Bedel iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3586 E. 2023/5714 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yenilik doğurucu hak↗ misliyle değişim↗ ayıpsız benzeri ile değiştirme↗ ücretsiz onarım↗ ayıplı ifa↗ misli ile değişim↗ aleyhe bozma yasağı↗ bedel indirimi↗ dönme hakkı↗ seçimlik haklar↗ misli ile değiştirme↗ sözleşmeden dönme↗ değer kaybı↗ taleple bağlılık ilkesi↗ rayiç değer↗ tüketici işlemi↗ taleple bağlılık↗ ayıp↗ bedel iadesi↗ davanın konusu↗ satış sözleşmesi↗ vekâlet ücreti↗ hakkaniyet↗ infaz↗ oy yasağı↗ muvafakat↗ ifa↗ pasif husumet↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr kaybı↗ bilirkişi incelemesi↗ iflas↗ taşıyan↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ eksik inceleme↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Oto Servis A.Ş.’nin aracın ithalatçısı olmadığı, anılan davalıya husumet yöneltilemeyeceği, aracın ayıplı olduğu, maldan beklenen faydanın elde edilemediği gerekçesiyle, davalı ... Oto Servis A.Ş. yönünden davanın pasif husumetten reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, aracın davalıya iadesine, ilave donanımlarla birlikte misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Teknik Oto Ser. A.Ş. vekili ve ... Otomotiv Pazarlama ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... Ser. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; araçtaki ayıpların ücretsiz onarım ile giderildiğini, onarım hakkı kullanılarak seçimlik hakkın tüketildiğini, davacının kullandığı süre nazara alınmadan değişim kararı verildiğini, misli ile değişim kararının hakkaniyete aykırı olduğunu, kullanılan süre boyunca araçtaki değer kaybı hesaplanıp faturada yazılı ücretten düşülmesi gerektiği, vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... Otomotiv Pazarlama ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın ... Oto Servis A.Ş.'ye karşı açıldığını, muvafakatleri olmadan taraf değişikliği yapıldığını, aleyhlerine hüküm kurulduğunu, yasal süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, bilirkişi incelemesinin yetersiz olduğunu, onarım hakkı kullanılarak seçimlik hakkın tüketildiğini, davacının kullandığı süre nazara alınmadan değişim kararı verildiğini, kullanılan süre boyunca araçtaki değer kaybı hesaplanıp faturada yazılı ücretten düşülmesi gerektiği, vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar Teknik Oto Ser. A.Ş. vekili ve ... Otomotiv Pazarlama ve Ticaret A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... Ser. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... Otomotiv Pazarlama ve Ticaret A.Ş. ve ... Oto Servis A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ayıplı araç satımından kaynaklı misli ile değişim istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 23 üncü maddesi.
2.6098 sayılı Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) 219, 223, 227 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
2. Dava, ayıplı araç satımından kaynaklanan misli ile değişim olmadığı taktirde bedel iadesi talebine ilişkin olup mahkemece malın misli ile değişimine karar verilmiştir. 6098 sayılı Kanun 227 nci maddesi birinci fıkra dördüncü bendine göre alıcının imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme hakkı düzenlenmiş ise de madde metninde de zikredildiği üzere imkân bulunması halinde bu seçenek kullanılabilir. Ancak davalı stoklarında bire bir aynı aracın bulunmaması halinde ilamın infazında sorun yaşanacağından mahkemece misli ile değişim hükmü yanı sıra bu mümkün olmadığı taktirde satış bedelinin iadesinin de karar altına alınması gerekmektedir. Öte yandan, araç davacı elindeyken aracın kaza geçirmiş olması halinde meydana gelecek değer kaybının da satış bedelinden düşülerek hüküm altına alınması gerekirken infazda sıkıntı yaratacak şekilde karar tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5425 E. 2022/9642 K.
Ortak:misliyle değişim · bedel indirimi · dönme hakkı · sözleşmeden dönme · değer kaybı · ayıp · bedel iadesi · kâr kaybı
İncelediğiniz karardaOto Servis A.Ş.'ye karşı açıldığını, «muvafakatleri» olmadan taraf değişikliği yapıldığını, aleyhlerine hüküm kurulduğunu, yasal süresinde «ayıp» ihbarında bulunulmadığını, «bilirkişi incelemesinin» yetersiz olduğunu, onarım hakkı kullanılarak seçimlik hakkın tüketildiğini, davacının kullandığı süre nazara alınmadan değişim kararı verildiğini, kullanılan süre boyunca araçtaki «değer kaybı» hesaplanıp faturada yazılı ücretten düşülmesi gerektiği, vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın …
A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; araçtaki ayıpların «ücretsiz onarım» ile giderildiğini, onarım hakkı kullanılarak seçimlik hakkın tüketildiğini, davacının kullandığı süre nazara alınmadan değişim kararı verildiğini, misli ile değişim kararının «hakkaniyete» aykırı olduğunu, kullanılan süre boyunca araçtaki «değer kaybı» hesaplanıp faturada yazılı ücretten düşülmesi gerektiği, vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın …
Öte yandan, araç davacı elindeyken aracın kaza geçirmiş olması halinde meydana gelecek «değer kaybının» da satış bedelinden düşülerek hüküm altına alınması gerekirken «infazda» sıkıntı yaratacak şekilde karar tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
227/4, “Alıcının «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilir” şeklinde düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:garanti kapsamı · mahrum kalınan kâr · kâr mahrumiyeti · denetime elverişlilik · garantörlük · ihbar · maddi tazminat · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
… eklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, araçtaki arızaların halen devam ettiğine ve araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin «ibraz» edildiği, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, dolayısıyla misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebinin yerinde bulunduğu, dosya içeriğine göre «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın belirlendiği, bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 34 RA 6157 plakalı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dava; ayıplı aracın misliyle değiştirilmesi, bu talep kabul edilmediği takdirde «değer kaybı» tazminatı ve aracın kullanılmadığı süre için «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5424 E. 2024/1867 K.
Ortak:bedel indirimi · seçimlik haklar · sözleşmeden dönme · ayıp · bedel iadesi · davanın konusu · ifa · teslim · dava şartı
İncelediğiniz karardaOto Servis A.Ş.'ye karşı açıldığını, «muvafakatleri» olmadan taraf değişikliği yapıldığını, aleyhlerine hüküm kurulduğunu, yasal süresinde «ayıp» ihbarında bulunulmadığını, «bilirkişi incelemesinin» yetersiz olduğunu, onarım hakkı kullanılarak seçimlik hakkın tüketildiğini, davacının kullandığı süre nazara alınmadan değişim kararı verildiğini, kullanılan süre boyunca araçtaki «değer kaybı» hesaplanıp faturada yazılı ücretten düşülmesi gerektiği, vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın …
Dava, ayıplı araç satımından kaynaklanan misli ile değişim olmadığı taktirde «bedel iadesi» talebine ilişkin olup mahkemece malın misli ile değişimine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2.Davalı ...-Benz Türk A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, «dava konusu» taleplerin açıklattırılması ve bu hususa ilişkin verilmiş süreye riayet edilmemesi durumunda «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın mezkur araçtaki «şikayetlerinin» varlığı kabul edilse dahi, davacının mevzuatın aradığı süreler dahilinde usulüne uygun ve süresinde bir «ayıp» ihbarında bulunmadığını, davanın dava konusu talep için kanunun aradığı şartlar bulunmadığından reddi gerektiğini, davacının sahip olduğu «seçimlik haklarından» onarım hakkını kullanmasından sonra ikame ettiği dava ile «terditli» olarak aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine ve aracın «teslimi» ile «bedelinin iade» edilmesine dair talepte bulunmasının «hakkın kötüye kullanılmasını» teşkil ettiğini, davada talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin maddi ve hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek, davanın «görevsizlik» nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davanın hak düşürücü sürelere riayet edilmemiş olması nedeniyle usulden ve esastan reddine karar verilmesini t …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 08.06.2017 tarihinde davalı ...Ş.'den almış olduğu 2017 model ...Marka aracın «teslim» tarihinden sonra bir hafta geçmeden 13.06.2017 tarihinde motor soğukken araç rölantide ve seyir halinde titreme «şikayeti» ile aracı servise verdiğini, yazılım güncellemesi yapılmış olmasına rağmen 03.07.2017 tarihinde arıza «sebebi» ile aracın tekrar servise verildiğini, yine yazılım güncellemesi yapıldığını, fakat 12.07.2017 tekrar aracı servise götürüldüğünü, birden fazla servise götürülmüş olan araçta her defasında elektronik düzenin kontrol edilmesi amcı ile yazılım güncellemesi yapıldığını, araçta üretim hatası bulunuduğunun aşikar olduğunu, aracın hala serviste bulunduğunu, müvekkilinin «dava konusu» aracı ticari faaliyetinde kullanmak için aldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile, ödemiş olduğu satış bedelinin faiziyle birlikte geri verilmesi, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi «yargılama giderleri» ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesine, ayıplı maldan doğan «doğrudan zararın» giderilmesine, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, bedel iadesini de içeren «sözleşmeden dönme» ile bedelinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacının muayene ve «ihbar» mükellefiyetini süresi içinde «ifa» etmediğini ve kanunun kendisine yüklediği hususları yerine getirmediğini ve aracı bu haliyle kabul etmiş olduğundan bu konudaki tüm dava ve talep haklarının düştüğünü, dava dilekçesinde yer alan talep sonucun kanunda düzenlenen şartları taşımadığını, «dava konusu» araçta herhangi bir imalat hatası veya açık/gizli aybın söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:seçimlik yetki · bedelden indirim · usulden red · ön inceleme tutanağı · doğrudan zarar · ihtarat · terditli dava · ek mehil
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/123 E. sayılı dosyasında ön «inceleme tutanağında» taraflarına talep sonucunu açık bir şekilde belirtmeleri için tebliğden itibaren bir haftalık «kesin süre» verildiğini, bahsi geçen eksikliğin tamamlanmaması durumunda davanın açılmamış sayılacağının «ihtar» edilmesine karar verildiğini, söz konusu «ihtaratın» taraflarına tebliğ edildiğini, 04.07.2018 tarihli dilekçede; asıl taleplerinin malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi, «terditli» yardımcı taleplerinin bedel iadesini de içeren «sözleşmeden dönme» ile birlikte «bedelin iadesi», ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesi, yardımcı taleplerinin; «yargılama giderleriyle» satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi ile ayıplı maldan doğan «doğrudan zararın» giderilmesi hususlarını kapsadığı şekilde beyanda bulunulduğunu, İlk Derece Mahkemesinin 15.05.2018 tarihli tensip «ara» kararları gereğince ek bir dilekçeyle söz konusu taleplerin taraflarınca yeniden bildirildiğini, ancak bu aşamadan sonra İlk Derece Mahkemesince «görevsizlik» nedeniyle «usulden red» kararı verildiğini, «görevli» mahkemede görülmeye başlanan davanın öncekinin devamı niteliğinde olduğunu, görevli mahkemece araç üzerinde yeniden «keşif» yapılmasına karar verildiğini, keşif esnasında aracın çalıştırılamadığını, davacının verilen sürede araç bakımını yapmış olması sebebiyle tekrar keşif yapılmasına karar verildiğini bu kez de keşif usulüne uygun yapılmadığından taraflarınca itiraz edildiğini, bu aşamada taleplerini açıklamaları hususunda ilk derece mahkemesince taraflara süre verildiğini bunun üzerine 04.07.2018 tarihli dilekçeyi sunduklarını, mahkemenin görevsizlik kararının «istinaf incelemesi» neticesi kaldırıldığını, kararın kaldırılmasından sonraki 17.12.2019 tarihli celsede davanın «usulden reddine» karar verildiğini, halbuki görevsiz mahkemede yapılan usuli işlemlerin, görevli mahkemede de geçerli olduğunu, bu bağlamda 04.07.2018 tarihli dilekçeyle talep etti …
… Kanun'un 227 nci maddesinde alıcıya tanınan haklar yenilik doğurucu, yani tüketilen haklardan olup alıcı bunlardan ancak birini kullanabilecek, başka bir anlatımla «terditli» olarak talepte bulunamayacağı, kanun, alıcıya genel hükümlere göre tazminat talebinde bulunma hakkını tanıdığı gibi, maddenin 4 üncü fıkrasında hâkime, «sözleşmenin feshi» yerine «bedelden indirim» ya da satılanın onarılmasına karar verme konusunda «seçimlik yetki» tanındığı, bu nedenle, davanın terditli açılmasının mümkün olmadığı, mahkemece dava dilekçesinde talep sonucunun açık olmaması «sebebi» ile 6100 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin birinci fıkrası (ğ) bendi gereğince davacıya talep sonucunu açıklaması için bir haftalık «kesin süre» verildiği, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının «ihtar» edildiği, davacı vekili tarafından söz konusu eksiklik tamamlanmadığından «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
… lı Kanun) 227 nci maddesinde alıcıya tanınan hakları yenilik doğurucu yani tüketilen haklardan olup alıcı bunlardan ancak birini kullanabilecek, başka bir anlatımla «terditli» olarak talepte bulunamayacağı, verilen «kesin sürede» seçimlik hakkını kullanmayan davacının lehine bir seçimlik hakka öncelik tanıyarak yargılamaya devam edilmesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 25 ve 26 ncı maddelerine açıkça aykırı olacağı, yasal «ihtarata» uygun olarak huzurdaki davacının 6100 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin birinci fıkrası (ğ) bendi uyarınca açık bir talep sonucu barındırmadığı gerekçesiyle aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 08.06.2017 tarihinde davalı ...Ş.'den almış olduğu 2017 model ...Marka aracın «teslim» tarihinden sonra bir hafta geçmeden 13.06.2017 tarihinde motor soğukken araç rölantide ve seyir halinde titreme «şikayeti» ile aracı servise verdiğini, yazılım güncellemesi yapılmış olmasına rağmen 03.07.2017 tarihinde arıza «sebebi» ile aracın tekrar servise verildiğini, yine yazılım güncellemesi yapıldığını, fakat 12.07.2017 tekrar aracı servise götürüldüğünü, birden fazla servise götürülmüş olan araçta her defasında elektronik düzenin kontrol edilmesi amcı ile yazılım güncellemesi yapıldığını, araçta üretim hatası bulunuduğunun aşikar olduğunu, aracın hala serviste bulunduğunu, müvekkilinin «dava konusu» aracı ticari faaliyetinde kullanmak için aldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile, ödemiş olduğu satış bedelinin faiziyle birlikte geri verilmesi, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi «yargılama giderleri» ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesine, ayıplı maldan doğan «doğrudan zararın» giderilmesine, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, bedel iadesini de içeren «sözleşmeden dönme» ile bedelinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3665 E. 2023/7293 K.
Ortak:misliyle değişim · dönme hakkı · sözleşmeden dönme · ayıp · hakkaniyet · teslim
İncelediğiniz karardaA.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; araçtaki ayıpların «ücretsiz onarım» ile giderildiğini, onarım hakkı kullanılarak seçimlik hakkın tüketildiğini, davacının kullandığı süre nazara alınmadan değişim kararı verildiğini, misli ile değişim kararının «hakkaniyete» aykırı olduğunu, kullanılan süre boyunca araçtaki «değer kaybı» hesaplanıp faturada yazılı ücretten düşülmesi gerektiği, vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın …
Oto Servis A.Ş.'ye karşı açıldığını, «muvafakatleri» olmadan taraf değişikliği yapıldığını, aleyhlerine hüküm kurulduğunu, yasal süresinde «ayıp» ihbarında bulunulmadığını, «bilirkişi incelemesinin» yetersiz olduğunu, onarım hakkı kullanılarak seçimlik hakkın tüketildiğini, davacının kullandığı süre nazara alınmadan değişim kararı verildiğini, kullanılan süre boyunca araçtaki «değer kaybı» hesaplanıp faturada yazılı ücretten düşülmesi gerektiği, vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın …
Benzer bu kararda… KEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu aracın motor silindir kapağında çatlak bulunduğu, söz konusu ayıbın «gizli ayıp» niteliğinde olduğu, gizli ayıp, bizzat davalı Aykar..A.Ş. tarafından tespit edildiğinden ayrıca «ihbar» edilmesine gerek bulunmadığı, dolayısıyla «ayıp ihbarının», 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki süre içerisinde yapıldığının kabulü gerektiği, ayıptan, davalı Aykar...A.Ş.'nin satıcı sıfatıyla, diğer davalının ise genel hükümlere göre «garanti» veren sıfatıyla sorumlu olduğu, davacının seçimlik hakkını ürünün ayıpsız bir misliyle değiştirilmesinden yana kullandığı, ayıbın, aracın en önemli parçası olan motorda meydana geldiği, motorun onarımı mümkünse de, onarım sonrasında aracın orjinalliğinin ortadan kalkacağı ve aracın değerinin düşeceği, bu nedenle davacının ayıplı olarak üretilen motorun onarılması suretiyle aracın bu haliyle kullanmaya zorlanamayacağı, davacının sıfır kilometre olarak aldığı araçtan beklediği verimi alamaması nedeniyle «sözleşmeden dönme hakkını» kullanmasının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu aracın davalılar tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir.
2.Davalı Doğuş Otomotiv...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ayıp ihbarının» süresinde yapılmadığını, «delil tespitinin» hukuka aykırı yapıldığını, müvekkilinin «garanti sorumluluğunun» olmadığını, araçtaki arızanın onarımla giderilebilecek nitelikte olduğunu, nitekim hükme esas alınan bilirkişi raporununda da bu hususun belirtildiğini, bu nedenle «misliyle değişim» talebinin «hakkaniyete» aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik ciddi mahiyetteki itirazlarının dikkate alınmadığını, alıcının elde ettiği faydaların ve araç üzerind …
2.Davalı Doğuş Otomotiv..A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» riayet etmediğini, «delil tespit» işleminin hukuka aykırı olduğunu, davanın eksik harçla açıldığını, sonradan ortaya çıkan ayıbın onarımla giderilebilecek nitelikte olup «misliyle değişim» talebinin haksız olduğunu ve misliyle değişim durumunda araçta elde edilen faydanın mahsubu gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:garanti sorumluluğu · ayıp ihbar süresi · ihbar süresi · gizli ayıp · ayıp ihbarı · eksik harç · terditli dava · delil tespiti
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri 1.Davalı Aykar...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan «delil tespitinin» hukuka aykırı olduğunu, «ayıp ihbar sürelerine» uyulmadığını, «eksik harç» alındığını, arızanın onarımla giderilebileceğini, Mahkemece, araçtan elde edilen faydaların dikkate alınıp «mahsup» edilmemesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
CEVAP 1.Davalı Aykar...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» riayet etmediğini, «delil tespit» işleminin hukuka aykırı olduğunu, araçta imalat hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacı yanca araçtan elde edilen menfaatlerin düşülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Doğuş Otomotiv..A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» riayet etmediğini, «delil tespit» işleminin hukuka aykırı olduğunu, davanın eksik harçla açıldığını, sonradan ortaya çıkan ayıbın onarımla giderilebilecek nitelikte olup «misliyle değişim» talebinin haksız olduğunu ve misliyle değişim durumunda araçta elde edilen faydanın mahsubu gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Doğuş Otomotiv...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ayıp ihbarının» süresinde yapılmadığını, «delil tespitinin» hukuka aykırı yapıldığını, müvekkilinin «garanti sorumluluğunun» olmadığını, araçtaki arızanın onarımla giderilebilecek nitelikte olduğunu, nitekim hükme esas alınan bilirkişi raporununda da bu hususun belirtildiğini, bu nedenle «misliyle değişim» talebinin «hakkaniyete» aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik ciddi mahiyetteki itirazlarının dikkate alınmadığını, alıcının elde ettiği faydaların ve araç üzerind …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/2728 E. 2024/3572 K.
Ortak:ücretsiz onarım · değer kaybı · ayıp · bedel iadesi · infaz · pasif husumet · kâr kaybı · husumet · dava şartı · Bedel iadesi
İncelediğiniz karardaA.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; araçtaki ayıpların «ücretsiz onarım» ile giderildiğini, onarım hakkı kullanılarak seçimlik hakkın tüketildiğini, davacının kullandığı süre nazara alınmadan değişim kararı verildiğini, misli ile değişim kararının «hakkaniyete» aykırı olduğunu, kullanılan süre boyunca araçtaki «değer kaybı» hesaplanıp faturada yazılı ücretten düşülmesi gerektiği, vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın …
Oto Servis A.Ş.'ye karşı açıldığını, «muvafakatleri» olmadan taraf değişikliği yapıldığını, aleyhlerine hüküm kurulduğunu, yasal süresinde «ayıp» ihbarında bulunulmadığını, «bilirkişi incelemesinin» yetersiz olduğunu, onarım hakkı kullanılarak seçimlik hakkın tüketildiğini, davacının kullandığı süre nazara alınmadan değişim kararı verildiğini, kullanılan süre boyunca araçtaki «değer kaybı» hesaplanıp faturada yazılı ücretten düşülmesi gerektiği, vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın …
Öte yandan, araç davacı elindeyken aracın kaza geçirmiş olması halinde meydana gelecek «değer kaybının» da satış bedelinden düşülerek hüküm altına alınması gerekirken «infazda» sıkıntı yaratacak şekilde karar tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3888 E. 2023/3016 K.
Ortak:seçimlik haklar · ayıp · infaz · kâr kaybı · eksik inceleme · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaOto Servis A.Ş.'ye karşı açıldığını, «muvafakatleri» olmadan taraf değişikliği yapıldığını, aleyhlerine hüküm kurulduğunu, yasal süresinde «ayıp» ihbarında bulunulmadığını, «bilirkişi incelemesinin» yetersiz olduğunu, onarım hakkı kullanılarak seçimlik hakkın tüketildiğini, davacının kullandığı süre nazara alınmadan değişim kararı verildiğini, kullanılan süre boyunca araçtaki «değer kaybı» hesaplanıp faturada yazılı ücretten düşülmesi gerektiği, vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın …
Öte yandan, araç davacı elindeyken aracın kaza geçirmiş olması halinde meydana gelecek «değer kaybının» da satış bedelinden düşülerek hüküm altına alınması gerekirken «infazda» sıkıntı yaratacak şekilde karar tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Oto Servis A.Ş.’nin aracın ithalatçısı olmadığı, anılan davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği, aracın ayıplı olduğu, maldan beklenen faydanın elde edilemediği gerekçesiyle, davalı ...
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davaya konu araçta, ayıpsız bir misliyle değiştirilmesini gerektirecek düzeyde «ayıp» bulunup bulunup bulunmadığı, davacının araçtan yoksun kalması sebebiyle bir zarara uğrayıp uğramadığı, uğradıysa bu zararın ne kadar olduğu hususlarında toplanmaktadır.
2.6098 sayılı Kanun'un 227 inci maddesiyle, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcının, aynı Yasa hükmünde 4 bent halinde sayılan «seçimlik haklardan» birisini kullanabileceği düzenleme altına alınmış olup bu seçimlik haklardan birisi de satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme hakkıdır.
Bu itibarla, Mahkemece, davaya konu aracın davalılara iadesine ve aracın ayıpsız bir misliyle değiştirilmesine karar verilmesi gerekirken «infazda tereddüte» de sebep olabilecek bir şekilde aracın, bilirkişi raporunda bilgilerine yer verilen 2020 veya 2021 model bir versiyonuyla değiştirilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · garantörlük · maddi tazminat
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin yukarıda bilgilerine yer verilen ve Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamıyla; davalılar tarafından verilen «garanti» belgesiyle ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca düzenlenen teknik düzenlemelerle, dava konusu aracın davalı servislerinde tamiri için belirlenen azami süreler bulunduğu, davacının ancak azami süreyi aşan tamir süreleri için alternatif araç veya aracın verilmemesi durumunda dışarıdan kiralama yaptıysa kiralama bedelini talep edebileceği, «maddi tazminat» talebinin belirtilen hususlar gözetilerek karara bağlanması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyulmasına rağmen «garanti» belgeleriyle ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca düzenlenen teknik düzenlemelerle öngörülen azami tamir sürelerinin ne kadar olduğu ve davaya konu aracın davanın açıldığı tarihe kadar bu süreleri aşar şekilde tamirde kalıp kalmadığı araştırılmadığı gibi davacının bu süreçte dışardan kiralama yapıp yapmadığı da yeterince araştırılmamış salt aracın davalılara ait serviste kaldığı sürelere dayalı olarak «maddi tazminata» hükmedilmiştir.
Bu itibarla, Mahkemece, davaya konu aracın davalılara iadesine ve aracın ayıpsız bir misliyle değiştirilmesine karar verilmesi gerekirken «infazda tereddüte» de sebep olabilecek bir şekilde aracın, bilirkişi raporunda bilgilerine yer verilen 2020 veya 2021 model bir versiyonuyla değiştirilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3.Davalıların «maddi tazminata» yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, Yargıtay (Kapatılan) 19.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3586 E. , 2023/5714 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ayıplı malın misli ile değiştirilmesi olmadığı taktirde bedel iadesi talebine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı .... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, .... Otomotiv Pazarlama ve Ticaret A.Ş. ile Teknik Oto Servis Akaryakıt Turizm San. Tic. A.Ş.'ye karşı açılan davanın kabulü ile malın misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir.
Kararın davalılar ... Oto Ser. A.Ş. vekili ve ... Otomotiv Pazarlama ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Yağmur Kaçarer ile davalılar ... Otomotiv Paz. ve Tic. A.Ş. ve ... Oto Servis ve Tic. A.Ş. vekili Av. Arzum Kalender, diğer davalı ... Servis A.Ş. vekili Av. Ali Haydar Demir dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı .... A.Ş.’den 30.09.2016 tarihinde araba satın aldığını, kısa süre sonra çalışma sisteminde sorunlar yaşanmaya başlandığını, 01.12.2016 tarihinde tam çalışmaz hale geldiğini, servise götürdüklerini, 05.01.2017 tarihine kadar çözüm bulunamadığını, 07.12.2016 tarihinde davalıya ihtar çekildiğini, aracın ayıplı olduğunu, halen aynı teknik sorunların devam ettiğini, araca 12.348,77 TL donanım ilave edildiğini ileri sürerek, aracın misliyle değiştirilmesini, ekstra donanımların aynen iadesini, olmazsa 12.348,77 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Servis Akaryakıt Tur. A.Ş. vekili cevap dileçesinde, 28.11.2016 tarihinde aracın start stop sisteminin çalışmadığı şikayetiyle servise gelindiğini, araçta yapılan incelemede sorun olmadığının tespit edildiğini, 01.12.2016 tarihinde tekrar servise aracın getirildiğini, sorun tespit edilerek giderildiğini, 10.02.2017 tarihinde 120 km hızda uğultu geliyor şikayetiyle başvurulduğunu, sunroof fitili izole edilerek sorunun giderildiğini, araçta meydana gelen arızaların ayıp niteliğinde olmadığını, seçimlik hak olarak ücretsiz onarım hakkının kullanıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... Otomotiv Pazarlama ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ayıp muayene ve ihbar yükümlüğünün yerine getirilmediğini, müvekkilinin kusurundan kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
3.Davalı .... vekilini cevap dilekçesinde; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Oto Servis A.Ş.’nin aracın ithalatçısı olmadığı, anılan davalıya husumet yöneltilemeyeceği, aracın ayıplı olduğu, maldan beklenen faydanın elde edilemediği gerekçesiyle, davalı ... Oto Servis A.Ş. yönünden davanın pasif husumetten reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, aracın davalıya iadesine, ilave donanımlarla birlikte misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Teknik Oto Ser. A.Ş. vekili ve ... Otomotiv Pazarlama ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... Ser. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; araçtaki ayıpların ücretsiz onarım ile giderildiğini, onarım hakkı kullanılarak seçimlik hakkın tüketildiğini, davacının kullandığı süre nazara alınmadan değişim kararı verildiğini, misli ile değişim kararının hakkaniyete aykırı olduğunu, kullanılan süre boyunca araçtaki değer kaybı hesaplanıp faturada yazılı ücretten düşülmesi gerektiği, vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... Otomotiv Pazarlama ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın ... Oto Servis A.Ş.'ye karşı açıldığını, muvafakatleri olmadan taraf değişikliği yapıldığını, aleyhlerine hüküm kurulduğunu, yasal süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, bilirkişi incelemesinin yetersiz olduğunu, onarım hakkı kullanılarak seçimlik hakkın tüketildiğini, davacının kullandığı süre nazara alınmadan değişim kararı verildiğini, kullanılan süre boyunca araçtaki değer kaybı hesaplanıp faturada yazılı ücretten düşülmesi gerektiği, vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar Teknik Oto Ser. A.Ş. vekili ve ... Otomotiv Pazarlama ve Ticaret A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... Ser. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... Otomotiv Pazarlama ve Ticaret A.Ş. ve ... Oto Servis A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ayıplı araç satımından kaynaklı misli ile değişim istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 23 üncü maddesi.
2.6098 sayılı Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) 219, 223, 227 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
2. Dava, ayıplı araç satımından kaynaklanan misli ile değişim olmadığı taktirde bedel iadesi talebine ilişkin olup mahkemece malın misli ile değişimine karar verilmiştir. 6098 sayılı Kanun 227 nci maddesi birinci fıkra dördüncü bendine göre alıcının imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme hakkı düzenlenmiş ise de madde metninde de zikredildiği üzere imkân bulunması halinde bu seçenek kullanılabilir. Ancak davalı stoklarında bire bir aynı aracın bulunmaması halinde ilamın infazında sorun yaşanacağından mahkemece misli ile değişim hükmü yanı sıra bu mümkün olmadığı taktirde satış bedelinin iadesinin de karar altına alınması gerekmektedir. Öte yandan, araç davacı elindeyken aracın kaza geçirmiş olması halinde meydana gelecek değer kaybının da satış bedelinden düşülerek hüküm altına alınması gerekirken infazda sıkıntı yaratacak şekilde karar tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalılar vekillerinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
1.Dava satış sözleşmesi kapsamında ayıplı menkul malın (araç) misliyle değiştirilmesi talebine ilişkindir.
Mahkemece uzman bilirkişi raporuna itibar edilerek dava konusu aracın, teknik özelliklerine en çok benzeyen aynı marka bir araç ile değiştirilmesine karar verilmiştir.
2.Çoğunluk Görüşünün Katılmadığım Yönleri:
a. Sayın Çoğunluk tarafından hüküm fıkrasının icrası sırasında tereddüt oluşabileceğinden bahisle temyiz eden davalının da aleyhine olacak şekilde İstinaf Mahkemesinin istinaf isteminin esastan reddine karar verdiği Yerel Mahkeme kararının bozulmasına re'sen karar verilmiştir.
b. Çoğunluğun davayı "ayıplı araç satımından kaynaklanan misli ile değişim, olmadığı taktirde bedel iadesi" şeklinde nitelemesi hatalı olmuştur. Çünkü davacı dava dilekçesinde sadece misli ile değişim talep etmiş olup "olmadığı taktirde bedel iadesi" yönünde herhangi bir istemde bulunmamıştır. Sadece, misli ile değişim yanında araca ilave edilen donanım bedelini istemiştir.
c. Sayın Çoğunluğun mahkeme hükmünün icrasında tereddüde düşüleceği yönündeki görüşüne katılmak da mümkün değildir. Zira Mahkeme, hükmün sonuç kısmında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesinin ikinci fıkrası emri mucibince taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde göstermiştir. Hüküm gayet açık ve nettir. Mahkemece, dava konusu aracın birebir aynısını temin etmenin imkansızlığı veya zorluğu düşünülmüş, bu durumu aşmak için özellikle bilirkişiden rapor alınmış ve 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendine uygun bir şekilde, tıpkısı olmasa da, ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesine hükmetmiştir.
Bu şekilde bir hüküm kurulduktan sonra artık "icrada tereddüt" ten bahsetmek mümkün değildir.
d. Somut davada satıcı, meslekten satıcıdır. Satıcının meslekten olduğu hallerde, satılanın değiştirilmesinin imkan dahilinde olduğu sonucuna varılmalıdır. Olayımızda olduğu gibi seri üretilmiş bir malın parça satışına konu edildiği bir sözleşme ilişkisi bu duruma örnek gösterilebilir. Tetkik konusu uyuşmazlıkta olduğu gibi şayet satıcı meslekten ise, satılanın bir benzerini piyasadan temin etmesi satıcıdan beklenebilir. Böyle olunca da mahkeme hükmünün icrasında tereddütten bahsetmek hukuken açıklanamaz.
e. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulaması da bu yöndedir. Yargıtay tüketici işlemlerine ilişkin verdiği kararlarda, tüketicinin satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesi hakkını kullanması halinde, satıcının satılanın değiştirilmesinin mümkün olmadığı yönündeki savunmalarını dikkate almamaktadır. Olayımızda olduğu gibi özellikle otomobil satışlarında tüketici, aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini talep etmişse, tüketicinin tercihleri Kanun tarafından üstün tutulduğundan, Yargıtay'a göre bu talebe uygun karar verilmesi zorunludur. Ayrıca 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 24 üncü maddesinin dördüncü fıkrası hükmü gereğince yine Yargıtay'a göre satılan taşınırın bir benzerinin bulunamayacak olmasının ifa güçlüğü olarak nitelendirilemez, 2004 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin dördüncü fıkrası hükmü uyarınca, taşınır eşyaların teslimine ilişkin ilamların icrasında, taşınır eşyanın borçlunun yedinde bulunmaması halinde icra memuru taşınırın rayiç değerini icra eder.
(YGHK, 04.03.2009, 4-11/99; YGHK 22.06.2005, 4-309/391)
f. Yargıtay'ın tüketiciler için müstakar hale gelmiş bu içtihadının tacirlere uygulanmasında hiçbir mahsur yoktur. Zira önemli olan aracın piyasadan temin edilebilmesidir. Aracın piyasadan temin edilememesi halinde ilamın nasıl icra edileceği ise 2004 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Dolayısıyla mahkemece ayıplı aracın benzerinin hüküm altına alınması yeterlidir. Ayrıca aracın iadesi mümkün olmazsa bedelinin iadesi şeklinde hüküm kurmaya gerek olmadığı gibi aşağıda "h ve ı" bendlerinde açıklanacağı üzere böyle bir hüküm kurmak hukuken mümkün de değildir.
g. Taleple bağlılık ilkesi başlığını taşıyan 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Somut uyuşmazlıkta davacı sadece misliyle değişim talep ettiği halde çoğunluk bu bozma kararıyla, taleple bağlılık ilkesini ihlal edecek şekilde yerel hâkimi talepten fazlasına hükmetmeye zorlamıştır.
ğ. Davalı tarafından temyiz edilen BAM kararı çoğunluk tarafından, en temel insan hakkı olan "aleyhe bozma yasağı" ilkesini ihlal edecek şekilde yine davalı aleyhine bozulmuştur.
h. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinde alıcının seçimlik hakları düzenlenmiştir. Bunlardan sözleşmeden dönme ve satış bedelinin indirilmesini talep etme hakkı yenilik doğuran haklardır. Yenilik doğuran haklar kullanılmalarıyla birlikte tükendiklerinden, alıcı bu haklardan birini kullandıktan sonra, kural olarak tek başına hukuki sonucu değiştiremez ve diğer seçimlik haklardan birini devreye sokamaz. Satılanın ayıpsız benzeriyle değiştirilmesi veya onarılması talebi ise aynen ifa talebinin ayıplı ifa sonrasında devamı olarak yorumlanmalıdır. Kanun hâkime sadece, alıcının seçimlik haklarından sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde müdahale hakkı tanımıştır.
Gerçekten de 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin dördüncü fıkrası hükmüne göre "Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir."
ı. Somut uyuşmazlıkta davacı (alıcı) 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinde düzenlenen seçimlik haklarından satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi hakkını kullanmıştır. (md. 227/1-4). Başka bir anlatımla sözleşmeden dönme hakkını kullanmamıştır. Bedel iadesine karar verilebilmesi için alıcı davacının yenilik doğurucu bir hak olan ve 227 nci maddenin birinci fıkrasının birinci bendinde düzenlenmiş olan sözleşmeden dönme hakkını kullanmış olması gerekir. Davacının kullandığı misliyle değiştirme seçimlik hakkına hakimin müdahalesi mümkün değildir. Çünkü buna ilişkin Kanun'da herhangi bir düzenleme yoktur. Hâl böyleyken Çoğunluğun, alıcının kullanmadığı halde sözleşmeden dönme sonuçlarını doğuracak ve yetkisi olmadığı halde bedel iadesine karar vermeye zorlamak şeklinde hâkime müdahale hakkı tanıması da hukuka aykırı olmuştur.
3. Yerel Mahkeme Kararına Yönelik Eleştirilerim;
a. Somut uyuşmazlıkta dava konusu araç dava tarihinden sonra kazaya karışmıştır.
b. 6098 sayılı Kanun'un 228 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre "Satılanı alıcıya yüklenebilen bir sebep yüzünden yok olmuşsa veya alıcı onu başkasına devretmişse ya da biçimini değiştirmişse alıcı ancak değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini isteyebilir." Bu hüküm misliyle değiştirme talepleri açısından bir dava şartını düzenlemiştir. Buna göre eğer alıcı kendisine yüklenebilen bir sebep yüzünden satılanın biçimini değiştirmişse artık satıcıdan misliyle değişim talebinde bulunamaz. Dava şartları yargılama boyunca mevcudiyetlerini koruma zorunda olduklarından yargılamanın ilerleyen safhalarında dava şartlarından birisi yok olmuşsa hâkim bu durumu re'sen nazara almalı ve davayı usulden reddetmelidir.
c. Önümüzdeki davada dava konusu aracın kazaya karıştığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece md. 228/2 kapsamında aracın biçim değiştirip değiştirmediği yönünden uzman bilirkişi heyetinden rapor alındıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken kaza sonucu biçim değiştirme vakıası ve dava şartı hiç değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı karar verilmesi hatalı olmuştur. Kanaatimce yerel mahkeme kararı çoğunluk görüşünün aksine bu yönden bozulmalıydı.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/987926500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz