Tazminat | İade
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3888 E. 2023/3016 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıpsız benzeri ile değiştirme↗ ayıpsız misli ile değiştirme↗ garanti süresi↗ seçimlik haklar↗ misli ile değiştirme↗ ayıp ihbarı↗ tashih↗ kazanç kaybı↗ yoksun kalınan kâr↗ infazda tereddüt↗ ayıp↗ maddi hata↗ reeskont faizi↗ infaz↗ garantörlük↗ kâr kaybı↗ ihbar↗ fatura↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ıslah↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ dava sebebi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ zamanaşımı↗ teslim↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu araçta, ayıpsız bir misliyle değiştirilmesini gerektirecek düzeyde ayıp bulunup bulunup bulunmadığı, davacının araçtan yoksun kalması sebebiyle bir zarara uğrayıp uğramadığı, uğradıysa bu zararın ne kadar olduğu hususlarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dava, ayıplı ürünün ayıpsız bir misliyle değiştirilmesi ve araçtan yoksun kalma nedeniyle oluştuğu iddia edilen maddi zararların tahsili istemine ilişkindir.
2.6098 sayılı Kanun'un 227 inci maddesiyle, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcının, aynı Yasa hükmünde 4 bent halinde sayılan seçimlik haklardan birisini kullanabileceği düzenleme altına alınmış olup bu seçimlik haklardan birisi de satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme hakkıdır. Nitekim davacı alıcı da seçimlik hakkını ayıplı ürünün ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesi yönünde kullanmıştır. Mahkemece, yazılı şekilde davaya konu aracın 2020 veya 2021 model versiyonu olan 4101 (14+1) M/T Deluxe modeli ile değiştirilmesine karar verilmiştir. Ancak bu durumda sadece aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi yönünde karar verilmesi mümkün olup Yasanın lafzı da bu yöndedir. Bu itibarla, Mahkemece, davaya konu aracın davalılara iadesine ve aracın ayıpsız bir misliyle değiştirilmesine karar verilmesi gerekirken infazda tereddüte de sebep olabilecek bir şekilde aracın, bilirkişi raporunda bilgilerine yer verilen 2020 veya 2021 model bir versiyonuyla değiştirilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3.Davalıların maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin yukarıda bilgilerine yer verilen ve Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamıyla; davalılar tarafından verilen garanti belgesiyle ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca düzenlenen teknik düzenlemelerle, dava konusu aracın davalı servislerinde tamiri için belirlenen azami süreler bulunduğu, davacının ancak azami süreyi aşan tamir süreleri için alternatif araç veya aracın verilmemesi durumunda dışarıdan kiralama yaptıysa kiralama bedelini talep edebileceği, maddi tazminat talebinin belirtilen hususlar gözetilerek karara bağlanması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulmasına rağmen garanti belgeleriyle ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca düzenlenen teknik düzenlemelerle öngörülen azami tamir sürelerinin ne kadar olduğu ve davaya konu aracın davanın açıldığı tarihe kadar bu süreleri aşar şekilde tamirde kalıp kalmadığı araştırılmadığı gibi davacının bu süreçte dışardan kiralama yapıp yapmadığı da yeterince araştırılmamış salt aracın davalılara ait serviste kaldığı sürelere dayalı olarak maddi tazminata hükmedilmiştir. Bu itibarla, Mahkemece, uyulan bozma ilamının gereklerine riayet edilmeksizin eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5425 E. 2022/9642 K.
Ortak:ayıp · garantörlük · kâr kaybı · ihbar · maddi tazminat · eksik inceleme · avans faizi · teslim
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesinin yukarıda bilgilerine yer verilen ve Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamıyla; davalılar tarafından verilen «garanti» belgesiyle ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca düzenlenen teknik düzenlemelerle, dava konusu aracın davalı servislerinde tamiri için belirlenen azami süreler bulunduğu, davacının ancak azami süreyi aşan tamir süreleri için alternatif araç veya aracın verilmemesi durumunda dışarıdan kiralama yaptıysa kiralama bedelini talep edebileceği, «maddi tazminat» talebinin belirtilen hususlar gözetilerek karara bağlanması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyulmasına rağmen «garanti» belgeleriyle ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca düzenlenen teknik düzenlemelerle öngörülen azami tamir sürelerinin ne kadar olduğu ve davaya konu aracın davanın açıldığı tarihe kadar bu süreleri aşar şekilde tamirde kalıp kalmadığı araştırılmadığı gibi davacının bu süreçte dışardan kiralama yapıp yapmadığı da yeterince araştırılmamış salt aracın davalılara ait serviste kaldığı sürelere dayalı olarak «maddi tazminata» hükmedilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davaya konu araçta, ayıpsız bir misliyle değiştirilmesini gerektirecek düzeyde «ayıp» bulunup bulunup bulunmadığı, davacının araçtan yoksun kalması sebebiyle bir zarara uğrayıp uğramadığı, uğradıysa bu zararın ne kadar olduğu hususlarında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
… eklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, araçtaki arızaların halen devam ettiğine ve araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin «ibraz» edildiği, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, dolayısıyla misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebinin yerinde bulunduğu, dosya içeriğine göre «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın belirlendiği, bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 34 RA 6157 plakalı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:misliyle değişim · bedel indirimi · dönme hakkı · garanti kapsamı · sözleşmeden dönme · değer kaybı · mahrum kalınan kâr · bedel iadesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
227/4, “Alıcının «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilir” şeklinde düzenlenmiştir.
Davacı, aracın «misliyle değişimini» talep etmişse de hakim, somut olayın koşullarına göre satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilecektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3665 E. 2023/7293 K.
Ortak:ayıp ihbarı · ayıp · garantörlük · ihbar · teslim · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davaya konu araçta, ayıpsız bir misliyle değiştirilmesini gerektirecek düzeyde «ayıp» bulunup bulunup bulunmadığı, davacının araçtan yoksun kalması sebebiyle bir zarara uğrayıp uğramadığı, uğradıysa bu zararın ne kadar olduğu hususlarında toplanmaktadır.
Hukuk Dairesinin yukarıda bilgilerine yer verilen ve Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamıyla; davalılar tarafından verilen «garanti» belgesiyle ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca düzenlenen teknik düzenlemelerle, dava konusu aracın davalı servislerinde tamiri için belirlenen azami süreler bulunduğu, davacının ancak azami süreyi aşan tamir süreleri için alternatif araç veya aracın verilmemesi durumunda dışarıdan kiralama yaptıysa kiralama bedelini talep edebileceği, «maddi tazminat» talebinin belirtilen hususlar gözetilerek karara bağlanması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyulmasına rağmen «garanti» belgeleriyle ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca düzenlenen teknik düzenlemelerle öngörülen azami tamir sürelerinin ne kadar olduğu ve davaya konu aracın davanın açıldığı tarihe kadar bu süreleri aşar şekilde tamirde kalıp kalmadığı araştırılmadığı gibi davacının bu süreçte dışardan kiralama yapıp yapmadığı da yeterince araştırılmamış salt aracın davalılara ait serviste kaldığı sürelere dayalı olarak «maddi tazminata» hükmedilmiştir.
Benzer bu kararda… KEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu aracın motor silindir kapağında çatlak bulunduğu, söz konusu ayıbın «gizli ayıp» niteliğinde olduğu, gizli ayıp, bizzat davalı Aykar..A.Ş. tarafından tespit edildiğinden ayrıca «ihbar» edilmesine gerek bulunmadığı, dolayısıyla «ayıp ihbarının», 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki süre içerisinde yapıldığının kabulü gerektiği, ayıptan, davalı Aykar...A.Ş.'nin satıcı sıfatıyla, diğer davalının ise genel hükümlere göre «garanti» veren sıfatıyla sorumlu olduğu, davacının seçimlik hakkını ürünün ayıpsız bir misliyle değiştirilmesinden yana kullandığı, ayıbın, aracın en önemli parçası olan motorda meydana geldiği, motorun onarımı mümkünse de, onarım sonrasında aracın orjinalliğinin ortadan kalkacağı ve aracın değerinin düşeceği, bu nedenle davacının ayıplı olarak üretilen motorun onarılması suretiyle aracın bu haliyle kullanmaya zorlanamayacağı, davacının sıfır kilometre olarak aldığı araçtan beklediği verimi alamaması nedeniyle «sözleşmeden dönme hakkını» kullanmasının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu aracın davalılar tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir.
2.Davalı Doğuş Otomotiv...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ayıp ihbarının» süresinde yapılmadığını, «delil tespitinin» hukuka aykırı yapıldığını, müvekkilinin «garanti sorumluluğunun» olmadığını, araçtaki arızanın onarımla giderilebilecek nitelikte olduğunu, nitekim hükme esas alınan bilirkişi raporununda da bu hususun belirtildiğini, bu nedenle «misliyle değişim» talebinin «hakkaniyete» aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik ciddi mahiyetteki itirazlarının dikkate alınmadığını, alıcının elde ettiği faydaların ve araç üzerind …
CEVAP 1.Davalı Aykar...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» riayet etmediğini, «delil tespit» işleminin hukuka aykırı olduğunu, araçta imalat hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacı yanca araçtan elde edilen menfaatlerin düşülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:garanti sorumluluğu · misliyle değişim · ayıp ihbar süresi · ihbar süresi · dönme hakkı · sözleşmeden dönme · gizli ayıp · eksik harç
Benzer bu kararda2.Davalı Doğuş Otomotiv..A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» riayet etmediğini, «delil tespit» işleminin hukuka aykırı olduğunu, davanın eksik harçla açıldığını, sonradan ortaya çıkan ayıbın onarımla giderilebilecek nitelikte olup «misliyle değişim» talebinin haksız olduğunu ve misliyle değişim durumunda araçta elde edilen faydanın mahsubu gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… KEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu aracın motor silindir kapağında çatlak bulunduğu, söz konusu ayıbın «gizli ayıp» niteliğinde olduğu, gizli ayıp, bizzat davalı Aykar..A.Ş. tarafından tespit edildiğinden ayrıca «ihbar» edilmesine gerek bulunmadığı, dolayısıyla «ayıp ihbarının», 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki süre içerisinde yapıldığının kabulü gerektiği, ayıptan, davalı Aykar...A.Ş.'nin satıcı sıfatıyla, diğer davalının ise genel hükümlere göre «garanti» veren sıfatıyla sorumlu olduğu, davacının seçimlik hakkını ürünün ayıpsız bir misliyle değiştirilmesinden yana kullandığı, ayıbın, aracın en önemli parçası olan motorda meydana geldiği, motorun onarımı mümkünse de, onarım sonrasında aracın orjinalliğinin ortadan kalkacağı ve aracın değerinin düşeceği, bu nedenle davacının ayıplı olarak üretilen motorun onarılması suretiyle aracın bu haliyle kullanmaya zorlanamayacağı, davacının sıfır kilometre olarak aldığı araçtan beklediği verimi alamaması nedeniyle «sözleşmeden dönme hakkını» kullanmasının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu aracın davalılar tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davalı Aykar...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan «delil tespitinin» hukuka aykırı olduğunu, «ayıp ihbar sürelerine» uyulmadığını, «eksik harç» alındığını, arızanın onarımla giderilebileceğini, Mahkemece, araçtan elde edilen faydaların dikkate alınıp «mahsup» edilmemesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
CEVAP 1.Davalı Aykar...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» riayet etmediğini, «delil tespit» işleminin hukuka aykırı olduğunu, araçta imalat hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacı yanca araçtan elde edilen menfaatlerin düşülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3888 E. , 2023/3016 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/310 Esas, 2022/76 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki ayıplı ürünün ayıpsız bir misliyle değiştirilmesi ve maddi tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Otokoç...A.Ş'den araç satın aldığını, diğer davalının aracın üreticisi olduğunu, aracın, alındığı tarihten itibaren 2 yıllık garanti süresi içerisinde 15 kez arızalandığını, bu nedenle davacının araçtan yararlanamadığını ileri sürerek söz konusu aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine veya aracın davalılara iade edilmesi kaydıyla, araç için ödenen fatura bedeli olan 34.452,55 TL'nin ve araçtan yararlanılamaması nedeniyle oluşan maddi zararlara karşılık olarak, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik 6.000,00 TL'nin ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 14.160,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Otokoç Oto. Tic. ve San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını ve araçta misliyle değiştirilmesini gerektirecek düzeyde bir üretim hatası bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, ayıp ihbarının süresinde ve yasaya uygun olarak yapılmadığını, araçta üretimden kaynaklanan bir ayıp bulunmadığını, davacının zarar iddiasının somut bir değerlendirmeye dayanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 23.01.2017 tarih, 2014/1707 E. ve 2017/27 K. sayılı kararı ile araçtaki ayıbın onarımla giderilebileceği, bu onarımın da komple motorun değiştirilmesi şeklinde olacağı, satım bedelinin tenzili yoluna gidilmesi gerektiği, davacı tarafın davalı satıcıya ödediği satım bedelinin 4.452,55 TL'sini geri isteyebileceği, tamir bedelinin de 5.500,00 TL olduğu, aracın servis taşımacılık işinde kullanıldığı ve motorun değiştirilmesi için gerekli tamir süresinin 10 gün olup bu dönemde aracın kullanılamaması nedeniyle başka bir aracın kiralanması gerekip günlük kira bedelinin 150,00 TL’den hesaplanması gerektiği, buna göre istenebilecek miktarın 1.500,00 TL olduğu, bu bedelin davacının kazanç kaybı olarak kabulü gerektiği, aracın daha önceki arızaları sebebiyle de kullanılamadığı, bu sürenin 54 gün 8 saat olarak hesaplandığı ve yine anılan dönem için başka bir aracın kiralanması sebebiyle ödenmesi gereken bedelin 124,60 TL, anılan sürede ödenecek kira bedelinin ise 6.828,08 TL olduğu, dolayısıyla bu süre için davacının ödediği kira bedelinin de kazanç kaybı olarak kabulü gerektiği, davacının 4.452,55 TL miktarında indirilmiş bedel alacağı ile birlikte maddi zararının 13.828,03 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.542,55 TL indirilmiş bedel alacağı, 6.828,08 TL kazanç kaybı, 5.500,00 TL tamir masrafı ve 1.500,00 TL aracın tamirde geçireceği sürede oluşacak kazanç kaybının davalılardan tahsiline karar verilmiş, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 03.12.2019 tarih, 2019/1912 E. ve 2019/5391 K. sayılı kararı ile " taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı ancak davaya konu aracın 15 kez arızalandığı ve motorunun değişmesi gerektiği, davacıdan böylesine bir aracı kabul etmesinin beklenemeyeceği, bu nedenle aracın misliyle değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması halinde ise aracın davalılara iade edilmesine ve bedelinin tahsiline karar verilmesi gerektiği, bunun yanında Mahkemece, reeskont faizi talep edilmesine rağmen yasal faize hükmedilmesinin de doğru olmadığı, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerektiği, davalılar vekillerinin temyiz itirazları bakımından ise davalılar tarafından verilen garanti belgesiyle ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca düzenlenen teknik düzenlemelerle, dava konusu aracın davalı servislerinde tamiri için belirlenen azami süreler bulunduğu, davacının ancak azami süreyi aşan tamir süreleri için alternatif araç veya aracın verilmemesi durumunda dışarıdan kiralama yaptıysa kiralama bedelini talep edebileceği, Mahkemece, belirtilen hususun gözetilmemesi doğru olmadığı gibi fiili durumda aracın motoru değiştirilmediği halde tamir bedeline ve tamirde geçecek sürede oluşacağı varsayılan kazanç kaybına da hükmedilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu aracın ayıplı olup, ayıpsız bir misliyle değiştirilmesi gerektiği, bilirkişi raporuyla dava konusu aracın 2021 yılı versiyonun 410 L (14+1) M/T deluxe modeli olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından aracın 27.08.2009 tarihinde servise teslim edildikten sonra bir daha teslim alınmadığı, davalı vekilinin de 02.02.2022 tarihli duruşmada bu hususu kabul ettiği, son teslimden önce aracın 44,8 gün tamirde kaldığı, aracın motorunun değiştirilecek olması halinde ise 10 gün tamir süresine ihtiyaç olacağı ve bu durumda toplamda araçtan 54,8 gün yoksun kalınacak olunması nedeniyle araçtan yoksunluk nedeniyle toplam 6.828,08 TL zarar oluşacağı, aracın misli ile değiştirilmesine karar verilecek olması halinde motorun değiştirilmesine de gerek olmayacağı için 54,8 günden 10 günlük motor değişim süresinin mahsubu gerekeceğinden bu zararın ancak 44,8 günlük süre için istenebileceği, bu zararın ise 5.582,08 TL olduğu, kısa kararda her ne kadar aracın 2022 model versiyonuyla değiştirilmesine karar verilmişse de maddi hataya dayalı olan bu hususun tashih suretiyle 2021 model versiyonu olarak düzeltilmesine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davaya konu aracın 2020 veya 2021 model versiyonu olan 4101 (14+1) M/T Deluxe modeli ile değiştirilmesine, 5.582,08 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline ve davaya konu diğer talepler bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Otokoç Oto. Tic. ve San. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; talebin zamanaşımına uğradığını, aracın gizli ayıplı olduğu yönündeki tespitin gerçeği yansıtmadığını, aracın davacı elinde iken ve davacıdan kaynaklanan sebeplerle arızalandığına ilişkin savunmaları hakkında hiç bir inceleme ve araştırma yapılmadığını, araçtaki hasarın onarılması mümkünken misliyle değiştirilmesine karar verilmesinin doğru olmadığını, davacı yanca maddi zarar iddiası ispatlanamadığı gibi Mahkemece, bu hususta bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğini, hükümde dava konusu araçla değiştirilmesine karar verilen aracın dava konusu aracın misli olmadığını, tespit edilen aracın yeni ve 2021 model bir araç olduğunu ve Mahkemece, hükmün infazında tereddüde mahal verecek şekilde hüküm tesis edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı .... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu talep bakımından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, talebin zamanaşımına uğradığını, davaya konu araçta üretimden kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, araçtaki hasarın onarılması mümkünken misliyle değiştirilmesine karar verilmesinin doğru olmadığını davacı yanca maddi zarar iddiası ispatlanamadığı gibi Mahkemece, bu hususta bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğini, hükümde dava konusu araçla değiştirilmesine karar verilen aracın dava konusu aracın misli olmadığını, tespit edilen aracın yeni ve 2021 model bir araç olduğunu ve Mahkemece, hükmün infazında tereddüde mahal verecek şekilde hüküm tesis edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
3. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu aracın 27.08.2009 tarihinde servise götürüldüğünü ve o tarihten bu yana da serviste olduğunu, aracın dava tarihine kadar 120 gün serviste tamir gördüğünü, 120 gün baz alınarak kazanç kaybına hükmedilmesi gerektiğini, keza hükme esas alınan bilirkişi raporundaki günlük kazanç kaybının 150,00 TL olduğuna ilişkin tespitin gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin zararının çok daha fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu araçta, ayıpsız bir misliyle değiştirilmesini gerektirecek düzeyde ayıp bulunup bulunup bulunmadığı, davacının araçtan yoksun kalması sebebiyle bir zarara uğrayıp uğramadığı, uğradıysa bu zararın ne kadar olduğu hususlarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dava, ayıplı ürünün ayıpsız bir misliyle değiştirilmesi ve araçtan yoksun kalma nedeniyle oluştuğu iddia edilen maddi zararların tahsili istemine ilişkindir.
2.6098 sayılı Kanun'un 227 inci maddesiyle, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcının, aynı Yasa hükmünde 4 bent halinde sayılan seçimlik haklardan birisini kullanabileceği düzenleme altına alınmış olup bu seçimlik haklardan birisi de satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme hakkıdır. Nitekim davacı alıcı da seçimlik hakkını ayıplı ürünün ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesi yönünde kullanmıştır. Mahkemece, yazılı şekilde davaya konu aracın 2020 veya 2021 model versiyonu olan 4101 (14+1) M/T Deluxe modeli ile değiştirilmesine karar verilmiştir. Ancak bu durumda sadece aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi yönünde karar verilmesi mümkün olup Yasanın lafzı da bu yöndedir.
Bu itibarla, Mahkemece, davaya konu aracın davalılara iadesine ve aracın ayıpsız bir misliyle değiştirilmesine karar verilmesi gerekirken infazda tereddüte de sebep olabilecek bir şekilde aracın, bilirkişi raporunda bilgilerine yer verilen 2020 veya 2021 model bir versiyonuyla değiştirilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3.Davalıların maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin yukarıda bilgilerine yer verilen ve Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamıyla; davalılar tarafından verilen garanti belgesiyle ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca düzenlenen teknik düzenlemelerle, dava konusu aracın davalı servislerinde tamiri için belirlenen azami süreler bulunduğu, davacının ancak azami süreyi aşan tamir süreleri için alternatif araç veya aracın verilmemesi durumunda dışarıdan kiralama yaptıysa kiralama bedelini talep edebileceği, maddi tazminat talebinin belirtilen hususlar gözetilerek karara bağlanması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyulmasına rağmen garanti belgeleriyle ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca düzenlenen teknik düzenlemelerle öngörülen azami tamir sürelerinin ne kadar olduğu ve davaya konu aracın davanın açıldığı tarihe kadar bu süreleri aşar şekilde tamirde kalıp kalmadığı araştırılmadığı gibi davacının bu süreçte dışardan kiralama yapıp yapmadığı da yeterince araştırılmamış salt aracın davalılara ait serviste kaldığı sürelere dayalı olarak maddi tazminata hükmedilmiştir. Bu itibarla, Mahkemece, uyulan bozma ilamının gereklerine riayet edilmeksizin eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/941020400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz