YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2565 E. 2023/6328 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakkaniyet↗ istinaf incelemesi↗ marka hakkına tecavüz↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı Besler Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş.'nin markaları ile davalı başvurusu arasında, başvurunun kapsadığı ve gerekçeli kararda açıkça belirtilen emtiaları yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendi anlamında karıştırılma ihtimali ve tescil engeli bulunduğu, davacı .... markaları ile 2015/21135 sayılı "YÖRESEL BİZİM KÖY" markası arasında aynı madde anlamında karıştırılma ihtimali ve tescil engelinin bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılan koşulların somut olayda gerçekleşmediği, bu nedenle de başvuru markasının gerekçeli kararda açıkça belirtilen emtialar yönünden tesciline engel bulunmadığı gerekçesiyle davacı .... yönünden açılan davanın reddine, davacı Besler Gıda A.Ş. yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, davaya konu 2015/21135 sayılı markanın belirtilen emtialar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait seri markaların esaslı unsurunu taşıyan bir markanın herhangi bir sınıfta tesciline izin verilmesinin hakkaniyetli olmadığını, müvekkillerinin marka hakkına tecavüze, markalarının itibarının zarar görmesine, müvekkillerimize ait markaların ayırt ediciliği ve tanınırlığı üzerinden haksız kazanç sağlanmasına zemin hazırlandığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında benzerlik bulunmadığını belirterek yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece başvuru kapsamındaki 34. sınıf malların satışına özgü 35/5. sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden, davacı tarafça itiraza mesnet markalarını, anılan sınıfta fiilen kullandığının ispat edilemediği gerekçesiyle bu sınıf hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu konuda hiçbir gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından ve dairece İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerekmişse de, yerel mahkeme kararının esasına ilişkin bir değişiklik yapılmayıp, sadece İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi yönünden kaldırma kararı verildiği gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin tüm ve davacılar vekilinin diğer istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davacı .... yönünden açılan davanın reddine, davacı Besler Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş. yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, davaya konu 2015/21135 sayılı markanın yukarıda belirtilen emtialar yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile dördüncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince ve davalı TPMK vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7211 E. 2023/1448 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait seri markaların esaslı unsurunu «taşıyan» bir markanın herhangi bir sınıfta tesciline izin verilmesinin «hakkaniyetli» olmadığını, müvekkillerinin «marka hakkına tecavüze», markalarının itibarının zarar görmesine, müvekkillerimize ait markaların «ayırt ediciliği» ve tanınırlığı üzerinden haksız kazanç sağlanmasına zemin hazırlandığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… satış ve pazarlamasının yapıldığı 35. sınıfta kullanıyor ya da kullanacak olmasına bağlı olarak, davacıların gıda sektöründeki kullanımına bağlı çok tanınmışlık ve «ayırt edicilik» kazandırdığı “bizim” ibaresini ön plana çıkarmış bulunması eklendiğinde, davalıya ait marka işaretinde yer alan “bizim” ibaresinin neden markanın esaslı unsuru ola …
… markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları, davacılara ait markalarda “BİZİM” ibaresinin ön planda olduğu ve bu ibarenin yanına eklenen zayıf «ayırt ediciliğe» sahip sözcükler ile yaratılmış bir markalar ailesi olduğu, dolayısıyla taraf markaları arasında “BİZİM” ibaresinin ortak nokta olduğu ve bu ortaklıktan kaynaklı görsel, işitsel ve kavramsal bir yakınlığın mevcut olduğu, davacı yanın önceki bilinen ve tanınır markalarının imajının dava konusu markaya nakledilmesine sebep olabileceği ve davalının bu sayede haksız bir menfaat sağlayabileceği, her ne kadar “bizim” ibaresi yaratılmış ya da özgün bir sözcük olmasa da çok uzun yıllardır sektördeki kullanımları neticesinde özellikle tescile konu “gıda ürünlerinin satışı” hizmetlerinde yüksek bilinirlik elde etmiş olması nedeniyle korunması gereken bir işaret olup nihai olarak taraf markaları arasındaki tüm bu sebeplerle «iltibasa» yol açabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olduğu, “BİZİM” markasının davalı Kurum nezdinde tanınmış marka statüsünde kayıtlı olması, emsal olarak sunulan kesin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas · kesin hüküm
Benzer bu kararda… markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları, davacılara ait markalarda “BİZİM” ibaresinin ön planda olduğu ve bu ibarenin yanına eklenen zayıf «ayırt ediciliğe» sahip sözcükler ile yaratılmış bir markalar ailesi olduğu, dolayısıyla taraf markaları arasında “BİZİM” ibaresinin ortak nokta olduğu ve bu ortaklıktan kaynaklı görsel, işitsel ve kavramsal bir yakınlığın mevcut olduğu, davacı yanın önceki bilinen ve tanınır markalarının imajının dava konusu markaya nakledilmesine sebep olabileceği ve davalının bu sayede haksız bir menfaat sağlayabileceği, her ne kadar “bizim” ibaresi yaratılmış ya da özgün bir sözcük olmasa da çok uzun yıllardır sektördeki kullanımları neticesinde özellikle tescile konu “gıda ürünlerinin satışı” hizmetlerinde yüksek bilinirlik elde etmiş olması nedeniyle korunması gereken bir işaret olup nihai olarak taraf markaları arasındaki tüm bu sebeplerle «iltibasa» yol açabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olduğu, “BİZİM” markasının davalı Kurum nezdinde tanınmış marka statüsünde kayıtlı olması, emsal olarak sunulan kesin …
2.Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun net ve «kesin» şekilde benzerlikten bahsetmediğini, bu raporu göre hüküm kurulamayacağını, markanın iptal şartlarının bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… ibareli marka başvurusu ile davacıların itirazlarına mesnet "BİZİM" esas unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» olduğu gerekçesiyle davalı TPMK vekili ve davalı ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12514 E. 2012/4046 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tavzih · münhasırlık · terkin · haksız rekabet
Benzer bu kararda… yönelik davanın reddine, 556 Sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi gereğince davalı tarafından yapılan tecavüzün önlenmesine ve bu ibarenin davalıya ait kullanılan markadan «terkini» yoluyla davanın kabulüne, «haksız rekabetin» önlenmesine yönelik davanın kabulüne, terkin talebinin kabulüne, besler isminin davalı adına tescili markasından çıkartılmasına, Besler işaretinin davalıya ait mal …
… na tescilli bulunan 205920 sayılı markayla ilgili bulunmasına ve mahkeme kararının hüküm fıkrasının da teselsül eder şekilde dava tarihinde tescilli bulunan markaya «münhasır» olarak oluşturulmuş bulunmasına göre, davacı vekilinin, «tavzih» talebinin kabulüne dair mahkeme kararının bozulmasına ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Bu karar üzerine davalı vekili müvekkili adına kayıtlı ve tescilli 7 adet marka bulunduğunu, davacının talebinin yalnız 30/12/1998 tarih ve 205920 tescil numaralı marka için olduğunu, diğer markalar hakkında talebi bulunmadığını, bu nedenle hükmün 4, 5 ve 6. fıkralarına “talep edilen 30/12/1998 tarih ve 205920 tescil numaralı marka için” ibaresinin eklenmesini «tavzih» yolu ile talep etmiştir.
… a kararın, davalıya ait 30/12/1998 tarih ve 205920 sayılı markaya ilişkin bulunduğunun açıklanması suretiyle hüküm fıkralarının düzeltilmesine ve kararın bu şekilde «tavzihine» karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3401 E. 2023/7256 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · taşıyan · ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait seri markaların esaslı unsurunu «taşıyan» bir markanın herhangi bir sınıfta tesciline izin verilmesinin «hakkaniyetli» olmadığını, müvekkillerinin «marka hakkına tecavüze», markalarının itibarının zarar görmesine, müvekkillerimize ait markaların «ayırt ediciliği» ve tanınırlığı üzerinden haksız kazanç sağlanmasına zemin hazırlandığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… reddine karar verilmesi gerekirken, bu konuda hiçbir gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından ve dairece İlk Derece Mahkemesi kararı «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulması gerekmişse de, yerel mahkeme kararının esasına ilişkin bir değişiklik yapılmayıp, sadece İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi yönünden kaldırma …
Benzer bu karardaA.Ş adına kayıtlı olduğunu, davacının davayı açmakta «hukuki menfaatinin» olmadığını, markanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi, davacı markasının BİZİM ibareli olduğunu, müvekkilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, davanın açıldığı tarihte müvekkillerin tabelada veya «iltibas» yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyasında marka vekili bilirkişi tarafından "..davalı tarafından işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL-74 ŞEYİHOĞLU GIDA Her Zaman Yanınızda...” ibaresinin yazılı olduğu, işletme unvanında kullanılmadığının...." tespit edildiğini, 31.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda da, davacı markasının zayıf marka olduğu ve ... değişikliklerin dahi karıştırılma ihtimalini bertaraf edebileceği, "BİZİM BAKKAL" şeklindeki markasal kullanımın davacı adına tescilli "BİZİM" esas unsurlu marka haklarıyla karışıklığa yol açmayacağının tespit edildiğini, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, "BİZİM" ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, «makul süre» içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, müvekkili BAKKAL ibaresinin önünde BİZİM ibaresini kullanıyor olsa dahi her iki marka arasında «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» söz konusu olmayacağını, "BİZİM" ibaresinin ... başına ne tabelalarda ne de işletme unvanında kullanılmadığını, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, «ayırt ediciliği» zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüy …
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/12 Talimat sayılı dosyasında alınan 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda; «keşif» sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın tabeladan silinmişse de okunur olduğu, davalı tarafından işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL-74 ŞEYİHOĞLU GIDA Her Zaman Yanınızda...” ibaresinin yazılı olduğu, işletme unvanında kullanılmadığının tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince alınan 25.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda; "talimat bilirkişi raporunda, davalının işletme tabelasında “BİZİM” ibaresinin silinmeye çalışılmasına rağmen ilgili ibarenin halen okunabildiğinin belirtildiği, fakat ilgili fotoğraflar incelendiğinde, işletme tabelasından “BİZİM” ibaresinin okunaklı olmadığının görüldüğü, ancak davacının bila tarihli dilekçesinin ekindeki fotoğraftan, tabela üzerinde “BİZİM” ibaresine yer verildiğinin açıkça anlaşıldığı, davacı tarafça, davalının “BİZİM” ibaresini işletme tabelasında kullandığına dair dosyaya sunulan fotoğrafa itibar edilmesi halinde, davalının bu kullanımının, davacının 35. sınıfta tescilli 2016/87129, 2016/38741, 2015/24697, 2010/61129, 2007/18416 no.lu “BİZİM” esas unsurlu markaları arasında ilişkilendirme ihtimali «dahil» karıştırılma ihtimali bulunduğu, bu nedenle somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 29 ve 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca «marka hakkına tecavüzün» koşullarının ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 ... maddesi uyarınca «haksız rekabetin» şartlarının da oluştuğunun söylenebileceği, “BİZİM” markasının T/02499 no.su ile dava dışı Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tanınmış marka olarak kayıtlı olduğunun tespit edildiği, mevcut durum itibariyle, «husumetin» Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne yöneltilmediği bir davada davacının tanınmış marka iddiasının incelenemeyeceği yönünde görüş bildirildiği, davacı adına 35. sınıfta "BİZİM" ibareli markaların tescilli olduğu anlaşıldığından bu ibarenin dava dışı şirkete ait olduğu yönündeki «istinaf sebebinin» yerinde görülmediği, davalı tarafça talimat raporunda sunulan fotoğraftan sonra BİZİM ibaresinin üzeri boyanarak tabeladan silindiği, bilirkişinin bu ibarenin okunabildiğine dair kanaatinin, fotoğraflarda bu ibarenin okunamadığı gözlemlenmekle, benimsenmediği, ancak davalı tarafça davadan önce bu ibarenin tabeladan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edilmekle markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin yerinde olduğu, davalı tarafın BİZİM ibaresinin yanına getirdiği, BAKKAL-74 Her Zaman Yanınızda...ŞEYİHOĞLU GIDA ibarelerinin markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsurun "BİZİM BAKKAL" ibaresi olup, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında «iltibas» tehlikesi bulunduğu dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve menine karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan BİZİM ibaresinin silindiği anlaşıldığından tabeladaki markasal kullanımın ref'i talebi konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalı tabeladaki markasal kullanımına «son» verdiğinden hükmün ilanında davacı tarafın «hukuki yararı» kalmadığından «ilan» talebi hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, diğer taleplerin de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında, BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan «terkini» talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, buna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini …
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, men'i, ref'i ve sonuçlarının ortadan kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının terkini · istinaf sebebi · makul süre · hukuki menfaat · keşif · infaz · ticaret unvanı · ispat yükü
Benzer bu kararda… inin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 74" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olmadığı, ancak davacı tarafça sunulan fotoğraf ile davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan ve keşif sırasında çekilen fotoğrafların aynı fotoğraflar olduğu, davalının sunduğu fotoğrafta ve keşif sırasında çekilen fotoğrafta tabelada "BİZİM" ibaresinin yazılı olduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğunun belli olduğu, ayrıca davalı vekilinin 10.01.2019 tarihli dilekçesinde, davacı vekilinin sunduğu fotoğrafların dava tarihinden 6 ay veya bir yıl önce çekilen fotoğraflar olduğunu beyan ettiği, "BİZİM BAKKAL" ibaresini davalının dava açılmadan önce sildirdiğini belirttiği, bu nedenle davalının "BİZİM BAKKAL" yazılı tabelayı kullandığının anlaşıldığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığından, ticaret sicilinden «ticaret unvanının terkini» talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
A.Ş adına kayıtlı olduğunu, davacının davayı açmakta «hukuki menfaatinin» olmadığını, markanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi, davacı markasının BİZİM ibareli olduğunu, müvekkilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, davanın açıldığı tarihte müvekkillerin tabelada veya «iltibas» yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyasında marka vekili bilirkişi tarafından "..davalı tarafından işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL-74 ŞEYİHOĞLU GIDA Her Zaman Yanınızda...” ibaresinin yazılı olduğu, işletme unvanında kullanılmadığının...." tespit edildiğini, 31.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda da, davacı markasının zayıf marka olduğu ve ... değişikliklerin dahi karıştırılma ihtimalini bertaraf edebileceği, "BİZİM BAKKAL" şeklindeki markasal kullanımın davacı adına tescilli "BİZİM" esas unsurlu marka haklarıyla karışıklığa yol açmayacağının tespit edildiğini, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, "BİZİM" ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, «makul süre» içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, müvekkili BAKKAL ibaresinin önünde BİZİM ibaresini kullanıyor olsa dahi her iki marka arasında «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» söz konusu olmayacağını, "BİZİM" ibaresinin ... başına ne tabelalarda ne de işletme unvanında kullanılmadığını, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, «ayırt ediciliği» zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüy …
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/12 Talimat sayılı dosyasında alınan 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda; «keşif» sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın tabeladan silinmişse de okunur olduğu, davalı tarafından işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL-74 ŞEYİHOĞLU GIDA Her Zaman Yanınızda...” ibaresinin yazılı olduğu, işletme unvanında kullanılmadığının tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince alınan 25.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda; "talimat bilirkişi raporunda, davalının işletme tabelasında “BİZİM” ibaresinin silinmeye çalışılmasına rağmen ilgili ibarenin halen okunabildiğinin belirtildiği, fakat ilgili fotoğraflar incelendiğinde, işletme tabelasından “BİZİM” ibaresinin okunaklı olmadığının görüldüğü, ancak davacının bila tarihli dilekçesinin ekindeki fotoğraftan, tabela üzerinde “BİZİM” ibaresine yer verildiğinin açıkça anlaşıldığı, davacı tarafça, davalının “BİZİM” ibaresini işletme tabelasında kullandığına dair dosyaya sunulan fotoğrafa itibar edilmesi halinde, davalının bu kullanımının, davacının 35. sınıfta tescilli 2016/87129, 2016/38741, 2015/24697, 2010/61129, 2007/18416 no.lu “BİZİM” esas unsurlu markaları arasında ilişkilendirme ihtimali «dahil» karıştırılma ihtimali bulunduğu, bu nedenle somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 29 ve 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca «marka hakkına tecavüzün» koşullarının ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 ... maddesi uyarınca «haksız rekabetin» şartlarının da oluştuğunun söylenebileceği, “BİZİM” markasının T/02499 no.su ile dava dışı Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tanınmış marka olarak kayıtlı olduğunun tespit edildiği, mevcut durum itibariyle, «husumetin» Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne yöneltilmediği bir davada davacının tanınmış marka iddiasının incelenemeyeceği yönünde görüş bildirildiği, davacı adına 35. sınıfta "BİZİM" ibareli markaların tescilli olduğu anlaşıldığından bu ibarenin dava dışı şirkete ait olduğu yönündeki «istinaf sebebinin» yerinde görülmediği, davalı tarafça talimat raporunda sunulan fotoğraftan sonra BİZİM ibaresinin üzeri boyanarak tabeladan silindiği, bilirkişinin bu ibarenin okunabildiğine dair kanaatinin, fotoğraflarda bu ibarenin okunamadığı gözlemlenmekle, benimsenmediği, ancak davalı tarafça davadan önce bu ibarenin tabeladan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edilmekle markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin yerinde olduğu, davalı tarafın BİZİM ibaresinin yanına getirdiği, BAKKAL-74 Her Zaman Yanınızda...ŞEYİHOĞLU GIDA ibarelerinin markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsurun "BİZİM BAKKAL" ibaresi olup, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında «iltibas» tehlikesi bulunduğu dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve menine karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan BİZİM ibaresinin silindiği anlaşıldığından tabeladaki markasal kullanımın ref'i talebi konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalı tabeladaki markasal kullanımına «son» verdiğinden hükmün ilanında davacı tarafın «hukuki yararı» kalmadığından «ilan» talebi hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, diğer taleplerin de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında, BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan «terkini» talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, buna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini …
… lar Hukuk Mahkemesinin 2012/231, 2012/232 ve 2012/233 sayılı dosyaları ile açılan davaların müvekkili lehine sonuçlanarak derecattan geçerek kesinleşip 2016 yılında «infaz» edildiğini, ancak kesinleşen yargı kararlarına rağmen "BİZİM" markasının kullanılmasına halen devam edildiğini belirterek ileri sürerek, davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden ... başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markalar altında ürün üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, «dağıtımını» yapmasının, satışa arz etmesinin, ithal ya da ihraç etmesinin, elde bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılmasının ve bu markaları «taşıyan» ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının marka tecavüzü ve «haksız rekabet» olduğunun tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, ilgili ürünlerin imhasına, kararın «ilanına», kullanımın ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2565 E. , 2023/6328 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı .... yönünden açılan davanın reddine, davacı Besler Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş. yönünden açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı TPMK vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacı .... yönünden davanın reddine, diğer davacı yönünden açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin birden fazla farklı sınıfta bir kısım mal ve hizmet için tescilli “bizim” esas unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, davalı tarafın milyonlarca seçenek imkanı varken 29, 30 ve 35. sınıftaki bir kısım mal ve hizmetler için 2015/21135 sayılı “yöresel bizim köy” ibareli tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun iyi niyetli olmadığını, “bizim” ibaresinin başvurusu yapılan markanın esaslı unsuru olduğunu, “yöresel” ibaresinin mal ve hizmetin aidiyetine işaret eden yerel pazar anlamında kullanıldığını, “köy” ve “yöresel” ibarelerinin herkesin kullanımına açık olduğunu, tek başına marka tescillerinin mümkün olmadığını, buna rağmen müvekkillerinin başvuruya itirazlarının, 24.08.2017 tarih ve 2017-M-7197 sayılı YİDK kararı ile kısmen reddedildiğini ileri sürerek, davalı TPMK YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı Besler Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş.'nin markaları ile davalı başvurusu arasında, başvurunun kapsadığı ve gerekçeli kararda açıkça belirtilen emtiaları yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendi anlamında karıştırılma ihtimali ve tescil engeli bulunduğu, davacı .... markaları ile 2015/21135 sayılı "YÖRESEL BİZİM KÖY" markası arasında aynı madde anlamında karıştırılma ihtimali ve tescil engelinin bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılan koşulların somut olayda gerçekleşmediği, bu nedenle de başvuru markasının gerekçeli kararda açıkça belirtilen emtialar yönünden tesciline engel bulunmadığı gerekçesiyle davacı ....
yönünden açılan davanın reddine, davacı Besler Gıda A.Ş. yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, davaya konu 2015/21135 sayılı markanın belirtilen emtialar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait seri markaların esaslı unsurunu taşıyan bir markanın herhangi bir sınıfta tesciline izin verilmesinin hakkaniyetli olmadığını, müvekkillerinin marka hakkına tecavüze, markalarının itibarının zarar görmesine, müvekkillerimize ait markaların ayırt ediciliği ve tanınırlığı üzerinden haksız kazanç sağlanmasına zemin hazırlandığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında benzerlik bulunmadığını belirterek yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece başvuru kapsamındaki 34. sınıf malların satışına özgü 35/5. sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden, davacı tarafça itiraza mesnet markalarını, anılan sınıfta fiilen kullandığının ispat edilemediği gerekçesiyle bu sınıf hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu konuda hiçbir gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından ve dairece İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerekmişse de, yerel mahkeme kararının esasına ilişkin bir değişiklik yapılmayıp, sadece İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi yönünden kaldırma kararı verildiği gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin tüm ve davacılar vekilinin diğer istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davacı ....
yönünden açılan davanın reddine, davacı Besler Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş. yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, davaya konu 2015/21135 sayılı markanın yukarıda belirtilen emtialar yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile dördüncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince ve davalı TPMK vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderleriinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/982032400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz