6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12514 E. 2012/4046 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tavzih münhasırlık terkin haksız rekabet

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 432

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin tazminat talebinden vazgeçmesi nedeniyle buna yönelik davanın reddine, 556 Sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi gereğince davalı tarafından yapılan tecavüzün önlenmesine ve bu ibarenin davalıya ait kullanılan markadan terkini yoluyla davanın kabulüne, haksız rekabetin önlenmesine yönelik davanın kabulüne, terkin talebinin kabulüne, besler isminin davalı adına tescili markasından çıkartılmasına, Besler işaretinin davalıya ait mal ve ambalajlar üzerine konulmasının, bu işaretli malların piyasaya sürülmesi, stoklanması, bu işaretlerin iş evrakı ve reklamlarda kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmiştir.

Bu karar üzerine davalı vekili müvekkili adına kayıtlı ve tescilli 7 adet marka bulunduğunu, davacının talebinin yalnız 30/12/1998 tarih ve 205920 tescil numaralı marka için olduğunu, diğer markalar hakkında talebi bulunmadığını, bu nedenle hükmün 4, 5 ve 6. fıkralarına “talep edilen 30/12/1998 tarih ve 205920 tescil numaralı marka için” ibaresinin eklenmesini tavzih yolu ile talep etmiştir.

Mahkemece, taraflar arasında görülen mevcut davada Yargıtay bozma ilamı sonucunda tesis edilen 17/09/2009 tarihli kesinleşen kararının 4, 5 ve 6. maddelerinin içerisinde marka ile ilgili tarih ve sayı bildirilmemesinden dolayı doğan karışıklığın önlenmesi amacıyla bu hüküm fıkralarına kararın, davalıya ait 30/12/1998 tarih ve 205920 sayılı markaya ilişkin bulunduğunun açıklanması suretiyle hüküm fıkralarının düzeltilmesine ve kararın bu şekilde tavzihine karar verilmiştir.

Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın dava tarihinde davalı adına tescilli bulunan 205920 sayılı markayla ilgili bulunmasına ve mahkeme kararının hüküm fıkrasının da teselsül eder şekilde dava tarihinde tescilli bulunan markaya münhasır olarak oluşturulmuş bulunmasına göre, davacı vekilinin, tavzih talebinin kabulüne dair mahkeme kararının bozulmasına ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin esas karara yönelik temyiz itirazına gelince, mahkemenin asıl kararı davalı bakımından kesinleşmiş bulunduğundan ve davalı vekilinin temyiz itirazları da esas karara ilişkin bulunduğundan HUMK'nun 432/4 ncü maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay tarafından da bu konuda bir karar verebileceğinden davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1847 E. 2019/6680 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tanıma Ve Tenfiz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8204 E. 2014/13020 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tanıma Ve Tenfiz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5987 E. 2014/10203 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/12514 E.  ,  2012/4046 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.04.2010 tarih ve 2009/10-2009/299 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin bazı gıda maddelerinin ticaretini ve imalatını 50 yıldır Eskişehir' de yaptığını, "BESLER GIDA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ" ibaresini 30.12.1993 yılında tescil ettirdiğini, süt ürünleri işleriyle uğraşan davalı şirketin "Şekil + CİMCİK BESLER SÜT ÜRÜNLERİ CİMCİM BESLER VAKUM" ibaresini 30.12.1998 yılında tescil ettirdiğini davalıdan öğrendiklerini, "BESLER" markasının aynı ibare olarak tescilinin 556 sayılı KHK' nin 7/b maddesine aykırı olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu, davalının da "BESLER SÜT ÜRÜNLERİ" işletme adı ile Kütahya'da merkezi, Eskişehir'de şubeler açtığını, ambalaj poşetlerinde, reklam ve ilanlarda, fatura ve kasa fişlerinde, kartvizitlerde de "BESLER" ibaresini ön plana çıkarttığını, 556 sayılı KHK' nin 8/4 ncü madde koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, davalının 556 sayılı KHK' nin 61 nci maddesinde açıklanan marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasına, haksız rekabetin men'ine, aynı KHK' nin 62/d hariç diğer bentlerde açıklanan ve sayılan taleplerin kabulüne, "BESLER" ibaresinin, davalının unvanından ve markasından çıkartılmasına, tanıtım ve reklam vasıtalarında, ürünlerde kullanılmasının yasaklanmasına, markanın itibarının zedelenmesi ve haksız kullanım suretiyle haksız kazanç elde edilmiş olması nedeniyle şimdilik 2.500 TL tazminatın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin tazminat talebinden vazgeçmesi nedeniyle buna yönelik davanın reddine, 556 Sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi gereğince davalı tarafından yapılan tecavüzün önlenmesine ve bu ibarenin davalıya ait kullanılan markadan terkini yoluyla davanın kabulüne, haksız rekabetin önlenmesine yönelik davanın kabulüne, terkin talebinin kabulüne, besler isminin davalı adına tescili markasından çıkartılmasına, Besler işaretinin davalıya ait mal ve ambalajlar üzerine konulmasının, bu işaretli malların piyasaya sürülmesi, stoklanması, bu işaretlerin iş evrakı ve reklamlarda kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmiştir.

Bu karar üzerine davalı vekili müvekkili adına kayıtlı ve tescilli 7 adet marka bulunduğunu, davacının talebinin yalnız 30/12/1998 tarih ve 205920 tescil numaralı marka için olduğunu, diğer markalar hakkında talebi bulunmadığını, bu nedenle hükmün 4, 5 ve 6. fıkralarına “talep edilen 30/12/1998 tarih ve 205920 tescil numaralı marka için” ibaresinin eklenmesini tavzih yolu ile talep etmiştir.

Mahkemece, taraflar arasında görülen mevcut davada Yargıtay bozma ilamı sonucunda tesis edilen 17/09/2009 tarihli kesinleşen kararının 4, 5 ve 6. maddelerinin içerisinde marka ile ilgili tarih ve sayı bildirilmemesinden dolayı doğan karışıklığın önlenmesi amacıyla bu hüküm fıkralarına kararın, davalıya ait 30/12/1998 tarih ve 205920 sayılı markaya ilişkin bulunduğunun açıklanması suretiyle hüküm fıkralarının düzeltilmesine ve kararın bu şekilde tavzihine karar verilmiştir.

Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın dava tarihinde davalı adına tescilli bulunan 205920 sayılı markayla ilgili bulunmasına ve mahkeme kararının hüküm fıkrasının da teselsül eder şekilde dava tarihinde tescilli bulunan markaya münhasır olarak oluşturulmuş bulunmasına göre, davacı vekilinin, tavzih talebinin kabulüne dair mahkeme kararının bozulmasına ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin esas karara yönelik temyiz itirazına gelince, mahkemenin asıl kararı davalı bakımından kesinleşmiş bulunduğundan ve davalı vekilinin temyiz itirazları da esas karara ilişkin bulunduğundan HUMK'nun 432/4 ncü maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay tarafından da bu konuda bir karar verebileceğinden davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 4,00'ar TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 16.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049544000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.