Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/756 E. 2023/3399 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ücretsiz onarım↗ açık ayıp↗ bedel indirimi↗ garanti süresi↗ garanti kapsamı↗ ayıplı mal↗ gizli ayıp↗ ayıp ihbarı↗ hizmet bedeli↗ ayıp↗ bedel iadesi↗ bedelsizlik↗ feri müdahil↗ şikayet↗ garantörlük↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ fer'i müdahil↗ ihbar↗ ıslah↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/172 E., 2018/813 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili ve feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ..... ve fer'i müdahil vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ihtiyacı olan otomobili 13.02.2015 tarihinde davalı şirketten satın aldığını, garanti süresi içerisinde aracın dokuz kez arıza nedeni ile servis hizmeti aldığını, arızaların üretiminden kaynaklanan gizli ayıp niteliğinde olduğunu, küçük parça değişiklikleri yapılmış olmasına rağmen köklü çözüm üretilmediğini, aracın iadesini talep etmiş olmalarına rağmen sorunların bedelsiz bakım ile giderileceğinin söylendiğini, araçtan faydalanmalarının imkansız hale geldiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile araç için ödedikleri bedelin 1.000,00 TL'sinin 13.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini arttırarak 162.189,54 TL'nin 13.02.2015 satın alma tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; servis başvurulardan büyük bölümünün olağan servis hizmetleri ile ilgili olduğunu, daha çok kullanım sonucu ortaya çıkan arızaların ücretsiz olarak tamir edildiğini, bedelsiz onarım yolu ile araçtaki arızaların giderildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aracın davacı tarafından satın alındığı tarih ile dava tarihi arasında olan servis ihtiyacı dışında aracın çeşitli şikayetlerle servis hizmeti aldığı, şikayetlerin servis hizmeti ile giderildiği, bu hizmetlerin bedel alınmaksızın yerine getirildiği, şikayetlerin tamamı birlikte değerlendirildiğinde aracın davalıya iadesi için aranan nitelikte olmadığı, şikayete konu arızaların üretimden kaynaklı ve katlanılamaz nitelik arz etmediği, arızaların aracın iadesini gerektirir yoğunlukta bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aracın garanti kapsamında dava tarihine kadar on kez davalı satıcı Mengerler şirketinin servisine gittiği, araçta sürekli beliren arızaların imalat hatasından kaynaklandığını, müvekkilinin bu üründen sürekli olarak faydalanmasını engeller nitelikte olduğunu, yeni alınan bir araçta bu kadar arıza çıkmasının kabul edilebilir olmadığını, garanti süresi sona ermediğini, dava tarihinde zamanaşımının da dolmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile araçta meydana gelen arızaların sürüş güvenini ortadan kaldıracağı, davacının araca güvenini azaltacağı, araç sahibi olan davacının bu duruma katlanmasının beklenemeyeceği, bedel iadesi koşulunun gerçekleştiği, davacının satın almış olduğu aracı iade etmeden ödediği satış bedeli için faiz talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile 162.189,54 TL'nin aracın takyidatlarından ari olarak davalıya teslimi tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ayıp ihbarı süresinde yapılmadığı gibi davanın da zamanaşımı süresinde açılmadığını, üretimden kaynaklı ayıp olmadığını, şikayetlerin kullanıma bağlı gelişen durumlardan kaynaklandığını, davacının da ücretsiz onarımdan faydalandığını, kullanmayı engeller nitelikte bir ayıp olmadığını, davacının iade değil ancak bedel indirimi isteyebileceğini, üretici olmadıklarından sorumluluklarının bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Fer'i müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; ayıp ihbarı süresinde yapılmadığı gibi davanın da zamanaşımı süresinde açılmadığını, üretimden kaynaklı ayıp olmadığını, şikayetlerin kullanıma bağlı gelişen durumlardan kaynaklandığını, davacının da ücretsiz onarımdan faydalandığını, kullanmayı engeller nitelikte bir ayıp olmadığını, davacının iade değil ancak bedel indirimi isteyebileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ayıplı mal iddiasına dayalı bedel iadesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık gizli veya açık ayıp olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı, ayıpların bedel iadesini gerektirecek düzeyde olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ve feri müdahil vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4120 E. 2023/5962 K.
Ortak:bedel indirimi · garanti süresi · garanti kapsamı · gizli ayıp · ayıp ihbarı · ayıp · bedel iadesi · garantörlük
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ihtiyacı olan otomobili 13.02.2015 tarihinde davalı şirketten satın aldığını, «garanti süresi» içerisinde aracın dokuz kez arıza nedeni ile servis hizmeti aldığını, arızaların üretiminden kaynaklanan «gizli ayıp» niteliğinde olduğunu, küçük parça değişiklikleri yapılmış olmasına rağmen köklü çözüm üretilmediğini, aracın iadesini talep etmiş olmalarına rağmen sorunların «bedelsiz» bakım ile giderileceğinin söylendiğini, araçtan faydalanmalarının imkansız hale geldiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile araç için ödedikleri bedelin 1.000,00 TL'sinin 13.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile talebini arttırarak 162.189,54 TL'nin 13.02.2015 satın alma tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aracın «garanti kapsamında» dava tarihine kadar on kez davalı satıcı Mengerler şirketinin servisine gittiği, araçta sürekli beliren arızaların imalat hatasından kaynaklandığını, müvekkilinin bu üründen sürekli olarak faydalanmasını engeller nitelikte olduğunu, yeni alınan bir araçta bu kadar arıza çıkmasının kabul edilebilir olmadığını, «garanti süresi» sona ermediğini, dava tarihinde «zamanaşımının» da dolmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «ayıp ihbarı» süresinde yapılmadığı gibi davanın da «zamanaşımı» süresinde açılmadığını, üretimden kaynaklı ayıp olmadığını, «şikayetlerin» kullanıma bağlı gelişen durumlardan kaynaklandığını, davacının da «ücretsiz onarımdan» faydalandığını, kullanmayı engeller nitelikte bir ayıp olmadığını, davacının iade değil ancak «bedel indirimi» isteyebileceğini, üretici olmadıklarından sorumluluklarının bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… emesinin 15.04.2021 tarihli ve 2019/1187 E., 2021/521 K. sayılı kararıyla; 26.09.2018 tarihli bilirkişi raporu da nazara alındığında araçta meydana gelen arızaların «sebebinin» kullanıcıdan kaynaklanmadığı, araçtaki ayıpların «gizli ayıp» olduğu, «ayıp ihbarının» süresinde yapıldığı, yeni alınan bir araçta çok kısa süre içerisinde bu denli çok arızanın meydana gelmesinin araçtan beklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, davacı vekilince UYAP'tan «ibraz» edilen 27.08.2019 tarihli dilekçede, araçtaki arızaların karardan sonra hatta istinaf aşamasında dahi devam ettiğinin beyan edilerek, araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin ibraz edildiği de nazara alındığında, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, arızaların tekrarlamaya devam ettiği, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebin yerinde olduğu, «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; dava, ayıplı aracın misli ile değiştirilmesi, olmadığı taktirde «değer kaybı» tazminatı ve aracın kullanılmadığı süre için «maddi tazminat» istemine ilişkin olup Mahkemece alınan 09.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu aracın servis kayıtları incelenmek suretiyle iki ayrı arıza nedeniyle servise gittiği, bu arızaların onarılarak aracın davacıya sorunsuz «teslim» edildiği, ilk onarımın 3 gün sürdüğü, ikinci arızanın tamirinin 2 ay sürdüğü, birinci arıza olan debriyaj arızasının davalı tarafın savunmasında belirtildiği gibi kullanıma bağlı olarak çıkabilecek arızalardan olduğu; ancak yapılan onarım sırasında volanın değişimini gerektirecek şartların oluşmasının yapısal bir arızanın varlığına işaret ettiği, söz konusu arızanın serviste parça değişiklikleri ile «garanti kapsamında» giderildiği, ikinci arızanın motor ikaz ışığının yanması sonucu ortaya çıktığı ve davalı tarafından akü ve add blue deposunun değişimi ile giderildiği, davalı tarafça arızının kullanıcı kaynaklı olduğu savunulmuş ise de bu konuda somut delil «ibraz» edilmediği, önceden tespiti mümkün olmayan «gizli ayıp» niteliğindeki arızanın serviste garanti kapsamında giderildiği, yapılan parça değişiminin araçta değer kaybına sebep olmadığı tespitleri yapılmıştır.
… 9.02.2018 tarihine kadar yapılan tamir ve diğer işlemler incelenmek suretiyle araçta önemli arızaların çok kısa sürede meydana çıktığı, arızaların meydana gelişinde «kullanım hatası» olmadığı, imalat hatası olduğu, ayıbın «gizli ayıp» niteliğinde bulunduğu, «garanti süresi» içinde iken ücretsiz değiştirilmekle birlikte sık sık tekrarı halinde araçtan beklenen faydanın sağlanamayacağı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:misliyle değişim · ayıp ihbar süresi · kullanım hatası · ihbar süresi · sözleşmeden dönme · değer kaybı · direnme kararı · kâr mahrumiyeti
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» uymadığını, arızaların kullanıcıdan kaynaklandığını, gerekli onarımın yapılarak aracın iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… AHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2019 tarihli ve 2017/876 E., 2019/157 K. sayılı kararıyla; satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2. onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle oluşan zararın bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 14.600,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya «direnme» kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin «direnme» kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6302 E. 2024/614 K.
Ortak:ücretsiz onarım · bedel indirimi · garanti süresi · garanti kapsamı · ayıp · bedelsizlik · garantörlük · kaldırma ve yeniden hüküm
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ihtiyacı olan otomobili 13.02.2015 tarihinde davalı şirketten satın aldığını, «garanti süresi» içerisinde aracın dokuz kez arıza nedeni ile servis hizmeti aldığını, arızaların üretiminden kaynaklanan «gizli ayıp» niteliğinde olduğunu, küçük parça değişiklikleri yapılmış olmasına rağmen köklü çözüm üretilmediğini, aracın iadesini talep etmiş olmalarına rağmen sorunların «bedelsiz» bakım ile giderileceğinin söylendiğini, araçtan faydalanmalarının imkansız hale geldiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile araç için ödedikleri bedelin 1.000,00 TL'sinin 13.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile talebini arttırarak 162.189,54 TL'nin 13.02.2015 satın alma tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aracın «garanti kapsamında» dava tarihine kadar on kez davalı satıcı Mengerler şirketinin servisine gittiği, araçta sürekli beliren arızaların imalat hatasından kaynaklandığını, müvekkilinin bu üründen sürekli olarak faydalanmasını engeller nitelikte olduğunu, yeni alınan bir araçta bu kadar arıza çıkmasının kabul edilebilir olmadığını, «garanti süresi» sona ermediğini, dava tarihinde «zamanaşımının» da dolmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «ayıp ihbarı» süresinde yapılmadığı gibi davanın da «zamanaşımı» süresinde açılmadığını, üretimden kaynaklı ayıp olmadığını, «şikayetlerin» kullanıma bağlı gelişen durumlardan kaynaklandığını, davacının da «ücretsiz onarımdan» faydalandığını, kullanmayı engeller nitelikte bir ayıp olmadığını, davacının iade değil ancak «bedel indirimi» isteyebileceğini, üretici olmadıklarından sorumluluklarının bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaA.Ş. vekili cevap dilekçesinde; «seçimlik hakların» «terditli» olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacının ayıba karşı sorumluluk kapsamında hangi hakkını kullanmak istediğini net bir şekilde belirtmesi gerektiğini, dava konusu araçta ücretsiz motor değişiminin yapıldığını, dava konusu aracın 62.010 km.'de 18.07.2017 tarihinde serviste «garanti kapsamında» «ücretsiz onarım» işlemi gördüğünü, davacının seçimlik hakkını ücretsiz onarımdan yana kullandığını, dava tarihinden önce arızaların giderildiğini, dava konusu aracın yetkili serviste motorunun diğer parçalardan daha ... bir parça olan yine orijinal motorla değiştirilmiş olmasının araçta «değer kaybı» oluşturmayacağını, davacının dava konusu aracı yaklaşık 2 yıldır sorunsuz olarak kullandığını, önemsiz ayıplardan dolayı satıcının sorumlu tutulamayacağını, dava konusu araçta tüm sistemlerin tam olarak sorunsuz şekilde çalıştığını, araç üzerinde kurulu olup da çalışmayan hiçbir donanım ya da araç parçasının olmadığını, davacının aracı satın aldığı günden bu yana yaklaşık 2 yıl içerisinde 65.000 km'ye varan aktif kullanımının araçtan beklediği tüm faydaları elde ettiğini gösterdiği gibi aracı herhangi bir güvenlik kaygısı taşımadan kullandığı anlamına geldiğini, dolayısıyla araçta bir arıza tespit edilse bile sorunsuz olarak kullanılan bir aracın üzerindeki mevcut durumun, ayıpsız misli ile değişim değil, en fazla «ayıp» oranında «bedel indirimine» neden olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… rih ve sayısı belirtilen kararı ile satım anında anlaşılamayan motor arızasının, davacının aracı satın aldığı anda mevcut olduğu anlaşılmasa da dava konusu arızanın «garanti süresi» içerisinde kullanımla birlikte 62.010 km'de meydana çıktığının ve araç motoru ile diğer pek çok parçanın değişime maruz kaldığı hususunun ihtilafsız olduğu, davacının dava dilekçesinde, aracın misli ile değiştirilmesini, bu talebin uygun görülmemesi hâlinde «değer kaybı» zararının tahsilini istediği, davacının servise başvurması ve servisin de «ayıp» durumunu kabul etmesi nedeniyle davacı tarafından ayrıca bir ayıp ihtarında bulunulmasına gerek olmadığı, Mahkemece dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun, isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmadığı, bu sebeple davalı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafından iş emri kapsamında yapılan işlere «muvafakat» edildiğine dair herhangi bir iddia ve ispatın davalı yanca dosya kapsamına sunulmadığı, iş emri üzerine «ihtirazi kayıt» konularak aracın servisten alındığı, Mahkemece davacı yanın aracın misli ile değiştirilmesi yönündeki talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken bu talebin reddi yönünde yetersiz gerekçe ile değer kaybının kabulüne dair yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm verilmesine, davanın kabulü ile 06 KNY 24 plakalı, ... marka, 2016 model, C200 AMG tipi, dizel yakıtlı aracın ayıptan ari bir yenisiyle değişti …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı taraftan satın aldığı, ancak 2 yıllık «garanti süresi» içerisinde araçta oluşan «ayıp» nedeniyle motorunun ve birçok parçasının değişmesi nedeniyle davaya konu araçta 25.000,00 TL «değer kaybının» oluştuğu, davacının iradesini iş bu dava ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesine göre değer kaybından yana kullandığı gerekçesiyle davacı tarafın araçta oluşan değer kaybına yönelik talebi bakımından (05.02.2019 tarihli duruşmadaki beyanı ve yatırılan «harç» miktarı dikkate alınarak) davanın bu yönden kabulüne, davacının aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık kuralı · seçimlik haklar · sözleşmeden dönme · değer kaybı · bilirkişi raporları arasında çelişki · terditli dava · delil değerlendirmesi · taleple bağlılık
Benzer bu karardaA.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece «taleple bağlılık kuralının» ihlal edildiğini, «değer kaybı» talebi 15.000,00 TL olmasına karşın 25.000,00 TL’ye hükmedildiğini, davacının «ücretsiz onarım» hakkını kullandığını, bu hak kullanıldıktan sonra değer kaybı iddiası ile ilgili ayrıca «bedel indirimi» talebinde bulunulamayacağını, araç üzerinde değer kaybı bulunmadığını, süresinde ve usulüne uygun bir «ayıp» ihbarında bulunulmadığını, dosya kapsamında alınan «bilirkişi raporları arasında çelişki» bulunduğunu, aracın ayıplı olarak 62.010 km katetmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını iste …
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; «seçimlik hakların» «terditli» olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacının ayıba karşı sorumluluk kapsamında hangi hakkını kullanmak istediğini net bir şekilde belirtmesi gerektiğini, dava konusu araçta ücretsiz motor değişiminin yapıldığını, dava konusu aracın 62.010 km.'de 18.07.2017 tarihinde serviste «garanti kapsamında» «ücretsiz onarım» işlemi gördüğünü, davacının seçimlik hakkını ücretsiz onarımdan yana kullandığını, dava tarihinden önce arızaların giderildiğini, dava konusu aracın yetkili serviste motorunun diğer parçalardan daha ... bir parça olan yine orijinal motorla değiştirilmiş olmasının araçta «değer kaybı» oluşturmayacağını, davacının dava konusu aracı yaklaşık 2 yıldır sorunsuz olarak kullandığını, önemsiz ayıplardan dolayı satıcının sorumlu tutulamayacağını, dava konusu araçta tüm sistemlerin tam olarak sorunsuz şekilde çalıştığını, araç üzerinde kurulu olup da çalışmayan hiçbir donanım ya da araç parçasının olmadığını, davacının aracı satın aldığı günden bu yana yaklaşık 2 yıl içerisinde 65.000 km'ye varan aktif kullanımının araçtan beklediği tüm faydaları elde ettiğini gösterdiği gibi aracı herhangi bir güvenlik kaygısı taşımadan kullandığı anlamına geldiğini, dolayısıyla araçta bir arıza tespit edilse bile sorunsuz olarak kullanılan bir aracın üzerindeki mevcut durumun, ayıpsız misli ile değişim değil, en fazla «ayıp» oranında «bedel indirimine» neden olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Ticaret Türk A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete hiçbir «ayıp» ihbarında bulunulmamasına rağmen aracın davacı onayı ile «bedelsiz» tamir edildiğini, davacı tarafından «ücretsiz onarım» hakkının kullanıldığını, seçimlik hakkın tüketildiğini, dava tarihinde araçta arıza bulunmadığını, «değer kaybının» söz konusu olmadığını, «seçimlik hakların» «terditli» olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, Mahkemece talebin açıklattırılmadığını, dava konusu olayda aracın misli ile değişim şartlarının gerçekleşmediğini, davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Ticaret Türk A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının tamamen hukuka aykırı olduğunu, kanunda sunulan «seçimlik haklardan» «ücretsiz onarım» talebinin davalı tarafından yerine getirildiğini, böylece seçimlik hakların kullanılarak tüketildiğini, davacının aracın ayıpsız misli ile değişimini talep etmesinin hukuken himaye göremeyeceğini, davacının aracının orijinal parçalarla tamir edilmiş olmasının «değer kaybını» önler nitelikte olduğunu, bununla birlikte davacının değer kaybına ilişkin iddiasının ispata muhtaç olduğunu, dava konusu araçta değer kaybının meydana gelmeyeceği …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/756 E. , 2023/3399 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/212 Esas, 2021/1899 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/172 E., 2018/813 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili ve feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ..... ve fer'i müdahil vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ihtiyacı olan otomobili 13.02.2015 tarihinde davalı şirketten satın aldığını, garanti süresi içerisinde aracın dokuz kez arıza nedeni ile servis hizmeti aldığını, arızaların üretiminden kaynaklanan gizli ayıp niteliğinde olduğunu, küçük parça değişiklikleri yapılmış olmasına rağmen köklü çözüm üretilmediğini, aracın iadesini talep etmiş olmalarına rağmen sorunların bedelsiz bakım ile giderileceğinin söylendiğini, araçtan faydalanmalarının imkansız hale geldiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile araç için ödedikleri bedelin 1.000,00 TL'sinin 13.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini arttırarak 162.189,54 TL'nin 13.02.2015 satın alma tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; servis başvurulardan büyük bölümünün olağan servis hizmetleri ile ilgili olduğunu, daha çok kullanım sonucu ortaya çıkan arızaların ücretsiz olarak tamir edildiğini, bedelsiz onarım yolu ile araçtaki arızaların giderildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aracın davacı tarafından satın alındığı tarih ile dava tarihi arasında olan servis ihtiyacı dışında aracın çeşitli şikayetlerle servis hizmeti aldığı, şikayetlerin servis hizmeti ile giderildiği, bu hizmetlerin bedel alınmaksızın yerine getirildiği, şikayetlerin tamamı birlikte değerlendirildiğinde aracın davalıya iadesi için aranan nitelikte olmadığı, şikayete konu arızaların üretimden kaynaklı ve katlanılamaz nitelik arz etmediği, arızaların aracın iadesini gerektirir yoğunlukta bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aracın garanti kapsamında dava tarihine kadar on kez davalı satıcı Mengerler şirketinin servisine gittiği, araçta sürekli beliren arızaların imalat hatasından kaynaklandığını, müvekkilinin bu üründen sürekli olarak faydalanmasını engeller nitelikte olduğunu, yeni alınan bir araçta bu kadar arıza çıkmasının kabul edilebilir olmadığını, garanti süresi sona ermediğini, dava tarihinde zamanaşımının da dolmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile araçta meydana gelen arızaların sürüş güvenini ortadan kaldıracağı, davacının araca güvenini azaltacağı, araç sahibi olan davacının bu duruma katlanmasının beklenemeyeceği, bedel iadesi koşulunun gerçekleştiği, davacının satın almış olduğu aracı iade etmeden ödediği satış bedeli için faiz talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile 162.189,54 TL'nin aracın takyidatlarından ari olarak davalıya teslimi tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ayıp ihbarı süresinde yapılmadığı gibi davanın da zamanaşımı süresinde açılmadığını, üretimden kaynaklı ayıp olmadığını, şikayetlerin kullanıma bağlı gelişen durumlardan kaynaklandığını, davacının da ücretsiz onarımdan faydalandığını, kullanmayı engeller nitelikte bir ayıp olmadığını, davacının iade değil ancak bedel indirimi isteyebileceğini, üretici olmadıklarından sorumluluklarının bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Fer'i müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; ayıp ihbarı süresinde yapılmadığı gibi davanın da zamanaşımı süresinde açılmadığını, üretimden kaynaklı ayıp olmadığını, şikayetlerin kullanıma bağlı gelişen durumlardan kaynaklandığını, davacının da ücretsiz onarımdan faydalandığını, kullanmayı engeller nitelikte bir ayıp olmadığını, davacının iade değil ancak bedel indirimi isteyebileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ayıplı mal iddiasına dayalı bedel iadesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık gizli veya açık ayıp olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı, ayıpların bedel iadesini gerektirecek düzeyde olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ve feri müdahil vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954422100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz