Hizmet maliyeti artışının kaynağını bildiren SMS'nin haksız rekabet oluşturmaması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2219 E. 2023/6374 K. · · İlk derece: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Bir teşebbüs, sözleşmeleri gereği hizmet maliyetindeki gerçek artışı müşterilerine yansıtabilir ve bu artışın tekel konumundaki tedarikçinin ücret artışından kaynaklandığını bildirmesi, gereksiz yere incitici veya yanıltıcı beyan sayılmadığından haksız rekabet oluşturmaz.
Ele alınan sorunlar
SMS ile fiyat artışının kaynağının bildirilmesinin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı → ret
İddia: Davacı, davalının gerçeğe aykırı ve yanıltıcı SMS ile posta ücreti artışını kendisine mal ederek itibar kaybına yol açtığını, haksız rekabette bulunduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı tekel konumunda olup gönderi ücretleri artırıldığından, bu artışın mevzuat gereği BTK veya davacının kararıyla uygulanmasının önemi bulunmadığı; davalı bankanın müşterileriyle imzaladığı sözleşmeler gereği hizmet maliyetindeki artışı müşterilerine yansıtma hakkına sahip olduğu, bu artışın sebebini bildirmesinin gereksiz yere incitici beyan sayılamayacağı, hizmetin temel maliyetinin davacının gönderici ücreti olması ve davacının tekel hakkı bulunması karşısında SMS içeriğinin haksız rekabet teşkil etmediği kabul edilmiştir. (Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi)
Emsal değeri
Hizmet maliyetindeki gerçek artışın kaynağını müşteriye bildirmenin haksız rekabet oluşturmayacağına ilişkin (bölgesel/ikna edici) değerlendirme, Yargıtay'ca onanmıştır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet↗ dürüstlük kuralı↗ tekel↗ gereksiz yere incitici beyan↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1618 E. 2010/7386 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sermaye taahhüdü · taahhütname
Benzer bu kararda… lmeden karar verildiği gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının «sermaye taahhüdünü» davacının ödediği, bu ödeme sonunda davalının sermaye payında artış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2621 E. 2010/6179 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davanın kabulü ile 4.878.25 EURO'nun kolinin «teslim tarihi» olan 30.01.2006 tarihinden itibaren Merkez Bankası'nda yabancı paraya uygulanan aylık faiz oranı esas alınmak üzere tahakkuk eden faizi ile birlikte davalı PTT Genel Müdürlüğü nezdinde İstanbulA Paket Posta Müdürlüğü'nden tahsiline, birleşen davanın reddine dair verilen karar, asıl davada davalı PTT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17123 E. 2014/18605 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:idari para cezası · sözleşmenin ihlali · kısıtlılık · şikayet · ara karar · uyuşmazlık konusu · dahili dava · görevli mahkeme
Benzer bu karardaOysa, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 6/t maddesinde, BTK'nın «görevleri» arasında "Ara bağlantı ve ulusal dolaşım da «dahil» erişim ile ilgili uygulanacak usul ve esasları belirlemek ve mevzuatın öngördüğü düzenlemeleri yapmak, elektronik haberleşme sağlanması amacıyla imzalanan anlaşmaların rekabeti «kısıtlayan», mevzuata ve/veya tüketici menfaatlerine aykırı hükümler içermemesi amacıyla mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak." hususlarının belirtilmesi ve taraflar arasındaki «ara» bağlantı ücret tarifesinin 2004 yılından beri BTK tarafından karara bağlanması, 25.03.2009 tarihli 149 sayılı kararın, içinde davacı şirketin de bulunduğu iletişim firmalarının «şikayeti» üzerine alınması karşısında, BTK kararının tarafları bağlamayacağı ve kararın uygulanmamasından dolayı yaptırımının sadece «idari para cezası» olduğundan bahsetmek mümkün değildir.
… şi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının BTK'nun belirlediği tarifelerin kendisine uygulanmadığını değil, davalının abonelerine uyguladığı perakende ücretlerini «ara» bağlantı ücretlerinden düşük belirlemek suretiyle, 149 sayılı kurul kararını ve aynı zamanda sözleşme hükümlerini ihlal ettiği iddiasıyla tazminat talebinde bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmede davalının abonelerine uyguladığı perakende ücretlerin ara bağlantı ücretlerinin altında belirleyip belirleyemeyeceği konusunda hüküm bulunmadığı, 34/1. maddenin BTK kararlarını kapsamadığı, ara bağlantı ücretleri konusundaki tarifenin 2004 yılından itibaren BTK tarafından belirlendiği, bu ücretin davacıya uygulandığının «uyuşmazlık konusu» olmadığı, davacının ara bağlantı ücretlerini maliyet olarak abonelerine yansıttığı, ortada tazmini gerektirir zarar olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar ve …
… cı taraf, davalı ile şebekeler arası irtibat ve işbirliği sözleşmesi imzalandığını, 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu uyarınca Bilgi Teknolojileri Kurumu'nun «ara» bağlantı ile ilgili usul ve esasları belirleme yetkisi bulunduğunu, bu kapsamda BTK'nun 25.03.2009 tarihli 149 sayılı kararı ile davalının şebeke içi ücretlerinin ara bağlantı ücretlerinden daha düşük belirlenmesi yönünde karar aldığını, davalının bu kararı uygulamaması nedeniyle zararı oluştuğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece taraflar arasındaki sözleşmede şebeke içi ücretlerin ara bağlantı ücretlerinin altında uygulanacağına dair hüküm bulunmadığı, BTK kararlarının «sözleşmenin ihlali» olarak kabul edilemeyeceği, davacının ara bağlantı ücretlerini abonelerine yansıttığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2219 E. , 2023/6374 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1944 Esas, 2022/104 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/64 E., 2019/387 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bankanın müşterilerine SMS ile davacı şirketin posta gönderi ücretlerinde artış yaptığını bu artışa bağlı olarak kredili mevduat hesabı ekstre gönderim ücretlerinin 31 Aralık tarihinden itibaren 1,94 TL olarak güncelleneceği bilgisi verildiğini, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun (6475 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (dd) bendinde yer alan temel ücret tanımında yurt içi en düşük ağırlıktaki gönderi ücretinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından belirleneceğinin hüküm altına alındığını, bahsedilen artışın da BTK kararına istinaden gerçekleştirildiğini, söz konusu kararda temel ücretin 2,00 TL olarak belirlenmesine rağmen, davalı tarafından bildirilen miktarın da 1,94 TL olarak temel ücret artışıyla yeknesaklık arz etmediğini, davalının, müvekkili şirket fiyatları hakkında yanıltıcı bilgi vererek dürüstlük kuralına aykırı bir ticari ileti göndererek haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek haksız rekabetin men'i ile ortaya konulan yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka tarafından müşterilerine iletilen 30.11-01.12.2017 tarihli SMS nedeniyle davacı tarafın müvekkili bankaya rahatsızlığını bildirmesi sonucunda müvekkilinin 05.12.2017 tarihinde SMS metnini güncelleyerek davacının adına yer vermediğini, müvekkili bankanın eyleminin, yasal yükümlülüğü gereği müşterilerine SMS ile bilgilendirme yapmaktan ibaret olduğunu, davacı tekel konumunda olduğundan dava konusu kredili mevduat hesabı ekstre gönderiminin de davacı aracılığıyla gerçekleştirmek zorunda olduğunu, davacının da faaliyette bulunduğu pazarda tekel konumu sabit olmakla Posta Telgraf Teşkilatı (PTT) ifadesinin SMS metninde yer almasının haksız rekabet eylemi teşkil etmeyeceğini, müvekkili banka tarafından 3 üncü kişilere yapılan ödemelerin müşterilerine yansıtılmasının mevzuat hükümlerinden kaynaklanan bir hak olduğunu, ücret değişikliklerinin bildirilmesinin de yasal yükümlülük olduğunu, müvekkili bankanın haksız rekabet teşkil eden, dürüstlük kuralına aykırı bir eylemi bulunmadığını, davacı ile müvekkili bankanın aynı sektörde faaliyet gösteren şirketler olmadığını, davacının kendi sektöründe temel konumunda olduğunu, bu nedenle rekabete aykırı eylemden söz edilemeyeceğini, davacının kötüleme eylemini kanıtlayamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olay dikkate alındığında tarafların rakip olmadıkları, davacının fiyatlarında oluşan artışın gerçek olduğu, davalının göndermiş olduğu SMS'de davacının "iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarda kötülemek, gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak" gibi dürüstlük kuralına aykırı bir davranış bulunmadığı, davacının gönderilerinde oluşan fiyat artışının (2,00 TL) altında bir (1,94 TL) artıştan bahsedildiği hususları dikkate alındığında davalının fiyat artışının davacıdan kaynaklandığını belirten SMS nedeniyle haksız rekabet eyleminde bulunmadığı sonucuna varılarak davalının fiyat artışının davacıdan kaynaklandığını belirten SMS nedeniyle haksız rekabet eyleminde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu SMS nedeniyle haksız rekabete ilişkin tüm iddiaları göz ardı edilerek haksız rekabet eyleminin bulunmadığı yönündeki bilirkişi raporuna dayanarak oluşturulan mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, davalının gerçeğe aykırı ve yanıltıcı mahiyetteki, müvekkili şirket hakkında olumsuz imaj ve algı yaratarak müşterilerine yollayacağı hesap ekstrelerine ilişkin posta ücretlerinin artışını PTT'ye mal etmesi, bilinçli olarak yanlış ve yanıltıcı davranarak PTT aleyhine olumsuz tavır sergilenmesiyle itibar kaybına yol açtığı tartışmasız olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; haksız rekabet iddiasına konu davalı tarafından müşterilerine gönderilen SMS metninin, "... PTT'nin posta gönderim ücretlerinde yaptığı artışa bağlı olarak kredili mevduat hesabı ekstre gönderi ücretleri 31 Aralık 2017'den itibaren 1,94 TL olarak güncellenecektir...." şeklinde olduğu, PTT'nin yurt içi en düşük ağırlıktaki haberleşme gönderi ücretinin ise 2,00 TL olarak güncellendiğinin tarafların kabulünde olduğu, sonuçta davacı PTT'nin tekel konumunda olup, gönderi ücretlerinin de artırıldığı açık olmakla, bu artışın mevzuat gereği BTK veya PTT'nin kararıyla uygulanmasının bir önemi olmadığı, davalı bankanın müşterileri ile imzaladığı sözleşmeleri gereği, hizmet maliyetindeki artışı müşterilerine yansıtma hakkına sahip olduğu gibi, hizmet bedelinde yaptığı artışın sebebinin posta hizmetinde yapılan artışın neden olduğunu bildirdiği, ücretlerindeki artışın müşteriye bildirilmesinin gereksiz yere incitici beyan olarak kabulünün mümkün olmadığı, söz konusu hizmetin temel maliyetinin davacının gönderici ücreti olduğu, davacının da tekel hakkı bulunduğu gözönüne alındığında SMS içeriğinin haksız rekabet teşkil etmediği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabetin men'i talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/987203700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz