Satılan mal hükümsüzlüğü | Değişim
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5081 E. 2023/7251 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıpsız benzeriyle değişim↗ ayıp ihbar süresi↗ ücretsiz onarım↗ misli ile değişim↗ ayıba karşı tekeffül↗ ayıpsız misli ile değiştirme↗ bedel indirimi↗ ihbar süresi↗ garanti süresi↗ misli ile değiştirme↗ seçimlik haklar↗ garanti kapsamı↗ sözleşmeden dönme↗ değer kaybı↗ gizli ayıp↗ ayıp ihbarı↗ ayıp↗ bedel iadesi↗ şikayet↗ hakkaniyet↗ infaz↗ olumsuz oy↗ garantörlük↗ kâr kaybı↗ ihbar↗ bilirkişi incelemesi↗ esastan ret↗ iflas↗ ihtarname↗ dava sebebi↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/252 E., 2021/369 K.
Taraflar arasındaki ayıplı malın misli ile değişimi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.12.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 31.05.2016 tarihinde Land Rover marka discovery sport ticari adlı aracı davalı yetkili satıcısından “0 KM” olarak 290,174,32 TL'ye satın aldığını, araç kullanıma başlandıktan sonra belirli aralıklarla motor-turbo ve motor turboya bağlı olarak tüm aksamlarında arıza vermeye başladığını, garanti süresi içerisindeyken yolda kalması nedeniyle 15 gün süreyle yetkili serviste kaldığını, aracın teslim alınmasından çok kısa bir zaman sonra yine yolda kaldığını, servisin bu kez sürecin daha ... süreceğini, motorun, turbonun ve diğer motor ve turboya bağlı tüm aksamların değişeceğini, bu sebeple motorun daha ... olacağını belirttiğini, ancak tamir edildikten sonra da olumlu bir sonuç alınamadığını, arızanın devam etmekte olduğunu, 29.03.2018 tarihinde ise davalı tarafa çekilen ve Ordu Noterliğinin 3303 sıra numarasına kayıtlı ihtarname ile aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin talep edildiğini, dava konusu araç lüks, motor gücü yüksek bir araç olduğundan motordaki arızanın sürüş emniyeti açısından çok ciddi sakıncalar doğurmakta olduğunu, bu nitelikteki bir araçta motor arızasının önemli nitelikte ayıp olarak değerlendirilmesi gerektiğini, aracın gizli ayıp olduğunu ve giderilemediğini, müvekkilinin araçtan beklediği faydayı da sağlayamadığını iddia ederek ayıplı malın yenisiyle değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın satın alma işleminden yaklaşık 23 ay sonra açıldığını ve bu süre içinde malın gözden geçirildiğine ve herhangi bir ayıp saptandığına dair yasal sürede bir bildirimde bulunulmadığını, dava konusu araçta üretimden kaynaklanan bir ayıp bulunmadığını, arıza olarak bildirilen hususun kullanım hatasından kaynaklanmasının da kuvvetle muhtemel olduğunu, zira davacı tarafın iddialarının aksine dava konusu aracın satın alındığı tarihten itibaren arızalanmadığını, davacının servise gelerek belirttiği şikayetler üzerine müşteri memnuniyeti çerçevesinde araç üzerinde servis tarafından gerekli inceleme, bakım ve onarımların özenle yapıldığını, dava konusu araçta müdahale edilip de giderilememiş teknik bir arızanın varlığından söz edilmesinin mümkün olmadığını, ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı onarım hakkını kullanmış olup gerçekleştirilen onarım üzerine aracını sorunsuz olarak teslim ... davacının akabinde aracın ayıplı olduğu iddiasıyla araç değişimini talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davanın kabulü hâlinde davacının araç kullanımından elde ettiği faydaları ve hasarlar nedeniyle meydana gelen değer kaybını iade etmesi gerektiğini, ayrıca bedel iadesi yerine bedel indirimine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan 22.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere taraflar arasında araç bedeline ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı, gerek 22.01.2020 tarihli raporda gerek hükme dayanak olarak alınan 11.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda araç üzerinde keşfen inceleme yapılarak araçtaki motor arızasının yapılan kilometreden kaynaklı olmadığı, ayıbın üretimden kaynaklı gizli ayıp olduğu, 16.02.2018 tarihinde yapılan motor değişimine rağmen araçta arızanın devam ettiği, motor arıza ışığının hâlen yanmakta olduğu ve dava konusu arızanın kusursuz emsallerine göre sıfır kilometre satın alınan bir araçtan beklentileri olumsuz etkiler nitelikte olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, bilirkişiler tarafından yapılan söz konusu teknik tespitler doğrultusunda satıcının ayıba karşı tekeffül hükümleri kapsamında sorumlu olduğu, bu bağlamda davacının dava konusu aracın kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları azalttığının tespiti ile alıcının seçimlik haklardan satılanın ayıpsız misli ile değiştirilmesini isteme hakkını kullanabileceği, her ne kadar davalı tarafından davacının motor değişimini kabul etmesi nedeniyle artık aracın misli ile değiştirilmesini talep edemeyeceği iddia edilmiş ise de, araçtaki arızaların motor değişimine rağmen devam etmesi nedeniyle davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmediği, dosyaya sunulan servis kayıtlarından dava konusu araçtaki arızaların kronik hâle geldiği, motor değişimine rağmen arızaların tekrarladığı ve arıza ışığının yanmaya devam ettiği, davacı tarafından davalıya misli ile değişim talebi yönünde ihtarname gönderilmesi sırasında aracın arızaların giderilmesi amacı ile serviste olduğu, bu nedenle ayıp ihbarının süresi olduğu gerekçesiyle açılan davanın kabulü ile dava konusu Land Rover marka discovery sport 2016 model ... ... ... SALCA2BN6GH602453 şase numaralı, 171212W0354204DTD motor numaralı (160217W0978204DT eski motor numaralı) 52 FB 343 plakalı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, söz konusu aracın ayıpsız mislinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, infaz aşamasında tereddüt yaşanması hâline 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 24 üncü maddesi hükmünün uygulanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bu davanın satın alma işleminden iki yıl geçtikten sonra açıldığını, bu süre içinde malın gözden geçirildiğine ve herhangi bir ayıp saptandığına dair yasal sürede bir bildirimde bulunulmadığını, araçta üretimden kaynaklanan bir ayıbın bulunmadığını, dava konusu aracın yetkili servise girmiş olmasının aracın mutlaka ayıplı olduğu anlamına gelmeyeceği gibi müşterinin iş emrine geçirilmesini istediği şikâyetlerin de her zaman gerçeği yansıtmayabileceğini, kaldı ki dava konusu aracın davacının da bilgisi dahilinde orijinal ve üretici standartlarında onarıldığını, her ne kadar gerekçeli kararda hukuka aykırı bilirkişi raporu esas alınarak arızanın devam ettiği kabul edilmişse de bunun kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu araç motor değişimi ile bilirkişilerce ilk inceleme tarihi arasında yaklaşık 60.000 km kullanılmış olup işbu hususun dahi aracın kullanımına engel bir durum olmadığını ispatlamakta olduğunu, aracın arıza lambasının yandığından bahisle arızanın onarılamadığı yönünde tespitlerde bulunulmuşsa da işbu tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını, dava dilekçesinde işbu şikayetten bahsedilmediğini, ayrıca bilirkişiler tarafından da arıza lambasının yanma sebebi şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulamamış olup afaki tespitlerle arızanın devam ettiği yönünde tespitlerde bulunulmuş olduğunu, raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, garanti süresi içerisinde olan bir aracın servise teslim edilmesinin ücretsiz onarım hakkının kullanılacağı anlamına geldiğini, davacının da aracını servise teslim ederken ücretsiz onarım dışında diğer seçimlik haklara başvurmak istediği yönünde bir beyan ve talepte bulunmadığını, bu kapsamda davacı tarafından servise getirilen aracın garanti kapsamında ücretsiz onarıldığını, dolayısıyla diğer seçimlik hakkını kullanma talebinde bulunamayacağını, arızanın şüpheye yer vermeyecek şekilde tam olarak sebebinin, ne şekilde onarım sağlanabileceğinin, onarımın herhangi bir değer kaybına yol açıp açmayacağının araştırılması ve işbu araştırma sonucu hakkaniyet ilkeleri de gözetilerek aşırı orantısızlığa yol açmayacak bir sonuca hükmedilmesi gerektiğini, üretici standartlarında orijinal parçalar ile yapılan onarımın araçta değer kaybı yaratmayacağını, misli ile değişim kararının satıcıyı daha ağır zarara uğratacağını, dolayısıyla motor değişimine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sözleşmeden dönme seçimlik hakkının kullanılmasına karar verilmesi hâlinde hem araçtan elde edilen faydaların iadesi hem de araçta meydana gelen hasarlar nedeniyle oluşan değer kaybının iadesi gerektiğini belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile servise getirme ile ayıp ihbarının süresinde olduğu, davacı, aracın ayıpsız benzeri ile değişim hakkını kullanmış olup bilirkişi incelemesi ile arızanın giderilebilir nitelikte olduğu tespit edilmiş olmakla birlikte, aracın satın alınmasından itibaren iki yıl dahi geçmeden motorunun bir kez değiştirilmiş olması, değişiminden sonra meydana gelen arızanın yine motora ilişkin olması ve aracın motorunun aracın en önemli aksamı olması dikkate alındığında, aracın ayıpsız benzeri ile değişimi yerine satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verilmesinin hakkaniyet gereği doğru olmayacağı, dava konusu aracın davacı tarafça kullanıldığı sürede davalı tarafın da ödenen bedeli kullandığı dikkate alındığında, davalı tarafın araçtan elde edilen faydaların ve araçta meydana gelmiş olabilecek hasarlar nedeniyle oluşan değer kaybının iadesi taleplerinin haklı görülmediği, İlk Derece Mahkemesinin aracın misli ile değişimi yönünde verdiği kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde açıkladığı sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ayıplı aracın misli ile değişimi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4120 E. 2023/5962 K.
Ortak:ayıp ihbar süresi · bedel indirimi · ihbar süresi · garanti süresi · garanti kapsamı · sözleşmeden dönme · değer kaybı · gizli ayıp
İncelediğiniz kararda… ı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bu davanın satın alma işleminden iki yıl geçtikten sonra açıldığını, bu süre içinde malın gözden geçirildiğine ve herhangi bir «ayıp» saptandığına dair yasal sürede bir bildirimde bulunulmadığını, araçta üretimden kaynaklanan bir ayıbın bulunmadığını, dava konusu aracın yetkili servise girmiş olmasının aracın mutlaka ayıplı olduğu anlamına gelmeyeceği gibi müşterinin iş emrine geçirilmesini istediği şikâyetlerin de her zaman gerçeği yansıtmayabileceğini, kaldı ki dava konusu aracın davacının da bilgisi dahilinde orijinal ve üretici standartlarında onarıldığını, her ne kadar gerekçeli kararda hukuka aykırı bilirkişi raporu esas alınarak arızanın devam ettiği kabul edilmişse de bunun kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu araç motor değişimi ile bilirkişilerce ilk inceleme tarihi arasında yaklaşık 60.000 km kullanılmış olup işbu hususun dahi aracın kullanımına engel bir durum olmadığını ispatlamakta olduğunu, aracın arıza lambasının yandığından bahisle arızanın onarılamadığı yönünde tespitlerde bulunulmuşsa da işbu tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını, dava dilekçesinde işbu «şikayetten» bahsedilmediğini, ayrıca bilirkişiler tarafından da arıza lambasının yanma «sebebi» şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulamamış olup afaki tespitlerle arızanın devam ettiği yönünde tespitlerde bulunulmuş olduğunu, raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, «garanti süresi» içerisinde olan bir aracın servise «teslim» edilmesinin «ücretsiz onarım» hakkının kullanılacağı anlamına geldiğini, davacının da aracını servise teslim ederken ücretsiz onarım dışında diğer «seçimlik haklara» başvurmak istediği yönünde bir beyan ve talepte bulunmadığını, bu kapsamda davacı tarafından servise getirilen aracın «garanti kapsamında» ücretsiz onarıldığını, dolayısıyla diğer seçimlik hakkını kullanma talebinde bulunamayacağını, arızanın şüpheye yer vermeyecek şekilde tam olarak sebebinin, ne şekilde onarım sağlanabileceğinin, onarımın herhangi bir «değer kaybına» yol açıp açmayacağının araştırılması ve işbu araştırma sonucu «hakkaniyet» ilkeleri de gözetilerek aşırı orantısızlığa yol açmayacak bir sonuca hükmedilmesi gerektiğini, üretici standartlarında orijinal parçalar ile yapılan onarımın araçta değer kaybı yaratmayacağını, misli ile değişim kararının satıcıyı daha ağır zarara uğratacağını, dolayısıyla motor değişimine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla «sözleşmeden dönme» seçimlik hakkının kullanılmasına karar verilmesi hâlinde hem araçtan elde edilen faydaların iadesi hem de araçta meydana gelen «hasarlar» nedeniyle oluşan değer kaybının iadesi gerektiğini belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
… 2021 tarihli bilirkişi raporunda araç üzerinde keşfen inceleme yapılarak araçtaki motor arızasının yapılan kilometreden kaynaklı olmadığı, ayıbın üretimden kaynaklı «gizli ayıp» olduğu, 16.02.2018 tarihinde yapılan motor değişimine rağmen araçta arızanın devam ettiği, motor arıza ışığının hâlen yanmakta olduğu ve dava konusu arızanın kusursuz emsallerine göre sıfır kilometre satın alınan bir araçtan beklentileri «olumsuz» etkiler nitelikte olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, bilirkişiler tarafından yapılan söz konusu teknik tespitler doğrultusunda satıcının «ayıba karşı tekeffül» hükümleri kapsamında sorumlu olduğu, bu bağlamda davacının dava konusu aracın kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları azalttığının tespiti ile alıcının «seçimlik haklardan» satılanın ayıpsız misli ile değiştirilmesini isteme hakkını kullanabileceği, her ne kadar davalı tarafından davacının motor değişimini kabul etmesi nedeniyle artık aracın misli ile değiştirilmesini talep edemeyeceği iddia edilmiş ise de, araçtaki arızaların motor değişimine rağmen devam etmesi nedeniyle davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmediği, dosyaya sunulan servis kayıtlarından dava konusu araçtaki arızaların kronik hâle geldiği, motor değişimine rağmen arızaların tekrarladığı ve arıza ışığının yanmaya devam ettiği, davacı tarafından davalıya misli ile değişim talebi yönünde «ihtarname» gönderilmesi sırasında aracın arızaların giderilmesi amacı ile serviste olduğu, bu nedenle «ayıp ihbarının süresi» olduğu gerekçesiyle açılan davanın kabulü ile dava konusu Land Rover marka discovery sport 2016 model ... ... ...
… 32 TL'ye satın aldığını, araç kullanıma başlandıktan sonra belirli aralıklarla motor-turbo ve motor turboya bağlı olarak tüm aksamlarında arıza vermeye başladığını, «garanti süresi» içerisindeyken yolda kalması nedeniyle 15 gün süreyle yetkili serviste kaldığını, aracın «teslim» alınmasından çok kısa bir zaman sonra yine yolda kaldığını, servisin bu kez sürecin daha ... süreceğini, motorun, turbonun ve diğer motor ve turboya bağlı tüm aksamların değişeceğini, bu sebeple motorun daha ... olacağını belirttiğini, ancak tamir edildikten sonra da olumlu bir sonuç alınamadığını, arızanın devam etmekte olduğunu, 29.03.2018 tarihinde ise davalı tarafa çekilen ve Ordu Noterliğinin 3303 sıra numarasına kayıtlı «ihtarname» ile aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin talep edildiğini, dava konusu araç lüks, motor gücü yüksek bir araç olduğundan motordaki arızanın sürüş emniyeti açısından çok ciddi sakıncalar doğurmakta olduğunu, bu nitelikteki bir araçta motor arızasının önemli nitelikte «ayıp» olarak değerlendirilmesi gerektiğini, aracın «gizli ayıp» olduğunu ve giderilemediğini, müvekkilinin araçtan beklediği faydayı da sağlayamadığını iddia ederek ayıplı malın yenisiyle değiştirilmesine karar verilmesini tale …
Benzer bu kararda… sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; dava, ayıplı aracın misli ile değiştirilmesi, olmadığı taktirde «değer kaybı» tazminatı ve aracın kullanılmadığı süre için «maddi tazminat» istemine ilişkin olup Mahkemece alınan 09.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu aracın servis kayıtları incelenmek suretiyle iki ayrı arıza nedeniyle servise gittiği, bu arızaların onarılarak aracın davacıya sorunsuz «teslim» edildiği, ilk onarımın 3 gün sürdüğü, ikinci arızanın tamirinin 2 ay sürdüğü, birinci arıza olan debriyaj arızasının davalı tarafın savunmasında belirtildiği gibi kullanıma bağlı olarak çıkabilecek arızalardan olduğu; ancak yapılan onarım sırasında volanın değişimini gerektirecek şartların oluşmasının yapısal bir arızanın varlığına işaret ettiği, söz konusu arızanın serviste parça değişiklikleri ile «garanti kapsamında» giderildiği, ikinci arızanın motor ikaz ışığının yanması sonucu ortaya çıktığı ve davalı tarafından akü ve add blue deposunun değişimi ile giderildiği, davalı tarafça arızının kullanıcı kaynaklı olduğu savunulmuş ise de bu konuda somut delil «ibraz» edilmediği, önceden tespiti mümkün olmayan «gizli ayıp» niteliğindeki arızanın serviste garanti kapsamında giderildiği, yapılan parça değişiminin araçta değer kaybına sebep olmadığı tespitleri yapılmıştır.
… rızası sebebiyle 2,5 ayı bulan ve hala devam etmekte olan tamir süresi zarfında müvekkilinin işçilerinin ulaşımını taksi ile sağlamak zorunda kaldığını, halihazırda «garanti kapsamında» olduğunu ileri sürerek söz konusu aracın birebir yenisi ile değiştirilmesine, müvekkilinin söz konusu aracın tamiri sırasında işçilerin ulaşımına harcadığı ulaşım bedelinin tespit edilerek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava konusu aracın, gördüğü tamir ve bakım sonucu değişen parçaları nedeniyle «değer kaybı» bulunduğundan değişim talebinin reddi halinde değer kaybının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» uymadığını, arızaların kullanıcıdan kaynaklandığını, gerekli onarımın yapılarak aracın iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:misliyle değişim · kullanım hatası · direnme kararı · kâr mahrumiyeti · istinaf incelemesi · kaldırma ve yeniden hüküm · maddi tazminat · eksik inceleme
Benzer bu kararda… emesinin 15.04.2021 tarihli ve 2019/1187 E., 2021/521 K. sayılı kararıyla; 26.09.2018 tarihli bilirkişi raporu da nazara alındığında araçta meydana gelen arızaların «sebebinin» kullanıcıdan kaynaklanmadığı, araçtaki ayıpların «gizli ayıp» olduğu, «ayıp ihbarının» süresinde yapıldığı, yeni alınan bir araçta çok kısa süre içerisinde bu denli çok arızanın meydana gelmesinin araçtan beklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, davacı vekilince UYAP'tan «ibraz» edilen 27.08.2019 tarihli dilekçede, araçtaki arızaların karardan sonra hatta istinaf aşamasında dahi devam ettiğinin beyan edilerek, araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin ibraz edildiği de nazara alındığında, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, arızaların tekrarlamaya devam ettiği, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebin yerinde olduğu, «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince davacı, aracın «misliyle değişimini» talep etmişse de hakimin, somut olayın koşullarına göre satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebileceği, Kanun'da belirtilen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin toplanan delillere göre bir değerlendirmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu karar verildiğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve «istinaf incelemesinden» geçen ayıplı satıma dayalı aynen iade olmadığı taktirde tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya «direnme» kararı verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5962 E. 2023/5735 K.
Ortak:ücretsiz onarım · bedel indirimi · seçimlik haklar · sözleşmeden dönme · değer kaybı · gizli ayıp · ayıp ihbarı · ayıp
İncelediğiniz kararda… ı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bu davanın satın alma işleminden iki yıl geçtikten sonra açıldığını, bu süre içinde malın gözden geçirildiğine ve herhangi bir «ayıp» saptandığına dair yasal sürede bir bildirimde bulunulmadığını, araçta üretimden kaynaklanan bir ayıbın bulunmadığını, dava konusu aracın yetkili servise girmiş olmasının aracın mutlaka ayıplı olduğu anlamına gelmeyeceği gibi müşterinin iş emrine geçirilmesini istediği şikâyetlerin de her zaman gerçeği yansıtmayabileceğini, kaldı ki dava konusu aracın davacının da bilgisi dahilinde orijinal ve üretici standartlarında onarıldığını, her ne kadar gerekçeli kararda hukuka aykırı bilirkişi raporu esas alınarak arızanın devam ettiği kabul edilmişse de bunun kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu araç motor değişimi ile bilirkişilerce ilk inceleme tarihi arasında yaklaşık 60.000 km kullanılmış olup işbu hususun dahi aracın kullanımına engel bir durum olmadığını ispatlamakta olduğunu, aracın arıza lambasının yandığından bahisle arızanın onarılamadığı yönünde tespitlerde bulunulmuşsa da işbu tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını, dava dilekçesinde işbu «şikayetten» bahsedilmediğini, ayrıca bilirkişiler tarafından da arıza lambasının yanma «sebebi» şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulamamış olup afaki tespitlerle arızanın devam ettiği yönünde tespitlerde bulunulmuş olduğunu, raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, «garanti süresi» içerisinde olan bir aracın servise «teslim» edilmesinin «ücretsiz onarım» hakkının kullanılacağı anlamına geldiğini, davacının da aracını servise teslim ederken ücretsiz onarım dışında diğer «seçimlik haklara» başvurmak istediği yönünde bir beyan ve talepte bulunmadığını, bu kapsamda davacı tarafından servise getirilen aracın «garanti kapsamında» ücretsiz onarıldığını, dolayısıyla diğer seçimlik hakkını kullanma talebinde bulunamayacağını, arızanın şüpheye yer vermeyecek şekilde tam olarak sebebinin, ne şekilde onarım sağlanabileceğinin, onarımın herhangi bir «değer kaybına» yol açıp açmayacağının araştırılması ve işbu araştırma sonucu «hakkaniyet» ilkeleri de gözetilerek aşırı orantısızlığa yol açmayacak bir sonuca hükmedilmesi gerektiğini, üretici standartlarında orijinal parçalar ile yapılan onarımın araçta değer kaybı yaratmayacağını, misli ile değişim kararının satıcıyı daha ağır zarara uğratacağını, dolayısıyla motor değişimine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla «sözleşmeden dönme» seçimlik hakkının kullanılmasına karar verilmesi hâlinde hem araçtan elde edilen faydaların iadesi hem de araçta meydana gelen «hasarlar» nedeniyle oluşan değer kaybının iadesi gerektiğini belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
… 2021 tarihli bilirkişi raporunda araç üzerinde keşfen inceleme yapılarak araçtaki motor arızasının yapılan kilometreden kaynaklı olmadığı, ayıbın üretimden kaynaklı «gizli ayıp» olduğu, 16.02.2018 tarihinde yapılan motor değişimine rağmen araçta arızanın devam ettiği, motor arıza ışığının hâlen yanmakta olduğu ve dava konusu arızanın kusursuz emsallerine göre sıfır kilometre satın alınan bir araçtan beklentileri «olumsuz» etkiler nitelikte olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, bilirkişiler tarafından yapılan söz konusu teknik tespitler doğrultusunda satıcının «ayıba karşı tekeffül» hükümleri kapsamında sorumlu olduğu, bu bağlamda davacının dava konusu aracın kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları azalttığının tespiti ile alıcının «seçimlik haklardan» satılanın ayıpsız misli ile değiştirilmesini isteme hakkını kullanabileceği, her ne kadar davalı tarafından davacının motor değişimini kabul etmesi nedeniyle artık aracın misli ile değiştirilmesini talep edemeyeceği iddia edilmiş ise de, araçtaki arızaların motor değişimine rağmen devam etmesi nedeniyle davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmediği, dosyaya sunulan servis kayıtlarından dava konusu araçtaki arızaların kronik hâle geldiği, motor değişimine rağmen arızaların tekrarladığı ve arıza ışığının yanmaya devam ettiği, davacı tarafından davalıya misli ile değişim talebi yönünde «ihtarname» gönderilmesi sırasında aracın arızaların giderilmesi amacı ile serviste olduğu, bu nedenle «ayıp ihbarının süresi» olduğu gerekçesiyle açılan davanın kabulü ile dava konusu Land Rover marka discovery sport 2016 model ... ... ...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile servise getirme ile «ayıp ihbarının» süresinde olduğu, davacı, aracın ayıpsız benzeri ile değişim hakkını kullanmış olup «bilirkişi incelemesi» ile arızanın giderilebilir nitelikte olduğu tespit edilmiş olmakla birlikte, aracın satın alınmasından itibaren iki yıl dahi geçmeden motorunun bir kez değiştirilmiş olması, değişiminden sonra meydana gelen arızanın yine motora ilişkin olması ve aracın motorunun aracın en önemli aksamı olması dikkate alındığında, aracın ayıpsız benzeri ile değişimi yerine satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verilmesinin «hakkaniyet» gereği doğru olmayacağı, dava konusu aracın davacı tarafça kullanıldığı sürede davalı tarafın da ödenen bedeli kullandığı dikkate alındığında, davalı tarafın araçtan elde edilen faydaların ve araçta meydana gelmiş olabilecek «hasarlar» nedeniyle oluşan «değer kaybının» iadesi taleplerinin haklı görülmediği, İlk Derece Mahkemesinin aracın misli ile değişimi yönünde verdiği kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı v …
Benzer bu karardaMahkemece, araçtaki arızanın imalat hatasından kaynaklandığına ilişkin bilirkişi görüşü benimsenmiş ancak yazılı şekilde, davacının seçimlik hakkını bedel iadesinden yana değil «ücretsiz onarımdan» yana kullandığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporları arasında çelişki · müktesep hak
Benzer bu karardaDairenin 13.12.2018 tarih, 2018/3088 E. ve 2018/6600 K. sayılı ikinci bozma ilamında ise, sözü edilen «bilirkişi raporları arasında çelişki» olduğundan bahsedilerek raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek için üçüncü bir heyetten yeni bir rapor alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince muamele yapma ve hüküm verme durumu taraflar bakımından usuli «müktesep hak» niteliğinde olup Mahkemenin uyulan bozma ilamına riayet etmemesi usuli müktesep hakkın ihlali niteliğindedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6302 E. 2024/614 K.
Ortak:ücretsiz onarım · bedel indirimi · garanti süresi · seçimlik haklar · garanti kapsamı · sözleşmeden dönme · değer kaybı · ayıp
İncelediğiniz kararda… ı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bu davanın satın alma işleminden iki yıl geçtikten sonra açıldığını, bu süre içinde malın gözden geçirildiğine ve herhangi bir «ayıp» saptandığına dair yasal sürede bir bildirimde bulunulmadığını, araçta üretimden kaynaklanan bir ayıbın bulunmadığını, dava konusu aracın yetkili servise girmiş olmasının aracın mutlaka ayıplı olduğu anlamına gelmeyeceği gibi müşterinin iş emrine geçirilmesini istediği şikâyetlerin de her zaman gerçeği yansıtmayabileceğini, kaldı ki dava konusu aracın davacının da bilgisi dahilinde orijinal ve üretici standartlarında onarıldığını, her ne kadar gerekçeli kararda hukuka aykırı bilirkişi raporu esas alınarak arızanın devam ettiği kabul edilmişse de bunun kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu araç motor değişimi ile bilirkişilerce ilk inceleme tarihi arasında yaklaşık 60.000 km kullanılmış olup işbu hususun dahi aracın kullanımına engel bir durum olmadığını ispatlamakta olduğunu, aracın arıza lambasının yandığından bahisle arızanın onarılamadığı yönünde tespitlerde bulunulmuşsa da işbu tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını, dava dilekçesinde işbu «şikayetten» bahsedilmediğini, ayrıca bilirkişiler tarafından da arıza lambasının yanma «sebebi» şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulamamış olup afaki tespitlerle arızanın devam ettiği yönünde tespitlerde bulunulmuş olduğunu, raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, «garanti süresi» içerisinde olan bir aracın servise «teslim» edilmesinin «ücretsiz onarım» hakkının kullanılacağı anlamına geldiğini, davacının da aracını servise teslim ederken ücretsiz onarım dışında diğer «seçimlik haklara» başvurmak istediği yönünde bir beyan ve talepte bulunmadığını, bu kapsamda davacı tarafından servise getirilen aracın «garanti kapsamında» ücretsiz onarıldığını, dolayısıyla diğer seçimlik hakkını kullanma talebinde bulunamayacağını, arızanın şüpheye yer vermeyecek şekilde tam olarak sebebinin, ne şekilde onarım sağlanabileceğinin, onarımın herhangi bir «değer kaybına» yol açıp açmayacağının araştırılması ve işbu araştırma sonucu «hakkaniyet» ilkeleri de gözetilerek aşırı orantısızlığa yol açmayacak bir sonuca hükmedilmesi gerektiğini, üretici standartlarında orijinal parçalar ile yapılan onarımın araçta değer kaybı yaratmayacağını, misli ile değişim kararının satıcıyı daha ağır zarara uğratacağını, dolayısıyla motor değişimine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla «sözleşmeden dönme» seçimlik hakkının kullanılmasına karar verilmesi hâlinde hem araçtan elde edilen faydaların iadesi hem de araçta meydana gelen «hasarlar» nedeniyle oluşan değer kaybının iadesi gerektiğini belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın satın alma işleminden yaklaşık 23 ay sonra açıldığını ve bu süre içinde malın gözden geçirildiğine ve herhangi bir «ayıp» saptandığına dair yasal sürede bir bildirimde bulunulmadığını, dava konusu araçta üretimden kaynaklanan bir ayıp bulunmadığını, arıza olarak bildirilen hususun kullanım hatasından kaynaklanmasının da kuvvetle muhtemel olduğunu, zira davacı tarafın iddialarının aksine dava konusu aracın satın alındığı tarihten itibaren arızalanmadığını, davacının servise gelerek belirttiği «şikayetler» üzerine müşteri memnuniyeti çerçevesinde araç üzerinde servis tarafından gerekli inceleme, bakım ve onarımların özenle yapıldığını, dava konusu araçta müdahale edilip de giderilememiş teknik bir arızanın varlığından söz edilmesinin mümkün olmadığını, ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı onarım hakkını kullanmış olup gerçekleştirilen onarım üzerine aracını sorunsuz olarak «teslim» ... davacının akabinde aracın ayıplı olduğu iddiasıyla araç değişimini talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davanın kabulü hâlinde davacının araç kullanımından elde ettiği faydaları ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen «değer kaybını» iade etmesi gerektiğini, ayrıca «bedel iadesi» yerine «bedel indirimine» karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile servise getirme ile «ayıp ihbarının» süresinde olduğu, davacı, aracın ayıpsız benzeri ile değişim hakkını kullanmış olup «bilirkişi incelemesi» ile arızanın giderilebilir nitelikte olduğu tespit edilmiş olmakla birlikte, aracın satın alınmasından itibaren iki yıl dahi geçmeden motorunun bir kez değiştirilmiş olması, değişiminden sonra meydana gelen arızanın yine motora ilişkin olması ve aracın motorunun aracın en önemli aksamı olması dikkate alındığında, aracın ayıpsız benzeri ile değişimi yerine satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verilmesinin «hakkaniyet» gereği doğru olmayacağı, dava konusu aracın davacı tarafça kullanıldığı sürede davalı tarafın da ödenen bedeli kullandığı dikkate alındığında, davalı tarafın araçtan elde edilen faydaların ve araçta meydana gelmiş olabilecek «hasarlar» nedeniyle oluşan «değer kaybının» iadesi taleplerinin haklı görülmediği, İlk Derece Mahkemesinin aracın misli ile değişimi yönünde verdiği kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı v …
Benzer bu karardaA.Ş. vekili cevap dilekçesinde; «seçimlik hakların» «terditli» olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacının ayıba karşı sorumluluk kapsamında hangi hakkını kullanmak istediğini net bir şekilde belirtmesi gerektiğini, dava konusu araçta ücretsiz motor değişiminin yapıldığını, dava konusu aracın 62.010 km.'de 18.07.2017 tarihinde serviste «garanti kapsamında» «ücretsiz onarım» işlemi gördüğünü, davacının seçimlik hakkını ücretsiz onarımdan yana kullandığını, dava tarihinden önce arızaların giderildiğini, dava konusu aracın yetkili serviste motorunun diğer parçalardan daha ... bir parça olan yine orijinal motorla değiştirilmiş olmasının araçta «değer kaybı» oluşturmayacağını, davacının dava konusu aracı yaklaşık 2 yıldır sorunsuz olarak kullandığını, önemsiz ayıplardan dolayı satıcının sorumlu tutulamayacağını, dava konusu araçta tüm sistemlerin tam olarak sorunsuz şekilde çalıştığını, araç üzerinde kurulu olup da çalışmayan hiçbir donanım ya da araç parçasının olmadığını, davacının aracı satın aldığı günden bu yana yaklaşık 2 yıl içerisinde 65.000 km'ye varan aktif kullanımının araçtan beklediği tüm faydaları elde ettiğini gösterdiği gibi aracı herhangi bir güvenlik kaygısı taşımadan kullandığı anlamına geldiğini, dolayısıyla araçta bir arıza tespit edilse bile sorunsuz olarak kullanılan bir aracın üzerindeki mevcut durumun, ayıpsız misli ile değişim değil, en fazla «ayıp» oranında «bedel indirimine» neden olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece «taleple bağlılık kuralının» ihlal edildiğini, «değer kaybı» talebi 15.000,00 TL olmasına karşın 25.000,00 TL’ye hükmedildiğini, davacının «ücretsiz onarım» hakkını kullandığını, bu hak kullanıldıktan sonra değer kaybı iddiası ile ilgili ayrıca «bedel indirimi» talebinde bulunulamayacağını, araç üzerinde değer kaybı bulunmadığını, süresinde ve usulüne uygun bir «ayıp» ihbarında bulunulmadığını, dosya kapsamında alınan «bilirkişi raporları arasında çelişki» bulunduğunu, aracın ayıplı olarak 62.010 km katetmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını iste …
Ticaret Türk A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının «ücretsiz onarım» hakkını kullandığını, bu hak kullanıldıktan sonra «değer kaybı» iddiası ile ilgili ayrıca «bedel indirimi» talebinde bulunulamayacağını, araç üzerinde değer kaybı bulunmadığını, süresinde ve usulüne uygun bir «ayıp» ihbarında bulunulmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık kuralı · bilirkişi raporları arasında çelişki · terditli dava · delil değerlendirmesi · taleple bağlılık · ihtirazi kayıt · bedelsizlik · satım sözleşmesi
Benzer bu karardaA.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece «taleple bağlılık kuralının» ihlal edildiğini, «değer kaybı» talebi 15.000,00 TL olmasına karşın 25.000,00 TL’ye hükmedildiğini, davacının «ücretsiz onarım» hakkını kullandığını, bu hak kullanıldıktan sonra değer kaybı iddiası ile ilgili ayrıca «bedel indirimi» talebinde bulunulamayacağını, araç üzerinde değer kaybı bulunmadığını, süresinde ve usulüne uygun bir «ayıp» ihbarında bulunulmadığını, dosya kapsamında alınan «bilirkişi raporları arasında çelişki» bulunduğunu, aracın ayıplı olarak 62.010 km katetmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını iste …
… rih ve sayısı belirtilen kararı ile satım anında anlaşılamayan motor arızasının, davacının aracı satın aldığı anda mevcut olduğu anlaşılmasa da dava konusu arızanın «garanti süresi» içerisinde kullanımla birlikte 62.010 km'de meydana çıktığının ve araç motoru ile diğer pek çok parçanın değişime maruz kaldığı hususunun ihtilafsız olduğu, davacının dava dilekçesinde, aracın misli ile değiştirilmesini, bu talebin uygun görülmemesi hâlinde «değer kaybı» zararının tahsilini istediği, davacının servise başvurması ve servisin de «ayıp» durumunu kabul etmesi nedeniyle davacı tarafından ayrıca bir ayıp ihtarında bulunulmasına gerek olmadığı, Mahkemece dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun, isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmadığı, bu sebeple davalı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafından iş emri kapsamında yapılan işlere «muvafakat» edildiğine dair herhangi bir iddia ve ispatın davalı yanca dosya kapsamına sunulmadığı, iş emri üzerine «ihtirazi kayıt» konularak aracın servisten alındığı, Mahkemece davacı yanın aracın misli ile değiştirilmesi yönündeki talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken bu talebin reddi yönünde yetersiz gerekçe ile değer kaybının kabulüne dair yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm verilmesine, davanın kabulü ile 06 KNY 24 plakalı, ... marka, 2016 model, C200 AMG tipi, dizel yakıtlı aracın ayıptan ari bir yenisiyle değişti …
Ticaret Türk A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete hiçbir «ayıp» ihbarında bulunulmamasına rağmen aracın davacı onayı ile «bedelsiz» tamir edildiğini, davacı tarafından «ücretsiz onarım» hakkının kullanıldığını, seçimlik hakkın tüketildiğini, dava tarihinde araçta arıza bulunmadığını, «değer kaybının» söz konusu olmadığını, «seçimlik hakların» «terditli» olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, Mahkemece talebin açıklattırılmadığını, dava konusu olayda aracın misli ile değişim şartlarının gerçekleşmediğini, davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; «seçimlik hakların» «terditli» olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacının ayıba karşı sorumluluk kapsamında hangi hakkını kullanmak istediğini net bir şekilde belirtmesi gerektiğini, dava konusu araçta ücretsiz motor değişiminin yapıldığını, dava konusu aracın 62.010 km.'de 18.07.2017 tarihinde serviste «garanti kapsamında» «ücretsiz onarım» işlemi gördüğünü, davacının seçimlik hakkını ücretsiz onarımdan yana kullandığını, dava tarihinden önce arızaların giderildiğini, dava konusu aracın yetkili serviste motorunun diğer parçalardan daha ... bir parça olan yine orijinal motorla değiştirilmiş olmasının araçta «değer kaybı» oluşturmayacağını, davacının dava konusu aracı yaklaşık 2 yıldır sorunsuz olarak kullandığını, önemsiz ayıplardan dolayı satıcının sorumlu tutulamayacağını, dava konusu araçta tüm sistemlerin tam olarak sorunsuz şekilde çalıştığını, araç üzerinde kurulu olup da çalışmayan hiçbir donanım ya da araç parçasının olmadığını, davacının aracı satın aldığı günden bu yana yaklaşık 2 yıl içerisinde 65.000 km'ye varan aktif kullanımının araçtan beklediği tüm faydaları elde ettiğini gösterdiği gibi aracı herhangi bir güvenlik kaygısı taşımadan kullandığı anlamına geldiğini, dolayısıyla araçta bir arıza tespit edilse bile sorunsuz olarak kullanılan bir aracın üzerindeki mevcut durumun, ayıpsız misli ile değişim değil, en fazla «ayıp» oranında «bedel indirimine» neden olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5081 E. , 2023/7251 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/2065 Esas, 2022/942 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/252 E., 2021/369 K.
Taraflar arasındaki ayıplı malın misli ile değişimi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.12.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 31.05.2016 tarihinde Land Rover marka discovery sport ticari adlı aracı davalı yetkili satıcısından “0 KM” olarak 290,174,32 TL'ye satın aldığını, araç kullanıma başlandıktan sonra belirli aralıklarla motor-turbo ve motor turboya bağlı olarak tüm aksamlarında arıza vermeye başladığını, garanti süresi içerisindeyken yolda kalması nedeniyle 15 gün süreyle yetkili serviste kaldığını, aracın teslim alınmasından çok kısa bir zaman sonra yine yolda kaldığını, servisin bu kez sürecin daha ... süreceğini, motorun, turbonun ve diğer motor ve turboya bağlı tüm aksamların değişeceğini, bu sebeple motorun daha ... olacağını belirttiğini, ancak tamir edildikten sonra da olumlu bir sonuç alınamadığını, arızanın devam etmekte olduğunu, 29.03.2018 tarihinde ise davalı tarafa çekilen ve Ordu Noterliğinin 3303 sıra numarasına kayıtlı ihtarname ile aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin talep edildiğini, dava konusu araç lüks, motor gücü yüksek bir araç olduğundan motordaki arızanın sürüş emniyeti açısından çok ciddi sakıncalar doğurmakta olduğunu, bu nitelikteki bir araçta motor arızasının önemli nitelikte ayıp olarak değerlendirilmesi gerektiğini, aracın gizli ayıp olduğunu ve giderilemediğini, müvekkilinin araçtan beklediği faydayı da sağlayamadığını iddia ederek ayıplı malın yenisiyle değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın satın alma işleminden yaklaşık 23 ay sonra açıldığını ve bu süre içinde malın gözden geçirildiğine ve herhangi bir ayıp saptandığına dair yasal sürede bir bildirimde bulunulmadığını, dava konusu araçta üretimden kaynaklanan bir ayıp bulunmadığını, arıza olarak bildirilen hususun kullanım hatasından kaynaklanmasının da kuvvetle muhtemel olduğunu, zira davacı tarafın iddialarının aksine dava konusu aracın satın alındığı tarihten itibaren arızalanmadığını, davacının servise gelerek belirttiği şikayetler üzerine müşteri memnuniyeti çerçevesinde araç üzerinde servis tarafından gerekli inceleme, bakım ve onarımların özenle yapıldığını, dava konusu araçta müdahale edilip de giderilememiş teknik bir arızanın varlığından söz edilmesinin mümkün olmadığını, ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı onarım hakkını kullanmış olup gerçekleştirilen onarım üzerine aracını sorunsuz olarak teslim ...
davacının akabinde aracın ayıplı olduğu iddiasıyla araç değişimini talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davanın kabulü hâlinde davacının araç kullanımından elde ettiği faydaları ve hasarlar nedeniyle meydana gelen değer kaybını iade etmesi gerektiğini, ayrıca bedel iadesi yerine bedel indirimine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan 22.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere taraflar arasında araç bedeline ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı, gerek 22.01.2020 tarihli raporda gerek hükme dayanak olarak alınan 11.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda araç üzerinde keşfen inceleme yapılarak araçtaki motor arızasının yapılan kilometreden kaynaklı olmadığı, ayıbın üretimden kaynaklı gizli ayıp olduğu, 16.02.2018 tarihinde yapılan motor değişimine rağmen araçta arızanın devam ettiği, motor arıza ışığının hâlen yanmakta olduğu ve dava konusu arızanın kusursuz emsallerine göre sıfır kilometre satın alınan bir araçtan beklentileri olumsuz etkiler nitelikte olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, bilirkişiler tarafından yapılan söz konusu teknik tespitler doğrultusunda satıcının ayıba karşı tekeffül hükümleri kapsamında sorumlu olduğu, bu bağlamda davacının dava konusu aracın kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları azalttığının tespiti ile alıcının seçimlik haklardan satılanın ayıpsız misli ile değiştirilmesini isteme hakkını kullanabileceği, her ne kadar davalı tarafından davacının motor değişimini kabul etmesi nedeniyle artık aracın misli ile değiştirilmesini talep edemeyeceği iddia edilmiş ise de, araçtaki arızaların motor değişimine rağmen devam etmesi nedeniyle davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmediği, dosyaya sunulan servis kayıtlarından dava konusu araçtaki arızaların kronik hâle geldiği, motor değişimine rağmen arızaların tekrarladığı ve arıza ışığının yanmaya devam ettiği, davacı tarafından davalıya misli ile değişim talebi yönünde ihtarname gönderilmesi sırasında aracın arızaların giderilmesi amacı ile serviste olduğu, bu nedenle ayıp ihbarının süresi olduğu gerekçesiyle açılan davanın kabulü ile dava konusu Land Rover marka discovery sport 2016 model ...
... ... SALCA2BN6GH602453 şase numaralı, 171212W0354204DTD motor numaralı (160217W0978204DT eski motor numaralı) 52 FB 343 plakalı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, söz konusu aracın ayıpsız mislinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, infaz aşamasında tereddüt yaşanması hâline 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 24 üncü maddesi hükmünün uygulanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bu davanın satın alma işleminden iki yıl geçtikten sonra açıldığını, bu süre içinde malın gözden geçirildiğine ve herhangi bir ayıp saptandığına dair yasal sürede bir bildirimde bulunulmadığını, araçta üretimden kaynaklanan bir ayıbın bulunmadığını, dava konusu aracın yetkili servise girmiş olmasının aracın mutlaka ayıplı olduğu anlamına gelmeyeceği gibi müşterinin iş emrine geçirilmesini istediği şikâyetlerin de her zaman gerçeği yansıtmayabileceğini, kaldı ki dava konusu aracın davacının da bilgisi dahilinde orijinal ve üretici standartlarında onarıldığını, her ne kadar gerekçeli kararda hukuka aykırı bilirkişi raporu esas alınarak arızanın devam ettiği kabul edilmişse de bunun kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu araç motor değişimi ile bilirkişilerce ilk inceleme tarihi arasında yaklaşık 60.000 km kullanılmış olup işbu hususun dahi aracın kullanımına engel bir durum olmadığını ispatlamakta olduğunu, aracın arıza lambasının yandığından bahisle arızanın onarılamadığı yönünde tespitlerde bulunulmuşsa da işbu tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını, dava dilekçesinde işbu şikayetten bahsedilmediğini, ayrıca bilirkişiler tarafından da arıza lambasının yanma sebebi şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulamamış olup afaki tespitlerle arızanın devam ettiği yönünde tespitlerde bulunulmuş olduğunu, raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, garanti süresi içerisinde olan bir aracın servise teslim edilmesinin ücretsiz onarım hakkının kullanılacağı anlamına geldiğini, davacının da aracını servise teslim ederken ücretsiz onarım dışında diğer seçimlik haklara başvurmak istediği yönünde bir beyan ve talepte bulunmadığını, bu kapsamda davacı tarafından servise getirilen aracın garanti kapsamında ücretsiz onarıldığını, dolayısıyla diğer seçimlik hakkını kullanma talebinde bulunamayacağını, arızanın şüpheye yer vermeyecek şekilde tam olarak sebebinin, ne şekilde onarım sağlanabileceğinin, onarımın herhangi bir değer kaybına yol açıp açmayacağının araştırılması ve işbu araştırma sonucu hakkaniyet ilkeleri de gözetilerek aşırı orantısızlığa yol açmayacak bir sonuca hükmedilmesi gerektiğini, üretici standartlarında orijinal parçalar ile yapılan onarımın araçta değer kaybı yaratmayacağını, misli ile değişim kararının satıcıyı daha ağır zarara uğratacağını, dolayısıyla motor değişimine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sözleşmeden dönme seçimlik hakkının kullanılmasına karar verilmesi hâlinde hem araçtan elde edilen faydaların iadesi hem de araçta meydana gelen hasarlar nedeniyle oluşan değer kaybının iadesi gerektiğini belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile servise getirme ile ayıp ihbarının süresinde olduğu, davacı, aracın ayıpsız benzeri ile değişim hakkını kullanmış olup bilirkişi incelemesi ile arızanın giderilebilir nitelikte olduğu tespit edilmiş olmakla birlikte, aracın satın alınmasından itibaren iki yıl dahi geçmeden motorunun bir kez değiştirilmiş olması, değişiminden sonra meydana gelen arızanın yine motora ilişkin olması ve aracın motorunun aracın en önemli aksamı olması dikkate alındığında, aracın ayıpsız benzeri ile değişimi yerine satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verilmesinin hakkaniyet gereği doğru olmayacağı, dava konusu aracın davacı tarafça kullanıldığı sürede davalı tarafın da ödenen bedeli kullandığı dikkate alındığında, davalı tarafın araçtan elde edilen faydaların ve araçta meydana gelmiş olabilecek hasarlar nedeniyle oluşan değer kaybının iadesi taleplerinin haklı görülmediği, İlk Derece Mahkemesinin aracın misli ile değişimi yönünde verdiği kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde açıkladığı sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ayıplı aracın misli ile değişimi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015589000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz