Münhasırlık
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4378 E. 2019/5762 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münhasırlık↗ tazminat davası↗ üçüncü kişi↗ dürüstlük kuralı↗ kâr dağıtımı↗ yetkisizlik kararı↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tespit dosyasında yer alan bilirkişi raporu incelendiğinde davalının eyleminin sadece Galatasaray-Borussia Dortmund maçının uydudan şifresiz yayınlandığına ilişkin haberi internet sayfasından duyurduğu, esasen davacının zararını oluşturan eylemde bulunanın bunu haber olarak duyuran davalı değil şifresiz bir şekilde yayın yapan kanallar yahut ücret karşılığı sunduğu hizmetteki sistemsel sıkıntılar olduğu, zarardan dolayı davalının doğrudan sorumluluğunun olduğunun ve eyleminin haksız rekabet olarak kabulünün mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, davalının eylemin yasal sınırlar içinde bilgilendirme amaçlı olduğu, yasada tanımlanan haksız rekabet kapsamında olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı tarafın maç yayın lisansına dayalı olarak elde ettiği tv de gösterim hakkının ihlali sebebiyle haksız rekabetin tespiti ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
03.03.2004 tarih ve 5101 sayılı K. ile değişik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 80/I-1-C maddesi uyarınca, radyo ve televizyon kuruluşlarına, gösterdikleri performans nedeniyle değil, yayın için gerekli mali, teknik ve büyük organizasyona dayanan yüksek ve riskli yatırımı gerçekleştirmeleri karşılığı olarak bağlantılı hak sahipliği tanınmıştır (Ü.Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuk, s.281). Söz konusu kuruluşların; gerçekleştirdikleri yayınlar üzerinde, yayınlarının tespit edilmesine, diğer yayın kuruluşlarınca eş zamanlı iletimine, gecikmeli iletimine, yeniden iletimine, uydu veya kablo ile dağıtımına izin verme veya yasaklama, özel kullanımlar hariç olmak üzere, yayınlarının herhangi bir teknik veya yöntemle, doğrudan veya dolaylı bir şekilde çoğaltılmasına ve dağıtımına izin verme veya yasaklama, yayınlarının umuma açık mahallerde iletiminin sağlanmasına izin verme veya yasaklama, tespit edilmiş yayınlarının, gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda yayınlarına ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin verme ve haberleşme uyduları üzerindeki veya kendilerine yöneltilmiş olan yayın sinyallerinin diğer bir yayın kuruluşu veya kablo operatörü veya diğer üçüncü kişiler tarafından umuma iletilmesi ve şifreli yayınlarının çözülmesine ilişkin izin verme veya yasaklama hususlarında münhasıran ve mutlak hak sahibidirler.
Yayıncı kuruluşların yaptıkları maç yayınları üzerinde de FSEK 80/I-1-C maddesi uyarınca mutlak hak sahipliği söz konusudur. FSEK 80/son maddesi uyarınca, maç yayını yapan yayıncı kuruluşların, aynen eser sahipleri gibi tecavüzün ref'i, tecavüzün men'i ve tazminat davası haklarından faydalanma hakkı bulunmaktadır.
Yayın kuruluşları, sahip oldukları umuma iletim haklarını, FSEK 52.maddesine uygun olarak hangi ölçüde kime lisans yoluyla devretmiş ise lisans alanlar o ölçüde bu hakkı kullanabilirler. Lisans yoluyla bir hakkı devir alanlar ise aynen yayıncı kuruluş gibi o esere yönelik tecavüzlerin ref’ini talep edebilecektir.
Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) Avrupa’daki çeşitli ülkelerin futbol takımlarının kendi aralarında yapmış oldukları maçları organize eden kuruluş olarak onlarla yaptıkları sözleşmeler çerçevesinde futbol karşılaşmalarının radyo ve televizyonda yayınlanması yetkisini elinde bulundurduğu ve onun adına yayın lisanslarını pazarlayan […]A’nın, her bir ülkede yayıncı kuruluşlarla sözleşme yaparak, maç yayınlarının o ülkede yayınlanması lisans hakkını bir başka yayıncı kuruluşa devrettiği, Türkiye’deki yayın lisansı haklarını ise 2012-2015 yılları arasında davacı tarafa devrettiği ve davacıların söz konusu maçların anılan zaman diliminde Türkiye’deki yayın tekelini meşru olarak elinde bulundurduğu, davacıların ise şifre ile izlenebilen tv kanalı üzerinden bu maçları abonelerine izlettiği anlaşılmaktadır.
Davacıların söz konusu yayın haklarına dayalı olarak, FSEK 66 vd. uyarınca, esere yönelik muhtemel tecavüzlerin önlenmesini ve var olan tecavüzlerin de men’ini talep etme hakları bulunmaktadır.
Somut olayda, internet üzerinden spor haberleri veren spor gazetesi faaliyeti içre eden davalı şirketin kendisine ait internet sitesinde 22.10.2010 tarihinde yayınlanan haberde, davacıların üzerinde yayın tekeli bulunan futbol karşılaşmalarının internet üzerinden nasıl izlenebileceğini anlatan bir link verdiği, söz konusu linke tıklandığında ise maçların başka ülkelerdeki hangi uydu üzerinden yayın yapan tv kanallarında ve hangi frekanslarda şifresiz olarak izlenebileceğine ilişkin bilgiler sunduğu, bu sayede kendi izlenirlik ve takip edilirlik oranını arttırmayı amaçladığı anlaşılmaktadır. Oysa söz konusu maçların yayın tekeli davacılarda olduğuna, davacının ise çeşitli teknik ve hukuki vasıtalarla, bağlantılı hakka tecavüz niteliğindeki maç yayınlarına Türkiye’den erişiminin önlenmesini talep etme hak ve yetkisi bulunmaktadır.
Davalı şirketin, maçların şifresiz izlenebileceğine ilişkin duyurusu, doğrudan davacı şirketlerin bağlantılı hakkını ihlal mahiyetinde olmasa bile, İlk Derece Mahkemesince, yukarıda anlatılan ilkeler doğrultusunda davalı eyleminin 6102 sayılı TTK’nın 54.maddesi uyarınca, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranış, 55/1-a-8 ve 55/1-b.maddeleri uyarınca da, davacıların potansiyel müşterilerinin karar verme özgürlüğünü engelleme ve var olan müşterileri de sözleşmeyi sona erdirme gibi haksız rekabet niteliğinde bir eylem niteliğinde olup olmadığı değerlendirilmeksizin hatalı gerekçeyle davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle temyiz eden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4936 E. 2023/6021 K.
Ortak:tazminat davası · dürüstlük kuralı · maddi tazminat · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDava, davacı tarafın maç yayın lisansına dayalı olarak elde ettiği tv de gösterim hakkının ihlali sebebiyle «haksız rekabetin» tespiti ile «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
… ltusunda davalı eyleminin 6102 sayılı TTK’nın 54.maddesi uyarınca, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya «dürüstlük kuralına» diğer şekillerdeki aykırı davranış, 55/1-a-8 ve 55/1-b.maddeleri uyarınca da, davacıların potansiyel müşterilerinin karar verme özgürlüğünü engelleme ve var olan müşterileri de sözleşmeyi sona erdirme gibi «haksız rekabet» niteliğinde bir eylem niteliğinde olup olmadığı değerlendirilmeksizin hatalı gerekçeyle davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf isteminin esastan red …
… yayın yapan kanallar yahut ücret karşılığı sunduğu hizmetteki sistemsel sıkıntılar olduğu, zarardan dolayı davalının doğrudan sorumluluğunun olduğunun ve eyleminin «haksız rekabet» olarak kabulünün mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… e, davalı eyleminin 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya «dürüstlük kuralına» diğer şekillerdeki aykırı davranış, anılan Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi sekizinci alt bendi ve 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca da, davacıların potansiyel müşterilerinin karar verme özgürlüğünü engelleme ve var olan müşterileri de sözleşmeyi sona erdirme gibi «haksız rekabet» niteliğinde bir eylem niteliğinde olup olmadığı değerlendirilmeksizin hatalı gerekçeyle karar verildiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasın …
… nci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen davacıların potansiyel müşterilerinin karar verme özgürlüğünü engelleme, var olan müşterileri de sözleşmeyi sona erdirme gibi «haksız rekabet» niteliğinde olduğu, davalı eyleminin haber niteliğini aştığı, 5 ayrı kanal ve uydu teknik ayar bilgilerini verdiği, bu eylemi ile reklam ve sosyal medya geliri elde etme imkanı sağladığı tespit edilmekle davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü gerektiği, zarar miktarının tespit edilemediği, ancak zarar tam olarak tespit edilememiş olmakla birlikte davalının haksız rekabet fiili neticesinde bir zararın oluştuğunun da muhakkak olduğu, bu itibarla davacılar lehine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 51 inci maddesi uyarınca makul bir «maddi tazminata» karar verilmesi gerektiği, takdiren 20.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 20.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, karar özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı tarafın maç yayın lisansına dayalı olarak elde ettiği gösterim hakkının ihlali sebebiyle «haksız rekabetin» tespiti ile «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:basın özgürlüğü · hükmün kesinleşmesi · bilirkişi raporuna itiraz · illiyet bağı · hakkaniyet · kazanılmış hak · yargılama gideri · taahhütname
Benzer bu karardaDavacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde, davaya konu maç tarihi olan 22.10.2014 tarihinde yapılan satış adetinin 2.177 olduğu, dolayısıyla davaya konu haber nedeniyle abonelik satışında 458 adet satış düşüşü olduğu, anılan dönemde pay tv (ödemeli yayıncılık) ortalama abonelik ücretinin yaklaşık 25,00 TL olduğu ve aboneliklerin 24 ay «taahhütlü» yapıldığı düşünüldüğünde en az 274.800,00 TL zarar yaşandığının anlaşıldığı, bu kapsamda inceleme yapılmak üzere yerinde inceleme yetkisi verilerek yaşanan zararın tespiti için dosyanın tekrar bilirkşiye tevdii talep edildiğini, Mahkemece bu durumun dikkate alınmadığını, davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen dava dilekçesinde şimdilik 50.000,00 TL olarak ileri sürülen tazminat talebinin 20.000,00 TL olarak hükmedilmesi çelişki oluşturduğunu, Mahkemece 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tazminat miktarı belirlemişse de, belirlenen miktar «hakkaniyete» uygun olmadığını, «haksız rekabetin» tespiti talebi ile tazminat talepleri birbirinden ayrı olduğundan sadece hükmedilen tazminat üzerinden «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi de isabetsiz olduğunu, haksız rekabetin tespitinin kabulü sebebiyle ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, tazminat konusunda hakimin hakka …
… nı aştığına yönelik tespitin çelişki içerdiğini, verilen karar basın hukuku ve haber alma özgürlüğü göz ardı edilerek verildiğini, müvekkilinin yapmış olduğu haber, «basın özgürlüğü» kapsamında, usul ve yasaya uygun olduğunu, «haksız rekabet» ile çıkar sağlama kastını içermediğini, müvekkilinin 6102 sayılı Kanun’un haksız rekabet hükümlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, dosyada zarar ile ilgili bir tespitte bulunmadığını, bu durumda belirli olmayan bir zarar için «illiyet bağı» olup olmadığının araştırılmasının anlamsız olacağını, Mahkemece belirlenmiş olan tazminat miktarı fahiş olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemişti …
… aya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, «maddi tazminat» isteminin kısmen kabul edildiğinin ve «yargılama giderlerinin» kabul red oranına göre paylaştırıldığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerind …
… ı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve devamı maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek davalının fiilinin haksız olduğunun tespitine, davalının eylemi «sebebi» ile uğranılan zarar karşılığı şimdilik 50.000,00 TL'nin tahsiline, «hükmün kesinleşmesinden» sonra gideri davalıdan alınarak kararın Türkiye’de tirajı en yüksek 3 gazetede «ilan» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4936 E. 2023/6021 K.
Ortak:tazminat davası · dürüstlük kuralı · maddi tazminat · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDava, davacı tarafın maç yayın lisansına dayalı olarak elde ettiği tv de gösterim hakkının ihlali sebebiyle «haksız rekabetin» tespiti ile «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
… ltusunda davalı eyleminin 6102 sayılı TTK’nın 54.maddesi uyarınca, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya «dürüstlük kuralına» diğer şekillerdeki aykırı davranış, 55/1-a-8 ve 55/1-b.maddeleri uyarınca da, davacıların potansiyel müşterilerinin karar verme özgürlüğünü engelleme ve var olan müşterileri de sözleşmeyi sona erdirme gibi «haksız rekabet» niteliğinde bir eylem niteliğinde olup olmadığı değerlendirilmeksizin hatalı gerekçeyle davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf isteminin esastan red …
… yayın yapan kanallar yahut ücret karşılığı sunduğu hizmetteki sistemsel sıkıntılar olduğu, zarardan dolayı davalının doğrudan sorumluluğunun olduğunun ve eyleminin «haksız rekabet» olarak kabulünün mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… e, davalı eyleminin 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya «dürüstlük kuralına» diğer şekillerdeki aykırı davranış, anılan Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi sekizinci alt bendi ve 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca da, davacıların potansiyel müşterilerinin karar verme özgürlüğünü engelleme ve var olan müşterileri de sözleşmeyi sona erdirme gibi «haksız rekabet» niteliğinde bir eylem niteliğinde olup olmadığı değerlendirilmeksizin hatalı gerekçeyle karar verildiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasın …
… nci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen davacıların potansiyel müşterilerinin karar verme özgürlüğünü engelleme, var olan müşterileri de sözleşmeyi sona erdirme gibi «haksız rekabet» niteliğinde olduğu, davalı eyleminin haber niteliğini aştığı, 5 ayrı kanal ve uydu teknik ayar bilgilerini verdiği, bu eylemi ile reklam ve sosyal medya geliri elde etme imkanı sağladığı tespit edilmekle davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü gerektiği, zarar miktarının tespit edilemediği, ancak zarar tam olarak tespit edilememiş olmakla birlikte davalının haksız rekabet fiili neticesinde bir zararın oluştuğunun da muhakkak olduğu, bu itibarla davacılar lehine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 51 inci maddesi uyarınca makul bir «maddi tazminata» karar verilmesi gerektiği, takdiren 20.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 20.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, karar özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı tarafın maç yayın lisansına dayalı olarak elde ettiği gösterim hakkının ihlali sebebiyle «haksız rekabetin» tespiti ile «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:basın özgürlüğü · hükmün kesinleşmesi · bilirkişi raporuna itiraz · illiyet bağı · hakkaniyet · kazanılmış hak · yargılama gideri · taahhütname
Benzer bu karardaDavacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde, davaya konu maç tarihi olan 22.10.2014 tarihinde yapılan satış adetinin 2.177 olduğu, dolayısıyla davaya konu haber nedeniyle abonelik satışında 458 adet satış düşüşü olduğu, anılan dönemde pay tv (ödemeli yayıncılık) ortalama abonelik ücretinin yaklaşık 25,00 TL olduğu ve aboneliklerin 24 ay «taahhütlü» yapıldığı düşünüldüğünde en az 274.800,00 TL zarar yaşandığının anlaşıldığı, bu kapsamda inceleme yapılmak üzere yerinde inceleme yetkisi verilerek yaşanan zararın tespiti için dosyanın tekrar bilirkşiye tevdii talep edildiğini, Mahkemece bu durumun dikkate alınmadığını, davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen dava dilekçesinde şimdilik 50.000,00 TL olarak ileri sürülen tazminat talebinin 20.000,00 TL olarak hükmedilmesi çelişki oluşturduğunu, Mahkemece 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tazminat miktarı belirlemişse de, belirlenen miktar «hakkaniyete» uygun olmadığını, «haksız rekabetin» tespiti talebi ile tazminat talepleri birbirinden ayrı olduğundan sadece hükmedilen tazminat üzerinden «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi de isabetsiz olduğunu, haksız rekabetin tespitinin kabulü sebebiyle ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, tazminat konusunda hakimin hakka …
… nı aştığına yönelik tespitin çelişki içerdiğini, verilen karar basın hukuku ve haber alma özgürlüğü göz ardı edilerek verildiğini, müvekkilinin yapmış olduğu haber, «basın özgürlüğü» kapsamında, usul ve yasaya uygun olduğunu, «haksız rekabet» ile çıkar sağlama kastını içermediğini, müvekkilinin 6102 sayılı Kanun’un haksız rekabet hükümlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, dosyada zarar ile ilgili bir tespitte bulunmadığını, bu durumda belirli olmayan bir zarar için «illiyet bağı» olup olmadığının araştırılmasının anlamsız olacağını, Mahkemece belirlenmiş olan tazminat miktarı fahiş olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemişti …
… aya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, «maddi tazminat» isteminin kısmen kabul edildiğinin ve «yargılama giderlerinin» kabul red oranına göre paylaştırıldığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerind …
… ı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve devamı maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek davalının fiilinin haksız olduğunun tespitine, davalının eylemi «sebebi» ile uğranılan zarar karşılığı şimdilik 50.000,00 TL'nin tahsiline, «hükmün kesinleşmesinden» sonra gideri davalıdan alınarak kararın Türkiye’de tirajı en yüksek 3 gazetede «ilan» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11712 E. 2016/8332 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:asli müdahale · olumsuz oy
Benzer bu karardaGenel Müdürlüğü de 2013-2014 futbol sezonu maçlarının radyo yayın hakkı sahibi olarak gerekli harçları yatırmak suretiyle «asli müdahale» talebinde bulunmuştur.
Oysa ki, «asli müdahale» davası ile ilk dava birbirinden bağımsızdır ve buna göre, asli müdahale davası hakkında da ayrı bir hüküm kurulması gerekir.
Genel Müdürlüğü'nün talepleri hakkında da olumlu yada «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sadece diğer davacıların taleplerine yönelik değerlendirme yapılarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu yönden asli müdahil yararına bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9057 E. 2012/1757 K.
Ortak:münhasırlık · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… leri yayınlar üzerinde, yayınlarının tespit edilmesine, diğer yayın kuruluşlarınca eş zamanlı iletimine, gecikmeli iletimine, yeniden iletimine, uydu veya kablo ile «dağıtımına» izin verme veya yasaklama, özel kullanımlar hariç olmak üzere, yayınlarının herhangi bir teknik veya yöntemle, doğrudan veya dolaylı bir şekilde çoğaltılmasına ve dağıtımına izin verme veya yasaklama, yayınlarının umuma açık mahallerde iletiminin sağlanmasına izin verme veya yasaklama, tespit edilmiş yayınlarının, gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda yayınlarına ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin verme ve haberleşme uyduları üzerindeki veya kendilerine yöneltilmiş olan yayın sinyallerinin diğer bir yayın kuruluşu veya kablo operatörü veya diğer «üçüncü kişiler» tarafından umuma iletilmesi ve şifreli yayınlarının çözülmesine ilişkin izin verme veya yasaklama hususlarında «münhasıran» ve mutlak hak sahibidirler.
FSEK 80/«son» maddesi uyarınca, maç yayını yapan yayıncı kuruluşların, aynen eser sahipleri gibi tecavüzün ref'i, tecavüzün men'i ve «tazminat davası» haklarından faydalanma hakkı bulunmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, genel sözleşmenin hakların devri ile hükümsüz hale gelmemesi ve «münhasır» hak sahipliği devam etmesi nedeni ile her üç davacının da aktif dava «ehliyetinin» bulunduğu, uydu platform işletmecisinin BK'nın 50. maddesi anlamında yayından sorumlu tutulacağı, bir dakikalık maç yayınının karşılığı olan 4.000 USD baz alınarak …
… n hüküm, Dairemizce bu bedelin maçın izlenebilecek önemli pozisyonları ile ilgili olup FSEK 68/1. maddesinde öngörülen bedel olarak alınamayacağı, aynı yasanın 68/1 «son» maddesine göre araştırma ve inceleme yapılması gereğine değinilerek bozulmuş ve bu bozma kararına uyulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teamül · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaBozma kararına uyulmak suretiyle «usuli kazanılmış hak» oluşmasına rağmen bilirkişilerin dayanağı belirtilmeyen sözleşmenin 7/c maddesindeki bedelin izinsiz maç yayınlarında da uygulandığı yolunda «teamül» bulunduğuna dair görüşü doğrultusunda önceki kararda olduğu gibi hesaplama yaparak sonuca varan raporu esas alınarak karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalılar …
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, genel sözleşmenin hakların devri ile hükümsüz hale gelmemesi ve «münhasır» hak sahipliği devam etmesi nedeni ile her üç davacının da aktif dava «ehliyetinin» bulunduğu, uydu platform işletmecisinin BK'nın 50. maddesi anlamında yayından sorumlu tutulacağı, bir dakikalık maç yayınının karşılığı olan 4.000 USD baz alınarak …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4378 E. , 2019/5762 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/11/2016 tarih ve 2015/372 E- 2016/492 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince verilen 05/07/2018 tarih ve 2018/315 E- 2018/705 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Doğan Tv Digital Platform İşletmeciliği A.Ş’nin “D-Smart” markası ile ödemeli yayıncılık (pay tv) pazarında faaliyet gösterdiğini, diğer davacı ...Ş.’nin ise “D-Smart” platformunun işletmecisi ve aynı zamanda 2012-2015 UEFA Şampiyonlar Ligi, UEFA Süper Kupa ve UEFA Avrupa Ligi Türkiye yayın haklarının sahibi olduğunu, davalının ise “http://amkspor.com” isimli internet sitesinin işletmecisi olup internet üzerinden spor haberciliği işi ile iştigal ettiğini, davalının internet sitesinde yayın haklarına müvekkilinin sahip olduğu maçların haksız ve hukuka aykırı olarak abone olunmaksızın şifresiz olarak nasıl izleneceğine ilişkin yayın yaptığını, bu hususun talepleri üzerine İstanbul 7.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/600 D.İş sayılı dosyasından tespit edildiğini, davacının bu eyleminin 6102 sayılı TTK’nın 54 ve devamı maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek davalının fiilinin haksız olduğunun tespitine, davalının eylemi sebebi ile uğranılan zarar karşılığı şimdilik 50.000,00 TL'nin tahsiline, hükmün kesinleşmesinden sonra gideri davalıdan alınarak kararın Türkiye’de tirajı en yüksek 3 gazetede ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin internet sitesinde D-Smart kanalından yapılan yayının şifresinin nasıl kırılacağı veya D-Smart kanalı üzerinden nasıl şifresiz izleneceği yönünde bir bilgi verilmediğini, sadece maçı zaten yayınlayacak olan uydu üzerinden yayın yapan diğer kanal bilgilerinin okuyucu ile paylaşıldığını, paylaşım yapılması amacının kamu yararı olup davacı yana zarar vermek amacı ile değil D-Smartı bulamayan izleyiciye alternatif imkan sunmak için bilgi verildiğini, dava konusu maç yayınının kamunun ilgisine haiz olması sebebiyle haber niteliğinde olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tespit dosyasında yer alan bilirkişi raporu incelendiğinde davalının eyleminin sadece Galatasaray-Borussia Dortmund maçının uydudan şifresiz yayınlandığına ilişkin haberi internet sayfasından duyurduğu, esasen davacının zararını oluşturan eylemde bulunanın bunu haber olarak duyuran davalı değil şifresiz bir şekilde yayın yapan kanallar yahut ücret karşılığı sunduğu hizmetteki sistemsel sıkıntılar olduğu, zarardan dolayı davalının doğrudan sorumluluğunun olduğunun ve eyleminin haksız rekabet olarak kabulünün mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, davalının eylemin yasal sınırlar içinde bilgilendirme amaçlı olduğu, yasada tanımlanan haksız rekabet kapsamında olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı tarafın maç yayın lisansına dayalı olarak elde ettiği tv de gösterim hakkının ihlali sebebiyle haksız rekabetin tespiti ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
03.03.2004 tarih ve 5101 sayılı K. ile değişik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 80/I-1-C maddesi uyarınca, radyo ve televizyon kuruluşlarına, gösterdikleri performans nedeniyle değil, yayın için gerekli mali, teknik ve büyük organizasyona dayanan yüksek ve riskli yatırımı gerçekleştirmeleri karşılığı olarak bağlantılı hak sahipliği tanınmıştır (Ü.Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuk, s.281). Söz konusu kuruluşların; gerçekleştirdikleri yayınlar üzerinde, yayınlarının tespit edilmesine, diğer yayın kuruluşlarınca eş zamanlı iletimine, gecikmeli iletimine, yeniden iletimine, uydu veya kablo ile dağıtımına izin verme veya yasaklama, özel kullanımlar hariç olmak üzere, yayınlarının herhangi bir teknik veya yöntemle, doğrudan veya dolaylı bir şekilde çoğaltılmasına ve dağıtımına izin verme veya yasaklama, yayınlarının umuma açık mahallerde iletiminin sağlanmasına izin verme veya yasaklama, tespit edilmiş yayınlarının, gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda yayınlarına ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin verme ve haberleşme uyduları üzerindeki veya kendilerine yöneltilmiş olan yayın sinyallerinin diğer bir yayın kuruluşu veya kablo operatörü veya diğer üçüncü kişiler tarafından umuma iletilmesi ve şifreli yayınlarının çözülmesine ilişkin izin verme veya yasaklama hususlarında münhasıran ve mutlak hak sahibidirler.
Yayıncı kuruluşların yaptıkları maç yayınları üzerinde de FSEK 80/I-1-C maddesi uyarınca mutlak hak sahipliği söz konusudur. FSEK 80/son maddesi uyarınca, maç yayını yapan yayıncı kuruluşların, aynen eser sahipleri gibi tecavüzün ref'i, tecavüzün men'i ve tazminat davası haklarından faydalanma hakkı bulunmaktadır.
Yayın kuruluşları, sahip oldukları umuma iletim haklarını, FSEK 52.maddesine uygun olarak hangi ölçüde kime lisans yoluyla devretmiş ise lisans alanlar o ölçüde bu hakkı kullanabilirler. Lisans yoluyla bir hakkı devir alanlar ise aynen yayıncı kuruluş gibi o esere yönelik tecavüzlerin ref’ini talep edebilecektir.
Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) Avrupa’daki çeşitli ülkelerin futbol takımlarının kendi aralarında yapmış oldukları maçları organize eden kuruluş olarak onlarla yaptıkları sözleşmeler çerçevesinde futbol karşılaşmalarının radyo ve televizyonda yayınlanması yetkisini elinde bulundurduğu ve onun adına yayın lisanslarını pazarlayan […]A’nın, her bir ülkede yayıncı kuruluşlarla sözleşme yaparak, maç yayınlarının o ülkede yayınlanması lisans hakkını bir başka yayıncı kuruluşa devrettiği, Türkiye’deki yayın lisansı haklarını ise 2012-2015 yılları arasında davacı tarafa devrettiği ve davacıların söz konusu maçların anılan zaman diliminde Türkiye’deki yayın tekelini meşru olarak elinde bulundurduğu, davacıların ise şifre ile izlenebilen tv kanalı üzerinden bu maçları abonelerine izlettiği anlaşılmaktadır.
Davacıların söz konusu yayın haklarına dayalı olarak, FSEK 66 vd. uyarınca, esere yönelik muhtemel tecavüzlerin önlenmesini ve var olan tecavüzlerin de men’ini talep etme hakları bulunmaktadır.
Somut olayda, internet üzerinden spor haberleri veren spor gazetesi faaliyeti içre eden davalı şirketin kendisine ait internet sitesinde 22.10.2010 tarihinde yayınlanan haberde, davacıların üzerinde yayın tekeli bulunan futbol karşılaşmalarının internet üzerinden nasıl izlenebileceğini anlatan bir link verdiği, söz konusu linke tıklandığında ise maçların başka ülkelerdeki hangi uydu üzerinden yayın yapan tv kanallarında ve hangi frekanslarda şifresiz olarak izlenebileceğine ilişkin bilgiler sunduğu, bu sayede kendi izlenirlik ve takip edilirlik oranını arttırmayı amaçladığı anlaşılmaktadır. Oysa söz konusu maçların yayın tekeli davacılarda olduğuna, davacının ise çeşitli teknik ve hukuki vasıtalarla, bağlantılı hakka tecavüz niteliğindeki maç yayınlarına Türkiye’den erişiminin önlenmesini talep etme hak ve yetkisi bulunmaktadır.
Davalı şirketin, maçların şifresiz izlenebileceğine ilişkin duyurusu, doğrudan davacı şirketlerin bağlantılı hakkını ihlal mahiyetinde olmasa bile, İlk Derece Mahkemesince, yukarıda anlatılan ilkeler doğrultusunda davalı eyleminin 6102 sayılı TTK’nın 54.maddesi uyarınca, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranış, 55/1-a-8 ve 55/1-b.maddeleri uyarınca da, davacıların potansiyel müşterilerinin karar verme özgürlüğünü engelleme ve var olan müşterileri de sözleşmeyi sona erdirme gibi haksız rekabet niteliğinde bir eylem niteliğinde olup olmadığı değerlendirilmeksizin hatalı gerekçeyle davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle temyiz eden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı tarafın temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 24/09/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/564834100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz