplanan (İstanbul 2.FSHHM'nin 2014/63 D.iş tespit ve tedbir istemli değişik iş dosyası yönünden altta dökümü verilen) 891,10 TL ve 391,75 TL «harç» («ıslah»+peşin+başvuru) olmak üzere toplam 3.592,45 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacılar yargılamada kendilerini vekil ile «temsil» ettirdiğinden kabul edilen marka hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespiti, men'i talepleri yönünden AAÜT'ne göre tespit olunan 7.375,00 TL'nin davalılardan müşter …
İkinci Bozma Kararı Dairemizin 19.10.2020 tarih, 2020/36 E. ve 2020/4236 K. sayılı kararı ile davanın «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu, mahkemece, davacı tarafın «maddi tazminat» talebini «yargılama giderlerine» dayandırdığından bahisle «yargılama giderleri» üzerinden maddi tazminat miktarı belirlenmiş ve belirlenen miktar üzerinden maddi tazminata hükmedildiği, ancak tespit ve tedbir giderlerinin yargılama giderlerinden olup, (HMK m.223) bu kapsamda yapılan giderlerin maddi tazminatın konusunu oluşturmayacağı hususu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece, yargılama giderlerinden olan «masrafların» maddi tazminat olarak değerlendirilmek suretiyle maddi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığı, mahkemece davacıların manevi tazminat talebinin de kabulüyle 10.000,00 TL. manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, ancak manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı «denetime elverişli» bir şekilde karar yerinde tartışılmadan, genel ve soyut gerekçelerle manevi tazminata hükmedilmesi de doğru olmadığı gerekçesi ile mahkeme kararı bozulmuştur.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde gerçekleştirilen «delil tespiti» sonucunda, davalıya ait ''www.kalekasalar.net'' web sitesinde müvekkile ait markanın haksız şekilde kullanıldığı tespit edildiğini, bu siteye «erişimin engellenmesi» tedbiren «teminat» karşılığında sağlandığını, Kale Kilit ve Kalıp Sanayi A.Ş.(''Kale Kilit'') adına tescilli ''KALE'' markasının tanınmış marka olarak kabul edildiğini, Kale Çelik Eşya San.
Benzer bu karardaA.Ş. ile akdedilen «yetkili satıcılık sözleşmesi» gereği davacıların ürünlerinin yetkili satıcısı olduğunu, yetkili satıcı sıfatıyla yapmak zorunda olduğu tanıtım ve satış faaliyetleri nedeniyle davacılar tarafından «haksız rekabet» iddiası ile 29.05.2013 tarihli «ihtarname» ile sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, feshin ...nin bir diğer şirketi Kale Güvenlik Sistemleri A.Ş. ile müvekkil arasında 24.12.2012 tarihinde imzalanan ve 5 yıl süre ile yürürlükte kalacak olan «bayilik sözleşmesinin» bulunduğunu, bununda haksız feshedildiğini, bu nedenlerle fesihlerin «geçersiz» olduğunu, web sitesindeki kullanımların bu sözleşmelere göre uygun olduğunu, «marka hakkına tecavüz» ile haksız rekabet bulunmadığını, diğer müvekkilinin bir yazılım şirketinin sahibi olduğunu, yazılım alanında hizmet verdiğini belirterek açılan davanın reddini sa …
… alınan bilirkişi raporu hükme esas alınmış ve davanın kabulü ile davalıların “www.kalekasalar.net” isimli web sitesinde davacılara ait markanın haksız kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine ve menine, bu kapsamda siteye «erişimin engellenmesine», alan adının terkinine, davacıların «yargılama giderlerine» ilişkin açmış oldukları «maddi tazminat» davasının kabulü ile 10,950,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davacıların haksız rekabet ve markaya tecavüze dayalı manevi tazminat davasının KABULÜ ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin yurtçapında yayın yapan trajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
İş dosyası altında gerçekleştirilen «delil tespiti» sonucunda, davalı tarafa ait www.kalekasalar.net web sitesinde ve alan adında müvekkiline ait markanın haksız şekilde kullanıldığının tespit edildiğini belirterek, alan adının Marka KHK md.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:geçersizlik
Benzer bu karardaA.Ş. ile akdedilen «yetkili satıcılık sözleşmesi» gereği davacıların ürünlerinin yetkili satıcısı olduğunu, yetkili satıcı sıfatıyla yapmak zorunda olduğu tanıtım ve satış faaliyetleri nedeniyle davacılar tarafından «haksız rekabet» iddiası ile 29.05.2013 tarihli «ihtarname» ile sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, feshin ...nin bir diğer şirketi Kale Güvenlik Sistemleri A.Ş. ile müvekkil arasında 24.12.2012 tarihinde imzalanan ve 5 yıl süre ile yürürlükte kalacak olan «bayilik sözleşmesinin» bulunduğunu, bununda haksız feshedildiğini, bu nedenlerle fesihlerin «geçersiz» olduğunu, web sitesindeki kullanımların bu sözleşmelere göre uygun olduğunu, «marka hakkına tecavüz» ile haksız rekabet bulunmadığını, diğer müvekkilinin bir yazılım şirketinin sahibi olduğunu, yazılım alanında hizmet verdiğini belirterek açılan davanın reddini sa …
-
Markaya tecavüzün men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5302 E. 2019/7160 K.
Ortak:delil tespiti · yargılama giderleri · maddi ve manevi tazminat · yargılama gideri · maddi tazminat · ilan
İncelediğiniz karardaİkinci Bozma Kararı Dairemizin 19.10.2020 tarih, 2020/36 E. ve 2020/4236 K. sayılı kararı ile davanın «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu, mahkemece, davacı tarafın «maddi tazminat» talebini «yargılama giderlerine» dayandırdığından bahisle «yargılama giderleri» üzerinden maddi tazminat miktarı belirlenmiş ve belirlenen miktar üzerinden maddi tazminata hükmedildiği, ancak tespit ve tedbir giderlerinin yargılama giderlerinden olup, (HMK m.223) bu kapsamda yapılan giderlerin maddi tazminatın konusunu oluşturmayacağı hususu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece, yargılama giderlerinden olan «masrafların» maddi tazminat olarak değerlendirilmek suretiyle maddi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığı, mahkemece davacıların manevi tazminat talebinin de kabulüyle 10.000,00 TL. manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, ancak manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı «denetime elverişli» bir şekilde karar yerinde tartışılmadan, genel ve soyut gerekçelerle manevi tazminata hükmedilmesi de doğru olmadığı gerekçesi ile mahkeme kararı bozulmuştur.
… tazminat şartlarının gerçekleşmesinin gerektiği, Yargıtay'ın manevi tazminata hükmederken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18 inci maddesinin 2 nci fıkrasındaki “«basiretli tacir» gibi davranma'' yükümlülüğüne aykırı davranılıp davranmadığı esasını dikkate aldığı, davalının basiretli bir tacir gibi davranması zorunluluğunun doğal sonucu, ticari yararın zarara uğratılmaması veya böyle bir tehlikeye maruz kalmayı önleyici davranışları da gerektirdiği, Yargıtaya göre «marka hakkına tecavüz» varsa başka bir deyişle «haksız rekabet» eylemi sabit ise bu halde manevi tazminata da hükmedilmesi gerektiği, somut olaya dönüldüğünde; davalı ...'ın davalı şirketlerden Kale Çelik ile akdedilen «yetkili satıcılık sözleşmesine» taraf olduğu, sözleşme fesholunmuş olmasına rağmen davalıların (davalı ...'ın site sahibi olarak gözükmesi hasebiyle) davacılara ait tanınmış markaları izinsiz bir şekilde oluşturdukları sitede kullanmayı sürdürdükleri, bu kullanımların markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği dikkate alındığında davalıların basiretli bir tacir gibi davranması zorunluluğunun doğal sonucu, ticari yararın zarara uğratılmaması veya böyle bir tehlikeye maruz kalmayı önleyici davranışları da gerektirdiği gözetildiğinde davalılara ait kullanımların manevi tazminatı gerektirdiği ve tazminat şartlarının oluştuğu sonucuna ulaşılmış, markaya tecavüze ve haksız rekabete yönelik eylemlerinin ağırlığı, davacının eski «tek satıcısı» olduğu, tanınmışlığından haksız faydalandıkları, hak ve nesafet gözetildiğinde talep edilen tazminat miktarının yerinde olduğuna kanaat getirilmiş bu miktar üzerinden talebin tümden kabulüne karar vermek gerektiği, davacının «yargılama giderlerine» yönelik talepleri yönünden bozma ilamında da belirtildiği üzere tespit ve tedbir giderleri «yargılama giderlerinden» olup, (HMK m.223) bu kapsamda yapılan giderlerin «maddi tazminatın» konusunu oluşturmayacağı dikkate alınarak bu talebin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilerek (davacılar tarafından dosyaya sunulan serbest meslek makbuzlarının birinin esas dava birinin ise tespit dosyasına ilişkin olduğu bu noktada asıl davaya ilişkin vekâlet ücretinin zaten dosyada ele alındığı tespit dosyası yönünden ise tespit tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) dikkate alınmasının gerektiği, dikkate alınarak serbest makbuzları dikkate alınmaksızın AAÜT'ne göre vekâlet ücretleri tespit olunmuştur.) talep açısından davacıların maddi tazminat talepleri hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerektiği, tüm dosya kapsamı izahı yapılan ve uyulmasına karar verilen bozma ilamı kapsamında bozma ilamı dışında kalan hususlara dokunulmaksızın manevi tazminat kabul sebep ve gerekçesi tekrardan ele alınarak irdelenmiş, davacıların maddi tazminata dayanak talepleri yargılama giderleri içerisinde değerlendirilerek davanın kabulüne, davalıların ''www.kalekasalar.net'' isimli web sitesinde davacılara ait markanın haksız kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve menine bu kapsamada siteye «erişimin engellenmesine» ve alan adının terkinine, davacıların yargılama giderlerine ilişkin açmış oldukları maddi «tazminat davası» yönünden bozma ilamı da dikkate alınarak bu talebin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilebilecek nitelikte olduğu anlaşılmakla bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacıların haksız rekabet ve markaya tecavüze dayalı manevi tazminat davasının kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davacılar tarafından yapılan: 2.309,60 TL bilirkişi + posta gideri ile dosyaya sunulan «masraf» belgelerinden hesaplanan (İstanbul 2.FSHHM'nin 2014/63 D.iş tespit ve tedbir istemli değişik iş dosyası yönünden altta dökümü verilen) 891,10 TL ve 391,75 TL «harç» («ıslah»+peşin+başvuru) olmak üzere toplam 3.592,45 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacılar yargılamada kendilerini vekil ile «temsil» ettirdiğinden kabul edilen marka hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespiti, men'i talepleri yönünden AAÜT'ne göre tespit olunan 7.375,00 TL'nin davalılardan müşter …
… . sayılı kararı ile Yargıtay ilamı doğrultusunda davanın kabulü ile davalıların www.kalekasalar.net isimli web sitesinde davacılara ait markanın haksız kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine ve men'ine, bu kapsamada siteye «erişimin engellenmesine», alan adının terkinine ve davacının «maddi tazminat» talebini «yargılama giderlerine» dayandırmış ve bu talebini harçlandırdığı, esasen yargılama giderlerinin ayrıca bir harca tabi olmaksızın değerlendirilmesi gerek ise de bu talebin ayrıca harçlandırılarak davaya konu edildiği gerekçesiyle bilirkişi raporundaki hesaplama baz alınarak (dosyaya sunulan «masraf» belgelerinden İstanbul 2.
Benzer bu karardaDavacı, «delil tespiti» amacıyla yapılan «yargılama giderlerini» «maddi tazminat» istemine konu etmiş olup, mahkemece tespit giderlerinin fiili zarar kapsamında talep edilebileceği gerekçesiyle maddi tazminat istemi yönünden kabul kararı verilmişse de, delil tespiti amacıyla yapılan «yargılama giderleri» HMK 323. madde çerçevesinde aynı dava içinde mahkemece re’sen hüküm altına alınabilecek nitelikte olup, bağımsız bir zarar kalemi olarak nitelendirilmesi mümkün de …
Bu itibarla, mahkemece, «delil tespiti» amacıyla yapılan giderlerin HMK 323. maddesi çerçevesinde «yargılama giderleri» olarak değerlendirilerek hüküm altına alınması ve «maddi tazminat» isteminin esası hakkında da karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Celikparakasalari. org. alan adlı internet sitelerine yönlendirmelerin kaldırılmasına, 7.471,25 TL «maddi tazminat», ve 6.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar özetinin karar kesinleştiğinde Türkiye çapında satışı en yüksek 5 gazeteden biri ile «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · taşıyan · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… oru ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin taraflar arasında yürürlükte olan sözleşmenin ifası sırasında oluşturduğu ve davacı adına tescilli "KALE" markasını «taşıyan» internet sitelerini erişime kapattığı, ancak bu web sitelerini kendisine ait internet sitelerine yönlendirdiği, bu şekilde KHK 9/2-e bendinde düzenlenen meşru bir bağlantısı kalmamasına rağmen davacının tescilli “KALE” markasını taşıyan internet siteleri, alan adlarını kullanarak kendi internet sitelerine yönlendirme yapması ve bu yönlendirmenin ticari etki yaratacak biçimde kullanılmasının davacının markasından kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiği, davacı tarafın tespit giderlerini fiili zarar kapsamında «maddi tazminat» olarak talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının davacı adına tescilli "KALE" ibareli markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz ettiğinin tesp …
Celikparakasalari. org. alan adlı internet sitelerine yönlendirmelerin kaldırılmasına, 7.471,25 TL «maddi tazminat», ve 6.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar özetinin karar kesinleştiğinde Türkiye çapında satışı en yüksek 5 gazeteden biri ile «ilanına» karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, «delil tespiti» amacıyla yapılan giderlerin HMK 323. maddesi çerçevesinde «yargılama giderleri» olarak değerlendirilerek hüküm altına alınması ve «maddi tazminat» isteminin esası hakkında da karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2222 E. 2017/4694 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6638 E. , 2023/6174 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki markaya haksız rekabet ve tecavüzün tespiti, önlenmesi, giderilmesi, alan adına erişimin engellenmesi ve maddi manevi tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar aleyhine İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde gerçekleştirilen delil tespiti sonucunda, davalıya ait ''www.kalekasalar.net'' web sitesinde müvekkile ait markanın haksız şekilde kullanıldığı tespit edildiğini, bu siteye erişimin engellenmesi tedbiren teminat karşılığında sağlandığını, Kale Kilit ve Kalıp Sanayi A.Ş.(''Kale Kilit'') adına tescilli ''KALE'' markasının tanınmış marka olarak kabul edildiğini, Kale Çelik Eşya San. A.Ş. (''Kale Çelik'') grubun özellikle çelik eşya, çelik kasa ve çelik kapı sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalıların özellikle işyerinde web sitelerinde, alan adlarında ve özellikle ''www.kalekasalar.net'' alan adı ve sitesinde, ürünler ve evraklar üzerinde, tabelalarda, broşürlerde ve diğer tüm ortamlarda marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüz konusu teşkil eden tüm işlem ve eylemlerin ortadan kaldırılmasına, engellenmesine, özellikle www.kalekasalar.net alan adının içerisinde müvekkile “KALE” tanınmış markasını kötü niyetli olarak kullanılması nedeniyle, bu alan adının yasaklanmasına, erişimin engellenmesi kararı verilmesine, tecavüzün giderilmesi ve fazlaya ilişkin tüm hak ve alacakları saklı kalmak koşuluyla şimdilik 3 davacı için toplam 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilmesine, davaya delil teşkil etmek amacıyla yapılan resmi harcamalara ilişkin değişik iş dosya harç toplamı, değişik iş masraflar toplamı ile ihtiyat, tedbirin icrası için ödenen icra harç toplamı, icra yolluk, araç masrafı ve müvekkile bu işler için kesilen serbest meslek makbuzu karşılığı, haksız rekabet ve tecavüzün önlenmesi için yapılan tüm masraflar, avukatlık masraflarının müvekkilinin maddi zararını oluşturduğunu belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 329 uncu maddesi gereği davalılara ödettirilmesine, kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
30. 05.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile de maddi tazminat taleplerinin 10.950,00 TL olarak ıslah etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... ile davalı şirketlerden Kale Çelik ile akdedilen yetkili satıcılık sözleşmesi gereği, davacı şirket markalarının yetkili satıcısı tarafından kullanılması hakkını aldığını, sözleşme dönemlerinde ...'ın ticari faaliyetlerini en iyi şekilde yürütmüş olduğunu, yetkili satıcı sıfatıyla yapmak zorunda olduğu tanıtım ve satış faaliyetleri nedeniyle “haksız rekabete sebebiyet varlığı” iddiası ile Beyoğlu 48. Noterliği’ nin 60907 yevmiye numaralı ihtarnamesi ve sonrasında gönderilen 29.05.2013 tarihli ve 67434 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin tek taraflı olarak feshinin haksız olduğunu, sözleşme haricinde Kale Çelik'in de bünyesinde bulunduğu, diğer davacı şirket olan Kale Endüstri Holding A.Ş.
(''Kale Endüstri'')'nin bir diğer şirketi Kale Güvenlik (''Kale Güvenlik'') ile müvekkil arasında 24.12.2012 tarihinde imzalanan ve 5 yıl süre ile yürürlükte kalacak olan bayilik sözleşmesinin bulunduğunu, bilirkişi raporunun “Web Arşiv Kayıtları” başlığı altında yapılan tespitlerin güncel olmadığını, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin bulunmadığını, müvekkili ...'ın bir yazılım şirketinin sahibi olduğunu, yazılım alanında hizmet verdiğini, ... ile ... arasında akdedilen hizmet ilişkisi uyarınca ...'ın internet sitelerini açtığını, sitelerin bayilik sözleşmesinin feshinden önce açıldığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
07.08.2015 tarihli bilirkişi raporunda, davacıların davalıların ihlalini durdurmak için yapmış olduğu zararların 10.958,60 TL olduğu belirtilmiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 08.12.2015 tarih 2014/234 E. ve 2015/283 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, davalıların ''www.kalekasalar.net'' isimli web sitesinde davacı markasını haksız kullanımı nedeniyle davacıların marka hakkına tecavüz fiillerinin ve haksız rekabetin tespiti ve ortadan kaldırılmasına, asıl ve ıslah edilen bilirkişi tarafından hesaplanan 10,950,00 TL' nin dava tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, somut olayın özelliğine göre davacıların manevi zararına yönelik olarak takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, tecavüz eyleminin ortadan kaldırılmasına yönelik olarak ''www.kalekasalar.net'' isimli siteye erişimin engellenmesine, davalıların ürünler, evrak, tabele, broşür ve diğer ortamlarda davacıların tescilli marka hakkına tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, KHK 62 ve TTK 52 maddesi uyarınca masrafı davalılardan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurtçapında yayın yapan trajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez ilanına karar verilmiştir.
B. (Birinci) Bozma Kararı
Dairemizin 25.09.2017 tarih ve 2016/2222 E. 2017/4694 K. sayılı ilamı ile mahkemece, davalılar tarafından davacıların tescilli markalarından doğan haklara tecavüz edildiği kabul edilmiş ise de davalıların hangi sayılı markalara tecavüz ettiği tartışılmadığı gibi, davacılardan hangilerinin bu markalara sahip olduğu da karar yerinde tartışılmamış olup hükme elverişsiz bilirkişi raporuna istinaden gerekçeden yoksun şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 31.05.2019 tarih, 2018/54 E. ve 2019/239 K. sayılı kararı ile Yargıtay ilamı doğrultusunda davanın kabulü ile davalıların www.kalekasalar.net isimli web sitesinde davacılara ait markanın haksız kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve men'ine, bu kapsamada siteye erişimin engellenmesine, alan adının terkinine ve davacının maddi tazminat talebini yargılama giderlerine dayandırmış ve bu talebini harçlandırdığı, esasen yargılama giderlerinin ayrıca bir harca tabi olmaksızın değerlendirilmesi gerek ise de bu talebin ayrıca harçlandırılarak davaya konu edildiği gerekçesiyle bilirkişi raporundaki hesaplama baz alınarak (dosyaya sunulan masraf belgelerinden İstanbul 2.
FSHHM'nin 2014/63 D.iş tespit ve tedbir istemli dava vekillik ücreti 6.250,00 TL 05.11.2014 tarihli 417 no.lu Avukatlara Mahsus Serbest Meslek Makbuzu, İstanbul 2.FSHHM 2014/234 E. dava vekillik ücret makbuzu olan 4.062,50 TL Mahkememizin 2014/63 D.iş dosyasında 70,50 TL ayrıca 575,60 TL toplamı 10.958,60 TL) maddi tazminat talebinin de kabulüne ve somut olayın özelliğine göre davacı markalarının niteliği, sayısı, geçerlilik süresi, davalıların eyleminin ağırlığı göz önüne alınarak davacıların haksız rekabet ve markaya tecavüze dayalı manevi tazminat istemlerinin yerinde olduğu talep olunan miktarın makul hak ve nesafet uygun düştüğü gerekçesiyle manevi tazminata yönelik davanın da kabulüne karar verilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 19.10.2020 tarih, 2020/36 E. ve 2020/4236 K. sayılı kararı ile davanın marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu, mahkemece, davacı tarafın maddi tazminat talebini yargılama giderlerine dayandırdığından bahisle yargılama giderleri üzerinden maddi tazminat miktarı belirlenmiş ve belirlenen miktar üzerinden maddi tazminata hükmedildiği, ancak tespit ve tedbir giderlerinin yargılama giderlerinden olup, (HMK m.223) bu kapsamda yapılan giderlerin maddi tazminatın konusunu oluşturmayacağı hususu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece, yargılama giderlerinden olan masrafların maddi tazminat olarak değerlendirilmek suretiyle maddi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığı, mahkemece davacıların manevi tazminat talebinin de kabulüyle 10.000,00 TL.
manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, ancak manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı denetime elverişli bir şekilde karar yerinde tartışılmadan, genel ve soyut gerekçelerle manevi tazminata hükmedilmesi de doğru olmadığı gerekçesi ile mahkeme kararı bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile manevi tazminat talebi için 6098 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde manevi tazminat şartlarının gerçekleşmesinin gerektiği, Yargıtay'ın manevi tazminata hükmederken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18 inci maddesinin 2 nci fıkrasındaki “basiretli tacir gibi davranma'' yükümlülüğüne aykırı davranılıp davranmadığı esasını dikkate aldığı, davalının basiretli bir tacir gibi davranması zorunluluğunun doğal sonucu, ticari yararın zarara uğratılmaması veya böyle bir tehlikeye maruz kalmayı önleyici davranışları da gerektirdiği, Yargıtaya göre marka hakkına tecavüz varsa başka bir deyişle haksız rekabet eylemi sabit ise bu halde manevi tazminata da hükmedilmesi gerektiği, somut olaya dönüldüğünde;
davalı ...'ın davalı şirketlerden Kale Çelik ile akdedilen yetkili satıcılık sözleşmesine taraf olduğu, sözleşme fesholunmuş olmasına rağmen davalıların (davalı ...'ın site sahibi olarak gözükmesi hasebiyle) davacılara ait tanınmış markaları izinsiz bir şekilde oluşturdukları sitede kullanmayı sürdürdükleri, bu kullanımların markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği dikkate alındığında davalıların basiretli bir tacir gibi davranması zorunluluğunun doğal sonucu, ticari yararın zarara uğratılmaması veya böyle bir tehlikeye maruz kalmayı önleyici davranışları da gerektirdiği gözetildiğinde davalılara ait kullanımların manevi tazminatı gerektirdiği ve tazminat şartlarının oluştuğu sonucuna ulaşılmış, markaya tecavüze ve haksız rekabete yönelik eylemlerinin ağırlığı, davacının eski tek satıcısı olduğu, tanınmışlığından haksız faydalandıkları, hak ve nesafet gözetildiğinde talep edilen tazminat miktarının yerinde olduğuna kanaat getirilmiş bu miktar üzerinden talebin tümden kabulüne karar vermek gerektiği, davacının yargılama giderlerine yönelik talepleri yönünden bozma ilamında da belirtildiği üzere tespit ve tedbir giderleri yargılama giderlerinden olup, (HMK m.223) bu kapsamda yapılan giderlerin maddi tazminatın konusunu oluşturmayacağı dikkate alınarak bu talebin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilerek (davacılar tarafından dosyaya sunulan serbest meslek makbuzlarının birinin esas dava birinin ise tespit dosyasına ilişkin olduğu bu noktada asıl davaya ilişkin vekâlet ücretinin zaten dosyada ele alındığı tespit dosyası yönünden ise tespit tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) dikkate alınmasının gerektiği, dikkate alınarak serbest makbuzları dikkate alınmaksızın AAÜT'ne göre vekâlet ücretleri tespit olunmuştur.) talep açısından davacıların maddi tazminat talepleri hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerektiği, tüm dosya kapsamı izahı yapılan ve uyulmasına karar verilen bozma ilamı kapsamında bozma ilamı dışında kalan hususlara dokunulmaksızın manevi tazminat kabul sebep ve gerekçesi tekrardan ele alınarak irdelenmiş, davacıların maddi tazminata dayanak talepleri yargılama giderleri içerisinde değerlendirilerek davanın kabulüne, davalıların ''www.kalekasalar.net'' isimli web sitesinde davacılara ait markanın haksız kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve menine bu kapsamada siteye erişimin engellenmesine ve alan adının terkinine, davacıların yargılama giderlerine ilişkin açmış oldukları maddi tazminat davası yönünden bozma ilamı da dikkate alınarak bu talebin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilebilecek nitelikte olduğu anlaşılmakla bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacıların haksız rekabet ve markaya tecavüze dayalı manevi tazminat davasının kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davacılar tarafından yapılan:
2. 309,60 TL bilirkişi + posta gideri ile dosyaya sunulan masraf belgelerinden hesaplanan (İstanbul 2.FSHHM'nin 2014/63 D.iş tespit ve tedbir istemli değişik iş dosyası yönünden altta dökümü verilen) 891,10 TL ve 391,75 TL harç (ıslah+peşin+başvuru) olmak üzere toplam 3.592,45 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacılar yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen marka hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespiti, men'i talepleri yönünden AAÜT'ne göre tespit olunan 7.375,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davacılar yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat talepleri yönünden AAÜT'ne göre tespit olunan 7.375,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ve davacı arasındaki bayilik sözleşmesi uyarınca ve bayilik sözleşmesi feshedilmeden bu siteyi açtığını, buna dair faturanın dosyaya sunulduğunu, marka hakkına tecavüz, haksız rekabet gibi bir amacının olmadığını, müvekkilinin bayilik sözleşmesini içeriğini kontrol etme gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda da müvekkilinin değerlendirilmeye tutulmadığını, tazminat davalarının açılabilmesi için hukuka aykırılık unsurunun yanında kusur, zarar ve illiyet bağının da bulunması gerektiği, dava konusu olayda müvekkilinin marka hakkını ihlal etmediği gibi ortaya çıkan zarar da kusur ve illiyet bağının bulunmadığı, tecavüze ilişkin fiillerin 6769 sayılı Kanun'da açıkça belirtildiği, müvekkilinin bu fiilleri işlemediği, bayilik sözleşmesi feshedilmeden iş ilişkisinin sona erdiği, domain almak dışında herhangi bir kazancı olmadığını, diğer davalı ...
ile sanki kârda zararda ortak gibi değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, husumet yokluğundan ve yukarıda izah edilen sebepler kapsamında İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya ait markaları sözleşme kapsamında kullandığını, satıcılık faaliyeti kapsamında ticari faaliyetlerini en iyi şekilde yürüttüğünü, önceki kararın manevi tazminat şartlarının tartışılmadan karar verildiği gerekçesi ile bozulduğu, bu kararda da manevi tazminatın şartlarının tartışılmadığı, soyut gerekçelerle manevi tazminata hükmedildiği, bilirkişi tarafından kusur oranlarının belirlenmediği, davaya konu internet sitesinin dava tarihinde aktif olmadığını, bunun bilirkişi raporu ile de sabit olduğu, davacının davayı açmakta hukuki yararının olmadığı, davacı tarafın manevi zararının olmadığı, aksine müvekkilinin bayii olduğu dönemlerde yüksek oranlarda satış yapıldığından fazlasıyla kâr ettiği, Yargıtay kararlarına göre bayilik sözleşmesi feshedilse de elde kalan ürünlerin pazarlanabileceğinin belirtildiği, müvekkilinin fesihten sonra satış gerçekleştirmediği halde verilen kararın hukuka aykırı olduğu, fesih ihbarnamesini gönderen tarafın Kale Çelik olduğu ancak bayilik sözleşmesinin tarafının Kale Güvenlik olduğu ve Kale Güvenlik tarafından kendisine gönderilen bir fesih bildirimi bulunmadığından müvekkili tarafından sözleşme çerçevesinde markanın kullanıldığı, feshin haksız olduğu, bu durumda sözleşmenin bitim süresinde sözleşmenin sona ereceği gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya haksız rekabet ve tecavüzün tespiti, önlenmesi, giderilmesi, alan adına erişimin engellenmesi ve maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun), HMK 223. mad, 6102 S.K 18. maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere müştereken ve müteselsilen yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/988476200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz