Çağrıya rağmen katılmayan ve muhalefet şerhi koymayan pay sahibinin dava hakkı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/815 E. 2023/5288 K. · · İlk derece: 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif dava ehliyeti↗ muhalefet şerhi↗ genel kurul çağrısı (TTK 414)↗ temsil / vekaletname↗
Gerekçe özeti
Gündem ve toplantı günü usulüne uygun (TTK 414) tebliğ edilmiş, ayrıca ihtarnameyle haberdar olmuş pay sahibi, çağrıya rağmen genel kurula katılmaz ve kararlara muhalefet şerhi koymaz ise iptal davası açma hakkı bulunmaz; toplantıya katılmayıp ihtarname çekmek iptal sebebi değildir ve vekaletname ibraz etmeyen temsilcinin toplantıya alınmaması hukuka aykırı değildir.
Ele alınan sorunlar
Toplantıya katılmayan ve muhalefet şerhi koymayan pay sahibinin iptal davası açma hakkı → ret
İddia: Davacılar, dava konusu genel kurulun tedbiren durdurulması istemli başka bir davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, noter aracılığıyla yazılı muhalefetlerini bildirdiklerini ve vekaleten genel kurula alınmalarının engellendiğini, dava açma haklarının bulunduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava konusu genel kurul toplantısına ilişkin gündem ve toplantı günü TTK 414'e uygun olarak ilan ve tebliğ edilmiş; ayrıca davacılar genel kuruldan önce şirkete ihtarname çektiğinden gündemden ve toplantı tarihinden haberdardır. Davacı ortaklar usulüne uygun çağrıya rağmen toplantıya katılmamış, katılmaya teşebbüs eden avukat ve davacı eşi ise genel kurula katılma şartını sağlayan vekaletname ibraz etmediğinden temsil yetkileri bulunmamış, bu nedenle bunların toplantıya alınmamasında hukuka aykırılık yoktur. Genel kurula katılmayarak ihtarname çekmek iptal sebebi olmaz; usulüne uygun çağrıya rağmen toplantıya katılmayan ve alınan kararlara muhalefet şerhi koymayan davacıların dava açma hakkı bulunmadığından dava, aktif dava ehliyeti yokluğundan reddedilir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Usulüne uygun çağrıya rağmen genel kurula katılmayan ve muhalefet şerhi koymayan pay sahibinin iptal davası açma hakkının bulunmadığı yönünden emsaldir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Genel kurul kararının iptali davasında aktif dava ehliyeti: çağrıya rağmen toplantıya katılmayan ve muhalefet şerhi koymayan pay sahibinin dava hakkının bulunmaması
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Bağlı şirket pay sahibi tazminat ve pay satın alımını terditli isteyebilir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2132 E. 2023/6542 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11593 E. 2011/3894 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vesayet · fiil ehliyeti · kısıtlılık · ikrar · eş rızası · uyuşmazlık konusu · taraf ehliyeti · temerrüt faizi
Benzer bu karardaTMK’nın 14. maddesinde ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve «kısıtlıların» «fiil ehliyeti» olmadığı, 16. maddesinde ise ayırt etme gücüne sahip küçükler ile kısıtlıların yasal «temsilcilerinin» «rızası» olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremeyecekleri düzenlenmiş olup, «vesayet» altındaki davacının babası bankadaki hesabından vasinin izni olmadan tek başına para çekmeye ehil değildir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «vesayet» kararının kesinleşme şerhli suretinin «ibraz» edilmemesi nedeniyle yapılan ödemeden sorumluluğunun bulunmadığı, diğer davalının ise vesayet altında bulunan kişiden aldığı paradan 2.000,00 TL yönünden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı banka yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulü ile 2.000,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının babasının akıl rahatsızlığı nedeniyle «vesayet» altına alındığı ve davacının da babasına vasi atandığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
Kabule göre de, mahkemece davalı ... hakkında 2.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmiş ise de, bu davalı «vesayet» altında bulunan davacının babasından 5.000,00 TL borç aldığını «ikrar» ettiğine göre ödemeye ilişkin bir delilinin de bulunmadığı göz önüne alınarak 5.000,00 TL’ye hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13488 E. 2012/19189 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesinin iptali · vesayet · re'sen gözetilme · sözleşmenin iptali · kısıtlılık · dava şartı yokluğu · mirasçılık · hisse devir sözleşmesi
Benzer bu kararda… avunma ve tüm dosya kapsamına göre, gerek 743 sayılı MK'nun 405/8 maddesi gerekse 4721 sayılı TMK'nun 462/8 maddesi'ne göre konusu ve türü ne olursa olsun, vasinin, «vesayeti» altındaki kişi adına herhangi bir davayı açabilmesinin, her halükarda, bu konuda izin almış olması koşuluna bağlı olduğu, bu hususun «kamu düzenine» ilişkin olup, re'«sen gözetilmesi» gerektiği, somut olayda vasinin bu izni almadan dava açtığı, bu durumda vasiye bu yönde ilam alıp sunmak üzere süre vermesi mümkün ise de, davacı «kısıtlının» 11/02/2010 tarihinde ölmesi nedeniyle «husumete» izin kararının alınmasının artık imkansız hale geldiği gerekçesi ile dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinin iptali» ile hisselerin iadesi, olmadığı taktirde hisse bedelinin tespit edilerek iadesi istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece «vesayet» altında bulunan davacı adına dava açılırken vesayet mahkemesinden «husumete» izin kararı alınmadığı ve vesayet altında olan davacının yargılama aşamasında ölmüş olması sebebiyle izni alma imkanının ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, vesayet makamından husumete izin alma hususundaki eksiklik yargılama aşamasında tamamlanabileceği gibi, somut olayda vesayet altındaki davacının ölümü üzerine «mirasçıları» olan ..., ..., ... ve ... davacı vekili olarak hareket eden avukata vekaletname vermişler ve davaya da «muvafakat» ettiklerini belirtmişlerdir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12212 E. 2013/11335 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vesayet · ek mehil · kısıtlılık · ibraz
Benzer bu karardaDava, banka aleyhine açılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, dava «kısıtlı»...ye «vesayeten» vasisi ... tarafından açılmıştır.
Somut olayda vasi, «vesayet» kararını «ibraz» etmişse de vesayet makamının iznine dair kararı ibraz etmemiş, mahkemece de bu husus üzerinde durulmamıştır.
Bu durumda, «vesayet» makamından dava açmaya izin kararı alması için davacı vasiye «mehil» vermek ve bu karar alındıktan sonra davaya devam edilerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş re'sen bozmayı gerektirmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 462/8. maddesi hükmü gereğince, acele hallerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, vasinin dava açabilmesi «vesayet» makamının iznine tabidir (Dairemizin 07.06.2012 gün ve 2012/6837-9880 E.K., 27.11.2012 gün ve 2011/13488-19189 E.K. sayılı ilamlarında belirtildiği gibi).
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/815 E. , 2023/5288 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/306 Esas, 2021/1871 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/542 E., 2018/1245K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri davacıların babası ...'nün davalılar Kömürcüler Gıda San. ve Tic. A.Ş., Tarpa Gıda Tic. ve San. A.Ş. ve diğer dava dışı Uzman Gıda Dağıtım San. Tic. A.Ş.'nin kurucu ve büyük ortağı olduğunu, müvekkillerinin miras bırakanı ...'nün 2007 yılında alzheimer tedavisi görmeye başladığını, bu süreçten sonra ...'nün telkine ve yönlendirmeye müsait hale geldiğinden kurucusu ve yöneticisi olduğu şirketlerdeki diğer hissedarlar tarafından yönlendirilerek şirket pay ve alacakları da dahil mal varlığında karşılıksız eksilmeye yol açacak şekilde iş ve işlemler yaptırıldığını, müvekkillerinin Gaziantep 2. Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak 2010/802 esas sayılı dosyadan babaları ...'ye vasi atandığını ve şahsi mal varlığı ve ortağı olduğu 3 adet A.Ş.
şirketinin mal varlığına vesayet tedbiri uygulandığını, mahkemece vasi olarak Ali Uyan ve şirketlerin ortağı ve yöneticisi olan Enver Kömürcü'yü vasi olarak tayin ettiğini, müvekkillerinin işbu karar ile mirasçı sıfatıyla fiilen şirketlere ortak olduklarını, müvekkillerinin babası ...'nün 12.01.2015 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerinin davalı Kömürcüler Gıda San. ve Tic. A.Ş. ve bağlı şirketler olan Tarpa Gıda Tic. ve San. A.Ş. ve Uzman Gıda Dağıtım San. ve Tic. A.Ş.'ye intikalden babalarının yaklaşık % 10 hissesi üzerinden 5/3 hissedar olduklarını, davalı şirket Kömürcüler A.Ş. yöneticileri müvekkillerinin babaları ...'ye vasi atandıktan sonraki tarihte ... kontrollerinde olduğundan kısıtlı olmasına rağmen kısıtlı ve ve vasisi olan bir kişiye vesayet makamından dahi izin almadan imza karşılığı ve ikişer gün aralıklarla ödeme yapıldı gösterip ve çeşitli işlemler ile davalı şirkete borçlandırarak ölümünden hemen sonra Gaziantep 1.
Asliye Ticaret Mahkemesinde mirasçıları müvekkillere karşı 1.293.067,97 TL'lik alacak davası açtıklarını, açılan davanın reddedildiğini, davalı şirketlerin müvekkillerinin hisselerini satın almaya kar paylarını dağıtmaya yanaşmadıklarından Gaziantep 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde 2017/116 esas sayılı dosyasında 26.01.2017 tarihinde genel kuruldan önce uygun görülecek yöntemle şirket ortaklıklarının hisse ve kar paylarının ödenerek sonlandırılmasını genel kurulun verilecek karara kadar ertelenmesini dava ve talep ettiklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları ve bağlı dava dışı şirket hakkındaki hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirketlere ait 30.01.2017 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının müvekilleri aleyhine olan bölümlerinin iptaline, gerekli görülür ise genel kurulların tümünün iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların açmış olduğu davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, yapılan genel kurulun yasanın aradığı tüm unsurları taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu genel kurul toplantısına ilişkin gündem ve toplantı gününün 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 414 üncü maddesine uygun olarak ilan ve tebliğ edildiği, kaldı ki, davacı tarafın genel kuruldan önce şirkete ihtarname çektiği gözönünde bulundurulduğunda gündemden ve genel kurul tarihinden haberdar olduğu, bu bağlamda davacı tarafın dayandığı çağrının ve gündemin usulsüz tebliğine ilişkin iddiasının yerinde olmadığı, genel kurula haksız olarak alınmama iddiasına yönelik ise, davacı ortakların usulüne uygun çağrıya rağmen genel kurul toplantısına katılmadıkları, katılma teşebbüsünde bulunan avukat ve davacı eşinin genel kurula katılma şartını sağlayan vekaletname ibraz etmedikleri, bu nedenle bu kişilerin genel kurulda temsil temsil yetkisi olmadığından genel kurula katılmalarının engellenmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, davacıların genel kurula katılmayarak ihtarname çekmesinin ise genel kurul kararının iptali sebebi olmayacağı, davacıların usulüne uygun çağrıya rağmen genel kurul toplantısına katılmamış ve alınan kararlara muhalefet şerhi koymamış olmaları nedeniyle dava açma haklarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu genel kurulun tedbiren durdurulması istemlerinin 2017/116 esas sayılı dosyadan mahkemece genel kuruldan sonra 01.02.2017 tarihinde karar bağlandığını, yerel mahkemenin yapması gerekenin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan 2017/116 esas sayılı dava dosyasının sonucunu beklemek olduğunu, davanın kabul edilip, tedbir kararı verildiği taktirde genel kurulun yapılmamış sayılacağını, gerek noter vasıtası ile yazılı muhalefetlerini bildirdiklerini, gerekse vekaleten genel kurula alınmalarının engellenmesinin ve şirketin aile şirketi olmasının, taraflar arası adli husumet de göz önüne alınarak, genel kurula dava açma haklarının olduğunun hesaba katılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/983991500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz