Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5424 E. 2024/1867 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
seçimlik yetki↗ bedelden indirim↗ ayıpsız benzeri ile değiştirme↗ usulden red↗ ayıpsız misli ile değiştirme↗ bedel indirimi↗ misli ile değiştirme↗ seçimlik haklar↗ ön inceleme tutanağı↗ sözleşmeden dönme↗ doğrudan zarar↗ ihtarat↗ terditli dava↗ ek mehil↗ ayıp↗ bedel iadesi↗ keşif↗ davanın konusu↗ hakkın kötüye kullanılması↗ sözleşmenin feshi↗ davanın açılmamış sayılması↗ şikayet↗ ara karar↗ yargılama giderleri↗ kesin süre↗ satım sözleşmesi↗ istinaf incelemesi↗ açılmamış sayılma↗ ifa↗ usulden reddi↗ ihbar↗ ihtar↗ maddi ve manevi tazminat↗ görevsizlik kararı↗ esastan ret↗ yetki↗ dosya masrafı↗ dava sebebi↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/556 E., 2022/74 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 166.600,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 08.06.2017 tarihinde davalı ...Ş.'den almış olduğu 2017 model ...Marka aracın teslim tarihinden sonra bir hafta geçmeden 13.06.2017 tarihinde motor soğukken araç rölantide ve seyir halinde titreme şikayeti ile aracı servise verdiğini, yazılım güncellemesi yapılmış olmasına rağmen 03.07.2017 tarihinde arıza sebebi ile aracın tekrar servise verildiğini, yine yazılım güncellemesi yapıldığını, fakat 12.07.2017 tekrar aracı servise götürüldüğünü, birden fazla servise götürülmüş olan araçta her defasında elektronik düzenin kontrol edilmesi amcı ile yazılım güncellemesi yapıldığını, araçta üretim hatası bulunuduğunun aşikar olduğunu, aracın hala serviste bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu aracı ticari faaliyetinde kullanmak için aldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile, ödemiş olduğu satış bedelinin faiziyle birlikte geri verilmesi, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesine, ayıplı maldan doğan doğrudan zararın giderilmesine, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme ile bedelinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacının muayene ve ihbar mükellefiyetini süresi içinde ifa etmediğini ve kanunun kendisine yüklediği hususları yerine getirmediğini ve aracı bu haliyle kabul etmiş olduğundan bu konudaki tüm dava ve talep haklarının düştüğünü, dava dilekçesinde yer alan talep sonucun kanunda düzenlenen şartları taşımadığını, dava konusu araçta herhangi bir imalat hatası veya açık/gizli aybın söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ...-Benz Türk A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taleplerin açıklattırılması ve bu hususa ilişkin verilmiş süreye riayet edilmemesi durumunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın mezkur araçtaki şikayetlerinin varlığı kabul edilse dahi, davacının mevzuatın aradığı süreler dahilinde usulüne uygun ve süresinde bir ayıp ihbarında bulunmadığını, davanın dava konusu talep için kanunun aradığı şartlar bulunmadığından reddi gerektiğini, davacının sahip olduğu seçimlik haklarından onarım hakkını kullanmasından sonra ikame ettiği dava ile terditli olarak aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine ve aracın teslimi ile bedelinin iade edilmesine dair talepte bulunmasının hakkın kötüye kullanılmasını teşkil ettiğini, davada talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin maddi ve hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek, davanın görevsizlik nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davanın hak düşürücü sürelere riayet edilmemiş olması nedeniyle usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının ayıptan kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinde alıcıya tanınan hakları yenilik doğurucu yani tüketilen haklardan olup alıcı bunlardan ancak birini kullanabilecek, başka bir anlatımla terditli olarak talepte bulunamayacağı, verilen kesin sürede seçimlik hakkını kullanmayan davacının lehine bir seçimlik hakka öncelik tanıyarak yargılamaya devam edilmesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 25 ve 26 ncı maddelerine açıkça aykırı olacağı, yasal ihtarata uygun olarak huzurdaki davacının 6100 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin birinci fıkrası (ğ) bendi uyarınca açık bir talep sonucu barındırmadığı gerekçesiyle aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/123 E. sayılı dosyasında ön inceleme tutanağında taraflarına talep sonucunu açık bir şekilde belirtmeleri için tebliğden itibaren bir haftalık kesin süre verildiğini, bahsi geçen eksikliğin tamamlanmaması durumunda davanın açılmamış sayılacağının ihtar edilmesine karar verildiğini, söz konusu ihtaratın taraflarına tebliğ edildiğini, 04.07.2018 tarihli dilekçede; asıl taleplerinin malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi, terditli yardımcı taleplerinin bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme ile birlikte bedelin iadesi, ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesi, yardımcı taleplerinin; yargılama giderleriyle satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi ile ayıplı maldan doğan doğrudan zararın giderilmesi hususlarını kapsadığı şekilde beyanda bulunulduğunu, İlk Derece Mahkemesinin 15.05.2018 tarihli tensip ara kararları gereğince ek bir dilekçeyle söz konusu taleplerin taraflarınca yeniden bildirildiğini, ancak bu aşamadan sonra İlk Derece Mahkemesince görevsizlik nedeniyle usulden red kararı verildiğini, görevli mahkemede görülmeye başlanan davanın öncekinin devamı niteliğinde olduğunu, görevli mahkemece araç üzerinde yeniden keşif yapılmasına karar verildiğini, keşif esnasında aracın çalıştırılamadığını, davacının verilen sürede araç bakımını yapmış olması sebebiyle tekrar keşif yapılmasına karar verildiğini bu kez de keşif usulüne uygun yapılmadığından taraflarınca itiraz edildiğini, bu aşamada taleplerini açıklamaları hususunda ilk derece mahkemesince taraflara süre verildiğini bunun üzerine 04.07.2018 tarihli dilekçeyi sunduklarını, mahkemenin görevsizlik kararının istinaf incelemesi neticesi kaldırıldığını, kararın kaldırılmasından sonraki 17.12.2019 tarihli celsede davanın usulden reddine karar verildiğini, halbuki görevsiz mahkemede yapılan usuli işlemlerin, görevli mahkemede de geçerli olduğunu, bu bağlamda 04.07.2018 tarihli dilekçeyle talep ettiklerini hatta sonrasında ek dilekçe de verdiklerini, feri talepler ile ilgili olarak inceleme yapılabilmesi için asıl talebin reddedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinde alıcıya tanınan haklar yenilik doğurucu, yani tüketilen haklardan olup alıcı bunlardan ancak birini kullanabilecek, başka bir anlatımla terditli olarak talepte bulunamayacağı, kanun, alıcıya genel hükümlere göre tazminat talebinde bulunma hakkını tanıdığı gibi, maddenin 4 üncü fıkrasında hâkime, sözleşmenin feshi yerine bedelden indirim ya da satılanın onarılmasına karar verme konusunda seçimlik yetki tanındığı, bu nedenle, davanın terditli açılmasının mümkün olmadığı, mahkemece dava dilekçesinde talep sonucunun açık olmaması sebebi ile 6100 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin birinci fıkrası (ğ) bendi gereğince davacıya talep sonucunu açıklaması için bir haftalık kesin süre verildiği, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtar edildiği, davacı vekili tarafından söz konusu eksiklik tamamlanmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesi uyarınca satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak; satış bedelinin faiziyle birlikte geri verilmesi, yargılama giderleri ile satılan için yapılmış giderlerin ödenmesi, ayıplı araçtan doğan doğrudan zararın giderilmesi, olmadığı takdire malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesine göre alıcı, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanbilir. Davacı vekili 23.05.2018 tarihli dilekçesinde öncelikle ayıplı malın misliyle değiştirilmesi talebinde bulunmuş olup belirtilen maddeye göre hakim satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Davacı vekilinin mehil verilmesi üzerine asıl talebini belirttiği, olmadığı takdirde sözleşmeden dönme ile bedelin iadesine hükmedilmesini talep ettiği anlaşılmakla davacı vekilinin bu beyanı; 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesine göre asıl talep olmadığı takdirde mahkemece de asıl talebin yerine hükmedilebilecek hususlara ilişkin olmakla mahkemece işin esasına girilerek inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5425 E. 2022/9642 K.
Ortak:bedel indirimi · sözleşmeden dönme · ayıp · bedel iadesi · ihbar · teslim · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda2.Davalı ...-Benz Türk A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, «dava konusu» taleplerin açıklattırılması ve bu hususa ilişkin verilmiş süreye riayet edilmemesi durumunda «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın mezkur araçtaki «şikayetlerinin» varlığı kabul edilse dahi, davacının mevzuatın aradığı süreler dahilinde usulüne uygun ve süresinde bir «ayıp» ihbarında bulunmadığını, davanın dava konusu talep için kanunun aradığı şartlar bulunmadığından reddi gerektiğini, davacının sahip olduğu «seçimlik haklarından» onarım hakkını kullanmasından sonra ikame ettiği dava ile «terditli» olarak aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine ve aracın «teslimi» ile «bedelinin iade» edilmesine dair talepte bulunmasının «hakkın kötüye kullanılmasını» teşkil ettiğini, davada talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin maddi ve hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek, davanın «görevsizlik» nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davanın hak düşürücü sürelere riayet edilmemiş olması nedeniyle usulden ve esastan reddine karar verilmesini t …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 08.06.2017 tarihinde davalı ...Ş.'den almış olduğu 2017 model ...Marka aracın «teslim» tarihinden sonra bir hafta geçmeden 13.06.2017 tarihinde motor soğukken araç rölantide ve seyir halinde titreme «şikayeti» ile aracı servise verdiğini, yazılım güncellemesi yapılmış olmasına rağmen 03.07.2017 tarihinde arıza «sebebi» ile aracın tekrar servise verildiğini, yine yazılım güncellemesi yapıldığını, fakat 12.07.2017 tekrar aracı servise götürüldüğünü, birden fazla servise götürülmüş olan araçta her defasında elektronik düzenin kontrol edilmesi amcı ile yazılım güncellemesi yapıldığını, araçta üretim hatası bulunuduğunun aşikar olduğunu, aracın hala serviste bulunduğunu, müvekkilinin «dava konusu» aracı ticari faaliyetinde kullanmak için aldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile, ödemiş olduğu satış bedelinin faiziyle birlikte geri verilmesi, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi «yargılama giderleri» ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesine, ayıplı maldan doğan «doğrudan zararın» giderilmesine, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, bedel iadesini de içeren «sözleşmeden dönme» ile bedelinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/123 E. sayılı dosyasında ön «inceleme tutanağında» taraflarına talep sonucunu açık bir şekilde belirtmeleri için tebliğden itibaren bir haftalık «kesin süre» verildiğini, bahsi geçen eksikliğin tamamlanmaması durumunda davanın açılmamış sayılacağının «ihtar» edilmesine karar verildiğini, söz konusu «ihtaratın» taraflarına tebliğ edildiğini, 04.07.2018 tarihli dilekçede; asıl taleplerinin malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi, «terditli» yardımcı taleplerinin bedel iadesini de içeren «sözleşmeden dönme» ile birlikte «bedelin iadesi», ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesi, yardımcı taleplerinin; «yargılama giderleriyle» satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi ile ayıplı maldan doğan «doğrudan zararın» giderilmesi hususlarını kapsadığı şekilde beyanda bulunulduğunu, İlk Derece Mahkemesinin 15.05.2018 tarihli tensip «ara» kararları gereğince ek bir dilekçeyle söz konusu taleplerin taraflarınca yeniden bildirildiğini, ancak bu aşamadan sonra İlk Derece Mahkemesince «görevsizlik» nedeniyle «usulden red» kararı verildiğini, «görevli» mahkemede görülmeye başlanan davanın öncekinin devamı niteliğinde olduğunu, görevli mahkemece araç üzerinde yeniden «keşif» yapılmasına karar verildiğini, keşif esnasında aracın çalıştırılamadığını, davacının verilen sürede araç bakımını yapmış olması sebebiyle tekrar keşif yapılmasına karar verildiğini bu kez de keşif usulüne uygun yapılmadığından taraflarınca itiraz edildiğini, bu aşamada taleplerini açıklamaları hususunda ilk derece mahkemesince taraflara süre verildiğini bunun üzerine 04.07.2018 tarihli dilekçeyi sunduklarını, mahkemenin görevsizlik kararının «istinaf incelemesi» neticesi kaldırıldığını, kararın kaldırılmasından sonraki 17.12.2019 tarihli celsede davanın «usulden reddine» karar verildiğini, halbuki görevsiz mahkemede yapılan usuli işlemlerin, görevli mahkemede de geçerli olduğunu, bu bağlamda 04.07.2018 tarihli dilekçeyle talep etti …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
227/4, “Alıcının «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilir” şeklinde düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:misliyle değişim · dönme hakkı · garanti kapsamı · değer kaybı · mahrum kalınan kâr · kâr mahrumiyeti · denetime elverişlilik · garantörlük
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
… eklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, araçtaki arızaların halen devam ettiğine ve araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin «ibraz» edildiği, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, dolayısıyla misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebinin yerinde bulunduğu, dosya içeriğine göre «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın belirlendiği, bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 34 RA 6157 plakalı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Dava; ayıplı aracın misliyle değiştirilmesi, bu talep kabul edilmediği takdirde «değer kaybı» tazminatı ve aracın kullanılmadığı süre için «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3665 E. 2023/7293 K.
Ortak:sözleşmeden dönme · terditli dava · ayıp · ihbar · teslim
İncelediğiniz kararda2.Davalı ...-Benz Türk A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, «dava konusu» taleplerin açıklattırılması ve bu hususa ilişkin verilmiş süreye riayet edilmemesi durumunda «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın mezkur araçtaki «şikayetlerinin» varlığı kabul edilse dahi, davacının mevzuatın aradığı süreler dahilinde usulüne uygun ve süresinde bir «ayıp» ihbarında bulunmadığını, davanın dava konusu talep için kanunun aradığı şartlar bulunmadığından reddi gerektiğini, davacının sahip olduğu «seçimlik haklarından» onarım hakkını kullanmasından sonra ikame ettiği dava ile «terditli» olarak aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine ve aracın «teslimi» ile «bedelinin iade» edilmesine dair talepte bulunmasının «hakkın kötüye kullanılmasını» teşkil ettiğini, davada talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin maddi ve hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek, davanın «görevsizlik» nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davanın hak düşürücü sürelere riayet edilmemiş olması nedeniyle usulden ve esastan reddine karar verilmesini t …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 08.06.2017 tarihinde davalı ...Ş.'den almış olduğu 2017 model ...Marka aracın «teslim» tarihinden sonra bir hafta geçmeden 13.06.2017 tarihinde motor soğukken araç rölantide ve seyir halinde titreme «şikayeti» ile aracı servise verdiğini, yazılım güncellemesi yapılmış olmasına rağmen 03.07.2017 tarihinde arıza «sebebi» ile aracın tekrar servise verildiğini, yine yazılım güncellemesi yapıldığını, fakat 12.07.2017 tekrar aracı servise götürüldüğünü, birden fazla servise götürülmüş olan araçta her defasında elektronik düzenin kontrol edilmesi amcı ile yazılım güncellemesi yapıldığını, araçta üretim hatası bulunuduğunun aşikar olduğunu, aracın hala serviste bulunduğunu, müvekkilinin «dava konusu» aracı ticari faaliyetinde kullanmak için aldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile, ödemiş olduğu satış bedelinin faiziyle birlikte geri verilmesi, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi «yargılama giderleri» ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesine, ayıplı maldan doğan «doğrudan zararın» giderilmesine, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, bedel iadesini de içeren «sözleşmeden dönme» ile bedelinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/123 E. sayılı dosyasında ön «inceleme tutanağında» taraflarına talep sonucunu açık bir şekilde belirtmeleri için tebliğden itibaren bir haftalık «kesin süre» verildiğini, bahsi geçen eksikliğin tamamlanmaması durumunda davanın açılmamış sayılacağının «ihtar» edilmesine karar verildiğini, söz konusu «ihtaratın» taraflarına tebliğ edildiğini, 04.07.2018 tarihli dilekçede; asıl taleplerinin malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi, «terditli» yardımcı taleplerinin bedel iadesini de içeren «sözleşmeden dönme» ile birlikte «bedelin iadesi», ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesi, yardımcı taleplerinin; «yargılama giderleriyle» satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi ile ayıplı maldan doğan «doğrudan zararın» giderilmesi hususlarını kapsadığı şekilde beyanda bulunulduğunu, İlk Derece Mahkemesinin 15.05.2018 tarihli tensip «ara» kararları gereğince ek bir dilekçeyle söz konusu taleplerin taraflarınca yeniden bildirildiğini, ancak bu aşamadan sonra İlk Derece Mahkemesince «görevsizlik» nedeniyle «usulden red» kararı verildiğini, «görevli» mahkemede görülmeye başlanan davanın öncekinin devamı niteliğinde olduğunu, görevli mahkemece araç üzerinde yeniden «keşif» yapılmasına karar verildiğini, keşif esnasında aracın çalıştırılamadığını, davacının verilen sürede araç bakımını yapmış olması sebebiyle tekrar keşif yapılmasına karar verildiğini bu kez de keşif usulüne uygun yapılmadığından taraflarınca itiraz edildiğini, bu aşamada taleplerini açıklamaları hususunda ilk derece mahkemesince taraflara süre verildiğini bunun üzerine 04.07.2018 tarihli dilekçeyi sunduklarını, mahkemenin görevsizlik kararının «istinaf incelemesi» neticesi kaldırıldığını, kararın kaldırılmasından sonraki 17.12.2019 tarihli celsede davanın «usulden reddine» karar verildiğini, halbuki görevsiz mahkemede yapılan usuli işlemlerin, görevli mahkemede de geçerli olduğunu, bu bağlamda 04.07.2018 tarihli dilekçeyle talep etti …
Benzer bu kararda… KEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu aracın motor silindir kapağında çatlak bulunduğu, söz konusu ayıbın «gizli ayıp» niteliğinde olduğu, gizli ayıp, bizzat davalı Aykar..A.Ş. tarafından tespit edildiğinden ayrıca «ihbar» edilmesine gerek bulunmadığı, dolayısıyla «ayıp ihbarının», 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki süre içerisinde yapıldığının kabulü gerektiği, ayıptan, davalı Aykar...A.Ş.'nin satıcı sıfatıyla, diğer davalının ise genel hükümlere göre «garanti» veren sıfatıyla sorumlu olduğu, davacının seçimlik hakkını ürünün ayıpsız bir misliyle değiştirilmesinden yana kullandığı, ayıbın, aracın en önemli parçası olan motorda meydana geldiği, motorun onarımı mümkünse de, onarım sonrasında aracın orjinalliğinin ortadan kalkacağı ve aracın değerinin düşeceği, bu nedenle davacının ayıplı olarak üretilen motorun onarılması suretiyle aracın bu haliyle kullanmaya zorlanamayacağı, davacının sıfır kilometre olarak aldığı araçtan beklediği verimi alamaması nedeniyle «sözleşmeden dönme hakkını» kullanmasının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu aracın davalılar tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir.
… ekkilinin davanın açıldığı tarihe kadar tekrarlayan sorunlar sebebiyle aracı 4 kez davalı Aykar...A.Ş.'ye ait servise götürmek zorunda kaldığını, 24.05.2017 tarihli «son» servis ziyaretinde, aracın motorunun silindir kapağında çatlak olduğunun tespit edildiğini, söz konusu gizli ayıbı öğrenir öğrenmez davalılara «ayıp» ihbarında bulunduklarını ve aracın ayıpsız bir misliyle değiştirilmesini istediklerini ancak davalıların buna yanaşmadığını ileri sürerek «terditli» talepte bulunmuş öncelikle aracın ayıpsız bir misliyle değiştirilmesini, bu talebin kabul görmemesi halinde ise aracın satış bedeli olarak fazlaya ilişkin haklar s …
CEVAP 1.Davalı Aykar...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» riayet etmediğini, «delil tespit» işleminin hukuka aykırı olduğunu, araçta imalat hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacı yanca araçtan elde edilen menfaatlerin düşülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:garanti sorumluluğu · misliyle değişim · ayıp ihbar süresi · ihbar süresi · dönme hakkı · gizli ayıp · ayıp ihbarı · eksik harç
Benzer bu kararda2.Davalı Doğuş Otomotiv..A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» riayet etmediğini, «delil tespit» işleminin hukuka aykırı olduğunu, davanın eksik harçla açıldığını, sonradan ortaya çıkan ayıbın onarımla giderilebilecek nitelikte olup «misliyle değişim» talebinin haksız olduğunu ve misliyle değişim durumunda araçta elde edilen faydanın mahsubu gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davalı Aykar...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan «delil tespitinin» hukuka aykırı olduğunu, «ayıp ihbar sürelerine» uyulmadığını, «eksik harç» alındığını, arızanın onarımla giderilebileceğini, Mahkemece, araçtan elde edilen faydaların dikkate alınıp «mahsup» edilmemesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
CEVAP 1.Davalı Aykar...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» riayet etmediğini, «delil tespit» işleminin hukuka aykırı olduğunu, araçta imalat hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacı yanca araçtan elde edilen menfaatlerin düşülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… KEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu aracın motor silindir kapağında çatlak bulunduğu, söz konusu ayıbın «gizli ayıp» niteliğinde olduğu, gizli ayıp, bizzat davalı Aykar..A.Ş. tarafından tespit edildiğinden ayrıca «ihbar» edilmesine gerek bulunmadığı, dolayısıyla «ayıp ihbarının», 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki süre içerisinde yapıldığının kabulü gerektiği, ayıptan, davalı Aykar...A.Ş.'nin satıcı sıfatıyla, diğer davalının ise genel hükümlere göre «garanti» veren sıfatıyla sorumlu olduğu, davacının seçimlik hakkını ürünün ayıpsız bir misliyle değiştirilmesinden yana kullandığı, ayıbın, aracın en önemli parçası olan motorda meydana geldiği, motorun onarımı mümkünse de, onarım sonrasında aracın orjinalliğinin ortadan kalkacağı ve aracın değerinin düşeceği, bu nedenle davacının ayıplı olarak üretilen motorun onarılması suretiyle aracın bu haliyle kullanmaya zorlanamayacağı, davacının sıfır kilometre olarak aldığı araçtan beklediği verimi alamaması nedeniyle «sözleşmeden dönme hakkını» kullanmasının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu aracın davalılar tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3888 E. 2023/3016 K.
Ortak:seçimlik haklar · ayıp · ihbar · dosya masrafı · dava sebebi · teslim · dava şartı
İncelediğiniz kararda2.Davalı ...-Benz Türk A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, «dava konusu» taleplerin açıklattırılması ve bu hususa ilişkin verilmiş süreye riayet edilmemesi durumunda «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın mezkur araçtaki «şikayetlerinin» varlığı kabul edilse dahi, davacının mevzuatın aradığı süreler dahilinde usulüne uygun ve süresinde bir «ayıp» ihbarında bulunmadığını, davanın dava konusu talep için kanunun aradığı şartlar bulunmadığından reddi gerektiğini, davacının sahip olduğu «seçimlik haklarından» onarım hakkını kullanmasından sonra ikame ettiği dava ile «terditli» olarak aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine ve aracın «teslimi» ile «bedelinin iade» edilmesine dair talepte bulunmasının «hakkın kötüye kullanılmasını» teşkil ettiğini, davada talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin maddi ve hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek, davanın «görevsizlik» nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davanın hak düşürücü sürelere riayet edilmemiş olması nedeniyle usulden ve esastan reddine karar verilmesini t …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 08.06.2017 tarihinde davalı ...Ş.'den almış olduğu 2017 model ...Marka aracın «teslim» tarihinden sonra bir hafta geçmeden 13.06.2017 tarihinde motor soğukken araç rölantide ve seyir halinde titreme «şikayeti» ile aracı servise verdiğini, yazılım güncellemesi yapılmış olmasına rağmen 03.07.2017 tarihinde arıza «sebebi» ile aracın tekrar servise verildiğini, yine yazılım güncellemesi yapıldığını, fakat 12.07.2017 tekrar aracı servise götürüldüğünü, birden fazla servise götürülmüş olan araçta her defasında elektronik düzenin kontrol edilmesi amcı ile yazılım güncellemesi yapıldığını, araçta üretim hatası bulunuduğunun aşikar olduğunu, aracın hala serviste bulunduğunu, müvekkilinin «dava konusu» aracı ticari faaliyetinde kullanmak için aldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile, ödemiş olduğu satış bedelinin faiziyle birlikte geri verilmesi, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi «yargılama giderleri» ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesine, ayıplı maldan doğan «doğrudan zararın» giderilmesine, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, bedel iadesini de içeren «sözleşmeden dönme» ile bedelinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Değerlendirme 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesine göre alıcı, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek «sözleşmeden dönme», satılanı alıkoyup «ayıp» oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir «masrafı» gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanbilir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davaya konu araçta, ayıpsız bir misliyle değiştirilmesini gerektirecek düzeyde «ayıp» bulunup bulunup bulunmadığı, davacının araçtan yoksun kalması sebebiyle bir zarara uğrayıp uğramadığı, uğradıysa bu zararın ne kadar olduğu hususlarında toplanmaktadır.
2.6098 sayılı Kanun'un 227 inci maddesiyle, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcının, aynı Yasa hükmünde 4 bent halinde sayılan «seçimlik haklardan» birisini kullanabileceği düzenleme altına alınmış olup bu seçimlik haklardan birisi de satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme hakkıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · infaz · garantörlük · maddi tazminat · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu itibarla, Mahkemece, davaya konu aracın davalılara iadesine ve aracın ayıpsız bir misliyle değiştirilmesine karar verilmesi gerekirken «infazda tereddüte» de sebep olabilecek bir şekilde aracın, bilirkişi raporunda bilgilerine yer verilen 2020 veya 2021 model bir versiyonuyla değiştirilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hukuk Dairesinin yukarıda bilgilerine yer verilen ve Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamıyla; davalılar tarafından verilen «garanti» belgesiyle ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca düzenlenen teknik düzenlemelerle, dava konusu aracın davalı servislerinde tamiri için belirlenen azami süreler bulunduğu, davacının ancak azami süreyi aşan tamir süreleri için alternatif araç veya aracın verilmemesi durumunda dışarıdan kiralama yaptıysa kiralama bedelini talep edebileceği, «maddi tazminat» talebinin belirtilen hususlar gözetilerek karara bağlanması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyulmasına rağmen «garanti» belgeleriyle ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca düzenlenen teknik düzenlemelerle öngörülen azami tamir sürelerinin ne kadar olduğu ve davaya konu aracın davanın açıldığı tarihe kadar bu süreleri aşar şekilde tamirde kalıp kalmadığı araştırılmadığı gibi davacının bu süreçte dışardan kiralama yapıp yapmadığı da yeterince araştırılmamış salt aracın davalılara ait serviste kaldığı sürelere dayalı olarak «maddi tazminata» hükmedilmiştir.
3.Davalıların «maddi tazminata» yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, Yargıtay (Kapatılan) 19.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/496 E. 2023/3184 K.
Ortak:ayıp · bedel iadesi · sözleşmenin feshi · ihbar · görevsizlik kararı · teslim · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik · hak düşürücü süre
İncelediğiniz kararda2.Davalı ...-Benz Türk A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, «dava konusu» taleplerin açıklattırılması ve bu hususa ilişkin verilmiş süreye riayet edilmemesi durumunda «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın mezkur araçtaki «şikayetlerinin» varlığı kabul edilse dahi, davacının mevzuatın aradığı süreler dahilinde usulüne uygun ve süresinde bir «ayıp» ihbarında bulunmadığını, davanın dava konusu talep için kanunun aradığı şartlar bulunmadığından reddi gerektiğini, davacının sahip olduğu «seçimlik haklarından» onarım hakkını kullanmasından sonra ikame ettiği dava ile «terditli» olarak aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine ve aracın «teslimi» ile «bedelinin iade» edilmesine dair talepte bulunmasının «hakkın kötüye kullanılmasını» teşkil ettiğini, davada talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin maddi ve hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek, davanın «görevsizlik» nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davanın hak düşürücü sürelere riayet edilmemiş olması nedeniyle usulden ve esastan reddine karar verilmesini t …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/123 E. sayılı dosyasında ön «inceleme tutanağında» taraflarına talep sonucunu açık bir şekilde belirtmeleri için tebliğden itibaren bir haftalık «kesin süre» verildiğini, bahsi geçen eksikliğin tamamlanmaması durumunda davanın açılmamış sayılacağının «ihtar» edilmesine karar verildiğini, söz konusu «ihtaratın» taraflarına tebliğ edildiğini, 04.07.2018 tarihli dilekçede; asıl taleplerinin malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi, «terditli» yardımcı taleplerinin bedel iadesini de içeren «sözleşmeden dönme» ile birlikte «bedelin iadesi», ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesi, yardımcı taleplerinin; «yargılama giderleriyle» satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi ile ayıplı maldan doğan «doğrudan zararın» giderilmesi hususlarını kapsadığı şekilde beyanda bulunulduğunu, İlk Derece Mahkemesinin 15.05.2018 tarihli tensip «ara» kararları gereğince ek bir dilekçeyle söz konusu taleplerin taraflarınca yeniden bildirildiğini, ancak bu aşamadan sonra İlk Derece Mahkemesince «görevsizlik» nedeniyle «usulden red» kararı verildiğini, «görevli» mahkemede görülmeye başlanan davanın öncekinin devamı niteliğinde olduğunu, görevli mahkemece araç üzerinde yeniden «keşif» yapılmasına karar verildiğini, keşif esnasında aracın çalıştırılamadığını, davacının verilen sürede araç bakımını yapmış olması sebebiyle tekrar keşif yapılmasına karar verildiğini bu kez de keşif usulüne uygun yapılmadığından taraflarınca itiraz edildiğini, bu aşamada taleplerini açıklamaları hususunda ilk derece mahkemesince taraflara süre verildiğini bunun üzerine 04.07.2018 tarihli dilekçeyi sunduklarını, mahkemenin görevsizlik kararının «istinaf incelemesi» neticesi kaldırıldığını, kararın kaldırılmasından sonraki 17.12.2019 tarihli celsede davanın «usulden reddine» karar verildiğini, halbuki görevsiz mahkemede yapılan usuli işlemlerin, görevli mahkemede de geçerli olduğunu, bu bağlamda 04.07.2018 tarihli dilekçeyle talep etti …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 08.06.2017 tarihinde davalı ...Ş.'den almış olduğu 2017 model ...Marka aracın «teslim» tarihinden sonra bir hafta geçmeden 13.06.2017 tarihinde motor soğukken araç rölantide ve seyir halinde titreme «şikayeti» ile aracı servise verdiğini, yazılım güncellemesi yapılmış olmasına rağmen 03.07.2017 tarihinde arıza «sebebi» ile aracın tekrar servise verildiğini, yine yazılım güncellemesi yapıldığını, fakat 12.07.2017 tekrar aracı servise götürüldüğünü, birden fazla servise götürülmüş olan araçta her defasında elektronik düzenin kontrol edilmesi amcı ile yazılım güncellemesi yapıldığını, araçta üretim hatası bulunuduğunun aşikar olduğunu, aracın hala serviste bulunduğunu, müvekkilinin «dava konusu» aracı ticari faaliyetinde kullanmak için aldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile, ödemiş olduğu satış bedelinin faiziyle birlikte geri verilmesi, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi «yargılama giderleri» ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesine, ayıplı maldan doğan «doğrudan zararın» giderilmesine, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, bedel iadesini de içeren «sözleşmeden dönme» ile bedelinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu aracın ticari taksi olarak kullanılması nedeniyle davanın «görevsizlik» nedeniyle reddi gerektiğini, davaya Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğini, davacı tarafın 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4 üncü maddesinde öngörülen hak düşürücü nitelikteki 30 günlük «ayıp ihbar yükümlülüğüne» ve süresine uymadığını, 4 üncü maddeye dayalı talep haklarını kaybettiğini, araçta gizli ayıbın mevcut olduğu kabul edilecek dahi olsa hak düşürücü sürelere uyulma …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 19.04.2017 tarihinde davalıdan 215.603,69 TL bedel ile araç satın aldığını, aracın 2 yıl «garanti kapsamında» olduğunu, aracı aldıktan sonra arıza meydana geldiğini, aracın servise götürüldüğünü, servis tarafından garanti kapsamında onarıldığını ve fakat daha sonra aynı ve farklı sorunlar ortaya çıkması sonucu aracın 22 kez daha servise gittiğini, araçta meydana gelen arazılardan dolayı davacının mağduriyet yaşadığını ileri sürerek «gizli ayıp» mevcut olan aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilerek davacıya «teslimine», bu mümkün olmadığı takdirde satın alma tarihinden itibaren işleyecek olan faizle beraber aracın satın alma bedeli olan 10.000,00 TL'nin (fazlaya ilişkin haklar sa …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın «görevsizlik» nedeniyle reddedilmesi gerekirken itirazlarının dikkate alınmadan ve görev yönünden bir değerlendirme yapılmadan hüküm kurulduğunu, davacı «tacir» ile davalı tacir arasındaki uyuşmazlığa ilişkin olarak Asliye Ticaret Mahkemelerinin «görevli» olduğunu, araç ve parçaların hiçbir şekilde teknik incelemeye tabi tutulmadan varsayıma dayanarak aracın üretimden kaynaklı ayıplı olduğu sonucuna varıldığını, bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, davaya konu aracın davacı tarafından 4 yıla yakın ve 118.904 km kullanıldığının bilirkişi raporlarında değerlendirilmediğini, mahkemece dava konusu araçtaki «değer kaybının» davalı tarafa ödenmesine karar verilmişse de hükmedilen miktarın piyasa şartlarının çok altında olduğunu, davacı tarafın 4 yıla yakın bir süre ile aracını kullandığı dikkate alındığında araca ilişkin menfaatlerinin «mahsup» edilmesinin «hakkaniyete» ve hukuka uygun olacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:garanti kapsamı · değer kaybı · gizli ayıp · ayıp ihbarı · esnaf · ihbar yükümlülüğü · depo kararı · hakkaniyet
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satılan aracın 10 kez arızalandığı ve «gizli ayıp» olduğu, araçtaki ayıbın niteliği dikkate alındığında, davacının aracı kullanmaktan beklediği faydayı sağlayamadığı, önemli derecede gizli ayıp olduğu, ayıbın niteliği dikkate alındığında davacının ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteyebileceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 227 nci maddesinin alıcıya bu hakkı tanıdığı gerekçesi ile aracın davacı tarafın kullanımdayken kaza yapıldığından «değer kaybı» «depo» edilmek suretiyle davanın kabulüne dava konusu aracın ayıplı olduğunun tespiti ile dava konusu ayıplı malın davacı tarafından üzerindeki tüm takyidatlardan ve traf …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 19.04.2017 tarihinde davalıdan 215.603,69 TL bedel ile araç satın aldığını, aracın 2 yıl «garanti kapsamında» olduğunu, aracı aldıktan sonra arıza meydana geldiğini, aracın servise götürüldüğünü, servis tarafından garanti kapsamında onarıldığını ve fakat daha sonra aynı ve farklı sorunlar ortaya çıkması sonucu aracın 22 kez daha servise gittiğini, araçta meydana gelen arazılardan dolayı davacının mağduriyet yaşadığını ileri sürerek «gizli ayıp» mevcut olan aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilerek davacıya «teslimine», bu mümkün olmadığı takdirde satın alma tarihinden itibaren işleyecek olan faizle beraber aracın satın alma bedeli olan 10.000,00 TL'nin (fazlaya ilişkin haklar sa …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu aracın ticari taksi olarak kullanılması nedeniyle davanın «görevsizlik» nedeniyle reddi gerektiğini, davaya Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğini, davacı tarafın 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4 üncü maddesinde öngörülen hak düşürücü nitelikteki 30 günlük «ayıp ihbar yükümlülüğüne» ve süresine uymadığını, 4 üncü maddeye dayalı talep haklarını kaybettiğini, araçta gizli ayıbın mevcut olduğu kabul edilecek dahi olsa hak düşürücü sürelere uyulma …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın «görevsizlik» nedeniyle reddedilmesi gerekirken itirazlarının dikkate alınmadan ve görev yönünden bir değerlendirme yapılmadan hüküm kurulduğunu, davacı «tacir» ile davalı tacir arasındaki uyuşmazlığa ilişkin olarak Asliye Ticaret Mahkemelerinin «görevli» olduğunu, araç ve parçaların hiçbir şekilde teknik incelemeye tabi tutulmadan varsayıma dayanarak aracın üretimden kaynaklı ayıplı olduğu sonucuna varıldığını, bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, davaya konu aracın davacı tarafından 4 yıla yakın ve 118.904 km kullanıldığının bilirkişi raporlarında değerlendirilmediğini, mahkemece dava konusu araçtaki «değer kaybının» davalı tarafa ödenmesine karar verilmişse de hükmedilen miktarın piyasa şartlarının çok altında olduğunu, davacı tarafın 4 yıla yakın bir süre ile aracını kullandığı dikkate alındığında araca ilişkin menfaatlerinin «mahsup» edilmesinin «hakkaniyete» ve hukuka uygun olacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3586 E. 2023/5714 K.
Ortak:bedel indirimi · seçimlik haklar · sözleşmeden dönme · ayıp · bedel iadesi · davanın konusu · ifa · teslim · dava şartı
İncelediğiniz kararda2.Davalı ...-Benz Türk A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, «dava konusu» taleplerin açıklattırılması ve bu hususa ilişkin verilmiş süreye riayet edilmemesi durumunda «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın mezkur araçtaki «şikayetlerinin» varlığı kabul edilse dahi, davacının mevzuatın aradığı süreler dahilinde usulüne uygun ve süresinde bir «ayıp» ihbarında bulunmadığını, davanın dava konusu talep için kanunun aradığı şartlar bulunmadığından reddi gerektiğini, davacının sahip olduğu «seçimlik haklarından» onarım hakkını kullanmasından sonra ikame ettiği dava ile «terditli» olarak aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine ve aracın «teslimi» ile «bedelinin iade» edilmesine dair talepte bulunmasının «hakkın kötüye kullanılmasını» teşkil ettiğini, davada talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin maddi ve hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek, davanın «görevsizlik» nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davanın hak düşürücü sürelere riayet edilmemiş olması nedeniyle usulden ve esastan reddine karar verilmesini t …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 08.06.2017 tarihinde davalı ...Ş.'den almış olduğu 2017 model ...Marka aracın «teslim» tarihinden sonra bir hafta geçmeden 13.06.2017 tarihinde motor soğukken araç rölantide ve seyir halinde titreme «şikayeti» ile aracı servise verdiğini, yazılım güncellemesi yapılmış olmasına rağmen 03.07.2017 tarihinde arıza «sebebi» ile aracın tekrar servise verildiğini, yine yazılım güncellemesi yapıldığını, fakat 12.07.2017 tekrar aracı servise götürüldüğünü, birden fazla servise götürülmüş olan araçta her defasında elektronik düzenin kontrol edilmesi amcı ile yazılım güncellemesi yapıldığını, araçta üretim hatası bulunuduğunun aşikar olduğunu, aracın hala serviste bulunduğunu, müvekkilinin «dava konusu» aracı ticari faaliyetinde kullanmak için aldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile, ödemiş olduğu satış bedelinin faiziyle birlikte geri verilmesi, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi «yargılama giderleri» ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesine, ayıplı maldan doğan «doğrudan zararın» giderilmesine, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, bedel iadesini de içeren «sözleşmeden dönme» ile bedelinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacının muayene ve «ihbar» mükellefiyetini süresi içinde «ifa» etmediğini ve kanunun kendisine yüklediği hususları yerine getirmediğini ve aracı bu haliyle kabul etmiş olduğundan bu konudaki tüm dava ve talep haklarının düştüğünü, dava dilekçesinde yer alan talep sonucun kanunda düzenlenen şartları taşımadığını, «dava konusu» araçta herhangi bir imalat hatası veya açık/gizli aybın söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaOto Servis A.Ş.'ye karşı açıldığını, «muvafakatleri» olmadan taraf değişikliği yapıldığını, aleyhlerine hüküm kurulduğunu, yasal süresinde «ayıp» ihbarında bulunulmadığını, «bilirkişi incelemesinin» yetersiz olduğunu, onarım hakkı kullanılarak seçimlik hakkın tüketildiğini, davacının kullandığı süre nazara alınmadan değişim kararı verildiğini, kullanılan süre boyunca araçtaki «değer kaybı» hesaplanıp faturada yazılı ücretten düşülmesi gerektiği, vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın …
Dava, ayıplı araç satımından kaynaklanan misli ile değişim olmadığı taktirde «bedel iadesi» talebine ilişkin olup mahkemece malın misli ile değişimine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ücretsiz onarım · değer kaybı · hakkaniyet · infaz · muvafakat · pasif husumet · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaA.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; araçtaki ayıpların «ücretsiz onarım» ile giderildiğini, onarım hakkı kullanılarak seçimlik hakkın tüketildiğini, davacının kullandığı süre nazara alınmadan değişim kararı verildiğini, misli ile değişim kararının «hakkaniyete» aykırı olduğunu, kullanılan süre boyunca araçtaki «değer kaybı» hesaplanıp faturada yazılı ücretten düşülmesi gerektiği, vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın …
Oto Servis A.Ş.'ye karşı açıldığını, «muvafakatleri» olmadan taraf değişikliği yapıldığını, aleyhlerine hüküm kurulduğunu, yasal süresinde «ayıp» ihbarında bulunulmadığını, «bilirkişi incelemesinin» yetersiz olduğunu, onarım hakkı kullanılarak seçimlik hakkın tüketildiğini, davacının kullandığı süre nazara alınmadan değişim kararı verildiğini, kullanılan süre boyunca araçtaki «değer kaybı» hesaplanıp faturada yazılı ücretten düşülmesi gerektiği, vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın …
Öte yandan, araç davacı elindeyken aracın kaza geçirmiş olması halinde meydana gelecek «değer kaybının» da satış bedelinden düşülerek hüküm altına alınması gerekirken «infazda» sıkıntı yaratacak şekilde karar tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Oto Servis A.Ş. yönünden davanın «pasif husumetten» reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, aracın davalıya iadesine, ilave donanımlarla birlikte misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5424 E. , 2024/1867 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/802 Esas, 2022/660 Karar
DAVALILAR 1. Mengerler Ticaret Türk A.Ş. vekili Avukat ...
2. ...Türk A.Ş. vekili ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/556 E., 2022/74 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 166.600,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 08.06.2017 tarihinde davalı ...Ş.'den almış olduğu 2017 model ...Marka aracın teslim tarihinden sonra bir hafta geçmeden 13.06.2017 tarihinde motor soğukken araç rölantide ve seyir halinde titreme şikayeti ile aracı servise verdiğini, yazılım güncellemesi yapılmış olmasına rağmen 03.07.2017 tarihinde arıza sebebi ile aracın tekrar servise verildiğini, yine yazılım güncellemesi yapıldığını, fakat 12.07.2017 tekrar aracı servise götürüldüğünü, birden fazla servise götürülmüş olan araçta her defasında elektronik düzenin kontrol edilmesi amcı ile yazılım güncellemesi yapıldığını, araçta üretim hatası bulunuduğunun aşikar olduğunu, aracın hala serviste bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu aracı ticari faaliyetinde kullanmak için aldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile, ödemiş olduğu satış bedelinin faiziyle birlikte geri verilmesi, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesine, ayıplı maldan doğan doğrudan zararın giderilmesine, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme ile bedelinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacının muayene ve ihbar mükellefiyetini süresi içinde ifa etmediğini ve kanunun kendisine yüklediği hususları yerine getirmediğini ve aracı bu haliyle kabul etmiş olduğundan bu konudaki tüm dava ve talep haklarının düştüğünü, dava dilekçesinde yer alan talep sonucun kanunda düzenlenen şartları taşımadığını, dava konusu araçta herhangi bir imalat hatası veya açık/gizli aybın söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ...-Benz Türk A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taleplerin açıklattırılması ve bu hususa ilişkin verilmiş süreye riayet edilmemesi durumunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın mezkur araçtaki şikayetlerinin varlığı kabul edilse dahi, davacının mevzuatın aradığı süreler dahilinde usulüne uygun ve süresinde bir ayıp ihbarında bulunmadığını, davanın dava konusu talep için kanunun aradığı şartlar bulunmadığından reddi gerektiğini, davacının sahip olduğu seçimlik haklarından onarım hakkını kullanmasından sonra ikame ettiği dava ile terditli olarak aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine ve aracın teslimi ile bedelinin iade edilmesine dair talepte bulunmasının hakkın kötüye kullanılmasını teşkil ettiğini, davada talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin maddi ve hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek, davanın görevsizlik nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davanın hak düşürücü sürelere riayet edilmemiş olması nedeniyle usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının ayıptan kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinde alıcıya tanınan hakları yenilik doğurucu yani tüketilen haklardan olup alıcı bunlardan ancak birini kullanabilecek, başka bir anlatımla terditli olarak talepte bulunamayacağı, verilen kesin sürede seçimlik hakkını kullanmayan davacının lehine bir seçimlik hakka öncelik tanıyarak yargılamaya devam edilmesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 25 ve 26 ncı maddelerine açıkça aykırı olacağı, yasal ihtarata uygun olarak huzurdaki davacının 6100 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin birinci fıkrası (ğ) bendi uyarınca açık bir talep sonucu barındırmadığı gerekçesiyle aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/123 E. sayılı dosyasında ön inceleme tutanağında taraflarına talep sonucunu açık bir şekilde belirtmeleri için tebliğden itibaren bir haftalık kesin süre verildiğini, bahsi geçen eksikliğin tamamlanmaması durumunda davanın açılmamış sayılacağının ihtar edilmesine karar verildiğini, söz konusu ihtaratın taraflarına tebliğ edildiğini, 04.07.2018 tarihli dilekçede; asıl taleplerinin malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi, terditli yardımcı taleplerinin bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme ile birlikte bedelin iadesi, ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesi, yardımcı taleplerinin;
yargılama giderleriyle satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi ile ayıplı maldan doğan doğrudan zararın giderilmesi hususlarını kapsadığı şekilde beyanda bulunulduğunu, İlk Derece Mahkemesinin 15.05.2018 tarihli tensip ara kararları gereğince ek bir dilekçeyle söz konusu taleplerin taraflarınca yeniden bildirildiğini, ancak bu aşamadan sonra İlk Derece Mahkemesince görevsizlik nedeniyle usulden red kararı verildiğini, görevli mahkemede görülmeye başlanan davanın öncekinin devamı niteliğinde olduğunu, görevli mahkemece araç üzerinde yeniden keşif yapılmasına karar verildiğini, keşif esnasında aracın çalıştırılamadığını, davacının verilen sürede araç bakımını yapmış olması sebebiyle tekrar keşif yapılmasına karar verildiğini bu kez de keşif usulüne uygun yapılmadığından taraflarınca itiraz edildiğini, bu aşamada taleplerini açıklamaları hususunda ilk derece mahkemesince taraflara süre verildiğini bunun üzerine 04.07.2018 tarihli dilekçeyi sunduklarını, mahkemenin görevsizlik kararının istinaf incelemesi neticesi kaldırıldığını, kararın kaldırılmasından sonraki 17.12.2019 tarihli celsede davanın usulden reddine karar verildiğini, halbuki görevsiz mahkemede yapılan usuli işlemlerin, görevli mahkemede de geçerli olduğunu, bu bağlamda 04.07.2018 tarihli dilekçeyle talep ettiklerini hatta sonrasında ek dilekçe de verdiklerini, feri talepler ile ilgili olarak inceleme yapılabilmesi için asıl talebin reddedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinde alıcıya tanınan haklar yenilik doğurucu, yani tüketilen haklardan olup alıcı bunlardan ancak birini kullanabilecek, başka bir anlatımla terditli olarak talepte bulunamayacağı, kanun, alıcıya genel hükümlere göre tazminat talebinde bulunma hakkını tanıdığı gibi, maddenin 4 üncü fıkrasında hâkime, sözleşmenin feshi yerine bedelden indirim ya da satılanın onarılmasına karar verme konusunda seçimlik yetki tanındığı, bu nedenle, davanın terditli açılmasının mümkün olmadığı, mahkemece dava dilekçesinde talep sonucunun açık olmaması sebebi ile 6100 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin birinci fıkrası (ğ) bendi gereğince davacıya talep sonucunu açıklaması için bir haftalık kesin süre verildiği, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtar edildiği, davacı vekili tarafından söz konusu eksiklik tamamlanmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesi uyarınca satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak; satış bedelinin faiziyle birlikte geri verilmesi, yargılama giderleri ile satılan için yapılmış giderlerin ödenmesi, ayıplı araçtan doğan doğrudan zararın giderilmesi, olmadığı takdire malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesine göre alıcı, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanbilir. Davacı vekili 23.05.2018 tarihli dilekçesinde öncelikle ayıplı malın misliyle değiştirilmesi talebinde bulunmuş olup belirtilen maddeye göre hakim satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Davacı vekilinin mehil verilmesi üzerine asıl talebini belirttiği, olmadığı takdirde sözleşmeden dönme ile bedelin iadesine hükmedilmesini talep ettiği anlaşılmakla davacı vekilinin bu beyanı; 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesine göre asıl talep olmadığı takdirde mahkemece de asıl talebin yerine hükmedilebilecek hususlara ilişkin olmakla mahkemece işin esasına girilerek inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051049000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz