Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/17123 E. 2014/18605 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
idari para cezası↗ sözleşmenin ihlali↗ kısıtlılık↗ şikayet↗ ara karar↗ uyuşmazlık konusu↗ dahili dava↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının BTK'nun belirlediği tarifelerin kendisine uygulanmadığını değil, davalının abonelerine uyguladığı perakende ücretlerini ara bağlantı ücretlerinden düşük belirlemek suretiyle, 149 sayılı kurul kararını ve aynı zamanda sözleşme hükümlerini ihlal ettiği iddiasıyla tazminat talebinde bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmede davalının abonelerine uyguladığı perakende ücretlerin ara bağlantı ücretlerinin altında belirleyip belirleyemeyeceği konusunda hüküm bulunmadığı, 34/1. maddenin BTK kararlarını kapsamadığı, ara bağlantı ücretleri konusundaki tarifenin 2004 yılından itibaren BTK tarafından belirlendiği, bu ücretin davacıya uygulandığının uyuşmazlık konusu olmadığı, davacının ara bağlantı ücretlerini maliyet olarak abonelerine yansıttığı, ortada tazmini gerektirir zarar olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı taraf, davalı ile şebekeler arası irtibat ve işbirliği sözleşmesi imzalandığını, 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu uyarınca Bilgi Teknolojileri Kurumu'nun ara bağlantı ile ilgili usul ve esasları belirleme yetkisi bulunduğunu, bu kapsamda BTK'nun 25.03.2009 tarihli 149 sayılı kararı ile davalının şebeke içi ücretlerinin ara bağlantı ücretlerinden daha düşük belirlenmesi yönünde karar aldığını, davalının bu kararı uygulamaması nedeniyle zararı oluştuğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece taraflar arasındaki sözleşmede şebeke içi ücretlerin ara bağlantı ücretlerinin altında uygulanacağına dair hüküm bulunmadığı, BTK kararlarının sözleşmenin ihlali olarak kabul edilemeyeceği, davacının ara bağlantı ücretlerini abonelerine yansıttığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 6/t maddesinde, BTK'nın görevleri arasında "Ara bağlantı ve ulusal dolaşım da dahil erişim ile ilgili uygulanacak usul ve esasları belirlemek ve mevzuatın öngördüğü düzenlemeleri yapmak, elektronik haberleşme sağlanması amacıyla imzalanan anlaşmaların rekabeti kısıtlayan, mevzuata ve/veya tüketici menfaatlerine aykırı hükümler içermemesi amacıyla mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak." hususlarının belirtilmesi ve taraflar arasındaki ara bağlantı ücret tarifesinin 2004 yılından beri BTK tarafından karara bağlanması, 25.03.2009 tarihli 149 sayılı kararın, içinde davacı şirketin de bulunduğu iletişim firmalarının şikayeti üzerine alınması karşısında, BTK kararının tarafları bağlamayacağı ve kararın uygulanmamasından dolayı yaptırımının sadece idari para cezası olduğundan bahsetmek mümkün değildir. Kaldı ki, hükme esas alınan bilirkişi heyetinde dava konusu uyuşmazlık hakkında uzman bir kişi de bulunmadığından, bu rapora itibar edilerek karar verilemez.
Bu itibarla, mahkemece içinde telekomünikasyon konusunda uzman öğretim üyelerinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, tarafların iddia, savunma ve bilirkişi raporuna karşı ciddi itirazları değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9505 E. 2015/8614 K.
Ortak:idari para cezası · kısıtlılık · şikayet · ara karar · dahili dava · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaOysa, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 6/t maddesinde, BTK'nın «görevleri» arasında "Ara bağlantı ve ulusal dolaşım da «dahil» erişim ile ilgili uygulanacak usul ve esasları belirlemek ve mevzuatın öngördüğü düzenlemeleri yapmak, elektronik haberleşme sağlanması amacıyla imzalanan anlaşmaların rekabeti «kısıtlayan», mevzuata ve/veya tüketici menfaatlerine aykırı hükümler içermemesi amacıyla mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak." hususlarının belirtilmesi ve taraflar arasındaki «ara» bağlantı ücret tarifesinin 2004 yılından beri BTK tarafından karara bağlanması, 25.03.2009 tarihli 149 sayılı kararın, içinde davacı şirketin de bulunduğu iletişim firmalarının «şikayeti» üzerine alınması karşısında, BTK kararının tarafları bağlamayacağı ve kararın uygulanmamasından dolayı yaptırımının sadece «idari para cezası» olduğundan bahsetmek mümkün değildir.
… şi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının BTK'nun belirlediği tarifelerin kendisine uygulanmadığını değil, davalının abonelerine uyguladığı perakende ücretlerini «ara» bağlantı ücretlerinden düşük belirlemek suretiyle, 149 sayılı kurul kararını ve aynı zamanda sözleşme hükümlerini ihlal ettiği iddiasıyla tazminat talebinde bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmede davalının abonelerine uyguladığı perakende ücretlerin ara bağlantı ücretlerinin altında belirleyip belirleyemeyeceği konusunda hüküm bulunmadığı, 34/1. maddenin BTK kararlarını kapsamadığı, ara bağlantı ücretleri konusundaki tarifenin 2004 yılından itibaren BTK tarafından belirlendiği, bu ücretin davacıya uygulandığının «uyuşmazlık konusu» olmadığı, davacının ara bağlantı ücretlerini maliyet olarak abonelerine yansıttığı, ortada tazmini gerektirir zarar olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar ve …
… cı taraf, davalı ile şebekeler arası irtibat ve işbirliği sözleşmesi imzalandığını, 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu uyarınca Bilgi Teknolojileri Kurumu'nun «ara» bağlantı ile ilgili usul ve esasları belirleme yetkisi bulunduğunu, bu kapsamda BTK'nun 25.03.2009 tarihli 149 sayılı kararı ile davalının şebeke içi ücretlerinin ara bağlantı ücretlerinden daha düşük belirlenmesi yönünde karar aldığını, davalının bu kararı uygulamaması nedeniyle zararı oluştuğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece taraflar arasındaki sözleşmede şebeke içi ücretlerin ara bağlantı ücretlerinin altında uygulanacağına dair hüküm bulunmadığı, BTK kararlarının «sözleşmenin ihlali» olarak kabul edilemeyeceği, davacının ara bağlantı ücretlerini abonelerine yansıttığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ciler için Ulaştırma Bakanlığı'nca düzenlenen usul ve esaslara tabi olduğu belirtildiği gibi 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 6/t maddesinde de, BTK'nın «görevleri» arasında "Ara bağlantı ve ulusal dolaşım da «dahil» erişim ile ilgili uygulanacak usul ve esasları belirlemek ve mevzuatın öngördüğü düzenlemeleri yapmak, elektronik haberleşme sağlanması amacıyla imzalanan anlaşmaların rekabeti «kısıtlayan», mevzuata ve/veya tüketici menfaatlerine aykırı hükümler içermemesi amacıyla mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak." sayılmış olup taraflar arasındaki «ara» bağlantı ücret tarifesinin uzun süredir BTK tarafından karara bağlanması ve 25.03.2009 tarih, 149 sayılı kararın da iletişim firmalarının «şikayeti» üzerine alınması karşısında, BTK kararının tarafları bağlamayacağından ya da bu karara aykırılığın «sözleşmeye aykırılık» oluşturmayacağından bahsetmek mümkün değildir.
2-Asıl ve birleşen dava, BTK kararlarına aykırı olarak davalı tarafından fazla tahsil edildiği ileri sürülen «ara» bağlantı ücretinin «istirdadı» istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalının, BTK'nın 149 sayılı kararına aykırı uygulamalarının taraflar arasındaki «sözleşmeye aykırılık» teşkil etmediği, kurul kararına uyulmamasının sözleşmeye aykırılık oluşturduğu kabul edilse dahi bu durumun davacıya tazminat talep etme hakkı sağlayacağı, oysa da …
Kaldı ki, BTK tarafından daha sonra alınan 04.11.2009 tarihli karar ile davalının yukarıda değinilen 149 sayılı kararı yerine getirmesi hususunda uyarılmasına, 27.04.2010 tarihli karar ile de 149 sayılı karara aykırı eylemi nedeni ile «idari para cezası» ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup tüm bu kararlar, söz konusu 149 sayılı kararın geçerli ve uygulanması gereken bir karar olduğunu teyit etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · istirdat · haksız rekabet
Benzer bu kararda… şük bir ücret uygulamak suretiyle kendi tarifelerini kullanıcılar için daha cazip, diğer operatörler için ise rekabet edilemez hale getirmesinin taraflar arasındaki «sözleşmeye aykırılık» olmayacağı, bu davranışın «haksız rekabet» olarak değerlendirilebileceği, aynı şekilde BTK'nın 149 sayılı kararına aykırı uygulamaların da taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılık teşkil etmediği, kurul kar …
2-Asıl ve birleşen dava, BTK kararlarına aykırı olarak davalı tarafından fazla tahsil edildiği ileri sürülen «ara» bağlantı ücretinin «istirdadı» istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalının, BTK'nın 149 sayılı kararına aykırı uygulamalarının taraflar arasındaki «sözleşmeye aykırılık» teşkil etmediği, kurul kararına uyulmamasının sözleşmeye aykırılık oluşturduğu kabul edilse dahi bu durumun davacıya tazminat talep etme hakkı sağlayacağı, oysa da …
… ciler için Ulaştırma Bakanlığı'nca düzenlenen usul ve esaslara tabi olduğu belirtildiği gibi 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 6/t maddesinde de, BTK'nın «görevleri» arasında "Ara bağlantı ve ulusal dolaşım da «dahil» erişim ile ilgili uygulanacak usul ve esasları belirlemek ve mevzuatın öngördüğü düzenlemeleri yapmak, elektronik haberleşme sağlanması amacıyla imzalanan anlaşmaların rekabeti «kısıtlayan», mevzuata ve/veya tüketici menfaatlerine aykırı hükümler içermemesi amacıyla mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak." sayılmış olup taraflar arasındaki «ara» bağlantı ücret tarifesinin uzun süredir BTK tarafından karara bağlanması ve 25.03.2009 tarih, 149 sayılı kararın da iletişim firmalarının «şikayeti» üzerine alınması karşısında, BTK kararının tarafları bağlamayacağından ya da bu karara aykırılığın «sözleşmeye aykırılık» oluşturmayacağından bahsetmek mümkün değildir.
-
Hizmet maliyeti artışının kaynağını bildiren SMS'nin haksız rekabet oluşturmaması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2219 E. 2023/6374 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet · dürüstlük kuralı · gereksiz yere incitici beyan
Benzer bu kararda… AVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bankanın müşterilerine SMS ile davacı şirketin posta gönderi ücretlerinde artış yaptığını bu artışa bağlı olarak kredili «mevduat hesabı» ekstre gönderim ücretlerinin 31 Aralık tarihinden itibaren 1,94 TL olarak güncelleneceği bilgisi verildiğini, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun (6475 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (dd) bendinde yer alan temel ücret tanımında yurt içi en düşük ağırlıktaki gönderi ücretinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından belirleneceğinin hüküm altına alındığını, bahsedilen artışın da BTK kararına istinaden gerçekleştirildiğini, söz konusu kararda temel ücretin 2,00 TL olarak belirlenmesine rağmen, davalı tarafından bildirilen miktarın da 1,94 TL olarak temel ücret artışıyla yeknesaklık arz etmediğini, davalının, müvekkili şirket fiyatları hakkında yanıltıcı bilgi vererek «dürüstlük kuralına» aykırı bir ticari ileti göndererek «haksız rekabette» bulunduğunu ileri sürerek haksız rekabetin men'i ile ortaya konulan yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… li bankanın eyleminin, yasal yükümlülüğü gereği müşterilerine SMS ile bilgilendirme yapmaktan ibaret olduğunu, davacı tekel konumunda olduğundan dava konusu kredili «mevduat hesabı» ekstre gönderiminin de davacı aracılığıyla gerçekleştirmek zorunda olduğunu, davacının da faaliyette bulunduğu pazarda tekel konumu sabit olmakla Posta Telgraf Teşkilatı (PTT) ifadesinin SMS metninde yer almasının «haksız rekabet» eylemi teşkil etmeyeceğini, müvekkili banka tarafından 3 üncü kişilere yapılan ödemelerin müşterilerine yansıtılmasının mevzuat hükümlerinden kaynaklanan bir hak olduğunu, ücret değişikliklerinin bildirilmesinin de yasal yükümlülük olduğunu, müvekkili bankanın haksız rekabet teşkil eden, «dürüstlük kuralına» aykırı bir eylemi bulunmadığını, davacı ile müvekkili bankanın aynı sektörde faaliyet gösteren şirketler olmadığını, davacının kendi sektöründe temel konumunda olduğunu, bu nedenle rekabete aykırı eylemden söz edilemeyeceğini, davacının «kötüleme» eylemini kanıtlayamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… da oluşan artışın gerçek olduğu, davalının göndermiş olduğu SMS'de davacının "iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarda» «kötülemek», gerçek dışı veya «yanıltıcı açıklamalarda» bulunmak" gibi «dürüstlük kuralına» aykırı bir davranış bulunmadığı, davacının gönderilerinde oluşan fiyat artışının (2,00 TL) altında bir (1,94 TL) artıştan bahsedildiği hususları dikkate alındığında davalının fiyat artışının davacıdan kaynaklandığını belirten SMS nedeniyle «haksız rekabet» eyleminde bulunmadığı sonucuna varılarak davalının fiyat artışının davacıdan kaynaklandığını belirten SMS nedeniyle haksız rekabet eyleminde bulunmadığı gerekçesiy …
PTT'nin posta gönderim ücretlerinde yaptığı artışa bağlı olarak kredili «mevduat hesabı» ekstre gönderi ücretleri 31 Aralık 2017'den itibaren 1,94 TL olarak güncellenecektir...." şeklinde olduğu, PTT'nin yurt içi en düşük ağırlıktaki haberleşme gönderi ücretinin ise 2,00 TL olarak güncellendiğinin tarafların kabulünde olduğu, sonuçta davacı PTT'nin tekel konumunda olup, gönderi ücretlerinin de artırıldığı açık olmakla, bu artışın mevzuat gereği BTK veya PTT'nin kararıyla uygulanmasının bir önemi olmadığı, davalı bankanın müşterileri ile imzaladığı sözleşmeleri gereği, hizmet maliyetindeki artışı müşterilerine yansıtma hakkına sahip olduğu gibi, hizmet bedelinde yaptığı artışın «sebebinin» posta hizmetinde yapılan artışın neden olduğunu bildirdiği, ücretlerindeki artışın müşteriye bildirilmesinin «gereksiz yere incitici beyan» olarak kabulünün mümkün olmadığı, söz konusu hizmetin temel maliyetinin davacının gönderici ücreti olduğu, davacının da «tekel hakkı» bulunduğu gözönüne alındığında SMS içeriğinin «haksız rekabet» teşkil etmediği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7096 E. 2017/6043 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/17123 E. , 2014/18605 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 06/06/2013
NUMARASI 2011/532-2013/366
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.06.2013 tarih ve 2011/532-2013/366 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28.11.2014 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. Ö. K.., Av. B. S..ile davalı vekilleri Av. T.S.., Av. M. K.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında şebekeler arası irtibat ve işbirliği sözleşmesi imzalandığını, anılan sözleşmenin 34/1. maddesinde işbu sözleşmenin kanunlara, tüzüklere, yönetmeliklere tabi olacağının düzenlendiğini, 5809 sayılı Kanun'a göre Bilgi Teknolojileri Kurumu'nun ara bağlantı ile ilgili usul ve esasları belirleme yetkisi bulunduğunu, kurumun 25.03.2009 tarih ve 149 sayılı kararında davalının şebeke içi görüşme ücretlerini ara bağlantı ücretlerinden daha düşük belirlemesi yönünde karar aldığını, bu kararı yerine getirmiş görünmek için davacının kendi aboneleri aleyhine perakende ücretleri ara bağlantı ücretlerinden yüksek olarak belirlediğini, davalının anılan kurul kararını yerine getirmediğini, davalıya ara bağlantı ücreti olarak 106.000.257 TL ödeme yaptıklarını, oysa kurul kararı yerine getirilse idi 50.653.558 TL ödeme yapacaklarını ileri sürerek, 55.346.699 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kurul kararının tarifeye ilişkin olmadığını, aynı gün 150 sayılı karar ile ara bağlantı tarifelerinin belirlendiğini, davacının ara bağlantı ücretlerini abonelerine maliyet olarak yansıttığını, BTK kararının uygulanmamasının yaptırımının idari para cezası olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının BTK'nun belirlediği tarifelerin kendisine uygulanmadığını değil, davalının abonelerine uyguladığı perakende ücretlerini ara bağlantı ücretlerinden düşük belirlemek suretiyle, 149 sayılı kurul kararını ve aynı zamanda sözleşme hükümlerini ihlal ettiği iddiasıyla tazminat talebinde bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmede davalının abonelerine uyguladığı perakende ücretlerin ara bağlantı ücretlerinin altında belirleyip belirleyemeyeceği konusunda hüküm bulunmadığı, 34/1. maddenin BTK kararlarını kapsamadığı, ara bağlantı ücretleri konusundaki tarifenin 2004 yılından itibaren BTK tarafından belirlendiği, bu ücretin davacıya uygulandığının uyuşmazlık konusu olmadığı, davacının ara bağlantı ücretlerini maliyet olarak abonelerine yansıttığı, ortada tazmini gerektirir zarar olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı taraf, davalı ile şebekeler arası irtibat ve işbirliği sözleşmesi imzalandığını, 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu uyarınca Bilgi Teknolojileri Kurumu'nun ara bağlantı ile ilgili usul ve esasları belirleme yetkisi bulunduğunu, bu kapsamda BTK'nun 25.03.2009 tarihli 149 sayılı kararı ile davalının şebeke içi ücretlerinin ara bağlantı ücretlerinden daha düşük belirlenmesi yönünde karar aldığını, davalının bu kararı uygulamaması nedeniyle zararı oluştuğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece taraflar arasındaki sözleşmede şebeke içi ücretlerin ara bağlantı ücretlerinin altında uygulanacağına dair hüküm bulunmadığı, BTK kararlarının sözleşmenin ihlali olarak kabul edilemeyeceği, davacının ara bağlantı ücretlerini abonelerine yansıttığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 6/t maddesinde, BTK'nın görevleri arasında "Ara bağlantı ve ulusal dolaşım da dahil erişim ile ilgili uygulanacak usul ve esasları belirlemek ve mevzuatın öngördüğü düzenlemeleri yapmak, elektronik haberleşme sağlanması amacıyla imzalanan anlaşmaların rekabeti kısıtlayan, mevzuata ve/veya tüketici menfaatlerine aykırı hükümler içermemesi amacıyla mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak." hususlarının belirtilmesi ve taraflar arasındaki ara bağlantı ücret tarifesinin 2004 yılından beri BTK tarafından karara bağlanması, 25.03.2009 tarihli 149 sayılı kararın, içinde davacı şirketin de bulunduğu iletişim firmalarının şikayeti üzerine alınması karşısında, BTK kararının tarafları bağlamayacağı ve kararın uygulanmamasından dolayı yaptırımının sadece idari para cezası olduğundan bahsetmek mümkün değildir.
Kaldı ki, hükme esas alınan bilirkişi heyetinde dava konusu uyuşmazlık hakkında uzman bir kişi de bulunmadığından, bu rapora itibar edilerek karar verilemez.
Bu itibarla, mahkemece içinde telekomünikasyon konusunda uzman öğretim üyelerinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, tarafların iddia, savunma ve bilirkişi raporuna karşı ciddi itirazları değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102390600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz