Basın özgürlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4936 E. 2023/6021 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
basın özgürlüğü↗ hükmün kesinleşmesi↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ illiyet bağı↗ hakkaniyet↗ tazminat davası↗ kazanılmış hak↗ dürüstlük kuralı↗ yargılama gideri↗ taahhütname↗ maddi tazminat↗ ilan↗ dava sebebi↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; haksız rekabete yönelik davanın kabulü, tazminata yönelik davanın kısmen kabulü karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili Doğan TV Digital Platform İşletmeciliği A.Ş.’nin “D-Smart” markası ile ödemeli yayıncılık (pay tv) pazarında faaliyet gösterdiğini, diğer davacı Mozaik İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin ise “D-Smart” platformunun işletmecisi ve aynı zamanda 2012-2015 UEFA Şampiyonlar Ligi, UEFA Süper Kupa ve UEFA Avrupa Ligi, Türkiye yayın haklarının sahibi olduğunu, davalının ise “http://amkspor.com” isimli internet sitesinin işletmecisi olup internet üzerinden spor haberciliği işi ile iştigal ettiğini, davalının internet sitesinde yayın haklarına müvekkilinin sahip olduğu maçların haksız ve hukuka aykırı olarak abone olunmaksızın şifresiz olarak nasıl izleneceğine ilişkin yayın yaptığını, bu hususun talepleri üzerine İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/600 D. İş sayılı dosyasından tespit edildiğini, davacının bu eyleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve devamı maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek davalının fiilinin haksız olduğunun tespitine, davalının eylemi sebebi ile uğranılan zarar karşılığı şimdilik 50.000,00 TL'nin tahsiline, hükmün kesinleşmesinden sonra gideri davalıdan alınarak kararın Türkiye’de tirajı en yüksek 3 gazetede ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin internet sitesinde D-Smart kanalından yapılan yayının şifresinin nasıl kırılacağı veya D-Smart kanalı üzerinden nasıl şifresiz izleneceği yönünde bir bilgi verilmediğini, sadece maçı zaten yayınlayacak olan uydu üzerinden yayın yapan diğer kanal bilgilerinin okuyucu ile paylaşıldığını, paylaşım yapılması amacının kamu yararı olup davacı yana zarar vermek amacı ile değil D-Smart'ı bulamayan izleyiciye alternatif imkan sunmak için bilgi verildiğini, dava konusu maç yayınının kamunun ilgisine haiz olması sebebiyle haber niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.11.2016 tarihli ve 2015/372 E., 2016/492 K. sayılı kararıyla; tespit dosyasında yer alan bilirkişi raporu incelendiğinde davalının eyleminin sadece Galatasaray-Borussia Dortmund maçının uydudan şifresiz yayınlandığına ilişkin haberi internet sayfasından duyurduğu, esasen davacının zararını oluşturan eylemde bulunanın bunu haber olarak duyuran davalı değil şifresiz bir şekilde yayın yapan kanallar yahut ücret karşılığı sunduğu hizmetteki sistemsel sıkıntılar olduğu, zarardan dolayı davalının doğrudan sorumluluğunun olduğunun ve eyleminin haksız rekabet olarak kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.07.2018 tarihli ve 2018/315 E., 2018/705 K. sayılı kararıyla; davalının eylemin yasal sınırlar içinde bilgilendirme amaçlı olduğu, yasada tanımlanan haksız rekabet kapsamında olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 24.09.2019 tarih, 2018/4378 E., 2019/5762 K. sayılı kararıyla davalı şirketin, maçların şifresiz izlenebileceğine ilişkin duyurusu, doğrudan davacı şirketlerin bağlantılı hakkını ihlal mahiyetinde olmasa bile, İlk Derece Mahkemesince, davalı eyleminin 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranış, anılan Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi sekizinci alt bendi ve 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca da, davacıların potansiyel müşterilerinin karar verme özgürlüğünü engelleme ve var olan müşterileri de sözleşmeyi sona erdirme gibi haksız rekabet niteliğinde bir eylem niteliğinde olup olmadığı değerlendirilmeksizin hatalı gerekçeyle karar verildiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının internet sitesinde gerçekleştirmiş olduğu eylemlerin 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi sekizinci alt bendi ve anılan Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen davacıların potansiyel müşterilerinin karar verme özgürlüğünü engelleme, var olan müşterileri de sözleşmeyi sona erdirme gibi haksız rekabet niteliğinde olduğu, davalı eyleminin haber niteliğini aştığı, 5 ayrı kanal ve uydu teknik ayar bilgilerini verdiği, bu eylemi ile reklam ve sosyal medya geliri elde etme imkanı sağladığı tespit edilmekle davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü gerektiği, zarar miktarının tespit edilemediği, ancak zarar tam olarak tespit edilememiş olmakla birlikte davalının haksız rekabet fiili neticesinde bir zararın oluştuğunun da muhakkak olduğu, bu itibarla davacılar lehine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 51 inci maddesi uyarınca makul bir maddi tazminata karar verilmesi gerektiği, takdiren 20.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 20.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, karar özetinin ilanına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, davaya konu maç tarihi olan 22.10.2014 tarihinde yapılan satış adetinin 2.177 olduğu, dolayısıyla davaya konu haber nedeniyle abonelik satışında 458 adet satış düşüşü olduğu, anılan dönemde pay tv (ödemeli yayıncılık) ortalama abonelik ücretinin yaklaşık 25,00 TL olduğu ve aboneliklerin 24 ay taahhütlü yapıldığı düşünüldüğünde en az 274.800,00 TL zarar yaşandığının anlaşıldığı, bu kapsamda inceleme yapılmak üzere yerinde inceleme yetkisi verilerek yaşanan zararın tespiti için dosyanın tekrar bilirkşiye tevdii talep edildiğini, Mahkemece bu durumun dikkate alınmadığını, davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen dava dilekçesinde şimdilik 50.000,00 TL olarak ileri sürülen tazminat talebinin 20.000,00 TL olarak hükmedilmesi çelişki oluşturduğunu, Mahkemece 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tazminat miktarı belirlemişse de, belirlenen miktar hakkaniyete uygun olmadığını, haksız rekabetin tespiti talebi ile tazminat talepleri birbirinden ayrı olduğundan sadece hükmedilen tazminat üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsiz olduğunu, haksız rekabetin tespitinin kabulü sebebiyle ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, tazminat konusunda hakimin hakkaniyet takdiri çerçevesinde kısmen kabul kararı verildiğinden reddedilen kısım için davalı taraf lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi de hatalı olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilince yapılan haberde D-Smart kanalında yayınlanacak olan maçın şifresinin nasıl kırılacağı veya D-Smart kanalı üzerinden nasıl şifresiz olarak izleneceği gibi hususlar kesinlikle belirtilmediğini, davaya konu edilen maçın uydu üzerinden yayın yapan hangi kanallarda şifresiz olarak izlenebileceğinin kamuoyu ile paylaşıldığını, bu paylaşımın yapılmasında haber değeri ve kamu yararı bulunduğunu, Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunun teknik incelemeler kısmında müvekkilin yapmış olduğu haber yalnızca bilgilendirme amaçlı olduğu belirtilmişken, raporun sonuç kısmında, müvekkilinin haber sınırlarını aştığına yönelik tespitin çelişki içerdiğini, verilen karar basın hukuku ve haber alma özgürlüğü göz ardı edilerek verildiğini, müvekkilinin yapmış olduğu haber, basın özgürlüğü kapsamında, usul ve yasaya uygun olduğunu, haksız rekabet ile çıkar sağlama kastını içermediğini, müvekkilinin 6102 sayılı Kanun’un haksız rekabet hükümlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, dosyada zarar ile ilgili bir tespitte bulunmadığını, bu durumda belirli olmayan bir zarar için illiyet bağı olup olmadığının araştırılmasının anlamsız olacağını, Mahkemece belirlenmiş olan tazminat miktarı fahiş olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı tarafın maç yayın lisansına dayalı olarak elde ettiği gösterim hakkının ihlali sebebiyle haksız rekabetin tespiti ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü ve 55 inci maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, maddi tazminat isteminin kısmen kabul edildiğinin ve yargılama giderlerinin kabul red oranına göre paylaştırıldığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dava, davacı tarafın maç yayın lisansına dayalı olarak elde ettiği gösterim hakkının ihlali sebebiyle haksız rekabetin tespiti ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiştir. Davacının davalıya karşı ileri sürebileceği farklı istemlerini bu şekilde tek bir davada isteyebilmesi mümkündür.
İlk Derece Mahkemesince, haksız rekabete yönelik davanın kabulüne, tazminata yönelik davanın kısmen kabulüne karar verilerek tek bir vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere her biri ayrı bir dava konusu olabilecek istemler için mümeyyiz davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Bu durumda, mümeyyiz davacı yararına, istemi de dikkate alınarak haksız rekabet davası yönünden de vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından, hükmün bu nedenle mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Basın özgürlüğü 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4936 E. 2023/6021 K.
Ortak:basın özgürlüğü · hükmün kesinleşmesi · bilirkişi raporuna itiraz · illiyet bağı · hakkaniyet · kazanılmış hak · dürüstlük kuralı · yargılama gideri
İncelediğiniz karardaDavacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde, davaya konu maç tarihi olan 22.10.2014 tarihinde yapılan satış adetinin 2.177 olduğu, dolayısıyla davaya konu haber nedeniyle abonelik satışında 458 adet satış düşüşü olduğu, anılan dönemde pay tv (ödemeli yayıncılık) ortalama abonelik ücretinin yaklaşık 25,00 TL olduğu ve aboneliklerin 24 ay «taahhütlü» yapıldığı düşünüldüğünde en az 274.800,00 TL zarar yaşandığının anlaşıldığı, bu kapsamda inceleme yapılmak üzere yerinde inceleme yetkisi verilerek yaşanan zararın tespiti için dosyanın tekrar bilirkşiye tevdii talep edildiğini, Mahkemece bu durumun dikkate alınmadığını, davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen dava dilekçesinde şimdilik 50.000,00 TL olarak ileri sürülen tazminat talebinin 20.000,00 TL olarak hükmedilmesi çelişki oluşturduğunu, Mahkemece 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tazminat miktarı belirlemişse de, belirlenen miktar «hakkaniyete» uygun olmadığını, «haksız rekabetin» tespiti talebi ile tazminat talepleri birbirinden ayrı olduğundan sadece hükmedilen tazminat üzerinden «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi de isabetsiz olduğunu, haksız rekabetin tespitinin kabulü sebebiyle ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, tazminat konusunda hakimin hakka …
… nı aştığına yönelik tespitin çelişki içerdiğini, verilen karar basın hukuku ve haber alma özgürlüğü göz ardı edilerek verildiğini, müvekkilinin yapmış olduğu haber, «basın özgürlüğü» kapsamında, usul ve yasaya uygun olduğunu, «haksız rekabet» ile çıkar sağlama kastını içermediğini, müvekkilinin 6102 sayılı Kanun’un haksız rekabet hükümlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, dosyada zarar ile ilgili bir tespitte bulunmadığını, bu durumda belirli olmayan bir zarar için «illiyet bağı» olup olmadığının araştırılmasının anlamsız olacağını, Mahkemece belirlenmiş olan tazminat miktarı fahiş olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemişti …
… aya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, «maddi tazminat» isteminin kısmen kabul edildiğinin ve «yargılama giderlerinin» kabul red oranına göre paylaştırıldığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerind …
Benzer bu karardaDavacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde, davaya konu maç tarihi olan 22.10.2014 tarihinde yapılan satış adetinin 2.177 olduğu, dolayısıyla davaya konu haber nedeniyle abonelik satışında 458 adet satış düşüşü olduğu, anılan dönemde pay tv (ödemeli yayıncılık) ortalama abonelik ücretinin yaklaşık 25,00 TL olduğu ve aboneliklerin 24 ay «taahhütlü» yapıldığı düşünüldüğünde en az 274.800,00 TL zarar yaşandığının anlaşıldığı, bu kapsamda inceleme yapılmak üzere yerinde inceleme yetkisi verilerek yaşanan zararın tespiti için dosyanın tekrar bilirkşiye tevdii talep edildiğini, Mahkemece bu durumun dikkate alınmadığını, davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen dava dilekçesinde şimdilik 50.000,00 TL olarak ileri sürülen tazminat talebinin 20.000,00 TL olarak hükmedilmesi çelişki oluşturduğunu, Mahkemece 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tazminat miktarı belirlemişse de, belirlenen miktar «hakkaniyete» uygun olmadığını, «haksız rekabetin» tespiti talebi ile tazminat talepleri birbirinden ayrı olduğundan sadece hükmedilen tazminat üzerinden «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi de isabetsiz olduğunu, haksız rekabetin tespitinin kabulü sebebiyle ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, tazminat konusunda hakimin hakka …
… nı aştığına yönelik tespitin çelişki içerdiğini, verilen karar basın hukuku ve haber alma özgürlüğü göz ardı edilerek verildiğini, müvekkilinin yapmış olduğu haber, «basın özgürlüğü» kapsamında, usul ve yasaya uygun olduğunu, «haksız rekabet» ile çıkar sağlama kastını içermediğini, müvekkilinin 6102 sayılı Kanun’un haksız rekabet hükümlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, dosyada zarar ile ilgili bir tespitte bulunmadığını, bu durumda belirli olmayan bir zarar için «illiyet bağı» olup olmadığının araştırılmasının anlamsız olacağını, Mahkemece belirlenmiş olan tazminat miktarı fahiş olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemişti …
… aya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, «maddi tazminat» isteminin kısmen kabul edildiğinin ve «yargılama giderlerinin» kabul red oranına göre paylaştırıldığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerind …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4378 E. 2019/5762 K.
Ortak:tazminat davası · dürüstlük kuralı · maddi tazminat · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… e, davalı eyleminin 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya «dürüstlük kuralına» diğer şekillerdeki aykırı davranış, anılan Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi sekizinci alt bendi ve 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca da, davacıların potansiyel müşterilerinin karar verme özgürlüğünü engelleme ve var olan müşterileri de sözleşmeyi sona erdirme gibi «haksız rekabet» niteliğinde bir eylem niteliğinde olup olmadığı değerlendirilmeksizin hatalı gerekçeyle karar verildiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasın …
… nci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen davacıların potansiyel müşterilerinin karar verme özgürlüğünü engelleme, var olan müşterileri de sözleşmeyi sona erdirme gibi «haksız rekabet» niteliğinde olduğu, davalı eyleminin haber niteliğini aştığı, 5 ayrı kanal ve uydu teknik ayar bilgilerini verdiği, bu eylemi ile reklam ve sosyal medya geliri elde etme imkanı sağladığı tespit edilmekle davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü gerektiği, zarar miktarının tespit edilemediği, ancak zarar tam olarak tespit edilememiş olmakla birlikte davalının haksız rekabet fiili neticesinde bir zararın oluştuğunun da muhakkak olduğu, bu itibarla davacılar lehine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 51 inci maddesi uyarınca makul bir «maddi tazminata» karar verilmesi gerektiği, takdiren 20.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 20.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, karar özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı tarafın maç yayın lisansına dayalı olarak elde ettiği gösterim hakkının ihlali sebebiyle «haksız rekabetin» tespiti ile «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, davacı tarafın maç yayın lisansına dayalı olarak elde ettiği tv de gösterim hakkının ihlali sebebiyle «haksız rekabetin» tespiti ile «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
… ltusunda davalı eyleminin 6102 sayılı TTK’nın 54.maddesi uyarınca, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya «dürüstlük kuralına» diğer şekillerdeki aykırı davranış, 55/1-a-8 ve 55/1-b.maddeleri uyarınca da, davacıların potansiyel müşterilerinin karar verme özgürlüğünü engelleme ve var olan müşterileri de sözleşmeyi sona erdirme gibi «haksız rekabet» niteliğinde bir eylem niteliğinde olup olmadığı değerlendirilmeksizin hatalı gerekçeyle davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf isteminin esastan red …
… yayın yapan kanallar yahut ücret karşılığı sunduğu hizmetteki sistemsel sıkıntılar olduğu, zarardan dolayı davalının doğrudan sorumluluğunun olduğunun ve eyleminin «haksız rekabet» olarak kabulünün mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · üçüncü kişi · kâr dağıtımı · yetkisizlik kararı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… leri yayınlar üzerinde, yayınlarının tespit edilmesine, diğer yayın kuruluşlarınca eş zamanlı iletimine, gecikmeli iletimine, yeniden iletimine, uydu veya kablo ile «dağıtımına» izin verme veya yasaklama, özel kullanımlar hariç olmak üzere, yayınlarının herhangi bir teknik veya yöntemle, doğrudan veya dolaylı bir şekilde çoğaltılmasına ve dağıtımına izin verme veya yasaklama, yayınlarının umuma açık mahallerde iletiminin sağlanmasına izin verme veya yasaklama, tespit edilmiş yayınlarının, gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda yayınlarına ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin verme ve haberleşme uyduları üzerindeki veya kendilerine yöneltilmiş olan yayın sinyallerinin diğer bir yayın kuruluşu veya kablo operatörü veya diğer «üçüncü kişiler» tarafından umuma iletilmesi ve şifreli yayınlarının çözülmesine ilişkin izin verme veya yasaklama hususlarında «münhasıran» ve mutlak hak sahibidirler.
FSEK 80/«son» maddesi uyarınca, maç yayını yapan yayıncı kuruluşların, aynen eser sahipleri gibi tecavüzün ref'i, tecavüzün men'i ve «tazminat davası» haklarından faydalanma hakkı bulunmaktadır.
… arında yapmış oldukları maçları organize eden kuruluş olarak onlarla yaptıkları sözleşmeler çerçevesinde futbol karşılaşmalarının radyo ve televizyonda yayınlanması «yetkisini» elinde bulundurduğu ve onun adına yayın lisanslarını pazarlayan Osmose S.A’nın, her bir ülkede yayıncı kuruluşlarla sözleşme yaparak, maç yayınlarının o ülkede yay …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9057 E. 2012/1757 K.
Ortak:kazanılmış hak
İncelediğiniz kararda… aya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, «maddi tazminat» isteminin kısmen kabul edildiğinin ve «yargılama giderlerinin» kabul red oranına göre paylaştırıldığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerind …
Benzer bu karardaBozma kararına uyulmak suretiyle «usuli kazanılmış hak» oluşmasına rağmen bilirkişilerin dayanağı belirtilmeyen sözleşmenin 7/c maddesindeki bedelin izinsiz maç yayınlarında da uygulandığı yolunda «teamül» bulunduğuna dair görüşü doğrultusunda önceki kararda olduğu gibi hesaplama yaparak sonuca varan raporu esas alınarak karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalılar …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teamül · usuli kazanılmış hak · münhasırlık · taraf ehliyeti · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, genel sözleşmenin hakların devri ile hükümsüz hale gelmemesi ve «münhasır» hak sahipliği devam etmesi nedeni ile her üç davacının da aktif dava «ehliyetinin» bulunduğu, uydu platform işletmecisinin BK'nın 50. maddesi anlamında yayından sorumlu tutulacağı, bir dakikalık maç yayınının karşılığı olan 4.000 USD baz alınarak …
Bozma kararına uyulmak suretiyle «usuli kazanılmış hak» oluşmasına rağmen bilirkişilerin dayanağı belirtilmeyen sözleşmenin 7/c maddesindeki bedelin izinsiz maç yayınlarında da uygulandığı yolunda «teamül» bulunduğuna dair görüşü doğrultusunda önceki kararda olduğu gibi hesaplama yaparak sonuca varan raporu esas alınarak karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalılar …
… n hüküm, Dairemizce bu bedelin maçın izlenebilecek önemli pozisyonları ile ilgili olup FSEK 68/1. maddesinde öngörülen bedel olarak alınamayacağı, aynı yasanın 68/1 «son» maddesine göre araştırma ve inceleme yapılması gereğine değinilerek bozulmuş ve bu bozma kararına uyulmuştur.
2 benzer karar daha
-
Haksız rekabet tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14718 E. 2013/14276 K.
Ortak:maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda… nci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen davacıların potansiyel müşterilerinin karar verme özgürlüğünü engelleme, var olan müşterileri de sözleşmeyi sona erdirme gibi «haksız rekabet» niteliğinde olduğu, davalı eyleminin haber niteliğini aştığı, 5 ayrı kanal ve uydu teknik ayar bilgilerini verdiği, bu eylemi ile reklam ve sosyal medya geliri elde etme imkanı sağladığı tespit edilmekle davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü gerektiği, zarar miktarının tespit edilemediği, ancak zarar tam olarak tespit edilememiş olmakla birlikte davalının haksız rekabet fiili neticesinde bir zararın oluştuğunun da muhakkak olduğu, bu itibarla davacılar lehine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 51 inci maddesi uyarınca makul bir «maddi tazminata» karar verilmesi gerektiği, takdiren 20.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 20.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, karar özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde, davaya konu maç tarihi olan 22.10.2014 tarihinde yapılan satış adetinin 2.177 olduğu, dolayısıyla davaya konu haber nedeniyle abonelik satışında 458 adet satış düşüşü olduğu, anılan dönemde pay tv (ödemeli yayıncılık) ortalama abonelik ücretinin yaklaşık 25,00 TL olduğu ve aboneliklerin 24 ay «taahhütlü» yapıldığı düşünüldüğünde en az 274.800,00 TL zarar yaşandığının anlaşıldığı, bu kapsamda inceleme yapılmak üzere yerinde inceleme yetkisi verilerek yaşanan zararın tespiti için dosyanın tekrar bilirkşiye tevdii talep edildiğini, Mahkemece bu durumun dikkate alınmadığını, davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen dava dilekçesinde şimdilik 50.000,00 TL olarak ileri sürülen tazminat talebinin 20.000,00 TL olarak hükmedilmesi çelişki oluşturduğunu, Mahkemece 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tazminat miktarı belirlemişse de, belirlenen miktar «hakkaniyete» uygun olmadığını, «haksız rekabetin» tespiti talebi ile tazminat talepleri birbirinden ayrı olduğundan sadece hükmedilen tazminat üzerinden «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi de isabetsiz olduğunu, haksız rekabetin tespitinin kabulü sebebiyle ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, tazminat konusunda hakimin hakka …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı tarafın maç yayın lisansına dayalı olarak elde ettiği gösterim hakkının ihlali sebebiyle «haksız rekabetin» tespiti ile «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda2- Dava, «haksız rekabetten» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacı tarafça ayrıca davalı şirkete ait radyo kanallarında yayının men'ine, kararın «ilanına» karar verilmesi talep edilmiştir.
Buna göre, 6762 sayılı TTK'nın 58. maddesi uyarınca «haksız rekabetin» men'i ve aynı Yasa'nın 61. maddesi uyarınca kararın «ilanı» hakkındaki davacı talepleri yönünden olumlu «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
… vredildiği, davalının yayın hakları davacıya ait olan maçı izinsiz olarak yayınladığı, yayın öncesinde davacı şirketin yayın haklarının kendisine ait olduğunu noter «ihtarnamesi» ile bildirdiği, bu kapsamda davalının davacıya ait yayın hakkına TTK'nın 56. maddesine aykırı olarak «haksız eylem» niteliğindeki eylemi ile tecavüz ettiği, davacı tarafça maçın radyodan nakli durumunda ödenecek ücret konusunda mahkemeye emsal olabilecek bir delil sunulamadığı, tazminatın BK'nın 42 ve 43. maddeleri kapsamında resen tespitinin gerektiği, TTK 58/e ve BK'nın 49. maddeleri kapsamında manevi tazminat talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takdiren 20.000 TL «maddi tazminat» ile 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız filin vuku bulduğu 19/12/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız eylem · ticari faiz · olumsuz oy · ihtarname
Benzer bu kararda… vredildiği, davalının yayın hakları davacıya ait olan maçı izinsiz olarak yayınladığı, yayın öncesinde davacı şirketin yayın haklarının kendisine ait olduğunu noter «ihtarnamesi» ile bildirdiği, bu kapsamda davalının davacıya ait yayın hakkına TTK'nın 56. maddesine aykırı olarak «haksız eylem» niteliğindeki eylemi ile tecavüz ettiği, davacı tarafça maçın radyodan nakli durumunda ödenecek ücret konusunda mahkemeye emsal olabilecek bir delil sunulamadığı, tazminatın BK'nın 42 ve 43. maddeleri kapsamında resen tespitinin gerektiği, TTK 58/e ve BK'nın 49. maddeleri kapsamında manevi tazminat talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takdiren 20.000 TL «maddi tazminat» ile 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız filin vuku bulduğu 19/12/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin …
Buna göre, 6762 sayılı TTK'nın 58. maddesi uyarınca «haksız rekabetin» men'i ve aynı Yasa'nın 61. maddesi uyarınca kararın «ilanı» hakkındaki davacı talepleri yönünden olumlu «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
… en objektif dava birleşmesi sözkonusu olduğundan temyiz dilekçesi içeriği ile sınırlı olmak üzere, maddi ve manevi tazminat taleplerinin her biri yönünden ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, bu hususun dikkate alınmaması da doğru olmamış, yine, uyuşmazlığın niteliği itibariyle davacı tarafça «ticari faiz» talep edildiği halde kabul edilen tazminat tutarının yasal faiziyle tahsiline şeklinde hüküm tesisi dahi doğru görülmemiş, kararın bu sebeplerle de davacı yararına …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11712 E. 2016/8332 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:asli müdahale · olumsuz oy
Benzer bu karardaGenel Müdürlüğü de 2013-2014 futbol sezonu maçlarının radyo yayın hakkı sahibi olarak gerekli harçları yatırmak suretiyle «asli müdahale» talebinde bulunmuştur.
Oysa ki, «asli müdahale» davası ile ilk dava birbirinden bağımsızdır ve buna göre, asli müdahale davası hakkında da ayrı bir hüküm kurulması gerekir.
Genel Müdürlüğü'nün talepleri hakkında da olumlu yada «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sadece diğer davacıların taleplerine yönelik değerlendirme yapılarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu yönden asli müdahil yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4936 E. , 2023/6021 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen haksız rekabetin tespiti ve tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; haksız rekabete yönelik davanın kabulü, tazminata yönelik davanın kısmen kabulü karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili Doğan TV Digital Platform İşletmeciliği A.Ş.’nin “D-Smart” markası ile ödemeli yayıncılık (pay tv) pazarında faaliyet gösterdiğini, diğer davacı Mozaik İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin ise “D-Smart” platformunun işletmecisi ve aynı zamanda 2012-2015 UEFA Şampiyonlar Ligi, UEFA Süper Kupa ve UEFA Avrupa Ligi, Türkiye yayın haklarının sahibi olduğunu, davalının ise “http://amkspor.com” isimli internet sitesinin işletmecisi olup internet üzerinden spor haberciliği işi ile iştigal ettiğini, davalının internet sitesinde yayın haklarına müvekkilinin sahip olduğu maçların haksız ve hukuka aykırı olarak abone olunmaksızın şifresiz olarak nasıl izleneceğine ilişkin yayın yaptığını, bu hususun talepleri üzerine İstanbul 7.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/600 D. İş sayılı dosyasından tespit edildiğini, davacının bu eyleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve devamı maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek davalının fiilinin haksız olduğunun tespitine, davalının eylemi sebebi ile uğranılan zarar karşılığı şimdilik 50.000,00 TL'nin tahsiline, hükmün kesinleşmesinden sonra gideri davalıdan alınarak kararın Türkiye’de tirajı en yüksek 3 gazetede ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin internet sitesinde D-Smart kanalından yapılan yayının şifresinin nasıl kırılacağı veya D-Smart kanalı üzerinden nasıl şifresiz izleneceği yönünde bir bilgi verilmediğini, sadece maçı zaten yayınlayacak olan uydu üzerinden yayın yapan diğer kanal bilgilerinin okuyucu ile paylaşıldığını, paylaşım yapılması amacının kamu yararı olup davacı yana zarar vermek amacı ile değil D-Smart'ı bulamayan izleyiciye alternatif imkan sunmak için bilgi verildiğini, dava konusu maç yayınının kamunun ilgisine haiz olması sebebiyle haber niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.11.2016 tarihli ve 2015/372 E., 2016/492 K. sayılı kararıyla; tespit dosyasında yer alan bilirkişi raporu incelendiğinde davalının eyleminin sadece Galatasaray-Borussia Dortmund maçının uydudan şifresiz yayınlandığına ilişkin haberi internet sayfasından duyurduğu, esasen davacının zararını oluşturan eylemde bulunanın bunu haber olarak duyuran davalı değil şifresiz bir şekilde yayın yapan kanallar yahut ücret karşılığı sunduğu hizmetteki sistemsel sıkıntılar olduğu, zarardan dolayı davalının doğrudan sorumluluğunun olduğunun ve eyleminin haksız rekabet olarak kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.07.2018 tarihli ve 2018/315 E., 2018/705 K. sayılı kararıyla; davalının eylemin yasal sınırlar içinde bilgilendirme amaçlı olduğu, yasada tanımlanan haksız rekabet kapsamında olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 24.09.2019 tarih, 2018/4378 E., 2019/5762 K. sayılı kararıyla davalı şirketin, maçların şifresiz izlenebileceğine ilişkin duyurusu, doğrudan davacı şirketlerin bağlantılı hakkını ihlal mahiyetinde olmasa bile, İlk Derece Mahkemesince, davalı eyleminin 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranış, anılan Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi sekizinci alt bendi ve 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca da, davacıların potansiyel müşterilerinin karar verme özgürlüğünü engelleme ve var olan müşterileri de sözleşmeyi sona erdirme gibi haksız rekabet niteliğinde bir eylem niteliğinde olup olmadığı değerlendirilmeksizin hatalı gerekçeyle karar verildiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının internet sitesinde gerçekleştirmiş olduğu eylemlerin 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi sekizinci alt bendi ve anılan Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen davacıların potansiyel müşterilerinin karar verme özgürlüğünü engelleme, var olan müşterileri de sözleşmeyi sona erdirme gibi haksız rekabet niteliğinde olduğu, davalı eyleminin haber niteliğini aştığı, 5 ayrı kanal ve uydu teknik ayar bilgilerini verdiği, bu eylemi ile reklam ve sosyal medya geliri elde etme imkanı sağladığı tespit edilmekle davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü gerektiği, zarar miktarının tespit edilemediği, ancak zarar tam olarak tespit edilememiş olmakla birlikte davalının haksız rekabet fiili neticesinde bir zararın oluştuğunun da muhakkak olduğu, bu itibarla davacılar lehine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 51 inci maddesi uyarınca makul bir maddi tazminata karar verilmesi gerektiği, takdiren 20.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 20.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, karar özetinin ilanına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, davaya konu maç tarihi olan 22.10.2014 tarihinde yapılan satış adetinin 2.177 olduğu, dolayısıyla davaya konu haber nedeniyle abonelik satışında 458 adet satış düşüşü olduğu, anılan dönemde pay tv (ödemeli yayıncılık) ortalama abonelik ücretinin yaklaşık 25,00 TL olduğu ve aboneliklerin 24 ay taahhütlü yapıldığı düşünüldüğünde en az 274.800,00 TL zarar yaşandığının anlaşıldığı, bu kapsamda inceleme yapılmak üzere yerinde inceleme yetkisi verilerek yaşanan zararın tespiti için dosyanın tekrar bilirkşiye tevdii talep edildiğini, Mahkemece bu durumun dikkate alınmadığını, davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen dava dilekçesinde şimdilik 50.000,00 TL olarak ileri sürülen tazminat talebinin 20.000,00 TL olarak hükmedilmesi çelişki oluşturduğunu, Mahkemece 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tazminat miktarı belirlemişse de, belirlenen miktar hakkaniyete uygun olmadığını, haksız rekabetin tespiti talebi ile tazminat talepleri birbirinden ayrı olduğundan sadece hükmedilen tazminat üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsiz olduğunu, haksız rekabetin tespitinin kabulü sebebiyle ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, tazminat konusunda hakimin hakkaniyet takdiri çerçevesinde kısmen kabul kararı verildiğinden reddedilen kısım için davalı taraf lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi de hatalı olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilince yapılan haberde D-Smart kanalında yayınlanacak olan maçın şifresinin nasıl kırılacağı veya D-Smart kanalı üzerinden nasıl şifresiz olarak izleneceği gibi hususlar kesinlikle belirtilmediğini, davaya konu edilen maçın uydu üzerinden yayın yapan hangi kanallarda şifresiz olarak izlenebileceğinin kamuoyu ile paylaşıldığını, bu paylaşımın yapılmasında haber değeri ve kamu yararı bulunduğunu, Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunun teknik incelemeler kısmında müvekkilin yapmış olduğu haber yalnızca bilgilendirme amaçlı olduğu belirtilmişken, raporun sonuç kısmında, müvekkilinin haber sınırlarını aştığına yönelik tespitin çelişki içerdiğini, verilen karar basın hukuku ve haber alma özgürlüğü göz ardı edilerek verildiğini, müvekkilinin yapmış olduğu haber, basın özgürlüğü kapsamında, usul ve yasaya uygun olduğunu, haksız rekabet ile çıkar sağlama kastını içermediğini, müvekkilinin 6102 sayılı Kanun’un haksız rekabet hükümlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, dosyada zarar ile ilgili bir tespitte bulunmadığını, bu durumda belirli olmayan bir zarar için illiyet bağı olup olmadığının araştırılmasının anlamsız olacağını, Mahkemece belirlenmiş olan tazminat miktarı fahiş olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı tarafın maç yayın lisansına dayalı olarak elde ettiği gösterim hakkının ihlali sebebiyle haksız rekabetin tespiti ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü ve 55 inci maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, maddi tazminat isteminin kısmen kabul edildiğinin ve yargılama giderlerinin kabul red oranına göre paylaştırıldığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dava, davacı tarafın maç yayın lisansına dayalı olarak elde ettiği gösterim hakkının ihlali sebebiyle haksız rekabetin tespiti ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiştir. Davacının davalıya karşı ileri sürebileceği farklı istemlerini bu şekilde tek bir davada isteyebilmesi mümkündür.
İlk Derece Mahkemesince, haksız rekabete yönelik davanın kabulüne, tazminata yönelik davanın kısmen kabulüne karar verilerek tek bir vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere her biri ayrı bir dava konusu olabilecek istemler için mümeyyiz davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Bu durumda, mümeyyiz davacı yararına, istemi de dikkate alınarak haksız rekabet davası yönünden de vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından, hükmün bu nedenle mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan “4.080.00,00 TL vekalet ücretinin” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve haksız rekabete yönelik dava yönünden 4.080,00 TL vekalet ücretinin” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde davacılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/988328400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz