YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7211 E. 2023/1448 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/269 E., 2019/209 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı TPMK vekili ve ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...Ş.’nin, 05, 16, 35, 38, 41, 43 . sınıfta; diğer davacı Besler Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş.’nin de 03, 05, 29, 30, 31, 32, 35, 36, 37, 39, 40, 43. sınıftaki bir kısım mal ve hizmet için “bizim” esas unsurlu seri markalarının bulunduğunu, davalının 35. sınıftaki bir kısım mal ve hizmetler için “bizim köy ÇİFTLİK+şekil” ibaresini, marka olarak tescil başvurusunda bulunmasının iyi niyetle yapılmış bir başvuru olarak nitelendirilemeyeceğini, markanın “bizim” ibaresini esas unsur olarak içerdiğini, davacıların 35. sınıfta tescilli çok sayıda markasının bulunduğunu, dava konusu markada “çiftlik” ibaresinin tarım veya hayvancılık yapılan yer anlamında kullanılan bir ibare olduğunu “bizim köy” ibarelerinin çok büyük puntolarla ve üstte, çiftlik ibaresinin ise belli belirsiz ve alta yerleştirildiğini, “Bizim Köy” ibaresindeki köyün belli bir köy olmadığını, dolayısıyla gerek “köy” gerekse de “çiftlik” sözcüklerinin dava konusu markaya farklı bir anlam kazandırmadıklarını, davalının, bu markayı, gıda maddelerinin satış ve pazarlamasının yapıldığı 35. sınıfta kullanıyor ya da kullanacak olmasına bağlı olarak, davacıların gıda sektöründeki kullanımına bağlı çok tanınmışlık ve ayırt edicilik kazandırdığı “bizim” ibaresini ön plana çıkarmış bulunması eklendiğinde, davalıya ait marka işaretinde yer alan “bizim” ibaresinin neden markanın esaslı unsuru olarak oluşturulduğunun anlaşılacağını, davacılardan Besler Besler Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş.’nin 16.01.2015 tarihli T/02499 sayılı tanınmış markalarının mevcut olduğunu ileri sürerek 2018-M-3904 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki çekişmeli 35. sınıftaki malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları, davacılara ait markalarda “BİZİM” ibaresinin ön planda olduğu ve bu ibarenin yanına eklenen zayıf ayırt ediciliğe sahip sözcükler ile yaratılmış bir markalar ailesi olduğu, dolayısıyla taraf markaları arasında “BİZİM” ibaresinin ortak nokta olduğu ve bu ortaklıktan kaynaklı görsel, işitsel ve kavramsal bir yakınlığın mevcut olduğu, davacı yanın önceki bilinen ve tanınır markalarının imajının dava konusu markaya nakledilmesine sebep olabileceği ve davalının bu sayede haksız bir menfaat sağlayabileceği, her ne kadar “bizim” ibaresi yaratılmış ya da özgün bir sözcük olmasa da çok uzun yıllardır sektördeki kullanımları neticesinde özellikle tescile konu “gıda ürünlerinin satışı” hizmetlerinde yüksek bilinirlik elde etmiş olması nedeniyle korunması gereken bir işaret olup nihai olarak taraf markaları arasındaki tüm bu sebeplerle iltibasa yol açabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olduğu, “BİZİM” markasının davalı Kurum nezdinde tanınmış marka statüsünde kayıtlı olması, emsal olarak sunulan kesinleşmiş yargı kararlarında “bizim” markasının özellikle gıda sektöründeki çeşitli ürünler ve bu ürünlerin satışında tanınır olduğunun kabul edildiği, dava konusu markanın, davacı markalarının tanınır olduğu gıda sektörüne ilişkin ürünlerin satışını içerir mağazacılık hizmetlerinde tescil edilmek istenildiği görüldüğünden, anılan markanın bu kapsamdaki emtiadaki tescilinin, davacı yanın markalarından haksız yararlanma halini davalı lehine oluşturabileceği, dolayısıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasının şartlarının oluştuğundan bahsedilebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK’in 2018-M-3904 sayılı kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili ve davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; markalar arasında benzerlik bulunmadığını, bütünsel açıdan inceleme yapılması gerektiğini, bölerek inceleme yapılamayacağını, benzerlik bulunmadığı için tanınmışlık hükümlerinin de incelenemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun net ve kesin şekilde benzerlikten bahsetmediğini, bu raporu göre hüküm kurulamayacağını, markanın iptal şartlarının bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı ...'ın “bizim köy ÇİFTLİK+şekil” ibareli marka başvurusu ile davacıların itirazlarına mesnet "BİZİM" esas unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas olduğu gerekçesiyle davalı TPMK vekili ve davalı ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı başvurusuna davacılar tarafından 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı madde kapsamında yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen YİDK kararının yerinde olup olmadığı, iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı madde hükmü.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2565 E. 2023/6328 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… satış ve pazarlamasının yapıldığı 35. sınıfta kullanıyor ya da kullanacak olmasına bağlı olarak, davacıların gıda sektöründeki kullanımına bağlı çok tanınmışlık ve «ayırt edicilik» kazandırdığı “bizim” ibaresini ön plana çıkarmış bulunması eklendiğinde, davalıya ait marka işaretinde yer alan “bizim” ibaresinin neden markanın esaslı unsuru ola …
… markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları, davacılara ait markalarda “BİZİM” ibaresinin ön planda olduğu ve bu ibarenin yanına eklenen zayıf «ayırt ediciliğe» sahip sözcükler ile yaratılmış bir markalar ailesi olduğu, dolayısıyla taraf markaları arasında “BİZİM” ibaresinin ortak nokta olduğu ve bu ortaklıktan kaynaklı görsel, işitsel ve kavramsal bir yakınlığın mevcut olduğu, davacı yanın önceki bilinen ve tanınır markalarının imajının dava konusu markaya nakledilmesine sebep olabileceği ve davalının bu sayede haksız bir menfaat sağlayabileceği, her ne kadar “bizim” ibaresi yaratılmış ya da özgün bir sözcük olmasa da çok uzun yıllardır sektördeki kullanımları neticesinde özellikle tescile konu “gıda ürünlerinin satışı” hizmetlerinde yüksek bilinirlik elde etmiş olması nedeniyle korunması gereken bir işaret olup nihai olarak taraf markaları arasındaki tüm bu sebeplerle «iltibasa» yol açabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olduğu, “BİZİM” markasının davalı Kurum nezdinde tanınmış marka statüsünde kayıtlı olması, emsal olarak sunulan kesin …
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait seri markaların esaslı unsurunu «taşıyan» bir markanın herhangi bir sınıfta tesciline izin verilmesinin «hakkaniyetli» olmadığını, müvekkillerinin «marka hakkına tecavüze», markalarının itibarının zarar görmesine, müvekkillerimize ait markaların «ayırt ediciliği» ve tanınırlığı üzerinden haksız kazanç sağlanmasına zemin hazırlandığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · istinaf incelemesi · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · taşıyan
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait seri markaların esaslı unsurunu «taşıyan» bir markanın herhangi bir sınıfta tesciline izin verilmesinin «hakkaniyetli» olmadığını, müvekkillerinin «marka hakkına tecavüze», markalarının itibarının zarar görmesine, müvekkillerimize ait markaların «ayırt ediciliği» ve tanınırlığı üzerinden haksız kazanç sağlanmasına zemin hazırlandığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında benzerlik bulunmadığını belirterek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… reddine karar verilmesi gerekirken, bu konuda hiçbir gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından ve dairece İlk Derece Mahkemesi kararı «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulması gerekmişse de, yerel mahkeme kararının esasına ilişkin bir değişiklik yapılmayıp, sadece İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi yönünden kaldırma …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8357 E. 2023/2845 K.
Ortak:iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları, davacılara ait markalarda “BİZİM” ibaresinin ön planda olduğu ve bu ibarenin yanına eklenen zayıf «ayırt ediciliğe» sahip sözcükler ile yaratılmış bir markalar ailesi olduğu, dolayısıyla taraf markaları arasında “BİZİM” ibaresinin ortak nokta olduğu ve bu ortaklıktan kaynaklı görsel, işitsel ve kavramsal bir yakınlığın mevcut olduğu, davacı yanın önceki bilinen ve tanınır markalarının imajının dava konusu markaya nakledilmesine sebep olabileceği ve davalının bu sayede haksız bir menfaat sağlayabileceği, her ne kadar “bizim” ibaresi yaratılmış ya da özgün bir sözcük olmasa da çok uzun yıllardır sektördeki kullanımları neticesinde özellikle tescile konu “gıda ürünlerinin satışı” hizmetlerinde yüksek bilinirlik elde etmiş olması nedeniyle korunması gereken bir işaret olup nihai olarak taraf markaları arasındaki tüm bu sebeplerle «iltibasa» yol açabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olduğu, “BİZİM” markasının davalı Kurum nezdinde tanınmış marka statüsünde kayıtlı olması, emsal olarak sunulan kesin …
… ibareli marka başvurusu ile davacıların itirazlarına mesnet "BİZİM" esas unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» olduğu gerekçesiyle davalı TPMK vekili ve davalı ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ın YİDK'in 09.08.2017 tarih ve 2017-M-6595 sayılı kararı ile kabul edildiğini, taraf markaları arasında "Bizim" ibaresinin asıl unsur olarak yer almasından kaynaklı «iltibasa» neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, davaya konu olan markanın müvekkilinin markasının serisi olarak algılanacağını, itirazlarına mesnet markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu marka başvurusunun «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında «iltibasa» neden olacak benzerlik bulunmadığını, dava konusu markalarının bir bütün olarak "Bizim köy kahvesi" ibaresinden oluştuğunu, markaları hitap ettikleri tüketici kitlesinin de farklı bulunduğunu, davacı iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… belirtilen kararı ile dava konusu "ŞEKİL+BİZİM KÖY KAHVESİ" ibareli başvuru markasıyla davacının "BİZİM" ibareli tescilli markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markalarındaki BİZİM ibaresinin asli unsur olarak ön plana çıktığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mal/hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde davalının "şekil+Bizim Köy Kahvesi" başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden bunun davacının "BİZİM" ibare ve biçimli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, başvuruya konu olan markanın kapsamındaki mal/hizmetler ile davacının itirazına mesnet markalarının kapsamındaki mal/hizmetler bakımından her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbirleriyle bağlantılı olabileceği ihtimali doğacağı, taraf markaları arasında tüm mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların oluştuğu, bu nedenle davacı tarafın markalarının tanınmışlığı ve «kötü niyet» iddialarının sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2017-M-6595 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu 2016/66563 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne ve «sicilden terkin» edilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · kötü niyet · ortalama tüketici · terkin · kötüniyet · husumet
Benzer bu kararda… belirtilen kararı ile dava konusu "ŞEKİL+BİZİM KÖY KAHVESİ" ibareli başvuru markasıyla davacının "BİZİM" ibareli tescilli markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markalarındaki BİZİM ibaresinin asli unsur olarak ön plana çıktığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mal/hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde davalının "şekil+Bizim Köy Kahvesi" başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden bunun davacının "BİZİM" ibare ve biçimli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, başvuruya konu olan markanın kapsamındaki mal/hizmetler ile davacının itirazına mesnet markalarının kapsamındaki mal/hizmetler bakımından her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbirleriyle bağlantılı olabileceği ihtimali doğacağı, taraf markaları arasında tüm mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların oluştuğu, bu nedenle davacı tarafın markalarının tanınmışlığı ve «kötü niyet» iddialarının sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2017-M-6595 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu 2016/66563 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne ve «sicilden terkin» edilmesine karar verilmiştir.
… ın YİDK'in 09.08.2017 tarih ve 2017-M-6595 sayılı kararı ile kabul edildiğini, taraf markaları arasında "Bizim" ibaresinin asıl unsur olarak yer almasından kaynaklı «iltibasa» neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, davaya konu olan markanın müvekkilinin markasının serisi olarak algılanacağını, itirazlarına mesnet markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu marka başvurusunun «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı ... (TPMK) vekili cevap dilekçesinde; marka hükümsüzlüğü davalarında müvekkiline «husumet» yöneltilemeyeceği gibi YİDK iptali ve hükümsüzlük davalarının da birlikte görülemeyeceğini, taraf markalarının genel intiba olarak benzer olmadıklarını Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında «iltibasa» neden olacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, markalar benzer olmadığından davanın tanınmışlık ve eskiye dayalı kullanım iddialarının yerinde olmadığını, «kötü niyet» iddiasının da ispatlanamadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7211 E. , 2023/1448 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1703 Esas, 2021/964 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/269 E., 2019/209 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı TPMK vekili ve ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...Ş.’nin, 05, 16, 35, 38, 41, 43 . sınıfta; diğer davacı Besler Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş.’nin de 03, 05, 29, 30, 31, 32, 35, 36, 37, 39, 40, 43. sınıftaki bir kısım mal ve hizmet için “bizim” esas unsurlu seri markalarının bulunduğunu, davalının 35. sınıftaki bir kısım mal ve hizmetler için “bizim köy ÇİFTLİK+şekil” ibaresini, marka olarak tescil başvurusunda bulunmasının iyi niyetle yapılmış bir başvuru olarak nitelendirilemeyeceğini, markanın “bizim” ibaresini esas unsur olarak içerdiğini, davacıların 35. sınıfta tescilli çok sayıda markasının bulunduğunu, dava konusu markada “çiftlik” ibaresinin tarım veya hayvancılık yapılan yer anlamında kullanılan bir ibare olduğunu “bizim köy” ibarelerinin çok büyük puntolarla ve üstte, çiftlik ibaresinin ise belli belirsiz ve alta yerleştirildiğini, “Bizim Köy” ibaresindeki köyün belli bir köy olmadığını, dolayısıyla gerek “köy” gerekse de “çiftlik” sözcüklerinin dava konusu markaya farklı bir anlam kazandırmadıklarını, davalının, bu markayı, gıda maddelerinin satış ve pazarlamasının yapıldığı 35.
sınıfta kullanıyor ya da kullanacak olmasına bağlı olarak, davacıların gıda sektöründeki kullanımına bağlı çok tanınmışlık ve ayırt edicilik kazandırdığı “bizim” ibaresini ön plana çıkarmış bulunması eklendiğinde, davalıya ait marka işaretinde yer alan “bizim” ibaresinin neden markanın esaslı unsuru olarak oluşturulduğunun anlaşılacağını, davacılardan Besler Besler Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş.’nin 16.01.2015 tarihli T/02499 sayılı tanınmış markalarının mevcut olduğunu ileri sürerek 2018-M-3904 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki çekişmeli 35. sınıftaki malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları, davacılara ait markalarda “BİZİM” ibaresinin ön planda olduğu ve bu ibarenin yanına eklenen zayıf ayırt ediciliğe sahip sözcükler ile yaratılmış bir markalar ailesi olduğu, dolayısıyla taraf markaları arasında “BİZİM” ibaresinin ortak nokta olduğu ve bu ortaklıktan kaynaklı görsel, işitsel ve kavramsal bir yakınlığın mevcut olduğu, davacı yanın önceki bilinen ve tanınır markalarının imajının dava konusu markaya nakledilmesine sebep olabileceği ve davalının bu sayede haksız bir menfaat sağlayabileceği, her ne kadar “bizim” ibaresi yaratılmış ya da özgün bir sözcük olmasa da çok uzun yıllardır sektördeki kullanımları neticesinde özellikle tescile konu “gıda ürünlerinin satışı” hizmetlerinde yüksek bilinirlik elde etmiş olması nedeniyle korunması gereken bir işaret olup nihai olarak taraf markaları arasındaki tüm bu sebeplerle iltibasa yol açabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olduğu, “BİZİM” markasının davalı Kurum nezdinde tanınmış marka statüsünde kayıtlı olması, emsal olarak sunulan kesinleşmiş yargı kararlarında “bizim” markasının özellikle gıda sektöründeki çeşitli ürünler ve bu ürünlerin satışında tanınır olduğunun kabul edildiği, dava konusu markanın, davacı markalarının tanınır olduğu gıda sektörüne ilişkin ürünlerin satışını içerir mağazacılık hizmetlerinde tescil edilmek istenildiği görüldüğünden, anılan markanın bu kapsamdaki emtiadaki tescilinin, davacı yanın markalarından haksız yararlanma halini davalı lehine oluşturabileceği, dolayısıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasının şartlarının oluştuğundan bahsedilebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK’in 2018-M-3904 sayılı kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili ve davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; markalar arasında benzerlik bulunmadığını, bütünsel açıdan inceleme yapılması gerektiğini, bölerek inceleme yapılamayacağını, benzerlik bulunmadığı için tanınmışlık hükümlerinin de incelenemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun net ve kesin şekilde benzerlikten bahsetmediğini, bu raporu göre hüküm kurulamayacağını, markanın iptal şartlarının bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı ...'ın “bizim köy ÇİFTLİK+şekil” ibareli marka başvurusu ile davacıların itirazlarına mesnet "BİZİM" esas unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas olduğu gerekçesiyle davalı TPMK vekili ve davalı ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı başvurusuna davacılar tarafından 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı madde kapsamında yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen YİDK kararının yerinde olup olmadığı, iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı madde hükmü.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931192700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz