İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6344 E. 2023/5990 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gayri nakit alacak↗ hükmün tamamlanması↗ gayrinakdi alacak↗ nakit alacak↗ vekâlet ücreti↗ kötü niyet tazminatı↗ genel kredi sözleşmesi↗ temlik↗ kötü niyet↗ yargılama gideri↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ harç↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 11.03.2020 tarih, 2019/39 E. ve 2020/205 K. sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 24.11.2021 tarih, 2020/6542 E. ve 2021/6523 K. sayılı kararıyla, takipten sonra ve davadan önce yapılan ödemenin davacı tarafından dava dilekçesinde düşülüp, talepte bulunulduğu dikkate alınarak karar verilmesi ve reddedilen kısım bakımından davacı temlik alan bu kesime yönelik olarak aleyhine harç, vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve davalı vekilinin talebi üzerine 04.08.2022 tarihli ek karar ile reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilerek hükmün tamamlanmasına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen 04.08.2022 tarihli ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili ek karara yönelik temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamı doğrultusunda reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, gayrinakdi alacak yönünden temlik bulunmadığını belirterek ek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dairemizin 24.11.2021 tarih, 2020/6542 E. ve 2021/6523 K. sayılı kararıyla “Temlik alan davacıya takip konusu yapılan gayri nakdi alacaklar bakımından bir temlik söz konusu olmadığından, gayri nakdi alacak talebinin reddi sebebiyle davacı temlik alana herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden, reddedilen kısım bakımından davacı temlik alan bu kesime yönelik olarak aleyhine harç, vekalet ücreti ve sair yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.” denilmiş, mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne, gayrinakdi alacak talebinin reddine karar verilmiş, reddedilen kısım yönünden de davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Ancak davalının 21.07.2022 tarihli talep dilekçesi üzerine Mahkemece 04.08.2022 tarihli ek karar ile reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilerek hükmün tamamlanmasına karar verilmiştir. Bozma ilamı ile açıkça vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği belirtilmiş olmasına ve bozmaya uyulmasına karşın ek karar ile hükmün tamamlanmak suretiyle davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, ek kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16378 E. 2015/5023 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8131 E. 2013/11101 K.
Ortak:kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaŞti. arasında düzenlenen sözleşmeler ile adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, diğer borçluların ise «kredi sözleşmelerinin» müteselsil borçlu ve kefilleri olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ileri sürerek, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.Dosya içinde mevcut kredi sözleşmelerini M..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayrinakdi kredi · gayri nakdi kredi · hesap kat · depo kararı · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil
Benzer bu karardaSözleşmenin 13. maddesi hükmüne göre, «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin her zaman banka tarafından istenebileceği şart koşulmuş ve borçlu «kefiller» de bu sözleşmeyi imzalayarak bu şartları aynen kabul etmişlerdir.
Şti’ne kullandırılan «gayrinakdi kredi» bedelleri için «hesap kat» edilerek alacak «muaccel» hale gelmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, alacaklının «gayri nakdi kredi» nedeniyle «depo» talep hakkının varlığının ancak yargılama ile anlaşılabileceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Şti’nin borçlu, diğer davalılar müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalamışlardır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2763 E. 2020/5207 K.
Ortak:gayri nakit alacak · gayrinakdi alacak · nakit alacak · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili ek karara yönelik temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamı doğrultusunda reddedilen kısım yönünden davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerektiğini, «gayrinakdi alacak» yönünden «temlik» bulunmadığını belirterek ek kararın bozulmasını istemiştir.
… rlendirme Dairemizin 24.11.2021 tarih, 2020/6542 E. ve 2021/6523 K. sayılı kararıyla “Temlik alan davacıya takip konusu yapılan gayri nakdi alacaklar bakımından bir «temlik» söz konusu olmadığından, gayri nakdi alacak talebinin reddi sebebiyle davacı temlik alana herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden, reddedilen kısım bakımından davacı temlik alan bu kesime yönelik olarak aleyhine «harç», «vekalet ücreti» ve sair «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru görülmemiştir.” denilmiş, mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne, «gayrinakdi alacak» talebinin reddine karar verilmiş, reddedilen kısım yönünden de davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalının «kefil» sıfatıyla «nakit alacak» yönünden davacıya karşı sorumlu olduğu, «çek» bedellerinin «depo» edilmesi yönünden, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefilin bu bedelden açıkça sorumlu olduğunun düzenlenmediği, buna göre «gayrinakit alacak» talebinin reddi gerektiği, davalının istinaf talebinin «gayri nakit alacak» yönünden yerinde olduğu, davacının «teminat mektubunun nakde çevrilmesi» nedeniyle oluşan tazminat alacağına uygulanacak faiz oranı yönünden temyiz isteminin, 28.12.2011 tarihli sözleşmenin 45. maddesinde «temerrüt faizine» ilişkin düzenleme yapılmış ise de, sözleşmenin 45. maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenlemede herhangi bir «akdi faiz oranı» veya miktarı belirtilmediği, davacı bankanın kredi müşterisine ve kefillerine hiçbir şekilde bildirilmeyen en yüksek akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranının tespitinde esas alınmasının mümkün olmadığı, davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirkete uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %24.24 olup temerrüt faiz oranının da buna göre %36.36 olacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin gayrinakit alacak yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına ve buna göre yeniden hüküm kurulmasına; davanın kısmen kabulüne, itirazın nakit alacak yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki çek yaprakları bedellerinin depo edilmesi talebinin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalının müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla dava konusu kredi borçlarından sorumluluğunun olduğu, hükme esas alınan rapora göre davacının raporda hesaplanan miktar kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın «nakit alacak» yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki «çek» yaprakları bedellerinin «depo» edilmesi talebinin kabulüne, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
… takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, nakdi ve gayrinakdi «çek» bedellerinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı banka takip talebinde «gayrinakdi alacak» kapsamında «depo» talebinde bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefalet tarihi · depo talebi · teminat mektubunun nakde çevrilmesi · akdi faiz oranı · akdi faiz · teminat mektubu · depo kararı · müteselsil kefil
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalının «kefil» sıfatıyla «nakit alacak» yönünden davacıya karşı sorumlu olduğu, «çek» bedellerinin «depo» edilmesi yönünden, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefilin bu bedelden açıkça sorumlu olduğunun düzenlenmediği, buna göre «gayrinakit alacak» talebinin reddi gerektiği, davalının istinaf talebinin «gayri nakit alacak» yönünden yerinde olduğu, davacının «teminat mektubunun nakde çevrilmesi» nedeniyle oluşan tazminat alacağına uygulanacak faiz oranı yönünden temyiz isteminin, 28.12.2011 tarihli sözleşmenin 45. maddesinde «temerrüt faizine» ilişkin düzenleme yapılmış ise de, sözleşmenin 45. maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenlemede herhangi bir «akdi faiz oranı» veya miktarı belirtilmediği, davacı bankanın kredi müşterisine ve kefillerine hiçbir şekilde bildirilmeyen en yüksek akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranının tespitinde esas alınmasının mümkün olmadığı, davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirkete uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %24.24 olup temerrüt faiz oranının da buna göre %36.36 olacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin gayrinakit alacak yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına ve buna göre yeniden hüküm kurulmasına; davanın kısmen kabulüne, itirazın nakit alacak yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki çek yaprakları bedellerinin depo edilmesi talebinin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince her ne kadar gerekçede sözleşmenin ilgili maddesinden bahsedilmeksizin davalı tarafın «çek» bedelinin «depo» edilmesi talebi yönünden de sorumluluğuna gidilecek şekilde hüküm kurulmuş ve ilk derece mahkemesi kararının davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince «kefilin» çek depo bedelinden sorumlu tutulabilmesi için bu hususta özel bir düzenlemenin bulunmadığından bahisle ilk derece mahkemesinin bu yöndeki hükmü «kaldırılarak yeniden» hüküm verilmiş ise de, icra takibinin konusunu teşkil eden «gayrinakdi alacak» yönünden «depo talebinin» dayanağını teşkil eden 30.10.2012 tarihli sözleşmenin (10.9).maddesinde açıkça “Müteselsil kefiller, bankanın merkez ve tüm şubelerinde müşteri lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve «taahhütlerinden», mevzuattan kaynaklanan çek «garanti» tutarlarından (Çek kanunu uyarınca bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) ve gerek yalnız olarak gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya «müteselsil kefil» sıfatıyla krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak bütün borçlarından, ... sorumlu olduklarını, sorumlu oldukları azami miktarı, «kefalet tarihlerini» kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla TBK’nun ilgili hükümlerine uygun olarak aşağıda kabul etmişlerdir...” düzenlemesi karşısında istinaf mahkem …
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalının müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla dava konusu kredi borçlarından sorumluluğunun olduğu, hükme esas alınan rapora göre davacının raporda hesaplanan miktar kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın «nakit alacak» yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki «çek» yaprakları bedellerinin «depo» edilmesi talebinin kabulüne, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
… takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, nakdi ve gayrinakdi «çek» bedellerinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı banka takip talebinde «gayrinakdi alacak» kapsamında «depo» talebinde bulunmuştur.
1 benzer karar daha
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2640 E. 2013/4199 K.
Ortak:kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaŞti. arasında düzenlenen sözleşmeler ile adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, diğer borçluların ise «kredi sözleşmelerinin» müteselsil borçlu ve kefilleri olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ileri sürerek, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Dosya içinde mevcut «kredi sözleşmeleri» kapsamında, ...Ltd.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayrinakdi kredi · borçlunun temerrüdü · hesap kat · i̇i̇k 257 · depo kararı · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz
Benzer bu karardaŞti’nin borçlu, diğer davalıların müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile sözleşmeleri imzaladıkları, sözleşmenin 12. ve 35. maddeleri hükümlerine göre, «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin her zaman banka tarafından istenebileceği şart koşulmuş ve borçlu kefiller de bu sözleşmeyi imzalayarak bu şartları aynen kabul etmişlerdir.
Şti’ne kullandırılan «gayrinakdi kredi» bedelleri için «hesap kat» edilerek «borçlular temerrüde» düşürülmüştür.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, elde bulunan «çek» bedellerine ilişkin olarak riskin henüz gerçekleşmediği, gayri nakdi alacak olarak ifade edilen talep yönünden İİK'nın «257». maddesinde düzenlenen hallerin mevcudiyeti konusunda delil sunulmadığı gerekçesiyle, talebin kısmen kabulü ile nakdi alacak tutarı olan 5.300,41 TL yönünden «ihtiyati haciz» kararı verilmiş, fazlaya ilişkin talep ise reddedilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, gayrinakdi krediler yönünden bankanın «muaccel» bir alacağının mevcut olmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6344 E. , 2023/5990 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TARİHİ 22.04.2014
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece davalı vekilinin talebi üzerine 04.08.2022 tarihli ek karar ile hükmün tamamlanmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi borcunun süresinde ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiğini, davalıya ihtarname tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının kısmen itiraz ettiğini, takip sırasında yapılan ödemelerin mahsubu ile 28.000,00 TL'si gayri nakit alacak olmak üzere bakiye 157.179,92 TL’ye yapılan itirazın iptali gerektiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 11.03.2020 tarih, 2019/39 E. ve 2020/205 K. sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 24.11.2021 tarih, 2020/6542 E. ve 2021/6523 K. sayılı kararıyla, takipten sonra ve davadan önce yapılan ödemenin davacı tarafından dava dilekçesinde düşülüp, talepte bulunulduğu dikkate alınarak karar verilmesi ve reddedilen kısım bakımından davacı temlik alan bu kesime yönelik olarak aleyhine harç, vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve davalı vekilinin talebi üzerine 04.08.2022 tarihli ek karar ile reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilerek hükmün tamamlanmasına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen 04.08.2022 tarihli ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili ek karara yönelik temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamı doğrultusunda reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, gayrinakdi alacak yönünden temlik bulunmadığını belirterek ek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dairemizin 24.11.2021 tarih, 2020/6542 E. ve 2021/6523 K. sayılı kararıyla “Temlik alan davacıya takip konusu yapılan gayri nakdi alacaklar bakımından bir temlik söz konusu olmadığından, gayri nakdi alacak talebinin reddi sebebiyle davacı temlik alana herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden, reddedilen kısım bakımından davacı temlik alan bu kesime yönelik olarak aleyhine harç, vekalet ücreti ve sair yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.” denilmiş, mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne, gayrinakdi alacak talebinin reddine karar verilmiş, reddedilen kısım yönünden de davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Ancak davalının 21.07.2022 tarihli talep dilekçesi üzerine Mahkemece 04.08.2022 tarihli ek karar ile reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilerek hükmün tamamlanmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamı ile açıkça vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği belirtilmiş olmasına ve bozmaya uyulmasına karşın ek karar ile hükmün tamamlanmak suretiyle davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, ek kararın bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme ek kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981966800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz