İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8131 E. 2013/11101 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gayrinakdi kredi↗ gayri nakdi kredi↗ hesap kat↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ depo kararı↗ müteselsil kefil↗ muacceliyet↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, alacaklının gayri nakdi kredi nedeniyle depo talep hakkının varlığının ancak yargılama ile anlaşılabileceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz kararı verilmesini isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep, bankacılık işleminden kaynaklanan ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İhtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, müvekkili banka ile M.. İnşaat Ltd. Şti. arasında düzenlenen sözleşmeler ile adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, diğer borçluların ise kredi sözleşmelerinin müteselsil borçlu ve kefilleri olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.Dosya içinde mevcut kredi sözleşmelerini M.. İnşaat Ltd. Şti’nin borçlu, diğer davalılar müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalamışlardır. Sözleşmenin 13. maddesi hükmüne göre, gayrinakdi kredi bedellerinin bankaya depo edilmesinin her zaman banka tarafından istenebileceği şart koşulmuş ve borçlu kefiller de bu sözleşmeyi imzalayarak bu şartları aynen kabul etmişlerdir. Kaldı ki M.. İnşaat ve Tic. Ltd. Şti’ne kullandırılan gayrinakdi kredi bedelleri için hesap kat edilerek alacak muaccel hale gelmiştir. Bu itibarla mahkemece, gayrinakdi krediler yönünden bankanın alacağının varlığının ancak yargılamayla belirlenebileceği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2640 E. 2013/4199 K.
Ortak:gayrinakdi kredi · hesap kat · depo kararı · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · haciz · İhtiyati haciz, İhtiyati haciz kararı
İncelediğiniz karardaSözleşmenin 13. maddesi hükmüne göre, «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin her zaman banka tarafından istenebileceği şart koşulmuş ve borçlu «kefiller» de bu sözleşmeyi imzalayarak bu şartları aynen kabul etmişlerdir.
Şti’ne kullandırılan «gayrinakdi kredi» bedelleri için «hesap kat» edilerek alacak «muaccel» hale gelmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaŞti’nin borçlu, diğer davalıların müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile sözleşmeleri imzaladıkları, sözleşmenin 12. ve 35. maddeleri hükümlerine göre, «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin her zaman banka tarafından istenebileceği şart koşulmuş ve borçlu kefiller de bu sözleşmeyi imzalayarak bu şartları aynen kabul etmişlerdir.
Bu itibarla mahkemece, gayrinakdi krediler yönünden bankanın «muaccel» bir alacağının mevcut olmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, elde bulunan «çek» bedellerine ilişkin olarak riskin henüz gerçekleşmediği, gayri nakdi alacak olarak ifade edilen talep yönünden İİK'nın «257». maddesinde düzenlenen hallerin mevcudiyeti konusunda delil sunulmadığı gerekçesiyle, talebin kısmen kabulü ile nakdi alacak tutarı olan 5.300,41 TL yönünden «ihtiyati haciz» kararı verilmiş, fazlaya ilişkin talep ise reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borçlunun temerrüdü · i̇i̇k 257 · çek · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, elde bulunan «çek» bedellerine ilişkin olarak riskin henüz gerçekleşmediği, gayri nakdi alacak olarak ifade edilen talep yönünden İİK'nın «257». maddesinde düzenlenen hallerin mevcudiyeti konusunda delil sunulmadığı gerekçesiyle, talebin kısmen kabulü ile nakdi alacak tutarı olan 5.300,41 TL yönünden «ihtiyati haciz» kararı verilmiş, fazlaya ilişkin talep ise reddedilmiştir.
Şti’ne kullandırılan «gayrinakdi kredi» bedelleri için «hesap kat» edilerek «borçlular temerrüde» düşürülmüştür.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2763 E. 2020/5207 K.
Ortak:depo kararı · müteselsil kefil · kefil
İncelediğiniz karardaŞti’nin borçlu, diğer davalılar müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalamışlardır.
Sözleşmenin 13. maddesi hükmüne göre, «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin her zaman banka tarafından istenebileceği şart koşulmuş ve borçlu «kefiller» de bu sözleşmeyi imzalayarak bu şartları aynen kabul etmişlerdir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, alacaklının «gayri nakdi kredi» nedeniyle «depo» talep hakkının varlığının ancak yargılama ile anlaşılabileceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalının müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla dava konusu kredi borçlarından sorumluluğunun olduğu, hükme esas alınan rapora göre davacının raporda hesaplanan miktar kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın «nakit alacak» yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki «çek» yaprakları bedellerinin «depo» edilmesi talebinin kabulüne, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
İlk derece mahkemesince her ne kadar gerekçede sözleşmenin ilgili maddesinden bahsedilmeksizin davalı tarafın «çek» bedelinin «depo» edilmesi talebi yönünden de sorumluluğuna gidilecek şekilde hüküm kurulmuş ve ilk derece mahkemesi kararının davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince «kefilin» çek depo bedelinden sorumlu tutulabilmesi için bu hususta özel bir düzenlemenin bulunmadığından bahisle ilk derece mahkemesinin bu yöndeki hükmü «kaldırılarak yeniden» hüküm verilmiş ise de, icra takibinin konusunu teşkil eden «gayrinakdi alacak» yönünden «depo talebinin» dayanağını teşkil eden 30.10.2012 tarihli sözleşmenin (10.9).maddesinde açıkça “Müteselsil kefiller, bankanın merkez ve tüm şubelerinde müşteri lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve «taahhütlerinden», mevzuattan kaynaklanan çek «garanti» tutarlarından (Çek kanunu uyarınca bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) ve gerek yalnız olarak gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya «müteselsil kefil» sıfatıyla krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak bütün borçlarından, ... sorumlu olduklarını, sorumlu oldukları azami miktarı, «kefalet tarihlerini» kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla TBK’nun ilgili hükümlerine uygun olarak aşağıda kabul etmişlerdir...” düzenlemesi karşısında istinaf mahkem …
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalının «kefil» sıfatıyla «nakit alacak» yönünden davacıya karşı sorumlu olduğu, «çek» bedellerinin «depo» edilmesi yönünden, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefilin bu bedelden açıkça sorumlu olduğunun düzenlenmediği, buna göre «gayrinakit alacak» talebinin reddi gerektiği, davalının istinaf talebinin «gayri nakit alacak» yönünden yerinde olduğu, davacının «teminat mektubunun nakde çevrilmesi» nedeniyle oluşan tazminat alacağına uygulanacak faiz oranı yönünden temyiz isteminin, 28.12.2011 tarihli sözleşmenin 45. maddesinde «temerrüt faizine» ilişkin düzenleme yapılmış ise de, sözleşmenin 45. maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenlemede herhangi bir «akdi faiz oranı» veya miktarı belirtilmediği, davacı bankanın kredi müşterisine ve kefillerine hiçbir şekilde bildirilmeyen en yüksek akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranının tespitinde esas alınmasının mümkün olmadığı, davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirkete uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %24.24 olup temerrüt faiz oranının da buna göre %36.36 olacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin gayrinakit alacak yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına ve buna göre yeniden hüküm kurulmasına; davanın kısmen kabulüne, itirazın nakit alacak yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki çek yaprakları bedellerinin depo edilmesi talebinin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayri nakit alacak · gayrinakdi alacak · nakit alacak · kefalet tarihi · depo talebi · teminat mektubunun nakde çevrilmesi · akdi faiz oranı · akdi faiz
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalının «kefil» sıfatıyla «nakit alacak» yönünden davacıya karşı sorumlu olduğu, «çek» bedellerinin «depo» edilmesi yönünden, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefilin bu bedelden açıkça sorumlu olduğunun düzenlenmediği, buna göre «gayrinakit alacak» talebinin reddi gerektiği, davalının istinaf talebinin «gayri nakit alacak» yönünden yerinde olduğu, davacının «teminat mektubunun nakde çevrilmesi» nedeniyle oluşan tazminat alacağına uygulanacak faiz oranı yönünden temyiz isteminin, 28.12.2011 tarihli sözleşmenin 45. maddesinde «temerrüt faizine» ilişkin düzenleme yapılmış ise de, sözleşmenin 45. maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenlemede herhangi bir «akdi faiz oranı» veya miktarı belirtilmediği, davacı bankanın kredi müşterisine ve kefillerine hiçbir şekilde bildirilmeyen en yüksek akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranının tespitinde esas alınmasının mümkün olmadığı, davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirkete uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %24.24 olup temerrüt faiz oranının da buna göre %36.36 olacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin gayrinakit alacak yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına ve buna göre yeniden hüküm kurulmasına; davanın kısmen kabulüne, itirazın nakit alacak yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki çek yaprakları bedellerinin depo edilmesi talebinin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince her ne kadar gerekçede sözleşmenin ilgili maddesinden bahsedilmeksizin davalı tarafın «çek» bedelinin «depo» edilmesi talebi yönünden de sorumluluğuna gidilecek şekilde hüküm kurulmuş ve ilk derece mahkemesi kararının davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince «kefilin» çek depo bedelinden sorumlu tutulabilmesi için bu hususta özel bir düzenlemenin bulunmadığından bahisle ilk derece mahkemesinin bu yöndeki hükmü «kaldırılarak yeniden» hüküm verilmiş ise de, icra takibinin konusunu teşkil eden «gayrinakdi alacak» yönünden «depo talebinin» dayanağını teşkil eden 30.10.2012 tarihli sözleşmenin (10.9).maddesinde açıkça “Müteselsil kefiller, bankanın merkez ve tüm şubelerinde müşteri lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve «taahhütlerinden», mevzuattan kaynaklanan çek «garanti» tutarlarından (Çek kanunu uyarınca bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) ve gerek yalnız olarak gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya «müteselsil kefil» sıfatıyla krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak bütün borçlarından, ... sorumlu olduklarını, sorumlu oldukları azami miktarı, «kefalet tarihlerini» kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla TBK’nun ilgili hükümlerine uygun olarak aşağıda kabul etmişlerdir...” düzenlemesi karşısında istinaf mahkem …
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalının müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla dava konusu kredi borçlarından sorumluluğunun olduğu, hükme esas alınan rapora göre davacının raporda hesaplanan miktar kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın «nakit alacak» yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki «çek» yaprakları bedellerinin «depo» edilmesi talebinin kabulüne, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
… takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, nakdi ve gayrinakdi «çek» bedellerinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı banka takip talebinde «gayrinakdi alacak» kapsamında «depo» talebinde bulunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15233 E. 2016/575 K.
Ortak:gayrinakdi kredi · hesap kat · depo kararı · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaŞti. arasında düzenlenen sözleşmeler ile adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, diğer borçluların ise «kredi sözleşmelerinin» müteselsil borçlu ve kefilleri olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ileri sürerek, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.Dosya içinde mevcut kredi sözleşmelerini M..
Sözleşmenin 13. maddesi hükmüne göre, «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin her zaman banka tarafından istenebileceği şart koşulmuş ve borçlu «kefiller» de bu sözleşmeyi imzalayarak bu şartları aynen kabul etmişlerdir.
Kararı, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaAncak, dosya içinde mevcut ve aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu 02.08.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» 13. ve 31.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin ise 11. maddelerinde «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin, her zaman banka tarafından istenebileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, hakkında «ihtiyati haciz» istenenlerden ...'nin «kredi sözleşmesinde» kredi kullanan dava dışı borçluya, 6.000.000,00 TL artırımla 8.000.000,00 TL üzerinden «kefil» olduğu, kefil borçlulardan ...'ın ise «kefaletinin» «teminatını» teşkil etmek üzere ...
Noterliği tarafından düzenlenen 17.10.2014 tarih ve .... yevmiye sayılı «hesap kat ihtarnamesinde», «gayrinakit alacaklar» yönünden «depo» istemi de mevcut olup, söz konusu «kat ihtarı», aleyhine «ihtiyati haciz» istenen müşterek borçlu ve müteselsil kefillere tebliğ edilmiş olduğundan TBK’nın 586/1 maddesinde düzenlenen ifada gecikme ve ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun da gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayri nakit alacak · gayrinakdi alacak · nakit alacak · hesap kat ihtarnamesi · kat ihtarnamesi · kat ihtarı · i̇i̇k 257 · ipotek
Benzer bu karardaNoterliği tarafından düzenlenen 17.10.2014 tarih ve .... yevmiye sayılı «hesap kat ihtarnamesinde», «gayrinakit alacaklar» yönünden «depo» istemi de mevcut olup, söz konusu «kat ihtarı», aleyhine «ihtiyati haciz» istenen müşterek borçlu ve müteselsil kefillere tebliğ edilmiş olduğundan TBK’nın 586/1 maddesinde düzenlenen ifada gecikme ve ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun da gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
O halde, İcra İflas Kanunu'nun «257». maddesindeki şartların oluştuğu, hesabın «gayri nakit alacaklar» yönünden de katedildiği ve gayri nakit alacağa ilişkin istemin de anılan sözleşme hükümleri uyarınca kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
23/10/2013 gün .....y. ile 990.000,00 TL'lik «ipotek» verdiği görülmekle, hakkında «ihtiyati haciz» istenen «kefil» borçlulara tebliğ olunan ....
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8131 E. , 2013/11101 K.
MÜTESELSİL KEFİL
BANKACILIK İŞLEMİNDEN KAYNAKLANAN İHTİYATİ HACİZ TALEBİ
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.01.2013 tarih ve 2013/49-2013/49 D. İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz kararı verilmesini isteyen alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkili ile borçlu M.. İnş. Ltd. Şti. arasında genel kredi ve teminat sözleşmeleri düzenlendiğini, diğer borçluların sözleşmelerin kefili durumunda olduklarını, sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi sebebiyle kredi hesaplarının kat edildiğini ve kredi hesaplarından kaynaklanan alacaklarının ödenmesi amacıyla noter aracılığıyla borçlulara ihtarname gönderildiğini, buna karşın söz konusu borçların ödenmediğini ileri sürerek, teminat mektubu komisyon bedelinden kaynaklanan nakit alacağı, mer’i teminat mektupları ile çek riskinden oluşan gayri nakit alacakların toplamı olan 879.400 TL gayri nakit alacağın borçlulardan tahsilini teminen borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, alacaklının gayri nakdi kredi nedeniyle depo talep hakkının varlığının ancak yargılama ile anlaşılabileceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz kararı verilmesini isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep, bankacılık işleminden kaynaklanan ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İhtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, müvekkili banka ile M.. İnşaat Ltd. Şti. arasında düzenlenen sözleşmeler ile adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, diğer borçluların ise kredi sözleşmelerinin müteselsil borçlu ve kefilleri olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.Dosya içinde mevcut kredi sözleşmelerini M.. İnşaat Ltd. Şti’nin borçlu, diğer davalılar müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalamışlardır. Sözleşmenin 13. maddesi hükmüne göre, gayrinakdi kredi bedellerinin bankaya depo edilmesinin her zaman banka tarafından istenebileceği şart koşulmuş ve borçlu kefiller de bu sözleşmeyi imzalayarak bu şartları aynen kabul etmişlerdir.
Kaldı ki M.. İnşaat ve Tic. Ltd. Şti’ne kullandırılan gayrinakdi kredi bedelleri için hesap kat edilerek alacak muaccel hale gelmiştir. Bu itibarla mahkemece, gayrinakdi krediler yönünden bankanın alacağının varlığının ancak yargılamayla belirlenebileceği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden ihtiyati haciz isteyen alacaklıya iadesine, 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102079300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz