Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3159 E. 2023/6773 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık ayıp↗ misli ile değiştirme↗ sözleşmeden dönme↗ gizli ayıp↗ i̇i̇k 266↗ ayıp↗ bedel iadesi↗ esastan ret↗ fatura↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ eksik inceleme↗ zamanaşımı↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/940 E., 2019/200 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının servis aracı olarak kullanmak üzere 11.08.2014 tarihinde davalının satış bayisinden sıfır km otobüs satın aldığını, aracın deneme sürüşünde 1500-2000 devir arasında gürültü çıkardığını, aracın arızası olduğu fark edilerek davalıya bildirildiğini, aracın birçok kez tamir gördüğünü ve parçasının değiştiğini, bu süre içinde başka araç kullanılmak zorunda kaldıklarını, birçok parça değişmesine rağmen arızanın devam ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, aracın bedeline mahsuben şimdilik 10.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline veya aracın ayıpsız bir yenisiyle değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunmuş ve ayrıca araçta faydalanmayı engelleyecek nitelikte gizli veya açık bir ayıp olmadığını, halihazırda aracın kullanılmakta olduğunu, aracın özensiz kullanımından kaynaklı sorunlar olabileceğini, değiştirildiği iddia edilen parçaların yakıt kalitesi ile ilgili olduğunu, aracın mevcut kilometresine göre arıza sayısının olağan olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıdan satın aldığı araçta iddia edildiği üzere gizli ayıp bulunmadığı, aracın bedelinin iadesi ya da misli ile değiştirilmesi talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu araçtaki ayıbın üretim hatasından kaynaklandığını ve gizli bir ayıp olduğunu, aracın teslim alındığı ve tescil edildiği tarih olan 11.08.2014 tarihinden itibaren birçok kez arızaları olduğunu, arızaların sürekli tekrarlandığını, müvekkili şirketin servis olarak kullandığı araçta motor ile ilgili arızanın hiçbir zaman giderilemediğini, araç ile ilgili servis kayıtları ve hasar dosyalarının da delil olarak gösterildiğini servis hizmeti veren şirketin davalının yetkili servisi olmakla davalı taraf adına yanlı davranarak tüm fatura ve servis kayıtlarını dosyaya sunmadığını, davaya konu araçtaki yaşanan sıkıntıların devam etmesi nedeniyle davacının yetkili servis firmasını değiştirmek durumunda kaldığını, yeni servis firmasından alınan fatura ve servis evraklarının da dosya kapsamına sunulduğunu, bu servis kaydı ve faturalardan da açıkça anlaşılacağı üzere, aracın alındığı günden bu yana araçtaki bahse konu ayıp ve arızaların devam ettiğini, arızaların devam etmiş olduğunun bilirkişi raporunda da "motor arıza uyarı lambasının" yandığı şeklinde tespit edildiğini, bilirkişi raporunda bahsi geçen uyarı lambasının neden yandığı konusunda kesin ve net bir ibare bulunmadığını, bu kapsamda mahkemeye bu motor arıza lambasının kullanıcı hatasından mı, yoksa üretim hatasından mı kaynaklandığının belirlenmesi gerektiğini, yeni bir bilirkişi heyetine dosyanın tevdi edilmesi gerekmekteyken mahkemece bu taleplerinin reddedildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin servis hizmeti veren şirketin dosyaya sunmadığı belgeler olduğunu iddia ettiği ancak bunu ispatlayamadığı, dava konusu araçta üretimden kaynaklı ayıp bulunduğuna ilişkin iddianın kanıtlanmadığı, aracın çalışır durumda olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticari netilikteki satıma konu taşıtın ayıplı olduğu iddiasıyla sözleşmeden dönme ve satış bedelinin tahsili, olmadığı takdirde satılanan ayıptan ari bir yenisiyle değiştirilmesi taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 266 ncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227 nci maddesi.
3. Değerlendirme ve Sonuç
6100 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesi gereği hakim, uyuşmazlığın çözümünde etkili olacak teknik hususlar bakımından bilirkişi raporu alınmasına karar verir. Ancak bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olup olmadığını denetlemek de yine hakimin görevidir. İşbu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna gelindiğinde, raporda dava konusu araçtaki arızaların üretim hatasından mı mutad kullanımdan mı kaynaklandığına ilişkin bilimsel açıklama bulunulmadığı ve raporun uyuşmazlığı giderecek nitelikte olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, yeni bir bilirkişi aracılığı ile araç ve aracın tamirinin yapıldığı yetkili servis kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılarak, aracın birçok kez de servise gittiği kabulü ile servis hizmetine neden olan arıza sebeplerinin teknik olarak açıklattırılması ve varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/3355 E. 2025/2243 K.
Ortak:gizli ayıp · ayıp · hasar · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu araçtaki ayıbın üretim hatasından kaynaklandığını ve gizli bir «ayıp» olduğunu, aracın «teslim» alındığı ve tescil edildiği tarih olan 11.08.2014 tarihinden itibaren birçok kez arızaları olduğunu, arızaların sürekli tekrarlandığını, müvekkili şirketin servis olarak kullandığı araçta motor ile ilgili arızanın hiçbir zaman giderilemediğini, araç ile ilgili servis kayıtları ve «hasar» dosyalarının da delil olarak gösterildiğini servis hizmeti veren şirketin davalının yetkili servisi olmakla davalı taraf adına yanlı davranarak tüm «fatura» ve servis kayıtlarını dosyaya sunmadığını, davaya konu araçtaki yaşanan sıkıntıların devam etmesi nedeniyle davacının yetkili servis firmasını değiştirmek durumunda kaldığını, yeni servis firmasından alınan fatura ve servis evraklarının da dosya kapsamına sunulduğunu, bu servis «kaydı» ve faturalardan da açıkça anlaşılacağı üzere, aracın alındığı günden bu yana araçtaki bahse konu ayıp ve arızaların devam ettiğini, arızaların devam etmiş olduğunun bilirkişi raporunda da "motor arıza uyarı lambasının" yandığı şeklinde tespit edildiğini, bilirkişi raporunda bahsi geçen uyarı lambasının neden yandığı konusunda «kesin» ve net bir ibare bulunmadığını, bu kapsamda mahkemeye bu motor arıza lambasının kullanıcı hatasından mı, yoksa üretim hatasından mı kaynaklandığının belirlenmesi g …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıdan satın aldığı araçta iddia edildiği üzere «gizli ayıp» bulunmadığı, aracın «bedelinin iadesi» ya da misli ile değiştirilmesi talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «zamanaşımı» itirazında bulunmuş ve ayrıca araçta faydalanmayı engelleyecek nitelikte gizli veya açık bir «ayıp» olmadığını, halihazırda aracın kullanılmakta olduğunu, aracın özensiz kullanımından kaynaklı sorunlar olabileceğini, değiştirildiği iddia edilen parçaların yakıt k …
Benzer bu kararda… da tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu aracın 23.02.2021 tarihinde rutin bakımının yapılması için çalışır vaziyette servis hizmeti veren davalı tarafa «teslim» edildiği, servis bakımı ve hizmeti sonrası yapılan test sürüşü sırasında aracın motorunun çalışamaz duruma geldiğinin anlaşıldığı, davacının iddiasını, davalı tarafın sağladığı servis bakım hizmetindeki kusurlu ifaya dayandırdığı, başka bir ifadeyle davacının, servis hizmeti aldığı davalıya yönelik, daha önce başkasından satın aldığı dava konusu araçtaki imalattan kaynaklı açık veya «gizli ayıp» «sebebine» bağlı olarak herhangi bir talebinin bulunmadığının anlaşıldığı, davacının; imalatçı, ithalatçı veya satıcı olmayan davalıya karşı imalattaki ayıptan dolayı başvuramayacağı, tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda, araçtaki motor arızasının kullanımdan kaynaklanmadığı, yetkili servis sorumluluğundaki üretimden kaynaklı olabileceği değerlendirmesi yapılmış ve mahkemece alınan 22.06.2022 tarihli uzman bilirkişi kurulu raporunda da benzer yönde değerlendirme yapılarak araçtaki arızanın gizli ayıptan kaynaklandığı ve davalının sorumluluğunun bulunduğu belirtilmiş ise de; davacının davasını, davalıdan aldığı rutin servis bakım «hizmetindeki kusura» dayandırması, davacıya ait araçta meydana gelen motor arızasının servis bakım hizmetinden değil, üretimden kaynaklı gizli ayıptan kaynaklanması, davalının verdiği …
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/30 Değişik İş sayılı dosyasından yapılan tespit sonrası davalının sorumluluğunun tespit edildiğinden davalıya «ihtarname» gönderildiğini belirtmiş, davalının cevabına cevap dilekçesinde de açıkça, «delil tespitinde» araçtaki arızanın kullanım hatasından kaynaklanmadığı, üretim kaynaklı, dizayn ya da malzeme alaşım kaynaklı üretim hatasından kaynaklanabileceği tespitine yer verildiğini, davalının aracın servis bakımlarının zamanında yaptırılmadığı iddiasının doğru olmadığını, araçtaki arızanın, üretim kaynaklı «gizli ayıp» mahiyeti itibarı ile davalı iddialarının sonuca etkili olmadığını, gizli ayıp mahiyetindeki tespite göre, davalının hukuki anlamda bir ayıp bulunmadığı iddiasına itibar edilemeyeceğini, yine davalının, arıza ve «hasarın» kendilerine bildirilmediği, «ayıp ihbarının» süresinde olmadığı, muayene külfetinin yerine getirilmediği iddialarının mesnetsiz olduğunu, üretimden kaynaklı gizli ayıp mahiyetindeki arızanın 6098 sayılı Türk …
Bu nedenle mahkemenin, davacının iddia ve talebini imalattan kaynaklı açık veya gizli bir «ayıp» «sebebine» dayandırmadığı gerekçesi yerinde olmayıp, yargılamanın, araçtaki arızanın imalat hatası ve «gizli ayıp» yönünden de ele alınması; ayrıca mahkemece davalının üretici, ithalatçı, satıcı olmadığı belirtilmiş ise de davalının cevap dilekçelerinde buna yönelik bir savunması bulunmadığı, temyize cevap dilekçesinde de müvekkil şirketin yetkili satıcı olduğu beyanı dikkate alınarak davalının sadece bakım hizmeti veren servis mi yoksa gizli «ayıptan sorumlu» yetkili olup olmadığı da tespit edilerek tarafların iddia, savunma ve delilleri birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar dikkate alınmaksızın yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayıptan sorumluluk · hizmet kusuru · ayıp ihbarı · delil tespiti · ihbar · ihtarname · dosya masrafı · kusur
Benzer bu karardaSulh Hukuk Mahkemesinin 2021/30 Değişik İş sayılı dosyasından yapılan tespit sonrası davalının sorumluluğunun tespit edildiğinden davalıya «ihtarname» gönderildiğini belirtmiş, davalının cevabına cevap dilekçesinde de açıkça, «delil tespitinde» araçtaki arızanın kullanım hatasından kaynaklanmadığı, üretim kaynaklı, dizayn ya da malzeme alaşım kaynaklı üretim hatasından kaynaklanabileceği tespitine yer verildiğini, davalının aracın servis bakımlarının zamanında yaptırılmadığı iddiasının doğru olmadığını, araçtaki arızanın, üretim kaynaklı «gizli ayıp» mahiyeti itibarı ile davalı iddialarının sonuca etkili olmadığını, gizli ayıp mahiyetindeki tespite göre, davalının hukuki anlamda bir ayıp bulunmadığı iddiasına itibar edilemeyeceğini, yine davalının, arıza ve «hasarın» kendilerine bildirilmediği, «ayıp ihbarının» süresinde olmadığı, muayene külfetinin yerine getirilmediği iddialarının mesnetsiz olduğunu, üretimden kaynaklı gizli ayıp mahiyetindeki arızanın 6098 sayılı Türk …
… da tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu aracın 23.02.2021 tarihinde rutin bakımının yapılması için çalışır vaziyette servis hizmeti veren davalı tarafa «teslim» edildiği, servis bakımı ve hizmeti sonrası yapılan test sürüşü sırasında aracın motorunun çalışamaz duruma geldiğinin anlaşıldığı, davacının iddiasını, davalı tarafın sağladığı servis bakım hizmetindeki kusurlu ifaya dayandırdığı, başka bir ifadeyle davacının, servis hizmeti aldığı davalıya yönelik, daha önce başkasından satın aldığı dava konusu araçtaki imalattan kaynaklı açık veya «gizli ayıp» «sebebine» bağlı olarak herhangi bir talebinin bulunmadığının anlaşıldığı, davacının; imalatçı, ithalatçı veya satıcı olmayan davalıya karşı imalattaki ayıptan dolayı başvuramayacağı, tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda, araçtaki motor arızasının kullanımdan kaynaklanmadığı, yetkili servis sorumluluğundaki üretimden kaynaklı olabileceği değerlendirmesi yapılmış ve mahkemece alınan 22.06.2022 tarihli uzman bilirkişi kurulu raporunda da benzer yönde değerlendirme yapılarak araçtaki arızanın gizli ayıptan kaynaklandığı ve davalının sorumluluğunun bulunduğu belirtilmiş ise de; davacının davasını, davalıdan aldığı rutin servis bakım «hizmetindeki kusura» dayandırması, davacıya ait araçta meydana gelen motor arızasının servis bakım hizmetinden değil, üretimden kaynaklı gizli ayıptan kaynaklanması, davalının verdiği …
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, servis bakımı sırasında motor arızası olduğu tespitiyle yapılan işlemlerden dolayı ödenmek zorunda kalındığı ileri sürülen «masraf» kalemlerinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir.
Bu nedenle mahkemenin, davacının iddia ve talebini imalattan kaynaklı açık veya gizli bir «ayıp» «sebebine» dayandırmadığı gerekçesi yerinde olmayıp, yargılamanın, araçtaki arızanın imalat hatası ve «gizli ayıp» yönünden de ele alınması; ayrıca mahkemece davalının üretici, ithalatçı, satıcı olmadığı belirtilmiş ise de davalının cevap dilekçelerinde buna yönelik bir savunması bulunmadığı, temyize cevap dilekçesinde de müvekkil şirketin yetkili satıcı olduğu beyanı dikkate alınarak davalının sadece bakım hizmeti veren servis mi yoksa gizli «ayıptan sorumlu» yetkili olup olmadığı da tespit edilerek tarafların iddia, savunma ve delilleri birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar dikkate alınmaksızın yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
-
Satılan mal hükümsüzlüğü | Değişim
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5081 E. 2023/7251 K.
Ortak:sözleşmeden dönme · gizli ayıp · ayıp · bedel iadesi · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıdan satın aldığı araçta iddia edildiği üzere «gizli ayıp» bulunmadığı, aracın «bedelinin iadesi» ya da misli ile değiştirilmesi talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu araçtaki ayıbın üretim hatasından kaynaklandığını ve gizli bir «ayıp» olduğunu, aracın «teslim» alındığı ve tescil edildiği tarih olan 11.08.2014 tarihinden itibaren birçok kez arızaları olduğunu, arızaların sürekli tekrarlandığını, müvekkili şirketin servis olarak kullandığı araçta motor ile ilgili arızanın hiçbir zaman giderilemediğini, araç ile ilgili servis kayıtları ve «hasar» dosyalarının da delil olarak gösterildiğini servis hizmeti veren şirketin davalının yetkili servisi olmakla davalı taraf adına yanlı davranarak tüm «fatura» ve servis kayıtlarını dosyaya sunmadığını, davaya konu araçtaki yaşanan sıkıntıların devam etmesi nedeniyle davacının yetkili servis firmasını değiştirmek durumunda kaldığını, yeni servis firmasından alınan fatura ve servis evraklarının da dosya kapsamına sunulduğunu, bu servis «kaydı» ve faturalardan da açıkça anlaşılacağı üzere, aracın alındığı günden bu yana araçtaki bahse konu ayıp ve arızaların devam ettiğini, arızaların devam etmiş olduğunun bilirkişi raporunda da "motor arıza uyarı lambasının" yandığı şeklinde tespit edildiğini, bilirkişi raporunda bahsi geçen uyarı lambasının neden yandığı konusunda «kesin» ve net bir ibare bulunmadığını, bu kapsamda mahkemeye bu motor arıza lambasının kullanıcı hatasından mı, yoksa üretim hatasından mı kaynaklandığının belirlenmesi g …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «zamanaşımı» itirazında bulunmuş ve ayrıca araçta faydalanmayı engelleyecek nitelikte gizli veya açık bir «ayıp» olmadığını, halihazırda aracın kullanılmakta olduğunu, aracın özensiz kullanımından kaynaklı sorunlar olabileceğini, değiştirildiği iddia edilen parçaların yakıt k …
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın satın alma işleminden yaklaşık 23 ay sonra açıldığını ve bu süre içinde malın gözden geçirildiğine ve herhangi bir «ayıp» saptandığına dair yasal sürede bir bildirimde bulunulmadığını, dava konusu araçta üretimden kaynaklanan bir ayıp bulunmadığını, arıza olarak bildirilen hususun kullanım hatasından kaynaklanmasının da kuvvetle muhtemel olduğunu, zira davacı tarafın iddialarının aksine dava konusu aracın satın alındığı tarihten itibaren arızalanmadığını, davacının servise gelerek belirttiği «şikayetler» üzerine müşteri memnuniyeti çerçevesinde araç üzerinde servis tarafından gerekli inceleme, bakım ve onarımların özenle yapıldığını, dava konusu araçta müdahale edilip de giderilememiş teknik bir arızanın varlığından söz edilmesinin mümkün olmadığını, ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı onarım hakkını kullanmış olup gerçekleştirilen onarım üzerine aracını sorunsuz olarak «teslim» ... davacının akabinde aracın ayıplı olduğu iddiasıyla araç değişimini talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davanın kabulü hâlinde davacının araç kullanımından elde ettiği faydaları ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen «değer kaybını» iade etmesi gerektiğini, ayrıca «bedel iadesi» yerine «bedel indirimine» karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… ı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bu davanın satın alma işleminden iki yıl geçtikten sonra açıldığını, bu süre içinde malın gözden geçirildiğine ve herhangi bir «ayıp» saptandığına dair yasal sürede bir bildirimde bulunulmadığını, araçta üretimden kaynaklanan bir ayıbın bulunmadığını, dava konusu aracın yetkili servise girmiş olmasının aracın mutlaka ayıplı olduğu anlamına gelmeyeceği gibi müşterinin iş emrine geçirilmesini istediği şikâyetlerin de her zaman gerçeği yansıtmayabileceğini, kaldı ki dava konusu aracın davacının da bilgisi dahilinde orijinal ve üretici standartlarında onarıldığını, her ne kadar gerekçeli kararda hukuka aykırı bilirkişi raporu esas alınarak arızanın devam ettiği kabul edilmişse de bunun kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu araç motor değişimi ile bilirkişilerce ilk inceleme tarihi arasında yaklaşık 60.000 km kullanılmış olup işbu hususun dahi aracın kullanımına engel bir durum olmadığını ispatlamakta olduğunu, aracın arıza lambasının yandığından bahisle arızanın onarılamadığı yönünde tespitlerde bulunulmuşsa da işbu tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını, dava dilekçesinde işbu «şikayetten» bahsedilmediğini, ayrıca bilirkişiler tarafından da arıza lambasının yanma «sebebi» şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulamamış olup afaki tespitlerle arızanın devam ettiği yönünde tespitlerde bulunulmuş olduğunu, raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, «garanti süresi» içerisinde olan bir aracın servise «teslim» edilmesinin «ücretsiz onarım» hakkının kullanılacağı anlamına geldiğini, davacının da aracını servise teslim ederken ücretsiz onarım dışında diğer «seçimlik haklara» başvurmak istediği yönünde bir beyan ve talepte bulunmadığını, bu kapsamda davacı tarafından servise getirilen aracın «garanti kapsamında» ücretsiz onarıldığını, dolayısıyla diğer seçimlik hakkını kullanma talebinde bulunamayacağını, arızanın şüpheye yer vermeyecek şekilde tam olarak sebebinin, ne şekilde onarım sağlanabileceğinin, onarımın herhangi bir «değer kaybına» yol açıp açmayacağının araştırılması ve işbu araştırma sonucu «hakkaniyet» ilkeleri de gözetilerek aşırı orantısızlığa yol açmayacak bir sonuca hükmedilmesi gerektiğini, üretici standartlarında orijinal parçalar ile yapılan onarımın araçta değer kaybı yaratmayacağını, misli ile değişim kararının satıcıyı daha ağır zarara uğratacağını, dolayısıyla motor değişimine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla «sözleşmeden dönme» seçimlik hakkının kullanılmasına karar verilmesi hâlinde hem araçtan elde edilen faydaların iadesi hem de araçta meydana gelen «hasarlar» nedeniyle oluşan değer kaybının iadesi gerektiğini belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
… 32 TL'ye satın aldığını, araç kullanıma başlandıktan sonra belirli aralıklarla motor-turbo ve motor turboya bağlı olarak tüm aksamlarında arıza vermeye başladığını, «garanti süresi» içerisindeyken yolda kalması nedeniyle 15 gün süreyle yetkili serviste kaldığını, aracın «teslim» alınmasından çok kısa bir zaman sonra yine yolda kaldığını, servisin bu kez sürecin daha ... süreceğini, motorun, turbonun ve diğer motor ve turboya bağlı tüm aksamların değişeceğini, bu sebeple motorun daha ... olacağını belirttiğini, ancak tamir edildikten sonra da olumlu bir sonuç alınamadığını, arızanın devam etmekte olduğunu, 29.03.2018 tarihinde ise davalı tarafa çekilen ve Ordu Noterliğinin 3303 sıra numarasına kayıtlı «ihtarname» ile aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin talep edildiğini, dava konusu araç lüks, motor gücü yüksek bir araç olduğundan motordaki arızanın sürüş emniyeti açısından çok ciddi sakıncalar doğurmakta olduğunu, bu nitelikteki bir araçta motor arızasının önemli nitelikte «ayıp» olarak değerlendirilmesi gerektiğini, aracın «gizli ayıp» olduğunu ve giderilemediğini, müvekkilinin araçtan beklediği faydayı da sağlayamadığını iddia ederek ayıplı malın yenisiyle değiştirilmesine karar verilmesini tale …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayıp ihbar süresi · ücretsiz onarım · ayıba karşı tekeffül · bedel indirimi · ihbar süresi · garanti süresi · seçimlik haklar · garanti kapsamı
Benzer bu kararda… 2021 tarihli bilirkişi raporunda araç üzerinde keşfen inceleme yapılarak araçtaki motor arızasının yapılan kilometreden kaynaklı olmadığı, ayıbın üretimden kaynaklı «gizli ayıp» olduğu, 16.02.2018 tarihinde yapılan motor değişimine rağmen araçta arızanın devam ettiği, motor arıza ışığının hâlen yanmakta olduğu ve dava konusu arızanın kusursuz emsallerine göre sıfır kilometre satın alınan bir araçtan beklentileri «olumsuz» etkiler nitelikte olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, bilirkişiler tarafından yapılan söz konusu teknik tespitler doğrultusunda satıcının «ayıba karşı tekeffül» hükümleri kapsamında sorumlu olduğu, bu bağlamda davacının dava konusu aracın kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları azalttığının tespiti ile alıcının «seçimlik haklardan» satılanın ayıpsız misli ile değiştirilmesini isteme hakkını kullanabileceği, her ne kadar davalı tarafından davacının motor değişimini kabul etmesi nedeniyle artık aracın misli ile değiştirilmesini talep edemeyeceği iddia edilmiş ise de, araçtaki arızaların motor değişimine rağmen devam etmesi nedeniyle davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmediği, dosyaya sunulan servis kayıtlarından dava konusu araçtaki arızaların kronik hâle geldiği, motor değişimine rağmen arızaların tekrarladığı ve arıza ışığının yanmaya devam ettiği, davacı tarafından davalıya misli ile değişim talebi yönünde «ihtarname» gönderilmesi sırasında aracın arızaların giderilmesi amacı ile serviste olduğu, bu nedenle «ayıp ihbarının süresi» olduğu gerekçesiyle açılan davanın kabulü ile dava konusu Land Rover marka discovery sport 2016 model ... ... ...
… ı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bu davanın satın alma işleminden iki yıl geçtikten sonra açıldığını, bu süre içinde malın gözden geçirildiğine ve herhangi bir «ayıp» saptandığına dair yasal sürede bir bildirimde bulunulmadığını, araçta üretimden kaynaklanan bir ayıbın bulunmadığını, dava konusu aracın yetkili servise girmiş olmasının aracın mutlaka ayıplı olduğu anlamına gelmeyeceği gibi müşterinin iş emrine geçirilmesini istediği şikâyetlerin de her zaman gerçeği yansıtmayabileceğini, kaldı ki dava konusu aracın davacının da bilgisi dahilinde orijinal ve üretici standartlarında onarıldığını, her ne kadar gerekçeli kararda hukuka aykırı bilirkişi raporu esas alınarak arızanın devam ettiği kabul edilmişse de bunun kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu araç motor değişimi ile bilirkişilerce ilk inceleme tarihi arasında yaklaşık 60.000 km kullanılmış olup işbu hususun dahi aracın kullanımına engel bir durum olmadığını ispatlamakta olduğunu, aracın arıza lambasının yandığından bahisle arızanın onarılamadığı yönünde tespitlerde bulunulmuşsa da işbu tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını, dava dilekçesinde işbu «şikayetten» bahsedilmediğini, ayrıca bilirkişiler tarafından da arıza lambasının yanma «sebebi» şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulamamış olup afaki tespitlerle arızanın devam ettiği yönünde tespitlerde bulunulmuş olduğunu, raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, «garanti süresi» içerisinde olan bir aracın servise «teslim» edilmesinin «ücretsiz onarım» hakkının kullanılacağı anlamına geldiğini, davacının da aracını servise teslim ederken ücretsiz onarım dışında diğer «seçimlik haklara» başvurmak istediği yönünde bir beyan ve talepte bulunmadığını, bu kapsamda davacı tarafından servise getirilen aracın «garanti kapsamında» ücretsiz onarıldığını, dolayısıyla diğer seçimlik hakkını kullanma talebinde bulunamayacağını, arızanın şüpheye yer vermeyecek şekilde tam olarak sebebinin, ne şekilde onarım sağlanabileceğinin, onarımın herhangi bir «değer kaybına» yol açıp açmayacağının araştırılması ve işbu araştırma sonucu «hakkaniyet» ilkeleri de gözetilerek aşırı orantısızlığa yol açmayacak bir sonuca hükmedilmesi gerektiğini, üretici standartlarında orijinal parçalar ile yapılan onarımın araçta değer kaybı yaratmayacağını, misli ile değişim kararının satıcıyı daha ağır zarara uğratacağını, dolayısıyla motor değişimine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla «sözleşmeden dönme» seçimlik hakkının kullanılmasına karar verilmesi hâlinde hem araçtan elde edilen faydaların iadesi hem de araçta meydana gelen «hasarlar» nedeniyle oluşan değer kaybının iadesi gerektiğini belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
… 32 TL'ye satın aldığını, araç kullanıma başlandıktan sonra belirli aralıklarla motor-turbo ve motor turboya bağlı olarak tüm aksamlarında arıza vermeye başladığını, «garanti süresi» içerisindeyken yolda kalması nedeniyle 15 gün süreyle yetkili serviste kaldığını, aracın «teslim» alınmasından çok kısa bir zaman sonra yine yolda kaldığını, servisin bu kez sürecin daha ... süreceğini, motorun, turbonun ve diğer motor ve turboya bağlı tüm aksamların değişeceğini, bu sebeple motorun daha ... olacağını belirttiğini, ancak tamir edildikten sonra da olumlu bir sonuç alınamadığını, arızanın devam etmekte olduğunu, 29.03.2018 tarihinde ise davalı tarafa çekilen ve Ordu Noterliğinin 3303 sıra numarasına kayıtlı «ihtarname» ile aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin talep edildiğini, dava konusu araç lüks, motor gücü yüksek bir araç olduğundan motordaki arızanın sürüş emniyeti açısından çok ciddi sakıncalar doğurmakta olduğunu, bu nitelikteki bir araçta motor arızasının önemli nitelikte «ayıp» olarak değerlendirilmesi gerektiğini, aracın «gizli ayıp» olduğunu ve giderilemediğini, müvekkilinin araçtan beklediği faydayı da sağlayamadığını iddia ederek ayıplı malın yenisiyle değiştirilmesine karar verilmesini tale …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın satın alma işleminden yaklaşık 23 ay sonra açıldığını ve bu süre içinde malın gözden geçirildiğine ve herhangi bir «ayıp» saptandığına dair yasal sürede bir bildirimde bulunulmadığını, dava konusu araçta üretimden kaynaklanan bir ayıp bulunmadığını, arıza olarak bildirilen hususun kullanım hatasından kaynaklanmasının da kuvvetle muhtemel olduğunu, zira davacı tarafın iddialarının aksine dava konusu aracın satın alındığı tarihten itibaren arızalanmadığını, davacının servise gelerek belirttiği «şikayetler» üzerine müşteri memnuniyeti çerçevesinde araç üzerinde servis tarafından gerekli inceleme, bakım ve onarımların özenle yapıldığını, dava konusu araçta müdahale edilip de giderilememiş teknik bir arızanın varlığından söz edilmesinin mümkün olmadığını, ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı onarım hakkını kullanmış olup gerçekleştirilen onarım üzerine aracını sorunsuz olarak «teslim» ... davacının akabinde aracın ayıplı olduğu iddiasıyla araç değişimini talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davanın kabulü hâlinde davacının araç kullanımından elde ettiği faydaları ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen «değer kaybını» iade etmesi gerektiğini, ayrıca «bedel iadesi» yerine «bedel indirimine» karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/756 E. 2023/3399 K.
Ortak:açık ayıp · gizli ayıp · ayıp · bedel iadesi · cy/cy kaydı · zamanaşımı · teslim · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıdan satın aldığı araçta iddia edildiği üzere «gizli ayıp» bulunmadığı, aracın «bedelinin iadesi» ya da misli ile değiştirilmesi talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu araçtaki ayıbın üretim hatasından kaynaklandığını ve gizli bir «ayıp» olduğunu, aracın «teslim» alındığı ve tescil edildiği tarih olan 11.08.2014 tarihinden itibaren birçok kez arızaları olduğunu, arızaların sürekli tekrarlandığını, müvekkili şirketin servis olarak kullandığı araçta motor ile ilgili arızanın hiçbir zaman giderilemediğini, araç ile ilgili servis kayıtları ve «hasar» dosyalarının da delil olarak gösterildiğini servis hizmeti veren şirketin davalının yetkili servisi olmakla davalı taraf adına yanlı davranarak tüm «fatura» ve servis kayıtlarını dosyaya sunmadığını, davaya konu araçtaki yaşanan sıkıntıların devam etmesi nedeniyle davacının yetkili servis firmasını değiştirmek durumunda kaldığını, yeni servis firmasından alınan fatura ve servis evraklarının da dosya kapsamına sunulduğunu, bu servis «kaydı» ve faturalardan da açıkça anlaşılacağı üzere, aracın alındığı günden bu yana araçtaki bahse konu ayıp ve arızaların devam ettiğini, arızaların devam etmiş olduğunun bilirkişi raporunda da "motor arıza uyarı lambasının" yandığı şeklinde tespit edildiğini, bilirkişi raporunda bahsi geçen uyarı lambasının neden yandığı konusunda «kesin» ve net bir ibare bulunmadığını, bu kapsamda mahkemeye bu motor arıza lambasının kullanıcı hatasından mı, yoksa üretim hatasından mı kaynaklandığının belirlenmesi g …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «zamanaşımı» itirazında bulunmuş ve ayrıca araçta faydalanmayı engelleyecek nitelikte gizli veya açık bir «ayıp» olmadığını, halihazırda aracın kullanılmakta olduğunu, aracın özensiz kullanımından kaynaklı sorunlar olabileceğini, değiştirildiği iddia edilen parçaların yakıt k …
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ihtiyacı olan otomobili 13.02.2015 tarihinde davalı şirketten satın aldığını, «garanti süresi» içerisinde aracın dokuz kez arıza nedeni ile servis hizmeti aldığını, arızaların üretiminden kaynaklanan «gizli ayıp» niteliğinde olduğunu, küçük parça değişiklikleri yapılmış olmasına rağmen köklü çözüm üretilmediğini, aracın iadesini talep etmiş olmalarına rağmen sorunların «bedelsiz» bakım ile giderileceğinin söylendiğini, araçtan faydalanmalarının imkansız hale geldiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile araç için ödedikleri bedelin 1.000,00 TL'sinin 13.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile talebini arttırarak 162.189,54 TL'nin 13.02.2015 satın alma tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «ayıplı mal» iddiasına dayalı «bedel iadesi» istemine ilişkin olup, uyuşmazlık gizli veya «açık ayıp» olup olmadığı, «ayıp ihbarının» süresinde olup olmadığı, ayıpların bedel iadesini gerektirecek düzeyde olup olmadığına ilişkindir.
… eydana gelen arızaların sürüş güvenini ortadan kaldıracağı, davacının araca güvenini azaltacağı, araç sahibi olan davacının bu duruma katlanmasının beklenemeyeceği, «bedel iadesi» koşulunun gerçekleştiği, davacının satın almış olduğu aracı iade etmeden ödediği satış bedeli için faiz talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile 162.189,54 TL'nin aracın takyidatlarından ari olarak davalıya «teslimi» tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ücretsiz onarım · bedel indirimi · garanti süresi · garanti kapsamı · ayıplı mal · ayıp ihbarı · hizmet bedeli · bedelsizlik
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «ayıp ihbarı» süresinde yapılmadığı gibi davanın da «zamanaşımı» süresinde açılmadığını, üretimden kaynaklı ayıp olmadığını, «şikayetlerin» kullanıma bağlı gelişen durumlardan kaynaklandığını, davacının da «ücretsiz onarımdan» faydalandığını, kullanmayı engeller nitelikte bir ayıp olmadığını, davacının iade değil ancak «bedel indirimi» isteyebileceğini, üretici olmadıklarından sorumluluklarının bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Fer'i müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; «ayıp ihbarı» süresinde yapılmadığı gibi davanın da «zamanaşımı» süresinde açılmadığını, üretimden kaynaklı ayıp olmadığını, «şikayetlerin» kullanıma bağlı gelişen durumlardan kaynaklandığını, davacının da «ücretsiz onarımdan» faydalandığını, kullanmayı engeller nitelikte bir ayıp olmadığını, davacının iade değil ancak «bedel indirimi» isteyebileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ihtiyacı olan otomobili 13.02.2015 tarihinde davalı şirketten satın aldığını, «garanti süresi» içerisinde aracın dokuz kez arıza nedeni ile servis hizmeti aldığını, arızaların üretiminden kaynaklanan «gizli ayıp» niteliğinde olduğunu, küçük parça değişiklikleri yapılmış olmasına rağmen köklü çözüm üretilmediğini, aracın iadesini talep etmiş olmalarına rağmen sorunların «bedelsiz» bakım ile giderileceğinin söylendiğini, araçtan faydalanmalarının imkansız hale geldiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile araç için ödedikleri bedelin 1.000,00 TL'sinin 13.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile talebini arttırarak 162.189,54 TL'nin 13.02.2015 satın alma tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aracın «garanti kapsamında» dava tarihine kadar on kez davalı satıcı Mengerler şirketinin servisine gittiği, araçta sürekli beliren arızaların imalat hatasından kaynaklandığını, müvekkilinin bu üründen sürekli olarak faydalanmasını engeller nitelikte olduğunu, yeni alınan bir araçta bu kadar arıza çıkmasının kabul edilebilir olmadığını, «garanti süresi» sona ermediğini, dava tarihinde «zamanaşımının» da dolmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8403 E. 2023/2313 K.
Ortak:gizli ayıp · ayıp · bedel iadesi · zamanaşımı · teslim · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıdan satın aldığı araçta iddia edildiği üzere «gizli ayıp» bulunmadığı, aracın «bedelinin iadesi» ya da misli ile değiştirilmesi talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «zamanaşımı» itirazında bulunmuş ve ayrıca araçta faydalanmayı engelleyecek nitelikte gizli veya açık bir «ayıp» olmadığını, halihazırda aracın kullanılmakta olduğunu, aracın özensiz kullanımından kaynaklı sorunlar olabileceğini, değiştirildiği iddia edilen parçaların yakıt k …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu araçtaki ayıbın üretim hatasından kaynaklandığını ve gizli bir «ayıp» olduğunu, aracın «teslim» alındığı ve tescil edildiği tarih olan 11.08.2014 tarihinden itibaren birçok kez arızaları olduğunu, arızaların sürekli tekrarlandığını, müvekkili şirketin servis olarak kullandığı araçta motor ile ilgili arızanın hiçbir zaman giderilemediğini, araç ile ilgili servis kayıtları ve «hasar» dosyalarının da delil olarak gösterildiğini servis hizmeti veren şirketin davalının yetkili servisi olmakla davalı taraf adına yanlı davranarak tüm «fatura» ve servis kayıtlarını dosyaya sunmadığını, davaya konu araçtaki yaşanan sıkıntıların devam etmesi nedeniyle davacının yetkili servis firmasını değiştirmek durumunda kaldığını, yeni servis firmasından alınan fatura ve servis evraklarının da dosya kapsamına sunulduğunu, bu servis «kaydı» ve faturalardan da açıkça anlaşılacağı üzere, aracın alındığı günden bu yana araçtaki bahse konu ayıp ve arızaların devam ettiğini, arızaların devam etmiş olduğunun bilirkişi raporunda da "motor arıza uyarı lambasının" yandığı şeklinde tespit edildiğini, bilirkişi raporunda bahsi geçen uyarı lambasının neden yandığı konusunda «kesin» ve net bir ibare bulunmadığını, bu kapsamda mahkemeye bu motor arıza lambasının kullanıcı hatasından mı, yoksa üretim hatasından mı kaynaklandığının belirlenmesi g …
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın «zamanaşımına» uğradığını, davacının «ayıp» ihbarında bulunmadığını aracın ayıpsız olarak «teslim» edildiğini araç üzerinde giderilemeyen bir arıza ve «gizli ayıp» da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… ın ortaya çıkmadığı, bilirkişi raporuna göre esaslı onarım sayılacak ilk işlemin 09.11.2015 tarihinde yapılan işlem olduğu, motor silindir kafasının ve subaplarının «garanti kapsamında» değiştiği, bu arızanın yapılan tamir ile giderildiği daha sonra bu arızanın tekrar ettiğine ilişkin dosyada bir bilgi ve belge bulunmadığı, sonraki esaslı onarımların da yine garanti kapsamında yapıldığı, her arızanın farklı olduğu ve garanti kapsamında giderilen arızaların sonradan tekrar ettiğine ilişkin dosyada bir bilgi bulunmadığı, aracın kullanım şekli, servise gelişlerindeki km saatine göre yoğun kullanılmış olması karşısında bu arızaların yoğun kullanıma bağlı olarak çıkmasının olağan olduğu, garanti kapsamında olanların yetkili servis tarafından yasal süre içinde «bedelsiz» olarak tamir edilerek giderildiği anlaşılmakla ve davacı da soyut olarak aracın sürekli arıza verdiği ve tamir için servise gittiği dışında yolcu taşıma işinde yoğun olarak kullanılan bir araçta meydana gelmesi olağan olanlar dışında «gizli ayıp» teşkil edecek bir arızanın varlığını veya yapılan onarımlara rağmen aynı arızanın tekrarladığı, aracın onarım kabul etmez durumda olduğuna dair bir iddia ve buna ilişkin delil bulunmamakla, araçta gizli ayıbın varlığı konusunda delil sunulmamış olduğundan somut olayda 6098 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen «zamanaşımı» süresinin uygulanacağı, davalı süresinde verdiği cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunduğu, aracın satış tarihi (17.02.2014) ile dava tarihi (23.11.2016) …
… rşı itiraz dilekçelerini tekrar ettiklerini yerel mahkeme ve istinaf mahkemesinin arızaların tekrarlanmadığından bahsetmelerinin dosyada çelişik bir durum olduğunu, «delillerin toplanmadığını», «bilirkişi incelemesinin» eksik ve hadiseye uygun düşmediğini, dava konusu aracın fiziken test yapılarak yeniden incelenmesi ve araçtaki arızların olağan kullanmadan mı yoksa üretim hatası ve tekrarlanan arızlardan mı meydan geldiğinin tespit edilmesi gerektiğini, arızanın nedenin kaynağının tespit edilmesi gerektiğini ,dava konusu araçtaki «ayıp» «gizli ayıp» olduğundan buna ilişkin «zamanaşımı» süresinin geçmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:garanti kapsamı · kazanç kaybı · delillerin toplanmaması · bedelsizlik · garantörlük · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · dava sebebi
Benzer bu kararda… ın ortaya çıkmadığı, bilirkişi raporuna göre esaslı onarım sayılacak ilk işlemin 09.11.2015 tarihinde yapılan işlem olduğu, motor silindir kafasının ve subaplarının «garanti kapsamında» değiştiği, bu arızanın yapılan tamir ile giderildiği daha sonra bu arızanın tekrar ettiğine ilişkin dosyada bir bilgi ve belge bulunmadığı, sonraki esaslı onarımların da yine garanti kapsamında yapıldığı, her arızanın farklı olduğu ve garanti kapsamında giderilen arızaların sonradan tekrar ettiğine ilişkin dosyada bir bilgi bulunmadığı, aracın kullanım şekli, servise gelişlerindeki km saatine göre yoğun kullanılmış olması karşısında bu arızaların yoğun kullanıma bağlı olarak çıkmasının olağan olduğu, garanti kapsamında olanların yetkili servis tarafından yasal süre içinde «bedelsiz» olarak tamir edilerek giderildiği anlaşılmakla ve davacı da soyut olarak aracın sürekli arıza verdiği ve tamir için servise gittiği dışında yolcu taşıma işinde yoğun olarak kullanılan bir araçta meydana gelmesi olağan olanlar dışında «gizli ayıp» teşkil edecek bir arızanın varlığını veya yapılan onarımlara rağmen aynı arızanın tekrarladığı, aracın onarım kabul etmez durumda olduğuna dair bir iddia ve buna ilişkin delil bulunmamakla, araçta gizli ayıbın varlığı konusunda delil sunulmamış olduğundan somut olayda 6098 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen «zamanaşımı» süresinin uygulanacağı, davalı süresinde verdiği cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunduğu, aracın satış tarihi (17.02.2014) ile dava tarihi (23.11.2016) …
… m alamadığını ileri sürerek dava konusu aracın misli ile değiştirilmesini, bu mümkün değil ise 106.222,00 TL araç bedelinin 17.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» davalıdan tahsiline, 12.000,00 TL ticari «kazanç kaybı» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… ndığı ve kullanım süresi boyunca değişik zamanlarda bakım ve onarım için servise götürüldüğü, ancak bu servis kayıtlarının hiçbirinin aynı arızanın tekrarı olmayıp, «garanti kapsamında» yapıldığı, diğer onarımların ise yolcu taşımacılığında kullanılan araçta meydana gelebilecek yoğun kullanıma bağlı küçük arızalar olduğunun bilirkişi tarafından belirtildiği, bu haliyle meydana gelen arızalar «zamanaşımı» süresi içerisinde devam eden arıza niteliğinde olmayıp, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi atf …
… rşı itiraz dilekçelerini tekrar ettiklerini yerel mahkeme ve istinaf mahkemesinin arızaların tekrarlanmadığından bahsetmelerinin dosyada çelişik bir durum olduğunu, «delillerin toplanmadığını», «bilirkişi incelemesinin» eksik ve hadiseye uygun düşmediğini, dava konusu aracın fiziken test yapılarak yeniden incelenmesi ve araçtaki arızların olağan kullanmadan mı yoksa üretim hatası ve tekrarlanan arızlardan mı meydan geldiğinin tespit edilmesi gerektiğini, arızanın nedenin kaynağının tespit edilmesi gerektiğini ,dava konusu araçtaki «ayıp» «gizli ayıp» olduğundan buna ilişkin «zamanaşımı» süresinin geçmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3159 E. , 2023/6773 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1679 Esas, 2022/185 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/940 E., 2019/200 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının servis aracı olarak kullanmak üzere 11.08.2014 tarihinde davalının satış bayisinden sıfır km otobüs satın aldığını, aracın deneme sürüşünde 1500-2000 devir arasında gürültü çıkardığını, aracın arızası olduğu fark edilerek davalıya bildirildiğini, aracın birçok kez tamir gördüğünü ve parçasının değiştiğini, bu süre içinde başka araç kullanılmak zorunda kaldıklarını, birçok parça değişmesine rağmen arızanın devam ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, aracın bedeline mahsuben şimdilik 10.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline veya aracın ayıpsız bir yenisiyle değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunmuş ve ayrıca araçta faydalanmayı engelleyecek nitelikte gizli veya açık bir ayıp olmadığını, halihazırda aracın kullanılmakta olduğunu, aracın özensiz kullanımından kaynaklı sorunlar olabileceğini, değiştirildiği iddia edilen parçaların yakıt kalitesi ile ilgili olduğunu, aracın mevcut kilometresine göre arıza sayısının olağan olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıdan satın aldığı araçta iddia edildiği üzere gizli ayıp bulunmadığı, aracın bedelinin iadesi ya da misli ile değiştirilmesi talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu araçtaki ayıbın üretim hatasından kaynaklandığını ve gizli bir ayıp olduğunu, aracın teslim alındığı ve tescil edildiği tarih olan 11.08.2014 tarihinden itibaren birçok kez arızaları olduğunu, arızaların sürekli tekrarlandığını, müvekkili şirketin servis olarak kullandığı araçta motor ile ilgili arızanın hiçbir zaman giderilemediğini, araç ile ilgili servis kayıtları ve hasar dosyalarının da delil olarak gösterildiğini servis hizmeti veren şirketin davalının yetkili servisi olmakla davalı taraf adına yanlı davranarak tüm fatura ve servis kayıtlarını dosyaya sunmadığını, davaya konu araçtaki yaşanan sıkıntıların devam etmesi nedeniyle davacının yetkili servis firmasını değiştirmek durumunda kaldığını, yeni servis firmasından alınan fatura ve servis evraklarının da dosya kapsamına sunulduğunu, bu servis kaydı ve faturalardan da açıkça anlaşılacağı üzere, aracın alındığı günden bu yana araçtaki bahse konu ayıp ve arızaların devam ettiğini, arızaların devam etmiş olduğunun bilirkişi raporunda da "motor arıza uyarı lambasının" yandığı şeklinde tespit edildiğini, bilirkişi raporunda bahsi geçen uyarı lambasının neden yandığı konusunda kesin ve net bir ibare bulunmadığını, bu kapsamda mahkemeye bu motor arıza lambasının kullanıcı hatasından mı, yoksa üretim hatasından mı kaynaklandığının belirlenmesi gerektiğini, yeni bir bilirkişi heyetine dosyanın tevdi edilmesi gerekmekteyken mahkemece bu taleplerinin reddedildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin servis hizmeti veren şirketin dosyaya sunmadığı belgeler olduğunu iddia ettiği ancak bunu ispatlayamadığı, dava konusu araçta üretimden kaynaklı ayıp bulunduğuna ilişkin iddianın kanıtlanmadığı, aracın çalışır durumda olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticari netilikteki satıma konu taşıtın ayıplı olduğu iddiasıyla sözleşmeden dönme ve satış bedelinin tahsili, olmadığı takdirde satılanan ayıptan ari bir yenisiyle değiştirilmesi taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 266 ncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227 nci maddesi.
3. Değerlendirme ve Sonuç
6100 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesi gereği hakim, uyuşmazlığın çözümünde etkili olacak teknik hususlar bakımından bilirkişi raporu alınmasına karar verir. Ancak bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olup olmadığını denetlemek de yine hakimin görevidir. İşbu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna gelindiğinde, raporda dava konusu araçtaki arızaların üretim hatasından mı mutad kullanımdan mı kaynaklandığına ilişkin bilimsel açıklama bulunulmadığı ve raporun uyuşmazlığı giderecek nitelikte olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, yeni bir bilirkişi aracılığı ile araç ve aracın tamirinin yapıldığı yetkili servis kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılarak, aracın birçok kez de servise gittiği kabulü ile servis hizmetine neden olan arıza sebeplerinin teknik olarak açıklattırılması ve varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/987315900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz