Marka tecavüzü | Haksız rekabetin tespiti | Tecavüzün men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2560 E. 2023/6460 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari itibar↗ kısıtlılık↗ şikayet↗ dürüstlük kuralı↗ marka hakkına tecavüz↗ bilirkişi incelemesi↗ esastan ret↗ taşıyan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ ibraz↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/294 E., 2019/573 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2015/87756 sayılı “...” markasının sahibi olduğunu, davalının içerik sağlayıcısı olarak faaliyet gösterdiği “www.....com” internet sitesinin online bir şikayet platformu olduğunu, .... Noterliğinin 20.05.2019 tarihli ve 15920, 15921 ve 15922 yevmiye nolu e-tespit tutanaklarından görüleceği üzere, müvekkilline ait “...” marka, logo ve görsellerin “www.....com” internet sitesinde izinsiz olarak kullanıldığını, “...” markasına alan adı olarak da yer verildiğini, “www.....com” internet sitesinde, tüketici şikayetlerinin tüketicinin kimlik bilgileri gösterilmeden yayımlandığını, hakkında şikayet yazılan her marka için “www.....com” alan adı uzantılı ayrı bir alan adı oluşturulduğunu, oluşturulan bu sayfada o markaya ait isim, logo ve görsellerin, bazen tanıtım yazılarının yer aldığını, markalar şikayetlere cevap vermek istediklerinde platforma yıllık üyelik ücreti ödemek suretiyle üye olmak zorunda kaldıklarını, davalı şirketin üyelik ücreti talebinin haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkillerine ait markanın ve görsellerinin “www.....com” platformundaki kullanımlarının markasal kullanım olduğunu ve müvekkillerinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalı şirketin uygulamalarının davacının ticari itibarı ile marka itibarının zarar görmesine yol açtığı gibi müvekkili ve rakipleri arasında haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek davalının “...” markasına yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine karar verilmesine talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; www.....com sadece üye olan şirketlere hizmet veren bir platform olmadığını, tüketiciler tarafından yazılan bütün şikâyetlere verilen cevapların üye–üye olmayan ayrımı yapılmadan ücretsiz olarak yayınlandığını, şikayetvar platformunun üye firmalardan aldığı ücretin, kendileri için aylık, dönemlik ve yıllık şikâyet endekslerine ve haklarında yapılan şikayetlerin raporlamasına yönelik verilen hizmetin karşılığı olduğunu hakkında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildiklerini, hiçbir firmanın cevap hakkının kısıtlanmadığını, ne haklarında yazılan şikayete itiraz eden firmalardan, ne şikayetin kaldırılması talebinde bulunan firmalardan ne de şikayetin altında cevap metnini yayınlatmak isteyen firmalardan tek kuruş para talebinde bulunmadığını, verilen tüm bu hizmetlerin üye olsun ya da olmasın, tüm firmalar için ücretsiz ve sınırsız olduğunu, davacı firmanın hakkında yazılan şikayetler incelendiğinde, kendileri üye olmadıkları ve bugüne kadar herhangi bir ödeme gerçekleştirmedikleri halde haklarında yazılan şikayetler, sürecin memnuniyetle neticelendirilmesi nedeniyle şikayetçiler tarafından kaldırıldığını, hatta bir kısmı teşekkür mesajına dönüştürülerek platformada yayınlandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, “www.....com” Web sitesinde 06.08.2019 tarihinde yapılan incelemede, davacı adına tescilli olan “...+şekil” şeklindeki “...” marka ve logosunun “https://www.....com/...” hesabı altında oluşturulan web sayfasında sunulduğu, aynı sayfada .... Noterliğinin 20.05.2019 tarihli ve 15920, 15921 ve 15922 yevmiye nolu e-tespit tutanakları ile tespit edilen şikâyetlerin tamamına, ayrıca mağduriyeti giderilen bazı tüketicilerin teşekkürlerine yer verildiği, sayfada ayrıca şikayet ve teşekkür sayısına, memnuniyet oranlarına ve şikayetlerin görüntülenme sayılarına ilişkin istatistiki bilgilerin bulunduğu, 6769 sayılı Sınai Mükiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 ve 29 uncu maddeleri kapsamında marka hakkına tecavüz fiilinden söz edebilmek için dava konusu kullanımın ticari süreçte ve markasal kullanım niteliğinde olması gerektiği, markasal kullanımın, ayırt edici fonksiyona sahip bir işaretin, işareti taşıyan mal ve/veya hizmetleri piyasada benzer nitelikteki diğer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlayacak şekilde kullanım olduğu, davalı internet sitesinde kullanılan “...” marka ve logosunun davacı adına 2015/87756 sayı ile 35, 39, 41 ve 45. sınıflarda tescilli olan marka ve logonun aynısı olduğu, davacı markasının kullanıldığı “www.....com” internet sitesinin Türkiye’de faaliyet gösteren yerli ve yabancı menşeli çok sayıda markalı ürüne ilişkin tüketicilerin şikayet ya da memnuniyetlerini bildirdiği online bir platform olarak faaliyet gösterdiği, bu platformda, platforma üye olan tüketicilerin şikayet ve görüşlerini bildirmek istedikleri her bir marka için bir sayfa (arayüz) oluşturulduğu, bu sayfada markaların logolarıyla birlikte sunulduğu, platforma üye olan tüketicilerin de bu marka ile ilgili şikayet ya da beğenilerini paylaşabildiği, ayrıca, her bir marka için müşterilerinin şikayet ve teşekkür sayıları ile memnuniyet düzeyini gösteren bir istatistik yayımlandığı, platform üzerinden herhangi bir ürün ya da hizmet satışı yapılmadığı, marka altında bir ürünün reklam, tanıtım ya da pazarlamasının yapılmadığı, markanın sahibi ya da menşei hakkında yanıltıcı nitelikte bir bilgi paylaşımının da bulunmadığı, platformdaki davacı markasının kullanımın, markanın temel fonksiyonu olan “mal ya da hizmetleri piyasadaki diğer benzerlerinden ayırt etme” fonksiyonunu icra etmek için olmadığı, “www.....com” internet sitesindeki kullanımların 6769 sayılı Kanun ile düzenlenen “ticaret alanında” ve “markasal” nitelikte bir kullanım olmadığı, dolayısıyla davacı markasının “www.....com” internet sitesindeki kullanımların 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi kapsamında sayılan kullanımlardan olmadığı 29 uncu madde kapsamında da değerlendirilemeyeceği, davacı delilleri arasında yer alan ve davalı temsilcisi tarafından davacıya gönderildiği anlaşılan 28.12.2018 tarihli ve “Kurumsal Üyelik Teklifi Hakkında / ...” konulu e-postaya göre davacıya ücretli kurumsal üyelik teklifi yapıldığı, bu teklife göre şikayet sayısına göre bir yıllık üyelik ücreti belirlendiği, kurumsal üyelere şikayet eden kişilerin iletişim bilgilerinin tamamını görüntüleyebilme, şikayetlere kendi panelleri üzerinden cevap verebilme, şikayetlerin yayıma alınmadan önce kendilerine iletilmesi gibi üyeliğe dayalı birtakım avantajlar sunulduğu, “www.....com” platformunda davacıya yönelik şikayetlerin davacı şirketten hizmet almayı düşünen tüketicilerin tercihlerini doğrudan etkileyeceği ve davacı ... rekabet yarışında rakiplerinin gerisinde bırakacağı, şikayete konu iddiaların doğruluğu araştırılmadan ve teyit edilmeden üye olan her kullanıcı tarafından markalar hakkında her türlü şikayete imkan sağlanmasına rağmen, suçlama niteliğindeki bahse konu şikayetlere etkili cevap verebilmek için kurumsal üyelik yoluyla davacı şirketten ücret talep edilmesinin davacının cevap hakkını kısıtlayıcı nitelikte bir uygulama olduğu, “www.....com”da yayımlanan şikâyetlerin doğru olduğu ve aldatıcı olmadığının kabulü halinde dahi, davalının şikâyetin yayımlanması aşamasında kurumsal üyelerine farklı davranmasının kurumsal üyeler yönünden bir rekabet avantajı sağlarken kurumsal üye olmayan firmaları rekabette geriye düşüreceği ve bu firmalar yönünden haksızlığa sebep olacağı, dava konusu web sitesindeki bu ayrımcı davranış modelinin kurumsal olmayan üyeleri istese de istemese de kurumsal üyesi olmaya zorladığı, bu tür bir davranışın dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, şikâyete maruz kalan firmaların etkili bir savunma yapabilmek için ücret karşılığı kurumsal üyeliğe zorlanmalarının haksız rekabete neden olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, www.....com adlı internet sitesinde davacıya ait "..." ait markanın kullanımının durdurulmasına, markaya tecavüze ilişkin davacı taleplerinin ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin, www.....com internet sitesinde yer alma ya da üye olma yönünde hiçbir talebi olmadığını, davalının müvekkiline ait markayı, markanın logosunu ve görsellerini, kendiliğinden, müvekkilinin hiçbir şekilde izni ve bilgisi olmadan internet sitesinde yayınladığını, dava konusu haksız rekabet eylemini markadan bağımsız düşünülemeyeceğini, davalı şirketin internet sitesinde yarattığı uygulama ile haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilirken, müvekkilinin izni ve bilgisi dışında markası ile dahil edildiği bu sistemde marka hakkına tecavüz olmadığının kabulünün doğru olmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi anlamında kullanım ile markaya tecavüz edildiğini, www.....com internet sitesindeki kullanımın markasal kullanım olduğunu, davalı tarafından, müvekkiline ait markanın ticaret hayatına etki edecek şekilde kullanıldığının açık olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının müvekkili aleyhine olan kısmının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, yazılan şikayete cevap verme, şikayetçilerin iletişim bilgilerine erişme ve şikayetlerin kaldırılmasına itiraz edebilme hususlarında üye olan firmalar ile üye olmayan firmalar arasında hiç bir ayrım bulunmadığını, benzer nitelikteki davalarda alınan bilirkişi raporlarında davalı şirketin cevap hakkı için üyelik aramadığının belirtildiğini, ayrıca, tüm şikayetlerin yazılır yazılmaz tüm firmalara, üye olup olmadıklarına bakılmaksızın e-posta yoluyla bildirildiğini, tüm firmaların bir günlük süre zarfında tüketicisine ulaşmak suretiyle şikayeti çözüme kavuşturma ve şikayet yayınlanmadan müşterisine kaldırtabilme imkanına sahip olduğunu, bu hususun mahallinde yapılacak teknik bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceğini ancak bu incelemenin yapılmadığını, davacının, şikayet yazanların iletişim bilgisi talebinde bulunduğunu dosyaya ibraz etmediğini, cevap hakkını kullanmak istediği yönündeki bir yazışmayı veyahut herhangi bir belgeyi de ibraz etmediğini, bu konudaki iddiasını kanıtlayamadığını, müvekkili firmaya şikayet altında yayınlanması amacıyla tek bir cevap metni göndermeyen davacının, sonrasında üye olmadıkları için cevap haklarının kısıtlandığı iddiasıyla iş bu davayı ikamelerinin iyi niyetli olmadığını, müvekkili firmanın sitesine üye olmadığı halde cevap metni göndererek yayınlatan ve iletişim bilgilerine erişen onlarca firma bulunduğunu, şikayetvar.com'a üye olmayan firmaların da şikayet edenlerin bilgilerine erişebildiğini ve redaktör sürecinde şikayetçilerine ulaşarak şikayetleri yayınlanmadan çözüme kavuşturma ve müşterilerini ikna etmek suretiyle şikayetleri kaldırtma imkanına sahip olduklarını, derecattan geçen bir kısım davalarda müvekkili eyleminin haksız rekabet oluşturmadığı yönünde kararlar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının aleyhe olan hususlar açısından kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 2015/87756 sayı ile davacı adına tescilli “...” ibareli markanın “www.....com” internet sitesindeki kullanımlarının 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, zira “markasal” nitelikte bir kullanım olmadığı, davalının “www.....com” internet sitesinde davacı şirkete yönelik şikayet ve eleştirilere karşı davacı şirkete savunma yapabilmesi için ücret karşılığı kurumsal üyelik teklif edilmesi ve kurumsal üye olan firmalara üye olmayan firmalardan avantajlı imkanlar sunulmasının 6102 sayılı Kanun'un 54 ve 55 inci maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil edeceği, Mahkemece davalının www.....com adlı internet sitesinde davacıya ait "..." ait markanın kullanımının durdurulmasına ilişkin kararının haksız rekabete teşmil ettirilmiş olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; www.....com 'da yer alan markaların haklarında yazılan şikayetlere cevap vermek, konuya ilişkin açıklama yapmak, kendilerini aklamak ya da en azından haklarında şikayet yazan içerik sahibinin gerçekten müşterisi olup olmadığını öğrenmek için üye olmak zorunda oldukları, bu noktada marka sahiplerinin müvekkil firmaya üye olabilmek için yıllık üyelik ücreti ödemek zorunda oldukları yönündeki iddianın asılsızlığı ispatlandığı halde aksi yönde hüküm kurulduğunu, benzer nitelikte bir davada davalı eyleminin haksız rekabet olmadığı ve cevap hakkının ücretsiz olduğu tespitinde bulunulduğunu belirterek ve ilaveten Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 14.07.2020 tarihli ve 299 sayılı kararı sunarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile men'i taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 54, 55, 56 ve 58 inci maddeleri.
3. 6769 sayılı Kanun'un 7 ve 29 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka tecavüzü | Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2834 E. 2024/5484 K.
Ortak:şikayet · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · dahili dava
İncelediğiniz kararda… miye nolu e-tespit tutanakları ile tespit edilen şikâyetlerin tamamına, ayrıca mağduriyeti giderilen bazı tüketicilerin teşekkürlerine yer verildiği, sayfada ayrıca «şikayet» ve teşekkür sayısına, memnuniyet oranlarına ve şikayetlerin görüntülenme sayılarına ilişkin istatistiki bilgilerin bulunduğu, 6769 sayılı Sınai Mükiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 ve 29 uncu maddeleri kapsamında «marka hakkına tecavüz» fiilinden söz edebilmek için dava konusu kullanımın ticari süreçte ve markasal kullanım niteliğinde olması gerektiği, markasal kullanımın, ayırt edici fonksiyona sahip bir işaretin, işareti «taşıyan» mal ve/veya hizmetleri piyasada benzer nitelikteki diğer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlayacak şekilde kullanım olduğu, davalı internet sitesinde kullanılan “...” marka ve logosunun davacı adına 2015/87756 sayı ile 35, 39, 41 ve 45. sınıflarda tescilli olan marka ve logonun aynısı olduğu, davacı markasının kullanıldığı “www.....com” internet sitesinin Türkiye’de faaliyet gösteren yerli ve yabancı menşeli çok sayıda markalı ürüne ilişkin tüketicilerin şikayet ya da memnuniyetlerini bildirdiği online bir platform olarak faaliyet gösterdiği, bu platformda, platforma üye olan tüketicilerin şikayet ve görüşlerini bildirmek istedikleri her bir marka için bir sayfa (arayüz) oluşturulduğu, bu sayfada markaların logolarıyla birlikte sunulduğu, platforma üye olan tüketicilerin de bu marka ile ilgili şikayet ya da beğenilerini paylaşabildiği, ayrıca, her bir marka için müşterilerinin şikayet ve teşekkür sayıları ile memnuniyet düzeyini gösteren bir istatistik yayımlandığı, platform üzerinden herhangi bir ürün ya da hizmet satışı yapılmadığı, marka altında bir ürünün reklam, tanıtım ya da pazarlamasının yapılmadığı, markanın sahibi ya da menşei hakkında yanıltıcı nitelikte bir bilgi paylaşımının da bulunmadığı, platformdaki davacı markasının kullanımın, markanın temel fonksiyonu olan “mal ya da hizmetleri piyasadaki diğer benzerlerinden ayırt etme” fonksiyonunu icra etmek için olmadığı, “www.....com” internet sitesindeki kullanımların 6769 sayılı Kanun ile düzenlenen “ticaret alanında” ve “markasal” nitelikte bir kullanım olmadığı, dolayısıyla davacı markasının “www.....com” internet sitesindeki kullanımların 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi kapsamında sayılan kullanımlardan olmadığı 29 uncu madde kapsamında da değerlendirilemeyeceği, davacı delilleri arasında yer alan ve davalı «temsilcisi» tarafından davacıya gönderildiği anlaşılan 28.12.2018 tarihli ve “Kurumsal Üyelik Teklifi Hakkında / ...” konulu e-postaya göre davacıya ücretli kurumsal üyelik teklifi yapıldığı, bu teklife göre şikayet sayısına göre bir yıllık üyelik ücreti belirlendiği, kurumsal üyelere şikayet eden kişilerin iletişim bilgilerinin tamamını görüntüleyebilme, şikayetlere kendi panelleri üzerinden cevap verebilme, şikayetlerin yayıma alınmadan önce kendilerine iletilmesi gibi üyeliğe dayalı birtakım avantajlar sunulduğu, “www.....com” platformunda davacıya yönelik şikayetlerin davacı şirketten hizmet almayı düşünen tüketicilerin tercihlerini doğrudan etkileyeceği ve davacı ... rekabet yarışında rakiplerinin gerisinde bırakacağı, şikayete konu iddiaların doğruluğu araştırılmadan ve teyit edilmeden üye olan her kullanıcı tarafından markalar hakkında her türlü şikayete imkan sağlanmasına rağmen, suçlama niteliğindeki bahse konu şikayetlere etkili cevap verebilmek için kurumsal üyelik yoluyla davacı şirketten ücret talep edilmesinin davacının cevap hakkını «kısıtlayıcı» nitelikte bir uygulama olduğu, “www.....com”da yayımlanan şikâyetlerin doğru olduğu ve aldatıcı olmadığının kabulü halinde dahi, davalının şikâyetin yayımlanması aşamasında kurumsal üyelerine farklı davranmasının kurumsal üyeler yönünden bir rekabet avantajı sağlarken kurumsal üye olmayan firmaları rekabette geriye düşüreceği ve bu firmalar yönünden haksızlığa sebep olacağı, dava konusu web sitesindeki bu ayrımcı davranış modelinin kurumsal olmayan üyeleri istese de istemese de kurumsal üyesi olmaya zorladığı, bu tür bir davranışın «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, şikâyete maruz kalan firmaların etkili bir savunma yapabilmek için ücret karşılığı kurumsal üyeliğe zorlanmalarının «haksız rekabete» neden olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, www.....com adlı inte …
… ine ait markayı, markanın logosunu ve görsellerini, kendiliğinden, müvekkilinin hiçbir şekilde izni ve bilgisi olmadan internet sitesinde yayınladığını, dava konusu «haksız rekabet» eylemini markadan bağımsız düşünülemeyeceğini, davalı şirketin internet sitesinde yarattığı uygulama ile haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilirken, müvekkilinin izni ve bilgisi dışında markası ile «dahil» edildiği bu sistemde «marka hakkına tecavüz» olmadığının kabulünün doğru olmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi anlamında kullanım ile markaya tecavüz edildiğini, www... …
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti ile men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle «haksız rekabet» teşkil eden uygulamaya müvekkilinin markasının da «dahil» edildiğini, marka ve logosunun izni olmadan yayımlandığını, bunun ticari kullanım niteliğinde olduğunu, Google'da markalarla ilgili aramalarda davalının o markayla ilgili sayfalarının çıktığını, bunun da davalıyı arama platformunda tıklanan bir site yaptığını, böylece davalının Google'dan para kazandığını, davalının müvekkiline zarar verdiğini ve marka itibarı üzerinden kazanç modeli oluşturduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi anlamında kullanım ile «marka hakkına tecavüz» edildiğini ileri sürerek Mahkemenin kararının kısmen ret yönünden kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… ayan firmalara da ücretsiz cevap hakkının tanındığı bildirilmişse de Mahkemece alınan 26.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davacı şirket «şikayette» bulunan tüketicilerin bilgisini istediğinde davalının kurumsal üyelik için ücret teklif ettiği, davacının taleplerinin tamamına cevap vermediği, cevap metinlerini herkesin göreceği şekilde yayımlamadığı, davacı tarafından dosya da sunulan deliller arasında yer alan ve davalı tarafça davacıya gönderilen 02.08.2018 tarihli e-postada ise kurumsal üyelere panel hazırlandığının, bu panel üzerinden kişi iletişim bilgilerinin tamamının görüntülenebildiğinin, şikayetlere panel üzerinden cevap verilebildiğinin, şikayetler yayımlanmadan haberdar olunabileceğinin, kullanıcılarla hızlı çözüm sürecine girilebileceğinin, üyelik bedelinin şikayet sayısına göre belirlendiği hususlarının belirtildiği, kurumsal üye olmayan davacının hakkında internet sitesinde yer alan şikayetlerle ilgili tüketicilerin iletişim bilgilerini alabilmek amacıyla her tüketici için ayrı mail göndermesinin gerektiği, davalının «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde şimdiye kadar 179 talebe cevap verdiğine ilişkin olarak sunduğu listede ise davacının taleplerinin karşısında "öncelik düşük" ibaresinin yer aldığı, davanın bu şekilde kurumsal üyelere ayrıcalık tanıdığı, davalının, kendisine ücret ödeyerek üye olan firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkânını tanıması, buna karşılık üye olmayan şirketlerin ise ancak haklarındaki şikayetler internet sitesinde yayınlandıktan sonra bu imkâna sahip olmalarının «haksız rekabet» teşkil ettiği, üye şirketlere şikâyetleri yayınlanmadan çözme imkânı sağlanırken, üye olmayan şirketlere bu imkânın verilmediği, bu suretle davalı sitesine ücret ödeyerek üye olan şirketler yararına bir avantaj sağlandığı, davalının bu şekildeki eyleminin, piyasadaki şirketleri davalı sitesine üye olmaya zorladığından, iyi niyetli ve «ticari dürüstlüğe» uygun bir ... olarak kabulünün mümkün olmadığı, davalının kendisine üye olan firmalara verdiği öncelik hakkını, davacı şirkete vermemesinin haksız rekabet teşkil ettiği, söz konusu platformun yapısı gereği şikâyet edilen veya hakkında olumlu görüş bildirilen şirketlerin markalarının belirtilmesinin zorunluluk arz ettiğinden 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi kapsamında bir fiilin söz konusu olmadığı, «marka hakkına tecavüz» yönünden davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… var.com" adlı internet sitesinin içerik sağlayıcısı olarak faaliyet gösterdiğini, söz konusu internet sitesinde, müvekkili hakkında 01.06.2020 tarihi itibarıyla 334 «şikayet» yayımlandığını, müvekkili hakkında yazılan şikayetlere cevap vermek, konuya ilişkin açıklama yapmak ve müvekkili şirketin kendisini aklamak adına şikayet edenin kimlik bilgisini öğrenmek istediğinde markanın siteye kurumsal üye olmak ve "www.sikayetvar.com" sitesine üye olabilmek için de yıllık üyelik ücreti ödemek zorunda olduğunun belirtildiğini, davalı şirketin markalardan üyelik ücreti talebinin «haksız rekabet» oluşturduğunu ve hukuka aykırı olduğunu, sitede hakkında yazılı şikayetler karşısında cevap hakkını kullanamayan ve bu sebeple rakipleri karşısında müşterilerine karşı ilgisiz bir konuma düşen müvekkili şirket tarafından davalıya «ihtarname» gönderildiğini, kurumsal üye olan şirketlerin şikayetçi bilgilerini derhal ve hatta şikayet yayınlanmadan görüntüleyebildiklerini, kurumsal üye olan şirketlerin şi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari dürüstlük · ilk itiraz · i̇i̇k 167 · bilirkişi raporuna itiraz · ihtarname
Benzer bu kararda… ayan firmalara da ücretsiz cevap hakkının tanındığı bildirilmişse de Mahkemece alınan 26.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davacı şirket «şikayette» bulunan tüketicilerin bilgisini istediğinde davalının kurumsal üyelik için ücret teklif ettiği, davacının taleplerinin tamamına cevap vermediği, cevap metinlerini herkesin göreceği şekilde yayımlamadığı, davacı tarafından dosya da sunulan deliller arasında yer alan ve davalı tarafça davacıya gönderilen 02.08.2018 tarihli e-postada ise kurumsal üyelere panel hazırlandığının, bu panel üzerinden kişi iletişim bilgilerinin tamamının görüntülenebildiğinin, şikayetlere panel üzerinden cevap verilebildiğinin, şikayetler yayımlanmadan haberdar olunabileceğinin, kullanıcılarla hızlı çözüm sürecine girilebileceğinin, üyelik bedelinin şikayet sayısına göre belirlendiği hususlarının belirtildiği, kurumsal üye olmayan davacının hakkında internet sitesinde yer alan şikayetlerle ilgili tüketicilerin iletişim bilgilerini alabilmek amacıyla her tüketici için ayrı mail göndermesinin gerektiği, davalının «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde şimdiye kadar 179 talebe cevap verdiğine ilişkin olarak sunduğu listede ise davacının taleplerinin karşısında "öncelik düşük" ibaresinin yer aldığı, davanın bu şekilde kurumsal üyelere ayrıcalık tanıdığı, davalının, kendisine ücret ödeyerek üye olan firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkânını tanıması, buna karşılık üye olmayan şirketlerin ise ancak haklarındaki şikayetler internet sitesinde yayınlandıktan sonra bu imkâna sahip olmalarının «haksız rekabet» teşkil ettiği, üye şirketlere şikâyetleri yayınlanmadan çözme imkânı sağlanırken, üye olmayan şirketlere bu imkânın verilmediği, bu suretle davalı sitesine ücret ödeyerek üye olan şirketler yararına bir avantaj sağlandığı, davalının bu şekildeki eyleminin, piyasadaki şirketleri davalı sitesine üye olmaya zorladığından, iyi niyetli ve «ticari dürüstlüğe» uygun bir ... olarak kabulünün mümkün olmadığı, davalının kendisine üye olan firmalara verdiği öncelik hakkını, davacı şirkete vermemesinin haksız rekabet teşkil ettiği, söz konusu platformun yapısı gereği şikâyet edilen veya hakkında olumlu görüş bildirilen şirketlerin markalarının belirtilmesinin zorunluluk arz ettiğinden 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi kapsamında bir fiilin söz konusu olmadığı, «marka hakkına tecavüz» yönünden davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/«167» E., 2020/364 K.
… var.com" adlı internet sitesinin içerik sağlayıcısı olarak faaliyet gösterdiğini, söz konusu internet sitesinde, müvekkili hakkında 01.06.2020 tarihi itibarıyla 334 «şikayet» yayımlandığını, müvekkili hakkında yazılan şikayetlere cevap vermek, konuya ilişkin açıklama yapmak ve müvekkili şirketin kendisini aklamak adına şikayet edenin kimlik bilgisini öğrenmek istediğinde markanın siteye kurumsal üye olmak ve "www.sikayetvar.com" sitesine üye olabilmek için de yıllık üyelik ücreti ödemek zorunda olduğunun belirtildiğini, davalı şirketin markalardan üyelik ücreti talebinin «haksız rekabet» oluşturduğunu ve hukuka aykırı olduğunu, sitede hakkında yazılı şikayetler karşısında cevap hakkını kullanamayan ve bu sebeple rakipleri karşısında müşterilerine karşı ilgisiz bir konuma düşen müvekkili şirket tarafından davalıya «ihtarname» gönderildiğini, kurumsal üye olan şirketlerin şikayetçi bilgilerini derhal ve hatta şikayet yayınlanmadan görüntüleyebildiklerini, kurumsal üye olan şirketlerin şi …
… lunduğunu, tamamının olumlu şekilde cevaplandığını, "öncelik düşük" ibaresinin kurumsal üyelikle ilgisi bulunmadığını, üye olsun olmasın firmalar tarafından yapılan «ilk itirazın» düşük öncelikli olarak nitelendirildiğini, aynı itirazın tekrarlanması halinde öncelikli olarak gözden geçirildiğini, pek çok davada müvekkili lehine karar verildiğini, Mahkemece bu kararların nazara alınması gerektiğini, Ticaret Bakanlığınca yapılan inceleme sonucunda da söz konusu uygulamaların 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna ve İlgili Yönetmeliğe aykırı olmadığına karar verildiğini, müvekkilinin «haksız rekabet» yaratan eylemi bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Haksız rekabetten doğan tazminat | Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3052 E. 2023/6717 K.
Ortak:ticari itibar · şikayet · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… lerin “www.....com” internet sitesinde izinsiz olarak kullanıldığını, “...” markasına alan adı olarak da yer verildiğini, “www.....com” internet sitesinde, tüketici «şikayetlerinin» tüketicinin kimlik bilgileri gösterilmeden yayımlandığını, hakkında şikayet yazılan her marka için “www.....com” alan adı uzantılı ayrı bir alan adı oluşturulduğunu, oluşturulan bu sayfada o markaya ait isim, logo ve görsellerin, bazen tanıtım yazılarının yer aldığını, markalar şikayetlere cevap vermek istediklerinde platforma yıllık üyelik ücreti ödemek suretiyle üye olmak zorunda kaldıklarını, davalı şirketin üyelik ücreti talebinin «haksız rekabet» oluşturduğunu, müvekkillerine ait markanın ve görsellerinin “www.....com” platformundaki kullanımlarının markasal kullanım olduğunu ve müvekkillerinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalı şirketin uygulamalarının davacının «ticari itibarı» ile marka itibarının zarar görmesine yol açtığı gibi müvekkili ve rakipleri arasında haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek davalının “...” markasına yönelik …
… miye nolu e-tespit tutanakları ile tespit edilen şikâyetlerin tamamına, ayrıca mağduriyeti giderilen bazı tüketicilerin teşekkürlerine yer verildiği, sayfada ayrıca «şikayet» ve teşekkür sayısına, memnuniyet oranlarına ve şikayetlerin görüntülenme sayılarına ilişkin istatistiki bilgilerin bulunduğu, 6769 sayılı Sınai Mükiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 ve 29 uncu maddeleri kapsamında «marka hakkına tecavüz» fiilinden söz edebilmek için dava konusu kullanımın ticari süreçte ve markasal kullanım niteliğinde olması gerektiği, markasal kullanımın, ayırt edici fonksiyona sahip bir işaretin, işareti «taşıyan» mal ve/veya hizmetleri piyasada benzer nitelikteki diğer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlayacak şekilde kullanım olduğu, davalı internet sitesinde kullanılan “...” marka ve logosunun davacı adına 2015/87756 sayı ile 35, 39, 41 ve 45. sınıflarda tescilli olan marka ve logonun aynısı olduğu, davacı markasının kullanıldığı “www.....com” internet sitesinin Türkiye’de faaliyet gösteren yerli ve yabancı menşeli çok sayıda markalı ürüne ilişkin tüketicilerin şikayet ya da memnuniyetlerini bildirdiği online bir platform olarak faaliyet gösterdiği, bu platformda, platforma üye olan tüketicilerin şikayet ve görüşlerini bildirmek istedikleri her bir marka için bir sayfa (arayüz) oluşturulduğu, bu sayfada markaların logolarıyla birlikte sunulduğu, platforma üye olan tüketicilerin de bu marka ile ilgili şikayet ya da beğenilerini paylaşabildiği, ayrıca, her bir marka için müşterilerinin şikayet ve teşekkür sayıları ile memnuniyet düzeyini gösteren bir istatistik yayımlandığı, platform üzerinden herhangi bir ürün ya da hizmet satışı yapılmadığı, marka altında bir ürünün reklam, tanıtım ya da pazarlamasının yapılmadığı, markanın sahibi ya da menşei hakkında yanıltıcı nitelikte bir bilgi paylaşımının da bulunmadığı, platformdaki davacı markasının kullanımın, markanın temel fonksiyonu olan “mal ya da hizmetleri piyasadaki diğer benzerlerinden ayırt etme” fonksiyonunu icra etmek için olmadığı, “www.....com” internet sitesindeki kullanımların 6769 sayılı Kanun ile düzenlenen “ticaret alanında” ve “markasal” nitelikte bir kullanım olmadığı, dolayısıyla davacı markasının “www.....com” internet sitesindeki kullanımların 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi kapsamında sayılan kullanımlardan olmadığı 29 uncu madde kapsamında da değerlendirilemeyeceği, davacı delilleri arasında yer alan ve davalı «temsilcisi» tarafından davacıya gönderildiği anlaşılan 28.12.2018 tarihli ve “Kurumsal Üyelik Teklifi Hakkında / ...” konulu e-postaya göre davacıya ücretli kurumsal üyelik teklifi yapıldığı, bu teklife göre şikayet sayısına göre bir yıllık üyelik ücreti belirlendiği, kurumsal üyelere şikayet eden kişilerin iletişim bilgilerinin tamamını görüntüleyebilme, şikayetlere kendi panelleri üzerinden cevap verebilme, şikayetlerin yayıma alınmadan önce kendilerine iletilmesi gibi üyeliğe dayalı birtakım avantajlar sunulduğu, “www.....com” platformunda davacıya yönelik şikayetlerin davacı şirketten hizmet almayı düşünen tüketicilerin tercihlerini doğrudan etkileyeceği ve davacı ... rekabet yarışında rakiplerinin gerisinde bırakacağı, şikayete konu iddiaların doğruluğu araştırılmadan ve teyit edilmeden üye olan her kullanıcı tarafından markalar hakkında her türlü şikayete imkan sağlanmasına rağmen, suçlama niteliğindeki bahse konu şikayetlere etkili cevap verebilmek için kurumsal üyelik yoluyla davacı şirketten ücret talep edilmesinin davacının cevap hakkını «kısıtlayıcı» nitelikte bir uygulama olduğu, “www.....com”da yayımlanan şikâyetlerin doğru olduğu ve aldatıcı olmadığının kabulü halinde dahi, davalının şikâyetin yayımlanması aşamasında kurumsal üyelerine farklı davranmasının kurumsal üyeler yönünden bir rekabet avantajı sağlarken kurumsal üye olmayan firmaları rekabette geriye düşüreceği ve bu firmalar yönünden haksızlığa sebep olacağı, dava konusu web sitesindeki bu ayrımcı davranış modelinin kurumsal olmayan üyeleri istese de istemese de kurumsal üyesi olmaya zorladığı, bu tür bir davranışın «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, şikâyete maruz kalan firmaların etkili bir savunma yapabilmek için ücret karşılığı kurumsal üyeliğe zorlanmalarının «haksız rekabete» neden olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, www.....com adlı inte …
2.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, yazılan «şikayete» cevap verme, şikayetçilerin iletişim bilgilerine erişme ve şikayetlerin kaldırılmasına itiraz edebilme hususlarında üye olan firmalar ile üye olmayan firmalar arasında hiç bir ayrım bulunmadığını, benzer nitelikteki davalarda alınan bilirkişi raporlarında davalı şirketin cevap hakkı için üyelik aramadığının belirtildiğini, ayrıca, tüm şikayetlerin yazılır yazılmaz tüm firmalara, üye olup olmadıklarına bakılmaksızın e-posta yoluyla bildirildiğini, tüm firmaların bir günlük süre zarfında tüketicisine ulaşmak suretiyle şikayeti çözüme kavuşturma ve şikayet yayınlanmadan müşterisine kaldırtabilme imkanına sahip olduğunu, bu hususun mahallinde yapılacak teknik «bilirkişi incelemesi» ile tespit edilebileceğini ancak bu incelemenin yapılmadığını, davacının, şikayet yazanların iletişim bilgisi talebinde bulunduğunu dosyaya «ibraz» etmediğini, cevap hakkını kullanmak istediği yönündeki bir yazışmayı veyahut herhangi bir belgeyi de ibraz etmediğini, bu konudaki iddiasını kanıtlayamadığını, müvekkili firmaya şikayet altında yayınlanması amacıyla tek bir cevap metni göndermeyen davacının, sonrasında üye olmadıkları için cevap haklarının «kısıtlandığı» iddiasıyla iş bu davayı ikamelerinin iyi niyetli olmadığını, müvekkili firmanın sitesine üye olmadığı halde cevap metni göndererek yayınlatan ve iletişim bilgilerine erişen onlarca firma bulunduğunu, şikayetvar.com'a üye olmayan firmaların da şikayet edenlerin bilgilerine erişebildiğini ve redaktör sürecinde şikayetçilerine ulaşarak şikayetleri yayınlanmadan çözüme kavuşturma ve müşterilerini ikna etmek suretiyle şikayetleri kaldırtma imkanına sahip olduklarını, derecattan geçen bir kısım davalarda müvekkili eyleminin «haksız rekabet» oluşturmadığı yönünde kararlar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının aleyhe olan hususlar açısından kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… töründe faaliyet gösterdiğini, "bitcoin" isimli sanal paranın alışverişini yapan müşterilerine de aracılık ettiğini, davalının "www.....com" adlı sitesinde tüketici «şikayetlerini» yayınladığını, siteye üye olan tüketicilerin firmalara yönelik şikayetlerini yazdığı, bu yönde bir uyuşmazlık olmadığını ancak yanıt hakkının kullanılmasında davalının istenilen hassasiyeti göstermeyerek güven esasına göre iş ve ticari eylemlerini sürdüren müvekkilinin cevap hakkının kullanılabilmesi için üyeliği ve ücret ödenmesini zorunlu kıldığını, cevap haklarının kullandırılmadığını, bu durumun aldatıcı durum yaratıp dürüstlük ve ticari uygulamalara aykırılık oluşturduğunu, müvekkili tarafından tüketicilerin haksız şikayetlerinin karşılanıp yanıtlanamadığını ve bu durumun muhtemel müşterilerinin kendileriyle ticari ilişki kurmaktan kaçınmasına sebep olduğunu ileri sürerek davalının davranış ve ticari uygulamalarının «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, 5.000,00 TL manevi tazminatın «haksız fiil» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer/hizmet sağlayıcısı olup davanın «pasif husumet yokluğundan» reddi gerektiğini, platformda redaktör kadrosu ile hukuka ve ahlaka mugayir içerikler çıkarılarak yayınlandığını, ... sitesinin üretici, müşteri ve «son» kullanıcı arasında etkin ve tarafsız bir ortam ve yer sağlayıcı ve çözüm platformu olduğunu, sitenin şirketlere hizmet veren bir platform olmadığını, hiçbir zaman fonksiyonu gereği de firmaların «ticari itibarını zedelemek» veya «kişilik haklarını ihlal» etmek kastı ile hareket etmediğini, her türlü hukuki talebin bizzat «şikayetçilere» yöneltilmesi gerektiğini, davacının cevap verme hakkı bulunduğunu, bu hakkın engellenmediğini, cevap verme konusunda kurumsal olan/olmayan üye ayrımı yapılmadığını …
… DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde, tüketicilerin «şikayetlerine» cevap hakkını kullanmak isteyen davacıdan (satıcılardan) zorlayıcı nitelikte üyelik ücreti talep etmesinin ve koşulsuz dahi olsa davacı cevabını geciktirmesinin «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacının bu nedenle manevi zarara uğradığı, sair fer'i nitelikteki taleplerin kabul biçimine göre yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarının ihlali · ticari itibarın zedelenmesi · kişilik hakları · pasif husumet yokluğu · hakkaniyet · pasif husumet · husumet yokluğu · kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer/hizmet sağlayıcısı olup davanın «pasif husumet yokluğundan» reddi gerektiğini, platformda redaktör kadrosu ile hukuka ve ahlaka mugayir içerikler çıkarılarak yayınlandığını, ... sitesinin üretici, müşteri ve «son» kullanıcı arasında etkin ve tarafsız bir ortam ve yer sağlayıcı ve çözüm platformu olduğunu, sitenin şirketlere hizmet veren bir platform olmadığını, hiçbir zaman fonksiyonu gereği de firmaların «ticari itibarını zedelemek» veya «kişilik haklarını ihlal» etmek kastı ile hareket etmediğini, her türlü hukuki talebin bizzat «şikayetçilere» yöneltilmesi gerektiğini, davacının cevap verme hakkı bulunduğunu, bu hakkın engellenmediğini, cevap verme konusunda kurumsal olan/olmayan üye ayrımı yapılmadığını …
… hkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar ilk derece mahkemesince, davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde, tüketicilerin «şikayetlerine» cevap vermek amacı ile davacıdan üyelik ücreti talep etmesinin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine karar verilmiş ise de bu iddia kanıtlanamadığı gibi dosyada mevcut bilirkişi raporunda da firmaların cevap haklarını kullanabilmek için üye olmak zorunda olmadıkları dolayısıyla ücret ödemek zorunda bulunmadıkları yönünde bir tespite de yer verilmediği, mahkemenin dosya kapsamı ile uyuşmayan yazılı gerekçesinin yerinde olmadığı, ancak davacı tarafça, davalının, kendisine üye olan kişi ve kurumlara ayrıcalık yaptığı, üye olanların, henüz haklarındaki şikayetler yayınlanmadan şikayetlere erişim hakkına sahip oldukları, üye olmayan şirketlerin ise böyle bir imkanlarının bulunmadığı belirtilerek, bu uygulamanın da haksız rekabet oluşturduğunun ileri sürüldüğü, davalının da cevap dilekçesinde üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanı tanındığını beyan ettiği, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından da davalı sitesine üye olan kurumsal müşterilerin kendileri ile ilgili şikayetlerden hemen haberdar oldukları, üye olmayan firmaların ise daha dezavantajlı bir muamele ile karşılaştıkları, bunun şikayet künye bilgilerinin öğrenilmesinden ve cevabi yazıların yayımlanmasından kaynaklandığı, davalının üye olan ile olmayan firmalar hakkında adil bir tutum göstermediği, üye olan şirketlere, haklarındaki şikayetleri yönetme hakkı tanındığı, bu durumda davalının şikayetin yayınlanması aşaması ve sonrasında kurumsal üyelerine farklı davrandığı, kurumsal olmayan üyeler yönünden bir haksızlığa yol açtığı, kurumsal üyeler yönünden açık bir avantaj sağladığı, davalının bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü gerektiği, mahkemece isabetli şekilde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58 inci maddesindeki koşulların oluştuğu kabul edilmişse de hükmedilen 1.500,00 TL manevi tazminat miktarının somut olayın özellikleri dikkate alındığında yeterli görülmediğinden davacı tarafça talep edilen 5.000,00 TL manevi tazminat miktarının «hakkaniyete» uygun bulunduğu, davacı taraf hükmün «ilanını» da talep ettiğinden mahkemece 6102 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi gereğince ilan talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken gerekçesiz olarak reddine karar verilmesinin de isabetli bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile davalı şirketin eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 07.07.2017 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7451 E. 2024/3328 K.
Ortak:ticari itibar · kısıtlılık · şikayet · dürüstlük kuralı · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… miye nolu e-tespit tutanakları ile tespit edilen şikâyetlerin tamamına, ayrıca mağduriyeti giderilen bazı tüketicilerin teşekkürlerine yer verildiği, sayfada ayrıca «şikayet» ve teşekkür sayısına, memnuniyet oranlarına ve şikayetlerin görüntülenme sayılarına ilişkin istatistiki bilgilerin bulunduğu, 6769 sayılı Sınai Mükiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 ve 29 uncu maddeleri kapsamında «marka hakkına tecavüz» fiilinden söz edebilmek için dava konusu kullanımın ticari süreçte ve markasal kullanım niteliğinde olması gerektiği, markasal kullanımın, ayırt edici fonksiyona sahip bir işaretin, işareti «taşıyan» mal ve/veya hizmetleri piyasada benzer nitelikteki diğer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlayacak şekilde kullanım olduğu, davalı internet sitesinde kullanılan “...” marka ve logosunun davacı adına 2015/87756 sayı ile 35, 39, 41 ve 45. sınıflarda tescilli olan marka ve logonun aynısı olduğu, davacı markasının kullanıldığı “www.....com” internet sitesinin Türkiye’de faaliyet gösteren yerli ve yabancı menşeli çok sayıda markalı ürüne ilişkin tüketicilerin şikayet ya da memnuniyetlerini bildirdiği online bir platform olarak faaliyet gösterdiği, bu platformda, platforma üye olan tüketicilerin şikayet ve görüşlerini bildirmek istedikleri her bir marka için bir sayfa (arayüz) oluşturulduğu, bu sayfada markaların logolarıyla birlikte sunulduğu, platforma üye olan tüketicilerin de bu marka ile ilgili şikayet ya da beğenilerini paylaşabildiği, ayrıca, her bir marka için müşterilerinin şikayet ve teşekkür sayıları ile memnuniyet düzeyini gösteren bir istatistik yayımlandığı, platform üzerinden herhangi bir ürün ya da hizmet satışı yapılmadığı, marka altında bir ürünün reklam, tanıtım ya da pazarlamasının yapılmadığı, markanın sahibi ya da menşei hakkında yanıltıcı nitelikte bir bilgi paylaşımının da bulunmadığı, platformdaki davacı markasının kullanımın, markanın temel fonksiyonu olan “mal ya da hizmetleri piyasadaki diğer benzerlerinden ayırt etme” fonksiyonunu icra etmek için olmadığı, “www.....com” internet sitesindeki kullanımların 6769 sayılı Kanun ile düzenlenen “ticaret alanında” ve “markasal” nitelikte bir kullanım olmadığı, dolayısıyla davacı markasının “www.....com” internet sitesindeki kullanımların 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi kapsamında sayılan kullanımlardan olmadığı 29 uncu madde kapsamında da değerlendirilemeyeceği, davacı delilleri arasında yer alan ve davalı «temsilcisi» tarafından davacıya gönderildiği anlaşılan 28.12.2018 tarihli ve “Kurumsal Üyelik Teklifi Hakkında / ...” konulu e-postaya göre davacıya ücretli kurumsal üyelik teklifi yapıldığı, bu teklife göre şikayet sayısına göre bir yıllık üyelik ücreti belirlendiği, kurumsal üyelere şikayet eden kişilerin iletişim bilgilerinin tamamını görüntüleyebilme, şikayetlere kendi panelleri üzerinden cevap verebilme, şikayetlerin yayıma alınmadan önce kendilerine iletilmesi gibi üyeliğe dayalı birtakım avantajlar sunulduğu, “www.....com” platformunda davacıya yönelik şikayetlerin davacı şirketten hizmet almayı düşünen tüketicilerin tercihlerini doğrudan etkileyeceği ve davacı ... rekabet yarışında rakiplerinin gerisinde bırakacağı, şikayete konu iddiaların doğruluğu araştırılmadan ve teyit edilmeden üye olan her kullanıcı tarafından markalar hakkında her türlü şikayete imkan sağlanmasına rağmen, suçlama niteliğindeki bahse konu şikayetlere etkili cevap verebilmek için kurumsal üyelik yoluyla davacı şirketten ücret talep edilmesinin davacının cevap hakkını «kısıtlayıcı» nitelikte bir uygulama olduğu, “www.....com”da yayımlanan şikâyetlerin doğru olduğu ve aldatıcı olmadığının kabulü halinde dahi, davalının şikâyetin yayımlanması aşamasında kurumsal üyelerine farklı davranmasının kurumsal üyeler yönünden bir rekabet avantajı sağlarken kurumsal üye olmayan firmaları rekabette geriye düşüreceği ve bu firmalar yönünden haksızlığa sebep olacağı, dava konusu web sitesindeki bu ayrımcı davranış modelinin kurumsal olmayan üyeleri istese de istemese de kurumsal üyesi olmaya zorladığı, bu tür bir davranışın «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, şikâyete maruz kalan firmaların etkili bir savunma yapabilmek için ücret karşılığı kurumsal üyeliğe zorlanmalarının «haksız rekabete» neden olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, www.....com adlı inte …
… lerin “www.....com” internet sitesinde izinsiz olarak kullanıldığını, “...” markasına alan adı olarak da yer verildiğini, “www.....com” internet sitesinde, tüketici «şikayetlerinin» tüketicinin kimlik bilgileri gösterilmeden yayımlandığını, hakkında şikayet yazılan her marka için “www.....com” alan adı uzantılı ayrı bir alan adı oluşturulduğunu, oluşturulan bu sayfada o markaya ait isim, logo ve görsellerin, bazen tanıtım yazılarının yer aldığını, markalar şikayetlere cevap vermek istediklerinde platforma yıllık üyelik ücreti ödemek suretiyle üye olmak zorunda kaldıklarını, davalı şirketin üyelik ücreti talebinin «haksız rekabet» oluşturduğunu, müvekkillerine ait markanın ve görsellerinin “www.....com” platformundaki kullanımlarının markasal kullanım olduğunu ve müvekkillerinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalı şirketin uygulamalarının davacının «ticari itibarı» ile marka itibarının zarar görmesine yol açtığı gibi müvekkili ve rakipleri arasında haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek davalının “...” markasına yönelik …
2.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, yazılan «şikayete» cevap verme, şikayetçilerin iletişim bilgilerine erişme ve şikayetlerin kaldırılmasına itiraz edebilme hususlarında üye olan firmalar ile üye olmayan firmalar arasında hiç bir ayrım bulunmadığını, benzer nitelikteki davalarda alınan bilirkişi raporlarında davalı şirketin cevap hakkı için üyelik aramadığının belirtildiğini, ayrıca, tüm şikayetlerin yazılır yazılmaz tüm firmalara, üye olup olmadıklarına bakılmaksızın e-posta yoluyla bildirildiğini, tüm firmaların bir günlük süre zarfında tüketicisine ulaşmak suretiyle şikayeti çözüme kavuşturma ve şikayet yayınlanmadan müşterisine kaldırtabilme imkanına sahip olduğunu, bu hususun mahallinde yapılacak teknik «bilirkişi incelemesi» ile tespit edilebileceğini ancak bu incelemenin yapılmadığını, davacının, şikayet yazanların iletişim bilgisi talebinde bulunduğunu dosyaya «ibraz» etmediğini, cevap hakkını kullanmak istediği yönündeki bir yazışmayı veyahut herhangi bir belgeyi de ibraz etmediğini, bu konudaki iddiasını kanıtlayamadığını, müvekkili firmaya şikayet altında yayınlanması amacıyla tek bir cevap metni göndermeyen davacının, sonrasında üye olmadıkları için cevap haklarının «kısıtlandığı» iddiasıyla iş bu davayı ikamelerinin iyi niyetli olmadığını, müvekkili firmanın sitesine üye olmadığı halde cevap metni göndererek yayınlatan ve iletişim bilgilerine erişen onlarca firma bulunduğunu, şikayetvar.com'a üye olmayan firmaların da şikayet edenlerin bilgilerine erişebildiğini ve redaktör sürecinde şikayetçilerine ulaşarak şikayetleri yayınlanmadan çözüme kavuşturma ve müşterilerini ikna etmek suretiyle şikayetleri kaldırtma imkanına sahip olduklarını, derecattan geçen bir kısım davalarda müvekkili eyleminin «haksız rekabet» oluşturmadığı yönünde kararlar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının aleyhe olan hususlar açısından kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaNoterliği'nin 01 Temmuz 2015 tarihli ve 05062 yevmiye numaralı «ihtarnamesini» göndermesine rağmen içeriğin kaldırılmadığı, 5651 sayılı Kanun uyarınca yer sağlayıcılara da sorumluluk yüklendiği, davacının usulüne uygun «ihtarına» rağmen davacıya ait markanın içerikten çıkartılmadığı, davalıya ait internet sitesinde yer alan ifadelerde davacının markasının açıkça belirtilerek, ürünleriyle ilgili «olumsuz» «şikayetlerin» yapıldığı, sitedeki ibarelerin, «ticari teamül» dışında kalan incitici ve «kötüleyici» nitelikte olduğu anlaşılmakla, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» gerçekleştiği sonucuna varılarak, davacının markasının tanınmış marka olması, tecavüzün niteliği ve devam ettiği süre, yapılan yayının içeriği de dikkate tahsiliyle 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile davalının, davacıya ait ... markasını https://www.sikayetvar.com/... alan adında izinsiz ve haksız olarak kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ettiğinin ve site içeriğinde davacının ürün ve hizmetlerini kötüleyen yazılara yer vermek suretiyle haksız rekabette bulunduğunun tespitine, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin men'ine, davalıya ait https://www.sikayetvar.com/... sitesinin alan adından ve içeriğinden davacıya ait ... markasının ve davalının mal ve hizmetlerini küçük düşürücü ve «ticari itibarını zedeleyici» yazıların çıkartılmasına ve kaldırılmasına, davacının, manevi zararına karşılık 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 10.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine, «hükmün kesinleşmesinden» sonra «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan bir gazetede «ilanına», davacının fazlaya ilişkin 10.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
… bilirkişi raporunda müvekkilinin dava konusu markayı kullanımının 556 sayılı KHK ve 6967 sayılı Kanun kapsamında markasal kullanım kapsamında olmadığı ve bu sebeple «marka hakkına tecavüz» unsurlarının oluşmadığının, müvekkiline ait internet sitesindeki içeriklerin; markayı «kötüleme», aldatıcı ve gerçek dışı beyan sunma, «ticari itibarı zedeleme» amacı taşımadığından ve beyanların doğruluğunun tespiti için yayınlanmadan önce «şikayet» yazan tüketicilerin cep telefonuna gönderilen SMS ile doğrulama sistemi bulunduğundan «haksız rekabet» hallerinin mevcut olmadığının, 5651 sayılı yasa kapsamında müvekkilin yer sağlayıcı olduğu, içeriği kontrol etme yükümlülüğünün bulunmadığı ve ilgili Kanun'un 9 uncu maddesinde belirtilen yer sağlayıcıya bildirimde bulunma şartının yerine getirildiğine dair somut bir delil bulunmadığı sebebiyle müvekkilin sorumlu tutulamayacağının, davalı tarafın somut olarak uyarıldığına dair bir «delilin tespit» edilememiş olması sebebiyle; 9 uncu maddede belirtilen bildirim şartının yerine getirilmemiş olduğu ve davalının sorumluluk şartlarının oluşmadığının ve müvekkilin …
… 018/5088 K. sayılı ve 10.09.2018 tarihli emsal nitelikteki kararı ile davanın reddi yönündeki İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verildiğini, davacının «ihtarnamesinde» belirttiği «şikayetlerin», müvekkili tarafından yayından kaldırılmasının, tüketicilerin «ifade özgürlüklerinin» «kısıtlanmasına» sebebiyet vereceğini, Yargıtay kararlarından da davacının müvekkili şirkete ihtarname göndermesinin «haksız rekabetin» varlığına vücut vermediğini, ayrıca davacının müvekkili şirkete göndermiş olduğu ihtarnamenin dava dosyasına süresinde sunulmadığını, bu delilin hükme esas alınmaması gerekirken Mahkemece yine Kanun aykırı davranılarak ihtarnamenin hükme esas alındığını, İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2017 tarihli duruşmasında delillerini sunmak üzere taraflara 2 haftalık «kesin süre» verildiğini, davacı tarafından bu süre içinde UYAP üzerinden dosyaya sunulan, 22.06.2017 tarihli delil dilekçesi ve ekleri incelendiğinde; bahsi geçen ihtarnamenin dosyaya sunulmamış olduğunu, kendilerine verilen süre içerisinde ihtarnameyi dosyaya sunmayan davacı tarafın, HMK madde 140/5. uyarınca ihtarname delilinden vazgeçmiş sayılacağını, 19.12.2017 tarihli duruşmada verilen sürenin yasaya aykırı olduğunu, Şikayetvar platformunun, ne haklarında yazılan şikayete itiraz eden firmalardan, ne şikayetin kaldırılması talebinde bulunan firmalardan ne de şikayetin altında cevap metnini yayınlatmak isteyen firmalardan para talebinde bulunmadığını, verilen tüm bu hizmetlerin üye olsun ya da olmasın, tüm firmalar için ücretsiz ve sınırsız olduğunu, şikayetvar platformunun üye firmalardan aldığı ücretin, kendileri için aylık, dönemlik ve yıllık şikayet endekslerine ve haklarında yapılan şikayetlerin raporlamasına yönelik verilen hizmetin karşılığı olduğunu, örnek olarak sunulan delillerin, üye olmayan, dolayısıyla da hiç bir ücret ödemedikleri halde cevap haklarını kullanmak isteyen firmaların müvekkili firmaya kolaylıkla başvurarak bu haklarını kullanabildiklerinin somut kanıtları olduğunu, aynı sektörde faaliyet gösteren ve belki de rakip firma olarak nitelendirilebilecek daha pek çok firma hakkında da şikayet bulunduğunu ve üye olmayan firmaların cevap hakkının yanında şikayetin kaldırılması talebinin de bulunduğunu bu sebeplerle yapılacak «istinaf incelemesi» neticesinde kararın kaldırılarak, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifade özgürlüğü · ticari teamül · ticari itibarın zedelenmesi · kötüleme · hükmün kesinleşmesi · teamül · delil tespiti · hakkaniyet
Benzer bu karardaNoterliği'nin 01 Temmuz 2015 tarihli ve 05062 yevmiye numaralı «ihtarnamesini» göndermesine rağmen içeriğin kaldırılmadığı, 5651 sayılı Kanun uyarınca yer sağlayıcılara da sorumluluk yüklendiği, davacının usulüne uygun «ihtarına» rağmen davacıya ait markanın içerikten çıkartılmadığı, davalıya ait internet sitesinde yer alan ifadelerde davacının markasının açıkça belirtilerek, ürünleriyle ilgili «olumsuz» «şikayetlerin» yapıldığı, sitedeki ibarelerin, «ticari teamül» dışında kalan incitici ve «kötüleyici» nitelikte olduğu anlaşılmakla, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» gerçekleştiği sonucuna varılarak, davacının markasının tanınmış marka olması, tecavüzün niteliği ve devam ettiği süre, yapılan yayının içeriği de dikkate tahsiliyle 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile davalının, davacıya ait ... markasını https://www.sikayetvar.com/... alan adında izinsiz ve haksız olarak kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ettiğinin ve site içeriğinde davacının ürün ve hizmetlerini kötüleyen yazılara yer vermek suretiyle haksız rekabette bulunduğunun tespitine, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin men'ine, davalıya ait https://www.sikayetvar.com/... sitesinin alan adından ve içeriğinden davacıya ait ... markasının ve davalının mal ve hizmetlerini küçük düşürücü ve «ticari itibarını zedeleyici» yazıların çıkartılmasına ve kaldırılmasına, davacının, manevi zararına karşılık 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 10.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine, «hükmün kesinleşmesinden» sonra «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan bir gazetede «ilanına», davacının fazlaya ilişkin 10.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
… bilirkişi raporunda müvekkilinin dava konusu markayı kullanımının 556 sayılı KHK ve 6967 sayılı Kanun kapsamında markasal kullanım kapsamında olmadığı ve bu sebeple «marka hakkına tecavüz» unsurlarının oluşmadığının, müvekkiline ait internet sitesindeki içeriklerin; markayı «kötüleme», aldatıcı ve gerçek dışı beyan sunma, «ticari itibarı zedeleme» amacı taşımadığından ve beyanların doğruluğunun tespiti için yayınlanmadan önce «şikayet» yazan tüketicilerin cep telefonuna gönderilen SMS ile doğrulama sistemi bulunduğundan «haksız rekabet» hallerinin mevcut olmadığının, 5651 sayılı yasa kapsamında müvekkilin yer sağlayıcı olduğu, içeriği kontrol etme yükümlülüğünün bulunmadığı ve ilgili Kanun'un 9 uncu maddesinde belirtilen yer sağlayıcıya bildirimde bulunma şartının yerine getirildiğine dair somut bir delil bulunmadığı sebebiyle müvekkilin sorumlu tutulamayacağının, davalı tarafın somut olarak uyarıldığına dair bir «delilin tespit» edilememiş olması sebebiyle; 9 uncu maddede belirtilen bildirim şartının yerine getirilmemiş olduğu ve davalının sorumluluk şartlarının oluşmadığının ve müvekkilin …
… e sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile davalıya ait internet sitesinde tüketicilerin aldıkları ürünlerle ilgili «şikayetlerine» yer verildiği, davacıya ait "..." markasının da bu şekilde internet sitesinde aynen kullanıldığı, yapılan yayınlarda davacının ürünlerinin «kötülendiği», davacının davalıya bu içeriklerin internet sitesinden kaldırılması için Beşiktaş 20.
… 018/5088 K. sayılı ve 10.09.2018 tarihli emsal nitelikteki kararı ile davanın reddi yönündeki İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verildiğini, davacının «ihtarnamesinde» belirttiği «şikayetlerin», müvekkili tarafından yayından kaldırılmasının, tüketicilerin «ifade özgürlüklerinin» «kısıtlanmasına» sebebiyet vereceğini, Yargıtay kararlarından da davacının müvekkili şirkete ihtarname göndermesinin «haksız rekabetin» varlığına vücut vermediğini, ayrıca davacının müvekkili şirkete göndermiş olduğu ihtarnamenin dava dosyasına süresinde sunulmadığını, bu delilin hükme esas alınmaması gerekirken Mahkemece yine Kanun aykırı davranılarak ihtarnamenin hükme esas alındığını, İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2017 tarihli duruşmasında delillerini sunmak üzere taraflara 2 haftalık «kesin süre» verildiğini, davacı tarafından bu süre içinde UYAP üzerinden dosyaya sunulan, 22.06.2017 tarihli delil dilekçesi ve ekleri incelendiğinde; bahsi geçen ihtarnamenin dosyaya sunulmamış olduğunu, kendilerine verilen süre içerisinde ihtarnameyi dosyaya sunmayan davacı tarafın, HMK madde 140/5. uyarınca ihtarname delilinden vazgeçmiş sayılacağını, 19.12.2017 tarihli duruşmada verilen sürenin yasaya aykırı olduğunu, Şikayetvar platformunun, ne haklarında yazılan şikayete itiraz eden firmalardan, ne şikayetin kaldırılması talebinde bulunan firmalardan ne de şikayetin altında cevap metnini yayınlatmak isteyen firmalardan para talebinde bulunmadığını, verilen tüm bu hizmetlerin üye olsun ya da olmasın, tüm firmalar için ücretsiz ve sınırsız olduğunu, şikayetvar platformunun üye firmalardan aldığı ücretin, kendileri için aylık, dönemlik ve yıllık şikayet endekslerine ve haklarında yapılan şikayetlerin raporlamasına yönelik verilen hizmetin karşılığı olduğunu, örnek olarak sunulan delillerin, üye olmayan, dolayısıyla da hiç bir ücret ödemedikleri halde cevap haklarını kullanmak isteyen firmaların müvekkili firmaya kolaylıkla başvurarak bu haklarını kullanabildiklerinin somut kanıtları olduğunu, aynı sektörde faaliyet gösteren ve belki de rakip firma olarak nitelendirilebilecek daha pek çok firma hakkında da şikayet bulunduğunu ve üye olmayan firmaların cevap hakkının yanında şikayetin kaldırılması talebinin de bulunduğunu bu sebeplerle yapılacak «istinaf incelemesi» neticesinde kararın kaldırılarak, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1748 E. 2025/560 K.
Ortak:ticari itibar · kısıtlılık · şikayet · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… miye nolu e-tespit tutanakları ile tespit edilen şikâyetlerin tamamına, ayrıca mağduriyeti giderilen bazı tüketicilerin teşekkürlerine yer verildiği, sayfada ayrıca «şikayet» ve teşekkür sayısına, memnuniyet oranlarına ve şikayetlerin görüntülenme sayılarına ilişkin istatistiki bilgilerin bulunduğu, 6769 sayılı Sınai Mükiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 ve 29 uncu maddeleri kapsamında «marka hakkına tecavüz» fiilinden söz edebilmek için dava konusu kullanımın ticari süreçte ve markasal kullanım niteliğinde olması gerektiği, markasal kullanımın, ayırt edici fonksiyona sahip bir işaretin, işareti «taşıyan» mal ve/veya hizmetleri piyasada benzer nitelikteki diğer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlayacak şekilde kullanım olduğu, davalı internet sitesinde kullanılan “...” marka ve logosunun davacı adına 2015/87756 sayı ile 35, 39, 41 ve 45. sınıflarda tescilli olan marka ve logonun aynısı olduğu, davacı markasının kullanıldığı “www.....com” internet sitesinin Türkiye’de faaliyet gösteren yerli ve yabancı menşeli çok sayıda markalı ürüne ilişkin tüketicilerin şikayet ya da memnuniyetlerini bildirdiği online bir platform olarak faaliyet gösterdiği, bu platformda, platforma üye olan tüketicilerin şikayet ve görüşlerini bildirmek istedikleri her bir marka için bir sayfa (arayüz) oluşturulduğu, bu sayfada markaların logolarıyla birlikte sunulduğu, platforma üye olan tüketicilerin de bu marka ile ilgili şikayet ya da beğenilerini paylaşabildiği, ayrıca, her bir marka için müşterilerinin şikayet ve teşekkür sayıları ile memnuniyet düzeyini gösteren bir istatistik yayımlandığı, platform üzerinden herhangi bir ürün ya da hizmet satışı yapılmadığı, marka altında bir ürünün reklam, tanıtım ya da pazarlamasının yapılmadığı, markanın sahibi ya da menşei hakkında yanıltıcı nitelikte bir bilgi paylaşımının da bulunmadığı, platformdaki davacı markasının kullanımın, markanın temel fonksiyonu olan “mal ya da hizmetleri piyasadaki diğer benzerlerinden ayırt etme” fonksiyonunu icra etmek için olmadığı, “www.....com” internet sitesindeki kullanımların 6769 sayılı Kanun ile düzenlenen “ticaret alanında” ve “markasal” nitelikte bir kullanım olmadığı, dolayısıyla davacı markasının “www.....com” internet sitesindeki kullanımların 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi kapsamında sayılan kullanımlardan olmadığı 29 uncu madde kapsamında da değerlendirilemeyeceği, davacı delilleri arasında yer alan ve davalı «temsilcisi» tarafından davacıya gönderildiği anlaşılan 28.12.2018 tarihli ve “Kurumsal Üyelik Teklifi Hakkında / ...” konulu e-postaya göre davacıya ücretli kurumsal üyelik teklifi yapıldığı, bu teklife göre şikayet sayısına göre bir yıllık üyelik ücreti belirlendiği, kurumsal üyelere şikayet eden kişilerin iletişim bilgilerinin tamamını görüntüleyebilme, şikayetlere kendi panelleri üzerinden cevap verebilme, şikayetlerin yayıma alınmadan önce kendilerine iletilmesi gibi üyeliğe dayalı birtakım avantajlar sunulduğu, “www.....com” platformunda davacıya yönelik şikayetlerin davacı şirketten hizmet almayı düşünen tüketicilerin tercihlerini doğrudan etkileyeceği ve davacı ... rekabet yarışında rakiplerinin gerisinde bırakacağı, şikayete konu iddiaların doğruluğu araştırılmadan ve teyit edilmeden üye olan her kullanıcı tarafından markalar hakkında her türlü şikayete imkan sağlanmasına rağmen, suçlama niteliğindeki bahse konu şikayetlere etkili cevap verebilmek için kurumsal üyelik yoluyla davacı şirketten ücret talep edilmesinin davacının cevap hakkını «kısıtlayıcı» nitelikte bir uygulama olduğu, “www.....com”da yayımlanan şikâyetlerin doğru olduğu ve aldatıcı olmadığının kabulü halinde dahi, davalının şikâyetin yayımlanması aşamasında kurumsal üyelerine farklı davranmasının kurumsal üyeler yönünden bir rekabet avantajı sağlarken kurumsal üye olmayan firmaları rekabette geriye düşüreceği ve bu firmalar yönünden haksızlığa sebep olacağı, dava konusu web sitesindeki bu ayrımcı davranış modelinin kurumsal olmayan üyeleri istese de istemese de kurumsal üyesi olmaya zorladığı, bu tür bir davranışın «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, şikâyete maruz kalan firmaların etkili bir savunma yapabilmek için ücret karşılığı kurumsal üyeliğe zorlanmalarının «haksız rekabete» neden olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, www.....com adlı inte …
… lerin “www.....com” internet sitesinde izinsiz olarak kullanıldığını, “...” markasına alan adı olarak da yer verildiğini, “www.....com” internet sitesinde, tüketici «şikayetlerinin» tüketicinin kimlik bilgileri gösterilmeden yayımlandığını, hakkında şikayet yazılan her marka için “www.....com” alan adı uzantılı ayrı bir alan adı oluşturulduğunu, oluşturulan bu sayfada o markaya ait isim, logo ve görsellerin, bazen tanıtım yazılarının yer aldığını, markalar şikayetlere cevap vermek istediklerinde platforma yıllık üyelik ücreti ödemek suretiyle üye olmak zorunda kaldıklarını, davalı şirketin üyelik ücreti talebinin «haksız rekabet» oluşturduğunu, müvekkillerine ait markanın ve görsellerinin “www.....com” platformundaki kullanımlarının markasal kullanım olduğunu ve müvekkillerinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalı şirketin uygulamalarının davacının «ticari itibarı» ile marka itibarının zarar görmesine yol açtığı gibi müvekkili ve rakipleri arasında haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek davalının “...” markasına yönelik …
2.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, yazılan «şikayete» cevap verme, şikayetçilerin iletişim bilgilerine erişme ve şikayetlerin kaldırılmasına itiraz edebilme hususlarında üye olan firmalar ile üye olmayan firmalar arasında hiç bir ayrım bulunmadığını, benzer nitelikteki davalarda alınan bilirkişi raporlarında davalı şirketin cevap hakkı için üyelik aramadığının belirtildiğini, ayrıca, tüm şikayetlerin yazılır yazılmaz tüm firmalara, üye olup olmadıklarına bakılmaksızın e-posta yoluyla bildirildiğini, tüm firmaların bir günlük süre zarfında tüketicisine ulaşmak suretiyle şikayeti çözüme kavuşturma ve şikayet yayınlanmadan müşterisine kaldırtabilme imkanına sahip olduğunu, bu hususun mahallinde yapılacak teknik «bilirkişi incelemesi» ile tespit edilebileceğini ancak bu incelemenin yapılmadığını, davacının, şikayet yazanların iletişim bilgisi talebinde bulunduğunu dosyaya «ibraz» etmediğini, cevap hakkını kullanmak istediği yönündeki bir yazışmayı veyahut herhangi bir belgeyi de ibraz etmediğini, bu konudaki iddiasını kanıtlayamadığını, müvekkili firmaya şikayet altında yayınlanması amacıyla tek bir cevap metni göndermeyen davacının, sonrasında üye olmadıkları için cevap haklarının «kısıtlandığı» iddiasıyla iş bu davayı ikamelerinin iyi niyetli olmadığını, müvekkili firmanın sitesine üye olmadığı halde cevap metni göndererek yayınlatan ve iletişim bilgilerine erişen onlarca firma bulunduğunu, şikayetvar.com'a üye olmayan firmaların da şikayet edenlerin bilgilerine erişebildiğini ve redaktör sürecinde şikayetçilerine ulaşarak şikayetleri yayınlanmadan çözüme kavuşturma ve müşterilerini ikna etmek suretiyle şikayetleri kaldırtma imkanına sahip olduklarını, derecattan geçen bir kısım davalarda müvekkili eyleminin «haksız rekabet» oluşturmadığı yönünde kararlar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının aleyhe olan hususlar açısından kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… ndırma Merkezinin sahibi olduğunu, davalı şirkete ait internet sitesinde hiçbir delil ve dayanak gösterilmeden müvekkilinin itibarını zedeleyici gerçeği yansıtmayan «şikayetlerin» davalı tarafça doğru olup olmadığı araştırılmaksızın «haksız rekabet» hükümlerine aykırı şekilde yayınladığını, müvekkiline ait amblem-isim ve markanın davalının internet sitesinde kullanılmasına izninin bulunmadığını, müvekkilince cevap ve «savunma hakkı» kullanılmak istendiğinde davalının ücretli üyelik talep ettiğini, müvekkilinin «ticari itibarını zedeleme» amacı güden asılsız, yanıltıcı yorumların yayınlamasının ve yorumlara para karşılığında cevap hakkı tanınmasının davalıya haksız ticari gelir sağladığını, davalıya «ihtarname» çekildiğini ancak sonuçsuz kaldığını ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 54. ve devamı maddeleri ile 5651 sayılı Kanun hükümleri ge …
… a bildirimde bulunduğunu, buna rağmen davalının sisteme müdahalede bulunmayarak haksız içerikleri yayınlamaya devam ettiğini ileri sürmüş ise de davalıya gönderilen «ihtarnamede» "...internet sitenizde yayınladığınız aslı olmayan, yanlış, yanıltıcı içeriklerin kaldırılmasını ve içeriklerin yayınlanmamasının” kaldırılmasının «ihtar» edildiği, ancak ihtarın somutlaştırılmadığı, hangi içeriklerin ne suretle «marka hakkına tecavüze» ve «haksız rekabete» neden olduğunun belirtilmediği, bu nedenle davalı açısından geçerli ihtar koşulunun sağlanmadığı, kaldı ki gerçekte var olmayan «şikayetlerin» yayınlandığına ilişkin dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, şikayetlerin gerçek olmadığının ispatlanamadığı, davalı kullanımının bu anlamda markasal bir kulla …
Davacı, davalının; markası hakkındaki haksız ve karalayıcı tüketici yorumlarını yayınladığı, davalının bu yorumların doğruluğunu araştırmadığını, «şikayetlere» cevap verilmek istenildiğinde davacıdan üyelik ücreti istenildiği, davacının cevap hakkını «kısıtlayan» üyelik sisteminin «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürmüş, davalı ise yer sağlayıcısı olması nedeniyle işbu davada kendisine «husumet» yöneltilemeyeceğini, hakkında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildikleri, bunun için ücret talep edilmediğini savunmuş, İlk Derece Mahkemesinc …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari dürüstlük · ticari itibarın zedelenmesi · savunma hakkı · ihtar · ihtarname · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ndırma Merkezinin sahibi olduğunu, davalı şirkete ait internet sitesinde hiçbir delil ve dayanak gösterilmeden müvekkilinin itibarını zedeleyici gerçeği yansıtmayan «şikayetlerin» davalı tarafça doğru olup olmadığı araştırılmaksızın «haksız rekabet» hükümlerine aykırı şekilde yayınladığını, müvekkiline ait amblem-isim ve markanın davalının internet sitesinde kullanılmasına izninin bulunmadığını, müvekkilince cevap ve «savunma hakkı» kullanılmak istendiğinde davalının ücretli üyelik talep ettiğini, müvekkilinin «ticari itibarını zedeleme» amacı güden asılsız, yanıltıcı yorumların yayınlamasının ve yorumlara para karşılığında cevap hakkı tanınmasının davalıya haksız ticari gelir sağladığını, davalıya «ihtarname» çekildiğini ancak sonuçsuz kaldığını ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 54. ve devamı maddeleri ile 5651 sayılı Kanun hükümleri ge …
… a bildirimde bulunduğunu, buna rağmen davalının sisteme müdahalede bulunmayarak haksız içerikleri yayınlamaya devam ettiğini ileri sürmüş ise de davalıya gönderilen «ihtarnamede» "...internet sitenizde yayınladığınız aslı olmayan, yanlış, yanıltıcı içeriklerin kaldırılmasını ve içeriklerin yayınlanmamasının” kaldırılmasının «ihtar» edildiği, ancak ihtarın somutlaştırılmadığı, hangi içeriklerin ne suretle «marka hakkına tecavüze» ve «haksız rekabete» neden olduğunun belirtilmediği, bu nedenle davalı açısından geçerli ihtar koşulunun sağlanmadığı, kaldı ki gerçekte var olmayan «şikayetlerin» yayınlandığına ilişkin dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, şikayetlerin gerçek olmadığının ispatlanamadığı, davalı kullanımının bu anlamda markasal bir kulla …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait www.sikayetvar.com internet sitesinin üretici, müşteri ve «son» kullanıcı arasında etkin, tarafsız bir yer sağlayıcı ve çözüm platformu olduğunu, günde yaklaşık 5.000 «şikayetin» yazıldığı bir platformda her şikayetin gerçekliğinin araştırılmasının mümkün olmadığını, davacının şikayetlere cevap ve itiraz hakkını üye olarak kazanmadığını, üy …
Davacı, davalının; markası hakkındaki haksız ve karalayıcı tüketici yorumlarını yayınladığı, davalının bu yorumların doğruluğunu araştırmadığını, «şikayetlere» cevap verilmek istenildiğinde davacıdan üyelik ücreti istenildiği, davacının cevap hakkını «kısıtlayan» üyelik sisteminin «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürmüş, davalı ise yer sağlayıcısı olması nedeniyle işbu davada kendisine «husumet» yöneltilemeyeceğini, hakkında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildikleri, bunun için ücret talep edilmediğini savunmuş, İlk Derece Mahkemesinc …
-
Haksız rekabetten doğan tazminat | Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2950 E. 2023/6716 K.
Ortak:kısıtlılık · şikayet · dürüstlük kuralı · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… miye nolu e-tespit tutanakları ile tespit edilen şikâyetlerin tamamına, ayrıca mağduriyeti giderilen bazı tüketicilerin teşekkürlerine yer verildiği, sayfada ayrıca «şikayet» ve teşekkür sayısına, memnuniyet oranlarına ve şikayetlerin görüntülenme sayılarına ilişkin istatistiki bilgilerin bulunduğu, 6769 sayılı Sınai Mükiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 ve 29 uncu maddeleri kapsamında «marka hakkına tecavüz» fiilinden söz edebilmek için dava konusu kullanımın ticari süreçte ve markasal kullanım niteliğinde olması gerektiği, markasal kullanımın, ayırt edici fonksiyona sahip bir işaretin, işareti «taşıyan» mal ve/veya hizmetleri piyasada benzer nitelikteki diğer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlayacak şekilde kullanım olduğu, davalı internet sitesinde kullanılan “...” marka ve logosunun davacı adına 2015/87756 sayı ile 35, 39, 41 ve 45. sınıflarda tescilli olan marka ve logonun aynısı olduğu, davacı markasının kullanıldığı “www.....com” internet sitesinin Türkiye’de faaliyet gösteren yerli ve yabancı menşeli çok sayıda markalı ürüne ilişkin tüketicilerin şikayet ya da memnuniyetlerini bildirdiği online bir platform olarak faaliyet gösterdiği, bu platformda, platforma üye olan tüketicilerin şikayet ve görüşlerini bildirmek istedikleri her bir marka için bir sayfa (arayüz) oluşturulduğu, bu sayfada markaların logolarıyla birlikte sunulduğu, platforma üye olan tüketicilerin de bu marka ile ilgili şikayet ya da beğenilerini paylaşabildiği, ayrıca, her bir marka için müşterilerinin şikayet ve teşekkür sayıları ile memnuniyet düzeyini gösteren bir istatistik yayımlandığı, platform üzerinden herhangi bir ürün ya da hizmet satışı yapılmadığı, marka altında bir ürünün reklam, tanıtım ya da pazarlamasının yapılmadığı, markanın sahibi ya da menşei hakkında yanıltıcı nitelikte bir bilgi paylaşımının da bulunmadığı, platformdaki davacı markasının kullanımın, markanın temel fonksiyonu olan “mal ya da hizmetleri piyasadaki diğer benzerlerinden ayırt etme” fonksiyonunu icra etmek için olmadığı, “www.....com” internet sitesindeki kullanımların 6769 sayılı Kanun ile düzenlenen “ticaret alanında” ve “markasal” nitelikte bir kullanım olmadığı, dolayısıyla davacı markasının “www.....com” internet sitesindeki kullanımların 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi kapsamında sayılan kullanımlardan olmadığı 29 uncu madde kapsamında da değerlendirilemeyeceği, davacı delilleri arasında yer alan ve davalı «temsilcisi» tarafından davacıya gönderildiği anlaşılan 28.12.2018 tarihli ve “Kurumsal Üyelik Teklifi Hakkında / ...” konulu e-postaya göre davacıya ücretli kurumsal üyelik teklifi yapıldığı, bu teklife göre şikayet sayısına göre bir yıllık üyelik ücreti belirlendiği, kurumsal üyelere şikayet eden kişilerin iletişim bilgilerinin tamamını görüntüleyebilme, şikayetlere kendi panelleri üzerinden cevap verebilme, şikayetlerin yayıma alınmadan önce kendilerine iletilmesi gibi üyeliğe dayalı birtakım avantajlar sunulduğu, “www.....com” platformunda davacıya yönelik şikayetlerin davacı şirketten hizmet almayı düşünen tüketicilerin tercihlerini doğrudan etkileyeceği ve davacı ... rekabet yarışında rakiplerinin gerisinde bırakacağı, şikayete konu iddiaların doğruluğu araştırılmadan ve teyit edilmeden üye olan her kullanıcı tarafından markalar hakkında her türlü şikayete imkan sağlanmasına rağmen, suçlama niteliğindeki bahse konu şikayetlere etkili cevap verebilmek için kurumsal üyelik yoluyla davacı şirketten ücret talep edilmesinin davacının cevap hakkını «kısıtlayıcı» nitelikte bir uygulama olduğu, “www.....com”da yayımlanan şikâyetlerin doğru olduğu ve aldatıcı olmadığının kabulü halinde dahi, davalının şikâyetin yayımlanması aşamasında kurumsal üyelerine farklı davranmasının kurumsal üyeler yönünden bir rekabet avantajı sağlarken kurumsal üye olmayan firmaları rekabette geriye düşüreceği ve bu firmalar yönünden haksızlığa sebep olacağı, dava konusu web sitesindeki bu ayrımcı davranış modelinin kurumsal olmayan üyeleri istese de istemese de kurumsal üyesi olmaya zorladığı, bu tür bir davranışın «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, şikâyete maruz kalan firmaların etkili bir savunma yapabilmek için ücret karşılığı kurumsal üyeliğe zorlanmalarının «haksız rekabete» neden olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, www.....com adlı inte …
2.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, yazılan «şikayete» cevap verme, şikayetçilerin iletişim bilgilerine erişme ve şikayetlerin kaldırılmasına itiraz edebilme hususlarında üye olan firmalar ile üye olmayan firmalar arasında hiç bir ayrım bulunmadığını, benzer nitelikteki davalarda alınan bilirkişi raporlarında davalı şirketin cevap hakkı için üyelik aramadığının belirtildiğini, ayrıca, tüm şikayetlerin yazılır yazılmaz tüm firmalara, üye olup olmadıklarına bakılmaksızın e-posta yoluyla bildirildiğini, tüm firmaların bir günlük süre zarfında tüketicisine ulaşmak suretiyle şikayeti çözüme kavuşturma ve şikayet yayınlanmadan müşterisine kaldırtabilme imkanına sahip olduğunu, bu hususun mahallinde yapılacak teknik «bilirkişi incelemesi» ile tespit edilebileceğini ancak bu incelemenin yapılmadığını, davacının, şikayet yazanların iletişim bilgisi talebinde bulunduğunu dosyaya «ibraz» etmediğini, cevap hakkını kullanmak istediği yönündeki bir yazışmayı veyahut herhangi bir belgeyi de ibraz etmediğini, bu konudaki iddiasını kanıtlayamadığını, müvekkili firmaya şikayet altında yayınlanması amacıyla tek bir cevap metni göndermeyen davacının, sonrasında üye olmadıkları için cevap haklarının «kısıtlandığı» iddiasıyla iş bu davayı ikamelerinin iyi niyetli olmadığını, müvekkili firmanın sitesine üye olmadığı halde cevap metni göndererek yayınlatan ve iletişim bilgilerine erişen onlarca firma bulunduğunu, şikayetvar.com'a üye olmayan firmaların da şikayet edenlerin bilgilerine erişebildiğini ve redaktör sürecinde şikayetçilerine ulaşarak şikayetleri yayınlanmadan çözüme kavuşturma ve müşterilerini ikna etmek suretiyle şikayetleri kaldırtma imkanına sahip olduklarını, derecattan geçen bir kısım davalarda müvekkili eyleminin «haksız rekabet» oluşturmadığı yönünde kararlar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının aleyhe olan hususlar açısından kaldırılmasını istemiştir.
… lerin “www.....com” internet sitesinde izinsiz olarak kullanıldığını, “...” markasına alan adı olarak da yer verildiğini, “www.....com” internet sitesinde, tüketici «şikayetlerinin» tüketicinin kimlik bilgileri gösterilmeden yayımlandığını, hakkında şikayet yazılan her marka için “www.....com” alan adı uzantılı ayrı bir alan adı oluşturulduğunu, oluşturulan bu sayfada o markaya ait isim, logo ve görsellerin, bazen tanıtım yazılarının yer aldığını, markalar şikayetlere cevap vermek istediklerinde platforma yıllık üyelik ücreti ödemek suretiyle üye olmak zorunda kaldıklarını, davalı şirketin üyelik ücreti talebinin «haksız rekabet» oluşturduğunu, müvekkillerine ait markanın ve görsellerinin “www.....com” platformundaki kullanımlarının markasal kullanım olduğunu ve müvekkillerinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalı şirketin uygulamalarının davacının «ticari itibarı» ile marka itibarının zarar görmesine yol açtığı gibi müvekkili ve rakipleri arasında haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek davalının “...” markasına yönelik …
Benzer bu kararda… üstü bilgisayar ve laptop ürününün satış ve tamir işlemlerini kendisine ait www.....com adlı internet sitesi üzerinden yürüttüğünü, çoğunlukla internet ortamında ve «güven ilişkisine» dayalı olarak çalıştığını, davalı şirketin tüketicilerin «şikayetlerini» kendisine ait "www.....com" adlı internet sitesinde yayınladığını, ancak tüketicinin şikayetini sitesinde yayınlayan davalının, şikayet edilen firmanın cevap hakkını kullanmasında aynı hassasiyeti göstermediğini, tüketicinin şikayetini ücretsiz olarak yayınlayan davalı şirketin, cevap hakkını kullanmak isteyen firmanın cevabını ücretsiz olarak yayınlamadığını, bunun için kendilerine ücret ödenmesini talep ettiğini, bu durumda kendisi hakkında haksız olarak şikayet yayınlanan firmanın cevap hakkını ücretsiz olarak kullanamadığını ve tüketici nezdinde itibar kaybederek maddi, manevi zarara uğradığını, davalının kendisine para vermeyen firmaların, yapılan şikayetlere ilişkin cevaplarını yayınlamak için çok uzun bir süre cevapları beklettiğini ve «haksız rekabet» yarattığını, bu durumun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü ve devam eden maddelerinde düzenlenen «dürüstlük kuralına» ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalının davranış ve ticari uygulamalarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 1.000,00 TL manevi tazminatın «haksız fiil» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… ün kişi ve kurumlara eşit uzaklıkta olduğunu, içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca davanın «şikayet» sahibine karşı açılması gerektiğini, firmaların cevap haklarını herhangi bir «kısıtlamaya» maruz kalmadan ücretsiz bir şekilde yayınladıklarını, müvekkiline ait internet sitesinin yer ve hizmet sağlayıcı fonksiyonunu yürüttüğünü, davacının «haksız rekabet» iddialarının doğru olmadığını, ancak «kusur» varsa zararın tazmininin istenebileceğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… K DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde tüketicilerin «şikayetlerine» cevap vermek amacı ile üye olmak isteyen davacıdan (satıcılardan) üyelik ücreti talep etmesinin «haksız rekabet» olduğu, davalının bu eylemi nedeniyle davacının bir zarara uğradığı ve fiil ile zarar arasında da «uygun illiyet bağı» bulunduğu, 1.000,00 TL manevi tazminatın «hakkaniyete» uygun görüldüğü gerekçesiyle davalı şirketin, "www.....com" adlı internet sayfasında, tüketicilerin şikayetlerine cevap vermek amacı ile üye olmak isteyen davacıdan (satıcılardan) üyelik ücreti talep etmesinin haksız rekabet olduğunun tespitine, 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız çıkan taraf · uygun illiyet bağı · güven ilişkisi · makul süre · hükmün kesinleşmesi · illiyet bağı · hakkaniyet · kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu kararda… K DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde tüketicilerin «şikayetlerine» cevap vermek amacı ile üye olmak isteyen davacıdan (satıcılardan) üyelik ücreti talep etmesinin «haksız rekabet» olduğu, davalının bu eylemi nedeniyle davacının bir zarara uğradığı ve fiil ile zarar arasında da «uygun illiyet bağı» bulunduğu, 1.000,00 TL manevi tazminatın «hakkaniyete» uygun görüldüğü gerekçesiyle davalı şirketin, "www.....com" adlı internet sayfasında, tüketicilerin şikayetlerine cevap vermek amacı ile üye olmak isteyen davacıdan (satıcılardan) üyelik ücreti talep etmesinin haksız rekabet olduğunun tespitine, 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça davalının internet sitesinde yazılan «şikayetlere» karşı cevap haklarını kullanmak istediklerinde kendilerinden ücret talep edildiği, ayrıca davalının, kendisine ücret ödeyerek üye olan kişi ve kurumlara daha yayınlanmadan şikayetlere erişim imkanı verildiği, üye olmayan şirketlerin cevaplarını yayınlamak için ise uzun süre beklenildiğini ileri sürerek bu eylemlerin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitinin talep edildiği, davalı tarafça bütün kurumlara eşit uzaklıkta olunduğu ve haksız rekabetin bulunulmadığının savunulduğu, ilk derece mahkemesince davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde, tüketicilerin şikayetlerine cevap vermek amacı ile üye olmak isteyen davacıdan üyelik ücreti talep edilmesinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine karar verildiği, ancak bu iddianın kanıtlanamadığı, alınan bilirkişi raporunda da firmaların cevap haklarını kullanabilmek için ücret ödemek zorunda olmadıkları yönünde bir tespite yer verildiği, ilk derece mahkemesinin dosya kapsamı ile uyuşmayan yazılı gerekçesinin yerinde görülmediği, davacı tarafça, davalının, kendisine üye olan kişi ve kurumlara ayrıcalık yaptığı, üye olanların, henüz haklarındaki şikayetler yayınlanmadan şikayetlere erişim hakkına sahip oldukları, üye olmayan şirketlerin ise böyle bir imkanlarının bulunmadığı belirtilerek bu uygulamanın da haksız rekabet oluşturduğunun ileri sürüldüğü, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalı sitesine üye olan kurumsal müşterilerin, kendileri ile ilgili şikayetlerden hemen haberdar oldukları, üye olmayan firmaların ise daha dezavantajlı bir muamele ile karşılaştıkları, bunun şikayet künye bilgilerinin öğrenilmesinden ve cevabi yazıların yayımlanmasından kaynaklandığı, davalının üye olan ile olmayan firmalar hakkında adil bir tutum göstermediği, üye olan şirketlere haklarındaki şikayetleri yönetme hakkı tanındığı, bu durumda davalının şikayetin yayınlanması aşaması ve sonrasında kurumsal üyelerine farklı davranmasının kurumsal olmayan üyeler yönünden haksızlığa yol açtığından ve kurumsal üyeler yönünden açık bir avantaj sağladığından davalının bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca haksız rekabetin tespiti halinde mahkemece davayı kazanan tarafın istemiyle gideri «haksız çıkan» taraftan alınmak üzere «hükmün kesinleşmesinden» sonra «ilan» edilmesine de karar verileceği, mahkemece gerekçesi belirtilmeksizin bu talebin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile davalı şirketin eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, 1.000,00 TL manevi tazminatın 15.11.2018 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kararın kesinleşmesini müteakip hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararın katılma yoluyla davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… üstü bilgisayar ve laptop ürününün satış ve tamir işlemlerini kendisine ait www.....com adlı internet sitesi üzerinden yürüttüğünü, çoğunlukla internet ortamında ve «güven ilişkisine» dayalı olarak çalıştığını, davalı şirketin tüketicilerin «şikayetlerini» kendisine ait "www.....com" adlı internet sitesinde yayınladığını, ancak tüketicinin şikayetini sitesinde yayınlayan davalının, şikayet edilen firmanın cevap hakkını kullanmasında aynı hassasiyeti göstermediğini, tüketicinin şikayetini ücretsiz olarak yayınlayan davalı şirketin, cevap hakkını kullanmak isteyen firmanın cevabını ücretsiz olarak yayınlamadığını, bunun için kendilerine ücret ödenmesini talep ettiğini, bu durumda kendisi hakkında haksız olarak şikayet yayınlanan firmanın cevap hakkını ücretsiz olarak kullanamadığını ve tüketici nezdinde itibar kaybederek maddi, manevi zarara uğradığını, davalının kendisine para vermeyen firmaların, yapılan şikayetlere ilişkin cevaplarını yayınlamak için çok uzun bir süre cevapları beklettiğini ve «haksız rekabet» yarattığını, bu durumun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü ve devam eden maddelerinde düzenlenen «dürüstlük kuralına» ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalının davranış ve ticari uygulamalarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 1.000,00 TL manevi tazminatın «haksız fiil» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2560 E. , 2023/6460 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/416 Esas, 2021/1568 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/294 E., 2019/573 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2015/87756 sayılı “...” markasının sahibi olduğunu, davalının içerik sağlayıcısı olarak faaliyet gösterdiği “www.....com” internet sitesinin online bir şikayet platformu olduğunu, .... Noterliğinin 20.05.2019 tarihli ve 15920, 15921 ve 15922 yevmiye nolu e-tespit tutanaklarından görüleceği üzere, müvekkilline ait “...” marka, logo ve görsellerin “www.....com” internet sitesinde izinsiz olarak kullanıldığını, “...” markasına alan adı olarak da yer verildiğini, “www.....com” internet sitesinde, tüketici şikayetlerinin tüketicinin kimlik bilgileri gösterilmeden yayımlandığını, hakkında şikayet yazılan her marka için “www.....com” alan adı uzantılı ayrı bir alan adı oluşturulduğunu, oluşturulan bu sayfada o markaya ait isim, logo ve görsellerin, bazen tanıtım yazılarının yer aldığını, markalar şikayetlere cevap vermek istediklerinde platforma yıllık üyelik ücreti ödemek suretiyle üye olmak zorunda kaldıklarını, davalı şirketin üyelik ücreti talebinin haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkillerine ait markanın ve görsellerinin “www.....com” platformundaki kullanımlarının markasal kullanım olduğunu ve müvekkillerinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalı şirketin uygulamalarının davacının ticari itibarı ile marka itibarının zarar görmesine yol açtığı gibi müvekkili ve rakipleri arasında haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek davalının “...” markasına yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine karar verilmesine talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; www.....com sadece üye olan şirketlere hizmet veren bir platform olmadığını, tüketiciler tarafından yazılan bütün şikâyetlere verilen cevapların üye–üye olmayan ayrımı yapılmadan ücretsiz olarak yayınlandığını, şikayetvar platformunun üye firmalardan aldığı ücretin, kendileri için aylık, dönemlik ve yıllık şikâyet endekslerine ve haklarında yapılan şikayetlerin raporlamasına yönelik verilen hizmetin karşılığı olduğunu hakkında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildiklerini, hiçbir firmanın cevap hakkının kısıtlanmadığını, ne haklarında yazılan şikayete itiraz eden firmalardan, ne şikayetin kaldırılması talebinde bulunan firmalardan ne de şikayetin altında cevap metnini yayınlatmak isteyen firmalardan tek kuruş para talebinde bulunmadığını, verilen tüm bu hizmetlerin üye olsun ya da olmasın, tüm firmalar için ücretsiz ve sınırsız olduğunu, davacı firmanın hakkında yazılan şikayetler incelendiğinde, kendileri üye olmadıkları ve bugüne kadar herhangi bir ödeme gerçekleştirmedikleri halde haklarında yazılan şikayetler, sürecin memnuniyetle neticelendirilmesi nedeniyle şikayetçiler tarafından kaldırıldığını, hatta bir kısmı teşekkür mesajına dönüştürülerek platformada yayınlandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, “www.....com” Web sitesinde 06.08.2019 tarihinde yapılan incelemede, davacı adına tescilli olan “...+şekil” şeklindeki “...” marka ve logosunun “https://www.....com/...” hesabı altında oluşturulan web sayfasında sunulduğu, aynı sayfada .... Noterliğinin 20.05.2019 tarihli ve 15920, 15921 ve 15922 yevmiye nolu e-tespit tutanakları ile tespit edilen şikâyetlerin tamamına, ayrıca mağduriyeti giderilen bazı tüketicilerin teşekkürlerine yer verildiği, sayfada ayrıca şikayet ve teşekkür sayısına, memnuniyet oranlarına ve şikayetlerin görüntülenme sayılarına ilişkin istatistiki bilgilerin bulunduğu, 6769 sayılı Sınai Mükiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 ve 29 uncu maddeleri kapsamında marka hakkına tecavüz fiilinden söz edebilmek için dava konusu kullanımın ticari süreçte ve markasal kullanım niteliğinde olması gerektiği, markasal kullanımın, ayırt edici fonksiyona sahip bir işaretin, işareti taşıyan mal ve/veya hizmetleri piyasada benzer nitelikteki diğer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlayacak şekilde kullanım olduğu, davalı internet sitesinde kullanılan “...” marka ve logosunun davacı adına 2015/87756 sayı ile 35, 39, 41 ve 45.
sınıflarda tescilli olan marka ve logonun aynısı olduğu, davacı markasının kullanıldığı “www.....com” internet sitesinin Türkiye’de faaliyet gösteren yerli ve yabancı menşeli çok sayıda markalı ürüne ilişkin tüketicilerin şikayet ya da memnuniyetlerini bildirdiği online bir platform olarak faaliyet gösterdiği, bu platformda, platforma üye olan tüketicilerin şikayet ve görüşlerini bildirmek istedikleri her bir marka için bir sayfa (arayüz) oluşturulduğu, bu sayfada markaların logolarıyla birlikte sunulduğu, platforma üye olan tüketicilerin de bu marka ile ilgili şikayet ya da beğenilerini paylaşabildiği, ayrıca, her bir marka için müşterilerinin şikayet ve teşekkür sayıları ile memnuniyet düzeyini gösteren bir istatistik yayımlandığı, platform üzerinden herhangi bir ürün ya da hizmet satışı yapılmadığı, marka altında bir ürünün reklam, tanıtım ya da pazarlamasının yapılmadığı, markanın sahibi ya da menşei hakkında yanıltıcı nitelikte bir bilgi paylaşımının da bulunmadığı, platformdaki davacı markasının kullanımın, markanın temel fonksiyonu olan “mal ya da hizmetleri piyasadaki diğer benzerlerinden ayırt etme” fonksiyonunu icra etmek için olmadığı, “www.....com” internet sitesindeki kullanımların 6769 sayılı Kanun ile düzenlenen “ticaret alanında” ve “markasal” nitelikte bir kullanım olmadığı, dolayısıyla davacı markasının “www.....com” internet sitesindeki kullanımların 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi kapsamında sayılan kullanımlardan olmadığı 29 uncu madde kapsamında da değerlendirilemeyeceği, davacı delilleri arasında yer alan ve davalı temsilcisi tarafından davacıya gönderildiği anlaşılan 28.12.2018 tarihli ve “Kurumsal Üyelik Teklifi Hakkında / ...” konulu e-postaya göre davacıya ücretli kurumsal üyelik teklifi yapıldığı, bu teklife göre şikayet sayısına göre bir yıllık üyelik ücreti belirlendiği, kurumsal üyelere şikayet eden kişilerin iletişim bilgilerinin tamamını görüntüleyebilme, şikayetlere kendi panelleri üzerinden cevap verebilme, şikayetlerin yayıma alınmadan önce kendilerine iletilmesi gibi üyeliğe dayalı birtakım avantajlar sunulduğu, “www.....com” platformunda davacıya yönelik şikayetlerin davacı şirketten hizmet almayı düşünen tüketicilerin tercihlerini doğrudan etkileyeceği ve davacı ...
rekabet yarışında rakiplerinin gerisinde bırakacağı, şikayete konu iddiaların doğruluğu araştırılmadan ve teyit edilmeden üye olan her kullanıcı tarafından markalar hakkında her türlü şikayete imkan sağlanmasına rağmen, suçlama niteliğindeki bahse konu şikayetlere etkili cevap verebilmek için kurumsal üyelik yoluyla davacı şirketten ücret talep edilmesinin davacının cevap hakkını kısıtlayıcı nitelikte bir uygulama olduğu, “www.....com”da yayımlanan şikâyetlerin doğru olduğu ve aldatıcı olmadığının kabulü halinde dahi, davalının şikâyetin yayımlanması aşamasında kurumsal üyelerine farklı davranmasının kurumsal üyeler yönünden bir rekabet avantajı sağlarken kurumsal üye olmayan firmaları rekabette geriye düşüreceği ve bu firmalar yönünden haksızlığa sebep olacağı, dava konusu web sitesindeki bu ayrımcı davranış modelinin kurumsal olmayan üyeleri istese de istemese de kurumsal üyesi olmaya zorladığı, bu tür bir davranışın dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, şikâyete maruz kalan firmaların etkili bir savunma yapabilmek için ücret karşılığı kurumsal üyeliğe zorlanmalarının haksız rekabete neden olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, www.....com adlı internet sitesinde davacıya ait "..." ait markanın kullanımının durdurulmasına, markaya tecavüze ilişkin davacı taleplerinin ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin, www.....com internet sitesinde yer alma ya da üye olma yönünde hiçbir talebi olmadığını, davalının müvekkiline ait markayı, markanın logosunu ve görsellerini, kendiliğinden, müvekkilinin hiçbir şekilde izni ve bilgisi olmadan internet sitesinde yayınladığını, dava konusu haksız rekabet eylemini markadan bağımsız düşünülemeyeceğini, davalı şirketin internet sitesinde yarattığı uygulama ile haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilirken, müvekkilinin izni ve bilgisi dışında markası ile dahil edildiği bu sistemde marka hakkına tecavüz olmadığının kabulünün doğru olmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi anlamında kullanım ile markaya tecavüz edildiğini, www.....com internet sitesindeki kullanımın markasal kullanım olduğunu, davalı tarafından, müvekkiline ait markanın ticaret hayatına etki edecek şekilde kullanıldığının açık olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının müvekkili aleyhine olan kısmının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, yazılan şikayete cevap verme, şikayetçilerin iletişim bilgilerine erişme ve şikayetlerin kaldırılmasına itiraz edebilme hususlarında üye olan firmalar ile üye olmayan firmalar arasında hiç bir ayrım bulunmadığını, benzer nitelikteki davalarda alınan bilirkişi raporlarında davalı şirketin cevap hakkı için üyelik aramadığının belirtildiğini, ayrıca, tüm şikayetlerin yazılır yazılmaz tüm firmalara, üye olup olmadıklarına bakılmaksızın e-posta yoluyla bildirildiğini, tüm firmaların bir günlük süre zarfında tüketicisine ulaşmak suretiyle şikayeti çözüme kavuşturma ve şikayet yayınlanmadan müşterisine kaldırtabilme imkanına sahip olduğunu, bu hususun mahallinde yapılacak teknik bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceğini ancak bu incelemenin yapılmadığını, davacının, şikayet yazanların iletişim bilgisi talebinde bulunduğunu dosyaya ibraz etmediğini, cevap hakkını kullanmak istediği yönündeki bir yazışmayı veyahut herhangi bir belgeyi de ibraz etmediğini, bu konudaki iddiasını kanıtlayamadığını, müvekkili firmaya şikayet altında yayınlanması amacıyla tek bir cevap metni göndermeyen davacının, sonrasında üye olmadıkları için cevap haklarının kısıtlandığı iddiasıyla iş bu davayı ikamelerinin iyi niyetli olmadığını, müvekkili firmanın sitesine üye olmadığı halde cevap metni göndererek yayınlatan ve iletişim bilgilerine erişen onlarca firma bulunduğunu, şikayetvar.com'a üye olmayan firmaların da şikayet edenlerin bilgilerine erişebildiğini ve redaktör sürecinde şikayetçilerine ulaşarak şikayetleri yayınlanmadan çözüme kavuşturma ve müşterilerini ikna etmek suretiyle şikayetleri kaldırtma imkanına sahip olduklarını, derecattan geçen bir kısım davalarda müvekkili eyleminin haksız rekabet oluşturmadığı yönünde kararlar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının aleyhe olan hususlar açısından kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 2015/87756 sayı ile davacı adına tescilli “...” ibareli markanın “www.....com” internet sitesindeki kullanımlarının 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, zira “markasal” nitelikte bir kullanım olmadığı, davalının “www.....com” internet sitesinde davacı şirkete yönelik şikayet ve eleştirilere karşı davacı şirkete savunma yapabilmesi için ücret karşılığı kurumsal üyelik teklif edilmesi ve kurumsal üye olan firmalara üye olmayan firmalardan avantajlı imkanlar sunulmasının 6102 sayılı Kanun'un 54 ve 55 inci maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil edeceği, Mahkemece davalının www.....com adlı internet sitesinde davacıya ait "..." ait markanın kullanımının durdurulmasına ilişkin kararının haksız rekabete teşmil ettirilmiş olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; www.....com 'da yer alan markaların haklarında yazılan şikayetlere cevap vermek, konuya ilişkin açıklama yapmak, kendilerini aklamak ya da en azından haklarında şikayet yazan içerik sahibinin gerçekten müşterisi olup olmadığını öğrenmek için üye olmak zorunda oldukları, bu noktada marka sahiplerinin müvekkil firmaya üye olabilmek için yıllık üyelik ücreti ödemek zorunda oldukları yönündeki iddianın asılsızlığı ispatlandığı halde aksi yönde hüküm kurulduğunu, benzer nitelikte bir davada davalı eyleminin haksız rekabet olmadığı ve cevap hakkının ücretsiz olduğu tespitinde bulunulduğunu belirterek ve ilaveten Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 14.07.2020 tarihli ve 299 sayılı kararı sunarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile men'i taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 54, 55, 56 ve 58 inci maddeleri.
3. 6769 sayılı Kanun'un 7 ve 29 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981096800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz